# Cumhuriyeti Çok Sevmiştim! - Hasan Cemal Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Cumhuriyeti Çok Sevmiştim! kimin eseri? Cumhuriyeti Çok Sevmiştim! kitabının yazarı kimdir? Cumhuriyeti Çok Sevmiştim! konusu ve anafikri nedir? Cumhuriyeti Çok Sevmiştim! kitabı ne anlatıyor? Cumhuriyeti Çok Sevmiştim! kitabının yazarı Hasan Cemal kimdir? İşte Cumhuriyeti Çok Sevmiştim! kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/cumhuriyeti-cok-sevmistim-hasan-cemal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-01T18:00:07+03:00
- Güncelleme: 2022-03-01T18:00:07+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/01/hasan-cemal-kimdir-hasan-cemal-kitaplari-ve-sozleri-165094.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Hasan Cemal 
 Yayın Evi: Everest Yayınları 
 İSBN: 9786051416649 
 Sayfa Sayısı: 560 
--reklam--
Cumhuriyeti Çok Sevmiştim! Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitap sadece Cumhuriyet Gazetesinde "eski" ile "yeni" arasında yaşanan bir "iç savaş"ın perde arkası değildir. 

Çünkü Cumhuriyet, yalnız Cumhuriyet değildir. Aynı zamanda Kemalizm'in, Türk radikalizminin en önde gelen kalelerinden biridir.

Adını Atatürk'ün koymuş olduğu, Cumhuriyet rejimiyle yaşıt ender kurumlardan biridir. Onun için Cumhuriyet'te olup bitenleri öğrenmek, size, bunca yıldır Türkiye'yi sarsan rejim mücadelelerinin, demokrasi kavgalarının, yenileşme ve reform sancılarının ipuçlarını da verecektir.

Hatta bugünlere kadar sarkan Avrupa Birliği kavgalarının, "Kızılelma" arayışlarının, "Cumhuriyet-Demokrasi" çekişmelerinin içyüzüne şık tutacaktır. Bir başka deyişle güncel politikayı daha iyi anlamak isteyenlere, bu kitap, yeni bir derinlik kazandırabilir.

Ayrıca gazeteci milletinin renkli curcunasıyla "ciddi" gazeteciliğin günümüzde aşınmaya yüz tutan anlamı da yer alıyor bu kitapta.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Cumhuriyeti Çok Sevmiştim! Alıntıları - Sözleri
(İktidarlar,devlet adamları ve politikacılar) kendi doğrularına,misyonlarına o kadar inanırlar ki,eleştiri canlarını sıkar. Gün gelir,"çatlak ses",ülkesine göre de"vatan hainliği"damgaları vurulur gazetecilere...
Farklı düşünmekten korkmamak,çekinmemektir. Sürüye katılmak değil,kendi olabilmektir,birey olabilmektir. Ama aynı zamanda farklı olana,farklı düşünene tolerans göstermektir. Bunların özetidir Aydınlanma düşüncesi.
--reklam--
Cumhuriyeti Çok Sevmiştim! İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hasan Cemal kitabın sonlarında “Cumhuriyet’in neresini sevdin?” diyenleriniz çıkabilir diyor ve ekliyor: “Belki bu kitap Cumhuriyet’te yaşanan olumsuzlukları sergiliyor. Bazen beni çileden çıkaran tımarhane görüntüleri ağır basıyor…” Genel olarak değerlendirildiğinde, Hasan Cemal’in 11 yılını Genel Yayın Müdürü olarak geçirdiği toplamda 18 yıl çalıştığı Cumhuriyet gazetesindeki anılarında, yaşadığı olumsuzluklar ön planda kitapta. Cumhuriyet gazetesi şüphesiz Türk basınında birçok gazeteye oranla gazete olarak kalmayı başarabilen belki de tek gazete. Ben hayatım boyunca Cumhuriyet gazetesi satın almadım. Hasan Cemal’in satırlarındaki o tiraj kaygıları ve ekonomik detayları okurken tek bir kuruş katkımın olmadığını hissetmek beni biraz hüzünlendirdi diyebilirim. Ancak ben iyi bir kitapsever olsam da hayatımın hiçbir döneminde bir gazete sever olmadım. Zira Türk basınının gazete satmak uğruna yaptığı saçma sapan promosyon çılgınlıklarını, sahipleri olan iş adamlarının hükümetler ile ticari kapılar açma uğruna yaptıkları gazetecilik mesleği ile alakası olmayan yalan ve yalaka habercilik anlayışına aklımın erdiği her dönemde şahit oldum. 