# Empatinin Yitimi - Arno Gruen Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Empatinin Yitimi kimin eseri? Empatinin Yitimi kitabının yazarı kimdir? Empatinin Yitimi konusu ve anafikri nedir? Empatinin Yitimi kitabı ne anlatıyor? Empatinin Yitimi PDF indirme linki var mı?  Empatinin Yitimi kitabının yazarı Arno Gruen kimdir? İşte Empatinin Yitimi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/empatinin-yitimi-arno-gruen-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-06T13:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-07-06T13:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/06/arno-gruen-kimdir-arno-gruen-kitaplari-ve-sozleri-263070.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Arno Gruen 
 Çevirmen: İlknur İgan 
 Orijinal Adı: Der Verlust des Mitgefühls 
 Yayın Evi: Çitlembik Yayınları 
 İSBN: 9789944424110 
 Sayfa Sayısı: 353 
--reklam--
Empatinin Yitimi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Uygarlığımızın hastalığı bu şekilde aktarılır: İnsan kendisinin kurban konumunda olduğunu görmek zorunda kalmamak için kendisine kurbanlar arar. 
1993 yılında, Liverpool'da on bir yaşındaki iki çocuk, iki yaşındaki başka bir çocuğu kaçırıp öldürürler. Yoldan geçenler zamanında müdahele etmiş olsa, cinayet önlenecekti. Ancak küçük çocuğun bağrışlarını duymalarına rağmen kimse yardım etmedi. Bu kişiler böylelikle suçluların yanında yer almış oldular... 
Arno Gruen'e göre, insanlar kendi acılarını yaşayamadıklarında, bu acıyı başkalarında yaşama ihtiyacı duyarlar. Bunu yapabilmek için başkalarını aşağılar, onlara zarar verir ve bu zayıflıklarını inkar ederler. İnkar ise kurban durumunda olanı suçlu, suçlu olanı ise kurban durumuna getiren kısırdöngünün başlangıcıdır.
--reklam--
Empatinin Yitimi Alıntıları - Sözleri
"Orjinal olarak doğuyor, ama kopya olarak ölüyoruz."
"yaşanmamış yaşam suçu"
"Orijinal olarak doğuyor, ama kopya olarak ölüyoruz."

~Edward Young
Uygarlığımızın gündemindeki çıkmazı, ancak sevgi dolu olana şans tanıyan bir çocuk eğitimiyle ortadan kaldırabilir veya zararsız hale getirebiliriz.
Bilinçlilik sanki bir başka evrene ait.
Yalanlar sahici görünmeliydi!
Mutlu olmanın ne olduğunu kim biliyor ki?
"İnsanın kendi yetersizlik duygusundan kaynaklanan ve onu bir iktidarla özdeşleşmeye götüren durum, empatinin yitimine yol açmaktadır."
İlkel insanlarda toplumsal yaşam bizde olduğu gibi itaate dayanmaz. Gerçi onlarda da itaat vardır, ama bizdekinden çok farklı bir yaşantı deneyimine bağlıdır. Biz bir şeyi biçimine göre, yani iç deneyimle değil de genelleştirilmiş, soyut biçime göre yargılamaya alışkın olduğumuzdan bu ayrımı fark etmeyiz ya da yanlış anlarız." İlkel toplumlarda yönetimin temel işlevleri ve rolleri, siyasi ve dünyevi değil, cemaatsel ve gelenekseldir. (...) Yöneticilere karşı itaat simgeseldir; kendi geleneğine olan saygının, dolayısıyla kendine saygının bir işaretidir. Bu itaat bir zorlamaya ya da kurumsal ve manipülatif bir toplumsal edime dayanmaz,
Şiddeti görmezden gelmekle onu destekliyoruz. Gerçek acı karşısında kayıtsızlık ve korku, acıyı giderek daha az algılamamıza yol açıyor. Algılayacak olsak bir şey yapmamız gerekir. Ama sorumluluk üstlenmek korku vericidir, biz de kayıtsız kalmayı tercih ederiz.
...en korkunç suçlar ahlak paravanası arkasında gerçekleştirilmiştir. "Yüksek" idealler yüzünden insanlar katledilmiştir; insanlara işkence edilmiştir, hâlâ da edilmektedir.
"Uygarlığımızın tarihi aslında, sevgiye ve can­lılığa karşı sorumluluk taşıyan güçler ile bunun tersine hiz­met eden güçler arasındaki mücadeleyle şekillenmiştir."
Daha iyiyi arıyoruz ama hep bizi baskı altına alan, zor kullanan, baskı ve başkaldırının bireysel tarihini tekrarlayan liderleri seçiyoruz.
Çocuklar için duyulması gereken gerçek sorumluluğun yerine onlara karşı suçluluk duygusu oturtuldu. Ancak burada söz konusu olan, insanın bir başkasına verdiği acıyı hissedebilmesinin derinliklerinden gelen bir vicdan azabından çok ahlaki bir pozdan ibaret olan suçluluk duygusudur. Yani, söz konusu olan sahici insan sevgisi değil, sadece başkalarına karşı doğru görünmek, inançlı ve dürüst bir insan görüntüsü yaratma kaygısıdır.
Birdenbire bastıran
Bu yorgunluk,
Örtüsü mü
Çocukluğumun tüm gözyaşlarının?

