# Elektra - Sophokles Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Elektra kimin eseri? Elektra kitabının yazarı kimdir? Elektra konusu ve anafikri nedir? Elektra kitabı ne anlatıyor? Elektra PDF indirme linki var mı?  Elektra kitabının yazarı Sophokles kimdir? İşte Elektra kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/elektra-sophokles-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-11T18:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-07-11T18:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/11/sophokles-kimdir-sophokles-kitaplari-ve-sozleri-266444.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Sophokles 
 Çevirmen: Azra Erhat 
 Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 
 İSBN: 9786053606383 
 Sayfa Sayısı: 57 
--reklam--
Elektra Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sophokles (MÖ 495-406): Yunan tragedyasının en önemli yazarları arasında adı ilkönce hatırlanan Sophokles, konuları işleyişi ve oyundaki karakterleri canlandırılmakta ustalığıyla ayrı bir yere sahiptir. Tiyatro tekniğini geliştirmiş, diyaloglara, dekor ve kostüme önem vermiştir. Tragedyalarında dönemin yazarlarında rastlanmayan derli toplu bir içyapı görülür. Eserlerinde yazgı sorununu her zaman ön planda tutar. Katıldığı yarışmalarda yirmiden fazla ödül almıştır. Yüz yirmi üç tragedya yazan Sophokles’in eserlerinden sadece Aias, Antigone, Kral Oidipus, Elektra, Trakhis Kadınları, Philoktetes, Oidipus Kolonos’ta günümüze ulaşabilmiştir.
--reklam--
Elektra Alıntıları - Sözleri
Benim için hayatın en büyük kısmı
Umutsuzluk içinde geçti gitti; gücüm kalmadı artık.
"Beni bırakın, bırakın, teselliye ihtiyacım yok."
“Beni bırakın, bırakın, teselliye ihtiyacım yok.”
"Fakat benim için hayatın en büyük kısmı umutsuzluk içinde geçti gitti; gücüm kalmadı artık."
"Ömrüm oldukça, çılgın gözyaşlarım dinmeyecek."
"Hiç yaşama arzum kalmadı artık."
Bil ki asil insanlar için alçakça yaşamak ayıptır.
"Vicdanımı sızlatmamak benim yegane gıdam olsun."
"Bırakın beni bu deliliğime, size yalvarıyorum."
"Istırabından haz mı duyuyorsun?"
Altüst olmayan bir tek ümidin kaldı mı ki bakışlarını ona çeviresin?
Zira doğru söz iki insan arasında tartışma konusu olmaz, aksine hızla harekete teşvik eder.
Görüyorum ki yalnızca ölüler ızdırap çekmiyor
Zaman şifa veren bir ilahtır.
--reklam--
Elektra İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Antik Metinlerde "İntikam" Öyküsünün Ortaya Çıkışı: Elektra: Bugün yine Yunanistan’ın antik dönemine bir yolculuk gerçekleştireceğiz ve mitolojideki en ünlü öykülerden birine konuk olacağız; Elektra ve Orestes’in öyküsüne. Başlayalım.

Elektra: “Hayatım pek güzel, hayran olunacak doğrusu!
Khrysothemis: “Güzel olurdu, eğer iyi düşünmesini bilseydin.” (sayfa 13)

1.Sophokles’e Dair:

Önceki incelemelerimde de bahsettiğim üzere, yazar/sophokles tragedya sanatının “üç büyükler”inden biri olarak bilinir. yazar/aiskhylos ve yazar/euripides'e oranla halk tarafından daha fazla sevilen Sophokles hayatı boyunca 123 oyun kaleme almıştır. Bu oyunlardan 116’sı ne yazık ki 21. yüzyılın dünyasına dek ulaşamamıştır. Antik Yunan devrinde edebiyatın yükselişini simgeleyen bu oyunlardan yalnızca 7’sini okuyabiliyor olmak oldukça üzücü.