2018 yılını bitirdiğimiz bu günlerde de farklı bir durum yok. Tabi ki bu rezil düzene uymayan birçok değerli yazar var ülkemizde. Ben gazete okumak yerine bu pisliğe bulaşmadığını düşündüğüm, gördüğüm yazarların kitaplarını okumayı tercih ettim. Halen aynı şekilde devam ediyorum. Gazete sever olmamamın temel nedeni bu. Cumhuriyet gazetesi denince benim aklıma Türkiye’nin manevi değerlerine sırt çevirmiş, sadece ideolojik bir solculuğu benimsemiş, değişen dünyaya kapalı polit büro mantığında bir gazetecilik anlayışı geliyor. Hasan Cemal aslında kitabında tam da bunu anlatıyor. Şeker abi diye nitelediği Cumhuriyet gazetesi ile isimleri bir anlamda özdeşleşmiş yazarların, demokratik ve herkesi kucaklamaya yönelik yayın anlayışını hakim kılmaya çalışanların iç savaşının tarihe not düşülmüş panoraması kitap. Keyifle okudum. Hacmi gözünüzü korkutmasın. 1970’li yıllardan 90’lı yıllara kadar Türk basınının küçük bir tarihi olarak da nitelenebilir değerli bir eser. Eser, Cumhuriyet gazetesi özelinde belki de bugüne kadar hiçbir yerde bulamayacağınız bir İlhan Selçuk eleştirisi bile sayılabilir. (Gökhan Uzunoğlu) 
--reklam--
Kitabın Yazarı Hasan Cemal Kimdir?
İttihat ve Terakki partisinin en önemli şahsiyetlerinden olan Cemal Paşa'nın torunudur. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. Gazeteciliğe 1969 yılında Ankarada haftalık Devrim dergisinde başladı. Yeni Ortam dergisi, Anka Ajansı ve Günaydın gazetesinde çalıştıktan sonra 1973 yılında Cumhuriyet gazetesine girdi. 1981-1992 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde genel yayın yönetmenliği yaptı. 1992-1998 yılları arasında Sabah gazetesinin birinci sayfa yazarlığını yaptı. Halen Milliyet gazetesinde haftada altı gün iç ve dış politika yazıları yazıyor. Nokta dergisi 1989 Doruktakiler ve Gazeteciler Cemiyeti Fıkra Ödülünü kazandı. Genel yayın yönetmenliğini yaptığı Cumhuriyet gazetesi 1986da Sedat Simavi Ödülünü kazanarak yılın gazetesi seçildi.
--reklam--
Hasan Cemal Kitapları - Eserleri
Delila
Kürtler
Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım
Barışa Emanet Olun Kürt Sorununa Yeni Bakış
Cumhuriyeti Çok Sevmiştim!
1915: Ermeni Soykırımı
--reklam--
Türkiye'nin Asker Sorunu
Tank Sesiyle Uyanmak
Kürdistan Günlükleri
Özal Hikayesi
Demokrasi Korkusu
Tarihi Yaşarken Yakalamak
Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor
--reklam--
Ergenekon Nasıl Çökertilir
--reklam--
Hasan Cemal Alıntıları - Sözleri
Jacobo Timerman'a 1977'de işkence yaptıran ve yaptıranlar,1983 sonrası yargılanıp mahkum oldular Arjantin'de.İlhan Selçuk'a 1972'de işkence yapan ve yaptıranlar ellerini kollarınını sallaya sallaya ortalıkta dolaşmaya devam ettiler Türkiye'de...
İkisi de yaşadıklarını kitaplaştırdılar.
Şöyle dedi Jacobo Timerman kitabında:
"Arjantin bir gün nasıl mutlu olacağını öğremecek."
Şöyle dedi İlhan Selçuk kitabında:
"Aklımda Seneca'nın bir özdeyişi:
-Yeryüzünde gün ışığına layık olamayan nice insan var,ama güneş her gün doģar!"
