# Elli Parça - Murathan Mungan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Elli Parça kimin eseri? Elli Parça kitabının yazarı kimdir? Elli Parça konusu ve anafikri nedir? Elli Parça kitabı ne anlatıyor? Elli Parça kitabının yazarı Murathan Mungan kimdir? İşte Elli Parça kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/elli-parca-murathan-mungan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-09T02:04:45+03:00
- Güncelleme: 2022-02-09T02:04:45+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/09/murathan-mungan-kimdir-murathan-mungan-kitaplari-ve-sozleri-147900.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Murathan Mungan 
 Yayın Evi: Metis Yayınları 
 İSBN: 9789753425278 
 Sayfa Sayısı: 550 

Elli Parça Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Murathan Mungan'ın üzerinde çalıştığı kitaplardan elli parçayı bir araya getiren özel bir kitap Elli Parça. Okura yazarın çalışma masasının üzerini gösteriyor, yazarın bugününü paylaşmaya davet ediyor.

Kitapta farklı edebi türlerden parçalar var: hikâye, şiir, roman, oyun ve deneme. Bugün Elli Parça'yı vareden, ileride ise birer kitap olarak okuyacağımız dosyalar şu başlıkları taşıyor:

Şairin Romanı
Harita Metod Defteri
Tren
Sayfadaki Gibi
Sayfadaki Gibi
Yedi Kapılı Kırk Oda
Kan Kalesi
Hamlet İle Hitler
Stüdyo Kayıtları
Duvardaki Testi
Dev Ve Veronika
Parça Ve Bütünlük
Belki Birkaç Şarkı
Bazı
Başka Türlü Kadınları Severim Ben
Kavun Acısı
Bana Yarın Sor
O Benden Önce
Yanımdan Geçip Gidiyorsun
Kaybedecek Şeyler
Affetmedim
Eldivenler, Hikayeler
Eldivenler
Kadından Kentler
Adana Sıcağında Erguvanlar
Sinopa Gelin Giden
Kordonboyunda Ömer Çavuş Kahvesi
Aşk
Uzun Yol
Uyku
Kedi Ve Motosiklet
Puhu İçin Fal Hikaye
Cam
İkinci Hayvan
Yabancının Uçurtması
Borges Varoşu
Pas Çekirdeği
Bira
Örümceğin Eteklerinde
Tam İsabet
Insomnıa
Buz
Venüs
Ejderlerin Diliyle
A Harfi
Pembe Örümcek
Kara Star
Para
Bir Oy
Şiir Kitabım
I
II
III
IV

Elli Parça, 2005 yılı için yapıldı. Tasarımı Bülent Erkmen tarafından gerçekleştirildi. Sonraki yıllarda baskısı yenilenmeyecek.

Parçalar çalışma dosyalarına geri dönecek.

Elli Parça Alıntıları - Sözleri
Yaşı kaç olursa olsun insan, anası babası hayattayken kendini hep birinin çocuğu olarak hisseder.
Uzun zamandır yaşadığı hiçbir anı aceleye getirmemeyi öğrenmişti gene öyle yaptı yaşadığı anı derinleştirdi, uzattı, tadına vardı. Ne tuhaf ! İnsanoğlunun yaşamda en geç keşfettiği şey şimdiki zamandı. İnsan içinde yaşadığı anı derinleştirmeyi zamanla yani zamanı azaldıkça öğreniyordu.
Kalbine güvenmeyi erken yaşta öğrenen herkes gibi,paylaşmaya açıktım, öyleydim,öyle kaldım. Belki de bu yüzden kalbim bu kadar kırıldı.
O eski, tanıdık sızı büyüyerek yüreğinin kuytusunu ele geçiriyor şimdi. Varlığının farkına varır gibi yanıyor canı.
“Ne tuhaf! İnsanoğlunun yaşamda en geç keşfettiği şey, şimdiki zamandı. İnsan içinde yaşadığı anı derinleştirmeyi zamanla, yani zamanı azaldıkça öğreniyordu.”
Baksan, anlasan
Görsen beni, bir tanısan
Ufak bir işaretin yeter her şeyi başlatmaya
Oysa geçip gidiyorsun yanımdan
Kayıp yıldızlar gibi ışığım ulaşamıyor sana
Biliyorum aynı karanlıktayız ikimiz aynı boşlukta

