# Düş Kırgınları - Mehmet Eroğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Düş Kırgınları kimin eseri? Düş Kırgınları kitabının yazarı kimdir? Düş Kırgınları konusu ve anafikri nedir? Düş Kırgınları kitabı ne anlatıyor? Düş Kırgınları kitabının yazarı Mehmet Eroğlu kimdir? İşte Düş Kırgınları kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/dus-kirginlari-mehmet-eroglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-02T06:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-03-02T06:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/02/mehmet-eroglu-kimdir-mehmet-eroglu-kitaplari-ve-sozleri-165308.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mehmet Eroğlu 
 Yayın Evi: İletişim Yayınevi 
 İSBN: 9789750514388 
 Sayfa Sayısı: 264 
--reklam--
Düş Kırgınları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bugün ölecek miyim? Öleceksem hazırım; cümlem dudaklarımda. Sıra son söze geldiğinde insanın mutlaka söyleyecek bir şeyi olmalı. Benim sözlerim, "İçtim, hem de çok içtim," olacak. Hayatımı boşuna harcamadığımı bundan iyi ne kanıtlar? 1998 ve 2003, Karaburun... İki ayrı yaz, iki kadın, uzun ve yaralayan hatıralar. "Suçsuz bellek yoktur". Tabur defterine kim kaydedildi? Birazdan sarhoş olacak Kuzey Erkil mi? Mutluluktan daha görkemli olanı arayan Şafak mı? Sevdiğine değil onu en çok sevecek olana giden Çiğdem mi ? Mehmet Eroğlu, '74 affıyla ülkeye dönmüş, partiden atılmış bir devrimcinin hiç beklemediği bir anda tutulduğu aşkı ve sevmeye kalkışmasını anlatıyor. İnsanlar ikiye ayrılıyor: Geçmişinden kopabilenler ve bunu asla başaramayanlar… Düş Kırgınları, değişen zamanı, pişmanlığı ve yalnızlığı resmeden usta işi bir Eroğlu romanı...
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Düş Kırgınları Alıntıları - Sözleri
Eğer birisi için her yer cehennemse, ölümden neden korksun?
Neden! İlle bir neden gerekiyor... Oysa çoğu kez neden diye önümüze koyduğumuz, sadece mazerettir; kabullenmek istemediğimiz bir şeyi reddedemediğimiz için uydurduğumuz bir mazeret...
Huzurlu bir kadın,
karakterli bir erkeğin en soylu eseridir…
Zaten bir gün birisi sırat köprüsünü havaya uçuracak, ne cennet kalacak ne de cehennem...
Aşk, sonrasını düşünmeye başladığımızda sona erermiş.
Doğumu kestirebiliyorken hiçliğe göçeceğimiz anın rastgeleliği ne kadar anlamsız. Hayatımız boyunca hazırlandığımız o kaçınılmaz son, kaderin umursamaz ama kararlılıkla atacağı zarlara bağlı.
İnsanın, tüm erdemlerimizin boy attığı vicdandan ibaret bir varlığa dönüştüğünü düşünün...
"Cesur birisiydi. Hiç kuşkum yok. Birkaç kez şahit oldum. Aldanmış olamam. Çünkü cesaret taklit edilemez...
Özyıkım eğilimi taşıyan birisinin, başkalarından korkmasına gerek yoktur.
--reklam--
Düş Kırgınları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Her bir cümlesini zevkle okuduğum, bittiği için hüzünlendiğim bir romandı. Cümlelerin vuruculuğu tekrar tekrar kendini okutuyor. Okurken sevdiklerinizi arayıp sesini duyma ihtiyacı hissediyorsunuz. Sanki en güzel arkadaşlık, en güzel aşk bu kitapta yaşanmış gibi. Yazarın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorsunuz. (Blghn C.) 
Tükenmiş düşlerin öyküsü: “Ne devrim yapabildiler ne aşık olabildiler”
Ülkü Tamer’in bir cümleyle özetlediği kitapla ilgili sözleri..
Kocaman yüreklerinde kocaman düşleriyle yaralı iki adam, Kuzey ve Sami’nin hüzünlü öyküsü...
Bir yanda kendini içkiye vermiş ölüme hazır ve bir kadını sahiplenemeyecek kadar seven bir adam Kuzey, öte yandan Kuzey’e duyduğu aşkıyla ‘mutluluktan daha görkemli olan şeyi’ aramaya karar veren Şafak ve
 ‘sevdiğine değil, onu en çok sevene gidecek’ olan, Çiğdem....
Ve Sami;
68 kuşağını temsil eden yoldaşlık, otuz iki yıldan beri dostlukları süren, beraber nice bedeller ödeyen, bu uğurda bacaklarını kaybeden ve yaşamını Kuzey’e borçlu olan ebedi dost Sami..
Kitabın tüm duygusu, hissi, düşüncesi öyle sahiciydi ki yaşadım hepsini dersem abartmamış olurum.
Savrulmuş hayatlar, pişmanlıklar, aşk, yaşam, ölüm, doğa, yürekli düşler, geçmişin izleri ve yitirişler kusursuz kurgusuyla üç zaman dilimi içerisinde (1998-Şafak ve Kuzey, 2003-Çiğdem ve Kuzey ve de şimdiki zaman) birleştirilerek okuyucuya aktarılmış;
Karaburun yarımadasını eşsiz bir şekilde tasvir etmiş..
Her anlatım duyguya hitap edilerek...
Kitapta birçok karakter vardı ki yüzbaşı Emin ve Yunus Fındık sırlarıyla kitaba gizem katanlardı.
Akıcı anlatım, derin duygu ve etkileyici kurgusuyla Düş kırgınlar’ı benim için hiç bitmesini istemediğim nadir kitaplardan biri oldu.
Hep derim; insan hayalleri kadardır diye..
Ve ne yaşadığın değil nasıl yaşadığın umursanmalı diye..
Yürekli düşlere sahip nice güzel insanı saygıyla yad ederek, bu güzel kitabı tüm okurlara tasviye ediyorum...
KitaplaKalın

