# Çirkin Ördek Yavrusu - Kübra Nur Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Çirkin Ördek Yavrusu kimin eseri? Çirkin Ördek Yavrusu kitabının yazarı kimdir? Çirkin Ördek Yavrusu konusu ve anafikri nedir? Çirkin Ördek Yavrusu kitabı ne anlatıyor? Çirkin Ördek Yavrusu PDF indirme linki var mı?  Çirkin Ördek Yavrusu kitabının yazarı Kübra Nur kimdir? İşte Çirkin Ördek Yavrusu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/cirkin-ordek-yavrusu-kubra-nur-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-25T02:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-10-25T02:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/25/kubra-nur-kimdir-kubra-nur-kitaplari-ve-sozleri-340798.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Kübra Nur 
 Editör: Ayşe Gültekin 
 Yayın Evi: Agapi Yayınları 
 İSBN: 9786059817233 
 Sayfa Sayısı: 302 
--reklam--
Çirkin Ördek Yavrusu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu hikaye, şişman olduğu için çirkin damgası yiyen bir kadının zayıflama macerasını anlatmıyor. Bu hikayede esas kızımız diş tellerini çıkarıp dünyanın en güzel kadınına dönüşmüyor ve birilerinden intikam almıyor. Hayır, bu hikâyede şişe dibi gözlükler takan bir karakter de yok. Bu hikayede yalnız ve yaralı bir kadın, bir de onun rengârenk iç dünyası var.

Ayrıca bu hikayede herhangi bir 'bad boy' yok. Bu hikayedeki esas oğlan aşırı kaslı bir mafya babası da değil. Bu hikayedeki esas oğlan kimsenin göremediğini gören bir kahraman.

Bu bir aşk hikayesi de değil üstelik.

Bu bir kadının kendini bulma hikayesi.

