# Devir Saati Varlık ve Oluş - Gültekin Karakuş Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Devir Saati Varlık ve Oluş kimin eseri? Devir Saati Varlık ve Oluş kitabının yazarı kimdir? Devir Saati Varlık ve Oluş konusu ve anafikri nedir? Devir Saati Varlık ve Oluş kitabı ne anlatıyor? Devir Saati Varlık ve Oluş PDF indirme linki var mı?  Devir Saati Varlık ve Oluş kitabının yazarı Gültekin Karakuş kimdir? İşte Devir Saati Varlık ve Oluş kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/devir-saati-varlik-ve-olus-gultekin-karakus-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-01-30T18:00:13+03:00
- Güncelleme: 2023-01-30T18:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/01/30/gultekin-karakus-kimdir-gultekin-karakus-kitaplari-ve-sozleri-384630.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Gültekin Karakuş 
 Yayın Evi: H2O Yayınları 
 İSBN: 9786057637321 
 Sayfa Sayısı: 216 
--reklam--
Devir Saati Varlık ve Oluş Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
rın en iyisiydi, zamanların en kötüsü.
Kuşlar kadar özgürdü, açlığa mahkûmdu.
Her şey için vakti vardı, hiçbir şeyin sırası değildi.
Adı G idi, tam olarak bir adı yoktu.
Eşi ve kızı vardı, hiç kimsesi yoktu.
Meslek sahibiydi, şimdi vasıfsızdı.
Arkadaşı yoktu, “ve sahneye K girer.”

Toplumların en eşitlikçi olanıydı, toplumların en adaletsizi.
Ütopyaların vatanıydı, gerçeklerin ülkesi.
Var oluşun anlamıydı, yok oluşun mekânı.
Grero’nun devletiydi, Vozdi’nin nefreti.
Değişimin planıydı, dönüşümün unutulmuşluğu.
Adı reformdu, sanı devrim.
Denetmenler cumhuriyetiydi, bir gizli örgütün karşı devrim düşüydü.

İnsan, türlerin en iyisiydi; toplum, türlerin en kötüsüydü.
Hayatın en güzel günüydü, hayatın en kötü günüydü.
Her şey devir saatinde hiçbir şeye dönüşürdü.
Belki de Varlık ile Oluş arasındaki fark sadece bir Devir Saati meselesiydi.

Algı Kalesi’nin yazarından…
Devir Saati Varlık ve Oluş Alıntıları - Sözleri
Eylemin devamlılığı için ısrar gerekir, ısrar için ise mana.
"İnsanlar oluşlarını kanıksarlar ama varlıklarını nadiren sorgularlar."
Zihin en iyi performansını çıkmaza girdiğinde gösteriyormuş.Zinde olması bir işe yaramaz.
Bir insan ya mutludur ya da mutsuz, ya âşıktır ya da değil. Bunlar ne aranacak ne de bulunacak şeylerdir. Kendiliğinden oluverirler. Aksi halde gayretkeş insanlar istedikleri zaman mutluluktan uçar ve defalarca aşk eteşiyle tutuşurlardı, değil mi ya.
Devir Saati Varlık ve Oluş İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Roman; kader, eşitlik, adalet, toplumsal evrim gibi dikkat çekici kavramlara odaklanıyor. Bu kavramları “ütopik” bir dünyada derinlemesine felsefi bir yaklaşımla ama gündelik yaşamın içinde, sıradan kahramanları bir çöpçü ve bir evsiz yoluyla ele alıyor.
Karşımızda ilginç bir toplum var: Birileri çöp topluyor, lağım temizliyor, tuvalet temizliyor diğerleri ise temiz çarşaflarına sarınıp huzur içinde uyuyabiliyor ama dönüşümlü olarak. Dörder yıllık arayla iyi, kötü, vasat, sanat devirleri yaşıyor insanlar ancak bu sayede eşitlik ve adaletin sağlanacağı kabul edilmiş. Saygınlık, başarı, zenginlik insanlara eşit bir şekilde paylaştırılmış. Yanı sıra hor görülme, aşağılanma, başarısızlık da aynı şekilde eşit oranda bölüştürülmüş…
Peki, içinde yaşadığımız toplumda adalet nerede başlıyor? Dünyaya gelmek üzere olan çocuklara ana rahminden başlayarak bir adalet sağlanabilir mi?
Devir Saati’ndeki toplumda insan doktorken birden temizlikçiye, bir şirket sahibi iken aniden ressama dönüşebiliyor. Toplumsal açıdan saygın ve başarılı bir kadın günü geldiğinde hayat kadınlığı mesleğine geçiyor. Üstelik bunu yıllar öncesinden bilerek ve bunun en adil uygulama olduğuna inanarak bu değişime dâhil oluyor.
Nasıl oluyor bu? Kader eliyle olamaz çünkü bu toplumda Moira’nın kudreti elinden alınmıştır. İnsan gelecekte ne olacağını biliyorsa kadere sahip olabilir mi, daha doğrusu kader diye bir şey olabilir mi? Bu durumda insan emekli olana dek ne yaşayacağını biliyorsa “gelecek” olabilir mi? Devir Saati’nin bu sorulara elbette bir yanıtı var!
Meslek döngüleri bir ödül ya da ceza değil, aksine kaderini bilmek gibi ya da bilmenin kader olduğu bir ütopyada bundan rahatsız olanlar da var. Bu yaşamdan hoşnutsuz olanlar, karşıt devrim yapmak için hikâyenin içinde an kolluyorlar. Dolayısıyla roman boyunca eski toplum ile yeni toplum arasında gerilim yeni kahramanların değerleriyle katmanlaşıyor.
Peki, hangi toplumsal yapı daha iyi? “Toplum herkesi mutlu etmeli mi?” Varoluşumuza bir ayna tutuyor roman. “Değerler farkını” tartışmaktan çok “toplumsal evrimin” bugün yaşadığımız aşamasının değiştirilemezliğine varıyoruz. Gerçekten mutsuzluk pahasına bir toplum ilerlemeli mi? İlerleme nedir ki? Her soruyla tam bir felsefi roman niteliğindeki Devir Saati, binlerce yıllık soruların hâlâ ne kadar taze olduğunu görmek açısından da heyecan verici.
Bu arada romanda çoğu kahramanın ismi yok, sadece harften ibaretler. Bu bir şifre ya da kurgusunun bir parçası. Sanki harfleri birleştirince romanın kodu çözülecek?
Gültekin Karakuş, ilk romanında olduğu gibi Devir Saati’nde de felsefeyi hikâyenin içinde tutuyor. Bilim kurgu türünün altında felsefi kurgu penceresinin açıldığı ve insanı, yaşamı, doğayı ve toplumu anlamlandırmada özgün bir yol izliyor. İnsanın zayıflığını ve görkemini bir arada sunuyor ve sürpriz bir sonla okuyucunun zihninde beliren soruların yanıtını veriyor. (Mehmet Sıddık Çetinkaya) 
Devir Saati Varlık ve Oluş PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gültekin Karakuş - Devir Saati Varlık ve Oluş kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Devir Saati Varlık ve Oluş PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gültekin Karakuş Kimdir?

