# Doğu Öyküleri - Ferit Edgü Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Doğu Öyküleri kimin eseri? Doğu Öyküleri kitabının yazarı kimdir? Doğu Öyküleri konusu ve anafikri nedir? Doğu Öyküleri kitabı ne anlatıyor? Doğu Öyküleri kitabının yazarı Ferit Edgü kimdir? İşte Doğu Öyküleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/dogu-oykuleri-ferit-edgu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-09T06:00:07+03:00
- Güncelleme: 2022-03-09T06:00:07+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/09/ferit-edgu-kimdir-ferit-edgu-kitaplari-ve-sozleri-171167.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ferit Edgü 
 Yayın Evi: Sel Yayıncılık 
 İSBN: 9789755702919 
 Sayfa Sayısı: 76 
--reklam--
Doğu Öyküleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
(8.Baskı) Bu kitapta yer alan 4 uzun, 17 çok kısa öykü, Doğu’nun kuş uçmaz, kervan geçmez dağlarında geçiyor. Ferit Edgü, Hakkâri’de Bir Mevsim’le başladığı yolculuğunu, çaresiz insanların öyküleriyle sürdürüyor.

Yalın sözcüklerle dile getirilen acılı yaşam kesintileri.
--reklam--
Doğu Öyküleri Alıntıları - Sözleri
Yalnız bu dağ başında değil,bu dağ başındaki inde yaşayan ayıda bile vardır utanç. Ama kentte ya da köyde kimi insanoğlunda hiç mi hiç yoktur.
"Öyle anların var ki, sanki dünyada hiçbir şey yok. Sanki kendin bile yoksun."
İnişe geçtiğimizde, bir ara silah sesleri duydum. Yoldaşım,
-Biz yolumuza bakalım, dedi. Ya jandarmalardır ya da başkaları. Ya kurt avındadırlar, ya insan.
Öyle anların var ki, sanki dünyada hiçbir şey yok. Sanki kendin bile yoksun.
“Öyle anların var ki, sanki dünyada hiçbir şey yok. Sanki kendin bile yoksun.”
Burası ne biçim bir yer Tanrım!
Doğu'da herkes görevini yapmakla yükümlüdür . Soru sormadan . Bakıp görmeden . Özellikle sormadan ve görmeden .
- Halit bu ne kar !
-Sen daha , beterini görmedin Hocam , bu henüz bahar .
-Bahar mı ? Kış baharı mı bu ?
- Handiyse .
- Göz gözü görmüyor Halit , bu ne mene bahar karı ?
- Az sonra açılır Hocam .
- Sonra ?
- Sonra kurtlar iner . İşte o zaman yeniden karakış .
- Peki o zaman ne yapacağız ?
- O zaman kendi içimize döneceğiz Hocam .
Radyoyu kapatmamla odaya çöken sessizlikten ürktüm .
Sessizlik sanki bir nesneydi , ya da yoğun bir şeydi odayı dolduran . Kulaklarımda değil , soluduğum havada , tenimde duyuyordum onu . Kulaklarım çınlamaya , şakaklarım zonklamaya , başım dönmeye başlamıştı .
- Kerem , Ben de büyümeden ölecek miyim ? diye sordu .
_Niçin ölesin ? dedim .
- Herkes ölüyo , dedi . Gece oluyo , herkes ölüyo .
- Sana bir şey olmaz , dedim .
– Öyleyse beni yanında götür , dedi . Ben yanındayken sana da bir şey olmaz .
- Peki anan , baban , kardeşlerin , koyunların , köpeklerin n'olacak ? dedim .
- Hepisi ölcek , dedi . N'assın olsa hepisi ölcek . Ben senlen gelem . Beni sen kurtar . Ben de seni kurtaram .
Radyoyu kapatmamla odaya çöken sessizlikten ürktüm.
Sessizlik sanki bir nesneydi, ya da yoğun bir şeydi odayı dolduran. Kulaklarımda değil, soluduğum havada, tenimde duyuyordum onu. Kulaklarım çınlamaya, şakaklarım zonklamaya, başım dönmeye başlamıştı.
Doğu’da herkes görevini yapmakla yükümlüdür. Soru sormadan. Bakıp görmeden.
-Bu ne bu ?
- Kar .
-Böyle kar hiç görmemiştim .
- Burda daha neler göreceksin .
- Neymiş göreceklerim ?
- Kurt , köpek .
- Başka ?
- Ayı , tilki .
- Başka ?
- İşin rast giderse , bir insanoğlu .
- Bu karda mı ?
- Bu karda , eğer yolunu bulabilirsen . Ya da o , yolunu yitirmişse . Artık bahtına ...
-Burası ne biçim bir yer Tanrım! diye ekledim.
-Tanrı’nın bu dağ başında işi ne? diye yanıtladı yanımdaki adını bilmediğim köylü. Biz burda işimizi kendi aramızda görüyoruz.
Doğu'da herkes görevini yapmakla yükümlüdür. Soru sormadan. Bakıp görmeden. Özellikle sormadan ve görmeden.
--reklam--
Doğu Öyküleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hakkari ' de bir mevsimi okumuştum önce. Diline ve kurgusuna hayran olmuştum.
Bu kitabı ile daha da çok sevdim.
Bilmediği bir dilden dinlediği öyküleri, biz bilmeyenlere öyle güzel anlatmış ki.
Cümleler, paragraflar ve öyküler nasıl bitti anlamadın. Hem çok tanıdık geldi bir o kadar da yabancı.
Onunla üşüdüm, onunla kokladım ve onunla kayboldum.
Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. (Ümit Paktaş) 
Canım insanlar merhaba :)
İnceleme yazmak pek benim işim olmasa da böyle çok hoş, kısa olduğu halde güzel olan kitaplara inceleme yazmamak olmazdı. muaddib Abinin kitap/hakkaride-bir-mevsim--118755 'e yaptığı inceleme sayesinde yazar/ferit-edgu' yü tanıma fırsatı buldum daha doğrusu bir kitabını okuma fırsatı buldum. Kendisine de yeniden teşekkür ediyorum( muaddib abi ). kitap/hakkaride-bir-mevsim--118755 benim için çoook güzeldi (gonderi/36342682). Ve onun sayesinde Ferit Edgü'nün kalemini yeniden yeniden okumak istemiştim. İndirimi görünce kitap/dogu-oykuleri--134237'de şans eseri orada karşıma çıkınca dayanamayıp aldım. İyi ki de almışım.
Kitap tam beklediğim gibiydi...

