# Devam - Şiirler 1953 - Rıfat Ilgaz Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Devam - Şiirler 1953 kimin eseri? Devam - Şiirler 1953 kitabının yazarı kimdir? Devam - Şiirler 1953 konusu ve anafikri nedir? Devam - Şiirler 1953 kitabı ne anlatıyor? Devam - Şiirler 1953 kitabının yazarı Rıfat Ilgaz kimdir? İşte Devam - Şiirler 1953 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/devam-siirler-1953-rifat-ilgaz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-17T04:00:58+03:00
- Güncelleme: 2022-02-17T04:00:58+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/17/rifat-ilgaz-kimdir-rifat-ilgaz-kitaplari-ve-sozleri-154601.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Rıfat Ilgaz 
 Yayın Evi: Çınar Yayınları 
 İSBN: 9789753480031 
 Sayfa Sayısı: 88 

Devam - Şiirler 1953 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çağın gerçekleri, sorunları içinde tarihsel görevinin bilincine varması gereken bir şairin eylemi sözkonusudur bugün. Her yeni çağ aşağıdan yukarıya doğru itilerle oluşup gelişirken, toplumla içli dışlı olması gereken şair de gerçekçiliğin yeni biçimlerini yaratmaya itilmektedir. Şair toplumu değiştirme, oluşturma çabası içinde kendisini de değiştirip oluşturacaktır. Bu gerçeği Brecht'le birlikte yineleyebiliriz:'Her yeni çağ gerçekçiliğin yeni biçimini ortaya koymak zorundadır.'Şairin amacı, bu gerçekleri öğrenmekle bitmiyor. Bunları yapıtına bilgi olarak koymak, şairi sanat dışı gereksiz çabalara götürür. O, bu gerçekleri içeriğine uygun bir biçim içinde yansıtmak zorundadır. Şair, coşku ve hayranlık yaratan kişidir. Bu coşku ve hayranlık, benzer koşullar içinde yaşayanlar arasında mümkündür. Bir şiirin etkileyici ödevi, bu koşulların içindekilerle yüz yüze geldi mi başlar. Bu bakımdan şair yan tutan kişi sayılır."

Devam - Şiirler 1953 Alıntıları - Sözleri
Hekim derdi,
İlaç parası,
Ecelden önce yakamızda.
Ben insanların belki en yorgunu,
Denizin, güneşin özlemi bende,
Bende yaşamanın, çalışmanın özlemi.
Mevsimsiz sevmesini bilirim,
Vakitsiz düşünmesini,
Düşünüp düşünüp üzülmesini.
Gülüşüm, bakışım ayrı,
Belki üzgünüm biraz, yılgın değil,
Farkındayım olup bitenlerin.
Zenginlikte gözün mü var,
Bu da elindedir senin.
Artsa artsa dişten artar,
Nedir boğazına düşkünlük
Hem de böyle iki öğün.
Bir şey bekleme işinden
Sabah giyin,
Akşam soyun!
Biri vurup da ağzından
Almak isterse lokmanı,
Daha önce sen ikram et!
Ne işinden, ne gücünden,
Ne gününden, ne gecenden,
Sana düşmez şikayet.
Benim senetli sepetli toprağım,
Sahipsiz!
Belki üzgünüm biraz, yılgın değil,
Farkındayım olup bitenlerin.
Silinmesin yüzündeki aydınlık,
Bize bırak acısını gidenlerin
Sen kalanlar için yaşa!
Bir kalbimiz var ki öylesine,
Nabızlarımız tanık.
Bakma solukluguna benzimizin
Çıkmayan canda umut!
Karasevda gibidir işsizlik
Çeken bilir!
Mevsimsiz sevmesini bilirim,
Vakitsiz düşünmesini,
Düşünüp düşünüp üzülmesini.
Ben insanların en yorgunu,
Denizin, güneşin özlemi bende,
Bende yaşamanın, çalışmanın özlemi.
Ben ölmedim...
Beni öldürmediler de;
Yaşıyorum, yaşıyorum işte,
Atı kaçında sinek gibi,
Töööbe, töbe!
Hekim derdi,
İlaç parası,
Ecelden önce yakamızda.
Bu ayaklar benden hesap soracak,
Bir düşüncenin peşinde dolaştırdım
Sokak sokak.
Bu baş, bu eğilmez baş da öyle...
Bazı sarhoş, bazı yorgun
Her zaman bir yastığa hasret!
Bu ciğer de hesap soracak,
Esirgedim, güneşini, havasını,
Bu ağız, bu dişler, bu mide...
Ne ikram edebilirim ki bol keseden!
Bu bileklerde hesap soracak,
Göz yumdum çektikleri eziyete.
Bilsem ki kimsenin parmağı yok
Bu sürüp giden işkencede;
Kılım bile kıpırdamadan bir sabah
Çekerdim darağacına kendimi,
Bilsem ki suç bende!..
İşte geldin gidiyorsun,
Çalış çalış sonu yok,
Nedir bu kendine eziyet!
Önce şiirde sevdim kavgayı
Özgürlüğü kelime kelime şiirde.
Mısra mısra sevdim yaşamayı,
Öfkeyi de, sevinci de...
Ateş içinde yaşanır da,
Savaş içinde yaşanmaz.

