# Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume - Solmaz Zelyut Hünler Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume kimin eseri? Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume kitabının yazarı kimdir? Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume konusu ve anafikri nedir? Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume kitabı ne anlatıyor? Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume PDF indirme linki var mı?  Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume kitabının yazarı Solmaz Zelyut Hünler kimdir? İşte Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/dort-adali-hobbes-locke-berkeley-hume-solmaz-zelyut-hunler-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-25T16:00:03+03:00
- Güncelleme: 2022-08-25T16:00:03+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/25/solmaz-zelyut-hunler-kimdir-solmaz-zelyut-hunler-kitaplari-ve-sozleri-298078.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Solmaz Zelyut Hünler 
 Yayın Evi: Doğu Batı 
 İSBN: 9758717620 
 Sayfa Sayısı: 115 
--reklam--
Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kılıçsız akit boş sözden ibarettir'. Bu sözün sahibi Thomas Hobbes, felsefesinin temeline kılıç kadar keskin bir gerçekliği oturtmuştur.

Astronomide Kopernik'in, fizikte Galile'nin yaptığı devrimin benzerini siyaset felsefesinde yapabilmesinin hikmeti de işte bu atılganlığı. Skolastiğin kördüğümünlerine naturalizm ve empirizmle bileylenmiş keskin felsefesiyle aniden inmiştir Hobbes. Hiç beklenmedik bir anda…

John Locke'sa kılıç sanatlarında usta değildir çünkü o aklı kullanma zanaatinde yetkinleşmiştir. Tüm uğraşı aklın doğasını sorgulamak ve yaşamı akılla düzenlemek üzerinedir. Aydınlanmanın başlangıç filozofu olarak gördüğü hürmet bundandır. Ve zamanı geldiğinde Fransız ve Amerikan devrimlerinin ateşi de John Locke'un kıvılcımlarıyla tutuşacaktır…

Locke'un kıvılcımlarından nasiplenen George Berkeley, bilgi teorisinin maddeci bariyerleri üzerinden atlayan İrlandalı bir rahiptir. Filozofların bin dereden su getiren spekülasyonlarına bir set çeker Berkeley ve şunu sorar: Hakikat tüm insanlığın feryadıysa, onu birkaç kişinin oyuncağı haline getirmek de neyin nesi?

O da deneycidir selefi Locke gibi ancak onun deneyciliğine kilise vitraylarının renkli ışıkları düşer.
İskoçya'da 'Aziz David' olarak anılan David Hume ise Berkeley'i takdir etmesine rağmen tanrısal vitrayların üzerine şüphecilik sıvasını çekmeye niyetlenmiştir.
Deneyciliğin zirvesidir ama şüpheciliğiyle handiyse deneyciliği bile tarumar edeceği zannedilir. Neyse ki bilginler bundan kurtulur lakin Hume'un bilgi teorisini üzerine sorduğu sorular, filozoflara yepyeni mesailerin kapılarını açar.

İki İngiliz, bir İrlandalı ve bir İskoç. Britanya'nın bireyi yücelten dört büyük filozofu… Solmaz Zelyüt, İngiliz felsefe çığırının dört önemli ismini ele alıyor Dört Adalı'da… Ve onların baş döndürücü arayışlarını siyaset ve bilhassa bilgi teorisi özelinde yoğunlaşarak anlatıyor. Aynı ethos'un içinden doğan dört felsefenin hikâyesi Dört Adalı…