İçinde 4 Doğu Öyküsü ve 17 Minimal Doğu Öyküsü var. Her biri ayrı ayrı güzel. Doğunun o halini her seferinde çok güzel anlatıyor Ferit Edgü.

"Ortak dilin, ortak sözcükler demek olmadığını biliyordum." diyor kitabın başında. Hakikaten de bu öyleydi.

İBRAMIN OĞLU İBRAMIN ÖYKÜSÜ'nde şu alıntı benim çok hoşuma gitti:
"Biz buraya ava geldik, yolumuza koyulalım."
...
"Ben avdan hoşlanmıyorum. Tanımadığım insanların çayını içmekten hoşlanıyorum."

Sayfa 40'ta
-Arayan soran olmaz mı?
-Buralarda kimse kimseyi aramaz. Arasa da bulamaz. Bulduğunda da, burda öldü ve gömüldü, deriz. Fazla sorgu sual edilmez.
Deniliyordu.

Pek tabi alıntılar bitmiyor ama bu alıntı tek başına hepsinin üstüne çıkar diyorum. Neden?
Çünkü Doğuda bu böyledir. Arayan soran olmaz. Olsa da bulamaz. Bulduğunda da, öldü ve gömüldü denir. Ölmeme ihtimali de var tabiki. Ama yine de arayan soran olmaz. Bu sadece Doğu için geçerli değil ülkenin neresine gidersek gidelim artık birbirini arayıp soran çok az insan var...

Çünkü yine sayfa 46 da da diyor ya "... bizim burda inat vardır. Düşmanlık vardır. Herkes birbirine düşmandır. Arazi kavgası ekmek kavgası değil, içine sıçtığım hayınlık, düşmanlık kavgasıdır."

Son olarak benim en sevdiğim minimal öyküler olan "BU" ve "ANNEM VE BEN" i sizinle paylaşmak istiyorum

BU

-Bu ne bu?
-Kar.
-Böyle kar hiç görmemiştim.
-Burda daha neler göreceksin.
-Neymiş göreceklerim?
-Kurt, köpek.
-Başka?
-Ayı, tilki.
-Başka?
-İşin rast giderse, bir insanoğlu.
-Bu karda mı?
-Bu karda, eğer yolunu bulabilirsen. Ya da o, yolunu yitirmişse. Artık bahtına...

ANNEM VE BEN

Köy göçmüş.

Çocuklar (bile) ölmüş.

Aileden hayatta bir o kalmış bir de annesi.
Böyle diyor.
-Peki siz ne yapacaksınız? diye soruyorum, yalnızca bir şey söylemiş olmak için.
Duralamadan, ilkin soruyor, sonradan yanıtlıyor.
-Biz mi? Biz de yakında öleceğiz. Annem de, ben de.
-Peki niçin gitmiyorsunuz burdan? diyorum.
-Gitmek mi? diyor (şaşkın). Biz her yere gittik. Annem ve ben. Burdan başka neresi kaldı ki?

Canım yazar/ferit-edgu yü okumayan kalmasın.

