# Devlet ve Kimlik - Aytunç Altındal Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Devlet ve Kimlik kimin eseri? Devlet ve Kimlik kitabının yazarı kimdir? Devlet ve Kimlik konusu ve anafikri nedir? Devlet ve Kimlik kitabı ne anlatıyor? Devlet ve Kimlik PDF indirme linki var mı?  Devlet ve Kimlik kitabının yazarı Aytunç Altındal kimdir? İşte Devlet ve Kimlik kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/devlet-ve-kimlik-aytunc-altindal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-05T15:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-07-05T15:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/05/aytunc-altindal-kimdir-aytunc-altindal-kitaplari-ve-sozleri-262503.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Aytunç Altındal 
 Yayın Evi: Destek Yayınları 
 İSBN: 9789944298704 
 Sayfa Sayısı: 176 
--reklam--
Devlet ve Kimlik Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Alt Kimlik Üst Kimlik, Ümmet Cumhuriyet, Bilim / İlâhiyat Hilâfet / Diyanet, Sekülarizm / Laisizm, Devlet Terör

Doğulu Devlet modelini, Batılı Cumhuriyet modeli ile deyim yerindeyse "Evlendirip" mutlu bir yuva (vatan) kurabilmek çok ama çok zor bir deneydir. Günümüz Türkiye'si işte bu zor evliliği yaklaşık doksan yıldır sürdürmüş ve sürdürmektedir. Kendi alanında ilk ve tek örnek evlilik olan bu oluşum, her yönüyle incelenmesi gereken bir fenomendir. 

Türkiye'de yaşayan bizler ise, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle vb. işte bu zor evliliği sürdürmeye gayret etmiş olan Doğulu Baba Devlet ile Batılı Anne Cumhuriyet'in çocuklarıyız. Onların arasında yaşanan gerilimlerden etkilenip, aralarındaki uyumdan da hoşnut olmuşuzdur. Her türlü engele ve aksiliğe rağmen onlar bu evliliği sürdürebilmeyi bugüne kadar başardılar, şimdi sıra bizlerde. 