Devam - Şiirler 1953 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Rıfat Ilgaz 1953'de Devam adlı
şiir kitabını yayınlar ancak
bu kitap toplatılır. Zamanın Basın savcısı, uzun aramalardan sonra Rıfat Ilgaz'ı makamına çağırır.
Rıfat Ilgaz şöyle anlatır bu konuşmayı:

"- Neden böyle memleketi kötüleyici
şiirler yazıyorsun? diye azarlamıştı
beni huzurunda.
- Nasıl şiirler yazayım? dedim.
- Memleketin güzel yanlarını da yaz.
Hiç mi yok memleketin güzel yanları?.. Adalar, Boğaziçi... Anadolu'da
pınar başları, ormanlar, ırmaklar...
- Var efendim, onları yazan şairler de var!
- Sen de yaz!..
- Yazılanları bir kez de ben yazarsam okurlarım ayıplarlar beni, bir şair olarak...
- Suçlanmak daha mı iyi,
varsın ayıplasınlar!..
- Ben realist bir şairim, gördüklerimi yazarım...
- Realist olmaya mecbur musun?..
Natüralist şair ol! Ormanlardan ağaçlardan, çiçeklerden söz et!..

(Sanıyorum, 'Naturalist'i, naturist
anlamına kullanıyordu.
Bu sayın Savcı ünlü Hicabi Dinç'in yerine gelendi. Hicabi Bey'le şakalaşmalarımız
daha hukuksal olurdu hiç olmazsa.)

Bir gün 'Meclis'e hakaretten yapışmıştı yakama. Ben de bu yazıda hakaret yok,
diye diretmiştim çağırttığı makamında.
- Var, demişti, bal gibi Meclis'e
hakaret var!..
- Yok efendim!
- Var!
Baktım yakamı bırakmayacak, ben de:
- Peki efendim var, dedim, var
ama Büyük Millet Meclisi'ne değil!
Belediye Meclisi'ne!
Birden donup kalmıştı.

Bir seferinde de, bu yazıları sen yazmadın, Aziz Nesin yazdı diye tutturmuştu.
Sorumlu müdürdüm. Ben de yazsam,
Aziz de yazsa benim için
bir şey değişmezdi.
Nasıl olsa Kürt Mehmet nöbete gidecekti.
- Ben yazdım! diye diretiyordum.
- Hayır sen yazmadın.
Böyle yazılar yazamazsın, şairsin sen!..
- Görüyorsunuz ki yazıyorum!..
- Beni kandıramazsın!..
Bak Rıfat Bey, ben yazmadım de,
seni kurtaracağım.
(...) Sonuç olarak; Aziz Nesin'e beş ay, bana da sorumlu müdür olarak
yedi ay vermişlerdi..." (•Onur Özkan•) 
"Devam" 1953 yılında yayımlanan, Rıfat Ilgaz'ın dördüncü şiir kitabı. 1950 öncesinde yazmış olduğu şiirlere kıyasla genel olarak konular aynı, fakat şiirler yapısal olarak farklılık gösteriyor. Dikkat çeken ilk farklılık bu eserindeki şiirlerde daha fazla kafiye görülüyor olması. 1940'lı yıllarda yazdığı şiirlerde neredeyse hiç kafiye yok. Bir diğer farklılık ise önceki şiirlerinde duygusal bir anlatım varken, bu eserdeki şiirlerinde yoğun olarak mizahi bir üslubun bulunması.

Eserde oldukça uzun şiirler de var. Yoksul bir ailenin başından geçenleri anlattığı "Mangal" şiiri ve iki işsiz hırsızın, yoksul bir işçi kızı soyduğu, toplumsal sıkıntıların mizahi bir dille anlatıldığı "Filim" şiiri hikaye tadında yazılmış şiirler.

