# Elektrikli Düşler - Philip K. Dick Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Elektrikli Düşler kimin eseri? Elektrikli Düşler kitabının yazarı kimdir? Elektrikli Düşler konusu ve anafikri nedir? Elektrikli Düşler kitabı ne anlatıyor? Elektrikli Düşler PDF indirme linki var mı?  Elektrikli Düşler kitabının yazarı Philip K. Dick kimdir? İşte Elektrikli Düşler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/elektrikli-dusler-philip-k-dick-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-09T09:00:15+03:00
- Güncelleme: 2022-05-09T09:00:15+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/09/philip-k-dick-kimdir-philip-k-dick-kitaplari-ve-sozleri-217797.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Philip K. Dick 
 Çevirmen: Berna Kılınçer 
 Yayın Evi: Alfa Yayıncılık 
 İSBN: 9786051717326 
 Sayfa Sayısı: 265 
--reklam--
Elektrikli Düşler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Philip K. Dick bugüne kadar kısa öyküleri ve kitaplarıyla sinemaya, özellikle de bilimkurgu sinemasına sonsuz bir esin kaynağı oldu.

Senaryo yazarları, yönetmenler onun yazdıklarında her zaman evrensel, heyecan verici, orijinal fikirler buldular. Bıçak Sırtı, Gerçeğe Çağrı, Hesaplaşma, Azınlık Raporu, Karanlığı Taramak Philip K. Dick’in inanılmaz hayal gücünün eserleriydi. Bu sefer televizyon ve sinema dünyasının 10 tanınmış yazarı 10 PKD öyküsünü televizyona uyarladı. Bu öykülerin ortak teması, değişen dünyada insan olmanın ve gerçekliğin anlamını sorgulamaları. Elektrikli Düşler bu 10 öyküyü, televizyona uyarlayan yazarların, yönetmenlerin ön sözleriyle PKD sevenler ve onu yeni tanıyanlar için bir araya getiriyor.
--reklam--
Elektrikli Düşler Alıntıları - Sözleri
Rüyadaki insanlar rüyadaki kişi uyanana kadar güvendedir.
Evlerine giden, zihinleri yok edilmiş insanlar.
SİZE DÜNYAYA GİDİŞ BİLETİ SATAMAYIZ!
Kağıdı kaldırdı. Yaşlı kadının gözleri sözcüklerin üzerinde gezindi. Dudakları titredi. "Neden?" diye sordu en sonunda. Sesi rüzgarda hışırdayan otlar gibi kuru ve zayıftı. Andrews cevabı yazdı.
ÖYLE BİR YER YOK
"Ona anlatamaz mısın? Dünya diye bir yer yok. Olmadığı binlerce defa kanıtladı. Böyle bir gezegen başlangıçtan beri yoktu."
Rüyadaki insanlar rüyadaki kişi uyanana kadar güvendedir...
(Satış Konuşması adlı öyküden)

Talimatlara göre siz tatmin olana kadar kendimi tanıtmaya devam etmem gerek.Henüz tam anlamıyla ikna olmadığınız için daha fazla tanıtım gerekli.
(Foster,Öldün Sen adlı öyküden - Sığınak sahibi olmak zorunda hissettirilen bir ailenin oğlu ile konuşması )