Bu, kuğuya dönüşmeyen bir ördeğin hikayesi.
--reklam--
Çirkin Ördek Yavrusu Alıntıları - Sözleri
Ama geçiyordu işte. Herşey gelip geçiyordu. Ve geriye yalnız ben kalıyordum..
Dışarıdan sert ve ulaşılmaz görünüyorsun ve böyle göründüğünü bilmek sana kendini güvende hissettiriyor. Ama biri seni kırmak istese, bunu sadece bakışlarıyla bile yapabilir.
" Sizi öldürmeyen şey güçlendiriyordu. "
Ben güzelleşmedim belki ama olduğum gibi sevildim. Bu, sizi dünya güzeline çevirecek bir mucizeden daha değerli bir şeydi, inanın. Dünya için güzel olmanıza gerek yoktu, sadece doğru insan için güzel olmalıydınız. Hepsi bu.
Bazen çok bunaldığınız ya da kırıldığınız anlarda zamanın bir süreliğine durmasını istiyorsunuz. Ama durmuyor. Hatta çoğu zaman daha da hızlanıyor. Sizin kırgınlıklarınızın, kayıplarınızın dünya için ne kadar önemsiz olduğunu göstermeye çalışırmış gibi bir hal alıyor.
İki insanın ilişkisine karışmak hiçbir zaman iyi bir fikir değildir .
" Bir kadının sevilmeyi ya da kabul görülmeyi hak etmesi için güzel olması gerekmiyordu. Kadınlar, hayatlarındaki iyi şeyleri güzellikleri karşılığında almak zorunda değillerdi. Güzellik, onların sevilmemelerinin karşılığında ödedikleri bedel değildi. "
Hayat ,bazen canımızı yakacak kadar yavaş ilerlerken bazen de ne olduğunu anlayamayacağımız kadar hızlanıyordu .
Her insan , eğer doğru noktalardan saldırmayı bilirsen incinir .
Ben, Damla'yı güzel buluyor, özellikle gözlerini çok beğeniyordum. Ama bu, gözleri mavi olmasa onu sevmeyeceğim anlamına gelmiyordu. Damla'yı beğeniyordum ama insan her beğendiği kadına aşık olmuyordu. Aşk için daha fazlası gerekiyordu; onun için kendinde, kişiliğinde, kalbinde bir yer açabilecek kadar önemsemen gerekiyordu. Ve bu sadece güzellikle olmuyordu.
--reklam--
Çirkin Ördek Yavrusu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir kadın kendini çirkin olarak kabul ederse her zaman kendini çirkin olarak görür . Yanındakilerin onun hakkında güzel şeyler söylese bile inanmaz . Herkesin kendine göre güzellik algısı vardır kimse bunu inkar etmesin . En kötü şey ise bence güzel olup da aynanın karşısında kendimizi beğenmememiz olur .Ama ne yazık ki bunu kendimize yapıyoruz .Her ne kadar güzellik çok önemli değil desek bile içimize kodlanmış güzel olma duygusu .Bunun çözümü nedir bilmiyorum .Ama eğer sizin çözümünüz varsa çevrenizdekiler ile paylaşın .Eminim en az bir kişinin hayatını değiştirir .
İyi okumalar dilerim size:) (Ayşen Begüm Kahveci) 
Konusunu merak ettiğim ve okumak için can attığım kitaptı. Gayet akıcı ve sürükleyici olması beni kendi içine çekti. Yazarın değindiği noktalar gerçekten güzeldi. Ne okuyacağınızı bilemiyorsanız bu kitap size göre diyebilirim lakin çok beklenti içine girmeyin. Damla' nın kendini özgüvensiz hissedip bir erkekle değişeceğini düşünmesi beni çok rahatsız etti. Unutmayın ki siz kimse olmadan da güzelsiniz. Güzel olduğunuzu farketmeniz için hiçbir erkeğe gerek yok. (Esra) 
Gerçek sevgiyi görene kadar her kadın ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSUDUR...: Hani bazı insanlar vardır ya canı sıkılınca film izler ,kimisi mutfağa girer bir şeyler pişirir (öyle olsaydım hiç fena olmazdı ya:)) kimisi resim yapar kimi daha entel şeyler yapar kimi psikopattir . Bende normal bir birey sayılmam. Ama canımın sıkkın olduğu zamanlar akıcı bir kitaba denk gelirsem benim için o sıkıntı uzunca bir süre ertelenebilir. Belki zamanla da zaman aşımına uğrar:) İste bu kitap da benim çerez kitap diyeceğim tatlış kitaplardan biri. Okurken yüzünüzü güldürecek cinsten. Konusu itibari ile kendini çirkin hisseden ve bunun tartışılmaz bir gerçek olduğunu düşünen. Bu sebeple insanlardan kendini soyutlayan ama bir o kadar da işinde başarılı bir kadını anlatıyor. Tesadüf bu ya kadın çekimini yaptığı modellerden birine tutuluyor. Ve başka tesadüfler silsilesi ile aslında ona karsi hissettiklerin bir çeşit özgüven eksikliği sonucunda olduğunu fark ettiğinde gözleri açılıyor vee artık çok daha başka bakabiliyor hayatta. Yaz dizisine benzeyen ama onlardan daha güzel bir kitap. mihrimm canım dostumun sayısız hediyesinden birini daha bitirmiş bulunuyorum. Sırada cokk kitap var. Yeni hediyelere kapı açmak için eskileri bertaraf etmek şart . Teşekkürler dostum. (Gülcan ÖZTÜRK) 
--reklam--
Çirkin Ördek Yavrusu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Kübra Nur - Çirkin Ördek Yavrusu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çirkin Ördek Yavrusu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Kübra Nur Kimdir?
1994 yılında Van’da doğdum.
Babamın mesleği dolayısıyla İstanbul, Balıkesir, Kastamonu gibi şehirler gezdim.
Şu an Yalova Üniversitesinde Endüstri mühendisliği okumaktayım.
Hikayelerimi yazmaya ise 14 yaşında başladım.
--reklam--
Kübra Nur Kitapları - Eserleri
Üç Yapraklı Ahududu
Bir İstanbul Gecesi
Çirkin Ördek Yavrusu
Son Şansım
Son Çarem
Ben Prenses Değilim!
Lacivert
Son Aşkım
--reklam--
Kübra Nur Alıntıları - Sözleri
Yalan sizi kendisine esir eder. (Son Aşkım)
~ Sokakları denize çıkan bir şehirde yaşamanın hafifletici hissi vardı yüreğimde. / 69

