# Devrimden Önceki Gün - Ursula K. Le Guin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Devrimden Önceki Gün kimin eseri? Devrimden Önceki Gün kitabının yazarı kimdir? Devrimden Önceki Gün konusu ve anafikri nedir? Devrimden Önceki Gün kitabı ne anlatıyor? Devrimden Önceki Gün kitabının yazarı Ursula K. Le Guin kimdir? İşte Devrimden Önceki Gün kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/devrimden-onceki-gun-ursula-k-le-guin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-12T00:00:14+03:00
- Güncelleme: 2022-03-12T00:00:14+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/12/ursula-k-le-guin-kimdir-ursula-k-le-guin-kitaplari-ve-sozleri-173890.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ursula K. Le Guin 
 Çevirmen: Ayberk Erkay 
 Çizer: Arnal Ballester 
 Yayın Evi: İnka Yayınları 
 İSBN: 9786058029514 
 Sayfa Sayısı: 64 
--reklam--
Devrimden Önceki Gün Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ursula Le Guin, ilk olarak 1974 yılında Galaxy Science Fiction dergisinde yayınlanan öyküsü Devrimden Önceki Gün’de, artık bir klasik haline gelen muhteşem romanı Mülksüzler’de resmettiği anarşist toplumun temellerinin atıldığı Devrim’e önderlik eden Odo’nun hikâyesini anlatıyor. Devrim’den önceki günün hikâyesini... İyi okumalar!

“Le Guin kalemini nadiren rastlanan ahlaki ve psikolojik bir entelektüellikle kullanıyor… masallar yazıyor: olağanüstü bir giriftliğe ve muazzam bir yaratıcılığa sahip masallar.”

- Newsweek -

“Ursula Le Guin’in anlatısı ışık ve zekâ saçıyor. Öykü edebiyatını şiir seviyesine ulaştırmayı ve alegorinin yoğunluğunda sıkıştırmayı başarıyor.”

- Jonathan Lethem -

“Muhteşem bir öykücü… Anlatısı, Borges’de olduğu gibi, spekülatif kurgu ile gerçekçilik arasında yükselen duvarlardaki çatlaklarda hayat buluyor.”

- San Francisco Chronicle Book Review -

“Le Guin’in yaptığı şeyi yapabilecek başka birini tanımıyorum. Onun yazdıkları muhteşem derecede yalın ve gün ışığı kadar berrak, Buddha’nın gülüşü gibi: neşeli bir ciddiyete sahip, bir şakadan ibaret olan hayattan zevk alıyor. Le Guin aşk hakkında yazıyor, saflık ve yalınlıkla aşkı ve aşkın zapt edilmeyi reddedişini kaleme alıyor ve bunu çok güzel bir şekilde yapıyor.”

- Nicola Griffith -

(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Devrimden Önceki Gün Alıntıları - Sözleri
Sahip olduğunuz tek şeyin çamur olduğunu düşünün, eğer Tanrı'ysanız bu çamurdan insan yaratırsınız, eğer insansanız, içinde insanların yaşayabileceği evler yaratırsınız. Fakat kendilerinin çamurdan daha değerli olduğunu düşünen insanlar bunu anlamamıştı...
"İnsanın tabiatını değiştireceğine yönelik bir iddiada asla bulunmamıştı."
İnsanın zaferin tadına varabilmesi için önce umutsuzluğu yaşamış olması gerekiyordu.
Yüreğimizde yeni bir dünya taşıyoruz.
İnsanın kendi bedeni bir nesne değildir, bir aksesuar değildir, göz zevki vermekle yükümlü bir süs eşyası değildir, sensindir o, yalnızca sen, kendin. Ne zaman ki sen olmaktan çıkar, senin olmaya başlar, sahip olduğun bir şey olmaya başlar, sen de o zaman başlarsın işte onun için kaygılanmaya...
İnsanın zaferin tadına varabilmesi için önce umutsuzluğu yaşamış olması gerekiyordu.
“Kimim ben?”
Büyük değişimlere yalnızca zaman vesile olabilir.
Sahip olduğunuz tek şeyin çamur olduğunu düşünün, eğer Tanrıysanız bu çamurdan insan yaratırsınız, eğer insansanız, içinde insanların yaşayabileceği evler yaratırsınız.
Konuşmaya ve bağırmaya devam ediyorlardı.
Devrim.
Umut etmekle geçen bir ömrün ardından, zaferin tadının nasıl çıkarılacağını unutuyordu insan. İnsanın zaferin tadına varabilmesi için önce umutsuzluğu yaşamış olması gerekiyordu.
Yüreğimizde yeni bir dünya yaşıyoruz.
Büyük değişimlere yalnızca zaman vesile olabilir.
--reklam--
Devrimden Önceki Gün İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ursula K. Le Guin deyince aklımıza ilk gelen kitap ya bir edebiyat klasiği olan Yerdeniz'dir ya da seneler boyunca bu ülkede hep Mülksüzler kitabı olmuştur... uzun seneler boyunca, upuzun.

