# Dahiler Ve Deliler - Mehmed Niyazi Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Dahiler Ve Deliler kimin eseri? Dahiler Ve Deliler kitabının yazarı kimdir? Dahiler Ve Deliler konusu ve anafikri nedir? Dahiler Ve Deliler kitabı ne anlatıyor? Dahiler Ve Deliler kitabının yazarı Mehmed Niyazi kimdir? İşte Dahiler Ve Deliler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/dahiler-ve-deliler-mehmed-niyazi-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-09T18:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-03-09T18:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/09/mehmed-niyazi-kimdir-mehmed-niyazi-kitaplari-ve-sozleri-171823.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mehmed Niyazi 
 Yayın Evi: ÖTÜKEN NEŞRİYAT 
 İSBN: 9754373809 
 Sayfa Sayısı: 348 
--reklam--
Dahiler Ve Deliler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kültür ve sanat hayatımızda önemli yeri bulunan Marmara Kahvesi'nde dünyadaki bütün fikir cereyanların nabzı atardı. Oraya kimler gelmezdi!.. Yerli ve yabancı ansiklopedilere giren Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Sedat Umran gibi şair ve mütefekkirler Mükrimin Halil Yinanç, Ali Saib Atademir, Nuri Karahöyüklü, Erol Güngör, Ziya Nur Aksun, Mehmed Genç gibi bilim insanları, adları listelere sığmayacak kadar çok sayıda gazeteciler, politikacılar ve aydınlar."Dâhiler ve Deliler" romanını okurken, böyle mahfilleri koruyamadığımız için neler yitirdiğimizin acısını mutlaka derinden duyacaksınız.
--reklam--
Dahiler Ve Deliler Alıntıları - Sözleri
"İnsanlığa verebileceği çok şeyi olan bir kişi; sahip olduklarını mezara götürürse, o katil değil midir? Belki katilden de beterdir. "
Şartlar insanı motive eder. Zor, insana dağları devirtir.
İç zenginliğinin farkında olan insan nasıl mutsuz olur?
Düşüncesinin alevi gözlerinde tutuşmuştu. Masaya yumruğunu indirirken sesi de duvarlarda yankılandı; birkaç masa arkada kâğıt oynayanlar dahi irkildiler.

- Söylemediklerine saygımız sonsuz; fakat söylediklerine kesinlikle iştirak edemeyeceğiz. Batı'daki hangi insan. lık, hangi ışık, hangi uygarlıktan söz ediyorsun! Batı taassuptur; güçlü olduğu zaman kendisinden başka kimseye hayat hakkı vermez. İspanya'da kurulan İslâm uygarlığını ne yaptılar? Amerika'nın yerlileri ne oldu? İnka, Aztek medeniyetlerinin yerlerinde yeller esmiyor mu? Bugünkü mazlum milletler onların sömürgeciliğinin acılarını çekmiyorlar mı? Afrika'yı onlar bu duruma getirmediler mi? Batı kan emicidir; insanlık düşmanıdır. Nerede servet varsa, orayı talan edip, ülkelerine taşıdılar. Bu servetle endüstrilerini kurdular. Onu da sömürge aracı olarak kullanıyorlar. Başka ne yaptılar?

Le Monde Hasan'ın rengi değişti.

- Bütün fikirlerin, ilimlerin kaynağı Batı'dır. Yazarlar, mütefekkirler, mucitler, kâşifler hep oradan çıkmıştır. Bugün elektrik, uçak, röntgen, sayısız ilaçlar hayatımıza girmişse, Batı'nın sayesinde girmiştir. Bir insanın kuduracağını bilmesinin ne feci bir şey olduğunu düşünebiliyor musun? Pasteur olmasaydı, bu dram hâlâ devam ediyordu.

Yüzünün hatları keskinleşen ve tunç sertliğine kavuşan Hilmi Oflaz'ın her halinden heyecanını güçlükle zaptettiği anlaşılıyordu.

- Bilakis, Batı'daki bütün fikirlerin, ilimlerin temeli Doğu'dadır. İbni Sinâ, Farabi, Birüni, Harezmi ve benzeri beyinler yetişmeseydi, Batı domuz ahırında küflenirdi. Pasteur olmasaydı, kuduza çare çoktan bulunurdu. Çiçek aşısını Akşemseddin buldu; onu niçin söylemiyorsun? Daha az mı önemli?