Diğerleri acı çekerken
Hissettiğim bu kayıtsızlık,
Onlardan biri olma
Korkusu mu?

Kendime rağmen
Ayakta tutuyorum kendimi
Tüm gücümle.

Gençken,
Bir sandalyeyi
Havaya kaldırırdım
Bazen dişlerimle,
Bunca gücün
Zayıflıklarımı
Geçersiz kılacağını
Umut ederek.

Bugün,
Sağlam dişlerim eksildi,
Kaldıramıyorum artık sandalyeleri.
Ama göze çarpmasın diye zayıflıklar
Uyguladığım güç gösterisi biçimi
Kaldı baki.
Daha ne kadar
Yutacağım her şeyi
Ve sanki hiçbir şey
Olmamış gibi yapacağım?

Daha ne kadar
Herkese eyvallah deyip
Yüzüm gülerken
Kendimi unutacağım?

Bir insan
Ne kadar süreyle
Kendisini sevmemeyi başarabilir?

Eğer güleryüzlülük sayesinde hayatta kalmayı
Öğrenmişse insan
Öylesine zor ki,
Söylemek gerçeği.
--reklam--
Empatinin Yitimi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitap bir psikoterapiye eşdeğer, kesinlikle. O yüzden bazen yüzleşme sancıları, öfkeyle bazen hesap sorma isteği, bazen fırtına koparan farkındalıklar yaratabilmekte. Ama sonunda, bir terapi gibi kabullenmeyi ve iyileşmeyi istiyorsanız kesinlikle tereddüt etmeden okuyunuz. (Berfin Sarıkaya) 
Arno Gruen, «Empatinin Yitimi» adlı kitabında, parlak analizleriyle, açık ve anlaşılır cümlelerinde sevgisiz, baskıcı eğitimimizin derin yaralanmalara, acılara, korkuya, utanca ve suçluluk duygusuna nasıl yol açtığını ve empati yeteneğimizi nasıl zayıflattığını açıklıyor.
Çok sayıda terapötik vaka örneği kullanarak, çocuğun benliğinin bastırılmasının sonucunda kendi kimliğinin ortaya çıkamayacağını göstermektedir. Hayatta kalmak için saldırganla (ebeveynler, üstler veya politikacılar) kimlik arıyoruz ve böylece medeniyetimizin temellerini mükemmeliyetçilik, depresyon, tükenmişlik, nevrotik tüketim davranışı, bastırılmış saldırganlık, zorbalık, şiddet ve suç gibi bilinen tüm fenomenlerle oluşturuyoruz.
Gruen'in, politik yalancılık, insanlık dışı liderlik davranışı, finansal krizler, savaşlar, nasyonal sosyalizmin hastalıklı ırksal çılgınlığı gibi tüm toplumsal yanlışları, kompulsif eğitimimiz ve bunun sonucunda ortaya çıkan ruhsal yanlışlıklar yoluyla açıklayabilmesinden özellikle çok etkilendim.
Gruen, bilim ve araştırmadaki gerçeklikten uzak gelişmelerden de bahsetmekten vazgeçmiyor ve bilimciliğin görünen statüsüyle yanlış gerçeklerin yayıldığı kafa karıştıran dünyasını maskelemiyor.
Benim için kritik ve önemli bir kitap oldu, kendi hayat hikayemizi yansıtmaya ve yeniden incelemeye hizmet edebilir, ama aynı zamanda çocukların hasta toplumumuzda duyguları, eylemlerin merkezine yeniden yerleştirebilmesi ve gelişme şansı vermek için de bir zihinsel sarsıntı yaratıyor.
Okumaya değer.
ovgutas
kitap/empatinin-yitimi--23456
yazar/Arno-Gruen (Övgü) 
--reklam--
Empatinin Yitimi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Arno Gruen - Empatinin Yitimi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Empatinin Yitimi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Arno Gruen Kimdir?
Arno Gruen, 1923 Berlin doğumlu Alman psikolog ve psikanalist.

