# Denizler Dört Duvar - Ayşe Sarısayın Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Denizler Dört Duvar kimin eseri? Denizler Dört Duvar kitabının yazarı kimdir? Denizler Dört Duvar konusu ve anafikri nedir? Denizler Dört Duvar kitabı ne anlatıyor? Denizler Dört Duvar PDF indirme linki var mı?  Denizler Dört Duvar kitabının yazarı Ayşe Sarısayın kimdir? İşte Denizler Dört Duvar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/denizler-dort-duvar-ayse-sarisayin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-06T16:00:15+03:00
- Güncelleme: 2022-05-06T16:00:15+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/06/ayse-sarisayin-kimdir-ayse-sarisayin-kitaplari-ve-sozleri-216026.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ayşe Sarısayın 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750702785 
 Sayfa Sayısı: 144 
--reklam--
Denizler Dört Duvar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Denizler dört duvar, bir ilk kitap. Ama gerçekte, öykücülüğü uzun yıllar denemiş, büyük öykücüleri okuyup özümsemiş ve sonunda yazmaya karar vermiş bir yazarla karşı karşıya gibiyiz. Öyküler, yaşamın çoğu kez ayırdına varmadığımız inceliklerini,yer yer Katharina Mansfield'i anımsatan bir duyarlılıkla, yoğun, özenli bir anlatı biçimiyle dile getiriyor bunu, 'zaman'ı ve 'hüznü' kullanarak yapıyor Ayşe Sarısayın. Bu kitabın adını ben koysaydım, ' Zaman ve Hüzün' derdim, diye düşünüyorum. Ayşe Sarısayın da, bir geçmiş zaman yolcusu. Baudelaire'in 'sanki bin yaşındayım o kadar hatıram var' dizesini çağrıştıran bir geçmiş zaman ağırlığı duyumsanıyor bu öykülerde; her şey sonunda bir belleğe dönüşüyor sanki. Gündelik yaşamın sıradanlığından, yaralayıcı tregedyalar çıkarıyor Ayşe Sarısayın. Ve bunu pürüzsüz bir söylemle yapıyor. İçinden hüznün, zamanın ve belleğin geçtiği benzersiz öyküler...

--reklam--
Denizler Dört Duvar Alıntıları - Sözleri
Yaşamak gibi var mı!
Gidince bitecek mi bu sıkıntı, duvarları aşabilecek miyim gidince?
Beni sevmeni öylesine çok istemiştim ki! Beni alıp götürmeni bekledim. Anlamanı, istemeni...
Görmedin ya da göremedin.
"Keşke olmasaydı, yaşanmasaydı! " dediğim ama hemen ardından bugünkü kimliğimin oluşmasındaki katkısı nedeniyle 'İyi ki yaşandı! ' diye düşündüğüm bir yığın olay...
"Gidince bitecek mi bu sıkıntı, duvarları aşabilecek miyim gidince? "
" Acının
Çok sonra başladığını
Kim inkar eder. "

- Behçet Necatigil -
ama herkesin anlattığı sevda nedir, aşk nedir, hiç bilmemek ...
Git...me dur ne olursun
Gitme kal yalan söyledim
--reklam--
Denizler Dört Duvar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazarın affına sığınarak... Bazı eserlerin ödül almalarında edebi, teknik, kurgu yetenekleri dışında edebiyatla ilgisi olmayan nedenler yattığını, jürilerin bu etki altında karar alıp ödül verdiklerini düşünüyorum.

Eser, 2004 Yunus Nadi Öykü Ödülü almış. Yazarımızın babası hepimizin tanıdığı ünlü şair ve yazar yazar/i1714 Eseri okuyup bitirdikten sonra babasından ötürü almış olabileceği hissi ağır bindi. Neden mi?

Birincisi yazarı, yayınevi de karamsar yazar diye tanımlamış. Karamsarlıkta sorun yok. Ama çok banal yazdıkları. İlişkilerinde sorunlar yaşayan az da kalem tutmayı bilen herkes yazabilir bu hikayeleri. Yazar gibi üç beş Sezen Aksu şarkısı ya da başka birinin şarkılarının sıkıştırıp damar edebiyatı bağlaması çekmek çok zor değil 'bence'.
 yazar/i3323 'e yer yer benzediğini iddia ediyor yayınevi. Evet 'yer yer' benziyor. Sadece karamsarlığı ve depresif ruh halini işlemesi anlamında benziyor. Ama Katherina, kaliteli olay örgülerine sahip bir yazar. Buradaki öykülerdeki olay örgüsü şu tarz; kocamın yüzünü görmek istemiyordum, yüzüme sadece yemek yemek için, kahve için bakıyordu... böyle sıradan cümleler sıradan sonuçlar... Yani Katherina bir Sezen Aksu, yazarımız eski şarkılardan birini coverlayıp ünlenen yeni şarkıcılar gibi.