Önceki şiir kitaplarında olduğu gibi Rıfat Ilgaz bu kitabını yayımlandığında da komünizm propagandası yapmak ve müstehcen olaylar anlatmak suçlamasıyla hakkında soruşturma açılmış. Neyse ki suçlamaların asılsız olduğunu belirten bilirkişi raporuyla hapis yatmaktan kurtulmuş. Bu soruşturmalara, suçlamalara karşı "Karartma Geceleri" romanında Mustafa Ural'ın dilinden şöyle seslenir Koca Çınar; "Suç neresindeydi yaptığı işin? Şiir yazmak dünyanın neresinde suçtu, faşist ülkelerden başka?"

İyi okumalar... (Bünyamin Müftüoğlu) 
Rifat ILGAZ:'in şiir kitaplari

Yarenlik (1943);
Sınıf (1944);
Yaşadıkça (1948);
Devam (1953);
Üsküdar’da Sabah Oldu (1954)
Soluk Soluğa (1962);
Karakılçık (1969);
Uzak Değil (1971);
Güvercinim Uyur mu? (1974);
Kulağımız Kirişte (1983);
Bütün Şiirleri (1983)
Ocak Katırı Alagöz (1987); (Mustafa) 

Kitabın Yazarı Rıfat Ilgaz Kimdir?
1911 yılında Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu.7 Temmuz 1993 tarihinde öldü.Rıfat Ilgaz 1940’ların toplumcu-gerçekçi şairlerindendir. 1911 yılında Cide’de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27 Temmuz 1927 ‘de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü sebebiyle buradan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi’nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu.

Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova’da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 ‘de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı. 1939’da İstanbul Karagümrük Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz’ın, yazı ve şiirleri dergilerde yayınlanmaya başladı. 1940 ‘da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1942’de Yürüyüş Dergisi’ni çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A.Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943’te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944’de "Sınıf" adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. 1945’te Gün Dergisi çıktı. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz Nesin’in Cumartesi Dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı. 1946’da Esat Adil, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte Gerçek Gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın Dergisi’ni Esat Adil ve Adil Yağcı ile birlikte çıkardılar. Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat’a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumunda yattı. Şubat 1947’de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz’un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişiyordu. 1950’li yıllarda Ilgaz, gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler.

1952-1960’da Tan Gazetesi’nde dizgici-musahhih ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’ne "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar(Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul’da bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı’nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne" (Yedek Lastik) takma adıyla yazdı. Ocak 1953’te Devam adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı. Rıfat Ilgaz Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında ve kimi edebiyat dergilerinde yazı yazdı. Sınıf Yayınları’nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi. 1970’te Basın Şeref Kartı’nı aldı. 1974’te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide’ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul’da oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte ölümüne kadar yaşadı. Bu olaylar "Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra" adlı kitabında anlatılır. Onu hepimiz Hababam Sınıfı’nın yazarı olarak bildik. Altmış kitabı olmasına rağmen onun şairliğini, romancılığını ve öykü yazarlığını unutmamamız gerekir. Rıfat Ilgaz 7 Temmuz 1993 günü öldü.

Rıfat Ilgaz Kitapları - Eserleri
Karartma Geceleri
Halime Kaptan
Hababam Sınıfı
Sarı Yazma
Hababam Sınıfı Uyanıyor
Apartıman Çocukları

Şeker Kutusu
Nerde O Eski Usturalar
Meşrutiyet Kıraathanesi
Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı
Pijamalılar
Hababam Sınıfı İcraatın İçinde
Garibin Horozu

Hababam Sınıfı Baskında
Karadeniz'in Kıyıcığında
Don Kişot İstanbul'da
Yıldız Karayel
Bacaksız Okulda
Sınıf
Bacaksız Paralı Atlet

Bacaksız Kamyon Sürücüsü
Bütün Şiirleri 1927-1991
Dördüncü Bölük
Yokuş Yukarı
Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra
Bacaksız Tatil Köyünde
Sosyal Kadınlar Partisi

Bacaksız Sigara Kaçakçısı
Kumdan Betona
Yaşadıkça
Hoca Nasrettin ve Çömezleri
Çalış Osman Çiftlik Senin
Radarın Anahtarı
Öksüz Civciv

Yarenlik
Rüşvetin Alamancası
Nerede Kalmıştık
Cankurtaran Yılmaz
Devam - Şiirler 1953
Cart Curt
Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler

