# Edebi Bir Tutku - Henry Miller Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Edebi Bir Tutku kimin eseri? Edebi Bir Tutku kitabının yazarı kimdir? Edebi Bir Tutku konusu ve anafikri nedir? Edebi Bir Tutku kitabı ne anlatıyor? Edebi Bir Tutku kitabının yazarı Henry Miller kimdir? İşte Edebi Bir Tutku kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/edebi-bir-tutku-henry-miller-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-11T00:46:27+03:00
- Güncelleme: 2022-02-11T00:46:27+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/11/henry-miller-kimdir-henry-miller-kitaplari-ve-sozleri-149277.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Henry Miller 
 Yazar: Anais Nin 
 Çevirmen: Yağız Ali Diri 
 Yayın Evi: İthaki Yayınları 
 İSBN: 9786053756200 
 Sayfa Sayısı: 644 

Edebi Bir Tutku Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İlk olarak Anais Nin'in Henry ve June ismiyle yayımlanan sansürlenmemiş güncesinde gün ışığına çıkan Nin ile Miller arasındaki yakınlığı, duygu yüklü bu mektuplarda tüm çıplaklığıyla görmek mümkün. Mektuplar İsviçre'de Nin'in, Miller'ın eşi June'a karşı hissettiği aşkın pençesinden kurtulmaya başladığı 1932'den, ikili yirmi sene sonra Kaliforniya'ya yerleşene kadar sürüyor.

Her ne kadar farklı bir mizaç ve tarza sahip olsalar ve farklı sosyal çevrelerden gelseler de, Nin ve Miller yazma sevgisi ile birbirlerinin eserlerine duydukları sadakat sayesinde bir araya geldiler. Bu mektuplar tutkudan arkadaşlığa, yakınlıktan yabancılaşmaya evrilen bir ilişkinin haritasını çıkarıyor. İki yazar on yıldan fazla Amerika'da yaşadıktan sonra, 1950'lerin gözüyle geçmişe baktıklarında, altın yıllarının hâlâ Paris yılları olduğunu görüyor. "Muhtemelen ben o zamanlar bugünkü mizah anlayışıma sahip olsam, sen de o zamanlar bugün sahip olduğun özelliklere sahip olsan, hiçbir şey kötüye gitmezdi," diye yazıyor Nin, Miller'a.

Edebiyat tarihinin en eşsiz birlikteliklerinden biri olan bu ilişki aşk, sanat, edebiyat, kıskançlık ve tutku dolu yüzlerce mektupla okurları günümüzde de sarsmaya devam ediyor.

"Eleştirmenler, dostlar ve biyografi yazarları tarafından ortaya konmuş eserlerden çok daha yetkin bir Miller ve Nin portresi."
-Chicago Tribune-

"İçten, duygusal ve tutku dolu… Bu mektuplar samimiyetiyle bazılarını rahatsız edebilir ancak sanata olan tutkularının benzersiz dışavurumuyla pek çok kişiyi etkileyeceğine hiç şüphe yok."
-Booklist-

Edebi Bir Tutku Alıntıları - Sözleri
Hayır, yaşamın derin oluklarına inanmıyorum, sen de inanmıyorsun. Uzaktan bakınca takdir ediyor olabilirsin, ama birinin içine kendini sığdıramayacağını biliyorsun
.
Görüyorsun, hala hassasım. Şimdi o kadar hassasım ki neredeyse kırılganım.

...
.
Bana kollarında birkaç gün huzur ver, buna çok ihtiyacım var.

Yıkıldım, yıprandım, yoruldum. Ondan sonra dünyayla yüzleşebilirim.

...
.
Senin içinde erimek, sana o kadar yakın olmak istiyorum ki kendi benliğim yok oluyor.

...
Bana kollarında birkaç gün huzur ver, buna çok ihtiyacım var. Yıkıldım, yıprandım, yoruldum. Ondan sonra dünyayla yüzleşebilirim.
Bana kollarında birkaç gün huzur ver,buna çok ihtiyacım var.
Yıkıldım,yıprandım,yoruldum.Ondan sonra dünyayla yüzleşebilirim.
Bana kollarında birkaç gün huzur ver,buna çok ihtiyacım var.
Yıkıldım,yıprandım,yoruldum.Ondan sonra dünyayla yüzleşebilirim.
.
Bir insanla her temas o kadar ender, o kadar değerlidir ki onu korumak gerekir.