M.Ö. 495’te doğduğu düşünülen Sophokles, tiyatro tekniğini değiştirmiş, diyaloglara, kostüme ve dekora, çağdaşı diğer yazarlara oranla daha fazla önem vermiştir. Katıldığı yarışmalarda 20’den fazla ödül kazandığını bildiğimiz Sophokles’in oyunlarındaki en önemli tema ise şüphesiz “yazgı”dır. Konu edindiği efsanelerdeki karakterlerin yaşamlarına baktığımızda, başta kitap/kral-oidipus--14367 olmak üzere, kaderleriyle yüzleşmek zorunda olduklarını gözlemleriz.

Adeta altın değerinde olan bu mitoloji kaynaklı öyküler zamanında antik tiyatrolarda ve odeonlarda oynanarak halkı sanatla buluşturmuşlardır. Fakat tragedya sanatının etkisinin daha çok halkın kendi haline şükretmelerini sağlamak olduğunu da belirtmek gerek. Zira oynanan oyunların neredeyse tamamı aristokrat, zengin ve yönetimde görevli kişilerin başından geçmektedir ve bu durum da halkın onları izlerken “iyi ki ben soylu biri değilim” diyerek tatmin olmalarını sağlamaktadır.

2. Oyundaki Karakterlere Dair:

Elektra: “Kötülük beni kötülüğe mecbur etti.” (sayfa 8)

Elektra: Agamemnon ve Klytaimnestra’nın kızı olan Elektra, mitoloji dünyasında öyküsüyle ön plana çıkan ve unutulmazlar arasına giren bir kadındır Homeros destanlarında adının geçmiyor olması yine de onun ününü azaltmış değildir. Sophokles haricinde yazar/euripides de bizzat ismi “kitap/elektra--50391” olan bir tragedya yazmıştır ve bunun haricinde “kitap/orestes--263998” isimli tragedyasında da Elektra’ya yer vermiştir. yazar/aiskhylos ise "kitap/agamemnon--107190” üçlemesinde değinmiştir Elektra’ya.

Orestes: Agamemnon ve Klytaimnestra’nın oğlu olan Orestes, yalnızca Antik Yunan tragedyalarına değil, yazar/johann-wolfgang-von-goethe’nin bir dramına da konuk olan, yine ünü çağları aşan bir mitolojik karakterdir. Yıllarca vatanından uzakta büyüyen ve “anne katili” olarak da bilinen Orestes, kardeşi Elektra ile birlik olup bu cinayetti işler. Atreusoğulları’nın çağları aşan laneti de bu şekilde devam etmiş olur. Peşine “Erinysler” takılarak tanrılar tarafından lanetlenir Orestes.

Khrysothemis: Agamemnon ve Klytaimnestra’nın kızlarından biri olan Khrysothemis’in bu tragedyadaki rolü az olsa da, varlığıyla ve Elektra ile olan diyaloglarıyla önem arz ediyor.

Klytaimnestra: Agamemnon’un eşi olan Klytaimnestra, onun Troya Savaşı’na gitmesinin ardından aşığı Aigisthos ile birlikte olur ve “kötü şeyler yapan kadın” tiplemesiyle mitoloji içindeki en unutulmaz kadınlardan birine dönüşür. Kıskanç bir mizaca da sahip olan Klytaimnestra ile Agamemnon’un evliliklerinin mutsuz olduğunun altını çizmekte de yarar var. Helana’nın ikizi olan Klytaimnestra’nın onu kıskandığını söylemek mümkündür. Karakterine dair çok fazla analiz yapılabilir.

Aigisthos: Ensest bir ilişkiden doğan Aigisthos, öyküsü ilginç karakterlerden biridir. Kral Agamemnon, Troya Savaşı’na katılmak için Mykenai’den ayrıldıktan sonra kente gelen Aigisthos, Agamemnon’un eşi Klytaimnestra’yı baştan çıkarır ve onunla birlikte olur. Agamemnon döndüğünde ise birlik olup onu öldürürler.

