# Enfal Suresinden Eğitici Dersler - Muhammed Kutub Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Enfal Suresinden Eğitici Dersler kimin eseri? Enfal Suresinden Eğitici Dersler kitabının yazarı kimdir? Enfal Suresinden Eğitici Dersler konusu ve anafikri nedir? Enfal Suresinden Eğitici Dersler kitabı ne anlatıyor? Enfal Suresinden Eğitici Dersler kitabının yazarı Muhammed Kutub kimdir? İşte Enfal Suresinden Eğitici Dersler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/enfal-suresinden-egitici-dersler-muhammed-kutub-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-13T04:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-02-13T04:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/13/muhammed-kutub-kimdir-muhammed-kutub-kitaplari-ve-sozleri-150845.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Muhammed Kutub 
 Çevirmen: M. Beşir Eryarsoy 
 Orijinal Adı: دروس تعليمية من الأنفال 
 Yayın Evi: Bekad Yayınları 
 İSBN: 9786054997343 
 Sayfa Sayısı: 80 

Enfal Suresinden Eğitici Dersler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Şüphesiz beşer hayatındaki her bir şey ve bu kainatın tamamında her bir husus Allah’ın kaderi ile gerçekleşmektedir. Fakat Yüce Allah’ın kaderi birtakım sünnetler aracılığı ile cereyan eder. Şamı yüce Allah da indirilmiş olan Kitabı’nda bu sünnetleri bize öğretmiştir.

Yüce Allah bunları bu sünnetler gereğince yol almamız için öğretmiştir. Ayrıca ne bu maddi kainatta ne de beşer hayatında hiçbir şeyin bir raslantı sonucu meydana gelmediğini, ortaya çıkmadığını öğrenmemiz için bunları bize öğretmiştir.

Enfal Suresinden Eğitici Dersler Alıntıları - Sözleri
Avrupa'nın bu ümmeti ilk olarak zelil edip alçatması, İslâm şeriatını bir kenara atmakla olmuştur.
Yahudiler gerçek düşmanlarını kim olduğunu çok iyi biliyorlar. Çünkü onların düşmanı ancak "La ilahe illallah Muhammedun Rasulullah" deyip buna iman eden ve bunun uğrunda cihad eden kimselerdir.
Allah, küfürleri ile birlikte kâfirlere zafer verir. Yani küfürlerine rağmen onlara zafer verebilir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
"Onlar kendilerine hatırlatılan öğüdü unutunca biz de üzerlerine her şeyin kapılarını açtık." (En'am,44)

Fakat Allah, kendi yolu üzerinde dostdoğru yürümedikleri sürece Müslümanlara yardım edip zafer vermez.
SORU: İslam devletini kurabilmek için fiilen atılması gereken adımlar nelerdir?

CEVAP: Atılacak adımlar İmam Hasan el-Bennâ'nın açıkladığı şekilde, Müslüman insanı inşa etmek, Müslüman aileyi inşa etmek, Müslüman toplumu inşa etmektir. Bunun neticesinde otomatik olarak İslam devleti de ortaya çıkacaktır.
Bizler "Şüphesiz İslam ümmeti beşeriyete karşı olan mesajı ve misyonunu yerine getirmekten geri kalmıştır." dediğimiz zaman bu, onların İslam'a dair kitaplar basmaktan, yayınlamaktan geri kaldıkları anlamına gelmez. Kültürel merkezlerinde bu kitapları dağıtmaktan geri durduklarını ifade etmez. Evet, bizim bu sözden maksadımız bu değildir.

Ümmet canlı, dinamik örnekler sunmaktan geri kalmıştır. Çünkü insanları bu dinin hak din olduğu gerçeği hususunda ikna edebilecek olan budur. Onun hayra götürdüğünü, hem dünyada hem de ahirette bunu gerçekleştirdiğini ispatlayacak olan budur.
Şu ana kadar etkilerini yaşamakta olduğumuz gerçekten çok büyük hadiseler meydana geldi. Bunların ilki ise Avrupa'nın ön plana çıkması olmuştur. Çünkü Avrupa, İslam'ın geri çekildiği zeminden, maddî ve manevî zeminden öne çıkıp ilerlemiştir.

