# Dilin Gücü - Nermi Uygur Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Dilin Gücü kimin eseri? Dilin Gücü kitabının yazarı kimdir? Dilin Gücü konusu ve anafikri nedir? Dilin Gücü kitabı ne anlatıyor? Dilin Gücü PDF indirme linki var mı?  Dilin Gücü kitabının yazarı Nermi Uygur kimdir? İşte Dilin Gücü kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/dilin-gucu-nermi-uygur-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-15T04:00:03+03:00
- Güncelleme: 2022-10-15T04:00:03+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/15/nermi-uygur-kimdir-nermi-uygur-kitaplari-ve-sozleri-333992.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Nermi Uygur 
 Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları 
 İSBN: 9753637152 
 Sayfa Sayısı: 116 
--reklam--
Dilin Gücü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dilin Gücü, Nermi Uygur’un yazarlık gündeminin 'Baştan beri en başında yeralan dili dile getirmeye yönelik bir dil yapıtı.'Anadilin bağlayışı’ndan söz’e, dil ve çeviri’den anlamın çıkmazları’na, babil kulesi’nden arıtıcılar’a, dildeki felsefe’den susmak’a... 'Nermi Uygur’dan sıkı bir türkçe dersi.'
--reklam--
Dilin Gücü Alıntıları - Sözleri
Bazı şeyleri düşünüyorsam bazen, bazı sözcükler beni çağırdığı için düşünüyorum bunları.
Çeviri yaratıcıdır: çevirdiğine varlık kazandırır.
Dilekler gerçekleşebilir de gerçekleşmeyebilir de. Birçok şeyi dilemek insanın kendi elindedir ama gerçekleştirmek değil.
Nerede anlamı olan bir dil yapıtı görünüyorsa, o yapıtı anlamlı kılan şey, orada görünmeyen bir şeydir, orada görünmeyen anlamsızlıktır.
"Zaman" yerine "diI"i koyduk mu şöyle demiş oluyor Augustinus: "Dil nedir peki? Kimse bana sormayınca, biliyorum. Birine açıklamaya kalkınca da, bilmiyorum. "
Bağlamdan bağlama, kullanıştan kullanışa, ortamdan ortama ayrı bir anlama bürünüyor "anlam" sözcüğü.
Söz, varoluşun kesinliğidir.
"Ölmek yaşamaktır" tümcesine bir göz atın. Çelişiktir çelişik olmasına, tutarsızdır;
bu yüzden de mantıksız olsun. Salt anlamsız mıdır?
Değil . Birçok insana " Ölmek yaşamaktır"
"mantıksızlığı" kadar anlamlı gelen bir söz olamaz.
... kısa düşer çok kez sözcükler dile getirilmek istenenden.
Akıl kadar az rastlanır birşey yok şu yeryüzünde.
--reklam--
Dilin Gücü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Anadilden susmaya uzanan 11 bölümlük bir deneme...: Yazarın " Yazarlık gündemimin baştan beri en başında yer alan dili dile getirmeye yönelik bir dil yapıtı." diye açıkladığı bu kitap 1962'de yayımlanmış. Yapı kredi yayınları tarafından basılan kitabın 4. basımını okudum ben. İçerisinde aşırı derecede basım hatası olmasına rağmen anlatılan konuların samimi havası kitabı keyifle okumamı sağladı. Diğer okurların aksine kitabı beğenme nedenim belki de kitabı yazıldığı döneme göre ele almış olmamdı. Yazar kitabı deneme olmasından dolayı kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi samimi bir üslupla yazmış ve bu yüzden de dönemin konuşma şeklini yazısına yansıtmıştı bence. Bir de yazarın Felsefe alanında uzmanlaşmış olması kitap içerisinde vermiş olduğu örneklerde kendini belli ediyordu bana kalırsa. Kendi dilini bulmaya çalışan bir felsefeci izlenimi yarattı bende.

Deneme okumayı seven insanlara bir felsefecinin gözünden dil ile ilgili izlenimlerini okumak eğlenceli gelebilir...