Yüzündeki kalın bulut göstermiyor içini
Ne yapsam boşuna, beni fark etmiyorsun
Kelimeler yanıp sönen yıldızlar gibi dilimin ucunda
Belki bir gün onları sana vermeye vaktim olur
Yol alırken aynı karanlıkta
Yara, bıçağı sevmiş, diyorlar.
Birbirimize hiç söylemedik ama, ikimiz de birbirimizi sonradan sevdik.
" Yüzünüz yabancı yüzü."
...
" Bazı yüzler öyledir. Ben burada yaşarken de yabancı sanırlardı beni."
Söze " bir zamanlar" diye başlamak , sözü ne kadar eskitebilir ki? Tarihin bütün zamanları eskidir. Şimdi' den bakıldığında hepsi eskir..Tarih ancak nasıl anlatıldığıyla yakınlaşır bize.
Tatlı, huzur veren bir serinlik vardı havada. Belli, güzel bir gün olacaktı.
Doğa hiç bıkkınlık vermiyor, hiç usandırmıyor, her seferinde şaşırtmayı sürdürüyordu.
"Şairlerin dünyaya hâkim olacağı saatler, herkesin uykuda olduğu saatlerdir," derdi ustası. "Gece yarısından sonradır ve sabahın ilk saatleridir.Herkesin uykuda olduğu saatleri kullanır şairler. Çünkü zaman hırsızıdırlar. Başkalarının zamanlarını çalarlar.

Elli Parça İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir 2005 kitabıdır der Murathan Mungan kitabın başında ve tekrar basımı olmayacaktır. Yazık ki 2005 ' te bende henüz Mungan' ın kelimelerine birkaç şiiri dışında müptelalık başlamamış olduğundan , o gün için henüz basılmamış 11 kitabından elli parçanın bir araya getirilmesiyle oluşmuş , aslında yazım aşamasındaki kitaplarının parçalarına ilişkin bu taslak kitabını bahsi geçen kitaplar basıldıktan ve ben onları okuduktan yıllar sonra okumam mümkün oldu. Bu kitabı okurken, parçada geçen ilgili kitabı okurkenki anlara , günlere döndüğüm zamanlar oldu. Ve hepsini yeniden okuma isteğiyle dolmama neden oldu. (YAMAN) 
'Elli Parça' 2005 yılında basılmış, Mungan'ın gelecekte okurlarıyla buluşacak olan çalışmalarını derlediği elli parçadan oluşan harika bir kitap...

* Şairlerin ortalığa hakim olacakları saatler herkesin uykuda olduğu saatlerdir. Gece yarısından sonradır ve sabahın ilk saatleridir. Herkesin uykuda olduğu saatleri kullanır şairler. Çünkü zaman hırsızıdırlar. Başkalarının zamanlarını çalarlar. Yeryüzünün saklı zamanlarını, uykulu zamanlarını kullanırlar. Herkesin ortak kullandığı saatlerde zaman zayıflar, güçsüz düşer. Çünkü paylaştırılmış, bölüştürülmüş, diri tutulmuştur; ışığın ve gölgenin oyunlarından mahrum bırakılmıştır; her şey çok aydınlıktır. Nesnelerin ve hayatın görünüşü çiğdir. Nesneler de gizlenir, esinler de… Kelimelerin yalnızca bir anlamı vardır gündelikte. Oysa, yerkürenin uykulu olduğu saatlerde doğa da, nesneler de kendilerini daha çabuk ele verirler. Zamanın daha som, günün daha zayıf olduğu saatleri kullan yeryüzüyle söyleşmek için. Sözcüklerin ilk günkü anıları en iyi öyle anımsanır, öyle anlaşılır... (Enes ESEN) 
Bir sahafta denk geldim boş pembe kapağına, kapağı çevirdiğimde ilk sayfada 'bir 2005 kitabı, sonraki yıllarda baskısı tekrarlanmayacaktır' yazıyordu. Basımından 10 yıl geçtikten sonra elimdeydi, karşıma çıkmıştı, karşılaşmıştık. O günden sonra kitaplığımın en ulaşılır yerinde durdu hep, ne zaman yorulsam bir parça okudum, dinlendi ruhum.
Murathan Mungan'ın 2005'te henüz çıkarmadığı kitaplarından parçalar buluyorsunuz Elli Parça'da, ellinci yaşına girmiş olması da etkili bence kitabın adında. Elli yaşına girmiş, ömrü elli parçaya ayrılmış bir adamın çıkaracağı romanları, şiirleri ve öykülerinden Elli Parça. Kitapların bazıları çıktı tabii şu an ama bazıları hala tamamlanmayı bekliyor, tamamlanmalılar da bence.
Şiirsel dil ve yarım kalmış sayfalar bir olunca akıp gidiyor kitap. Bunun için birkaç parça okuduktan sonra kitaplığa kaldırıp özlemeyi bekliyorum. Bitmesini istemediğimiz kitaplar iyi ki varlar. (Rızaylak) 