Seneye de seni yerinden alıp aşağıya taşıyan bir tane yaparlar.İnsanlar satın alır almaz bunun da modası geçmiş olacak.İstedikleri bu zaten,satın almaya devam etmeni istiyorlar.
--reklam--
Elektrikli Düşler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Elektrikli Düşler - Philip Kindred Dick
PKD sevgimi beni tanıyan neredeyse herkes bilir o sebeple okuduğum bir kitabını beğenmemem için ya öykünün çok zor anlaşılır olması ya da çeviride sıkıntı yaşamam gerekir. Genel olarak yazarı severek okurum. Ancak bazı öyküleri var ki bunları okurken/okuduktan sonra kısa bir süre için bile olsa dünyaya farklı bir gözle bakabiliyorum.
Her ne kadar romanlarıyla daha ünlü olsa da PKD aslında kısa öykü yazmayı daha çok seviyor. Öyle ki toplamda beş ciltlik bir “Toplu Öyküler” serisi mevcut. Genel bilgiye boğup asıl kitaba gelene kadar sizi sıkmak istemiyorum ancak bu kitapta bulunan öyküler aslında bu toplu öyküler kitaplarında mevcutlar. Bunu açıklamam gerekiyordu bu sebeple.
Kitap aslında “PKD’s Electric Dreams” adında bir mini dizi için yararlanılan kısa öykülerin toplandığı bir derleme. Her öyküden önce o öyküyü ekrana taşıyan yönetmen/yazar kim ise onun yorumlarını okuyoruz; hikayenin ona ne ifade ettiğini nasıl ve neleri değiştirdiğini en çok da Philip K Dick’in O’nun için ne ifade ettiğini okuyoruz. Bu açıdan çok sevmiştim kitabı çünkü; bazen kitap uyarlamalarında öyküleri öyle değiştiriyorlar ki öyküyü de yazarın eserini de tanınmaz hale getirebiliyorlar.
Dizi bir nevi Black Mirror sayılabilir ancak fikirlerinin PKD fikirleri olduğunu görebileceğiniz kadar da öykülere sadık kalınmış. Ben hem diziyi hem de kitabı oldukça sevdim. Alfa’dan kitabın çevirisini Berna Kılınçer yapmış. Geçenlerde de Yüksek Şatodaki Adam kitabını Dost Körpe’nin eski berbat çevirisine editörlüğüyle level atlatmış kişi bu. Daha önceki editörlüklerini sevmesem de ben genel olarak çok büyük hatalar görmedim; malum imla ve dilbilgisinden ziyade anlam tutarlılığı ve cümleyi tek seferde anlayabilmeye bakıyorum ben çeviride.
Sonuçlandıracak olursak hem diziyi hem de kitabı kesinlikle öneriyorum. Dizi şu an Amazon Prime’da mevcut. Benim size okuma önerim şu şekilde; Diziden bir bölüm izleyin, kitaptaki öyküyü okuyun sonra öyküyle ilgili yazar/yönetmen yorumunu okuyun. Güzel oluyor ￼ (Özgür Yalçın) 
Yaşam gelip,geçiçi,korkmadan devam edenlere bir ışık: Değerli okuyucular,
PKD' nin 5 ciltlik öykülerinden derlenmiş olan 10 özel insanlığı,gerçeği sorgulayan bu eserden merhabalar. Çocukluğu boyunca hastalıklarla boğuşan,edebiyata romanla adım atan,ancak çocukluğunda okuduğu bilim kurgu dergilerini hayatının içinde ne kadar yer ettiğini anlaması geç olmadan kendine ait tarzı ile bilim kurgu edebiyatında adını altın harflerle yazdıran nam-ı diğer PKD ilk basımı mayıs-2018 yılında Alfa basım yayım tarafından okuyucuya ulaşmıştır.
10 öyküden oluşan bu eserde konunun içeriğine girmek,anlamak diğer eserleri kadar kolay değil. Özellikle her öyküde bir sorgulama mevcuttur.Foster,Öldün Sen adlı öyküde tüketimi ve korkutulan halkın aklında olmayan alması için zorlandığı bazı tüketim araçlarından bahsederken eleştiriyor.İnsan,dediğin adlı öyküde ise İnsan olmak ne demektir? der. Sahi insan bir iş bulup,üniformalı olması,kurallara uyması,ailesi olması onu insan yapıyor mu? Olmayan Gezegen adlı öyküde ise bitmiş bir Dünya'ya bizi götürüyor. Bıraktığınız gezegene,şu an memnun olmadığımız kuş seslerinin,leylakların,deniz sesinin,gülümsemenin unutulduğu, mavi gökyüzünün kaybolduğu gezegene özlemle bakabileceğimizi göstermektedir.
Kendine has tarzı ile gönüllerde yer etmiş,zor okunan ancak derinlerde bir yerde sizi yakalayacak bir öyküsü olduğunu düşündüğüm bu eseri size elimden geldiğince tanıtmak istedim.
Arzu edenler 10 öyküden oluşan bu kitaptan esinlenilerek Amazon Prime tarafından yapımcılığı üstlenen Amerikalı,ingiliz yapımcıların 10 diziden oluşan görsel şeklini de izleyebilirsiniz.Ancak dizide görecekleriniz şimdiden söylememiz gerekiyor ki birebir alınmış değil.Esinlenme dedikleri bu olsa gerek. Çünkü kitapta 10 öykünün başında diziye çeviren yapımcının o öyküyle ilgili düşünceleri ve nasıl evrildiğini,özüne sadık kalındığı yazılı.10 öykünün esinlendiği Electric Dreams da benim Yolcu'dan esinlenmiş olanı beğendiğimi söylemek isterim. Hepsi ayrı bir dünyayı anlattığı için zorlandığımı ifade eder,PKD için tavsiye ederim.
Hayat ani süprizlerle bize güzelliklerini sunmaya devam etmektedir.Yaşamın keyfini bazen bilim kurgu okuyarak sürdürebiliriz,dostlarım.
Yeni kitaplarla tekrar bir araya gelmek üzere. (Kübra ZABUN) 
Bilim kurgu gerçekten çok sevdiğim bir tür olsa da, bana göre öyküye yakışmıyor maalesef. Çünkü bir bilim kurgu eserinin içine girmek için o atmosferi tam anlamak ve o dünyaya nispeten hakim olmak gerektiğini düşünüyorum. E haliyle bunu da 30 sayfalık öyküler aracılığıyla yapmak çok büyük bir maharet.