--reklam--
Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume Alıntıları - Sözleri
Deneme, Locke’u empirizmin kurucusu olarak okutan bir eserken İncelemeler onu liberalizmin kurucusu olarak okutur.
Bu bağlamda Locke, teorik ve pratik ilgilerini, yaşamı içinde beraberce yürüten bir şahsiyet olarak karşımıza çıkar.
Hobbes, İnsan eylemlerini, davranışlarını motive eden se­bepleri ortaya çıkarmayı ister: Her yerde, her zaman aynı olan nedenleri bilebilirsek, geleceğe egemen olabiliriz. Evet, Hob­bes, vaktiyle sekreterliğini yaptığı Bacon’ın “bilmek egemen olmaktır” düstûrunu canı gönülden benimsemiştir.
Analojinin kullanılması problemi çözmez, çünkü bir saat ile evren arasındaki analoji, kesin/emin değildir. Evrenin, rasyonel bir planlayıcının ürünü olmak yerine, bitkisel bir sürecin ürünü olarak niçin düşünmeyelim ki ? Hatta eğer evrenin nedeni zeka gibi bir şeyse, moral karakteristikler bu tür bir varlığa nasıl atfedilebilir? Dahası analojiler kullanılacaksa, hangi biri seçilmelidir? Evler ve gemiler, çoğunlukla bir plancılar grubu, dizayncılar grubu tarafından tasarlanır; o halde, pek çok Tanrının olduğunu mu söylemeliyiz?
“Kâinat geniş, kâinat derin, kâinat uçsuz bucaksız!”
Kısaca Hobbes, nedensellik nosyonunu, hareketli cisimle­ rin, harekette olan cisimlerin birbirleri üzerine etkilerini göz­ lemlemekten çıkarır. Hobbes’a göre, fizik dünyadan hareketi kaldırırsak, nedenselliği göremeyiz. Hobbes’un bu görüşünün neticesi, katı bir determinizm anlayışı olacaktır. Çünkü Hob- bes’ta bu nedensellik, fiziksel olanlarla sınırlı değildir. Bu ne­ densellik, psikolojik ve dinsel olanda da geçerlidir. Evet, Hob­ bes’a göre ruhsal, psişik faaliyetlerimizin nedeni, fiziksel, doğal hareketlerdir; davranışlarımızın nedenleri ise psişik/ruhsal/zi- hinsel olaylardır. Davranışlarımızın nedenleri olan bu zihin hareketlerini, zihinsel hareketleri, yani duygulan, arzuları, istekleri, korkuları vs. incelersek psikolojik olanda da neden­ selliğin geçerli olduğunu görürüz. Ancak bu alanda nedenselli­ ği gözlemlemek için bir yönteme gerek vardır. Bu da içe bakış (introspection) veya iç gözlem yöntemidir. Heyecanlarımızın gözlemlenmesi ve çözümlenmesi sonucunda psikolojik durum ve koşulları açıklayabiliriz. Evet, davranışlar ile onların neden­ leri olan ruhsal hâller arasındaki nedensel ilişki görüşü ile Hobbes, günümüzün behavioristlerinin, davranışçılarının müj­ decisi olur.
Hobbes için in­sanda 'irade özgürlüğü' diye bir şey söz konusu olamaz. Özü düşünmek olan bir gayrımaddi ruh anlayışı ve irade özgürlüğü gibi düşüncelerin kaynağı, insanların doğal olaylar hakkında yeterince bilimsel bilgiye sahip olmamalarıdır.
Evet, doğa hem doğum hem ölüm verir, hem can verir hem can alır; bu anlamda hem iyi hem de kötüdür, ama doğrusu, o, ne iyi ne kötüdür; asıl olan, doğum ile ölüm arasındaki yaşamdır; ne öncesi ne de sonrası ve ne berisi ne ötesi, ama tam da burası ve sadece bu kadarı. Hobbes'un anlayışına bakılırsa, gerçekten oksimoronik bir ad olan Doğa Yasası emreder: Yaşa, yeter ki yaşa!