Mülksüzler, Anarres ve Urras adında iki uydu ve birbirine zıt sosyal ve idari koşullarda kurulmuş gezegeni anlatır. Anarres'te anarşist bir yaşam vardır. Buraya Urras gezegeninde Odo adıyla bilinen bir kadım devrimcinin anarşist ideallerine inanan sürgünler gelmiştir ve yeni hayat burada biçimlenmiştir.
 Seneler ve kuşaklar sonra Anarresli fizikçi Shevek Urras'a gider. Kitap bu ziyareti anlatır, anarşist bir toplum yapısının meseleleri, sorunları ve yaşanışı ile Urras'ın kapitalist ve hiyerarşiye dayalı yapısını karşılaştırır. Kitapta Anarreslilerin yaşamlarının temelinde Odo'nun fikirleri vardır. İşte "Devrimden Önceki Gün", Mülksüzler'de sadece adı geçen ama bir karakter olarak yer almayan Odo'nun Urras'ta meydana gelmek üzere olan büyük eylem ve grevden bir önceki gününü anlatıyor. Odo eşini kaybetmiş yaşlı bir kadındır; çevresindeki gençlerin, ideallerini takip eden, bu ideallere inanan ve bu ideallerin siyasetini yapan özellikle gençlerin yanındadır ama geçirdiği rahatsızlık ve yaşlılığın getirdiği yorgunluk ve bezmişlikle geçmişinin anlamları arasında sıkışmış bir halde hem hayatı hem geçmişi, hem cinselliği, hem de yaklaşmakta olan şeyi düşünerek geçirir devrimden önceki son günü. Odo'nun mezartaşında yazan "gerçek yolculuk, geri dönüştür" sözü de sadece Urras'tan geri dönen Shevek'i kastetmez; gerçek yolculuk, gerçek ve hakiki yuvaya dönüştür; aylardır aklımdan çıkmadığı gibi, Henry Palace'ın bir tarikatın akşam yemeğinde başlarına ne geleceğini bilmeden inananlarıyla dua ederken gökleri devasa bir göktaşının kızıla boyamasını beklemek gibi. Bütün hikâyelerin sonuna gelmiş olmanın verdiği bir teslimiyet duygusuyla sakinleşmek, her şeyi oluruna bırakmak ve vazgeçmek. Odo'nun yaptığı gibi.

Devrimden Önceki Gün, 1974'te Nebula Kısa Öykü Ödülü'nü, 1975'te kısa öykü dalında Locus ödülünü kazanmış. 1975 yılında ayrıca Hugo ödülüne aday gösterilmiş , bu ödülü Larry Niven'a kaptırmış ama aynı yıl en iyi roman ödülünü de yine Ursula K. Le Guin Mülksüzler ile almış.