~ Beni yoran şey hayatın ta kendisiydi, ne yazık. / 201

~ Herkesin her duyguyu saklama derdinde olduğu şu dünya...
/ 218

~ Elinizde gerçekten kötü bir örnek varken, iyi olanın aslında ne olduğunu daha kolay öğreniyordunuz. / 273

~ Hayatın çoğu zaman karmaşık olduğu doğruydu fakat çok basit noktaları da vardı. Sevgi bütün yaraları kapatmaya yetmiyordu belki. Her şeyi kolaylaştırdığını da söyleyemezdim ama birçok şeye iyi geldiğini biliyordum. Birine bir evi sevdirmeye yetiyordu. Bazen karanlıkları aydınlatmaya yetiyordu. Bazen tek başımıza kaldığımızda aslında tek başımıza olmadığımızı bilmemize yetiyordu. Sevgi basit bir şeydi. Doğru anda, doğru insanlar arasında filizlenip büyüdüğünde dünyanın en güzel şeyine dönüşüyordu. Birbirini seven iki insan, bu dünyada asla yalnız kalmıyordu. Aralarında kilometreler olsa bile. Bu, her şey demek değildi belki ama birçok insan için çok şey demek olduğunu biliyordum. Benim için öyleydi. / 292

~ Sevgi saklanamazdı. / 316 (Bir İstanbul Gecesi)
"Seninle tanışmadan önce bir insanın bu kadar mutlu olabileceğini de bu kadar üzülebileceğini de bilmiyordum.Yaşamın farklı bir boyutunu keşfetmiş gibiyim.Şimdi de bütün bunları; daha çok hissedebilmeyi, daha içten gülebilmeyi, kalbimin mutluluktan perendeler atışını,tüm güzel rüyalarımı ve nicesini kaybettiğim için müthiş bir azap çekiyorum." (Son Çarem)
"Bakışları almam gereken bir emanetmiş gibi orada öylece bekliyor ve beni her hatırladığımda tekrar tekrar gülümsetiyordu." (Bir İstanbul Gecesi)
"Yanlış bir zamanda mı geldim?" diye sordu Arın.
"Hayır," dedim hemen. "Akın'ın gömleğine bir şey dökülmüş. Ben de çıkarmaya çalışıyordum."
Arın'ın tek kaşı yavaşça yukarı kalktı. "Gömleği mi?"
"Hayır," dedim yine. "Lekeyi. Aslında gömleğini de çıkarmak istedim ama Akın istemedi.
Arın gür sesli bir kahkaha koyuverirken başını iki yana salladı. "Kardeşim hep biraz salak olmuştur." (Son Aşkım)
“Aşkın sabitlerden, değişkenlerden, kısıtlamalardan daha fazlası olduğunu öğrendim. En büyük değişkenin, insanın sol kaburgasının altında sakladığı yüreği olduğunu öğrendim. Kalp ve yüreğin aslında çok da aynı anlama gelmediğini öğrendim. Aşk kimileri için bir yuva, kimileri için huzurdu. Benim içinse akasyalar, ateş böcekleri, yıldızlı gökyüzü ve mavi renk olduğunu öğrendim.” (Son Aşkım)
Sizin derdinizi kendi derdi bilecek insanların olması kalkandır. (Bir İstanbul Gecesi)
Bahçeden çıkıp Akın'ın yolun karşısına park ettiği arabasının yanına gittik. Bir beyefendi gibi, benim için kapımı açıp binmemi bekledikten sonra kapıyı kapattı. Ardından şoför koltuğuna yerleşti. Tam arabayı çalıştırmaya hazırlanıyordu ki, bakışları torpidonun üzerindeki bir şeye takıldı. Yarım bir gülüşle uzanıp, orada duran tek dal pembe gülü alıp bana uzattı.