Eğer hünerli bir yönetici insanları belli ilkelerin doğuştan oldu­ğuna ikna ederse, "insanları, kendi akıl ve yargılama yetilerini kullanmaktan alıkoyarak hiçbir sorgulama yapmadan inandırıp itimatlarını kazanır" ve "bu kör güven halinde, onları daha kolay yönetebilir."
Hobbes’un materyalizmini onun töz anlayışında daha açık görebiliriz. Hobbes’a göre töz, var olan demektir, maddî/ci- simsel olan demektir. Maddi/cisimsel olmayan ise var olmayan demektir. Bu yüzden, Hobbes’un düşüncesinde “maddî olma­ yan töz” ifadesi bir oksimorondur; yani tıpkı ‘yuvarlak dört­ gen’, ‘dinsiz rahip’, ‘bakire anne’, ‘sabit değişken’, ‘sanal ger­çeklik’ vs. tamlamaları veya sözleri gibi anlamsız ve kendi ken­disiyle çelişen, çatışan bir ifadedir. O hâlde, Hobbes Descartes’ın iki tözünden yalnızca birini töz olarak kabul eder: yayılımlı töz. Peki ya düşünen töz, yani ruh ne olacak? Hobbes’a göre, ruh ve beden birbirinden ayrı tözler değildirler; aynı do­ğada, yapıda olan şeylerdir ve ikisi de aynı doğa yasalarına uyarlar. Madde ve zihin veya tin homojendir ve aynı yasalara tâbidir.
…bu dört filozof, dört nominalist filozof, felsefe gemisi­nin belli bir dönem kaptanlığını yapmış ve Descartes'ın inşa ettiği gemiyi, anakaradan alıp Ada'nın kıyılarında yüzdürmüş insanlardır. Bu anlamda onların hepsi kartezyendir, yani Des­cartes gemisinin kaptanları olmak bakımından aynı gemiyi yüzdürmeye çalışmaktadırlar.
--reklam--
Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Solmaz Zelyüt: Solmaz Zelyüt ile tanışmam üniversitedeki hukuk felsefesi ve sosyolojisi dersini aldığım hocam sayesindedir. Kendisi şimdiye kadar tanıdığım en iyi anlatıcıdır sanırım. Bize bu kitaptaki Thomas Hobbes'a ilişkin bölümü fotokopi olarak bırakmıştı. Yazarın kalemiyle ilk burada tanışmıştım ve sadeliği ile anlaşılırlığı karşısında büyülenmiştim sanırım.
Daha sonra kitabın tamamını almaya karar verdim ve kitabın içerisindeki diğer filozoflara ait bölümleri okuma imkanı buldum. Thomas Hobbes zaten sosyal sözleşme teorisiyle bir numaralı favorim iken bir de David Hume'u tanıma fırsatı buldum ve determinizm hakkındaki düşüncelerim baştan aşağı değişti. Determinizmi tek gerçek olarak düşünürken şimdi işin o kadar basit olamayacağını anladım. (Hasan Karacaoğlan) 
Kesinlikle farklı bir bakış açısı. Kartezyen felsefenin doğumunu kendine has bir tasnif ve yorumla anlatmış ancak içerik bakımından felsefeyle biraz ilgilenmiş birinin çok saldıracağı bilgiler bulacağını soyleyemem. Yine de Hobbes Locke Hume ve Descartes'in modern felsefenin doğuşu üzerine etkilerini konu alan eser yansıttığı bakış açısı ve yorumlama şekli bakımından oldukça başarılı. (Burak Erdoğdu) 
--reklam--
Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Solmaz Zelyut Hünler - Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Solmaz Zelyut Hünler Kimdir?
Öğrenim
1995 Doktora / Ege Üniversitesi
1989 Yüksek Lisans / Ege Üniversitesi
1986 Lisans / Ege Üniversitesi

