# Deliliğin Arifesinde - Friedrich Hölderlin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Deliliğin Arifesinde kimin eseri? Deliliğin Arifesinde kitabının yazarı kimdir? Deliliğin Arifesinde konusu ve anafikri nedir? Deliliğin Arifesinde kitabı ne anlatıyor? Deliliğin Arifesinde PDF indirme linki var mı?  Deliliğin Arifesinde kitabının yazarı Friedrich Hölderlin kimdir? İşte Deliliğin Arifesinde kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/deliligin-arifesinde-friedrich-holderlin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-25T13:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-08-25T13:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/25/friedrich-holderlin-kimdir-friedrich-holderlin-kitaplari-ve-sozleri-297843.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Friedrich Hölderlin 
 Çevirmen: Ahmet Cemal 
 Yayın Evi: YKY 
 İSBN: 9753634072-27168 
 Sayfa Sayısı: 56 
--reklam--
Deliliğin Arifesinde Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hölderlin'in şiirleri öylesine büyüleyici ki,
onları bir insanın değil,
doğrudan dilin yarattığını sanırsınız.
(Arka Kapak)

--reklam--
Deliliğin Arifesinde Alıntıları - Sözleri
Ah! Zavallı ben!
Güzel günlerdi. Ama ardından
Hüzün dolu bir günbatımı geldi.
"Ancak şimdi anlıyorum insanoğlunu,
Yalnız ve ondan uzak yaşadığım için!"
"Aslında hiç sormamalısın bunu,
Eğer yanıt vermemi istiyorsan sana."
"Bir insan için derim ki, iyi ve bilgeyse
Neyi gereksinir daha? Doyurabilir mi ruhu
Herhangi bir şey?"
"Tatlı bir huzur
Yüreğimdeki her dikenin bedeli..."
Çoğu kez bulutlu, kapanık gibidir iç dünya,
İnsanın ruhu kuşkuların pençesinde ve tedirgindir,
Doğanın görkemidir yalnızca günlerini aydınlık kılan
Ve ancak o zaman uzaklaşır kuşkunun karanlık soruları.
"Bütünüyle kendine özgü bir yaşamdır paylaşılan,
Bir ruh, ve tedirginlikten uzak bir saygı."
"İnan bana sen insan değil, bir dünya arıyordun."
--reklam--
Deliliğin Arifesinde İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Deha'nın Derinlerinde Demirlemek...: Bazen celladın olur, bir kaç dize, yapışır yakana, bazen de tatlı bir tebessümle yaralar... Fakât illa ki gönüle sızar, bir gönülden taşanlar...

Kimine göre susuz bir coğrafyaya günlerce yağan yağmurdur şiir, kimine göre ısırgan otudur, şifası zahmetindedir, kiminde fısıldayan bir sestir, "Anne uyudun mu?"
Kiminin, "şiire anlam veremiyorum." cümlesindedir, kimini hazırlıksız bir ağlama tutar, kiminde öteden beri hep vardır...

Bu tatlı rayihayı insanın iliklerine dek yaşatabilen, ruhunun yalın dilini, - nasıl olmuşsa- hiç zedelemeden, en sade şekliyle sunabilen başka bir şair bilmiyorum.

Hakiki delilik bu olsa gerek, üzerine insani olan hiç bir yükü almayan, hiç bir duyguyu söz oyunlarına kaptırmayan...

Hayır bunu kastetmiş olamaz şair, benimdi bu acı, bu adı konmaz yanılgı... Ben milyonlarca kapıyı zorlamışken o ilk anda bulmuş olamaz diyorsunuz, böyle benim gözlerimle, böyle tatlı bir içlenişle, bana dair bir hayretle seyre dalmış olamaz...

Bir yerden sonra alıntı yapmaktan vazgeçtim, çünkü birbirinden ayırdığım her dize ile şiirleri ziyan ettiğimi farkettim. Bir son vardır, artık zihnin ve anlayışın camlarını deli gibi döven rüzgarın durulduğu, doruğa ulaştığında uyuşan hissiyatla, gerçekle düşün fazlarının birbirine karıştığı... Bu sınırda artık cümle size hiçbir şey söyleyemez, çünkü bir kulak kendini duyamaz, çünkü bir göz kendini göremez, çünkü bir el kendini tutamaz...

Sabah, deniz, gün, bulut, güneş, yol, ışık gibi kelimeler artık mizaçlarını bütünüyle terkedip Hölderlin'in kurduğu sahnede bir başyapıtı oynamaya koyulurlar... Bu performans inanılmazdır, çünkü yüzlerce olağanüstü manzara da kendileri olmaya ve huzurla anılmaya can atarlar. Böyle nefis betimlemeleri hiç okumadım...