''Bir çiçekçi yolumu kesti ve ondan bir çiçek almam için çok ısrar etti. Öyle ki , almazsam beni lanetleyeceğini falan düşünmeye başladım. En sonunda pes ederek bu gülü aldım ve randevumuz için güzel bir başlangıç olur diye düşündüm.''
 Gülü sapından tutarak aldım ve burnuma götürüp kokladım. ''Teşekkür ederim. Çok hoş,'' dedikten sonra, pembe yapraklarından birini koparıp ağzıma attım.
Akın'ın bana yandan bir bakış attığını, sonra küçük bir hıhlama sesi çıkararak tekrar yola döndüğünü, ardından tekrar bana dönüp kaşlarını şaşkınca çatarak yüzüme baktığını fark ettim. Tüm bunlar iki saniye içinde oluverdi.
''Bir şey mi oldu ? '' diye sordum ağzımdaki yaprağı yutarken.
''Yanlış mı gördüm, yoksa biraz önce sana verdiğim gülü mü yedin ?''
 Bir an durakladım. Çoğu insanın onlara hediye edilen gülü yemedikleri bilgisi her nasılsa beynimin arka köşelerine saklanmıştı. Ve ancak Akın'ın şaşkın bakışlarını gördüğünde saklandığı köşeden çıkma zahmeti göstermişti.
''Hı,hı.'' Usulca mırıldanırsam belki konuyu uzatmaz, öylece geçiştirmeyi tercih ederdi. (Son Aşkım)
" Bir kadının sevilmeyi ya da kabul görülmeyi hak etmesi için güzel olması gerekmiyordu. Kadınlar, hayatlarındaki iyi şeyleri güzellikleri karşılığında almak zorunda değillerdi. Güzellik, onların sevilmemelerinin karşılığında ödedikleri bedel değildi. " (Çirkin Ördek Yavrusu)
Ben, Damla'yı güzel buluyor, özellikle gözlerini çok beğeniyordum. Ama bu, gözleri mavi olmasa onu sevmeyeceğim anlamına gelmiyordu. Damla'yı beğeniyordum ama insan her beğendiği kadına aşık olmuyordu. Aşk için daha fazlası gerekiyordu; onun için kendinde, kişiliğinde, kalbinde bir yer açabilecek kadar önemsemen gerekiyordu. Ve bu sadece güzellikle olmuyordu. (Çirkin Ördek Yavrusu)
Lacivert diyorum...:
" Siyah kadar asil,mavi kadar güzel. " (Lacivert)
" Sizi öldürmeyen şey güçlendiriyordu. " (Çirkin Ördek Yavrusu)
Eğer ilişkiyi doğru temeller üzerinde başlatırsan en ufak sıkıntıda yıkılmaz (Üç Yapraklı Ahududu)
Terbiyesizin biri kapıma dayandı diye evimden ayrılmam haksızlık."
Elindekileri tekrar sehpanın üzerine bıraktı ve gelip yanıma oturdu. "Elbette haksızlık," diye konuşmaya başladı, içimi titreten bir anlayışla gözlerimin içine bakarken. "Elbette olması gereken o adamın bir yere kapatılması, cezalandırılması ve senin asla bu şekilde rahatsız edilmemen. Elbette bir evde dilediğin gibi tek başına kalabilmelisin, sokakta günün her saatinde dilediğin gibi yürüyebilmelisin, hayatının hiçbir anında hiçbir insan seni rahatsız
 etme hakkını kendinde bulmamalı. Fakat olması gerekenin olduğu bir dünyada yaşamıyoruz,
ne yazık ki. (Son Şansım)
Dudaklarımdan bir homurdanma döküldü."Güçlü kadınmış"diyerek pufladım.