Kitabın Yazarı Murathan Mungan Kimdir?
Murathan Mungan, 21 Nisan 1955'te İstanbul'da doğdu.

Çocukluğu ve ilk gençlik yılları, memleketi olan Mardin'de geçti. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nü bitirdi. Aynı bölümde master'ını tamamladı.

Ankara'da Devlet Tiyatroları'nda ve Istanbul'da Şehir Tiyatroları'nda 'Dramaturg' olarak çalıştı. 1987'de günlük gazete olarak yayımlanan Söz gazetesinde,'Kültür-Sanat Sayfası' editörlüğü yaptı.

1988'ten beri serbest yazar olarak çalışmakta ve halen Istanbul'da yaşamaktadır.

1991'de Remzi Kitabevi'ne 'Çilek' amblemli kırk kitaplık özel bir koleksiyon dizisi hazırlayarak bu diziyi yönetti.

Mungan, çeşitli dergi ve gazetelerde şiirler, öyküler, metinler, deneme, eleştiri ve incelemeler yayımlayarak adını duyurdu.

İlk kitabı 1980'de yayımlandı. Aynı zamanda ilk oyunuydu bu:Mahmud ile Yezida.

Şehir Tiyatroları'nda çalışırken, 'Gençlik Günleri' adını verdiği daha sonra her yıl tekrarlanacak olan kapsamlı bir şenliğin yöneticiliğini yaptı; programlar sundu, yönetti.

Murathan Mungan'ın sahnelenen ilk oyunu, Orhan Veli'nin şiirlerinden kurgulayarak oyunlaştırdığı Bir Garip Orhan Veli'dir. İlk kez 1981'de sahnelenen bu oyun, yirmi küsur yıl boyunca sahnelendi ve 1993'te kitap olarak basıldı.

Yazarın Mezopotamya Üçlemesi adını verdiği ve üç oyundan oluşan üçlemesinin ilk oyunu Mahmud ile Yezida yurtiçinde ve yurtdışında birçok topluluk tarafından sahnelendikten sonra, profesyonel olarak ilk kez 1993'te Ankara Devlet Tiyatroları tarafından oynandı. Üçlemenin ikinci halkası olan Taziye ise, ilk olarak 1984'te Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelenmiştir. 1992'de, halkanın üçüncü oyunu olan Geyikler Lanetler' in tamamlanmasıyla birlikte, Metis Yayınları, üçlemeyi oluşturan bu oyunları, üç ayrı kitap olarak aynı anda yayımlamıştır. 1994'te bu üç oyun bir yıl boyunca Devlet Tiyatroları tarihinde ilk kez olmak üzere arka arkaya Antalya Devlet Tiyatroları tarafından sahnelenmiş, gene aynı yıl Istanbul Uluslararası Tiyatro Festivali'nde, üç oyun ardı ardına tam 'on bir saat süren bir gösteri' olarak iki kez tekrarlanmıştır. 1999 yılında Ankara Devlet Tiyatroları yapımı Geyikler Lanetler, aynı yıl Berlin'de, uluslararası bir tiyatro şenliği olan 'Theater der Welt'e çağrılmış ve Schaubühne'de gösterilmiştir. Aynı oyun 2003 yılında Yunanistan'da Selanik Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenmiştir.