...
.
Sana söylemeyi unuttuğum şeyler :

Seni sevdiğimi ve sabah uyandığımda seni takdir etmenin daha fazla yolunu keşfetmek için zekamı kullandığımı...

...
.
Bu gece her şey acıtıyor, sadece ayrılık değil, beden ve zihnin sana karşı her gün artan, gitgide daha da artan bu korkunç açlığı.

...
.
Bana kollarında birkaç gün huzur ver, buna çok ihtiyacım var. Yıkıldım, yıprandım, yoruldum.

Ondan sonra dünyayla yüzleşebilirim.

...
.
Hayat o kadar akıcıdır ki, sadece yaşayan anı yakalamayı, onu canlı ve taze yakalamayı umabilir.

O anı yok etmeden...

...
.
Yalnızlık sözlerini paslandırabilir.

...

Edebi Bir Tutku İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabın Yazarı Henry Miller Kimdir?
Henry Valentine Miller, yaşadığı dönemdeki edebiyat formlarının dışına çıkarak roman, otobiyografi, felsefe ve mistizmi karıştırarak kendi tarzını yaratmıştır. Kendi hayatından aldığı gerçekleri tekrardan kurgulayarak kitaplarına aktarmıştır.

Alman göçmeni katolik bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası terzi Heinrich Miller, annesi ise Louise Marie Neiting'di. Çocukluğu Brooklyn'de geçti. Gençliğinde çeşitli işlerde çalıştı ve kısa bir süre New York Şehir Üniversitesi'nde okudu. 1928 ve 1929 yıllarında ikinci karısı June Edith Smith (June Miller) ile birlikte birkaç ay Paris'te geçirdi. 1930 yılında tek başına Paris'e taşındı ve II. Dünya Savaşı patlak verene kadar burada yaşadı. Bu dönemde meteliksiz bir şekilde arkadaşlarından geçinerek avare bir hayat sürdü. Anais Nin, Alfred Perles, ve Lawrence Durrell gibi yazarlarla dostluk kurdu. 1931'in sonbaharında Alfred Perlés vasıtasıyla Chicago Tribune'un Paris baskısında bir iş buldu. Sevgilisi Anais Nin'in desteğiyle 1934 yılında ilk kitabı Yengeç Dönencesini (Tropic of Cancer) yayımladı. Ardından Kara İlkbahar (Black Spring) (1936) ve Oğlak Dönencesini (Tropic of Capricorn) (1939) yazdı. Kitapları ABD'de müstehcen bulunduğu için yasaklandı. Ancak elden ele ulaştırılan kitapları ona belli bir ün kazandırdı.

1940'da ABD'ye döndü ve California'da Big Sur'a yerleşti. ABD'nin kültürel değerlerine ve ahlâkî tavrına meydan okuyan çalışmalarına devam etti. Hayatının son yıllarını Pacific Palisades'de geçirdi.

Yengeç Dönencesi'nin 1961 yılında ABD'de yayımlanması bir müstehcenlik davasına neden oldu. 1964 yılında ABD Yüksek Mahkemesi kitabın bir edebiyat çalışması olduğuna karar verdi. Bu olay cinsel devrimin kilometre taşlarından biriydi. Kitabın basılmasını savunan avukat Elmer Gertz ve Miller sonraki yıllarda yakın arkadaş oldular.

Edebiyat çalışmalarının yanında Miller bir ressam ve amatör bir piyanistti.

Henry Miller Kitapları - Eserleri
Uykusuzluk
Yengeç Dönencesi
Oğlak Dönencesi
Seksus
Clichy'de Sessiz Günler
Neksus

Pleksus
Kara İlkbahar
Cinsellik Dünyası
Merdivenin Dibindeki Gülümseyiş
Cennette Bir Şeytan
Marousi'nin Devi
Çılgın Üçlü

Aşk Mektupları
Rimbaud ya da Büyük İsyan
Hatırlamayı Hatırlamak
Edebi Bir Tutku
Big Sur ve Hieronymus Bosch'un Portakalları
The Time of the Assassins

Henry Miller Alıntıları - Sözleri
Kayıtsız, anlık da olsa duygulanma yetisine sahip, kerterizden yoksun, asıl merkezinden her an kopabilen bir yürek. Kendine yarattığı dünya ne kadar iğrenç ve kısıtlı olursa olsun, mükemmelce yaşıyordu içinde. Güç veren bir şeydi bu basbayağı. (Yengeç Dönencesi)
.
Uzağa bakma. Her şeye düz bak. İyisiyle kötüsüyle gözünün içine bak.