İkincisi; yazarımız babasının şiirlerini ağırlıklı epigraf olarak kullanmış ve babasının epigrafından yola çıkarak yazmış. Hani burada biz inceleme yazarken başta bir söz yazıp ordan bağlama çekerek devam ediyoruz ya aynen öyle. Bunu nereden çıkardın belki olayın bütününe o epigrafı sonra ekledi diyebilirsiniz. Ama üzgünüm. Epigrafa benzeyen cümle tekrarlarını sık sık göreceksiniz.

Tavsiyeye gelirsek; ben beğenemedim. Ödüllerin hakkını veren daha kıymetli bir esere vakit ayırmanızdan yana gönlüm. Tabii Necatigil'i seviyorsanız kızının kalemini de okuyun kararı siz verin. (Verda) 
"Zaman ve Hüzün": Gündelik, sıradan yaşamların hikayeleri bunlar... Herkesin yaşayabileceği ya da hali hazırda yaşadığı hayat hikayeleri. Ancak her birinin sonunda trajedi var. Özellikle birkaçı gerçekten çok çarpıcı, çok etkileyici.

Ayşe Sarısayın’ın hikayelerinde kadınların kendilerini bulabileceklerini, erkeklerin de kadınların iç dünyasını daha iyi hissedebileceklerini düşünüyorum. Genelde birinci tekil şahıs diliyle yazdığından okurken kendinizi kahramanla kolayca örtüştürüyorsunuz. Birinci tekil şahıs basit kısa cümlelerle sıradan yaşamını bize yine sıradan bir dille anlatıyor; ama Ayşe Sarısayın okuyucuyu işte bu sıradan dil ile çarpıyor, bizi bu sıradanlığın tam merkezine çekiyor. Hikayelerinde bizi, hiç sivriltmediği bir dille günlük sıradan davranışları tariflerken, geleneksel toplumsal yapıya ve toplumda cinsiyet rollerine dair düşünmeye sevkediyor.

İncelemem önceki yıllardan, bu kitabı 3 yıl önce okumuştum. Ayşe Sarısayın’ın ilk hikaye kitabı olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım, zira yılların deneyimiyle yoğrulmuş bir kalemin tadı var hikayelerde... Kendisinin Behçet Necatigil’in kızı olduğunu öğrendiğimde bu güçlü kalemin ve akıcı yazımın hem genlerden, hem de edebiyat çevrelerinden beslendiğini anladım. Kıymetinin pek bilinmediğini düşündüğüm bir yazar kendisi; bu kitabı ile Yunus Nadi ödülünü, "Yorgun Anılar Zamanı" isimli kitabıyla da Sait Faik hikaye ödülünü almıştı.