Geyikler Lanetler oyununa kaynaklık eden yazarın Cenk Hikayelerikitabındaki 'Kasım ile Nasır' adlı öyküsü, 1994'te İtalya'da 'La Mamma Umbria'da sahnelenmiştir. Aynı öykü 2004'te farklı bir yorumla Diyarbakır Sanat Merkezi tarafından sahnelenmiştir. Gene aynı kitapta yer alan 'Şahmeran'ın Bacakları' adlı uzun hikayesi, çeşitli topluluklar tarafından sahneye uyarlanmıştır.

Yazarın Lal Masallar adlı öykü kitabındaki 'Muradhan ile Selvihan ya da Bir Billur Köşk Masalı' adlı öyküsü, 1987'de, ilkin Fransa'da, Lulu Menase yönetiminde Théater Des Arts de Cergy-Pontoıse'da, ardından Nurhan Karadağ yönetiminde Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Sahnesi'nde sahnelenmiştir. Aynı öykü, Amerika'da Penguen Books'un 'Dünya Hikayeleri Antolojisi'ne seçilmiştir. Bosna-Hersek'te yayımlanan Türk öykücülerini içeren bir seçkideyse bu öykünün Boşnakça çevirisi yer almıştır.

Yazarın gene Cenk Hikayeleri kitabında yer alan'Binali ile Temir' adlı bir diğer öyküsü, 1991'de Ankara Deneme Sahnesi tarafından, 1999'da ise Adana Tiyatro Atölyesi tarafından sahnelenmiştir.

2000'de yazarın bir öyküsü daha sahneye aktarılmış, bu kez de Beşinci Sokak Tiyatrosu, 'Dumrul ile Azrail'i, İstanbul Festivali'nden sonra, dünyanın önemli tiyatro festivallerinde, Avusturya, Almanya ve Tunus'un yanı sıra Hollanda'nın çeşitli kentlerinde sahnelemiştir.

2003 yılında Kopenhag'daki 'Bette Nansen Theater'da, yazarın 'Sayfadaki Gibi'adlı kısa oyunu, bazı Doğulu yazarları bir araya getiren ortak bir proje olan 'Bin Bir Gece' içinde yer almış, aynı oyun 2005 yılında İngiltere'de '1001 Nights now' adıyla Nottingham Playhouse'da sahnelemiştir.

Murathan Mungan 1989'da, İngiliz yazar Nell Dunn'ın 'Steamin' adlı oyununu 'Kadınlar Hamamı' sahneye koymuştur.

Mungan'ın döneminde Ankara İl Radyosu'nca seslendirilen iki tane de radyo oyunu vardır: Dört Kişilik Bahçe ve Öümburnu.

Mungan bir tanesi filme alınan üç tane de film senaryosu yazmıştır. 1984'te Atıf Yılmaz tarafından filme alınan Dağınık Yatak'ın yanı sıra Dört Kişilik Bahçe ve Başkasının Hayatı adlı iki senaryosu daha vardır. Bu üç senaryo 1997'de üç ayrı kitap olarak aynı anda yayımlanmıştır.

Gazete ve dergilerde İlk yazıları 1975'de yayımlanan Mungan, yirmi yıllık yazı serüveninin çeşitli ürünlerinden yaptığı bir derlemeyi kırkıncı yaşı nedeniyle Murathan'95 adlı bir kitapta toplamıştır.

Bu kitapla birlikte başlayan özel toplama kitapları, şiirlerinden kendinin yaptığı özel bir seçmeyi içeren numaralanmış tek baskı olarak yayımlanmış Doğduğum Yüzyıla Veda ile sürmüş, bunu,13+1'de şiirlerini, 7 mühür'de kimi öykülerini bir kutu içinde bir araya getirdiği toplamlar ve Türk şiirinde şimdiden bir 'kült kitap' olmuş olan Yaz Geçer'in onuncu yılı nedeniyle yapılan büyük boy özel baskı izlemiştir. Ellinci yaşı için hazırladığı ve yalnızca 2005'te yayımlanıp baskısı bir kez daha tekrarlanmayacak Elli Parça kitabı da bu özel kitaplardandır.

Beş bölümden oluşan ve her bölümü ayrı bir yazar tarafından kaleme alınan bir Bülent Erkmen projesi olarak 2004'te yayımlanan 5 peşe romanında da yer almıştır.