İslam ümmeti bir karışlık araziden ne kadar geri çekildi ise yahut bir karış kadar değer ve ilkelerden ne kadar geri kaldıysa, orada bu cahilî ümmet öne çıkmış oldu ve onun boşalttığı yeri işgal etti.
İslam ümmeti yeryüzünde ilme sahip olan ümmet idi. Endülüs de bütün insanlığın ilim öğrendiği bir sığınaktı.

Esasen Avrupa, ancak Endülüs'te Müslümanlarla temasa geçtiği zaman, Kuzey Afrika'da, Müslüman Sicilya'da, Müslüman olan Güney İtalya'da ve doğu İslam dünyasında bulunan Müslümanlarla temas kurduktan sonra orta çağ dönemi karanlıklarından kurtulabilmiştir.

Avrupa eğitim görmek maksadıyla heyetlerini gönderiyordu. Çünkü ilim bütünü ile Müslümanların elinde idi. Hem şer'î ilimler hem dünyevî ilimler onların elinde idi. Tıp, kimya, fizik, matematiksel ilimler, astronomi bütünüyle Müslümanların elinde bulunuyordu.
Siyasi güç deseniz yok
Ekonomik güç yok.
Savaş gücü ve askeri güç yine yok.
Ciddi konularla ilgilenen gençlik de yok.
O halde düşman neden korkacaktı?
Düşmanlara gelince; İslâm ümmetini sürekli olarak gözetim altında tutmak ve onların durumunu yakından takip etmek, onların tabii hâlleri ve alışkanlıklarıdır.
Allah'ın hükmüne başvurmayan yeryüzündeki her bir toplum kaçınılmaz olarak cahiliyenin hükmüne başvurur.
 Avrupa da cahilî bir toplumdur; çünkü anlaşmazlıklarını Allah'ın hükmüne havale etmemektedir.
Ve Allah, gönüllerini sevgiyle birleştirendir. Sen yeryüzünde olan her şeyi toptan harcasaydın yine de onların kalplerini birleştiremezdin. Fakat Allah, aralarını bulup kalplerini kaynaştırdı.
Enfâl/63
Allah'ın izniyle işte biz, bu sonuca giden yolda bulunuyoruz. Yolda gecikildiğine dair değerlendirmelerde bulunmayız. Acele etmeyiz. 'Allah bize niye yardım etmiyor?' demeyiz. Çünkü vakıamıza bakmamız kesinlikle zorunludur
"Çünkü bir halk kendisini değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği nimeti değiştirecek değildir." Enfal ,53
Şüphesiz ilahî yardım ve zafer, savaş "lâ ilahe illallah" savaşı olduğu zaman gelir, yalnız o vakit gelir. Başka herhangi bir hedef için savaşıldığınıda değil.

Mesele, dava "lâ ilahe illallah" için ortada olursa, yalnız onun için olursa ilahî yardım, zafer, imkan, iktidar, halifelik makamına getirilmek, ekonomik, sosyal ve siyasal problemlerin çözümü onun arkasından gelir.

Ancak savaş ve mücadele yalnızca "lâ ilahe illallah" için yapılmıyorsa bu sefer mücadele kısım kısım şubelere ayrılır ve bir türlü zafere ulaşamaz.

