# Çıplak Sokak - José Mauro de Vasconcelos Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Çıplak Sokak kimin eseri? Çıplak Sokak kitabının yazarı kimdir? Çıplak Sokak konusu ve anafikri nedir? Çıplak Sokak kitabı ne anlatıyor? Çıplak Sokak kitabının yazarı José Mauro de Vasconcelos kimdir? İşte Çıplak Sokak kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ciplak-sokak-jos-mauro-de-vasconcelos-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-22T02:00:07+03:00
- Güncelleme: 2022-02-22T02:00:07+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/22/jos-mauro-de-vasconcelos-kimdir-jos-mauro-de-vasconcelos-kitaplari-ve-sozleri-158635.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: José Mauro de Vasconcelos 
 Çevirmen: İnci Kut 
 Orijinal Adı: Rua Descalca 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789755105727 
 Sayfa Sayısı: 191 

Çıplak Sokak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Jose Mauro de Vasconcelos"un bu romanında, olaylar, bir kenar mahallenin köy yolunu andıran bir sokağında geçiyor. Her bölümü, her parçası, türlü renk tonlarıyla dolu bir kitap. Toplumsal yalanlar, bireysel ikiyüzlülükler, duygusal özlemleri altüst eden kişisel hesaplar, acı alaylar, kargaşa içindeki bir toplumun açık belirtileri olan kaprisler birer birer önümüze seriliyor. Kitabın başkahramanları, başkalarına adanmış sade bir yaşam sürmek uğruna, kendi dünyalarını terk eden Antao ile Ananias ve onların çevresinde bu kenar mahallenin sevecen ve inançlı sakinleri. Romanda yer alan kişiler, olaylar, sıcak, yumuşak, şiirli bir dille anlatılıyor. "Çıplak Sokak"ta "Tanrı'nın yüzünü cesaretle arayan" Vasconcelos, okuyucunun bu konuda kendi konumunu seçmesi ve son sözü söylemesi için, yargıları ve tanımlamaları onun yorumuna bırakıyor.
(Arka Kapak)

Çıplak Sokak Alıntıları - Sözleri
O ise yürüyor da yürüyordu; ama ne kadar yürürse yürüsün hiç bir yere varmayan yolu da o kadar uzuyordu.
“Sen hep çocuk gibisindir.”
Ufff.!Ara sıra Tanrı insana acıyor.
Belleğindeki hayaletlerden kaçacaktı.
Ölüm, hayatın içinde gerekli olan şeylerden biriydi. Saygısızca, ama gerekli bir şeydi.
Cennette üzüntüye yer yoktur.
Bir araya toplanmış bu çeşit insanlar, terli bedenleriyle birbirleriyle karışıp sıkıştıkça, cenaze odasının içini kötü bir koku kaplıyordu.
Zaten her ağaçta çocuk kalbi yok muydu?
Hayattaki bütün güzel şarkıları bilse bile şarkı söylemek gelmiyordu içinden.
Bunlar, gerçek insanlar Roberto. Yaşamayı da biliyorlar, acı çekmeyi de.
Tanrı'nın verdiği huzur, her birimizin içinde bir yerde bulunuyor.
Yaşamayı da biliyorlar acı çekmeyi de.
Hayattaki bütün güzel şarkıları bilse bile şarkı söylemek gelmiyor içinden.

Çıplak Sokak İncelemesi - Şahsi Yorumlar
ermişler: Șeker portakalının yazarı olan José Mauro de Vasconcelos bu defa kitabında kendi dünyalarını terk eden toplumsal olaylar, duygusal ilişkiler, ikiyüzlülük, aşağılanma duyguları, acı gibi temaları işlemiş.

 Kitap 4 bölümden oluşuyor ve birbirine bağlı öyküler var. Hikaye bir noel sabahı ile başlayıp noel sabahı bitti. Ortak tema ermişler. Kitaptaki konu aslında şu. Antao ile Ananias Adlı başkahramanları bir kenar mahalle tarzı bir yere gelip sade hayat yaşama istekleri ama dünya sakin bir yer değil ‍️ Dünya zorluklarının anlatılması söz konusu.

Kitap beni pek içine çekemedi ama bazı bölümlerde doğru dünya böyle
bir yer dedim. Yada 'insanlar böyle ki' dedim. Kendi kendime sohbet ettim yani kitapla anlayacağınız.