Sevgi, barış ve kitap ile kalın. :) (Uykucu Midilli) 
ARTIK ONLARDAN BİRİ: Türkçe’nin duru, bir o kadar da zengin ve akıcı kullanıldığı kitaptır Doğu Öyküleri. Az kelimeyle yaratılan derinlik hayranlık uyandırıyor. Kürt sözcüğünü kullanmadan bir halkın dramını çok etkileyici anlatmış Ferit Edgü. Dağ köylerinde içilen sıcak çayı evimize getirmiş. “Bana,
- Onlardan biriymiş gibi konuşma, dedi. Sen, kendin niçin oradasın?
- Bilmiyorum, dedim. Belki, sizlerden değil, artık onlardan biri olduğum için.” (Çağrı Kavaklıoğlu) 
--reklam--
Doğu Öyküleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ferit Edgü - Doğu Öyküleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Doğu Öyküleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ferit Edgü Kimdir?
İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde başladığı eğitimini Paris'te sürdürdü (1959- 1964). Acedemie du Feu'de seramik öğrenimi gördü. Sorbonne'da felsefe, Louvre'da sanat tarihi kurslarına katıldı.

Yedek subay öğretmen olarak Hakkari ve Beypazarı'nda askerlikten sonra (1967), bir yıl daha Paris'te kalıp İstanbul'a yerleşti (1968). Man Ajans'ta reklam yazarlığı yaptı. Buradan ayrılıp kendi reklam şirketini kurdu.

Öykü yazarlığının yanı sıra, resim eleştirileri ve denemeleriyle ün yaptı. 1977 'den beri Ada Yayınları'nı yönetiyor. Kaynak dergisinde edebiyata adım attı. 1952-1953 yıllarında şiirler yazdı. Ama ilk öyküsü ocak 1954'te Yeni Ufuklar dergisinde çıktı . Aynı yıllarda Şairler Yaprağı (1954), Mavi'de de şiirleri yayımlandı (1954). Daha sonraları Yeni Ufuklar, Vatan Sanat Eki, Mavi, Pazar Postası, Dost'taki öyküleriyle (1954-1959); Ataç, Yeni Dergi, Eylem, Papirüs, Ant, Soyut, Milliyet Sanat, Hürriyet Gösteri dergilerindeki deneme ve incelemeleriyle tanındı.

Bir Gemide kitabıyla 1979 Sait Faik Hikaye Armağanı, Ders Notları'yla 1979 TDK Deneme Ödülü, Eylül'ün Gölgesinde Bir Yazdı adlı??seriyle Sedat Simavi 1988 Edebiya Ödülü'nü aldı. Ayrıca O adlı romanı Hakkari'de Bir Mevsim adıyla ve Onat Kutlar'ın senaryosuyla sinemaya uyarlandı. 33. Berlin Film Festivali'nde (1983) ve 2. Akdeniz Kültürleri Film Festivali'nde ödüller aldı (1984).

Ferit Edgü Eserleri

Roman

Kimse (1976)
O/Hakkari'de Bir Mevsim (1977)
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı (1988)
Öykü
Kaçkınlar (1959)
Bozgun (1962)
Av (1968)
Bir Gemide (1978)
Çığlık (1982)
Binbir Hece (1991)
Doğu Öyküleri (1995)
İşte Deniz, Maria (1999)
Do Sesi (2002)
Avara Kasnak (2005)
Nijinski Öyküleri (2007)

Senaryo

Hakkâri'de Bir Mevsim (O adlı romanından senaryo, Onat Kutlar ile birlikte)
Deneme
Tüm Ders Notları (1978)
Yazmak Eylemi (1980)
Şimdi Saat Kaç? (1986)
Yeni Ders Notları (1991)
Seyir Sözcükleri (1996)
Devam (2001)
Sözlü/ Yazılı (2003)
İnsanlık Halleri (2003)

Şiir

Ah Minel Aşk (1978)
Dağ Şiirleri (1999)

Anı

Görsel Yolculuklar (2003)
Biyografi
Abidin (2003)
Avni Arbaş (2001)
Osman Hamdi-Bilinmeyen Resimleri (1986)
Çocuk Kitabı
Doğa Dostları (2004)

Çeviri

Düşüş (Albert Camus, 1961),
Godot'yu Beklerken (Samuel Beckett, 1963),
Bugünün Dünyasında Felsefe (Jean Wahl, 1965), A
Aydınlar ve Toplum, (Antonio Gramsci, V. Günyol , B. Onaran'la, 1967),
Amerika: Şiirler (Allen Ginsberg, Lawrence Ferlinghetti, 1976).

Monografi

Bunların dışında Abidin Dino, Yüksel Arslan, Van Gogh, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Füreya, Aliye Berger, Ergin İnan, Fikret Mualla, Avni Arbaş üzerine yayımlanmış monografileri var.