Enfal Suresinden Eğitici Dersler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Muhammed Kutub'un bir buçuk saatlik sohbetinden yazıya aktarılmış bir eser. İslamiyet'e geçmişte ve şuan yapılan Yahudi ve haçlı komplolarını, Müslümanlar'ın nasıl bu hale (ayrıştırma, ekonomik çöküş, hilafetin olmayışı) gelindiğini, çıkış kapısının nasıl olacağını samimiyetle dinleyenlere aktarmış.
Enfal Suresinden bizlere günümüzü yansıtacak şekilde tefsir etmesinin de çok faydalı ve kalıcı olduğunu düşünüyorum.
Türkçeye çevrilmesi çok açık ve anlaşılır. Okuduğumda ufkumu açan bilgiler oldukça çoktu. İyi ki okumuşum diyorum.
İslamiyet'i dert edinen herkesin okuması gereken bilgi yüklü, az sayfalı harika bir kitap. (esvedan) 
Muhammed Kutub'un bir konferanstaki ses kayıtlarının, M. Beşir Eryarsoy'un tercümesiyle kitaplaştırılmış hali. Açıkçası kitaba önyargıyla başlamıştım, tek dayanağım, beğenmesem bile kitabın bitirebileceğim incelikte olmasıydı. Lakin bir oturuşta okuduğum, ince olmasından yakındığım bir kitap oldu. Kitap zaten konferanstan derleme old. için üslup, hitap çok samimi, konularda sıkmayacak şekilde ve örnekler de ilgi çekiciydi. Enfal suresi ışığında yakın tarihten örneklerle güzel bir kitapçık, 1 puanı sayfa sayısının az oluşundan kırdım. (remle) 
Kitap Muhammed Kutub'un konferansının yazıya geçirilmesiyle yazılmış. Konferansın sonunda bir kaç soru cevap var.
Kitapta genel olarak Müslümanların tekrar eski gücüne ve ekonomisine ulaşmasının Yüce Allah'ın sünnetine bağlı olduğunu söylüyor. Yani müslümanlar bu sünnetlerin şartlarını yerine getirirse önceki güçlerine sahip olacaktır tekrar. (Zehra) 