Kitabın dili ağır değil gayet yumuşak anlaşılır bir şekilde yazılmış. Bir kitap daha bitmiş oldu. ⭐ İyi okumalar dilerim herkese. (Nisan T.) 
VASCONCELOS ÇIPLAK SOKAK: Beklentimi karşılamayan bir kitap oldu. Şeker Portakalı serisini okuduktan sonra, yazarın diğer kitaplarını gözüm kapalı almıştım. Şu an bunu yaptığıma pişmanım. Çıplak Sokak kitabı için şunu söyleyebilirim; iki kardeş var Antao ve Ananias, bu kardeşlerin hayatı, yaşadıkları yerde yaşayan diğer insanların hayatları anlatılıyor. Ama olaylar ve bölümler o kadar kopuk ki birbirinden, hiçbir şey anlamadım okurken. 192 sayfacık kitabı dört gündür elimde süründürüyorum. Anlamak için yavaş yavaş okudum, yeri geldi sayfanın başına döndüm, yeri geldi biraz dinlendim derken yine de sevemedim, olmadı. Ne anlatmaya çalışıldığını anlamadım. Kitap için söyleyebileceğim çok da şey yok aslında, anlamadım çünkü. Bana göre anlamsız ve okunmasa da olur dediğim kitaplardan biriydi. (Şule Nur Yıldırım) 
Pinti manavı, tombul rahibi, " el Turco" namlı Lübnanlısı, yoksul kadın ve çocukları ve iki ermişiyle Brezilya'da bir dar sokak: Çıplak Sokak.
Bütün yoksulluğuna rağmen pek az yerde bulunan dostluğa ve yardımlaşmaya sahip bu sokağın hiçbir yerde bulunmayan ve mucizeler gerçekleştiren iki ermiş'i: Ananias ve Antao.
İhtişamlı bir hayata geride bırakıp, bu çaresiz muhitte birer çileci derviş gibidir Ananias ve Antao. Bütün bir mahalle de, bu iki iyi yürekli ve tokgözlü insanı ölesiye sever.
Yine de mahallede bu iki insana karşı oluşmuş bir cephe de yok değildir. Karşılıksız vermenin ve iyiliğin mümkün olmadığını düşünen bazı kimseler bu iki ermiş'e cephe alır.
Sokağın dışındaki dünyayı tamamen unutan bu iki kardeş, yeniden dünyanın ve insanların gerçek yüzünü görmek zorunda kalırlar.
Kitap okurken zaman zaman gözlerimin yaşarmasına engel olamadım. Vasconcelos; sevgiyi, inancı, umudu ve kardeşliği o kadar güzel anlatmış ki...
Okumayan herkese şiddetle tavsiye ederim. (Pınar Mi) 

Kitabın Yazarı José Mauro de Vasconcelos Kimdir?
Jose Mauro de Vasconcelos (d. 26 Şubat 1920 - ö. 24 Temmuz 1984) Brezilyalı yazar.

Yazar José Mauro de Vasconcelos, 26 Şubat 1920 de Brezilya'da Rio de Janeiro yakınlarındaki Bangu kasabasında doğdu. Yarı Kızılderili yarı Portekizli, yoksul bir ailede doğan Vasconcelos iki ayrı kültürün de izlerini taşıdı. Oldukça yoksul olan ailesi, onu öğrenimini devam ettirmesi amacıyla Natal kasabasındaki amcasının yanına gönderdi. Orada 19 yaşındayken Potengi Irmağı'nda yüzmeyi öğrendi ve ilerde bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayallerini kurdu. Liseyi Natal'da bitirdikten sonra 2 yıl tıp öğrenimi gördüyse de öğrenimini yarıda bırakıp yeni hayaller peşinde Rio de Janeiro'ya gitti. Orada ilk işi boks antrenörlüğü oldu. Tarım işçiliğinin yanı sıra balıkçılık da yapan yazar, yaşamı boyunca çeşitli işlerde çalıştı. Bu durum, ona yazdığı roman ve hikâyeler için önemli kaynak sağlamıştır. Değişik ortamlarda, değişik koşullarda farklı insanlar tanıdı. İyi bir gözlemci ve usta olan bu yazarın elinde bütün bu yaşamlardan pek çok roman çıktı ortaya. Bunlar yazarın çok yönlü kişiliğinin ve içinde bulunduğu arayışın bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

Genellikle romanlarında, roman karakterlerinin yaşamlarında ki zorlu yaşam koşullarını, yoksulluğu ve şiddeti tüm çıplaklığıyla anlatır; ama özellikle Şeker Portakalı ile onun devamı olan Güneşi Uyandıralım ve Delifişek gibi bazı romanları tüm bunlarla birlikte duygusallık ve iyimserlikte içermektedir. Brezilya'nın ormanlarında ya da step bölgesi sertaolarda yaşayan insanların, elmas avcısı garimpeiroların, yerlilerin, denizcilerin, değişik insanların yaşamlarından kesitleri ve ruh hallerini anlatır.

