# Deliduman - Emrah Serbes Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Deliduman kimin eseri? Deliduman kitabının yazarı kimdir? Deliduman konusu ve anafikri nedir? Deliduman kitabı ne anlatıyor? Deliduman kitabının yazarı Emrah Serbes kimdir? İşte Deliduman kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/deliduman-emrah-serbes-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-16T18:00:09+03:00
- Güncelleme: 2022-02-16T18:00:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/16/emrah-serbes-kimdir-emrah-serbes-kitaplari-ve-sozleri-154367.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Emrah Serbes 
 Editör: Levent Cantek 
 Tasarımcı: Suat Aysu 
 Yayın Evi: İletişim Yayıncılık 
 İSBN: 9789750515606 
 Sayfa Sayısı: 351 

Deliduman Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tek başıma da kalsam, dünyanın bütün hükümetleri ve onlara oy verenler bana karşı da olsa, dünyanın bütün hükümetlerine karşı ayaklananlar ve onlara destek verenler bana karşı da olsa; bütün dünya, yedi milyar küsur insan tek tek bana karşı da olsa...

On yedi yaşındaki Çağlar İyice konuşuyor. Kız kardeşi Çiğdem’i, onu meşhur etme ümitlerini, belediye başkanı dayısını, yakın arkadaşı Mikrop Cengiz’i, taşra muhabbetlerini, depresyonun eşiğindeki annesini, eski sevgilisini, hiç unutamadığı dedesini, hatırlarken kahrettiği babasını anlatıyor.

Deliduman, dermansız ve güdük bir ilçeden haykırmaya başlıyor, İstanbul’a uzanıyor. Çocukluğumuzun, hatıralarımızın ve bütün sokaklarımızın üzerinden dangır dungur geçen imar ve para iştahına lanet! Riyakâr dünyaya, Allahsız sermayeye, martılara, küçük bir kızın kalbini kıranlara isyan ediyor. Barikatların arkasında, soluk soluğa, yapayalnız, erken kaybeden bir delidumanın öfkesini çemkiriyor.

Emrah Serbes, zamanın ruhunu, Gezi’nin isyancılarını, hürriyetleri için öksürenleri, yerinde duramayanları, küfredenleri, ağlamayı unutmak için yumruğunu sıkanları resmediyor.

Deliduman, büyük zamanın ve her zaman kenarda kalanların romanı.

Deliduman Alıntıları - Sözleri
“Yoruldum artık evlâdım, yoruldum bu tantanalı dünyanın debdebesinden. Bu yalan çehrelerin sülalesinden.”
Severdim onu. Bayramlarda toplu SMS atmazdı.
Şeytan diyordu ki vefasızın birine âşık ol o tatlı havada, ondan sonra da kollarını göğsünde kavuşturup hayatını bombok edişini gülümseyerek seyret bir kenardan.
Asırlardır yalnızız biz!
Tanrı’yla empati kurmak için peygamber falan olmak lazım.
Gerçek zannetmezseniz rüyaların ne anlamı kalır ki zaten.
Onu otuz metre öteden görseniz, ‘İşte asil bir kadın yaklaşıyor,’ dersiniz.
Severdim onu. Bayramlarda toplu SMS atmazdı.
Bu insanlar acaba nereden alıyorlar bu hiçbir şey yapmadan bekleme kuvvetini?
"Birini hiçliğe mahkûm edersen elbette o senin her şeyin olmak isteyecektir"
Madem delirecektim, mutlu bir deli olsaydım bari.
Mikseri alıp şakağıma dayamayı, beynimi falan karıştırmayı düşündüm bir ara..
‘Sen de biraz abarttın,’ diyeceksiniz. Evet, abarttım. Çünkü bu dünyada o kadar çok mankafa var ki abartmayınca hiçbir şeyi anlamıyorlar.
"Bazen her şey üstüne geliyor insanın."