Kitabın Yazarı Muhammed Kutub Kimdir?
Muhammed Kutub 26 nisan 1919 yılında Mısır’ın Asyut şehrinde Muşa ilçesinde  doğdu. Babası Hacı İbrahim Kutub Asyut’a bağlı Kâlia köyünde sayılan birisi idi.  Muhammed Kutub, Şehid Seyyid Kutub’un en küçük kardeşidir. Diğer kardeşleri ise  Nefise, Emine ve Hamide Kutub’tur. 
Muhammed Kutub liseyi bitirdikten sonra, Kâhire üniversitesi, İngiliz filolojisi  bölümünü ve Yüksek öğretmen okulunu 1940 yılında bitirdi. Üniversite yıllarında  bir yandan psikoloji üzerine eğitim gördü ve eğitim ve psikoloji diploması aldı. Öte yandan da İslami araştırma ve incelemelerde bulundu.  
Son yaptığı görev ise Mekke de Ümmü-l Kur’a üniversitesinde İslamiyet mukayeseli  dinler profesörü. Ayrıca Muhammed Kutub akademik çalışma yapan öğrencilerin  araştırmalarını yönetmekle meşgul oldu. 
Muhammed Kutub eserlerinde özellikle “ilim” kılığı adı altında Müslümanlar  arasında yerleştirilmek istenen ateizm ve onun uzantıları durumundaki belli başlı  çağdaş fikir adımlarıyla hesaplaşarak, Müslümanları böyle cahili düşüncelere  karşı uyanık bulunmalarını sağlamaya çalıştı. 
En son M.İslamoğlu’nun yaptığı röportajda dediğine göre:”O kendini Osmanlı olarak  gören biri ”…Bu yüzden İstanbul’u mesken tutmuş, yıllarca her yılın bir kısmını  İstanbul Beylerbeyin de geçirirmiş. İstediği şey ise iki oğlunun da Türkçeyi  vatanından öğrenmeleri ve zaten istediğini de elde etmiş. Muhammed Kutub’un büyük  oğlu Üsame, M.İslamoğlu’na kılavuzluk etmiş ve röportaj sırasında hep Türkçe  konuşmuş. 
 Muhammed Kutub abisinin kendisine tefekkür ve yazarlık konusunda rehberlik  yaptığını söylüyor ve.“Merhum Seyyid sayesinde İslami bir yazar olarak  tanındım.”diyor. 
Muhammed Kutub’un hapsi: 
Üstad Muhammed Kutub ta 7yıla yakın hapiste yattı ve abisinin mücadelesine ortak  oldu. Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnâsır yönetimine karşı verdiği mücadeleden  dolayı 1954 yılında hapse giren Muhammed Kutub 1955 yılında serbest bırakıldı.  Ancak 1965 yılının Ağustos ayında tekrar tutuklandı. 
 Üstad’ın tutuklanmasını Zeynep Gazali şöyle anlatır:” 5 ağustos günü Seyyid  Kutub’un tutuklandığını öğrendim. Muhammed Kutub’ta zaten birkaç gün evvel  tutuklanmıştı.” Zeynep Gazali zindanlardayken ona soruyorlar: Muhammed Kutub’un teşkilatı nedir? Diye. Cevap veriyor :” Daha önce bunun cevabını verdim Muhammed Kutub’un teşkilatı olmadığını, sadece İslam konusunda yazan bir araştırmacı olduğunu söyledim. Bütün işi insanlara doğru yolu göstermektir. Müslümanlara İslam düşüncesini açıklamak ve anlatmaktır. İnsanlar bunu öğrendikten sonra inandıkları ve tercih ettikleri  şekilde davranırlar.” dedim, diyor… 
Ve Muhammed Kutub’un hapsi 1971’e kadar devam etmiş… 
Muhammed Kutub’un hapse atılmasına sebep gösterilen konu ise “Tekâmül mü  Soysuzlaşma mı” ve “20.Asrın cahiliyeti” kitaplarından dolayı, bir grup genç soru  sormaya geliyorlar ve bu toplantıların asıl sebebinin Cemal Abdünnâsır’ı  öldürme planı olduğunu sanıp(!) Muhammed Kutub’u hapse atıyorlar.
 Şehid Seyyid Kutub kardeşi Muhammed ‘in hapse atılmasını şöyle anlatır: 
“29 Temmuz da kardeşim Muhammed tutuklandı. Ben de 2 veya 3 Ağustos ta Kahire’ye  geldim. Muhammed’i arayan polisler 2 gün önce evin her tarafını didik didik  etmişlerdi. Kahire ye gelir gelmez yeğenlerimden Azmi Bekr ve ya Rıfat Bekr’den biri ile  Yüzbaşı Ahmed Rasih’e bir yazı göndererek Muhammed’in durumunu karakoldan sordum. 
Yazıda kanunsuzca tutuklanan ve nerede olduğunu bilmediğimiz Muhammed’in  tutuklanmasını ve hastalığıma karşın evde bana yapılan muameleyi şikâyet ettim.  Çünkü iki gün önce gece yarısı emniyet görevlileri pencereden girerek evimizi 
zorla aramış ve bana insanlık dışı hakaretler yapmıştı… 
