# Dağ Divanı - Hüseyin Kaytan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Dağ Divanı kimin eseri? Dağ Divanı kitabının yazarı kimdir? Dağ Divanı konusu ve anafikri nedir? Dağ Divanı kitabı ne anlatıyor? Dağ Divanı PDF indirme linki var mı?  Dağ Divanı kitabının yazarı Hüseyin Kaytan kimdir? İşte Dağ Divanı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/dag-divani-huseyin-kaytan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-12T00:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-10-12T00:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/12/huseyin-kaytan-kimdir-huseyin-kaytan-kitaplari-ve-sozleri-331693.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Hüseyin Kaytan 
 Yayın Evi: Do Yayınları 
 İSBN: 9786054427642 
 Sayfa Sayısı: 312 
--reklam--
Dağ Divanı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bi divandaki şiirler, Hüseyin Kaytan’ın 1996-2004 yılları arasında ve çoğunlukla dağlarda yazdıklarından oluşuyor. Bu şiirler aslında yazılmış olmaktan ziyade, söylenmiştir. Daha önce yayınlanmış bütün kitaplarını ve yayınlanmamış olanları kapsayan bir divandır. Kaytan, şiirleriyle ilgili kitabın önsözünde şunları söylüyor:

“Bu dağ zamanı, hayatımın en zorlu, ama en güzel ve öğretici zamanıydı. Belleğimde ezber tutamayacağım kadar çok insan tanıdım, çok sevdim, çok öfke duydum; en önemlisi de büyük güçlerin aldatma ve bellek silme operasyonlarına konu olan halkımın, Kürtlerin, her şeye rağmen nasıl amansızca buna karşı koyduklarına şahit oldum. Dersim savaşçılarının ve eşkiyalarının yiğitlik öyküleri ve trajedileriyle büyümüştüm, ancak dağ bana, benim bir üyesi olduğum halkın da her halk kadar cesur, sevgi dolu ve aynı zamanda amansız olduğunu yeniden ve doğrudan gösterdi. Bu şiirler, bundan duyduğum mutluluğun ifadesidir.”
--reklam--
Dağ Divanı Alıntıları - Sözleri
-Tanrı! Hangimizin tutkusu kıyıcıysa
ona kurban olsun muradsız çocuk, delirmiş mümin
Düş geçebiliyordu demir tuzaklarla örülü kapılarından dünyanın.
Biliyor ki, herkes duyar
sessizliğin tam kalbinde olup biteni
ama anlayamaz kimse ne yıkımın ne yeniden oluşmanın dilini
Gidiyorum bu yerden
düşerek bir gözyaşı gibi
geçmişin gözlerinden

Miras bıraktığım büyük sessizlik
paylaşılsın isterim eşitçe
aşıklar arasında.
(...)

Çünkü Işık geçer ve hepsi sen olan Gece kalır
Ah, nereden yaklaşsam
kendi bedeninin direğine bağlı
bir recm meydanındasın
Ne zaman ulaşsam, öldürülüyorsun
Zehrin sırrı ancak içilerek çözülür. Anla yüreğim!
 Anla yüreğim! Cevabını bilmediğin tek soru ölüm mü?
Dene!
Gelmeyeceksin diyor şarkılar, kara bir kehanet dolaşıyor çevrede
Uçurum çöktü devrildi, dağ yıkıldı, Kürdistan yanıyor

Yağmurun yüzü, sisin gölgesi, bir hayal hükmediyor herkese
Kış bitiyor gül açmak için, amma gülistan yanıyor

Aleve keser dağlar, senin bakışlarınla yanmış
Gül, demek yazılmışsın toprağa, o gül kayıtlı divan yanıyor

Bir kitap kalır yıkıntıda, Kahire'nin kör gülü
Adını alıp gider rüzgar, adını konuşan yanıyor, susan yanıyor
Sima. Ölümü yadsıyan bir muska diye
güzel kişiye biçilir de
ey kızkardeşim, isim adı olduğu nesneye bir kefendir
Sima. Isim, işte bu sestir, bu sese makam ve mana
manaya ateş, ateşe pervane ve onun gümüş pullu kanatları yanınca
ah o son nefestir
Çünkü Işık geçer ve hepsi sen olan Gece kalır
--reklam--
Dağ Divanı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Söylenceler...: Kitabı çok istekle ve merakla aldım. İlk denememde okuyamadım, çok zorlandım, ara verdim. Daha sonra yeniden yeltendim okumaya, o kadar zorlandım ki okurken. Bir şiir kitabı değil, yazarın kendi ifadesine göre de bir şiir kitabı değil, “onun söyledikleri.” Kitaba bir şiir kitabı gözüyle baktığım için mi bilemiyorum, tekrar tekrar söylediğim gibi zorlandım, sıkıldım, ama bitirdim. Çok az bir bölümünden keyif aldığımı söyleyebilirim. (Levent) 
Şiiri kahireleştiren, mistizmi şiirin odağına alıp insan üstü bir dil oluşturup kavalla bunu doğaya taşıyan inanılmaz bir kitap ve şair. (Pardon şair değil kahin) (Aram laleş) 
--reklam--
Dağ Divanı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hüseyin Kaytan - Dağ Divanı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dağ Divanı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hüseyin Kaytan Kimdir?