Ödülleri

Sait Faik Hikâye Armağanı 1979 (Bir Gemide)
Türk Dil Kurumu Deneme Ödülü 1979 (Tüm Ders Notları)
Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü 1988 (Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı)
--reklam--
Ferit Edgü Kitapları - Eserleri
Hakkari'de Bir Mevsim
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Yazmak Eylemi
Selma Gürbüz İçin Üç Yazı
Çığlık
Her Şeyin Sonundayım
Yaralı Zaman
İşte Deniz, Maria
Do Sesi
Buluşmalar
Av
Tüm Ders Notları
Bir Gemide
Kaçkınlar
Şimdi Saat Kaç
Doğu Öyküleri
Leş
Kimse
Nijinski Öyküleri
Giden Bir Kedinin Ardından
Cahil
Van Gogh - Yüz Yıl Sonra
Biçimler, Renkler, Sözcükler
Yüksel Arslan: İlişki, Davranış, Sıkıntılara Övgü'den Arture'lere
Avara Kasnak
İlk Öyküler Kaçkınlar / Bozgun / Devam
Yeni Ders Notları
Özyurdunda Yabancı Olmak
Korkuyorum
Ah Min-el Aşk
Binbir Hece
Abidin
Seyir Sözcükleri
İnsanlık Halleri
Paraboller
Kaza Sözleri ve Öteki Metinler
Devam
Görsel Yolculuklar
Sözlü - Yazılı
Kültür Emperyalizmi
Batı Kültürü Önünde Hiçbir Saplantım Yok - Mektuplar
Ergin İnan
Dengê Doyê
Duo
Osman Hamdi Bilinmeyen Resimleri
Yolun Gittiği Yer
Orhan Duru Ölmeden Önce - Öldükten Sonra
Fikret Muallâ - Albastı Defterleri
Bozgun
--reklam--
Ferit Edgü Alıntıları - Sözleri
... bir insanın ne kadar gizi varsa, o kadar. (Biçimler, Renkler, Sözcükler)
Başkalarının değil,
kendi sözcüklerinle konuşmasını öğren. (Leş)
"Gelmiş geçmiş hiçbir yazar
Kafka kadar
kendi çöplüğünde eşelenmedi." (Tüm Ders Notları)
Her zaman aramak gerek. Her zaman. Bulduğunda bile.
Yeniden aramaya koyulmak gerek. Başka nasıl yol alınabilir? (Devam)
Cahil hukuk tanımaz. (Cahil)
Çaresizlik, dedim, çaresizlik, çaresizlik, çaresizlik.
Ağlama dedi Canan. Sus, ağlama, çaresizliğe bir çare bulunur elbet.
O da biliyordu bizim çaresizliğimizin çaresi yoktur.
Biz bu yaşamın içinde bir başka yaşamın yolcusuyuz ve bu yolculuk çok uzun sürmez. (Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı)
--reklam--
Ateşle çevrili -ya da boşlukla- bir yalnızlık içindeyiz. (Özyurdunda Yabancı Olmak)
Jiyan, nexweşîyekê rih e.
 Novalis
(Yaşamak, ruhsal bir hastalıktır) (Dengê Doyê)
Dünyadan dargın ayrıldım. (Orhan Duru Ölmeden Önce - Öldükten Sonra)
Her zaman aramak gerek. Her zaman. Bulduğunda bile.
Yeniden aramaya koyulmak gerek. Başka nasıl yol alınabilir? (Devam)
"- Bana unuttuğun bir öykünü anlatsana?
 - Hangi öykümü?
 - Yaşadığın ve unuttuğun bir öykünü.
 - Tüm öykülerimi mi demek istiyorsun?" (İşte Deniz, Maria)
Yaşamak, yaşamayı sürdürebilmek için kişiliğini bulmak zorundasın. (Hakkari'de Bir Mevsim)
O sıralar bir sözcük arıyordum. Bir sözcük. Bir tek sözcük. Bilmiyorum neydi? Hiçbir şey anlatmayacak olan? (Bozgun)
--reklam--
Hep aynı... Dün de bugün de.... (Av)
Bir beraberliğin, anlaşmanın kıvancından çok, bir acının, yan yanayken bile aralarında bir uzaklığın bulunduğunu biliyordu. (Av)
Bu karanlığın en yoğun noktasından kopmuş
ben
ben bu muyum? (Paraboller)
''Ben bir insan müsveddesiyim" diyor Kierkegaard " (Tüm Ders Notları)
Gün geçtikçe uzaklaşıyoruz birbirimizden ve kendimizden... (Av)
Yaz boz tahtası yaşam.
Sen ne kadar ölürsen öl. (Kaza Sözleri ve Öteki Metinler)
Umutsuzluk insanı her yere götürür. Evet, tabii, intihara bile. (Yazmak Eylemi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/dogu-oykuleri-ferit-edgu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)