Şimdiden herkese iyi okumalar dilerim... (Döndü BARUT) 
Dil üzerine yazılmış denemelerden oluşan bir kitap bu. Dili hem gündelik bağlamda hem çeviri bağlamında hem susmak bağlamında hem de daha fazlası çerçevesinde incelemiş Nermi Uygur. Parantez içindeki ufak tefek tepkileri samimi ve hoş bir hava katmış esere.
Dili sade ve anlaşılır, üstelik çok akıcı. Fazla duymadığımız ancak ikinci veya üçüncü okuyuşta alıştığımız bazı söylemleri de mevcut. "Her kez" mesela; ilk bakışta editörün gözünden mi kaçmış acaba diye düşündürten, sonrasında "her defasında" anlamında kullanıldığını fark ettiğim bir söylem. Okudukça diline alışıyorsunuz. Denemeleri de çok uzun değil zaten. Parça parça okunabilir ya da bir günde bitirilebilir.
Okuması gayet keyifliydi. Masa başında birer çay içerken Nermi Uygur'u dinliyormuşum gibi samimi bir havası vardı. Felsefe severlere kesinlikle tavsiye edilir. (Sinemis Özdemir) 
Yazarla ilk kez tanıştım. Kalemi çok kuvvetli ve cümleleri çok ağır geldi. Lakin ben hep bu tarz kitapları çok sevdim. Dönüp dönüp aynı cümleyi okuyup anlarken tekrar düşündüm. Düşündüren cümlelerin altını çizmeye kalksam baştan sona devam ederdi. Farklı bakış açıları ve karşılaştırma tezleri hoşuma gitti. (Murat Güçlü) 
--reklam--
Dilin Gücü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nermi Uygur - Dilin Gücü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dilin Gücü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nermi Uygur Kimdir?
Pendik'te başladığı ilkokulu Büyükada İlkokulunda tamamladı. Galatasaray Lisesi'nin Latince Bölümü'nü 1944 yılında bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin Felsefe Bölümü'nden 1948 senesinde mezun oldu. Köln Üniversitesi'nden mezun olan Profesör Nermi Uygur, 1950 yılının Ocak ayında İstanbul Üniversitesi'nde asistan olarak göreve başladı. 1952'de Kültür Bilimlerinin Varlık Yapısı teziyle doktor oldu.1955 senesinde doçent oldu.1964 senesinde profesör oldu. Almanya, Fransa, Belçika'ya görevli olarak gönderilerek bisikletle dolaştığı bu ülkelerde fenomenoloji üzerine araştırmalar yaptı. Türkiye'ye dönüşte ‘Husserl'de Başkasının Ben'i' teziyle doçent oldu.

‘Filozof denemeci gibi çalışırsa başarıya ulaşır' düşüncesiyle edebiyata yöneldi. 1962'de ‘Dilin Gücü'yle başlayıp dünyayı, felsefeyi, kültürü sorgulama serüvenini denemeler şeklinde kitaplaşırdı. 1960'lardan itibaren yazıları yurt dışında yayımlanarak tanınmaya başladı. 1966'da bursla Almanya, 1970'te Fransa ve İngiltere üniversitelerinde çalıştı. 1979 - 1981 arasında Almanya'da, Wuppertal Üniversitesi'ne konuk profesörlük yaptı.

Almanya'nın Wuppertal Üniversitesi'nde Mantık, Dil, Sanat, Kültür Felsefesi ağırlıklı dersler verdi.

1992 yılındaki emekliliğinin ardından Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Felsefe tarihi dersleri vermeye başladı. 2002 yılında YÖK tarafından yeniden üniversiteyle ilişiği kesildi.

PEN (Dünya Yazarlar Birliği), Türk Dil Kurumu ve Türk Fizik Derneği'nin üyeliklerinde de bulunmuş olan Nermi Uygur, Dağcılık Kulübünün ilk üyelerinden olup, felsefede denemeci anlayışın öncüsü sayılmaktaydı.

Nermi Uygur'un, Türkçe dışında Almanca, İngilizce ve Fransızca yapıtları da bulunmaktadır
--reklam--
Nermi Uygur Kitapları - Eserleri
Dilin Gücü
Felsefenin Çağrısı
Yaşama Felsefesi
İnsan Açısından Edebiyat
Denemeci
Denemeli Denemesiz
Bunalımdan Yaşama Kültürü
Kültür Kuramı
Edmund Husserl'de Başkasının Ben'i Sorunu
Tadı Damağımda
Başka-Sevgisi
Türk Felsefesinin Boyutları
Güneşle
Çağdaş Ortamda Teknik
Dünya Görüşü
Dil Yönünden Fizik Felsefesi
İçi Dışıyla Batının Kültür Dünyası
Kuram Eylem Bağlamı
Bütün Eserleri 1
Salkımlar
Bütün Eserleri 2
Eşekler, İkindiler, Yetişimler
--reklam--
Nermi Uygur Alıntıları - Sözleri
“Adını anmak istemiyorum
Nasıl isterim
Burada kalacak tüm kitaplarım
Açık söyleyeyim gene de
Öldükten sonra bile kitaplarlayım