Bu karakterler haricinde Elektra ve Orestes’in safında yer alan Mürebbi, Mykenai kadınları ve tabii ki Koro da oyunda karşımıza çıkarlar.

3. "Hamletvari" mi, "Elektravari" mi? Shakespeare'e Dek Uzanan Süreç:

Elektra: “Fakat benim için hayatın en büyük kısmı
umutsuzluk içinde geçti gitti; gücüm kalmadı artık.
Babadan, kardeşten mahrum eriyip bitiyorum
başımda sevdiğim bir erkek bile yok.
(sayfa 7)

Elektra özünde bir intikam öyküsüdür. Tıpkı İngiliz edebiyatının en büyük isimlerinden ve modern dünyanın en iyi oyun yazarlarından biri olarak anılan yazar/william-shakespeare’in “kitap/hamlet--1651” tragedyasında olduğu gibi. Neden Hamlet’i andım? Çünkü Shakespeare’in, kendisinden tam 2000 sene önce yazılan Elektra ve Orestes temalı hikâyelerden ilham aldığını belirtmek gerek öncelikle. Hiçbir yazar, şair ve filozof yoktur ki, kendisinden önceki yazar, şair ve filozoflardan etkilenmemiş olsun.

Shakespeare’in esin kaynakları da elbette çoğunlukla antik dünyadan geliyordu. Fakat mitolojideki bu öykü, Antik Yunan tragedya çağı yazarlarının çağından bile çok öncesinde geçer. Belki de onlar da kendi dünyalarını “modern” olarak adlandırıyorlardı ve mitolojik hikâyelerin geçtiği dönemlere “antik” diyorlardı, kim bilir?

Bu durumda günümüzde kimi olayları nitelemek açısından sık kullanılan "Hamletvari" sözünü yeniden masaya yatırmak gerek. Elbette Hamlet dünya edebiyatının en önemli metinlerinden biridir fakat aile arasında geçen bir intikam öyküsünü anlatması bakımından "Elektravari" kelimesini kullanmak da gerekir. Sophokles'e bu konuda hakkı teslim edilmeli.

Lafı daha fazla uzatmadan konuya dönelim.

4. Mitolojide Olaylar Nasıl Gerçekleşti? Agamemnon’un Ölümü ve Elektra ile Orestes’in İntikamı:

“Anne olmak ne garip! Evladından kötülük de görse, bir anne ondan nefret edemez.” (sayfa 25)

Bir intikam öyküsü olan kitap/elektra--14369, kan davasının yüzyıllara yayılmış bir halini temsil eder. Günümüzde dahi devam ettirildiğini düşünürsek, antik olsun, modern olsun fark etmez, insanın her çağda aynı ilkelliğe sahip olduğunu kanıtlar niteliktedir. Fakat burada işin içine sevgi, hırs, kin gibi kavramların da girdiğini unutmamak gerekir. Psikolojik yönden irdelenmesi gereken en önemli yazınsal metinlerdir belki de intikam öyküleri.

Elektra’yı başrolde gördüğümüz bu oyunda anlatılan efsane kısaca şöyledir:

Mykenai Kralı Agamemnon, Troya Savaşı’na katılmak üzere ordusunu toplar. Denize açılacağı sırada olumsuz hava şartları bu duruma engel olur. Agamemnon bir an önce yolunun açılmasını ister fakat ordunun bilicisi konumundaki Kalkhas ona Tanrıça Artemis’i kızdırdığını, eğer kızını kurban etmezse yola çıkamayacaklarını belirtir.

Agamemnon bu durumdan hoşlanmaz fakat Odysseus başta olmak üzere güçlü simaların sözlerinden etkilenerek istemeyerek de olsa kızı İphigeneia’yı kurban etmeye karar verir. Bu durum tam gerçekleşecekken Artemis, Aagamemnon’un kararında samimi olduğunu görerek son anda İphigeneia yerine bir geyik yerleştirir bıçağın ucuna ve neticede bir hayvan kurban edilir. İphigeneia ise Artemis tarafından Taulis’te (bugünkü Kırım yarımadası) bulunan Artemis tapınağında rahibe olmakla görevlendirilir. Hava şartları iyileşir ve Agamemnon ordusu ile birlikte yola çıkar.