Deliduman İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sevmedim sevemedim...
Bunun sebebi birçok okurun aksine küfürler değil. Kitabı gerçekçi bulmadım. Türü fantastik olmadığına göre anormal bir durum olsa gerek. 17 yaşındaki bir genç annesine babasına dayısına ve önüne gelen herkese bu kadar küfür etse, bu kadar davranış problemi ( araba kaçırmak, esrar kullanmak, kendi hayal aleminde yaşayıp gerçeklikten kopmak bunlardan bazıları) olsa ve kız kardeşine takıntı derecesinde bir hayranlığı olsa muhakkak ilgilenilmesi gerekir. Ya da bir arkadaşınız size 9 yaşındaki kardesinize ilgi duyduğunu söylese sanırım baş karakterimiz Çağlar'ın verdiği tepkiyi vermezsiniz. Yani ilk başta o daha 9 yaşında dersiniz Çağlar gibi ama devamı da gelir. Tüm bunları göremeyince 'bu gerçek hayatta böyle asla olamaz' diyorum.
Konu bir kız çocuğunun hayalinden başlayıp nasıl Gezi olaylarına gitti anlamadım.
Gezi ile başlayıp Gezi ile bitirseydi daha çok hoşuma giderdi. (Sibel) 
Ah o martılar...: Anlayabilir misiniz bir çocuğun düşlerini? Hayattan beklediklerini ya da istediklerini? Baş karakterimiz Çağlar İyice, kız kardeşi Çiğdem ile ailevi bir travmanın içinde kalmış iki kardeştir. Babasının anneleriyle boşanmasının ardından babasına karşı kızgınlık ve hırs dolu olan Çağlar, kardeşi Çiğdem'e güzel bir hayat sunabilmek için çabalamaktadır. Kardeşinin her istediğini yapmaya, onu hoşnut edecek tüm işlere gözü kapalı girmeye dünden razıdır. Zira kız kardeşi Çiğdem; annem ve babam boşandı yapısını sürekli kullanarak kendini şımarık bir kız olarak göstermektedir... Hikaye 2013 senesinin Mayıs ayında, Gezi Parkı olaylarının ülkemizde göründüğü günlerde geçmektedir. Yazarımız yazar/Emrah-Serbes 'in muhalif kişiliği ve olayları bir çocuğun gözünden kaleme alması; kitabı okurken beni baya güldürmeyi başarmış bir etmen. Çok zevk alarak okuduğum anlar.. Baş karakterimiz Çağlar'ın dayısı, Altan Baysal; hikayede adı geçen hayali bir şehir olan Kıyıdere'nin belediye başkanıdır. Kıyıdere olarak adlandırılan bu yerin ise aslen Yalova ilini temsil ettiğini anlamak zor değil... Çağlar, her ne kadar olgun bir karakter gibi görünse de; içinde bir ergenin barındığı, karakterin kendisiyle baş başa kaldığı anlarda ortaya çıkan bir unsur. Arkadaş çevresi, zararlı maddelere merak ve eğilim, ergenliğin tahsis ettiği o isyan ve kendi iç yapısına ters gelen her hususa muhaliflik duygusu... Yan karakterler de keza kendince bir acısı, hikayesi ve hikayeye bir şekil katış konusunda oldukça önemli kişiler... Mesela Mikrop Cengiz ve babasının yaşadığı haksızlıklar... Ya da Çağlar'ın ilk aşkı Çisem...