Le Monde Hasan, yardım dilercesine Mükrimin Halil'e döndü.
Elinde olmayan bir işin gerçekleşmesi şanstır.
Bir millet mahvolur , her şeyiyle tükenir , orduları yok edilir ; ama o milletin cevherini aksettiren , tozlu sayfalarda bulunan şiire bir çocuk uzanınca , o milletin tekrar dirilişinin tohumu toprağa düşmüş demektir .
Zihnin çeşitli fonksiyonlarının bir noktaya toplanması deha, zihnin bir fonksiyonunun çeşitli noktalara dağılması cinnetir.
Her önemli harekette risk vardır. Dehâ, olmazları olur yapar ; ama zaman zaman şansa da ihtiyaç duyar.
İdeolojiler önce sezgiyi köreltirler.
Gericilik cinnettir; insana ne yaptıracağı bilinmez.
Tahammül çaresizce bir katlanmadır; sabırda şükür gizlidir; çünkü insan için her zaman beterin beteri söz konusudur. 'Ne olmuşsa, hayırlısı olmuştur.' diyerek kaderin rıza ile benimsenmesidir, insana bu, yani sabır yakışır.
Burası belki sadece İstanbul’un değil, bütün ülkenin en büyük kahvesiydi. Bayezid, üniversite muhiti olduğu için çoğunlukla öğretim üyelerinin bu civarda oturmaları, emekliye ayrılanların da alışkanlıklarından dolayı bu semti tercih etmeleri, öğrenci yurtlarının bu çevrede toplanmaları, basın merkezi Babıali yakınında bulunduğundan gazetecilerin her fırsatta buraya uğramaları kahvenin müşterilerini diğer kahvelerinkinden farklı hale getirmişti. Ankara’dan, İzmir’den, yurt dışından herhangi bir sebeble İstanbul’a gelen bir bilim insanı, politikacı, gazeteci, romancı, şair Marmara Kahvesi’nde sohbet olduğunu bilir, dostlarını görmek, yurtta ve dünyada neler olup bittiğini anlamak için mutlaka oraya uğramaya çalışırdı. Müdavimlerinin arasında her fikirden insan vardı; dindarlar, ateistler, milliyetçiler, batıcılar, demokratlar, komünistler, faşistler aynı masada otururlar, rahatça tartışırlardı. Bazen öyle konular ele alınırdı ki, uzman olmayanların bir şey söylemeleri mümkün değildi. Meselâ Çar I. Nikola’nın kaynanası Çek mi, yoksa Slovak mıydı?... Kahvenin müdavimi olmak, adeta bir cemiyete dahil olmaktı; resmi dairelerde çalışanların, hangi fikirden olurlarsa olsunlar, kahvede aynı masada sohbet etmemiş olsalar bile, işi düşenlere yardımda bulunmaları için göz aşinalıkları yeterdi.
Tahammül çok, sabır yok.
Ruh hastası için yalanın hududu yoktur.
İnsan her şeyden evvel yaşadığı coğrafyanın çocuğudur.
--reklam--
Dahiler Ve Deliler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Marmara Kıraathanesi: Okumaya başladığımdan bu yana Marmara Kıraathanesinde olmayı hayal ediyorum. Gerçekten çok samimi sizi içine çeken, zaman zaman diyaloglarla sesli güldüren bir kitap. Ayrıca birazda olsa Üstadları yakından tanımamızı da sağlıyor eser.
Ben okumanızı tavsiye ederim. Sahaflarda bulunabilir, hatta yeni baskısı yapılırsa çok satanlara girebilir. (Serdar Çörekçioğlu) 
Bir dönemin Türkiye'sine, o dönem içinde yaşayan akademisyenlere, yazarlara ve fikir adamlarına bu insanların dünya görüşüne yaslanan roman çok uzak olmayan bir tarihten besleniyor. Marmara kahvesinde Ziyanur Aksun gibi Osman Yükselserdengeçti gibi şahsiyetlerle sıcak bir çayı yudumlar gibi hissediyorsunuz kendinizi (Ahmet Konukseven) 
--reklam--
Dahiler Ve Deliler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mehmed Niyazi - Dahiler Ve Deliler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dahiler Ve Deliler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mehmed Niyazi Kimdir?
İlk ve orta okulu Akyazı'da okudu. Liseyi İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde bitirdi. Sonra Hukuk Fakültesi'ne girdi; 1967de oradan mezun oldu. O zamanlar da hukuk fakültesinde takıntısız olarak üçüncü sınıfa geçenler, dekanlığa müracaat edip, izin alarak edebiyat fakültesinin herhangi bir bölümüne devam edebiliyorlardı. Bu imkândan faydalanarak Edebiyat Fakültesinin Felsefe bölümünden de sertifika aldı. Mezuniyetini takiben devlet felsefesi sahasında doktora yapmak için Almanya'ya gitti. Brilon'daki Goethe Enstitüsü'nde Almanca öğrendi. Marburg Üniversitesi'ne intisap ederek burada Prof. Dr. Ditrich Pirson'un yanında "Türk Devletlerinde Temel Hürriyetler"konulu doktorasına başladı. Uzun yıllar Almanyada oturdu. 1988 yılından beri Türkiyede ikamet etmektedir. Tercüman ve Zaman gazetelerinde yazdı. 1987'den beri de ilk başta haftada üç gün, sonraları haftada bir gün Zaman gazetesinde yazmaktadır. Ayrıca; Genç Akademi, Nizâm-ı Âlem, Türk Yurdu, Ufuk Çizgisi gibi dergilerde makalelerini de zaman zaman Batı dergilerinde yayınlatmaya çalışıyor. Mehmet Niyazi Özdemir, tezli romanlarıyla tanınan bir yazar ve düşünürdür. Eserlerinde millî konuları işlemeyi şiar edinmiştir. Fikrî eserlerinde ise Türkiye`nin sosyal yapısı üzerine görüşlerini açıklar.
--reklam--
Mehmed Niyazi Kitapları - Eserleri
Çanakkale Mahşeri
Yemen! Ah Yemen!
İki Dünya Arasında
Dahiler Ve Deliler
Plevne
Varolmak Kavgası
Ölüm Daha Güzeldi
Kanije
Yazılamamış Destanlar
Türk Devlet Felsefesi
Doğunun Ölümsüz Çocuğu
Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği
Millet ve Türk Milliyetçiliği
Bayram Hediyesi
İslam Devlet Felsefesi
Türk Tarih Felsefesi
Daha Dün Yaşadılar
Türk Tarih Felsefesi
Dahiler Ve Deliler
Plevne
Bayram Hediyesi
İki Dünya Arasında
Türkiye'nin Meseleleri
--reklam--
Mehmed Niyazi Alıntıları - Sözleri
"Sevgililerin gömüldüğü, acı ve tatlı anıların yaşandığı, emeklerin döküldüğü toprak parçası ayaklar altında çiğnenen bir nesne olmaktan çıkıp, uğruna şehadet şerbetleri içilen "vatan" olmaya başlıyor ve onda doğup batan kanlı, hıçkırıklı günlerde toplum ortak bir bilince varıyordu." (Millet ve Türk Milliyetçiliği)
Bir milletin medeniyeti sarsıldı mı, bu sarsıntının ilk görüleceği yer devletidir; çünkü medeniyetin sarsılması demek, medeniyetin taşıyıcısı olan insanın bazı değerlerini yitirmesi demektir. Bilindiği gibi devlet çarkını döndüren, devlete ruh veren insandır. O yara aldı mı, milletin bünyesinde en uygun sistemler işlemez olurlar, en adil kanunlar kağıt üzerinde kalırlar. (Türk Devlet Felsefesi)
Hayat bir rüyadır, ölürsen uyanırsın. (Kanije)
"Türk hakan çadırlarının kubbeli olması göğün yerdeki sembolü kabul edilmiştir. Eski Türklerde gök kubbesi devletin, çadır ise ailelerin örtüsü olarak düşünülmüştür. Birinin altında devlet diğerinin altında aile kurulmuştur.” (Türk Devlet Felsefesi)
Yorgunluk dinlenince geçer. Fakat insanın canı sıkkın olunca, pişmanlık duyabileceği işler yapıyor. (Bayram Hediyesi)
Servet yüktür; omuzlarımın onu taşıyacak kudreti yok. (Kanije)
--reklam--
Deha çok şey kader her şey. Dünyaya, insanın sözü ve niyeti yön verir (Dahiler Ve Deliler)
Süper güç olmayan diktatörlükler, dış güçlere dayanırlar. dolayısıyla onların menfaatini korumak durumunda kalırlar. kitlelere mal olmayan fikirler, iktidara gelseler bile,ancak diktatörlükle orada kalabilirler. (Dahiler Ve Deliler)
Ne çare ki her zaman insanın beyni yüreğine hakim olamıyor. (Yazılamamış Destanlar)
Diğer milletlerin teslim oldukları noktada Türklerin savunması başlar.