(Mitolojide İphigeneia’nın öyküsünün devamını okumak isterseniz eğer yazar/euripides’in sırasıyla kitap/orestes--263998, kitap/iphigenia-auliste--83231 ve kitap/iphigenia-tauriste--85091 tragedyalarını okumanız gerekmektedir.)

Klemanestra kızının öleceği haberini duymasının ardından çılgına döner ve Agamemnon’a sonsuz bir kin beslemeye başlar. Agamemnon’un yurttan ayrılmasının ardından intikam için Aigistos ile birlikte olur ve sinsice planlar yaparlar. Agamemnon geri döndüğünde birlik olup onu öldürecek ve sözde intikamını alacaklardır.

Bilindiği üzere yazar/Homeros'un kitap/ilyada--1953 destanında anlattığı Troya Savaşı 10 yıldan fazla sürer. Savaşı kazanan Akhalar, Troya’dan döner. Agamemnon eve vardığında eşi Klemanestra ve Aigisthos’un tuzağına düşerek feci bir şekilde öldürülür. Bu durum, bu sefer Agamemnon’un kızı Elektra’nın çıldırmasına sebep olur. O andan sonra annesine büyük bir kin besleyen Elektra, kardeşi Orestes’i güvendiği bir kişiyle şehirden uzaklaştırarak ona da zarar verilmesine engel olur.

Aradan uzun yıllar geçer. Elektra’nın kini azalmak şöyle dursun, katlanarak artar. Büyüdüğünde şehre döneceği kardeşinin hayaliyle yaşar. Bu sayede onunla birlik olup annesine gereken cezayı vererek babaları Agamemnon’un öcünü alabileceklerdir. “Kanın yerde kalmaması” adeti böylece devam eder ve Orestes döndüğünde Elektra hedefine ulaşır. Annelerini öldürerek babalarının intikamını alırlar ve bu durumdan asla pişmanlık duymazlar. Sonrasında ise mitolojide “öç alma tanrıçaları” olarak bilinen Erinysler peşlerine düşer. Tanrılar tarafından lanetlenen Atreusoğlulları soyu da bu şekilde devam eder. Sonrasında yaşananları ise yazar/euripides'in "kitap/orestes--263998" tragedyasında okumak mümkün.

5. Bir Adalet Arayışı Olarak "İntikam" ve "Anne" Kavramı Üzerine:

Elektra: Ne? Söylediklerim sence adil değil mi?
Khrysothemis: Evet ama adaletin de zarar verdiği olur. (sayfa 36)

Elektra'nın öyküsünün temelde bir adalet arayışı olduğu da dikkate alınması gereken noktalardan biridir. Elektra, babasının ölümünün cezasız kalmasına içerler ve uzun yıllar beklemesinin sebebi de işlemeyen adalet mekanizmasını kendi vicdanı aracılığıyla çalıştırmaktır. Başarır bunu elbette fakat nihayetinde bir ailenin darmadağın olduğu da somut bir gerçek olarak durur karşımızda.

Elektra'nın eylemleri bu sebeple daha bir önem teşkil eder. Zira adalet uğruna gözünün dönmesi ve ruhsuz bir insana dönüşmesi üzerinde düşünülmesi gereken konular arasındadır. Baba sevgisi ve eksikliğinin tetiklediği duygu durumları onun sağlıksız kararlar almasına yol açmış ve bunun sonucunda annesinin ölümüne sebep olmuştur.

