# Dijital Saadet Olmaz - Gani Müjde Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Dijital Saadet Olmaz kimin eseri? Dijital Saadet Olmaz kitabının yazarı kimdir? Dijital Saadet Olmaz konusu ve anafikri nedir? Dijital Saadet Olmaz kitabı ne anlatıyor? Dijital Saadet Olmaz PDF indirme linki var mı?  Dijital Saadet Olmaz kitabının yazarı Gani Müjde kimdir? İşte Dijital Saadet Olmaz kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/dijital-saadet-olmaz-gani-mujde-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-05T12:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-04-05T12:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/05/gani-mujde-kimdir-gani-mujde-kitaplari-ve-sozleri-193790.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Gani Müjde 
 Yayın Evi: Parantez Yayınları 
 İSBN: 9789752810462 
 Sayfa Sayısı: 160 
--reklam--
Dijital Saadet Olmaz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Gabi Müjde'nin Gani Müjde'den seçtikleri... En sevilen öyküleri, yazıları... Gani Müjdenin kitaplarından sizin için özel olarak yaptığı bir derleme...
--reklam--
Dijital Saadet Olmaz Alıntıları - Sözleri
Fincanı taştan oynarlar...
Anonim bir halk türküsü olan Fincanı taştan oylarlar. Yıldız porselen grevi sırasında fincan sıkıntısı çeken halk tarafından uydurulmuş bir türküdür.
Gaydırı gupak cemile... Denizli yöresine ait bu türkü, dereye düşüp boğulan. Nevzat'ın dere kenarında traktörün bozulan karbürotörünü tamir etmeye çalışan Cemile' ye son sözüdür.
Romanya, kişi başına düşen Aids virüsü bakımından birçok ülkeye fark atmaktadır.
Ölümünden bir süre önce Aids 'e karşı savaş açan ve askerlere virüslerin üzerine ateş açmaları emrini veren Çavuşesku, bu arada virüsü taşıyan 200 kişinin ölümüne neden olmuş,daha sonra da Aids virüsü tarafından ihbar edilerek yakalanmıştır.
okuma alışkanlıklarımız konusunda galapagos takım adalarının,
yıllık kitap satışlarında fiji prensliğinin bile gerisine düşmüşüz ne gam
herkes birbirine cep telefonu vasıtasıyla mesaj gönderiyor çatır çatır
''Bilgisayar için Allah'ın hikmeti deyip geçmemek lazım. (Entellektüel okurlarım daha doyurucu bir açıklama bekliyor).''
Aşıklar neden sabahın köründe uyanır? Ayrılık neden üşütür insanı?
Aslında uzun yıllarınız geçmiştir önceden. ama pat diye karşınız çıkınca adını hatırlayamazsınız.
Öyle bir samimiyet vardır ki '' yahu senin adın neydi '' demekde olmaz.
O hararetlel bir şey anlatırken siz dinlemezsiniz bile içinizden '' neydi ulan şunun adı?''
Konuşma ilerler.Adını hatırlamakdan umudu kesince hocam, kızım, moruk gibi üfürük isimler takarsınız.
Aradan beş dakika geçer.O '' Görüşelim ara beni'' derken içinizde '' sen kimsin ulan adın ne? '' dersiniz.
Marketteki alışveriş bereketli geçmiştir
Teker teker dolar market torbaları.
Marketten iki elinizde torbalar çıkarırsınız
Fakat o da ne? Torbalardan biri tık der . bir kenarından atar. Öbür elinizdede torba olduğundan müdahele şansınız yoktur.cııırt toba biraz daha yırtılır.
Hızlıca yürüyem torba yırtılmadan eve kadar gidebilirim diye düşünürsünüz.
Ama torba sizinle aynı fikirde değildir. Cırrrtt biraz daha
''Kopma ulan eve az kaldı işte''
Cırrttttt
Allah kahretsin!
''Şunları toplamama yardım edermisinz?''
İPEK- Haaaah. Bana aradığınız kişiye ulaşılamıyor numarası yapma Fatih. Neden cep telefonunu yanına almadın onu söyle? Yoksa kafana ''Cep to kafa '' geliyor.
FATİH- Yanıma aldım hayatım. Bak pantolon cebimdeki bu şişliğin nedeni sen değilsin. 15 yıl önceydi o...
Doğuda devlet hastanelerinin birinde mecburi hizmetini yapan bir doktorun başından geçer olay.
Doktorumuz Jinekolog'dur...
Bir gün içeri çarşaflı bir kadın ve kocası gelir...
Adam ''karımın bir şikayeti var.'' deyip çıkar dışarı...
Doktor kadına uzanmasını söyler ve normal muayenesini yapar.