İlk kez bu kadar zorlandım kitapla ilgili anlatımımda, biliyorum ki hep bir eksik olacak. (AsiRuh) 
bazı kitapları okurken bu hikâye hiç bitmesin dersiniz.. ama biter, hemde hiç ummadığımız şekilde. böyle bir kitaptı bu da benim için. baş kahraman kuzey'in trajik hayat öyküsü; 12 mart darbesinde hapis yatmış işkencelere maruz kalmış, hayatının hiç ummadığı anında aşık olmuş.. geleceğini geçmişine kurban etmiş. ve hazin son! her yönüyle okunmayi hak eden, sevilesi ve akıldan çıkmayacak bir hikâye^^ (damla) 
--reklam--
Kitabın Yazarı Mehmet Eroğlu Kimdir?
Mehmet Eroğlu (d. 2 Ağustos 1948, İzmir) Türk yazar, senarist, romancı.

Yazar, 2 Ağustos 1948 günü İzmir'de dünyaya geldi. Edebiyat öğretmeni olan babası Farik Eroğlu'nun tayinleri sebebiyle ilkokul döneminde birkaç şehir ve okul değiştirdikten sonra İzmir Karşıyaka'daki Ankara İlkokulu'nu 1960 yılında bitirdi. Daha sonra İzmir Maarif Koleji'nde (bugünkü adıyla Bornova Anadolu Lisesi) 7 yıl boyunca kesintisiz olarak yatılı okudu. Liseyi bitirdiği 1967 yılında ODTÜ Müh. Fak. İnşaat Mühendisliği Bölümüne girdi; öğrenciliği sırasında Öğrenci Derneği Başkanlığı yaptı.

1971 yılında üniversiteden mezun olan Eroğlu, mezun olduğu sırada 12 Mart Darbesi sonucu kurulan sıkıyönetim mahkemesinde Dev-Genç Davası nedeniyle yargılanmaya başladı. 1972 yılında dava devam etmekteyken evlendi. İki yıl süren dava sonucunda TCK'nın 141-142 maddesine muhalefetten 8 yıl ağır hapis ve 2 yıl sürgün cezasına mahkûm edildi. Sonuç kesinleşmeden 1974 genel affıyla mahkumiyeti ortadan kalktı. Bu tarihten sonra mühendislik yapmaya ve roman kaleme almaya başladı, 1974 yılında bir kızı dünyaya geldi. 1989 yılında bir devlet bankası olan Turizm Bankası'ndaki 15 yıl sürdürdüğü görevinden siyasi baskılar sonucu ayrıldıktan sonra mühendislik kariyerine ve yazarlığa devam etti. Sadece yazmak ve bir sivil toplum örgütünde gönüllü çalışmak amacıyla mühendislik yaşamını 1999'da noktaladı. 1999'dan bu yana Uğur Mumcu Gazetecilik Araştırmaları Vakfı'nda yazarlık seminerleri vermeyi sürdüren yazar, romanlarının yanı sıra televizyon dizisi ve sinema filmi senaryoları yazmıştır.

İlk romanı Issızlığın Ortasında 1976 yılında tamamlandı ve 1979'da Milliyet Roman Ödülü'nü kazandı ancak 1980 Darbesi sonucunda kitap sakıncalı bulunarak yayınevi tarafından basımına son verildi. Birincisinin devamı niteliğindeki ikinci kitabı Geç Kalmış Ölü de aynı gerekçeyle uzn süre basılamadı. Her iki kitap da 1984 yılında yayımlandı ve ikisi birlikte hem Orhan Kemal Roman Armağanı'na hem de Madaralı Roman Ödülü'ne layık bulundular.