Gönderdiğim şikâyet dilekçesinde, Bertrand Russell’in (ünlü İngiliz filozofu)  hükümeti eleştirdiği için tutuklanırken gördüğü muamele ile Muhammed’in  tutuklanması sırasında gördüğü muamele arasında karşılaştırma yaparak dağlar  kadar fark bulunduğunu, oysa Muhammed’inde onun gibi bir düşünür ve yazar  olduğunu belirttim. Hiç olmazsa Muhammed’in nerede tutuklu bulunduğunu öğrenmek  istediğimizi de ekledim. Bu dilekçeden 5 gün sonra 9 Ağustos günü bende  tutuklandım.” 
 Oysa Muhammed Kutub emniyet raporlarında yer aldığı gibi Müslüman Kardeşler  teşkilatına üye değildi. Onun tutuklanmasıyla Müslüman Kardeşlerin başına büyük  tehlikelerin geleceği bir bakıma haber verilmiş oluyordu.  Böylece Muhammed Kutub, hiç mahkeme önüne de çıkarılmadan ömrünün 7 yılını  hapiste türlü işkencelere maruz kalarak geçirmiş oldu.  Daha sonra da Mısır’ı terk edip Suudi Arabistan’a yerleşti. 
Muhammed Kutub, eserlerinde özellikle “ilim” adıyla Müslümanlar arasında  yerleştirilmek istenen ateizm ve onun uzantıları durumundaki belli başlı çağdaş  fikir adımlarıyla hesaplaşarak, Müslümanları böylesi düşüncelere karşı uyanık  bulunmalarını sağlamaya çalıştığı biliniyor.
Muhammed Kutub’un 30 u aşkın eseri var ve çoğu Türkçeye çevrildiği için Türkiye  de tanınan bir İslam Mütefekkiridir…  Hayatını ilim ve irşada adamış bir mütefekkir olarak tarif edilen ve uzunca bir  süredir Medine'de sürgün yaşayan Muhammed Kutub yakın zamanda Mekke'de  kaldırıldığı hastanede 4.nisan.2014 tarihinde cuma sabahı 95 yaşında hayatını  kaybetti. 
Allah (CC) rahmet etsin.
Eserleri
31 arapça kitabın linki
27 arapça kitap linki
*1000 Soruda 4 Raşit Halife / POLEN YAYINLARI
1000 Soruda Peygamberimizin (s.a.v) Hayatı POLEN YAYINLARI 
20. Asrın Cahiliyesi BEKA YAYINLARI 
Alemlere Rahmet Hz. Muhammed (sav) BEKA YAYINLARI 
Asrımızda İslam Uygulanabilir mi? RAVZA YAYINLARI 
Batıcı Söylemler ve İslam BURUC YAYINLARI 
Benzerini Getiremezler BEKA YAYINLARI 
Biz Müslüman mıyız? AĞAÇ KİTABEVİ YAYINLARI 
Biz Müslüman mıyız? HİLAL YAYINLARI 
Biz Müslümanmıyız ŞURA YAYINEVİ 
Bosna Hersek Katliamı TEVHİD YAYINLARI 
Çağdaş Dünyaya İslami Bakış BEKA YAYINLARI 
Çağdaş Fikir Akımları (3 Cilt Takım) RAVZA YAYINLARI 
Çağdaş Fikir Akımları 1- Demokrasi RAVZA YAYINLARI 
Çağdaş Fikir Akımları 2 -Komünizm- RAVZA YAYINLARI 
Çağdaş Fikir Akımları 3 -Sekülarizm, Rasyonalizm, Milliyetçilik- RAVZA YAYINLARI 
Çağdaş Fikir Akımları BEKA YAYINLARI 
Çağdaş Konumumuz BEKA YAYINLARI 
Çocuklar İçin Peygamberlerin Hayatı BEKA YAYINLARI 
Düzeltilmesi Gereken Kavramlar RİSALE 
Evrim ve Değişmezlik BEKA YAYINLARI 
Gelenekler Çatışması BEKA YAYINLARI 
Hz. Muhammed'in Hayatı / Gençler İçin İLKE YAYINCILIK 
Hz. Peygamberden Gençlere 50 Nasihat İLKE YAYINCILIK 
İman ve İnkar Aynasında İki Kadın Portresi İLKE YAYINCILIK 
İnsan Psikolojisi Üzerine Etüdler RAVZA YAYINLARI 
İslam Budur BEKA YAYINLARI 
İslam Dünyasında Aydınlanma Sorunu BEKA YAYINLARI 
İslam Etrafındaki Şüpheler HİSAR YAYINLARI 
İslam İnancı RİSALE /Nureddin Yıldız 
İslam Kahramanları Ashab-ı Kiram (5 Kitap Takım) HİSAR YAYINLARI 
İslam Terbiye ve Ahlak Sistemi HİSAR YAYINLARI 
İslama Göre İnsan Psikolojisi ESMA YAYINLARI 
İslamın Etrafındaki Şüpheler TUĞRA NEŞRİYAT 
İslami Açıdan Tarihe Bakışımız RİSALE 
Kadının Özgürlüğü ve Tesettür RAVZA YAYINLARI 
Kadının Özgürlük Savaşı RAVZA YAYINLARI 
Kur'an Araştırmaları Medeni Ayetler Cilt 2 SERİYYE YAYINEVİ 
Kur'an Araştırmaları Mekki Ayetler Cilt 1 SERİYYE YAYINEVİ 
Kur'an Kıssaları BEKA YAYINLARI 
Kur'an'ı Nasıl Okuyalım İŞARET YAYINLARI 
Küreselleşme ve Müslümanlar BEKA YAYINLARI 
La İlahe İllallah BEKA YAYINLARI 
La İlahe İllellah / Akide, Şeriat ve Hayat Yolu RAVZA YAYINLARI 
Lailahe İllallah İHTAR YAYINLARI 
Nasıl Davet Edelim? BEKA YAYINLARI 
Örnek İslam Toplumu RİSALE 
Peygamberden Parıltılar BEKA YAYINLARI 
Peygamberimizin Savaşları HİSAR YAYINLARI 
Peygamberimizin Seriyyeleri HİSAR YAYINLARI 
Sosyal Bilimlerin İslami Temelleri BEKA YAYINLARI 
Tartışmalar BEKA YAYINLARI 
Tih'den Çıkış BURUC YAYINLARI .