Fakat anne kavramı da yine bu öykü özelinde sorgulanması gereken konular arasındadır zira Klytaimnestra'nın annelik duyguları resmen kendisinden alınmış gibidir. Kızı Elektra ve oğlu Orestes'e duyduğu kin, Agamemnon'a duyduğu kinin bir devamıdır fakat böyle bir kinin çocuklarına yansıyor olması onun içindeki annelik duygularının ölmüş olmasıyla açıklanabilir ancak. Bu durum da yine bizi başka bir konuya götürür: Klytaimnestra'nın, Aigistos tarafından beyninin yıkandığı ve bu sebeple kendi ailesine karşı nefret duygularıyla beslendiği söylenir. Aslında onun özünde iyi niyetli bir kadın olduğu fakat yazgısına kurban gittiğini anlamamız istenir.

6. Elektra’nın Motivasyon Kaynağı ve “Elektra Kompleksi” Hakkında:

“Harekete geçmek için bekliyorsun? Altüst olmayan bir tek ümidin kaldı mı ki bakışlarını ona çeviresin?” (sayfa 33)

İntikam ateşiyle yanıp tutuşan Elektra’nın motivasyon kaynağının tam olarak ne olduğu çağları aşan bir sorgulamadır. Birçok çıkarım yapılabilir bu konu hakkında fakat değinilmesi gereken ilk şey belki de psikanalist bir kurama da adını veren “Elektrra Kompleksi”dir. Psikanalizin en büyük temsilcilerinden biri olan yazar/sigmund-freud’un Elektra Kompleksi’ne adını veren öykü de yine mitolojideki Elektra’nın öyküsüne dayandırılır.

Elektra Kompleksi’ne göre 3-6 yaş arasındaki kız çocukları babalarına oldukça düşkün olur ve annelerini rakip olarak görürler. Bu durum Elektra’nın bütün bir hayatına yayılan baba figürünün yokluğuyla da birleştiğinde, annesine olan kinini açıklamak aslında pek de zor olmaz. Babasını öldüren annesine hayatı boyunca bir daha sevgi duyamamış olması, bu kompleksin sürdürülmüş bir hali olarak da yorumlanır ve asırlar sonra Freud, insanları inceleyerek karakter analizlerini ortaya koyarken bu ismi kullanır.

7. Son Söz:

Elektra: “Görüyorum ki ancak ölüler ıstırap çekmiyor.” (sayfa 41)

Mitoloji dendiğinde Türkiye’de ilk akla gelen isimlerden biri olan ve edebiyatımıza bir “kitap/mitoloji-sozlugu--54278” de kazandırmış olan yazar/azra-erhat’ın çevirisiyle, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan okudum kitabı. Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi kapsamında yayımlanan eserin Eski Yunanca aslından Türkçeleştirildiğini de eklemek gerek.

Mitolojinin en ünlü öykülerinden ve karakterlerinden biri olan kitap/antigone--20527'u çağrıştıran Elektra arasında benzerlikler de vardır. Her iki tragedyada da baba ve kardeş uğruna otoriteyle karşı karşıya gelme söz konusudur ve bu durum güçlü kadın karakterlerin doğmasına sebep olur.

Eğer henüz Sophokles’le tanışmamış bir okursanız, kitap/kral-oidipus--14367, kitap/antigone--20527 ya da kitap/elektra--14369 gibi direkt yazar/Homeros eserleriyle bağlantısı olmayanlardan başlayabilirsiniz. Fakat yazar/sophokles'in eserleri söz konusu olduğunda Elektra'nın her zaman yukarıda adı geçen iki tragedyadan biraz daha geri planda kalmış olduğunu görürüz. Yine de kendisinden sonraki dünya edebiyatında sayısız öykünün ilham kaynağı olmuş güçlü bir eserdir Elektra.

Keyifli okumalar dilerim.