... (Aşk Mektupları)
Now it is either heaven or hell, no in between is possible any longer.
And by all indications we will choose hell. (The Time of the Assassins)
İnsan ne kadar dönüp dolaşırsa dolaşsın, daima yine olduğu yerde kalıyor. Bir türlü kabul edilemiyen 'şimdi'nin olduğu yerde. (Neksus)
Ay gibi ölü bir gezegene ulaşma düşüncesi insanlara, dünya üzerindeki diğer insanlarla iletişim kurma düşüncesinden daha heyecan verici geliyor.
Dünyayı kurtarmak, hatta kendi kendimizi kurtarmak bizi ilgilendirmiyor.
Bizi ilgilendiren bu gezegenden kaçmak.
Bize sunduğu vaadi yitirinceye kadar yeryüzünü kuruttuk. (Hatırlamayı Hatırlamak)
"Asla kendini kaybetme!" (Uykusuzluk)

Bana kollarında birkaç gün huzur ver,buna çok ihtiyacım var.
Yıkıldım,yıprandım,yoruldum.Ondan sonra dünyayla yüzleşebilirim. (Edebi Bir Tutku)
What devils are these who look like you and talk like you, who wear the same dress, eat the same food, and who hound you like dogs? Are these not the worst enemies a man can have? The others I can find excuses for, but for one's own kind I can find no excuse whatever. (The Time of the Assassins)
...kitabın açılışında bir dünya yatıyordu
ne denli kendine özgüdür büyük yapıtların sayfalarının açılışları... (Neksus)
"Senin suskunluğunun hiçbir anlamı yok benim için; benim suskunluğum seninkini bastıracak" (Uykusuzluk)
Dudaklarından soğuk, neşeden yoksun bir kahkaha döküldü – yalnızca ıssızlığın ortasında duyulabilecek bir kahkaha. İnsanca şakaları anlayabilecek biçimde eğitilmiş bir köpeğin salıvereceği türden bir kahkaha. (Çılgın Üçlü)
Dünyada bir başınasın! Yalnızsın... Yalnız... Yalnız. Acı bir şey yalnız olmak... Acı, acı, acı, acı. Sonu yok, akla hayale sığmıyor ve dünyadaki her insanın yazgısı böyle.. (Oğlak Dönencesi)
Unwittingly and unconsciously we have made the world one, but one in nullity. We must go through a collective death in order to emerge as genuine individuals. (The Time of the Assassins)

Kendin olmak, yalnız kendin olmak çok büyük bir şey. (Merdivenin Dibindeki Gülümseyiş)
"Çevremdeki insanlar harika göründüğüm, gittikçe gençleştiğim
ve bunun gibi bir dolu zırva laf ediyordu. Ruhumdaki kıymıktan haberleri yoktu." (Uykusuzluk)
Yoluma çıxan insanlar, hər gün baş verən və başqası üçün boş şey kimi görünə bilən hadisələr - hamısını mənim düşüncəmdə xüsusi bir məna kəsb edirdi. (Cennette Bir Şeytan)
Sizin objektifinize nasıl göründüğümden bana ne? (Big Sur ve Hieronymus Bosch'un Portakalları)
"Dünyayı sarsan ulusal ve ırksal dramların dışında, daha büyük bir oyun sahneleniyor;dünya dramı." (Cinsellik Dünyası)
...Uzun, upuzun 1zaman geçiyordu;
bildiğim tüm sessizliklerden daha an­lamlı 1sessizlik içinde.
Söyleme gücünü kendi­mizde bulamadığımız herşey, bu karşılıklı dilsiz oyu­nunda dile geliyordu... (Cinsellik Dünyası)
Sonunda her şey tek bir gerçeğin içinde erir: Hatırlayış. (Hatırlamayı Hatırlamak)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/edebi-bir-tutku-henry-miller-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)