Adeta yüceliği, ona verilen hayatın mucizevi güzelliklerini keşfetmekte bulmuş, erdemin ve bilgeliğin kanatlarını hayretinin vadilerinde gezdirmiş, zarif ruhu ve doğa içiçe geçmiştir...

"Çoğu kez bulutlu, kapanık gibidir iç dünya,
İnsanın ruhu kuşkuların pençesinde ve tedirgindir,
Doğanın görkemidir yalnızca günlerini aydınlık kılan
Ve ancak o zaman uzaklaşır kuşkunun karanlık soruları."

İşte kendinde bulduğu özün yansımaları...

Bir suyun akışında, damarlarında gezinen müşterek ritmi bulmuştur, dağın güneşle buluştuğu oyuklarda, kendi dünyasını inşaa etmiştir.

Ahmet Cemal'in eserin ruhunu baş üstünde taşıyan çevirisiyle, Hölderlin'in aklını yitirmeden evvel ki son cümlelerinin hüzünlü vedasıyla başbaşa bırakıyorum sizi...

"Tadını çıkardım bu dünyanın hoşluklarının,
Nasıl da akıp gitti bütün bir gençlik!
Uzakta şimdi Nisan, Mayıs ve Haziran,
Hoşlanmıyorum yaşamaktan, yokum artık!" (Eylül Türk) 
Alman romantizminin en büyük isimlerinden biri olan Hölderlin, 30'lu yaşlarda şiir yaşamı sonlanan, 73 yaşında öldüğünde artık kendinin bile farkında olmayan talihsiz bir şairdir. Şiirleri ağır bir lirizm eşliğinde doğa ve insan sevgisini işler. Romantizm akımı endüstrileşen Avrupa'da yaşamın mekanikleşmesine ve buna bağlı olarak düşünce bağlamında hakim olan pozitivizme ve rasyonalizme tepki olarak ortaya çıkan sanat ve düşünce akımıdır. Kitabın isminden anlaşılacağı üzere delirmenin eşiğindeki şairin bir veda metni olarak da ele alabiliriz:

Tadını çıkardım bu hayatın hoşluklarının,
Nasıl da akıp gitti bütün bir gençlik!
Uzakta şimdi Nisan, Mayıs ve Haziran,
Hoşlanmıyorum artık yaşamaktan, yokum artık!

Klasik şiiri ve konuları seven okur için önerilir. Ahmet Cemal tarafından çevrilmesi de kitap için artı puan. (semih) 
Kitabın ismi çok dikkatimi çekmişti. Çevirmene de bakınca Ahmet Cemal. Hölderlin ismini genellikle alıntılarda duymuştum ama dikkatimi çekmemişti. Neyse önce yazardan söz edeyim. Alman romantizm en başı çeken ismiymiş. 30 yaşına kadar şiir yazmış sonrasında maalesef ki bilincini kaybetmiş. Yani Deliliğin Arifesinde diyerek kitaba ismini veren süreçte buradan gelmekte.

Doğa, iç dünya, vedalaşma gibi konuları işlemiş. Şiirlerinin çoğu mevsimlerin ismi ile adlandırılmış.

Kitabın önsözünü mutlaka ama mutlaka okuyun. Zweig ve Rilke'nin Hölderlin hakkında anlattıklarını es geçmeyin derim naçizane....

Güzel bir eserdi alıntıları incelemenizi öneririm. (insan_okur) 
--reklam--
Deliliğin Arifesinde PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Friedrich Hölderlin - Deliliğin Arifesinde kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Deliliğin Arifesinde PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Friedrich Hölderlin Kimdir?
Johann Christian Friedrich Hölderlin (d. 20 Mart 1770 Lauffen am Neckar; ö. 7 Haziran 1843 Tübingen) Alman lirik şair. Friedrich Hölderlin klasik çağın ve romantizmin en önemli temsilcilerindendir.