İnsanlar için basiretli ve ölçülü bir karakter en büyük kârdır inan. (sayfa 34) (Bahri Doğukan Şahin) 
Yunan tragedyasının 3 büyüğünden biri olan Sophokles tarafından kaleme alınan "Elektra", yazarın "Kral Oidipus" ve "Antigone" adlı tragedyalarının gölgesinde kalmış olsa da, yine de çok önemli bir eserdir. Diğer tragedya yazarlarına da kaynak olan efsaneye dayanan bu tragedyada, "Elektra"nın adalet arayışına tanık oluruz. Elektra’nın babası (Agamemnon) bir entrika sonucu, aralarında sorun olduğu kuzeninin çocuğu, ve kendi eşi tarafından öldürülür ve bu ikisi yönetimi ele geçirir. Elektra ise bu ihanete dayanamaz ve son anda kardeşi "Orestes"i sadık bir adamına vererek saraydan kaçırtır ve onun dönüp intikamlarını alması için beklemeye başlar. Orestes’in gelip babasının intikamını alana kadar Elektra’nın yaşadığı hezeyanlara, iç çekişlere, haykırışlara tanık oluruz ve yazar bunu usta bir şekilde aktarmıştır. Zaten Sophokles çağdaşlarından ve diğer tragedya yazarlarından, kişilerin duygularına ve iç hesaplaşmalarına odaklanma suretiyle ayrılır ve bunu yaparken de kendimizi adeta karakterin yerine koyarız. Sarayda bir nevi hapis hayatı yaşayan, babasının katlini bir dakika olsun unutmayan, her dakika intikam aşkıyla yanan Elektra kardeşi Orestes’in annesini ve babasının kuzeninin oğlunu öldürmesiyle iç huzura kavuşur. (Yazar kardeşinin öldüğünü sandığı zamandaki Elektra’nın duygularını muhteşem yansıtmıştır.) Sonuç olarak muhteşem bir tragedya olduğunu içtenlikle söyleyebilirim. Bu türe ilgi duyanlar kesinlikle okumalıdır. Çok keyifli dakikalar geçireceksiniz. (Serkan Şimşir) 
Kitap çok güzel bir Yunan tregedya örneğidir. Biraz mitiloji biraz savaş biraz ihanet barındırıyor. Kitap zaten 55 sayfa civarı kahvenizi alıp bir çırpıda okuyup bitirebilirsiniz... (Mehmet Akgül) 
--reklam--
Elektra PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sophokles - Elektra kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Elektra PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sophokles Kimdir?
Sofokles (Grekçe: Σοφοκλῆς) (d. MÖ 495 - ö. MÖ 406), Antik Yunan'ın Eshilos ve Evripides ile beraber 3 büyük tragedya yazarlarından biridir.

Sofokles, Atina dışında bulunan Kolonos'ta doğdu. Babası Sophillos zengin bir silah üreticisiydi. Atina şehir-devletinin hem gelişimini hem de çöküşünü gördü. Birçok resmi ve askeri görevlerde bulundu. MÖ 441'de birliğe bağlı site devletlerine katkıları yöneten Kolegiumun üyesiydi. MÖ 441-440'ta Perikles ile Sisam'da baş gösteren ayaklanmayı bastırmak üzere görev aldı. Salamis deniz zaferini kutlamak üzere düzenlenen gençler korosunu yönetti. Kendisinden 16-17 yaş küçük olan Euripides'in ölüm haberi üzerine tragedyalarına yas giysileriyle gelerek meslektaşına duyduğu saygıyı gösterdi.

Sofokles'in ilk birinciliği MÖ 468 yılındadır. İlk ödülünü Dionysia şenliğindeki (Dionysian Yonder) tiyatro oyunu yarışmalarında aldı. Yaşamı boyunca eserler yazmaya devam etti. Filoktetes adlı oyununu 88 yaşında kendisi sahneye koydu. MÖ 420 yılında Asklepios'un heykelini tapınağa yerleşinceye kadar evinde tuttu. Bu davranışıyla ölümünden sonra da Atinalılar tarafından onurlandırıldı. MÖ 413'te Peloponez Savaşı boyunca Sicilya'daki Atinalı kuvvetin yıkımına karşılık veren komutanlardan biri oldu.