Muhammed Kutub Kitapları - Eserleri
Düzeltilmesi Gereken Kavramlar
Biz Müslüman Mıyız?
Kur'an'ı Nasıl Okuyalım
La İlahe İllallah
İslam İnancı
Hz. Peygamber'den Gençlere 50 Nasihat

20. Asrın Cahiliyesi
Tih'ten Çıkış
İslam'ın Etrafındaki Şüpheler
Nasıl Davet Edelim?
İnsan Psikolojisi Üzerine Etüdler
Kadının Özgürlük Savaşı
İslam Budur

Hanım Sahabiler
Sosyal Bilimlerin İslami Temelleri
İman ve İnkar Aynasında İki Kadın Portresi
Kur'an Kıssaları
Çağdaş Fikir Akımları (3 Cilt Bir Arada)
İslam Dünyasında Aydınlanma Sorunu
Örnek İslam Toplumu

Gelenekler Çatışması
Tevhid
Çağdaş Fikir Akımları 1 - Demokrasi
Enfal Suresinden Eğitici Dersler
İki Kadın
Tartışmalar
İslama Göre İnsan Psikolojisi

Çağdaş Fikir Akımları 2 - Komünizm
Peygamberden Parıltılar
Küreselleşme ve Müslümanlar
Çağdaş Fikir Akımları 3 - Sekülarizm, Rasyonalizm, Milliyetçilik
Çağdaş Dünyaya İslami Bakış
Oryantalistler ve İslam
Çağdaş Konumumuz

Kur'an-ı Kerim'den Eğitici Dersler
1000 Soruda 4 Raşit Halife
Taklitlerin Çarpışması
İslami Tarih Yorumu
Gençler İçin Hz. Muhammed’in Hayatı
Benzerini Getiremezler
Asrımızda İslam Uygulanabilir mi?

İslami Eğitim Metodu
Tekamül Mü? Soysuzlaşma Mı? - Cilt 2
Alemlere Rahmet Hz. Muhammed
Evrim ve Değişmezlik
Tekamül mü? Soysuzlaşma mı? - Cilt 1
İslami Açıdan Tarihe Bakışımız
İslami Çalışmada Eğitimin Önemi

İslam ve Materyalizme Göre İnsan
Kavramlar
Kur'an Araştırmaları Medeni Ayetler Cilt 2
Kur'an Araştırmaları Mekki Ayetler Cilt 1
1000 Soruda Peygamberimizin (s.a.v) Hayatı
Batıcı Söylemler ve İslam
İslam'da Eğitim Metodu