Muayene bittikten sonra da hastanın SSK'lı olduğunu düşünerek sevk kağıdının olup olmadığını sorar ve
''Sevk aldın mı?'' der
''Acuuk'' diye cevap verir kadın.
Kızınızı dövmeyin
Dizinizi de...
Kızınızın sevgilisi olacak o uzun saçlı ve küpeli zibidiye temiz bir sopa çekin yeter.
Kaybedeceğinizin önceden belli olduğu hiçbir tartışmaya girmeyin.
Örneğin eşinizle tartışmayın...
Yolsuzsunuzdur. Yani argoda parasız…
Cebinizde ancak size bir öğün yemek yedirecek kadar para vardır birde yol parası…
Kesenize göre bir lokanta bulursnuz. Garsondan güya yemek seçecekmiş gibi menüyü iste, yemeklerin fiyatına da sıkı sıkıya hesabınızı yaptıktan sonra siparişinizi verirsiniz
Yemekler gelir. Tam ağza bir lokma atarsınız ki…
 -Vayy naaber ulan?
-Eyvah tanıdık biri..
Eski günlerden kalma bir arkadaşdır. Gelir karşınıza oturur. Ve maalesef kendisine de yemek sipariş verir. İyide paraları kim ödeyecek?
'' Abi cebimde bana yetecek para var '' diyecek kadar samimiyet yoktur Alman usulu desen olmaz.
Hesabı sen ödesen, paran yok...
Karşınızdaki konuşur ama siz bu sofradan nasıl kuş olup uçsam diye düşünür durursunuz.
STRANGER IN THE NIGHT ;
AIDS IN THE MORNING...
--reklam--
Dijital Saadet Olmaz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Okurken utandım. Bir insan şaka yapayım derken bu kadar seviyesini düşürür mü ? Yazık, espirisi yapılmayacak konular vardır ama yazarımız konu flan dinlemez heryerde seviyesizce bi espiri yapma girşimindedir.Açıkcası kitap bana birşey katmadı sadece zamanımı çaldı, yazara sesleniyorum bana 2 saatimi geri versin. (Kitap ayracı) 
Kesinlikle tavsiye etmeyeceğim bir kitaptı. Ali Poyrazoğlu veya Aziz Nesin gibi yazmaya çalışsa da çok basit kalmış. Yazmak için yazılmış hissini veriyor. (Mehmet Durmaz) 
Stand up tadında bı kitap dönemle ilgili herşeyi mizahi bı dille yorumlanip size sunulmuş ben beğendim umarım okursunuz ve sizde keyif alırsınız :) (Osman ESEN) 
--reklam--
Dijital Saadet Olmaz PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gani Müjde - Dijital Saadet Olmaz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dijital Saadet Olmaz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gani Müjde Kimdir?
Gani Müjde (27 Kasım 1959, İstanbul), Türk yazar, karikatürist, senarist, yönetmen, sunucu. Güngören İzzet Ünver Lisesi ve Mimar Sinan Üniversitesi Sinema - Televizyon Bölümü mezunudur.

Kosova-Prizren göçmeni bir ailenin dördüncü ve son çocuğudur. Lise yıllarında karikatüre olan ilgisi nedeni ile Gırgır dergisine gidip gelirken zamanla dergide çalışmaya başladı. Sekiz yıla yakın bir süre Gırgır ve Fırt dergilerinde çalıştı. Laklak adlı dergide bir süre editörlük yaptı. Sonra bir grup arkadaşı ile birlikte ayrılıp Limon dergisini kurdu. Bu dergide "Peynir Gemisi" başlığı altında sürekli yazılar yazmaya başladı. Tükenmezkalem adlı bir yazım ve prodüksiyon şirketi kurdu.
Sanatçı Belma Canciğer ile evlidir. Ece Su ve Arda adında iki çocuğu vardır
--reklam--
Gani Müjde Kitapları - Eserleri
Dijital Saadet Olmaz
Nbr Cnm
Peynir Gemisi
Ahmak Islatan
Seni Sevdiğimi Kimseye Söyleme Çünkü Ben Herkese Söyledim
İsim Şehir Hayvan Bitki
Ayaküstü
Aramızda Kalsın
Bendeki Kulak Van Gogh'ta Yok
Üç Yanlış Bir Doğruyu Getirir
Beraber ve Solo Kaygılar
Burası T.Ö.RKİYE
Kahpe Bizans
Beni Güldüren Türk Fıkraları
Ya Benimsin Ya Toprağın Ya Da Arasını Bulalım
--reklam--
Gani Müjde Alıntıları - Sözleri
Ne yapıyor:
Sigara dumanını üflerken uzaklara bakıp duruyor.