İşte Philip K. Dick bu kitaptaki öykülerinin hepsinde bunu yapamamış diye düşünüyorum. Bazı öykülerde ortam ve atmosfer öyle aniden tanıtılıyor ki siz ortama ayak uydurana kadar öykü sonlanmış oluyor. Yazarın hayal gücüne dil uzatacak kişi taş olur, orası ayrı, fakat bu hayal gücünün öyküler üzerindeki yansıması maalesef çok da harika olamıyor.

Yanlış anlaşılma olmasın, yukarıdaki durumdan muzdarip öykü sayısı, başarılı olanlara göre azınlıkta. Mesela ben "Foster, öldün sen!" ve "İpteki yabancı" öykülerine bayıldım! Tüm öyküler inanılmaz iyi ve derin işlenen bu iki öykü kadar başarılı olsaydı, bu kitap tartışmasız bir başyapıt olurdu. Fakat öyküleri tekil olarak değil, derleme bazında incelemek gerektiği için, derlemeyi yalnızca "iyi" olarak niteleyebiliyorum. Maalesef kurunun yanında yaş da yanıyor yani birazcık...

Özetle, çok çok iyi ve yaratıcı fikirlerin olduğu, Philip K. Dick'in hayal gücünde 10 farklı yolculuk bu kitapta. Hepsi harika olmasa da, her şeye rağmen keyifli bir yolculuk bu. Bilim kurgu sevenlere veya alışılagelmiş tarzdan farklı öykü okumak isteyen herkese bu kitabı rahatlıkla öneririm. Herkese iyi okumalar :) (Kıvanç Güven) 
--reklam--
Elektrikli Düşler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Philip K. Dick - Elektrikli Düşler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Elektrikli Düşler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Philip K. Dick Kimdir?
Bazı kitaplarını Richard Phillips ya da Jack Dowland mahlaslarıyla yazmıştır. Hayranları tarafından kısaca PKD olarak adlandırılır.

Hayatının büyük bölümünü Kaliforniya'da geçirdi. Bir plakçı dükkânı işletmesi ve radyoda klasik müzik programları yapması dışında, başlıca uğraşı yazarlık oldu. Kırka yakın bilim-kurgu romanı dışında ana akım romanları da yazdı, ancak pek başarılı olamadı. Ölümünden sonra beş cilt halinde toplanan yüz civarında öyküsü vardır.

Ölümünden önce fazla tanınmayan bir yazar olan Dick'in roman ve kısa hikâyelerini bir kısmı ölümünden sonra senaryolaştırılıp film olarak büyük beğeni kazanmıştır. Bunların arasında en ünlüleri, yönetmen Ridley Scott tarafından "Blade Runner" adıyla 1982 yılında çekilen "Do Androids Dream of Electric Sheep?" (kitap olarak Türkiye'de basımı: 1996, Bıçak Sırtı, Kavram Yayınları; 2006, Android'ler Elektrikli Koyun Düşler mi?, Altıkırkbeş Yayın) ve 1965 yılında yazdığı "We Can Remember It For You Wholesale" öyküsünden yola çıkılarak yönetmen Paul Verhoeven tarafından çekilen1990 yapımı "Total Recall" filmleridir. Her iki film yapılmış en iyi bilim-kurgu filmleri arasında yer almaktadır. PKD'nin 1956 yılında yazdığı "The Minority Report" adlı öyküsü yönetmen Steven Spielberg tarafından 2002'de filme alınmıştır.