Okurken çok keyif aldığım, her saniyesi ve sayfası dolu dolu geçen bir kitaptı.
Teşekkürler yazar/Emrah-Serbes
10/10 (Hüseyin Berkay AYDIN) 
Emrah Serbes'in Müptezeller'den sonra okuduğum ikinci kitabı. Deliduman'ı okumak aslında aklımda yoktu ama sahafta görünce dayanamayıp aldım
(Bu cümleyi yazarken "Aslında bu yoktu, anasını satıyım içimden geldi" cümlesi zihnimde yankılanmaya başladı. Lütfen ordan çık )
Ben bu uygulamayı çok severek ve aktif olarak kullanıyorum. Kitabı okunacaklara eklediğimde şöyle bir yorumlara gözgezdirdim ve kitabın kalınlığına da göz ucuyla bakarak lütfen bitiremiyorum ben kitabı moduna girmeyeyim dedim. Yani biraz olumsuz başlamıştım kitaba.
Aslında başlarda güzel ilerliyordu ama gezi olaylarının kitaba fazlasıyla dahil olması ve uzun sürmesi kitaptan bu sebeple uzaklaşanlarla ortak noktam. Bol küfürlü cümleleri es geçiyorum ve yazarımızın kendisini ifade ediş, duygularını dile getiriş biçimidir diyorum Sonuçta yeraltı edebiyatı
Son günlerde ülkemin dört bir yanında ayrı ayrı felaketlerle uğraşıyoruz. Herkes post paylaşsın, paylaşmayan duyarsızdır tartışmasına katılmıyorum. Bu dünyada ölenlerin arkasından gözyaşı dökemeyen, sevgisini bile gösteremeyenler var. Herkes acısını farklı yaşar, farklı dile getirir. Ben de kitabı okurken sürekli yarıda bırakıp sosyal medyadan son durumla ilgili bilgilere ulaşmak istedim. Aklım ordaydı. Ne yazık ki telefonu her elimden bıraktığımda daha fazla kötü haberle, mutsuzlukla,acıyla doldum. Bekli de bu yüzden kitap benim kafamda bir yere bağlanmadı ya da ben verileni,verilmek istenileni alamadım. Belki siz bir şans vermek istersiniz.
Bu arada kitapla ilgili tatlı bir bilgi sızdırabilirim. Hikayedeki karakterlerin instagram hesapları açılmış. Merak ettim baktım (Özge Hilal Sevin) 

Kitabın Yazarı Emrah Serbes Kimdir?
Emrah Serbes, (d. 27 Ocak 1981, Yalova, Türkiye), Türk yazar ve senarist. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Tiyatro Tarihi ve Teorisi Anabilim Dalı Bölümü mezunudur.

Zaman zaman Birgün gazetesi için söyleşiler yaptı, Radikal 2 için tiyatro eleştirileri yazdı. Hayvan dergisinin Ankara temsilciliğini yaptı. Bu dergide Ahmet İnam ve Cengiz Güleç ile düzenli olarak gerçekleştirdiği sohbetleri "Şen Profesörler: Metaforla Saadet Olmaz" (Say Yayınları, 2006) adıyla kitaplaştırdı. "Her Temas İz Bırakır" adlı ilk romanı İletişim yayınlarından çıktı. "Son Hafriyat" isimli ikinci romanı Şubat 2008 yılında İletişim Yayınları'ndan çıktı. Ayrıca Her Temas İz Bırakır romanı Almancaya çevrildi. Yazarın ilk öykü kitabı Erken Kaybedenler, Haziran 2009 itibarıyla kitapçı raflarındaki yerini aldı.

2011 yılında vizyona giren Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm filminin senaristliğini üstlenmiştir. "Hikâyem Paramparça"da ise aforizmalar ve hayata dair düşüncelerini okurlarına aktarmaktadır. Son olarak iletişim yayınlarından Deliduman adlı kitabı yayımlanmıştır.

Bir süre OT dergisi için kısa hikâyeler kaleme alan Serbes, şu an aylık yayımlanan KAFA dergisi için hikâyelerini kaleme almaktadır.

Trafik kazası ve tutuklanması
22 Eylül 2017 tarihinde İzmir-Aydın otobanında arkadaşı Kenan Doğru ile yolculuk yaparken trafik kazası yaptı ve aynı aileden üç kişi öldü. Olay anı kazayı arkadaşı Kenan Doğru üstlendi ve medyada Emrah Serbes'in adı geçmedi. Daha sonra 28 Eylül tarihinde sosyal medya hesabından kazayı kendisinin gerçekleştirdiğini ve tutuklanan arkadaşı Kenan Doğru'nun suçsuz olduğunu itiraf etti.