Ne demek istiyor:
Beni konuşturma... Param yok bari gizemim olsun...

Hahahahaha (Nbr Cnm)
Yolsuzsunuzdur. Yani argoda parasız…
Cebinizde ancak size bir öğün yemek yedirecek kadar para vardır birde yol parası…
Kesenize göre bir lokanta bulursnuz. Garsondan güya yemek seçecekmiş gibi menüyü iste, yemeklerin fiyatına da sıkı sıkıya hesabınızı yaptıktan sonra siparişinizi verirsiniz
Yemekler gelir. Tam ağza bir lokma atarsınız ki…
 -Vayy naaber ulan?
-Eyvah tanıdık biri..
Eski günlerden kalma bir arkadaşdır. Gelir karşınıza oturur. Ve maalesef kendisine de yemek sipariş verir. İyide paraları kim ödeyecek?
'' Abi cebimde bana yetecek para var '' diyecek kadar samimiyet yoktur Alman usulu desen olmaz.
Hesabı sen ödesen, paran yok...
Karşınızdaki konuşur ama siz bu sofradan nasıl kuş olup uçsam diye düşünür durursunuz. (Dijital Saadet Olmaz)
birbirini tanımayan 110 kişiyi bir araya getiren şey nedir denildiğinde ilk cevabım blok apartmanlar olacaktır. (Ayaküstü)
Gaydırı gupak cemile... Denizli yöresine ait bu türkü, dereye düşüp boğulan. Nevzat'ın dere kenarında traktörün bozulan karbürotörünü tamir etmeye çalışan Cemile' ye son sözüdür. (Dijital Saadet Olmaz)
Eğitim Raporu adlı bölümden
"Bazı yörelerimizde ailelerin kızlarını okula göndermediklerine esef ve hayretle şahit olmaktayız. Oysa modern Türkiye'de kızların da erkeklerle birlikte gündelik hayatta önemli roller aldığı herkesçe malumdur.
Bu nedenle kızlarımızı hayata hazırlayıcı Bulaşık Meslek Lisesi, Çamaşır Yüksek Okulu, Uygulamalı Düğme Dikme Lisesi faaliyete geçmelidir." (Burası T.Ö.RKİYE)
12 Eylül 1980
5.000'inci genç öldüğünde tombalaa diye haykırdı üniformalı adam. Artık memleketin idaresine el konulabilirdi.
Kenan Evren ve beş arkadaşı memlekette huzur ve güvenin kalmadığını, kızılcıkların olduğunu, selelere dolduğunu öne sürerek yönetime el koydular.
TMBB'nin yürütme, yasama, dövüşme ve ben senin ananı deme yetkileri elinden alındı.
Ülkenin her yanında bir, iki, üç tıp ilan edildi.
Sokağa çıkmak ve sokaktan eve girmek ikinci bir tıp emrine kadar yasaklandı.
Hasan Mutlucan TRT'deki görevine başladı. (Burası T.Ö.RKİYE)
Azrailin Bayram Günlüğü adlı bölümünden;

"28 Nisan
Dönüş telaşı başladı. İyi kaza lafının üstüne olurmuş...
Motoru arıza yapan yerli bir otomobili sollamak isterken rotu çıkan diğer bir yerli otomobil, karşı yönden gelen ve freni patlamış olan başka bir yerli otomobile çarpmamak için karşı yola geçince arabası su kaynattığı için yol kenarına park etmiş olan başka bir yerli otomobile çarpmış.
Kazadan sonra birlikte viyadükten aşağı uçan iki yerli otomobil on dakika önce direksiyon mili çıktığı için viyadükten aşağı uçan bir diğer yerli otomobilin üstüne düşmüşler.
Üfff. İşe bak...
1978'in 1 Mayıs'ından beri böyle yorulmamoştım.
Haa sahi iki gün sonra da 1 Mayıs...
Bu sefer neler olacak bakalım?