Akademik Pozisyonlar:
2012 Profesör / Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü 
2005 Doçent / Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü 
1996 Yardımcı Doçent / Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü
1992 - 1995 Araştırma Görevlisi / Adnan Menderes Üni. Felsefe Bölümü

İdari ve Akademik Görevleri (2 adet)
- Kadın Çalışmaları abd. Başk., 2009-
- Sistematik Fel. ve Mantık abd başkanı, 1998-

Uzmanlık Alanları
- Felsefe (2090000)
- Felsefe Tarihi (2090100)
- Sistematik Felsefe ve Mantık (2090200)
- Siyaset ve Sosyal Bilimler (2170100)
- Siyasal Teoriler (2170101)
- Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi (2181400)

Yayınlar

İndekslerce Taranmayan Dergilerdeki Yayınları (6 adet)
- Solmaz Zelyut Hünler, “Sorumluluğun Ecdadı”, Felsefe Tartışmaları: A Turkish Journal of Philosophy, Sayı 33, (Philosopher’s Index), Boğaziçi Ün. Yay., İstanbul 2004, s. 37-68.
- Solmaz Zelyut Hünler, “Sunuş: Alasdair MacIntyre”, Ethik’in Kısa Tarihi, Paradigma yay., ISBN 975-7819-23-9, İstanbul 2001, s. I-XXIV
- Solmaz Zelyut Hünler, “Leo Strauss Hakkında Bir Giriş Girişimi”, Leo Strauss: Politika Felsefesi Nedir?, Paradigma yay., ISBN 975-96979-4-7, İstanbul Haziran 2000. s. 1-28
- 0, Solmaz Zelyut Hünler, “Milliyetçilik Hayreti”, Düşünen Siyaset, Temmuz 1999
- 0, . Solmaz Zelyut Hünler, “Cumhuriyetçiler Nerede?”, Birikim, Ekim 1998
- Solmaz Zelyut Hünler, “Adalet”, Felsefe Ansiklopedisi I, Ed. Ahmet Cevizci, Etik Yay., ISBN 975-8565-11-07, İstanbul Kasım 2003.
--reklam--
Solmaz Zelyut Hünler Kitapları - Eserleri
Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume
Spinoza
Didem Madak'ı Okumak
İki Adalet Arasında
Spinoza
--reklam--
Solmaz Zelyut Hünler Alıntıları - Sözleri
Evet, doğa hem doğum hem ölüm verir, hem can verir hem can alır; bu anlamda hem iyi hem de kötüdür, ama doğrusu, o, ne iyi ne kötüdür; asıl olan, doğum ile ölüm arasındaki yaşamdır; ne öncesi ne de sonrası ve ne berisi ne ötesi, ama tam da burası ve sadece bu kadarı. Hobbes'un anlayışına bakılırsa, gerçekten oksimoronik bir ad olan Doğa Yasası emreder: Yaşa, yeter ki yaşa! (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
Güzellik, algılanan nesnenin bir niteliğinden çok, onu algılayan da uyanan bir etkidir.. (Spinoza)
"İnanma pencerelere bayım, geceleri hepsi ayna oluyor." (Didem Madak'ı Okumak)
Spinoza'ya göre Tanrı, Doğa'dır veya Doğa, Tanrı'dır ve her şey Tanrı' da veya Doğa' dadır. O halde Tanrı, her şeydir. Ve her şey olan, aynı zamanda hiçbir şey değil midir? İşte bir diğer skandal da budur. Bu Tanrı, ne yaratır, ne yardım eder, ne ödüllendirir, ne cezalandırır. (Spinoza)
Madak'ın şiirinde söz bir varoluş aracı ya da alanı olarak işlev görür. Öyle ki şair bir kez susarsa yeryüzünden silinip gidecekmiş korkusu içinde ve hezeyan halinde durmaksızın konuşur. Pek fazla kısa şiirinin bulunmamasının nedeni budur. (Didem Madak'ı Okumak)
Deneme, Locke’u empirizmin kurucusu olarak okutan bir eserken İncelemeler onu liberalizmin kurucusu olarak okutur.
Bu bağlamda Locke, teorik ve pratik ilgilerini, yaşamı içinde beraberce yürüten bir şahsiyet olarak karşımıza çıkar. (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
Gelmiş geçmiş en büyük filozoflardan biri olan Benedict de Spinoza, 1632’de bir Yahudi cemaati içinde doğdu. (Spinoza)
Yükleri ağırlaşsın diye iyice tabutumun içinde tepineceğim… (Didem Madak'ı Okumak)
Didem Madak'ın şiirlerinde birey oluşa dair ipuçları, izlekler ya da estetik seçimler arandığında karşılaşılacak ilk nitelik; şairin kendisini dünyayı algılayan bir duyular aygıtı, şiirde konuşan ses olarak açıkça ortaya koymasıdır. Duyularıyla algıladıkları kendi hikâyesinin, kendi ruh hallerinin kaynaklık ettiği bir dilsel alanda son derece buluşsal ve oyuna dayalı çağrışımlara dönüşür. (Didem Madak'ı Okumak)
"Karşılıksız Hayat" ve "Hatalı Teşbihler", Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar adlı romanında sürekli “efendimiz" diye konuşan Olric karakterini, Tehlikeli Oyunlar'daki Hikmet Benol'un söylemini ve Atay'ın ironisini hatırlatmakla kalmaz, "Hatalı Teşbihler", Tehlikeli Oyunlar'dan bir alıntıyla başlar. Madak'ın Oğuz Atay'ın ironisinde şiir için diri ve gümrah olanaklar bulduğunu, Atay'ın romanlarındaki ironiyi devraldığını, İkinci Yeni şairlerinin şiire kazandırdığı dramatik monolog, anlatı, teatrallik gibi unsurlara Atay'ın ironisini eklediğini söylemekte bir sakınca yoktur. Bu iki şiirin Oğuz Atay romanlarıyla karşılıklı bir okuması yapıldığında özellikle Tutunamayanlar'a göndermeler de ortaya çıkacaktır. (Didem Madak'ı Okumak)