Dick'in yazdığı bilim-kurgu romanlarını türünün diğer örneklerinden ayıran en önemli özellik, gelecekte gerçekten olması muhtemel olaylarla birlikte toplumsal değişimleri genellikle "çalışan sınıf" çerçevesinde ele almasıdır. Dick toplumsal konuların yanı sıra siyasi ve metafizik konuları da ele almış, romanlarında tekelci şirketler ve otoriter hükümetler bolca yer bulmuştur. Özellikle erken dönem romanları, "gerçeklik" kavramının sorgulanması üzerine kuruludur.

Önemli yapıtları

Önemli romanları arasında: Martian Time-Slip (1964, Mars'ta Zaman Kayması), The Penultimate Truth (1964, Sondan Bir Önceki Hakikat), The Three Stigmata of Palmer Eldritch (1965, Palmer Eldritch'in Üç Bilmecesi) ve Ubik (1969) sayılabilir. The Man in the High Castle (1963, Hugo Ödülü sahibi) (Yüksek Şatodaki Adam) romanı birçok eleştirmen tarafından Dick'in başyapıtı olarak gösterilmiştir.

Dick, adı geçen romanlarıyla Amerikan Ulusal Kütüphanesi'nde yer almaya hak kazanan ilk ve tek bilim kurgu yazarı olmuştur
--reklam--
Philip K. Dick Kitapları - Eserleri
Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?
Yüksek Şatodaki Adam
Şizofreni ve Değişimler Kitabı
Ubik
Gökteki Göz
Vulcan'ın Çekici
Çığrından Çıkmış Zaman
Alfa Ayının Kabileleri
Toplu Öyküler - 1. Cilt
Elektrikli Düşler
Karanlığı Taramak
Albemuth Özgür Radyosu
Mars'ta Zaman Kayması
Kozmik Kuklalar
Galaktik Çömlek Tamircisi
Android ve İnsan
Uzay Piyangosu
Sondan Bir Önceki Gerçek
"Aksın Gözyaşlarım" Dedi Polis
Yaratılan Dünya
Ölüm Labirenti
Sizi İnşa Edebiliriz
Kader Ajanları
Simulakra
Uzaydaki Çatlak
Gelecek Seneyi Bekle
Titanlı Oyuncular
Bir Palavracının İtirafları
Dr. Gelecek
Timothy Archer
Palmer Eldrictch'in 3 Stigmatası
Dr. Kan Bedeli
Kozmoloji ve Kozmogoni
Valis
Yetenekliler Dünyası
Uzayda Suikast Uzay serisi 1
Tefsir
Alay Eden Adam
Sokaktan Gelen Sesler
Hesaplaşma
Azınlık Raporu
Suikastçı
Mary ve Koca Dünya
Kutsal İstila
Adjustment Team
Öteki Tutkular
I Hope I Shall Arrive Soon
Do Androids Dream of Electric Sheep ?
Bir Bilimkurgu Yazarının Kısa ve Mutlu Yaşamı
Ubik
Second Variety
Beyond Lies The Wub
--reklam--
Philip K. Dick Alıntıları - Sözleri
Diğerlerini terk etmesinin gerekçesini ölçüp biçti. Hepsinden önemlisi de Mali’yi terk etmesinin.
Sevdiği kadını.
Çömlek berbattı. (Galaktik Çömlek Tamircisi)
Bazı olaylar bildiriliyordu.
2203 yılının Mayıs ayı başlarında, haber makineleri İsveç üzerinde beyaz kargaların uçtuğu olayını heyecanla yayınlıyordu. (Uzayda Suikast Uzay serisi 1)
Eskiden hastalar kalıplaşmış iki sınıfa ayrılırdı: toplumda iş göremeyecek, arabasını yıkayıp cilalayamayacak, elektrik faturalarını ödeyemeyecek ve bir martini içtikten sonra güzel bir sohbeti sürdüremeyecek kadar hasta yani deli oldukları için hastanede tutulması zorunlu olanlar... ve herkesin ayakkabılarının bağını çözmek, evlerinin ya da iş yerlerinin önünden üçtekerli bisikletle geçen çocukları saymak zorunluluğu hissetmek gibi basit “isterik” şikayetler ya da “gerçeklik durumu” ile uyumlu olarak anksiyete haline indirgenen “nevrotik” rahatsızlıklar, özellikle de insansız bir uzay aracının Pazar sabahı tam da söz konusu rahatsız kişi mangalında kızarttığı hamburger köfteleriyle uğraşırken Atlantik okyanusu yerine bahçenin tam ortasına düşeceğine dair ruhsal açıdan sağlıksız, mantıksız korkular yüzünden psikiyatrik yardıma başvuracak kadar akıllı olanları kapsayan nevrotikler. (Şizofreni ve Değişimler Kitabı)
Libera me, Domine! (Ubik)
Sinir buhranı yaşayan insanlar çoğunlukla bu yaşadıklarını açıklamak amacıyla bir yığın araştırma yaparlar. Tabii bu araştırmalar bir yere varmaz. (Valis)