"Bu da yeni moda.Güçlü kadınız diye her şeye şikayet etmeden katlanmamız bekleniyor.Ne hikmetse ya güçlü ya zayıf oluyoruz ,ya hep ya hiç oluyoruz.Bir türlü insan olamıyoruz sizin gözünüzde." (Üç Yapraklı Ahududu)
Kış bitmişti ama tekrar geldiğinde el ele tutuşup yine baharı getirecektik (Son Şansım)
- şimdi sen böyle söyledin ya .
Ben sanki bu şehri fethetmişim gibi hissettim. Ama savaşmadan,kan dökmeden. Acısız bir galibiyet. (Ben Prenses Değilim!)
“Bana uyacak biri nasıl biri, onu soruyorum.” dedi gülerek.
Ortada komik bir şey vardı da ben mi göremeiyordum. Omuz silktim. '“Başvuranlar arasında henüz öyle bir adaya rastlamadım. O yüzden tam bilemiyorum.”
“Sana bu konuda yardımcı olabilirim.”
Önerisine göz devirmemem gerçekten yaptığım en zor şeylerden biriydi. Benim ne kadar başarılı ve profesyonel bir çöpçatan olduğumu buradan anlayabilirdiniz.
“Öyle mi ? Bu... iyi olur.”
Evet, lütfen sana nasıl birini ayarlamamı istediğini anlat bana. Anlat da ağlayarak masanın altına girme aşamasına daha hızlı geleyim.
“Bence...” dedi, benim içimdeki kötü hislerden habersiz,rahat, güzel bir gülümsemeyle.
“Bana uyacak kişi sevimli biri olmalı. Orta boylu, beyaz tenli. Çilli.'”
Bunları saydıktan sonra bir cevap bekliyormuş gibi yüzüme baktı. Ama ne diyebilirdim ki ? Bütün çilli kadın müşterilerimle yollarımızı ayırma planları yapmakla meşguldüm.
Akın küçük bir öksürükten sonra devam etti.
“Çok zeki biri olmalı.” derken kaşları yukarı doğru kavislendi.
“Bana gökyüzünde yıldızların yerini gösterip isimlerini söyleyebilecek kadar zeki.”
Bir dakika. Beklediğim bu değildi... Kaşlarım şüpheyle birbirine yaklaşırken Akın saymaya devam etti.
“Sonra, biraz tuhaf biri olmalı. Erkek köpeğine, bir dişi ismi verecek ya da ona getirilen çiçekleri yiyecek kadar tuhaf biri.”
İşte bunları söylemesinin ardından gözlerim hayretle kocaman açılmıştı. Bu kişi sana da biraz tanıdık geliyor muydu, sayın okur ? Yoksa beynim üzüntüden kendini kapattı da rüyalar âlemine mi geçiş yapmıştım?
“Her güzel şeye, onu anlamak için pürdikkat bakacak biri olmalı.” diye sürdürdü Akın konuşmasını.
“Etrafındaki insanlara ger zaman ayak uyduramasa da onları incitmeden yaşamayı başarmış biri olmalı. Kendisi incinmiş olduğu halde üstelik. Eşsiz biri olmalı. Kendi mucizevi ışığını yaymalı.”
Beynim kendini kapatmış mıydı bilmiyordum ama bana komut vermeyi kestiğine garanti verebilirim. (Son Aşkım)
" Birine güvenmek, aşktan, sevgiden, iyilikten bağımsız bir şeydi.Birine güvenmek, insanın karşısındakinden ziyade ta kendisiyle alakalıydı. " (Ben Prenses Değilim!)
Ama geçiyordu işte. Herşey gelip geçiyordu. Ve geriye yalnız ben kalıyordum.. (Çirkin Ördek Yavrusu)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/cirkin-ordek-yavrusu-kubra-nur-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)