Helmuth Karl Bernhard von Moltke (Plevne)
İmansızlığı ilim sanan beyinsizler, ilme gözlerini kapamış hurafeciler silinip gidecektir. (Varolmak Kavgası)
“ Kadınlara yalan söylemekten çekinme; yeterki onlar için söylediklerini bilsinler. “ (Doğunun Ölümsüz Çocuğu)
Türkler'in yılmaması ise dikkat çekiciydi; darbeler onları saracağı yerde sanki sağlamlaştırıyordu. (Çanakkale Mahşeri)
--reklam--
Ah para ve menfaat! İnsanları nasıl da değiştiriyor; onlarda ne din, ne millet, ne de vatan sevgisi bırakıyor.. (Kanije)
Eğer insan yaşanabilir bir dünyada ömür sürmek istiyorsa, mutlaka ilahi denetime tabi olduğunun şuurunu taşımalıdır. (Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği)
Halbuki hayat ırmağı çok değişik kıvrımlarla akar; bir merceğe sığabilecek cinsten değildir. (Türk Tarih Felsefesi)
Billahi Tuna, sen de biliyorsun ki, böyle onurlu bir savaş dünyanın bir başka yeri için verilmedi.İdrakler sınırlı, sevgiler sınırsız olduğundan Plevne'de yaşananları hiçbir milletin hayali almadı çünkü hiçbir millet seni bizim kadar sevmedi, sana türküler yakmadı, çocuklarına adını vermedi, onları yoluna kurban etmedi. (Plevne)
Sanat ancak millî bir ruhla yoğrulur, insanlığa da millî ruhla açılır. (Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği)
"Zulüm her yerde saltanatını kurmuş; ama hiçbir yerde uzun ömürlü olmamıştır." (Ölüm Daha Güzeldi)
Her şeye ad takıyoruz; fakat hiçbir şeyin aslını öğrenemiyoruz. (Yemen! Ah Yemen!)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/dahiler-ve-deliler-mehmed-niyazi-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)