Murathan Mungan, bu arada yabancı yazarların öykülerinden ve yazılarından oluşan çeşitli seçkiler yayımlamayı sürdürmektedir. İlk öykü seçkisi Ressamın Sözleşmesi'ni, daha sonra Çocuklar ve Büyükleri, Yazıhane, Yabancı Hayvanlar, Erkeklerin Hikayeleri ve Kadınlığın 21 Hikayesi adlı öykü ve yazı seçkileri izlemiştir.

Bütünüyle özyaşamöyküsel bir malzemeden yola çıkan ilk anlatı kitabı Paranın Cinleri'ni 1997'de yayımlamıştır.

Şiir ve öykü arası bir dil ve kıvam tutturduğu yazınsal metinlerini bir araya topladığı Metinler Kitabı ise, 1998'de yayımlanmıştır.

Mungan'ın kimi şiirlerinin Kürtçeye çevirisinden yapılan bir toplam Li Rojhilate Dile Min (Kalbimin Doğusunda) adıyla 1996'da yayımlanmıştır.

Mungan, bugüne değin çoğu 'Yeni Türkü' topluluğu tarafından seslendirilmiş olan şarkı sözleri yazmıştır. Yazdığı şarkıların Türkiye'nin önemli şarkıcıları, toplulukları tarafından yeniden seslendirilmesiyle oluşan ve 'tribute' sayılabilecek Söz vermiş şarkılar adlı 'cover' albümü 2004'te yayınlanmıştır.

2006'da bugüne dek yazdığı tüm şarkı sözlerini gene aynı ad altında bir araya getirerek kitaplaştırmıştır.

Yazıları, şiirleri ve kimi kitapları bugüne değin İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İsveççe, Norveççe, Yunanca, Fince, Boşnakça, Bulgarca, Farsça, Kürtçe ve Hollanda diline çevrilerek çeşitli dergi, gazete ve antolojilerde yayımlanmıştır.

Murathan Mungan, 1985'ten bu yana İstanbul'da yaşamaktadır.

İlk kitapları farklı yayınevleri tarafından yayımlandıktan sonra, 1986'da Remzi Kitabevi'ne, 1992'de de Metis Yayınları'na geçmiştir. Halen aynı yayınevindedir.

Murathan Mungan Kitapları - Eserleri
Aşkın Cep Defteri
227 Sayfa
Bazı Yazlar Uzaktan Geçer
Başkasının Hayatı
Yüksek Topuklar
Üç Aynalı Kırk Oda

Paranın Cinleri
Kaf Dağının Önü
Kadından Kentler
Yaz Geçer
Şairin Romanı
Mahmud ile Yezida
Lal Masallar

Kırk Oda
Bir Garip Orhan Veli
Tuğla
Meskalin 60 Draje
Kibrit Çöpleri
Erkekler İçin Divan
Elli Parça

Çador
Eldivenler, Hikâyeler
Mırıldandıklarım
Geyikler Lanetler
Cenk Hikayeleri
Eski 45'likler
189 Sayfa

Mutfak
Doğu Sarayı
Doğduğum Yüzyıla Veda
Yedi Kapılı Kırk Oda
İskambil Destesi
Kullanılmış Biletler
Başkalarının Gecesi

Dağ
Stüdyo Kayıtları
Dağınık Yatak
Dört Kişilik Bahçe
Metal
Oda, Poster ve Şeylerin Kederi
Son İstanbul

Timsah Sokak Şiirleri
Mezopotamya Üçlemesi
Kum Saati
Omayra
Yazıhane
Eteğimdeki Taşlar
Soğuk Büfe

Güne Söylediklerim
Gelecek
Harita Metod Defteri
Metinler Kitabı
Söz Vermiş Şarkılar
Yaz Sinemaları
Balgifa Mar - Yılan Yastığı

Mürekkep Balığı
Solak Defterler
Bir Kutu Daha
Hayat Atölyesi
İkinci Hayvan
Oyunlar, İntiharlar, Şarkılar
Küre

Sahtiyan
Taziye
Kağıt Taş Kumaş
Aşk İçin Ne Yazdıysam
Dokuz Anahtarlı Kırk Oda
Li Rojhilatê Dilê Min - Kalbimin Doğusunda
7 Mühür