İtirafın ardından Torbalı Adliyesine ifade vermeye giden Emrah Serbes tutuklandı, Kenan Doğru serbest bırakıldı. Olay yeri tutanağına göre Emrah Serbes kusurluydu ve kazadan sonra 112'yi aramadıkları, sağlık kontrolünü kabul etmedikleri tespit edildi. Aracının arka koltuğunda veya aracın yanında içki şişesi bulunduğu iddia edildi.

Eserleri:
- Metaforla Saadet Olmaz (2006)
- Her Temas İz Bırakır (2006)
- Son Hafriyat (2008)
- Erken Kaybedenler (2009)
- Hikayem Paramparça (2012)
- Deliduman (2014)
- Müptezeller (2016)
- Üst Kattaki Terörist (2016)

Emrah Serbes Kitapları - Eserleri
Erken Kaybedenler
Her Temas İz Bırakır
Son Hafriyat
Hikayem Paramparça
Deliduman
Metaforla Saadet Olmaz

Müptezeller
Her Temas İz Bırakır - Son Hafriyat
Üst Kattaki Terörist

Emrah Serbes Alıntıları - Sözleri
Severdim onu. Bayramlarda toplu SMS atmazdı. (Deliduman)
Madem delirecektim, mutlu bir deli olsaydım bari. (Deliduman)
"Böyle insanlar vardı yani. Muadili olmayan insanlar. Yaptığı iyiliği karşı tarafın gözüne sokmaya çalışmayan insanlar." (Son Hafriyat)
“Futbol zaten çok saçma bir şey, iki tane topun peşinden koşan 44 adam."

"-Nasıl yani, bir top, 22 adam olması lazım."

"Hayatımda bir sefer maç seyrettim. Arkadaşın evindeydik, anten bozuk olduğundan televizyon çift gösteriyordu.” (Her Temas İz Bırakır - Son Hafriyat)
"Bazen her şey üstüne geliyor insanın." (Deliduman)
Ne kadar iğrenç olursan o kadar itibar kazanıyorsun. (Erken Kaybedenler)

İyiler ilk görüşte tanınmaz. (Her Temas İz Bırakır - Son Hafriyat)
" Sanki şu dünyadaki,
yedi milyar insanın en çekilmezi benmişim gibi.. " (Müptezeller)
Öne çıktım, “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim.

“Arkadaşlar zaten yeterince duygusal çocuklar." (Üst Kattaki Terörist)
“Yoruldum artık evlâdım, yoruldum bu tantanalı dünyanın debdebesinden. Bu yalan çehrelerin sülalesinden.” (Deliduman)
Her şeyi acıyla öğrendiyseniz mutluluktan da içiniz sızlar. (Müptezeller)
"Hepimiz cinayet esnafıyız." (Her Temas İz Bırakır)
Telafisi en güç şey dikkatsizlik sonucu kırılan kalplerdir. İş işten geçtiğinde bütün mazeretler tedavülden kalkar, kıran da kırılan da piç gibi ortada kalır. (Her Temas İz Bırakır)

Öne çıktım, “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim. “Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar.” (Üst Kattaki Terörist)
Yıkılmak için dizilen domino taşları gibiyiz. Biri gelir sana çarpar, seni yıkar ama onu da başka biri yıkmıştır. (Hikayem Paramparça)
“Bir şeyin kıymetini bilmenin en klasik yolu onu kaybetmektir.” (Hikayem Paramparça)
“Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim. “Arkadaşlar yeterince duygusal insanlar.” (Üst Kattaki Terörist)
Ankara'da yayalar böyledir, acelesi olanın yolunu keserler. (Her Temas İz Bırakır - Son Hafriyat)
Vazgeçmek ender rastlanan ruh dinginliğidir (Hikayem Paramparça)
Polisler grubu çembere alıp ellerindeki biber gazlarını sıkmaya başlayınca herkesin gözleri doldu. Öne çıktım, “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,” dedim.
 “Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar.” (Üst Kattaki Terörist)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/deliduman-emrah-serbes-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)