Arjantin ve Türkiye,birbirlerine hem çok uzak hem de çok yakın... (Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor)
"Arapların kahramanları arasında hălă Saddam Hüseyin var.Humeyni var.Tamamen bir başarısızlık öyküsü olan Nasır var.Hălă Kudüs'ü Haçlılar'dan kurtaran Selahattin Eyyubi var.Oysa,Arapların bir kahraman olarak Atatürk gibi bir sosyal reformcuya ihtiyaçları var." (Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor)
Utanmanın ne olduğunu bilmeyen Moskof siyaseti ve onların Morgenthau(Amerika'nın Birinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul'daki Büyükelçisi) gibi ahmak ve budala yardakçıları, bütün kabahati öldürülmek istenen Türk'e yükletmek için dünya basınını yaygaralara boğmaya çalışıyorlar. (1915: Ermeni Soykırımı)
Demirel:
"Adalet partisini neden kapattınız?"
Evren:
"Danışma Meclisine çengel attı."
Demirel:
"Büyük Türkiye Partisini neden kapattınız?"
Evren:
"Geçmişe dönüklük,intikamcılık..."
Demirel:
"Doğru Yol'u neden seçime sokmadınız?"
Evren:
"Koalisyon olurdu." (Özal Hikayesi)
Acılar insanları derinleştirir!
Toplumları da öyle. Olgunlaştırır. (Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım)
Hayatta bayılırız yanılmazlığı oynamaya.
 Nedense hep haklıyızdır.
Oysa ahmaklıktır bu. (Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım)
--reklam--
"Atalarımın başına gelenleri biliyorum.Buna kiminiz katliam,kiminiz soykırım,kiminiz tehcir,kiminiz trajedi diyorsunuz.Atalarım da Anadolu deyimiyle kıyım derdi.Bir devlet kendi yurttaşlarını,hem de savunmasızlarını,çoluk çocuk,kadın yaşlı demeden,kök saldığı ortamdan söküp,bilinmez bitmez yollara salıyorsa,bunun sonucunda da bir halk būyük bir bölümüyle yok oluyorsa,bugün bizlerin bu durumu izah edecek kelimeleri tercih etme kıvranışımız,insan olma õzelliğimizin hangi vasfıyla izah edilebilir?" (Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor)
Eğer çocuğumun üzerinde otorite kurabilmem ve söylediğimi yaptırabilmem ona tokat atmaktan geçiyorsa, ben bu otoriteden vazgeçiyorum, diyebilecek miyiz? (Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım)
"Tarih bir özgürlük okuludur.Bizi önyargılardan kurtarır.Ve sorunlarımıza başka bir açıdan bakmayı öğretir." (Özal Hikayesi)
Sevdiğiniz bir şeyi her kaybedişinizde, kendiniz de bir şey kaybedersiniz. (1915: Ermeni Soykırımı)
"Kadın sorgulandığı anda insanlık bitmiştir..." (Delila)
Kimliğinde Kürt yazmıyordu Kürtlerin... (Delila)
O yetkiyi nereden aldın diye sorulamaz mı?
Ne yazık ki yazamıyoruz... (Tank Sesiyle Uyanmak)
--reklam--
Bakan olan, bakanlık koltuğuna otururken istifasını da yazar, başbakanına sunar. Ama bu istifa mektubunda tarih yeri boştur; o boşluğu gerektiğinde dolduracak olan, Özal'dan başkası değildir. (Özal Hikayesi)
.
Kürd’üm
... (Kürtler)
Tarihten ders almak hiç de kolay değil. Özellikle bizim ülkemizde herkes yaşayarak öğrenmenin peşinde. (Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım)
2009 Agustos ayı, Başbakan Erdoğan yüreğinden konuşuyor ve barış adına bir umut dalgası kabarıyor! (Barışa Emanet Olun Kürt Sorununa Yeni Bakış)
Bir zamanlar 'yollar yürümekle aşınmaz' demiştim. Bu gibi günler için de söylemiştim. Gün gelir yine yürürüz. Demokrasi için. (Tank Sesiyle Uyanmak)
İnançlı insanlardık.
Bu zulüm yani dilimizi yasaklamak, kimliğimizi inkâr etmek dinimizde de yoktu.
Biz Türkçe'yi hiç inkâr etmedik ama kendi dilimizi de unutmadık. (Delila)
Kafa karışıklığı...
Herkesin hayatta kafa karışıklığına uğradığı dönemler vardır. Kimi bu karışıklığın içinde boğulur gider, kimi de kurtarır kendini. (Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/cumhuriyeti-cok-sevmistim-hasan-cemal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)