Olan şey her ne olursa olsun, ölçüsüz bir kötülükten ibaret. Madem öyle, mücadele etmek niye? Seçmek niye? Tüm alternatifler aynıysa… (Yüksek Şatodaki Adam)
İnsan zihni olağandışı inatçıydı ve çok yavaş değişiyordu. (Uzaydaki Çatlak)
Sabit fikirleri sorun değil çözüm olduğu için onu düşünerek defetmek mümkün değildi, sonunda başlı başına daha büyük bir sorun halini alsa da. (Timothy Archer)
Ruh hastalarıyla uğraşırsan sen de onlardan biri olur, ruh hastası olur çıkarsın. (Simulakra)
Savaş olmadan eğitim ya da zekâya sahip olmayan işe yaramaz, yetersiz insan kitlesi kontrolsüzce yayılıp büyür. Savaş onların sayısını azaltmaya yarıyordu. (Toplu Öyküler - 1. Cilt)
Tanrım, bir kitap okudular diye durmadan konuşuyorlar. (Yüksek Şatodaki Adam)
"Bizi huzursuz ve tatminsiz yapan vahşi bir içgüdü değil. Size ne olduğunu söyleyeyim; bizi böyle yapan insanoğlunun en yüce amacı. Büyüme ve ilerleme ihtiyacı... yeni şeyler bulma... yayılma. Yayılma, başka deneyimlere, başka yerlere ulaşma ihtiyacı. Anlama ve sürekli değişeceği biçimde yaşama ihtiyacı. Rutini ve tekrarı bir kenara itmek, anlamsız tekdüzelikten kendini kurtarmak ve ileriye atılmak. Sürekli hareket halinde olma ihtiyacı..." (Uzay Piyangosu)
Jones boğuk bir sesle, “Benim için,” dedi, “bu an geçmişin ta kendisi. Şimdi, burada, bu binada, üçünüzle oturuyorum, oysa bu benim için bir sene önce olup bitti. Benim durumum geleceği görmekten ziyade bir ayağımın geçmişte sıkışıp kalmasına daha çok benziyor. Ayağımı çekip kurtaramıyorum. Rötarlı yaşıyorum; sonsuza kadar hayatımın bir senesini tekrar tekrar yaşayacağım.” Omuz silkti. “Tekrar ve tekrar. Yaptığım, söylediğim, duyduğum, tecrübe ettiğim her şeyi ikinci bir kez yaşamak zorundayım.” Sesini yükseltmişti; sesi tiz, acı dolu ve umutsuzdu. “Aynı hayatı iki kez yaşıyorum.”
Cussick yavaşça, “Bir başka deyişle,” dedi, “senin için gelecek değişmez. Geleceği bilmen onu değiştirmemi mümkün kılmıyor.”
Jones buz gibi bir kahkaha attı. “Değiştirmek mi? Gelecek tamamen sabit. Bu duvardan daha sabit, daha kalıcı.” Elini öfkeyle arkasındaki duvara vurdu. “Sizce bu yetenek beni özgür mü kılıyor? Hadi, kandırmayın kendinizi... Gelecek hakkında ne kadar az şey bilirseniz, kendinizi o kadar iyi hissedersiniz. Güzel bir yanılsama içinde yaşıyorsunuz; özgür bir iradeniz var sanıyorsunuz.”
“Ama bu senin için geçerli değil.”
Jones acıyla “Hayır,” dedi. “Bir sene önce yorgun argın attığım adımları yeniden atıyorum. Bir tanesini bile değiştiremiyorum. Bu konuşmayı ezbere biliyorum. İçine tek bir yeni kelime dahi ekleyemeyeceğim gibi, mevcut tek bir kelimeyi de atamam.” (Yaratılan Dünya)
Ruh insan için neyse, makine için de insan odur: Fonksiyonel hiyerarşi açısından bu bir ek boyuttur. İçimizden biri Tanrı gibi davrandığında (pelerinini bir yabancıya verdiğinde) makine de insan gibi davranır yani programlanmış döngüsünü bir karara bağlı olarak ertelemek için duraklar. (Android ve İnsan)
Geçmiş görünmeyendir, dibe batırılandır, hala oradadır, bir sonrakinin üzerinde izini bırakmak için her an yüzeye çıkabilme kapasitesine sahiptir maalesef- ve sıradan bir deneyimin aksine- gözden kaybolmuştur. (Ubik)
Sana, ödeyemeyeceğin kadar pahalıya mal olacağım. (Alfa Ayının Kabileleri)
Belmont Bevatronu’nun proton ışın saptırıcısı 1959 yılı Ekim ayının
ikinci günü öğleden sonra saat dörtte yaratıcılarına ihanet etti.
Bunu izleyen olaylar göz açıp kapayıncaya dek olup bitti.
Artık yeterince saptırılmayan –ve dolayısıyla denetim dışı kalan–
altı milyon volt gücündeki ışın demeti salonun tavanına doğru yükselirken,
halka biçimindeki dev mıknatısa tepeden bakan
bir gözlem platformunu da kül ediverdi.