Bu öykü ayrıca yazarın "Rüzgârın On İki Köşesi" adlı kitabının da son öyküsü. (CemCBG) 
Anarşist toplumun temellerinin atıldığı Devrim’e önderlik eden Odo’nun hikâyesini anlatan bir eser.. Odo, yaşamda az rastlanan baskın ve ilgi uyandıran bir karakter tipi. Le Guin'in kaleminde yine olağünüstü bir giriftlik okuru karşılıyor. Le Guin, muazzam bir öykücü diyebilirim, bu kitabı ile beraber yazarın 7.eserini okumuş bulunmaktayım ve müptelası oldum. Batı tarzı eserleri sevdirecek bir yazar. Aşk, gerilim, merak, bilgi.. Yazarda ne ararsanız var. Le Guin'i mutlaka keşfetmelisiniz. Keyifli okumalar dilerim şimdiden eseri okuyacaklara.. (Nümâyân) 
İki gün önce okumayı bitirdiğim kitap hakkında bir kaç satır yazmadan geçmek istemedim. Yazar güzel bir öykü yazmış öykünün içeriğine dair fazla söze gerek yok zaten okunan bilinen bir şey. Kitap yaşama dair olgun bir aklın eseri, yazarın 1929 doğumlu olduğu göz önünde bulundurulursa - 74 yılında yayınlanmış - edebi üslubuna bunun yansıması gayet doğal. Çok el üstünde tutulan bir eser olmasının nedeni sanırım politik bir öykü olarak algılanması fakat politikaya dair çok net şeyler söylemiyor, kitaplarıyla ün salmış anarşist bir karakter var öykü ona dair. Toplumsal dönüşümün arifesinde yaşadıkları düşündükleri vs. Çok bilinen 'Mülksüzler' kitabıyla ön plana çıkmış bir yazar. Benim okuduğum ilk kitabı başka bir kitabını okur muyum? Bilmem. (Selim) 
--reklam--
Devrimden Önceki Gün PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ursula K. Le Guin - Devrimden Önceki Gün kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Devrimden Önceki Gün PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ursula K. Le Guin Kimdir?
Ursula Kroeber Le Guin (d. 21 Ekim 1929) ABD'li yazar. Bilim kurgu ve fantezi edebiyatının en önemli yazarlarından kabul edilen Le Guin, bu alanlardaki eserlerinin yanı sıra şiir, tiyatro, çocuk ve genç edebiyatı alanlarında da yazar ve çevirmen olarak katkıda bulunmaktadır. İlk romanı 1966 yılında yayımlanan Le Guin'in eserlerinde ağırlıklı olarak Jung'un, taoizimin, varoluşçuluğun ve yunan mitolojisinin etkileri görülmektedir. Yazar, başta Hugo ve Nebula olmak üzere pek çok ödülün sahibidir.

Yaşamı

Ursula Kroeber, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde 1929 yılında dünyaya geldi. Antropolog bir babayla (Alfred Kroeber) psikolog ve yazar bir annenin (Theodora Kroeber) kızıdır. İsmini doğum tarihi olan Azize Ursula Günü'nden aldı. Ebeveynleri tarafından üç erkek kardeşi ile beraber kültürel çeşitlilik fikrinin hakim olduğu bir ev ortamında yetiştirildi. Massachusetts-Radcliffe College’da lisans eğitimini tamamladıktan sonra Columbia Üniversitesi'ni bitirdi ve yüksek lisansını “Fransa ve İtalya’da Orta Çağ ve Rönesans Dönemi Edebiyatı” üzerine yaptı. 1951’de tarihçi Charles A. Le Guin ile evlendi. Üç çocuk ve dört torun sahibi oldu. Le Guin 22 Ocak 2018'de Portland'daki evinde 88 yaşında öldü.

Edebiyat hayatı

Bilimkurgu türünde yazmaya 1960'li yıllarda başladı. İlk öyküsü 1962’de yayınlandı. Pek çok üniversitede ders verdi, çeviri, derleme ve makaleleri yayınlandı. Le Guin, 1969'da yazmış olduğu "Karanlığın Sol Eli" adlı romanıyla bilimkurgu dünyasının iki büyük ödülü olan Hugo ve Nebula ödüllerini aldıktan sonra ün kazanmıştır. Ayrıca, 1974'te yazmış olduğu ütopik bilimkurgu romanı Mülksüzler ile 1975'de yine Hugo ve Nebula ödüllerini almıştır. Bilimkurgu ve fantastik kurgunun yanı sıra şiir ve çocuk kitapları da bulunmaktadır.

LeGuin, teknolojik gelişmelerin değil, politika, toplumbilim ve psikolojinin öne çıktığı ve alternatif toplum biçimlerinin sorgulandığı bilimkurgu yaklaşımının en önemli temsilcilerindendir.

Eserleri arasında özellikle Yerdeniz Üçlemesi ve buna sonradan eklenen dördüncü, beşinci ve altıncı kitapla çok ciddi hayran kitlesine ulaşmıştır. Bu serinin 3. romanı olan "En Uzak Sahil" (The Farthest Shore) kitabıyla 1973 yılında Çocuk Kitapları için verilen ABD milli ödülü (National Book Award) kazanmıştır. 1990 yılında yeniden Nebula ödülünü Tehanu ile kazanmıştır.