Tragedyalarında bir yazarın seyircilerine söylediklerinden çok bir yurttaş olarak diğer yurttaşa söylemek istediklerini yazdı. Seyircileri düşünmeye yönelten bir uyarıcı ve danışmandı. Suda'ya göre Sofokles 123 oyun yazmış ancak 7 tanesi tam şekliyle günümüze ulaşmıştır. Bunlar Troyalı Kadınlar, Aias, Kral Oidipus, Oidipus Kolonos'ta, Antigone, Elektra, ve Filoktetes'tir.

Sofokles'in sahneye getirdiği yenilik korodakilerin sayısını 12'den 15'e çıkarmıştır. Sanat yapıtının temel koşutu Şehir-devlet ilişkileri olmuştur.

Sofokles'in eserlerinin bize en iyi ulaşanları MS 950'de Bizans'taki el yazmalarıdır. Aiskhylos, Sofokles ve Rodoslu Apollonios'un Argonauticası'ndan meydana gelen bir metin destesi Giovanni Aurispa tarafından 1453'te İstanbul'dan İtalya'daki Floransa Medici kitaplığına getirildi. Bu elyazmalarının yanında Sofokles'e ait olduğu kesin olmayan elyazmaları vardır.

Eserleri ve konuları
Aias ve Antigone'yi, Oidipus Kolonos'ta ile Filoktetes'ten önce sahneye koydu. Aias adlı eserinde Arkaizm izlerine rastlanır. Bu eserde Truva Savaşı'ndaki bir olayı ele alır. Sofokles bu oyununda karakterden çok konuya ağırlık vermiştir. Antigone ile dünya edebiyatında ilk direniş oyununu yazdı. Antigone'nin yanında İsmene ve Kreon karakterleri de belirgin olarak gösterildi. Trakhisli Kadınlar'ın temelini oluşturan mitos Herakles'in mitosudur. Kral Oidipus Sophokles'in başyapıtı olarak görülür. Aristoteles'in Poetika adlı eserinde tragedya hakkında bilgi verirken özellikle Kral Oidipus üzerinde durmuştur.

Aristoteles ideal tragedyanın birincil etkisi olarak belirlediği birlikte acı çekme ve dehşete uğramanın ilk kez Sofokles ile tam anlamıyla biçimlendiği görülür. Kral Oidipus MÖ 430'lu yıllarda, Yunan aydınlanma hareketinin sofizm akımına doğru eriştiği dönemde ortaya gelmiştir. Elektra, Filoktetes ve Oidipus Kolonos'ta adlı oyunlarda ana karakterler baştan sona oyunu tek başına belirler. Aias, Antigone ve Deianeira intihar etmiş; Herakles öldürülmüş; Kreon ile Oidipus acı bir sonla tükenirken, Elektra, Filoktetes ve Oidipus yüceltilmiştir.

Elektra mitosunu daha önce Aiskhylos da işlemiştir. Aiskhylos'ta olayların akışı doğrusaldır. Sofokles'te ise olay akışı daha karmaşık bir haldedir. Filoktetes Sofokles'in sanatsal olarak en olgun oyunu ve dönemindeki akılcılık ve bilgicilikle olan kesin bir hesaplaşmadır. Bu oyunda ahlakı vurgulayarak kanıtlamıştır. Oidipus Kolonos'ta adlı eserinde insan aklını, kendini her değerin üstünde ve kendini sınırsız ve güçlü gören yapısıyla hesaplaşmadır. Sofokles'in asıl dile getirmek istediği akıl üstü değerlerin geçerliliğini kanıtlamak için kendi üstün aklını ortaya koymasıdır.