José Mauro de Vasconcelos'un yazdığı ilk eseri Yaban Muzu (1942)'dur. Beyaz Toprak (1945) isimli eseri en çok beğenilen eserleri arasındadır. Kayığım Rosinha (1961) ile ününün doruğuna çıkan yazarı dünya çapında tanıtan eseri Zéze'nin maceralarını anlatan üçleme romanın ilk kitabı olan Şeker Portakalı olmuştur. Bu romanı 12 günde yazdığını belirten yazar, eserine duyduğu sevgiyi "Ama onu 20 yıldan fazla taşıdım yüreğimde" sözüyle özetlemiştir. Eserin özgün adı O Meu Pé de Laranja Lima'dır (1968). 24 Temmuz 1984'te hayatını kaybetmiştir.

José Mauro de Vasconcelos Kitapları - Eserleri
Şeker Portakalı
Güneşi Uyandıralım
Delifişek
Kardeşim Rüzgar Kardeşim Deniz
Yaban Muzu
Kayığım Rosinha

Çıplak Sokak
Kristal Yelkenli
Kırmızı Papağan
Japon Sarayı
Hayatın O Güzel Şarkısı
Delifişek

José Mauro de Vasconcelos Alıntıları - Sözleri
"...Çocuklar hep ağaçlara masal anlatırlar." (Hayatın O Güzel Şarkısı)
Her şey ne kadar güzeldi çocuklukta! (Kırmızı Papağan)
Hayal dünyasında olan her şey harikadır. (Kristal Yelkenli)
"Ayağımıza bir parça çamur bulaşması, günün birinde toprak olacağımızı hatırlatır. " (Delifişek)
"çocuktum ve senin gözlerin gibi saf bir yüreğim vardı." (Yaban Muzu)
Gündüz varsa, gece varsa, her zaman bir yarın da olacaktır...

____ (Japon Sarayı)

"Güzelliğin nesnelerde değil, kişilerin içinde olduğunu keşfetmişti. Güzellik yitip gittiğinde de, nesneler mat, sönük, inanılmayacak kadar sıradan oluyorlardı." (Kayığım Rosinha)
“Daha önce hiç konuşmamış mıydın ?”
“Hiç konuşmamıştım. Kimse kulağını kalbime dayamamıştı.” (Kristal Yelkenli)
Yaşamak yeniden yaşanmaya değerdi. (Kardeşim Rüzgar Kardeşim Deniz)
İnsanın dili darağacı ipinden uzundur. (Kardeşim Rüzgar Kardeşim Deniz)
Amacı, yaşanmaya değer bir varlığı sürdürmekti. (Kardeşim Rüzgar Kardeşim Deniz)
Ama mademki yaşıyordum, daha da büyük acılara katlanmak zorundaydım. (Delifişek)
Bahçenin bir köşesinde çiçek yetiştirmiştim, ailem olmadığı için de çiçekleri ailem yapmıştım. (Yaban Muzu)

Küçüğüm, hayat böyledir. İnsanlar hep çekip giderler... (Güneşi Uyandıralım)
Artık bir daha ağlamayacaktım. Bir daha hiç kimseyi asla sevmeyecektim. (Delifişek)
Ufff.!Ara sıra Tanrı insana acıyor. (Çıplak Sokak)
'Umurumda olan şeyler her geçen gün azalıyor..' (Şeker Portakalı)
Yıldızlardan daha güzel bir şey var mı? (Kırmızı Papağan)
"Günün birinde çekip gideceğini biliyordum. Aslında bunca zaman kalabilmesi şaşırtıyordu beni. Elimden gelseydi onu bırakmazdım. Ama buna hakkım yok. (Kardeşim Rüzgar Kardeşim Deniz)
"Yürüyordu. Yaşamak istiyordu. Yaşamayı dilercesine kollarını açmış yürüyordu." (Yaban Muzu)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ciplak-sokak-jos-mauro-de-vasconcelos-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)