# Defterler, José Saramago kitap özeti - Kitap konusu ve incelemesi

> Defterler kimin eseri? Defterler kitabının yazarı kimdir? Defterler konusu ve anafikri nedir? Defterler kitabı ne anlatıyor? Defterler kitabının yazarı José Saramago kimdir? İşte Defterler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/defterler-jos-saramago-kitap-ozeti-kitap-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-02T20:23:45+03:00
- Güncelleme: 2022-02-02T20:23:45+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/02/jos-saramago-kimdir-jos-saramago-kitaplari-ve-sozleri-142934.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: José Saramago 
 Çevirmen: Nesrin Akyüz 
 Orijinal Adı: O caderno. Textos escritos para o Blog; O último caderno 
 Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınevi 
 İSBN: 9786059908054 
 Sayfa Sayısı: 340 

Defterler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“22 Kasım 2007 gecesi, sabahın dördünde ‘öldüm’ ve yalnızca dokuz saat sonra ‘yeniden dirildim.’ Tam bir organik çöküş, beden fonksiyonlarında beni hayatın son eşiğine, o vedalar için çok geç olan yere götüren bir duruş. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Pilar oradaydı, yengem María da oradaydı, ikisi de, devinimsiz, tüm güçlerin terk ettiği ve ruhu çekilip gitmiş gibi görünen, yaşıyor olmaktan çok çare bulunamaz bir kadavraya dönmüş bir bedenin önünde. O saatlerin nasıl olduğunu bugün bana anlatanlar onlar. Ana, torunum, sonraki günün akşamı geldi. Baba ve büyükbaba, hâlâ kendi solumasının rüzgârıyla tükenmekle tehdit eden bir mumun alevi gibi solgundu. Sonra bedenimin kitaplarla, şöyle söyleyelim, başka çiçeklerle çevrili halde kütüphaneye konulacağını anladım. Kaçtım. Yavaş, çok yavaş bir kendine geliş yılı, doktorların söyledikleri gibi, bana sağlığımı, enerjimi, düşünce çevikliğini geri verdi, bana aynı zamanda evrensel bir çare olan işi de geri verdi. Ölüme değil, yaşama doğru kendi ‘Fil Yolculuğumu’ yaptım, ve buradayım. Emrinize amade.”

“Saramago’nun Defterler’i hüzünlü bir kitap değil [...] öfkeli bir kitap değil, sadece, bir veda.”
Pilar del Río (eşi)

Defterler Alıntıları - Sözleri
Fiziksel olarak bir yer kaplarız, ancak duygusal olarak bir hafızada yer ediniriz.
Karanlık yalnızca ışığın diğer yanı, onun gizli yüzlüdür…
“Politika gerçeği söylememe sanatıdır,”
Yalan söylediğini biliyor,
bizim onun yalan söylediğini bildiğimizi biliyor,
ama dürtüsel yalancı davranışta istikrarlı bir tip olduğu için,
gerçeklerin en çıplağı gözünün önünde olsa da yalan söylemeye devam edecektir,
hatta gerçek suratının ortasına çarpsa bile yalan söylemeye devam edecektir.
Biz onlara bakmadığımız zaman nesneler nasıldır acaba?
Her geçen gün bana daha az saçma gelen bu soruyu çocukken çok sormuşumdur kendime.
Her şeyini kaybeden, ama en azından kederli yaşamını koruma şansına sahip olan kişi, yarının bugünkü kadar talihsiz olmamasını ummak gibi son derece insani bir hakkın yardımına koşacağını düşünür.
Bu dünyada adalet olduğunu varsayarak, tabii.
Başkaları için yenilik olabilecek bir şey, benim için geçen zamanla, temcit pilavına döndü. Hatta daha da kötüsüne, hayatım boyunca söylediğim birkaç aklı başında sözün, netice itibariyle, hiçbir öneminin olmayışının kesinliği ağzımı acılaştırıyor. Peki, neden önemli olmalıydılar? Kovanın içindeki arıların vızıltısının anlamı nedir? Birbirleriyle iletişim kurmalarına mı yarar? Yoksa yalnızca bir doğa efekti, önceden bilinci ya da niyeti olmadan, bir elma ağacının verdiği elmaları birinin gelip yiyip yemeyeceğini dert etmemesi gibi, sadece hayatta olmanın bir sonucu mudur? Ya biz? Terlememizle konuşmamızın nedeni aynı mı? Öylesine mi? Ter buharlaşır, yıkanır, yok olur, er ya da geç bulutlara varır. Ya sözler? Onlar nereye gider? Kaçı kalır? Ne kadar süre? Ve, nihayet, ne için?
Hataları kendi evimizde besliyoruz, ancak gezegenin altı milyar sakininin bedensel ve ruhsal hastalıklarını tedavi edecek evrensel bir devanın mucitleriymişiz gibi davranıyoruz.
Hayallerim çok pahalıya mal oldu.
İşte huzurlarınızda artık öfkeli değil derin düşüncelere dalmış ve kuşkulu felsefeci- anlatıcı Saramago. Ama zaten öfkeden deliye döndüğünde de keyfimiz kaçmıyor . Çok sevimli oluyor"
Yalnızca kitap sayfalarının geri dönüşü vardır, yaşamınkilerin, yok.
Ben siyasal iktisatçılara, ahlakbilimcilere soruyorum: Bir zengin yaratmak için kaç kişiyi sefalete, orantısız çalışmaya, ahlaksızlığa, aşağılanmaya, cehalete, üstesinden gelinemez talihsizliğe ve mutlak yoksulluğa mahkum etmeniz gerektiğini hesapladınız mı?
Halklar, hükümetlerini onları pazara götürsün diye seçmediler.
Neyse ki her şey için kelime var.