Oyunlar
- Ajaks
- Antigone
- Kral Oidipus
- Trakhisli Kadınlar
- Elektra
- Filoktetes
- Oidipus Kolonos'ta

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Sofokles
--reklam--
Sophokles Kitapları - Eserleri
Kral Oidipus
Antigone
Elektra
Oidipus Kolonos’ta
Aias
Trakhisli Kadınlar
Philoktetes
Oidipus Kolonos'ta - Trakhisli Kadınlar
Aias-Elektra (Eski Yunan Tragedyaları-8)
The Three Theban Plays
The Complete Plays of Sophocles
--reklam--
Sophokles Alıntıları - Sözleri
Aias: Artık benim ışığım olan karanlık! Benim için gün ışığından daha parlak olan yeraltı gölgeleri. Artık beni yanınıza alın. (Aias-Elektra (Eski Yunan Tragedyaları-8))
Zira doğru söz iki insan arasında tartışma konusu olmaz, aksine hızla harekete teşvik eder. (Elektra)
Ben artık insanlara fazla güvenmiyorum, (Oidipus Kolonos’ta)
...En iyi seçenek korkuya neden olmayandır. (Philoktetes)
It is impossible to know a man, his character and mind, until he proves himself in action, through rule and customary law. (The Three Theban Plays)
SÜTNİNE.

Bir insan yarını ya da bir­ kaçgün sonrasını hesaplıyorsa aptaldır. Bugünümüz mutlu bir şekilde geçmiyorsa geleceği düşünmenin bir anlamı yoktur. (Oidipus Kolonos'ta - Trakhisli Kadınlar)
Hiç doğmamaksa en iyi kader,
mümkün olduğunca erken ölmektir
kaderlerin ikincisi en iyisi.
Delişmen çılgınlıklarla dolu
gençlik tükenince;
haset, isyan, kavga,
savaş ve cinayet gibi
başa gelmeyen dert,
yaşanmayan zahmet mi kalır?
Sonunda teslim alır bizi
bütün kötülükleri
barındıran güçsüz,
iğrenç, dostsuz
ve münzevi yaşlılık." (Oidipus Kolonos’ta)
"Ömrüm oldukça, çılgın gözyaşlarım dinmeyecek." (Elektra)
ODÜSSEUS
İşe tanrılar karıştığında en olmayacak şeyler oluverir. (Aias-Elektra (Eski Yunan Tragedyaları-8))
Hiçbir şeyin farkına varmazsan, mutluluk içinde geçer günlerin, neşeyle hüznü öğrenene kadar. (Aias)
İnsanlar için kaderin zorlamalarından kötüsü yoktur. (Aias)
Elektra: Ey kutsal ışık! Ey dünyayı çevreleyen hava! Kaç defa çığlıklarımı duydunuz! Kaç defa kanlı göğsümü yumrukladığımı işittiniz? Bu evdeki odalar acılarla dolu. (Aias-Elektra (Eski Yunan Tragedyaları-8))
Bir insan yarını ya da bir­ kaç gün sonrasını hesaplıyorsa aptaldır. Bugünümüz mutlu bir şekilde geçmiyorsa geleceği düşünmenin bir anlamı yoktur. (Oidipus Kolonos'ta - Trakhisli Kadınlar)
OIDIPUS : Benim için hayatımın kalanıyla sonu aynı şey. (Oidipus Kolonos'ta - Trakhisli Kadınlar)
Öbür dünyada kim bilir nasıldır "iyi"nin tanımı! (Antigone)
Az isteyip azdan daha da azını alarak onunla yetiniyorum. (Oidipus Kolonos’ta)
"Vicdanımı sızlatmamak benim yegane gıdam olsun." (Elektra)
Zavallı hayvancağızlara elimi kaldırdım. Ne kadar da rezil bir duruma düştüm. (Aias-Elektra (Eski Yunan Tragedyaları-8))
Surely there is no strength in wall or ship,
Where men are lacking and no life breathes within them. (The Three Theban Plays)
"Çünkü bir gün bile sürmez ölümlülerin yükseklerden düşüp dibe vurması." (Aias)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/elektra-sophokles-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)