Yahu şu Türkiye'ye demokrasi gelse de 1 Mayıs günleri fazla mesai yapmaktan kurtulsak..." (Burası T.Ö.RKİYE)
okuma alışkanlıklarımız konusunda galapagos takım adalarının,
yıllık kitap satışlarında fiji prensliğinin bile gerisine düşmüşüz ne gam
herkes birbirine cep telefonu vasıtasıyla mesaj gönderiyor çatır çatır (Dijital Saadet Olmaz)
''Bilgisayar için Allah'ın hikmeti deyip geçmemek lazım. (Entellektüel okurlarım daha doyurucu bir açıklama bekliyor).'' (Dijital Saadet Olmaz)
STRANGER IN THE NIGHT ;
AIDS IN THE MORNING... (Dijital Saadet Olmaz)
kitap okumak mecburi olsun. vapurlarda ve otobüslerde kitap okumayan vatandaşlar görevliler tarafından tek ayak üstünde bekletilsinler. (Seni Sevdiğimi Kimseye Söyleme Çünkü Ben Herkese Söyledim)
arabamın arka camına çıkmaz boya ile "Atam izindeyiz" yazıcam ve bu arabayı yarı fiyatına dahi olsa illa ki sarıklı birine satıcam. (Aramızda Kalsın)
-Zaten hiç tanımadığım adamları mesai arkadaşın deyip yanıma oturtuyor. Mesela geçen gün havaalanında beni karşılayanlar arasında boynuzlu bir bey vardı. Kimdi o?
*Sağdan üçüncü mü?
-Evet
*Hi hi hi... O insan değildi efendim, inekti.
-Bunu mütaala etmek lazımdır Zahir. İneğin havaalanında ne işi vardır?
*Sizi karşılamak zorunda olan bakanlar havaalanına gelmeyince biz de kimi bulduysak protokol sırasına koyduk.
-Hay Allah ben de ineğe bakıp bakıp bu bakanı bir yerlerden çıkaracağım ama adı neydi acaba diye düşünüp durdum. Tanımadığım belli olmasın diye ineği iki yanağından öptüğümü de hemen ifade etmek istiyorum.
*O da sizi çok sevmiş efendim. Kastamonu yol ayrımın kadar arabanızın peşinden koştu. (Burası T.Ö.RKİYE)
Ülkemizde eğitim sisteminin temel eğitimi yetersiz ve kısadır. Zorunlu temel eğitim 20 yıl olmalıdır. Böylece öğrenci 5 yılı Kuran kursu, 8 yılı da ilkokul olmak üzere 20 yıl kuzu gibi yetiştirilir. 20 yaşında zorunlu askerlik gelip çatacağından genç kuşağın 22 yaşına kadar soluk almaması temin edilmiş, kolu ve kanadı kırılmış olur. (Burası T.Ö.RKİYE)
Doğuda devlet hastanelerinin birinde mecburi hizmetini yapan bir doktorun başından geçer olay.
Doktorumuz Jinekolog'dur...
Bir gün içeri çarşaflı bir kadın ve kocası gelir...
Adam ''karımın bir şikayeti var.'' deyip çıkar dışarı...
Doktor kadına uzanmasını söyler ve normal muayenesini yapar.
Muayene bittikten sonra da hastanın SSK'lı olduğunu düşünerek sevk kağıdının olup olmadığını sorar ve
''Sevk aldın mı?'' der
''Acuuk'' diye cevap verir kadın. (Dijital Saadet Olmaz)
Marketteki alışveriş bereketli geçmiştir
Teker teker dolar market torbaları.
Marketten iki elinizde torbalar çıkarırsınız
Fakat o da ne? Torbalardan biri tık der . bir kenarından atar. Öbür elinizdede torba olduğundan müdahele şansınız yoktur.cııırt toba biraz daha yırtılır.
Hızlıca yürüyem torba yırtılmadan eve kadar gidebilirim diye düşünürsünüz.
Ama torba sizinle aynı fikirde değildir. Cırrrtt biraz daha
''Kopma ulan eve az kaldı işte''
Cırrttttt
Allah kahretsin!
''Şunları toplamama yardım edermisinz?'' (Dijital Saadet Olmaz)
Aslında uzun yıllarınız geçmiştir önceden. ama pat diye karşınız çıkınca adını hatırlayamazsınız.
Öyle bir samimiyet vardır ki '' yahu senin adın neydi '' demekde olmaz.
O hararetlel bir şey anlatırken siz dinlemezsiniz bile içinizden '' neydi ulan şunun adı?''
Konuşma ilerler.Adını hatırlamakdan umudu kesince hocam, kızım, moruk gibi üfürük isimler takarsınız.
Aradan beş dakika geçer.O '' Görüşelim ara beni'' derken içinizde '' sen kimsin ulan adın ne? '' dersiniz. (Dijital Saadet Olmaz)
Keşke tek bir dilimiz, tek bir dinimiz olsaydı da dünya vatandaşı olsaydık. (Nbr Cnm)
Bi kadeh de çocuğa içirtip trafik çevirmesinde çocuğa da üfleterek "Bak senin alkolmetren bozuk..." diyenler, yalnız değilsiniz. (Nbr Cnm)
Sayın amirlerim ve adının önüne sayın gelen diğer sayın sayınlar!... (Aramızda Kalsın)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/dijital-saadet-olmaz-gani-mujde-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)