Satılmışlar
Ocak Katırı Alagöz
Soluk Soluğa/ Karakılçık/ Uzak Değil
Kulağımız Kirişte
Güvercinim Uyur mu
Üsküdar’da Sabah Oldu
Küçükçekmece Okyanusu

Haydi Yolunuz Açık Olsun
Uzak Değil
Durmak Yok
Bunadı Bu Adam
Fedailer Mangası
Krallar ve Kurallar
Şevket Ustanın Kedisi

Çocuk Bahçesi
Altın Ekicisi
Bütün Şiirleri 1937-1983
Çok Küçüğüm Daha Ben
Kesmeli Bunları

Rıfat Ilgaz Alıntıları - Sözleri
Bizim memlekette zeytin o kadar boldur ki... Ama arayınca tanesini bulamazsınız! Yağını dostlarımıza satarlar, çekirdeğini de bize yuttururlar. (Sosyal Kadınlar Partisi)
Topladığımız gönül çiçekleri
Kucağımızda sararıp solar
Utanır da veremeyiz
Sunamayız dilimiz dolaşır
Oysa neler düşlemişizdir geceden. (Ocak Katırı Alagöz)
"Bakın şu miskinlere, Hababam Sınıfı değil, Hababam Taburu be !" (Hababam Sınıfı)
Sait ne zaman Haluk’la ikimizi bir arada görse süzerdi onu: "İşte benim ustam!" derdi. "Bana gazeteciliği öğreten ilk adam!" (Yokuş Yukarı)
Annem kahve! Emrini alinca, hemen sürerdi cezve yi kahve gelince bos zamanlarinda sardığı sigaralardan birini çıkarır hanım ateş.. Emrini verirdi. Ben kibriti kapıp koşarsam beni terslerdi. Annem karşısında süzüm süzüldukce keyiften bayilirdi. Zevk sahibiydi babam Sandalcı Hamit. (Nerde O Eski Usturalar)
Ben ölmedim
Beni öldürmediler de
Yaşıyorum yaşıyorum işte
At kıçında sinek gibi
Tööbe töbe (Uzak Değil)

Neyimize gerek bizim siyaset.! (Haydi Yolunuz Açık Olsun)
Doğru! Dünyanın parası var İsviç­re'de. Bizimkilerin paraları bile orda! (Hababam Sınıfı Baskında)
"...Ben bugüne kadar tavuk bile kesmedim. Hep bizim büyük hanım keser tavukları."
"Tavuğu kadına mı kestiriyorsun?"
"Kime kestireyim ya?"
"Yenmez kadının kestiği tavuk."
"Pişirdiği pilav yenir de kestiği tavuk mu yenmez,haaa?"
"Asla yenmez."
"Ben yedim oldu Muhzır Efendi. Sana buyur edersem yeme!" (Hoca Nasrettin ve Çömezleri)
Ben kaçıyorum anladın mı, resmen kaçıyorum insanlardan. (Şeker Kutusu)
Poker denilen oyun da particilik gibi… Cebin dolu oldu mu, salla sallayabildiğin kadar. Bu oyunun aslı esası palavra! (Şeker Kutusu)
Gel, değmeden birbirine ellerimiz,
sen günlük işlerinden konuş,
ben sana masallar anlatayım
gelecek günlere dair. (Yarenlik)
"-Sanat gösterisi yapmıyormuşuz da biz ne yapıyormuşuz?
-Gövde gösterisi..." (Dördüncü Bölük)

Açlık ,ekmeğin katığıydı … (Karadeniz'in Kıyıcığında)
Ne demiş en büyük ozanımız
Neden kulak vermiyorsunuz sesine
Bir ağaç gibi hür yaşayın dememiş mi,
Ve bir orman gibi kardeşçesine? (Rıfat Ilgaz - Seçme Şiirler)
"Okuyamadığım kitaplardan kitaplıklar düzdüm." (Sosyal Kadınlar Partisi)
...Aynı bunalımlı günleri birlikte yaşadığımız halde adımı ancak kaşıntılı günlerinde anımsayan dostlara inat! (Yokuş Yukarı)
..Yağlı güreşteki dinç güreşçilere benziyordu balık.Ele,avuca sığmıyordu... (Küçükçekmece Okyanusu)
Allah, bir kapıyı kaparsa bir kapıyı açar. (Apartıman Çocukları)
... değişen hiçbir şey yoktu eğitim, öğretim alanında. Her şey olduğu gibi, bütün düzensizliğiyle sürüp gidiyordu. (Hababam Sınıfı Baskında)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/devam-siirler-1953-rifat-ilgaz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)