Alman şair Johann Christian Friedrich Hölderlin, 20 Mart 1770'te Lauffen am Neckar'de doğdu, 7 Haziran 1834'te Tübingen'de öldü. Küçük yaşlarda babasını, büyükbabasını ve kardeşlerini yitirdi, bu ölümler Hölderlin'i çok etkiledi. Tübingen Manastırı'nda dinbilim, Jena Üniversitesi'nde öğrenim gördü. Hölderlin'in şiirlerini Schiller, Goethe'ye gösterdi, Goethe beğenmeyince müthiş bir düş kırıklığı yaşadı. Özel ders vererek yaşamını kazandı. Bordeaux'a gittiğinde sevdiği kadının öldüğü öğrenince ruhsal bozukluklar yaşamaya başladı. Stuttgart dönüşünde hükümet doktoru saldırganlık belirtileri saptadığından zorla Tübingen'e gönderdi. Çıldırdığı kesinleşince, yaşamının kalanını Neckar ırmağı kıyısında, gözetimine verildiği bir marangoz ailesinin evindeki kulede geçirdi. Tanrı'nın, doğanın ve insanın bir sayıldığı zamanlara geri dönmeyi istemiş, şairin Tanrı ile insanlar arasında bir köprü niteliği taşıdığına inanmıştır.
--reklam--
Friedrich Hölderlin Kitapları - Eserleri
Hyperion : Yunanistan'da Bir Münzevi
Seçme Şiirler
Hyperion I
Deliliğin Arifesinde
Empedokles
Hyperion II
Şiir ve Tragedya Kuramı
--reklam--
Friedrich Hölderlin Alıntıları - Sözleri
Dil pek gereksiz bir şey. Ne yaparsak yapalım asıl söylemek istediklerimiz her zaman için, denizin dibindeki inciler gibi kendi de­rinlerinde ilişilmeden kalır ve söylenemez. (Hyperion : Yunanistan'da Bir Münzevi)
"Kendi içimde bir durak bulamayacak mıyım?" (Hyperion II)
Öyle bilmişim sizi, bir düş değil

Gönlümde sizi duyuşum, (Empedokles)
Ah, insanoglunun deli gönlü için yurt bulunamaz. Güneş ışığı topraktaki bit­kileri önce yetiştirir, sonra nasıl yakarsa, insan da göğsünde biten tatlı çiçekleri, yakınlık ve sevginin sevinçlerini öylece kendi öldürür. (Hyperion : Yunanistan'da Bir Münzevi)
Pek ıssız, pek korkulu çevrem, her şey
Parçalanıp dağılmakta, nereye baksam. (Seçme Şiirler)
"Tatlı bir huzur
Yüreğimdeki her dikenin bedeli..." (Deliliğin Arifesinde)
“Öyleyse neden - uyumak bilmez benim bağrımdaki diken?” (Seçme Şiirler)
“Altüst olacak, umutsuzluktan öleceğini sanacaksın, ama, iç dünyan seni yine kurtaracak.“ (Hyperion II)
Onlara kalbinin bilmecesini vermiştin, çözsünler diye. (Hyperion I)
...sana bir kez daha rastlayım diye konuşulan her dile bürünür, her biçime girer, bin yıllar boyunca yıldızdan yıldıza dolaşırdım. Ama öyle sanıyorum, eşit varlıklar birbirlerine çabuk kavuşurlar. (Hyperion I)
''...içimizdeki sevgi, biz yaşadığımız kadar yaşadığı içindir ki, fakiriz.'' (Hyperion I)
"İnan bana sen insan değil, bir dünya arıyordun." (Deliliğin Arifesinde)
Bilmez misin,
Delilerle dolu bir kentin ne iyi,
Ne olağanüstü olduğunu? (Empedokles)
"Sanat, doğanın çiçek açışıdır, tamamlanışıdır." (Şiir ve Tragedya Kuramı)
Ah! Zavallı ben!
Güzel günlerdi. Ama ardından
Hüzün dolu bir günbatımı geldi. (Deliliğin Arifesinde)
Ah, insanoglunun deli gönlü için yurt bulunamaz. Güneş ışığı topraktaki bit­kileri önce yetiştirir, sonra nasıl yakarsa, insan da göğsünde biten tatlı çiçekleri, yakınlık ve sevginin sevinçlerini öylece kendi öldürür. (Hyperion I)
"Bütünüyle kendine özgü bir yaşamdır paylaşılan,
Bir ruh, ve tedirginlikten uzak bir saygı." (Deliliğin Arifesinde)
İnsanoğlunun dramıdır bu: her başarısını bir yenilgiyle ödemek zorundadır. (Seçme Şiirler)
...sana bir kez daha rastlayım diye konuşulan her dile bürünür, her biçime girer, bin yıllar boyunca yıldızdan yıldıza dolaşırdım. Ama öyle sanıyorum, eşit varlıklar birbirlerine çabuk kavuşurlar. (Hyperion : Yunanistan'da Bir Münzevi)
Saf yaşamda, doğa ve sanat birbirleriyle uyumlu bir karşıtlık içindedir. Sanat, doğanın çiçek açışıdır, tamamlanışıdır. Doğa ancak farklı ama uyumlu olan sanatla birlikteliğiyle göksel olur. (Şiir ve Tragedya Kuramı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/deliligin-arifesinde-friedrich-holderlin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)