Yazar, 1968 kuşağını anlatmaya "Yarım Kalan Yürüyüş" (1968); "Adını Unutan Adam"(1989) kitaplarıyla devam etti. 1994'te yayımlanan "Yürek Sürgünü" adlı romanından sonra roman yazmaya 5 yıl ara verdi, senaryo yazmaya eğildi ancak senaryo çalışmalarının sonuçlarından memnun kalmadığını ifade etmiştir. 2000 yılından itibaren art arda romanlar yayımlamayı sürdürdü.

Yazar, kendisini "İnsan yaratılışının gölgeli alanlarında boy atan temaları yazan bir yazar olarak tanımlamaktadır."
--reklam--
Mehmet Eroğlu Kitapları - Eserleri
Adını Unutan Adam
Issızlığın Ortası
Kusma Kulübü
Belleğin Kış Uykusu
Düş Kırgınları
Yüz: 1981
--reklam--
Fay Kırığı - 1: Mehmet
Zamanın Manzarası
Yarım Kalan Yürüyüş
İyi Adamın On Günü
Geç Kalmış Ölü
Kıyıdan Uzakta
Fay Kırığı - 2: Emine
--reklam--
Fay Kırığı - 3: Rojin
Yürek Sürgünü
9,75 Santimetrekare
Kötü Adamın On Günü
Meraklı Adamın On Günü
Mermer Köşk
Edebi Aforizmalar
--reklam--
Kendi Hayatında Ölme Vakti
Devlet Adamı ve Güvenilirlik
--reklam--
Mehmet Eroğlu Alıntıları - Sözleri
Sürekli bir eksiklik duygusu, zaman zaman akla gelen, uysal bir diş ağrısına benzeyen acı: Unutmak buydu. (Yarım Kalan Yürüyüş)
"Budalalarla bozuk saatler birbirlerine benzerler," dedim. "Doğruyu bulmaları sadece bir rastlantıdır." (Kusma Kulübü)
"Sözcüklerin önce seslerini, ardından anlamlarını yitirdim; tıpkı ateşin üstüne dökülen su damlaları gibi beynimde buharlaşıp
yok oldular.." (Yürek Sürgünü)
Her insan ,sanki yazgisina hukmedecekmis gibi ,kendi hayatinin en önemli varlığı olmayı dener !!!! (Yüz: 1981)
Işığı perdeleri kapattıktan sonra açtım. (Geç Kalmış Ölü)
"Bazı psikologlar cesaretin, ki cesaret bir anlamda insanın hayatını sürekli tehlikeye atmasıdır, özünde intihar dürtüsü olduğuna inanırlar." (Yarım Kalan Yürüyüş)
--reklam--
"Yalnızlığa katlanamayan birisinin Tanrı’yı kıskanmaya yeltenmesi affedilmez bir budalalık değil mi sence?" (Kusma Kulübü)
Çoğu aşkın büyüsü, cinsel merakın giderilmesiyle sona erer (Fay Kırığı - 3: Rojin)
“Amaçsız bir insan eninde sonunda değersiz insana mı dönüşür? Bizleri insan yapan nedir?” (Belleğin Kış Uykusu)
Yalnızlıkla yoğrulmuş bir ıssızlığın ortasındaydım.. (Kusma Kulübü)
"Anlamını çözdüğümüzde bir işe yaramadığını keşfettiğimiz yararsız bir
bilmece. " (9,75 Santimetrekare)
İnsan kendine acımaktan vazgeçince gerçek acımayı öğreniyor olmalıydı. (Kusma Kulübü)
Geçmişin sessizliği, servi ağaçlarının arasında -belki de her şeye rağmen yaşayabileceğimizi hatırlatırcasına- öylece duruyor. (Kıyıdan Uzakta)
--reklam--
“Ya leyn, ya ayn”
“Karışmış birbirine gecem ve düşüncem, demek. Hatırladın mı?” (Adını Unutan Adam)
Saklamayacaktım: Eninde sonunda her insan kalbi kırık bir palyaço değil midir? (İyi Adamın On Günü)
İnsanın en değerli şeyi özgürlüğüdür. Bu yüzden herkes ona saldırır. (Kıyıdan Uzakta)
Bazen birini o kadar çok severiz ki, kendimizi sevmeyi unuturuz. (Edebi Aforizmalar)
Dilsiz sanılır ama ruh kendini hep beden yoluyla ifade eder (Fay Kırığı - 3: Rojin)
Kendimi zamanın her şeyi unutturan kollarına bıraksam beynimdeki sorulardan kurtulabilir miydim? (Geç Kalmış Ölü)
İnsan mezarının yerini seçince yurdunu da seçmiş olur.. (Zamanın Manzarası)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/dus-kirginlari-mehmet-eroglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)