Ana temaları

Temel feminist teoreme oldukça hakim olan Le Guin yazılarında teorisini gizlice vererek erkek okuru rahatsız etmez ve teoriyi okuyucuya gizlice zerk eder. Anarşist eğilimli ya da anaerkil toplumlar yaratmaktan çekinmez. Zaten hayatı boyunca asice hareket etmiştir. Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar adlı makale denemesinde, bir yazısında zamanında Playboy dergisinde bile yazdığını söylemektedir. Pek çok okuru için bilge bir kadın tiplemesi olan LeGuin Ged (Çevik Atmaca) karakteri ile de pek çok okurun kişiliğine etki etmiştir. Yüzüklerin Efendisindeki bilge ve ilk yaratılanGandalf'ın aksine (Gandalf Tolkien mitosunda ilk yaratılan ve kutsal olan maiardandır. Bkz. Güç Yüzüklerine Dair adlı Tolkien kitabı) LeGuin'in baş kahramanı Ged Gontlu bir keçi çobanı olarak başlayıp Roke adası büyücülerinin en büyüklerinden olmuştur. Yeraltı tanrılarının başrahibesi Tenar ise sıradan bir kadın olmayı tercih ederek kendini bulmuştur. LeGuin'in her kahramanı, her romanı bir süreç, bir değişim anlatır. Bilgeliği ve büyümeyi değişmekten korkmamakta bulur.

Le Guin'in karakterleri basma kalıp kahramanlardan uzaktır. Genç mükemmel kadın ve erkekler yaratmayan yazarın kahramaları genellikle yaşlı adamlar veya koca karılar, cılız, sakat veya tecavüze uğramış ve intikam peşinde koşamayacak kadar çaresiz çocuklardan oluşmaktadır. Bu haliyle Le Guin romanları çaresizliği, yaşama cesaretini vurgulayan mütevazi görünümlü gizli bir romantizim barındırmaktadır. Oldukça sık kölelikten bahseder. Öncelikle köleliği tüm şatafatlı sembollerinden arındırır. Köleleri, bir kölenin yalın ve itirazsız, itaatkar dünyasında her hangi bir şeyi sorgulama yeteneğinden yoksun insanlardır. İsyandan bahseder, ama yanlışlıkla köle sıfatı taşıyan soylu kurtarıcılardan yoksundur hikâyeleri. Kadınlık ve erkeklik, çocukluk ve erişkinlik, kölelik ve sahiplik gibi zıtlıklara vurgu yapmaktadır. Le Guin yalın ama şiddet dolu bir evreni yansıtır. Şiddeti adlandırmaktan çekinmez. Özgürlük ve cesaret dolu bir dili vardır.