Doğulu Baba ile Batılı Anne'nin çocuğu olmak bizlerde bir "Kimlik" bunalımı yaratmıştı, ama artık erginleşmeye başladık. Bu çapraz evlilik bizler için artık "Bunalım" ve "Kültürel Karamsarlık" olarak bir engel değil, tam tersine bize dinamizm ve yaratıcılık verecek bir güç. Hiçbir Avrupa Devleti, böylesi bir şansı yakalayamamıştır. Bunun değerini bilelim. Aramızdaki kavgaların, çatışmaların kökeninde bu garip ama gerçek evliliğin bulunduğunu hiç unutmayalım. Durumun bizlere ne değerler kattığının farkına varalım ve dünya sahnesine işte bu "Farklı Kimliğimizle" çıkalım.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Devlet ve Kimlik Alıntıları - Sözleri
Her insan da doğuştan Kimlik vardır ve sonradan Kişilik oluşur..
Neye inanmak istiyorsa ona inanmalıdır insan.. Bu , Tanrı da olabilir , madde de olabilir , insan da olabilir.. Hiç fark etmez , aslolan inançtır..
Suudi Prens, şöyle bir durdu ve "Kaç para kazanıyorsunuz?" diye sordu. Arkadaşım da çok mütevazı olan maaşını söyledi.
Bunun üzerine Suudi, "Yazık size, gece gündüz çalışıyorsunuz ama para kazanamıyorsunuz" dedi. "Olsun birçok buluş yapıyoruz" diye yanıtladı arkadaşım. Suudi güldü. "İşte mesele burada dedi. Biz Zürich'te hem eğleniyoruz hem de petrolden tonla para kazanıyoruz. Siz buluşlar yapmaya devam edin. Gerekli
olursa biz parasını verip o buluşlarınızı satın alırız, olur biter."
İşte İslam bu kafasızlıktan battı.
Sözün özü: Terör aracılığıyla ne Devlet kurabilir ne de hükümet olunur. Ama bu hayalleri ve düşleri paraya tahvil etmesini bilen birileri, binlerce gencin kanıyla yıkanmış elleri ve vicdansızlıklarıyla Avrupa başkentlerinin gece kulüplerinde "Dolce Vita" hayatı yaşarlar. Ölüme gönderdikleri gençlerden bir tekinin bile adını anımsamadan...
Hedefimiz tüm halkın emperyalce düşünmesini sağlamaktır.
Halford Mackinder
Nükleer silahlara sahip olan ülkelerin uyguladıkları Örtülü Devlet Terörü günümüz dünyasında en temel belirleyicidir. Silah üreticileri, satıcıları ve onlarla işbirliği hâlinde olan uyuşturucu baronları ve silah başta olmak üzere, ilaç ve gıda sanayilerinin büyük baş patronları Terör'ün her şeklinden çok ama çok büyük paylar edinmekteler. Terör aracılığıyla kendine koyduğu hedefe ulaşabilmiş bir tek örgüt yoktur ama terör aracılığıyla inanılmaz servetler edinmiş birçok "saygın" (!) iş adamı, politikacı, diplomat ve general vardır.
Bir kavramın içeriği ile oynanması aynı toplumda yaşayan,aynı değerleri paylaşan bireyler arasında ilkin sözel tartışmalara,ardında da askeri veya sivil müdahalelere ve darbelere giderek de iç savaşlara hatta uluslararası savaşlara neden olur
Faaliyet
Bu kelimenin tdk (türk dil kurumu)rahatsiz edici tarafi neydi.
Neydi faaliyet kelimesinin esrarı
Neden bu kadar rahatsiz olundu...
Faaliyet neydi neden etkinlik oldu
Perdeyi aralama vaktim gelmişdi..
Ve rölante süreçten çıkmanin vaktide!
Policy, Politics ve Politique sözcükleri Türkçede sadece siyaset kelimesiyle karşılanmıştır.Osmanlı'da siyaset kelimesi küçümseme ile ve at cambazı, at terbiyecisi anlamında kullanılırdı.Günümüzde ise, ne yazık ki, Meclis koridorlarında yumruklaşmak ve /veya kahvehanelerde itişip kakışmak ve gazetelerin köşe yazarlarında rakiplerine saldırmakla özdeşleşti.
Çok ilginçtir ki, Hilafet 1924'ten bu yana Cumhuriyet Devleti'nde bir anlamda ""Kabul Salonunda istirahat" eden değerli bir konuk statüsündedir. Ne tam anlamıyla ortadan kaldırılmıştır ne de tam olarak eski yetki, görev ve sorumluluklarına sahiptir.
Oysa ekmek bıçakla kesilir mi kesilmez mi tartışması ilkin Yahudiler tarafından İsa Mesih doğmadan yüz yıl önce tartışılmış ve karara bağlanmıştı.
Terör'ün terminolojisine İslami Terör diye bir kavramın konulması ABD-İsrail kökenli bir girişimdir.
Terör aracılığıyla kendine koyduğu hedefe ulaşabilmiş bir tek örgüt yoktur ama terör aracılığıyla inanılmaz servetler edinmiş birçok "saygın"(!) işadamı, politikacı, diplomat ve general vardır.
Terör, teorik olarak bir Kimlik değil bir Kişilik sorunudur.
Terörist doğulmaz, terörist olunur. Bunun önlenebilmesi öncelikle toplumlarda kişilik bozukluklarına son verecek eğitim ve öğretimin geliştirilmesinden ve yoğunlaştırılmasından geçer.
--reklam--
Devlet ve Kimlik İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İlk defa Aytunç Altındal okudum. Altı bölümde incelenmiş eser. Alt Kimlik / Üst Kimlik
Ümmet / Cumhuriyet
Bilim / İlahiyat
Hilafet / Diyanet
Sekülarizm / Laisizm
Devlet / Terör