--reklam--
Gültekin Karakuş Kitapları - Eserleri
Algı Kalesi
Devir Saati Varlık ve Oluş
--reklam--
Gültekin Karakuş Alıntıları - Sözleri
“Anlamak için alışmak gerekir unutma.” (Algı Kalesi)
"Bilmiyorsan söyleyeyim: Varlığın sebebi iman etmektir." (Algı Kalesi)
"İnsanlar oluşlarını kanıksarlar ama varlıklarını nadiren sorgularlar." (Devir Saati Varlık ve Oluş)
" Her fikir bir tohumdur . Zihne düşmesinin üzerinden belli bir vakit geçmeli ki filizlenip olgunlaşabilsin. " (Algı Kalesi)
Birini bulmanın en kolay yolu, onu saklandığı yerden çıkartmaktır, bunun için de saklanan kişiyi artık aranmadığına inandırmak gerekir. (Algı Kalesi)
Her şeye ulaşmak değil de her şeyden vazgeçmek daha zordu galiba... (Algı Kalesi)
" Herşeye ulaşmak değilde , herşeyden vazgeçmek daha zordu galiba. " (Algı Kalesi)
Çok güzel bir öykünün başını bilmeden sonunu duymak manasızdır. (Algı Kalesi)
"İnsanlar badireleri anlayamaz sadece seyreder." (Algı Kalesi)
Bir insan ya mutludur ya da mutsuz, ya âşıktır ya da değil. Bunlar ne aranacak ne de bulunacak şeylerdir. Kendiliğinden oluverirler. Aksi halde gayretkeş insanlar istedikleri zaman mutluluktan uçar ve defalarca aşk eteşiyle tutuşurlardı, değil mi ya. (Devir Saati Varlık ve Oluş)
"Herkesin gerçeği kendi algısı değil midir , en nihayetinde? " (Algı Kalesi)
Eylemin devamlılığı için ısrar gerekir, ısrar için ise mana. (Devir Saati Varlık ve Oluş)
Zihin en iyi performansını çıkmaza girdiğinde gösteriyormuş.Zinde olması bir işe yaramaz. (Devir Saati Varlık ve Oluş)
'' Ne tuhaf şu düşünce denen şey. Gözle tutulmaz, elle görülmez, lakin kitap okuyan bir insan, bir hamal kadar yorulur sırasında. Sanki cümleler birer çuval taşa dönüşür, gözler onları sırtlayıp kitaptan beyne taşır. '' (Algı Kalesi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/devir-saati-varlik-ve-olus-gultekin-karakus-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)