Muhammed Kutub Alıntıları - Sözleri
İman temeni ve tahalüllerle (süslemelerle) değil, kalblerde yerleşmesiyle, amelin de onu tasdik etmesiyle vücut bulur. (Biz Müslüman Mıyız?)
İman arzu ile , salih kişi görüntüsü ile olmaz.
Müminin imanı öyle bir hakikattır ki kalbde yer tutar ve ameli de onu doğrular ... ( Enes r.a. ) dan (Biz Müslüman Mıyız?)
"Ya Resulallah, bana islâm'da senden sonra (ya da senden başkasına) sormayacağım bir söz söyle." dedim. Buyurdu ki: "Allah'a iman ettim de ve istikamet üzere ol.
Süfyan b.abdullah es-sakafi
(Müslim'in rivayet) (Düzeltilmesi Gereken Kavramlar)
İmanın gerçek sırrı, Allah’ın dinini yaşamakla ortaya çıkar. (İslam İnancı)
Şüphesiz bu din, bütün yönleri ile hayatın tamamını kapsamak üzere inmiştir. Özel önemi ve hacmi ne olursa olsun hayatın sadece bir yanını işgal etmek için değil (Küreselleşme ve Müslümanlar)
"Kıskançlık, kin doğurur. Kin; başkalarında görülen nimetin varlığını çekememek ve bunun yitirilmesi için elinden geleni yapmaktır. Azim ise, o insanın sahip olduğu nimete gıpta etmek ve var gücüyle, bütün enerjisiyle o nimetin aynısına sahip olmaya, o kişiye benzemeye ve bu konuda onu geçmeye çalışmaktır." (Hz. Peygamber'den Gençlere 50 Nasihat)

...,kendileri Rabbani yoldan koptular ve Avrupa cahiliyesinin ardından koşmaya başladılar. Arkalarından koşmak için izin istiyorlar. (Kadının Özgürlük Savaşı)
Yahudiler ahlakı-ve özellikle de cinsi ahlakı-parçalamaya kalkıştılar, cinsi anarşi ve çözülüşü yaygınlık kazandırarak. Ademoğullarını değirmenlerini çevirecek bineklere dönüştürmek şeklindeki geniş çerçevede planlarını uygulamaya engel olan iffet kalıplarına karşı savaş açtılar. Bu bakımdan filozofları iffet meselesinin geri kalmış zirai toplumdaki erkeğin bencilliğinden dolayı önem kazandığını ileri sürüyor. Çünkü bu toplumda kazanan ve harcama yapan erkek daha sonra bencilliğine hizmet etmesi için gereğinden fazla önem vererek iffet bahsine din ve ahlak kılıfını da giydirdi. Kesin evrimin sonucunda bunun elbetteki gülünç olan önemini yitirdiği açıktır. Artık evrim geçirmiş toplumda onun yerini daha başka bir fazilet almış bulunuyor bu ise kadının "Hürriyet ve bağımsızlığı"dır (Çağdaş Fikir Akımları 1 - Demokrasi)
Kör ile gören, karanlıklar ile ışık ve gölgelikle sıcaklık bir değildir. Yaşayanlarla ölenler de bir olmaz. (Çağdaş Fikir Akımları (3 Cilt Bir Arada))
İslâm, kendisine bağlanan herkese açık bir dindir. Kavrama yetenekleri oranınca bu dinin gerçeklerini anlayabilir, bilgide derinleşebilir. Bu din, belli bir sınıfın tekelinde değildir. Yani dinin naslarını kendi tekeline alan, kendisinden başka kimseye bu nasları yorumlama hakkı tanımayan, dilediği zaman kuralları değiştirme yetkisine sahip bir kutsallar sınıfı söz konusu değildir. (Çağdaş Konumumuz)
Hiç bir zaman için normal bir psikolojik yapıya sahip olan insana, nefret duygusu hakim olmaz. Sapık ve hasta psikopotlarin dışında bu nefret duygusu hiç bir zaman için bir kin ve çekememezlik durumuna geçmez. Çünkü insanın varlığını hissettiği sevgi bütün insanların sevgisidir...
Muhammed KUTUB (İslama Göre İnsan Psikolojisi)
İslâm'ın esnek bir din olduğu doğrudur. Uygarlığa açık bir din olduğu da doğrudur. Ama bu, Allah'ın tespit etmiş olduğu sabitler/değişmezlerin sınırları içerisinde söz konusudur. Aynı zamanda fakihler tarafından bilinen ictihadın şartı da haram bir şeyi helâl kılmaması, helâl bir şeyi haram saymaması ve şeriatın maksatları ile çatışmamasıdır. (Oryantalistler ve İslam)
Her bakıp düşünen, kendisini imana götürecek işaretler bulur. (Tevhid)