Tüm konular da güncel konularla grift şeklinde açıklanmakta. Sonuç olarak tüm konular Türkiye dışında tüm ülkelerin bizim hiçbir zaman dostumuz olmadığı ve olmayacağını bilmemiz ile ilgili. Çünkü Alt / Üst kimlikte ırkçılığın nasıl işlendiği var. Herkesin bu ırkları konuşurken dikkat etmesi gerektiğini söylüyor. Bu bölümde büyük siyasi eleştiriler var. Ümmet / Cumhuriyet de ise dinler ile ilgili terimler var. Bu arada böleceğim ama yazar gerçekten çok araştırmacı ve boş yazmıyor. Ne anlattıysa ispatları ve yabancı kelimelerin Türkçeleri ile de açıklamalar yapmış. Ayrıca Latin ve Yunan dillerine de çok hakim. Hilafet konusunda çok çok dikkat çeken bölüm Atatürk'ün bir 400 sayfalık bir vasiyeti ve bunu kimse inkar etmiyor, yok demiyor aksine biz devrettik diyerek işin içinden çıkılıyor. Kozmik Oda'dan bunlar alınmış, okunmuş olabilir de diyor. Çok dikkat çekici bir konuya parmak basıyor. Atatürk'ün Saltanat'ı kesinlikle reddetiği ve Hilafeti de bir o kadar desteklediğini söylüyor amacının da bir Müslüman birlik kurma amaçlı. Yine Osmanlı Devleti'nin bu Hilafeti yıkılana kadar neden kullanmadığını dillendirmiş. Yine ilgi çekici bir konu da Daniel Defoe roman yazarının bir Türk Casusu olduğunu yazmış ve çok çok detaylı ispatlara dayanan belgelere yer verilmiş. Tamamen bilgi amaçlı bir eser. Bence okunmalı ve araştırılmalı... Güzel beğendim. Yazardan daha elimde iki - üç eser var. En kısa zamanda değerlendirmek üzere... (insan_okur) 
Rahmetli Altındal entelektüel birikimi ile dünya tarihinin önemli ve gizemli bilgilerini elde ettiği belgeler ile insanları aydınlatan bir kişidir. Bu eserinde de önceliği Türkiye’yi etkileyen önemli kavramları açıklayıp yine bunlarla bağlantılı önemli olayları yorumlamış ve anlatmıştır. Kitapta sanırım en çarpıcı iddia ise Atatürk’ün vasiyeti olan kısım olacaktır hilafetle ilgili. Okumanızı tavsiye ederim. (Tayfun CANSIZ) 
Kapalı algıları açan, insanı uykudayken bile düşündürebilen bilgiler saklı bu kitapta.. Hilafet/Diyanet başlığı ise en heyecanlı kısmını oluşturuyor kitabın.. (ibrahim yılmaz) 
--reklam--
Devlet ve Kimlik PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Aytunç Altındal - Devlet ve Kimlik kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Devlet ve Kimlik PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Aytunç Altındal Kimdir?
Aytunç Altındal asıl ismi Aytun Altındal (d. 12 Ocak 1945, Bakırköy, İstanbul), tarih ve politika alanında faaliyet gösteren Çerkez asıllı Türk gazeteci, yazar ve araştırmacı. Dinler, felsefe, gizli örgütler ve sair konularda birçok makale ve kitap yazmıştır.

Öğrenimi

İlkokulu İstanbul'da, ortaokulu Diyarbakır'da (1956) bitirdi. Haydarpaşa, Kabataş ve Pendik liselerinde okuyarak liseyi tamamladı.

Aile Hayatı

Aytunç Altındal'ın babası Cavit Altındal, Beşiktaş kulübünde futbol oynamış aynı zamanda Haysiyet Divanı Başkanlığı yapmıştır. Annesi Fatma hanım ise ev hanımı. Aytunç Altındal, 4 kardeş içinde en küçük olanıdır.

Siyasi Hayatı ve Çalışmaları

Aytunç Altındal 1973 yılında Partizan adlı şiir kitabı nedeniyle 7.5 yıl hapse mahkum oldu ve yurtdışına kaçtı. 1975 yılında İsviçre'de "Marksist Yaklaşımla Türkiye'de Kadın" adlı kitabı çıkardı. 1977'de Havass ve1984'de Süreç yayınlarını kurdu. 1982'ye kadar Süreç dergisini yönetti. Daha sonra 1989'da Zürich'te Modus Vivendi Yayınevi ve Sanat Galerisini yönetti. Yine 1989 yılında Rusya'da Kültür Danışmanlığı görevini yaptı. 1992'de İngiltere Edinburg'da ki International Academy For European and Christian Studies kuruluşunda Project Academic Board (Akademik Proje İdari Heyeti) üyeliğine seçildi. Aynı yıl İngitere'de yayınlanan Three Faces Of Jesus(Üç İsa) adlı kitabı dünya basınında geniş yankı buldu. Daha sonra 1993'de Rusça'ya çevrildi.

1993'te International Society For The Study Of European Ideas (Uluslararası Avrupa Düşünce Çalışmaları Topluluğu) Bilimsel Kuruluna üye oldu. Aynı yıl Avusturya'nın Graz şehrindeki Karl- Franz Üniversitesi tarafından düzenlenen European Seculer Legacy (Avrupa'nın Laik Vasiyeti)adlı uluslararası konferansta Oturum ve Bölüm Başkanlığına seçildi.

1995'te merkezi New York'ta bulunan Carnagie Council On Ethics And International Affairs örgütüne davet edilen, ilk ve tek Türk Konuşmacı oldu.

Aynı sene, New York'ta Birleşmiş Milletler bağlantılı Global Forum Of Spiritual And Parliamentary Leaders Or Human Survival (İnsan Yaşamından Sorumlu Ruhani ve Siyasi Liderler Global Forumu)'nda Uluslararası Danışman üyesi oldu.