Defterler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazarın 2008den 2010'na kadar yani ölümüne kadar, çevresindeki insanların baskısıyla internette bir blogda düşüncelerini yazmasını istemeleri ile oluşan bir kitap. Aslında sonradan kitaplaştırılmasına karar verilen esere, yazarın eşinin de dediği gibi yazarın bu son kitabı aslında okurlarına bir veda niteliğinde.
Güncel siyasi konularda ve en çok değer verip aklını kurcaladığı konularda fikirlerini paylaşan yazar, daha çok internetteki dünyaya bir pencere açmış gibi görünüyor. Kısa kısa yazılardan oluşan eser, bütün vicdanlı insanların sesi niteliğinde. Pek de şaşırmamak gerek.
Hangi konularda neler söylemiş onu söylemek istemem ama yazarın fikirleri keskin ve 86 yaşında olan birine göre de hala capcanlı.
Saramagoyla haşir neşir olan bir okur onun üslubunu bu eserde hemen yakalayacaktır. Derin, yavaş, alaycı ve ironik anlatımı bu günlük yazılarında da mevcut.
Eser için sadece söyleyebileceğim, Saramagoyu her kelimenin altında görebilirsiniz. Hele yargıları ve eleştirileri yine bildik renkte ve bildik tonda. Esere Umberto Econun gülümseten önsözü ise eseri okumaya gelen okura bir hediye niteliğinde. (Nedim Kardaş) 
Bu kitap, bir roman değil, öfkeli bir kitapda değil, bir veda kitabı. Jose Saramago'nun gündeme ve dünya üzerindeki korkunç olaylara karşı ölmeden bir kaç yıl öncesinde bir blokta yazmış olduğu samimi yazıları. Biraz iç döküş belki de. Neler yok ki bu yazılarda; okuyucuyu Kafka'nın dünyasına ya da Şarlo'nun onulmaz hüznüne yaklaştırıyor. Bu son defterinde Afrika'da ölümün kara ama öldüren silahların beyaz olduğunu söylüyor. Militan ateistliğinden, büyük tektanrıcı dinlere bir üçüncü Tanrı icat etmelerini öneriyor. Guatemela'dan, İspanya iç savaşından faşist lider Franco'dan kulağımıza cümleler fısıldıyor. Berlusconi'yi yerden yere vururken, Obama'ya umut besliyor. Maria Magdalena'nın İsa'ya hitap ettiği mektupta en güzel aşk sözlerini yazıyor. Filistine ezilen halkı anlatırken, silah fabrikalarında çalışan işçilerden de bahsediyor. Bir çok konudaki eleştiri ve yazılarıyla Saramago'yu sevenlere hitap edecek bir kitap. (Murat) 
Saramago diline geleni kendine özgü kelime oyunlarıyla, cümle yapılarıyla söyleyen bir yazar. Bir mesaj verme derdinde değil. Ya da bir derdini anlatma amacında değil. Defterler kitabının arka kapağını okuduğumda kitaptaki yazıların Saramago'nun blog yazılarından oluştuğunu görünce belki bu kez böyle bir yola başvurmuştur diye düşündüm. Ancak okuduğumda gördüm ki yazar yine aynı üslupla sadece fikirlerini dile getirmiş. Yazarın genelde romanlarını okumaya alışkın olduğum için bazen sıkıldığımda araya başka kitaplar girse de bir okumada hızla ilerleyen yazılardan oluşuyor kitap. (okuyanyorumlayanadam)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/defterler-jos-saramago-kitap-ozeti-kitap-konusu-ve-incelemesi)