Eğitim: New York Şehir Koleji
--reklam--
Arno Gruen Kitapları - Eserleri
Empatinin Yitimi
Normalliğin Deliliği
Kendine İhanet
İçimizdeki Yabancı
İhanete Uğrayan Sevgi - Sahte Tanrılar
Demokrasi Mücadelesi: Radikalizm, Şiddet ve Terör
İtaate Karşı
Soğuk Akla Karşı
Terörizme Karşı
Hayattan Yabancılaşmış
--reklam--
Arno Gruen Alıntıları - Sözleri
Vicdanı olmadan vicdandan söz ediyordu. (Demokrasi Mücadelesi: Radikalizm, Şiddet ve Terör)
Kendine özgü bir kimliği olmayan bir insan için sürekli onaylanmaktan, kendisi için "iyi adamdır" denilmesinden daha önemli bir şey yoktur. (İçimizdeki Yabancı)
Gelişimi Marx tarafından teşhis edilmiş olan mevcut sorunumuz, insanların ihtiyaçlarının ötesine geçen ve onları ekonomik ve kişisel temellerinden mahrum bırakan küreselleşmedir. (Terörizme Karşı)
İtaat ve soyut düşünme, empati kabiliyetini zayıflatır. (Soğuk Akla Karşı)
Çevrebilimciler uzun süredir, Batı dünyasındaki insanların doğanın bir yılda üretebildiğinden 1,5 kat daha fazla kaynak kullandıkları konusunda uyarıda bulunuyor. Fakat ne elitler ne de ortalama vatandaşların çoğu bu konuyu dikkate almaz, çünkü keder ve acı ile ilişkisi olan her konu kötülük olarak görülüp baştan savılır. (Soğuk Akla Karşı)
Siyasi liderlerimiz intikam için vaaz verir ve bu şiddet ve ölüm arayışı hastalığının gerçek sebeplerini göremezler. Ve tam aksine, tıpkı terörist suikastçiler gibi, öldürmeyi yegâne çözüm olarak görürler. (Terörizme Karşı)
Öfkelerini saldırgan davranışa çeviremedikleri durumda kendilerini zayıf olarak nitelendiren insanlar da mevcuttur. (Terörizme Karşı)
Anne baba sevgisi, kendini kabul ettirmek için boyunduruk altına girmeyi ve bağımlı hale gelmeyi gerektirir şekilde ortaya çıkarsa, topluma uyum bir çeşit itaat sınavı haline gelir. Bunun sonucunda doğan istekler, gerçek duyguların kaybına yol açarak, insanı kendi kötülüğünün kaynağı haline getirmektedir. (Kendine İhanet)
Her birimiz orijinal doğduk ama kopya olarak öleceğiz.

Edward Young (İtaate Karşı)
"Eğer kendini bir başkasının düşüne kaptırırsan sonuçlarını göze almalısın." (Demokrasi Mücadelesi: Radikalizm, Şiddet ve Terör)
... kadınların geçmişte genel ekonomiye erkeklerden daha az katkıda bulunduğunu varsaymak için elimizde hiçbir neden yoktur... Buradaki ironi, kadınların vejeteryan temel besin maddelerini toplamak için deri bir çantadan ve kazmak için sopadan başka bir şeye ihtiyaç duymamasında, ve korunamadığından dolayı kazı sırasında bu araçların hiçbirine rastlanmamasında yatar. Bununla birlikte, erkeklerin karmaşık avlanma donanımları ok uçları, zıpkın ve bıçak şeklindedir. Bu sebeple tarih öncesi meskenlerin yorumunda hem vejeteryan beslenmenin hem de kadınların topluma ekonomik katkısının küçümsenme eğiliminde olduğu gözlemlenebilir. (Soğuk Akla Karşı)
Gerçek dünyada insani değerlerin yitimine katlanamayanlar "deli" kabul edilirken insani köklerinden kopmuş olanlar "normal" olarak onay bulur. (Normalliğin Deliliği)
İşbirliği yapmaya hazır olma durumu anne ve çocuk arasındaki sağlıklı be empatik bir bağdan kaynaklanmaktadır. (Soğuk Akla Karşı)
Sevgisiz bir varoluşun katlanılmazlığı, insanların, sahte sevgiye dayalı manevralar yapan demgogların vaatlerine kapılmalarına neden oluyor. Gerçek sevgiye asla katlanmadığımız ve kendimizi çocukluğumuzdan beri kandırmaya alıştığımız sahtesinin peşinden gittiğimiz için bunlar başarılı oluyorlar.
 Gerçek sevgiden, bizi, başta anne sevgisi olmak üzere anne-baba sevgisinin yetersizliğinin üstünü en başından beri örtmüş olduğumuz gerçeğiyle karşı karşıya bırakacağı için korkuyoruz. Kendimizle ve dünyayla gerçekçi biçimde başa çıkmaktaki yetersizliğimizin kaynağı burada yatıyor. (İhanete Uğrayan Sevgi - Sahte Tanrılar)
Siyasi liderler, nüfusun çoğunun içsel mağduriyetlerini kendi hâkimiyetleri için kullanır. (Terörizme Karşı)
Başkasının hükmü altına girmek güya bizi kendiliğimize götürecekmiş! Bu öyle bir çeliş­ki, öyle bir dehşettir ki, kendiliğin çözülmesini yaşamın hedefi haline getirmektedir! Bizi ezenlerin işine yara­maktadır, çünkü bu "idealizm" ve "büyüksenmek" ar­zusunun altında özerkliği yaralanmış bir çocuğun bi­rikmiş öfkesi yatmaktadır. (Kendine İhanet)
Yalanlar sahici görünmeliydi! (Empatinin Yitimi)
Olağanüstü bir şekilde senin gözlerinde
Kendimi olurken gördüm. (Kendine İhanet)
Yanlış tanrılar, içi boş kahramanlar (İtaate Karşı)
İnsanlığı en fazla küçümseyenlere hayranlık duyar ve boyun eğeriz. (İhanete Uğrayan Sevgi - Sahte Tanrılar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/empatinin-yitimi-arno-gruen-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)