Daha fazla bilgi için: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ursula_K._Le_Guin
--reklam--
Ursula K. Le Guin Kitapları - Eserleri
Mülksüzler
Yerdeniz Büyücüsü
Atuan Mezarları
Sürgün Gezegeni
Karanlığın Sol Eli
En Uzak Sahil
Tehanu
Yerdeniz Öyküleri
Öteki Rüzgar
Her Yerden Çok Uzakta
Rüyanın Öte Yakası
Yaban Kızlar
Dünyaya Orman Denir
Yerdeniz
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar
Marifetler
Anlatış
Rocannon'un Dünyası
Lavinia
Lao Tzu: Tao Te Ching
Sesler
Başlama Yeri
Güçler
Devrimden Önceki Gün
Bağışlanmanın Dört Yolu
Dümeni Yaratıcılığa Kırmak
Rüzgargülü
Balıkçıl Gözü
İçdeniz Balıkçısı
Orsinya Öyküleri
Yanılsamalar Kenti
Dünyanın Kıyısında Dans
Yazma Üzerine Sohbetler
Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak
Uçuştan Uçuşa
Kanatlı Kediler Masalı 1 - Dört Yavru
Zihinde Bir Dalga
Rüzgarın On İki Köşesi
Aya Tırmanmak ve Diğer Öyküler
Malafrena
Hep Yuvaya Dönmek
Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler
Şimdilik Her Şey Yolunda
Günün Geç Vakitleri
Kanatlı Kediler Masalı 2 - Yuvaya Dönüş
Boşa Geçirecek Vakit Yok
Kanatlı Kediler Masalı 4 - Kentte Tek Başına
Balık Çorbası
Kanatlı Kediler Masalı 3 - Yeni Arkadaş
Uçsuz Bucaksız
The Ones Who Walk Away from Omelas
Sözcüklerdir Bütün Derdim
Başka Bir Yer
Denizyolu
Atmacanın Türküsü
The Daughter of Odren
Schrodinger’s Cat
The Stars Below
Direction of the Road
Things A Story
A Trip to the Head
The Field of Vision
Semley's Necklace
Vaster than Empires and More Slow
Why are Americans Afraid of Dragons?
Yerdeniz Büyücüsü
The Other Wind
Tales from Earthsea: The Fifth Book of Earthsea
Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu
Tehanu
The Farthest Shore
--reklam--
Ursula K. Le Guin Alıntıları - Sözleri
"Sana ayrıldığım zamanki gibi geri geldim: Bir aptal olarak." (Yerdeniz Büyücüsü)
“Çakmaktaşı ile çelik yıllarca yan yana durur da en ufak bir kıpırtı olmaz ama birbirine sürtersen kıvılcımlar saçarlar. İsyan anlık bir şeydir, birden ortaya çıkar, bir kıvılcım, bir ateş gibidir.” (Marifetler)
Bu gece mavi bir ay doğacak
güneş, rüzgarın ardında battığında.
Hep yaptım. Hep yaptım doğru şeyi.
Şimdi izin verin başlasın varoluşum şarkısına. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
içine şeytanı saldılar mı, asla kurtulamazsın. Hamile olmak yerine onu taşırsın. (Denizyolu)
Bazı insanlar sanatın kontrolle ilişkili olduğunu düşünür. Ben daha çok kendini kontrolle ilgili olduğunu düşünüyorum. Şöyle bir şey: İçimde anlatılmak isteyen bir hikaye var. O benim amacım. Ben onun aracıyım. Eğer kendimi, egomu, istek ve fikirlerimi, zihinsel çöpümü bir kenarda tutabilir, hikayenin odağını bulabilir ve hikayeyi takip edebilirsem, hikaye kendi kendini anlatacaktır. (Yazma Üzerine Sohbetler)
Domuzların üstünde dolaşan
Şaşkın sinekler gibidir düşünceler. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
--reklam--
Gitmek kolaydı. Gitmeyi sürdürmek zordu. (Balıkçıl Gözü)
“Bir kadına âşık bir adam mı? Ben sadece kadınların âşık olabildiklerini zannederdim.”
“Bazen kadınlar bir erkeğe âşık olabiliyor ki bu da çok kötü” (Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler)
Belki de sevme isteği dışında tutunabileceği bir şey yoktu.
Eğer o duyguyu da yitirirse kaybolurdu. (Başlama Yeri)
Sağır bir şiddet karşısında hangi söz bir anlam ifade eder ki? (Tehanu)
...herkese karşı adil olma havamda değilim. Kendime karşı adil olma havamdayım. (Zihinde Bir Dalga)
To refuse death is to refuse life. (The Farthest Shore)
"Erkeklerden daha ufak tefek oldukları ve dar yerlerde daha rahat hareket edebildikleri ya da toprağa daha ait oldukları için, ya da daha büyük bir ihtimalle âdet olduğu için Yerdeniz'de madenlerde her zaman kadınları çalıştırırlardı." (Yerdeniz Öyküleri)
--reklam--
Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor..
Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler. (Sesler)
“Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler.” (Sesler)
"Sanki bütün hayatımız boyunca kapıları kilitleyip duruyor gibiyiz. Yaşadığımız yer evin içi." (Tehanu)
BİR TOPLULUĞUN odak noktasıdır kütüphane, o topluluk için kutsal bir yerdir... (Zihinde Bir Dalga)
İnsanın kendi bedeni bir nesne değildir, bir aksesuar değildir, göz zevki vermekle yükümlü bir süs eşyası değildir, sensindir o, yalnızca sen, kendin. Ne zaman ki sen olmaktan çıkar, senin olmaya başlar, sahip olduğun bir şey olmaya başlar, sen de o zaman başlarsın işte onun için kaygılanmaya... (Devrimden Önceki Gün)
Bu sevişmelerin üzerinde tefler çalınsın, tutkunun görkemi gonglarla ilan edilsin. (The Ones Who Walk Away from Omelas)
Zihnimde, öykü ile roman arasındaki bağlantı oldukça ilginç. "Semley'in Kolyesi" kendi başına tam bir öykü ise de, aslında bir romanın tohumu. Öyküyü tamamladığımda Semley ile de işim bitmişti. Ama öyküde küçük bir role sahip, sadece yolu oradan geçen bir karakter vardı: Öykü bittiğinde yeniden gölgelere karışmaya itiraz eden biri. "Benim öykümü de yaz," diye başımın etini yiyip duran biri: "Ben Rocannon. Dünyamı keşfe çıkmak istiyorum ... " Ben de dediğini yaptım. İnanın, bu insanlarla tartışmaya giremiyorsunuz. (Rüzgarın On İki Köşesi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/devrimden-onceki-gun-ursula-k-le-guin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)