Ünlü Fizikçi Isaac Newton'un bugüne kadar hiç bilinmeyen bir kitabını da yayınlayan Altındal, Uğur Mumcu'nun "Sakıncasız" adlı eserinin de yapımcılığını üstlendi.

Şiir dışında deneme ve inceleme türlerinde eserler verdi. 1964'ten başlayarak Haber, Akşam, Cumhuriyet, Yeni Halkçı, Ulus, Yenigün gibi gazetelerde yazılar yazdı. Çeviri yaptı. Dokuz çeviri kitabı yayımlandı. Yedi kitabı yasaklandı. Fransa ve İsviçre'de bazı yazıları yayımlandı. Şiirleri Sanat Edebiyat, Varlık, Süreç, Bilim-Sanat gibi dergilerde yayımlandı. Bazı şiirleri Amerika ve İzlanda dergilerinde yer aldı.
--reklam--
Aytunç Altındal Kitapları - Eserleri
Bilinmeyen Hitler
Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri
Gül ve Haç Kardeşliği
Bir Türk Casusunun Mektupları
Üç İsa
Kehanetler Kitabı
Hangi İsa
Yoksul Tanrı Tyanalı Apollonius
Türkiye'de ve Dünyada Casuslar
Devlet ve Kimlik
Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi
Tanrı Neden Fikir Değiştirdi?
Bilinmeyen Vatikan
Türkiye ve Ortodokslar
Kültür Emperyalizmi
Papa 16. Benedikt
Laiklik - Enigma'ya Dönüşen Paradigma
Türkiye'de Kadın
Haşhaş ve Emperyalizm
Elvedasız
Çağların Sorumluluğu
Siyasal Kültür ve Yöntem
Kültür Savaşları - II
Elvedasız Ayrılık
Meryem ve Hilal
--reklam--
Aytunç Altındal Alıntıları - Sözleri
Cizvitler Hitler'den tutun da Kenny'nin öldürülmesine kadar sayısız '' konspirasyon teorisinde '' baş rolü oynamışlar ve oynamaya da devam etmektedirler . (Papa 16. Benedikt)
Türkiye'de, gerçekte, "Şeriat"a bağlı bir Devlet düzeni kurabilmek hayalden de öte bir halüsinasyondur. Din'i Devlet işlerine alet edebilmek ise, öncekinden daha Zırva bir iddiadır. Siz 1990'lar Türkiyesi'nde, bir yetkilinin örneğin baştan aşağı zemzem suyuyla yıkanmış, namazında niyazında "Tam" Müslüman bir Devlet yetkilisi IMF ile, Dünya Bankasıyla, AET ile, NATO ile islami Şeriat'a uygun anlaşmalar imzalayabileceğini düşünebiliyor musunuz? Sadece Türkiye'de değil, dünyanın hiçbir ülkesinde -İran dahil - taraflardan biri, dinsel esaslara göre hazırlanmış bir "Petrol" ya da "Teknoloji" ya da "Ticaret" anlaşması imzalatmayı isteyemez. Bu koşullar altında "Şeriat Devleti" bir aldatmaca ve umacı işlevini görmektedir, o kadar. (Laiklik - Enigma'ya Dönüşen Paradigma)
kimi niçin seveceğimi, biliyorum
aştım duygusallığı, sıyrıldım düşlerden... (Elvedasız)
Vatikan’a bağlı olan gizli örgüt OPUS DEİ (Tanrının işleri) gittiği her ülkede ilkin mesleğimde çabuk yükselmek isteyen hırslı, yerleşik, ahlaki değerlere önem vermeyen şahıslarla, kendileri çok önemseyen fakat nedense adlarını duyuramamış aydınları avladı. Özellikle basın ve tv ile bunları destekledi. Sonra bunları kullanarak ülkelerde her istediğini yaptırır hale geldi. (Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri)
Dünya Müslümanları bir konuda şaşmaz bir istikrara sahipler; ''şaşkınlıkta''. Müslümanlar kadar şaşırmayı seven insanlara az rastlanır doğrusu! (Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi)
"Öğrenebileceğin kadar öğren,fakat kimliğini hiçbir zaman açıklama..." (Bilinmeyen Hitler)
Eğer başınıza bir despot geçmişse bunun sorumlusu sizlerisiniz.Yüce Yaradan alnınıza diktatörleri yazmamıştı,bunu sizler kendi kendinize yazıyorsunuz.(23 Ağustos 1974. & Milliyet Sanat (Kültür Emperyalizmi)