Şahmeran'ın Bacakları
Ulak ile Sadrazam
Makas
Kağıttan Kaplanlar Masalı
Aynalı Pastane
Kapan Metin
Dumrul ile Azrail

Osmanlı'ya Dair Hikayat
Murathan'95
Çağ Geçitleri
Hamamname
Aile Albümü
Ressamın Sözleşmesi
Kum Saati

Devam Ağacı
Erkekler Yalnızlıklar

Murathan Mungan Alıntıları - Sözleri
ben çoktan geldim, o varmış mıdır? (Bazı Yazlar Uzaktan Geçer)
İnsan dediğin kainatın her söylediğinin pek azını duyar, birazını sezer, sezdiğininse çoğunu anlamaz. Alıp da o sözü dünyadaki yerine koyamaz. (Hamamname)
ve son bir uyarı sana:
Ait olmadığın her iki dünyadan da
Bir sentez yapmaya kalkma

makas değiştirmez son trenler (Metal)
Kalbi katildir bazılarının
Kimseyi öldürmeseler de... (Solak Defterler)
Güzellik, başlı başına bir faşizmdi;
Dünyanın en adaletsiz dağıtılan şeylerinden biriydi. (Murathan'95)
Durup Baktığında

Azalmış zaman demlenmiş kıymet
Günde kimi gördün, elde neyi sevdin
Ne kaldı sende, neye geçit verdin (Çağ Geçitleri)

"Kentlerde,kasabalarda,her yerde,yazarlar yalnız kişilerdir.Her yerde ve her zaman,öyle olmuşlardır." (Yazıhane)
“Yitirerek kazanırsın. Kazanmanın başka yolu yoktur.” (Makas)
Dünya bir kaybetme yeridir. Her birinin zamanı diğerinin elinde tükenmiştir. (Dokuz Anahtarlı Kırk Oda)
Sanki yaşamım durmuş, ancak anımsadıklarımla yaşamamı sürdürebiliyordum. Parçalanmış bir dünya karşısında yüreğimin duyduğu korkuları hiçbir yere sığdıramıyordum. Hiç kimseye anlatamıyordum. Nesnelerin büyütülmüş dünyasında yaşıyordum. (Kırk Oda)
ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum
her zaman yalnızdım, bunu biliyorum (Timsah Sokak Şiirleri)
kimsenin kimsesi yok ki
herkesin elmasında kendi diş izleri... (Oda, Poster ve Şeylerin Kederi)
"İnsan bilmediği şeye el uzatmamalı, el uzatıyorsa bilmeyi göze almalı, bilmeyi göze almak zordur İlyas." (Şahmeran'ın Bacakları)

Konuşamıyordum, hiç kimseyle konuşmamıştım. Hiçbir şeyimi, hiç kimseyle... (Son İstanbul)
yaşarken ve yazarken
yarım kalmış şiirler
yarım kaldılar (Mırıldandıklarım)
"Ben,mimarlığın gündelik hayatın içinde bir güzellik değeri olarak, bizi ağlatacak kadar hayatımıza sızmasını istiyorum. Sonuçta, hepimiz evlerden çocukluğumuzu geri isteriz." (Soğuk Büfe)
"Hafızayı diri tutan adalettir. " (Hayat Atölyesi)
"Gelecek", ümidimiz, sanımız olabilir, ama gerçeğimiz olamaz. (Küre)
her ülkenin anaları vardır. bunlar ki esirgeyendir, koruyandır. dağlardır.
mardin kal'asının alnına düşen leke,
-dağlardan izinsiz, nurdan murakıp-
güneşten hükümsüz dört kanadını salıp dört yöne
ve arsız dönüp duran dev bir çelik aygıt
bakıp utancından ışımayan geceye
kini usul bir mayın gibi bırakıp çekilirse, yanlıştır hüzün. yanlıştır yas. (Balgifa Mar - Yılan Yastığı)
Hayat, bazılarına mutsuz olmakla, duygusuz olmak arasında bir tercih hakkı tanır, daha fazlasını değil. (Yüksek Topuklar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/elli-parca-murathan-mungan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)