Tavsiye ederim, seversiniz... (AkilliBidik) 
Yazarın 10 öyküden oluşan kitabı, çoğunlukla melankolik ifadelerle bezenmiş. Okurken insanı çok yormuyor fakat sürekli kendi dünyasını sorgulayan insanların yakınmalarıyla dolu olduğundan biraz sıkıyor. Okuyun veya okumayın diyemem. Yazarın babasının Behçet Necatigil olması sebebiyle meraklılar okuyabilir. (Mustafa DEMİR) 
--reklam--
Denizler Dört Duvar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ayşe Sarısayın - Denizler Dört Duvar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Denizler Dört Duvar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ayşe Sarısayın Kimdir?
Ayşe Sarısayın, 1957 yılında İstanbul'da doğdu. Ortaöğrenimini İstanbul Alman Lisesi'nde tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nden (1981) ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne bağlı İşletme İktisadı Enstitüsü'nden mezun oldu (1986). Uzun yıllar ilaç sektöründe yönetici olarak çalıştı. Evli ve bir oğlu var, İstanbul'da yaşıyor. Babası Behçet Necatigil'in çeviri şiirlerini (Yalnızlık Bir Yağmura Benzer, Adam Yayınları, 1984) ve aile mektuplarını (Serin Mavi, YKY, 1999, Selma Esemen ile birlikte) yayına hazırladı. Behçet Necatigil'e ilişkin anılarının yer aldığı Çok Şey Yarım Hâlâ adlı kitabı, 2001 yılında yayımlandı (YKY). Denizler Dört Duvar (Can Yayınları, 2003) adlı ilk öykü kitabı 2004 Yunus Nadi Öykü Ödülü'ne, Yorgun Anılar Zamanı (Can Yayınları, 2004) 2005 Sait Faik Hikaye Armağanı'na,Karakalem Resimler (Can Yayınları, 2008) adlı öykü kitabı ise Dünya Kitap dergisinin 2008 Yılın Telif Kitabı Ödülü'ne değer görüldü. Erdal Öz, Unutulmaz Bir Atlı adlı biyografi çalışması ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nca desteklenen İstanbulum projesi kapsamındaki Beşiktaş, Yollar ya da Anılar Boyunca adlı kitabı 2009 yılında yayımlanan Ayşe Sarısayın'ın son kitabı Kedimin Adı Çamur (2010). Fırsat buldukça Almancadan çeviriler de yapıyor. Siegfried Lenz'den çevirdiği Almanca Dersi (Deutschstunde) romanına (Everest Yayınları, 2012) Dünya Kitap Dergisi 2012 "Yılın Çeviri Kitabı" ödülü verildi.
--reklam--
Ayşe Sarısayın Kitapları - Eserleri
Ansızın Günbatımı
Yorgun Anılar Zamanı
Kedimin Adı Çamur
Denizler Dört Duvar
Çok Şey Yarım Hala
Denize Yazıldı
Köpeğimin Adı Erik
Erdal Öz
Beşiktaş Yollar ya da Anılar Boyunca
Martılarımın Adı Tahir ile Zühre
Kaplumbağamın Adı Meraklı
Karakalem Resimler
--reklam--
Ayşe Sarısayın Alıntıları - Sözleri
Onca kalabalığa rağmen, yalnız mı hissediyordun kendini, hüzünleniyor muydun zaman zaman? Yıllar geçtikçe çıkarsız, dolambaçsız ilişkilerin özlemini daha çok mu duymaya başlamıştın yoksa?" Ayşe Sarısayın/ Erdal Öz Unutulmaz Bir Atlı (Erdal Öz)
"Konuşmamak, yaşamayı kolaylaştırır belki." (Yorgun Anılar Zamanı)
Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk / Hiçbir yere gitmiyor...
(Edip Cansever) (Ansızın Günbatımı)
Ölüleri önce renkler terk ediyor, ölenlerle birlikte hayatımızın renkleri eksiliyor. (Ansızın Günbatımı)
Yaşadığımız anla sınırlıyız, tüm hayatın o andan ibaret olduğunu sanıyoruz. (Ansızın Günbatımı)
Beni sevmeni öylesine çok istemiştim ki! Beni alıp götürmeni bekledim. Anlamanı, istemeni...
Görmedin ya da göremedin. (Denizler Dört Duvar)
Gidince bitecek mi bu sıkıntı, duvarları aşabilecek miyim gidince? (Denizler Dört Duvar)
"Keşke olmasaydı, yaşanmasaydı! " dediğim ama hemen ardından bugünkü kimliğimin oluşmasındaki katkısı nedeniyle 'İyi ki yaşandı! ' diye düşündüğüm bir yığın olay... (Denizler Dört Duvar)
"Senin de defterin var mı Ayşe?"
"Var tabii, bak burada!"
"Peki, defterine notlar yazıyor musun Ayşe?"
"Yazıyorum Denizciğim. Sonradan çok işe yarıyor bu notlar."
"Peki ama zamanın yoksa ne oluyor?"
"Ertesi gün yazıyorum."
"Yine yoksa?"
"Daha ertesi gün."
"Yine yoksa?"
"Of Deniz, bir ara buluyorum işte."
"Hiçbir zaman yoksa?"
"Öyle bir şey olmaz. İnsan isterse her şeye zaman bulur."
"Zamanın olmadığı bir yer var, ben biliyorum."
"Yok!"
"Var!"
"Neresiymiş?"
"Öldükten sonra zaman yok ki..." (Denize Yazıldı)
" Acının
Çok sonra başladığını
Kim inkar eder. "

- Behçet Necatigil - (Denizler Dört Duvar)
Elleri, ah, elleri! (Yorgun Anılar Zamanı)
Sana uzaktan kolay geliyor ama hiçbir şey göründüğü kadar kolay değil. (Köpeğimin Adı Erik)
"Saldırgan köpek yoktur, onu saldırgan olarak yetiştiren sahipleri vardır." (Köpeğimin Adı Erik)
"Günler geçer ve çalışır şafağın değirmeni/kim bilebilir ki kimi neyi eksittiğini." (Ansızın Günbatımı)
...uzaktan bakışları, gökyüzüyle yeryüzünü birleştiren. (Yorgun Anılar Zamanı)
Erik'in yokluğunu kabullenebilirim belki çünkü sen varsın. Ama senin yokluğuna asla dayanamam... (Köpeğimin Adı Erik)
Ne kadar tek başıma olmak istiyorsam o kadar tek başıma değilim.
Oysa İstanbul’da kurtulmuş gibiyim.
O’ndan korkuyorum, bu beni benden korkmalara kadar götürüyor.
Ne kadar özledim edebiyatla iç içe olmayı. O kadar ara verdim ki. Sapsarı üzünçler içinde dönenip duruyorum•
*Ankara’ya Kaçış |Erdal ÖZ| (Erdal Öz)
Git...me dur ne olursun
Gitme kal yalan söyledim (Denizler Dört Duvar)
...gerçekten ihtiyaç olduğunda günlük kavgalarını bir yana bırakıp ne güzel bir dayanışma içine giriyorlar. İnsanların hayvanlardan öğreneceği çok şey var. (Köpeğimin Adı Erik)
"Kar yağarken ısıtmaz ki terlikler." (Yorgun Anılar Zamanı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/denizler-dort-duvar-ayse-sarisayin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)