Yüzyıllar boyunca süren bu mezhepler arası kavgalar, Rus Ortodoksluğunun en belirleyici özelliği olmuştur. Birbirlerine amansızca saldıran bu mezheplerin mensupları kanlı kıyımlar yapmışlardır. Örneğin 17.yüzyılda patlak veren bir mezhepler arası savaşta geleneğe bağlı kalmak isteyen "Eski Müminler" tarikatının üyeleri, bizzat Rus Ortodoks kiliseleri tarafından suçlanmışlar ve işkence edilerek öldürülmüşlerdi. (Türkiye ve Ortodokslar)
İnanç, bilgiyi dışlar. Aslolan inanmaktır.
"Credo quia absurdum est."(Saçma olduğunu ben de biliyorum ama içimden inanmak geliyor, yapılacak birşey yok!!!) (Hangi İsa)
Sözün özü; Türkiye'nin AB'nin tarihinde vardır ama kültüründe yoktur. (Gül ve Haç Kardeşliği)
1600 yılına kadar Engizisyon Mahkemesi'nin, ajanlar kullanarak yakılarak öldürttüğü insan sayısı on binlerle sayılmıştır. (Türkiye'de ve Dünyada Casuslar)
Bu mezhep ve tarikatın üyeleri o günlere kadar alışageldikleri tarzda, yani gelenekleri gereği, Haç işaretini iki parmaklarını kaldırarak yapmaktaydılar. Ama kilise bunun üç parmağın kaldırılmasıyla yapılması gerektiğini öne sürünce, "Eski Müminler" mezhebini üyeleri, işkencede ölmektense topluca intihar etmeyi yeğlemişlerdi. (Türkiye ve Ortodokslar)
Bir şeyi bilmenin alameti doğru soru sormaktır. (Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri)
Her insan da doğuştan Kimlik vardır ve sonradan Kişilik oluşur.. (Devlet ve Kimlik)
Sorunlardan ''mucizevi'' girişimlerle, olağanüstü şahısların önderliğinde -bir anlamda çağın Mesih'leri aracılığıyla- kurtulmaya şartlandırılmış olan Türkiye toplumunda... (Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi)
17 temmuz 2000 de New Yorker dergisinde Hitler'in amerika'da yaşayan üvey kardeşinin ailesiyle ilgili bir inceleme yayımlandı. Yazar Timothy W. Ryback , bu aileden adını vermediği bir adamla görüştüğünü ve bu kişinin kendisine " Hitler Ailesin'de yahudi kanı vardır. Hatta bir amcamız şimdi Tel aviv'de yaşıyor dediğini aktarmıştır. (Bilinmeyen Hitler)
Hem Tevrat hem de Torah Avrupa'da özellikle de ortaçağ boyunca daima lanetlen­miş ve yakılmıştı. Tıpkı Teocide=Tanrı Katili diye tanım­lanan Yahudiler gibi! Kilise'nin dilinde Yahudi, Tanrı İsa'yı öldürmüş olan katildi. (Hangi İsa)
Tarih boyunca kendilerinin toplum tarafından sefil bir yaşama mahkûm edilmiş oldukları duygusuna kapılmış olan birçok fahişe, intikam, nefret, garaz gibi duygularla hareket edebildikleri için düşman ülkelerin istihbarat örgütlerince elde edilebilecek ilk kişiler arasında sayılmışlardır. (Türkiye'de ve Dünyada Casuslar)
Filistin, İsa'nın yaşadığı dönemde Roma'nın egemen­liği altında bir Teokrasiydi. Yahudi Şeriatı acımasız bir şekilde uygulanıyordu, bunu ihlâl en hafifinden ağır hapis veya "Dışlanma" cezasını öngörüyordu. Ve İsa, bunu gö­ze alarak Sinagoga=Havra'ya gitti ve avluda para ticareti ve tefecilik yapan Yahudilerin masalarını devirdi, onlara faizciliğin ve tefeciliğin "Caiz" olmadığını söyledi. Oysa para ticareti ve diğer yollardan Havra her yıl büyük para­lar kazanıyordu. Yazar Jim Bishop'un yaptığı hesaba gö­re, Filistin'deki 3 milyon Yahudi her yıl sadece "Bağış" olarak, 1959 verilerine göre, 420.000 Pound para ödüyordu.
Ve bu paraların büyük kısmı da en güçlü Ya­hudi Ailelerinin ve Cemaat Önderlerinin arasında pay edi­liyor ve Sinagog'un avlusundaki tefeciler/aracılar tarafın­dan çoğaltılıyordu. (Hangi İsa)
İbranice İsrael adı, "Tanrı'yla mücadele eden" anlamına gelmekteydi. (Üç İsa)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/devlet-ve-kimlik-aytunc-altindal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)