Kısaca Hobbes, nedensellik nosyonunu, hareketli cisimle­ rin, harekette olan cisimlerin birbirleri üzerine etkilerini göz­ lemlemekten çıkarır. Hobbes’a göre, fizik dünyadan hareketi kaldırırsak, nedenselliği göremeyiz. Hobbes’un bu görüşünün neticesi, katı bir determinizm anlayışı olacaktır. Çünkü Hob- bes’ta bu nedensellik, fiziksel olanlarla sınırlı değildir. Bu ne­ densellik, psikolojik ve dinsel olanda da geçerlidir. Evet, Hob­ bes’a göre ruhsal, psişik faaliyetlerimizin nedeni, fiziksel, doğal hareketlerdir; davranışlarımızın nedenleri ise psişik/ruhsal/zi- hinsel olaylardır. Davranışlarımızın nedenleri olan bu zihin hareketlerini, zihinsel hareketleri, yani duygulan, arzuları, istekleri, korkuları vs. incelersek psikolojik olanda da neden­ selliğin geçerli olduğunu görürüz. Ancak bu alanda nedenselli­ ği gözlemlemek için bir yönteme gerek vardır. Bu da içe bakış (introspection) veya iç gözlem yöntemidir. Heyecanlarımızın gözlemlenmesi ve çözümlenmesi sonucunda psikolojik durum ve koşulları açıklayabiliriz. Evet, davranışlar ile onların neden­ leri olan ruhsal hâller arasındaki nedensel ilişki görüşü ile Hobbes, günümüzün behavioristlerinin, davranışçılarının müj­ decisi olur. (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
Hobbes’un materyalizmini onun töz anlayışında daha açık görebiliriz. Hobbes’a göre töz, var olan demektir, maddî/ci- simsel olan demektir. Maddi/cisimsel olmayan ise var olmayan demektir. Bu yüzden, Hobbes’un düşüncesinde “maddî olma­ yan töz” ifadesi bir oksimorondur; yani tıpkı ‘yuvarlak dört­ gen’, ‘dinsiz rahip’, ‘bakire anne’, ‘sabit değişken’, ‘sanal ger­çeklik’ vs. tamlamaları veya sözleri gibi anlamsız ve kendi ken­disiyle çelişen, çatışan bir ifadedir. O hâlde, Hobbes Descartes’ın iki tözünden yalnızca birini töz olarak kabul eder: yayılımlı töz. Peki ya düşünen töz, yani ruh ne olacak? Hobbes’a göre, ruh ve beden birbirinden ayrı tözler değildirler; aynı do­ğada, yapıda olan şeylerdir ve ikisi de aynı doğa yasalarına uyarlar. Madde ve zihin veya tin homojendir ve aynı yasalara tâbidir. (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
Eğer hünerli bir yönetici insanları belli ilkelerin doğuştan oldu­ğuna ikna ederse, "insanları, kendi akıl ve yargılama yetilerini kullanmaktan alıkoyarak hiçbir sorgulama yapmadan inandırıp itimatlarını kazanır" ve "bu kör güven halinde, onları daha kolay yönetebilir." (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
Annem
Ki beyaz bir kadındır
Ölüsünü şiirle yıkadım.
Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım
Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım." (Didem Madak'ı Okumak)
Hobbes, İnsan eylemlerini, davranışlarını motive eden se­bepleri ortaya çıkarmayı ister: Her yerde, her zaman aynı olan nedenleri bilebilirsek, geleceğe egemen olabiliriz. Evet, Hob­bes, vaktiyle sekreterliğini yaptığı Bacon’ın “bilmek egemen olmaktır” düstûrunu canı gönülden benimsemiştir. (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
Bir zamanlar kendimi
Bulunmaz Hint kumaşı sanmıştım.
Kaç metredir benim yokluğum?
Benden daha çok var sanmıştım.
Benim yokluğumdan dünyaya
Bir elbise çıkar sanmıştım.
Dünyanın çıplaklığına bakmaya utanmadan
Sonunda ben de alıştım.
Ah... Dedim sonra,
Ah! (Didem Madak'ı Okumak)
“Kâinat geniş, kâinat derin, kâinat uçsuz bucaksız!” (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
Analojinin kullanılması problemi çözmez, çünkü bir saat ile evren arasındaki analoji, kesin/emin değildir. Evrenin, rasyonel bir planlayıcının ürünü olmak yerine, bitkisel bir sürecin ürünü olarak niçin düşünmeyelim ki ? Hatta eğer evrenin nedeni zeka gibi bir şeyse, moral karakteristikler bu tür bir varlığa nasıl atfedilebilir? Dahası analojiler kullanılacaksa, hangi biri seçilmelidir? Evler ve gemiler, çoğunlukla bir plancılar grubu, dizayncılar grubu tarafından tasarlanır; o halde, pek çok Tanrının olduğunu mu söylemeliyiz? (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
Hobbes için in­sanda 'irade özgürlüğü' diye bir şey söz konusu olamaz. Özü düşünmek olan bir gayrımaddi ruh anlayışı ve irade özgürlüğü gibi düşüncelerin kaynağı, insanların doğal olaylar hakkında yeterince bilimsel bilgiye sahip olmamalarıdır. (Dört Adalı Hobbes-Locke-Berkeley-Hume)
"Ne zaman gizlenmeye niyetlensem kendimi
İtrafını dibine vuruyordum" (Didem Madak'ı Okumak)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/dort-adali-hobbes-locke-berkeley-hume-solmaz-zelyut-hunler-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)