Siyon Hâkimlerinin Protokolleri adlı kitapta şu ifadeler yer almaktadır: "Her alanda ahlâkın yıkılması için çalışmamız gerekmektedir. Bu, bizim egemenlik kurmamızı kolaylaştıracaktır. Freud bizdendir. O, cinsel ilişkileri aydınlığa kavuşturmaya devam edecektir. Böylelikle gençliğin nazarında kutsal bir şey kalmayacak ve bütün çabaları cinsel güdülerini tatmin etmek olacaktır. İşte o vakit de gençliğin ahlâkı yıkılacaktır." (Evrim ve Değişmezlik)
İster ilim, ister sanat, isterse başka herhangi bir alanda olsun, tabiatın tanrılaştırılması, Avrupa’nın sığınmış olduğu vicdanî birkaçıştır. Avrupa; ruhî, fıkrî, malî, siyasî, ilmî ve hayatın geri kalan diğer bütün alanlarında Kilise tarafından kendisine köleler peydah edilen “rab” veya “rabler”den kaçmak için bunu yapmış; daha sonra da kendisine başka bir ilâh uydurmak zorunda kalınca yaratıcı, yoktan var edici, şekillendirici Allah’ın pek çok sıfatlarını taşıyan, fakat kilisesi olmayan ve birtakım görevler yüklemeyen bir tanrı olarak 'tabiat'ı uydurmuştur. (Çağdaş Fikir Akımları (3 Cilt Bir Arada))
Şu ana kadar etkilerini yaşamakta olduğumuz gerçekten çok büyük hadiseler meydana geldi. Bunların ilki ise Avrupa'nın ön plana çıkması olmuştur. Çünkü Avrupa, İslam'ın geri çekildiği zeminden, maddî ve manevî zeminden öne çıkıp ilerlemiştir.

İslam ümmeti bir karışlık araziden ne kadar geri çekildi ise yahut bir karış kadar değer ve ilkelerden ne kadar geri kaldıysa, orada bu cahilî ümmet öne çıkmış oldu ve onun boşalttığı yeri işgal etti. (Enfal Suresinden Eğitici Dersler)
"İlim öğrenin; çünkü ilmin Allah için öğrenilmesi bir haşyettir, onu öğrenmeye çalışmak bir ibadettir. Müzakere edilmesi tesbihtir, araştırılması cihaddır, bilmeyene öğretilmesi sadakadır. Ehil olan kimselere karşılık beklemeden verilmesi de Allah'a yakınlaştırıcı bir ameldir."
-Âcurrî, Ahlâku'l-Ulemâ,s.24 (Peygamberden Parıltılar)
Ey müslüman kadın!

Kız evlat... Kız kardeş... Anne!

Dedikleri gibi "sen toplumun yarısısın". Fakat şöyle demek daha doğru olacaktır: "Kesinlikle sen toplumun tamamısın." Bu, daha doğru ve daha isabetli bir yaklaşım. Çünkü nesillerden öncelikli ve ilk sorumlu olan kişi sensin. (İki Kadın)
Ümmetin genel bir karakterini ifade eden ve onun birçok halini bozan/ifsad eden korkunç üçlü;

-Hizmetinde düzenden hoşlanmayan düzensizlik,
-Planlamaktan nefret eden gelişigüzellik,
-Çabucak alevlenip çabucak sönen kısa nefeslilik... (İslam Dünyasında Aydınlanma Sorunu)
SORU: İslam devletini kurabilmek için fiilen atılması gereken adımlar nelerdir?

CEVAP: Atılacak adımlar İmam Hasan el-Bennâ'nın açıkladığı şekilde, Müslüman insanı inşa etmek, Müslüman aileyi inşa etmek, Müslüman toplumu inşa etmektir. Bunun neticesinde otomatik olarak İslam devleti de ortaya çıkacaktır. (Enfal Suresinden Eğitici Dersler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/enfal-suresinden-egitici-dersler-muhammed-kutub-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)