--reklam--
Hüseyin Kaytan Kitapları - Eserleri
Dağ Divanı
Kaplan ve Gül Divanı
Ölüm Üçler Kadınla Erkeği
Dağın Mecnunu
--reklam--
Hüseyin Kaytan Alıntıları - Sözleri
gece gibi susma, bir kadın daha, bir sigara daha yakıyor kahret! kahret ki beyaz sonsuzluğunda düşlerinin ve bir daha diyor: 'acı çekiyorum, daha gelmeyecek misin?'
bana dışarıyı anlat. hepimiz körüz aslında ve özgürlük bilmektir, ve gerçekten görebilirsek birgün hep bir yanılgı olduğunu aşklarımızın, tanrılarımızın ah görebilirsek birgün, özgürlüğün görmek olduğunu

gerçekten (Ölüm Üçler Kadınla Erkeği)
Ölülerimiz bir fatiha sükununda şad değil
bize asla ad değil kulluğumuz (Ölüm Üçler Kadınla Erkeği)
Sima. Ölümü yadsıyan bir muska diye
güzel kişiye biçilir de
ey kızkardeşim, isim adı olduğu nesneye bir kefendir
Sima. Isim, işte bu sestir, bu sese makam ve mana
manaya ateş, ateşe pervane ve onun gümüş pullu kanatları yanınca
ah o son nefestir (Dağ Divanı)
ve biz eğer üç büyük acının yüklemlerysek
 -asi yaşamak

 asi sevdalanmak

 ve asi ölmek

uzak olan her şeye hasret

ve yar elindeki yaşama umarsız üç vaktin saatsiz günleriysek

 -geçmiş

 şimdi
 ve gelecek-

kurar kendini şarkılar, su büyütür sonsuzluğunu.

sen

sesle bütün gizlerini geceye bu yoksul şafağı biraz olsun tanımla.

çocukların olacak

ve büyüyecekler.

senden isteyecekler ilenecekleri uzayı zamanı senin gözlerinden öte sürecekler yüreğin kanayacak yer yer günlerin bozkır genişliği

 üzerinde

ve ancak son uykunda dineleceksin ellerinle, uzak olan her şeye hasret. (Ölüm Üçler Kadınla Erkeği)
her şey her zaman oluyor / her zaman
yüreğe bıçak düşer gibi kesiliyor şarkısı zamanın (Ölüm Üçler Kadınla Erkeği)
ve yüzlerin karanlıkta kalan kısmı en çok yanmıştır.böyle söyledik. (Kaplan ve Gül Divanı)
-Tanrı! Hangimizin tutkusu kıyıcıysa
ona kurban olsun muradsız çocuk, delirmiş mümin (Dağ Divanı)
Şimdi herşey senden uzak
sen şimdi kendinden uzaksın
burada, kırmızı sakalım ve zeki gözlerimde yaşıyorsun. (Ölüm Üçler Kadınla Erkeği)
ama siz görmeyeceksiniz çünkü çılgınlık için yaratılmadınız. (Kaplan ve Gül Divanı)
Düş geçebiliyordu demir tuzaklarla örülü kapılarından dünyanın. (Dağ Divanı)
Çünkü Işık geçer ve hepsi sen olan Gece kalır (Dağ Divanı)
Gelmeyeceksin diyor şarkılar, kara bir kehanet dolaşıyor çevrede
Uçurum çöktü devrildi, dağ yıkıldı, Kürdistan yanıyor

Yağmurun yüzü, sisin gölgesi, bir hayal hükmediyor herkese
Kış bitiyor gül açmak için, amma gülistan yanıyor

Aleve keser dağlar, senin bakışlarınla yanmış
Gül, demek yazılmışsın toprağa, o gül kayıtlı divan yanıyor

Bir kitap kalır yıkıntıda, Kahire'nin kör gülü
Adını alıp gider rüzgar, adını konuşan yanıyor, susan yanıyor (Dağ Divanı)
sen her zaman oluyorsun ve yokluğa el vermeyen güzelliğin bizim mahşerimizi yaratıyor/ beni seviyorsun /
beni seviyorsun (Ölüm Üçler Kadınla Erkeği)
"derin siyaha ve son bakışına ilk ayrılığın yemin ederim ki"
dedi adam ve gözyaşı diye kirpiklerinin arasından çok eski bir gün belirdi.
(demek ki artık anımsanmayan bir dağ gölüne ağlıyordu.)
dedi
"az daha büyük yapsanız şu zindanı
firara çağırmaz beni,yüreğimde bir damla zehir olup
beni şu koca evrende kuşatan.
ne edeyim,küçük bu demirden kale
benim içimdeki zindandan." (Kaplan ve Gül Divanı)
özledim seni ea
yıldızlarlı gecede yüzünü sakalıma yaslayıp
soluk alışını, düş kurmanı
ve kirpiklerinin birden birleşmesini
adını deyince /

zulüm ayırır insanı
anılarsa sonsuzdur (Ölüm Üçler Kadınla Erkeği)
Zehrin sırrı ancak içilerek çözülür. Anla yüreğim!
 Anla yüreğim! Cevabını bilmediğin tek soru ölüm mü?
Dene! (Dağ Divanı)
-soru: neden bir gül görünmez "kahire'nin mor gülü'nde?
-içinki, ayrılığa görünme, birliğe bâtın gerektir. (Kaplan ve Gül Divanı)
Hürriyet adına ırzına geçilmektedir hürriyetin. (Kaplan ve Gül Divanı)
Biliyor ki, herkes duyar
sessizliğin tam kalbinde olup biteni
ama anlayamaz kimse ne yıkımın ne yeniden oluşmanın dilini (Dağ Divanı)
ENA ! ENA !
öyleyse kesintisiz bir intihara dönüştürüp günleri
bir gerilla şiddetiyle gülümse yaşama
de ki ey büyük ütopya, kardeşlik ülkesi
ey kula kul olunmayan
çoğul yalnızlıklar halkı
ne olursa olsun yaşamaya değer kılınmalı dünya
ateşle, düşle, aşkla, kanla
şarapla, ekmekle
isyanla. (Ölüm Üçler Kadınla Erkeği)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/dag-divani-huseyin-kaytan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)