Hep okuduğum okuyacağım kitaplarlayım
Sezi sezi özlem hiç okumayacağım kitaplar
Yazdığım yazmayı tasarladığım
Yazmadığım yazamadığım kitaplarlayım hep
Tadı damağımda.”
Nermi UYGUR (Tadı Damağımda)
Dilekler gerçekleşebilir de gerçekleşmeyebilir de. Birçok şeyi dilemek insanın kendi elindedir ama gerçekleştirmek değil. (Dilin Gücü)
Ya­şa­mı­nın­ tam­ or­ta­sı­na­ inen­ böy­le­si­ bir­ to­kattan­ son­ra,­ ya­şa­ma­sı­na­ ya­şar­sın­ ama­ na­sıl?
Bi­len­ bi­lir,­ bil­meye­ne­ an­la­tıl­amaz,­ an­la­tıl­sa­da ­ne çı­kar ­san­ki, ­hem­ an­la­yan­ hem­ an­la­tan ­için ­bir üzün­tü­ pı­na­rı­dır­ bu. (Yaşama Felsefesi)
Ne bir fizik kitabı bu, ne de genellikle bir fizik felsefesi: Fizikçi değil bu kitabın yazarı; yıllarca üniversitede bilim felsefesi okuttuysa da, salt fiziğe dönük bir uzmanlığı yok. Kitabın amacı: insan-kültür-tarih-toplum gerçekliğinin vazgeçilmez bir koşulu olarak dilin, fizik bilimleri öbeğindeki rolünü araştırmak; bu dilsel örgüden ötürü de, fiziğin, olumlu-olumsuz görünümüyle kültür ortamındaki durumunu gözden geçirmek. Böylece, kestirmeden dendikte, kitap: bilgi, dil ve kültür felsefesinin oluşturduğu kavşakta. (Dil Yönünden Fizik Felsefesi)
Elime aldığımda çoğunuz yeniydiniz. Sizi eskittim beni yenilediniz... (Tadı Damağımda)
Akıl kadar az rastlanır birşey yok şu yeryüzünde. (Dilin Gücü)
Çözümleyici yöntemi , birçok yandaşları gibi, hazırlop benimsemekten çok, amacıma en uygun bir beceri olarak eğip bükmek ﻿ canıma can katıyordu. Arayışlarımda gidebileceğim her yere ﻿ gittim diyemesem de, kendimden, çevremden, eğitimden, ﻿ özel okumalarda, hayranlıklanmdan, tutkulardan türeyen pek ﻿ çok engeli aştım sanıyorum. (Bunalımdan Yaşama Kültürü)
Bu budur diyerek kesip atmak yok edebiyatta. Kafadan çok yaşantılar konuşur. (İnsan Açısından Edebiyat)
Boğum boğum tuhaflık: Açık-seçik konuşulmasa da, her zaman her yerde, en çok özlenen şey olduğu için olacak, en çok konuşulan şey sevgi. Gene de en az ‘biliniyor’. Çok özlendiği, sesli-sessiz çok konuşulduğu için mi? (Başka-Sevgisi)
Çeviri yaratıcıdır: çevirdiğine varlık kazandırır. (Dilin Gücü)
Düşünmek, bir çeşit borçlanmadır (Bütün Eserleri 2)
İki okyanus var; biri yazarlar, öbürü okurlar. Ya kitaplar? Onlar da okyanusların birinden diğerine akan ırmaklar, dereler. (Tadı Damağımda)
Başkasına karşı sabırla davranmayan, başkasına özgü yaşamı içten anlama fırsatını kaçırır çoğu kez. (Kültür Kuramı)
Söz, varoluşun kesinliğidir. (Bütün Eserleri 1)
Husserl'in Türkçeye "yaşama-dünyası" diye çevrilebilecek olan "Lebenswelt" üzerindeki fenomenolojik betimlemeleri, geriye bıraktığı pek değerli bir gömü dür. Özellikle basılı yapıtlardan Erfahrung und Urteil'ın 10. paragr. ile Krisis'in 34. paragraflarında, yayımlanmamış yazılardan da E öbeğinde toplananlarda "yaşama-dünyası" ile ilgili önemli işaretlere rastlanmaktadır. Existenz felsefesi yönünde, en çok, Husserl'in öğrencilerinden M. Heidegger'in "varolma çözümlemeleri"yle (Daseins-analysen) akraba bir tutumla kaleme alınmış olan bu işaretler, henüz bütünüyle incelenmiş değildir. Fransız Felsefesinde (örneğin Merleau Ponty'de) ortaya çıkan "monde vecu" kavramı ile Amerikan Felsefesinde (örneğin H. Spiegelberg'de) görünen "lifeworld" kavramı hep Husserl'den esinlenmiştir. (Edmund Husserl'de Başkasının Ben'i Sorunu)
Reduktion-epokhe, yalnız yepyeni bir araştırma biçimi değildir; aynı zamanda şimdiye dek işitilmedik bir araştırma alanı da ortaya çıkarmaktadır: transzendental ben. İşte bu transzendental ben'i olanca varlığıyla: yapısı, yetisi, ana kuruluşları ve bağlamları bakımından intuition'a dayanarak eidetik olarak betimlemek, Husserl fenemenolojisinin en belli başlı çizgisidir. (Edmund Husserl'de Başkasının Ben'i Sorunu)
Her felsefe temellendirmesi doğruluk ölçüsünü kendi içinde taşır. (Felsefenin Çağrısı)
.... yavaş yavaş daha uzaktan, dolayısıyla da gittikçe başka türlü bakmaya başlıyorum yaşadığım bunalıma .... (Bunalımdan Yaşama Kültürü)
Söz, varoluşun kesinliğidir. (Dilin Gücü)
Bundan ötürü 'başkasının be'i sorununa, transzendental fenomenolojinin düğüm-noktası' gözüyle bakmak yerinde bir yorum sayılmalıdır. (Edmund Husserl'de Başkasının Ben'i Sorunu)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/dilin-gucu-nermi-uygur-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)