O sırada taraçada sekiz kişi bulunmaktaydı:
bir grup meraklı gezgin ve mihmandarları.
Taraça ayaklarının altından yitince bu sekiz kişi Bevatron salonunun
zeminine düştü ve manyetik alan boşaltılıp katı radyasyon kısmen
nötralize edilinceye dek şoka girmiş durumda ve yaralı, öylece yattılar.

Sekiz kişiden dördünün hastaneye kaldırılması gerekti.
Yanıkları daha hafif olan iki kişi süresiz gözleme alındı.
Kalan iki kişi ise muayene ve ilk tedavileri yapıldıktan sonra salıverildi.
Olay San Fransisco ve Oakland’daki yerel gazetelerde yer aldı.
Kurbanların avukatları dava açma hazırlıklarına girişti.
Bevatron’la ilgisi bulunan kimi görevliler Wilcox-Jones Saptırıcısı ve
girişken yaratıcıları ile birlikte ıskartaya alındı.
Bir grup işçi fiziksel hasarı onarmaya başladı.

Olay topu topu birkaç saniye sürmüştü. Hatalı sapma saat 4.00’te başlamış
ve olağanüstü yüklü proton ışın demeti mıknatısın yuvarlak iç salonundan
yayılırken sekiz kişi saat 4.02’de altmış ayak yükseklikten içine düşmüştü,
ilk düşerek zemine çarpan, mihmandarlık yapan genç bir zenciydi.
Son düşen ise yakınlardaki güdümlü füze fabrikasından gelen
genç bir teknisyen olmuştu. Genç teknisyen platforma giderlerken
arkadaşlarından ayrılmış, hole geri dönmüş ve
sigara için ceplerini karıştırmaya başlamıştı.

Eğer eşini yakalayabilmek için ileri atılmış olmasaydı belki de
diğerleriyle birlikte aşağı sürüklenmeyecekti.
Beyninde kalan açık seçik son anısı da bu olmuştu:
Sigaralarının elinden düşüşü ve Marsha’nın çırpınarak kayıp giden
ceket yenini yakalayabilmek için boşa atılışı… (Gökteki Göz)
“Fakat bir kimseye müjde veren haber diğer bir kimsenin kaderi oluyordu... (Uzayda Suikast Uzay serisi 1)
.... ve can sıkıntısı kötüdür, çünkü tam olarak gayret sarf etmiyorsun demektir; tembellik ediyorsun... (Dr. Kan Bedeli)
Güdünün kendisi en büyük ahlak sorunudur, eyleme geçirilmiş günah sadece şeytansı arzuların açığa çıkmış halidir. Doğru ve yanlış, bir adamın yaptıklarıyla değil hissettikleriyle bağlantılıdır. (Gökteki Göz)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/elektrikli-dusler-philip-k-dick-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)