# Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş - Oğuz Tekin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş kimin eseri? Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş kitabının yazarı kimdir? Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş konusu ve anafikri nedir? Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş kitabı ne anlatıyor? Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş PDF indirme linki var mı?  Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş kitabının yazarı Oğuz Tekin kimdir? İşte Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/eski-yunan-ve-roma-tarihine-giris-oguz-tekin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-07-04T19:00:12+03:00
- Güncelleme: 2023-07-04T19:00:12+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/07/04/oguz-tekin-kimdir-oguz-tekin-kitaplari-ve-sozleri-435805.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Oğuz Tekin 
 Yayın Evi: İletişim Yayınları 
 İSBN: 9789750505928 
 Sayfa Sayısı: 349 
--reklam--
Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Eski Yunan ve Roma dünyası; siyaset, hukuk, askerlik, mimarlık, sanat, düşünce ve tarih yazıcılığı alanlarında günümüz Batı uygarlığı üzerinde çok önemli etkiler bırakmıştır. Batı dünyası –Girit’teki Minos uygarlığı ve Yunanistan’daki Miken uygarlığını da kapsayacak şekilde– Eski Yunan ve Roma uygarlıklarının bıraktığı miras üzerine kurulmuştur. Bu kitapta yaklaşık 3500 yıllık bir dönemin tarihi ele alınmaktadır.

“Polis” denen kent-devletlerinin kurulmaya başlaması, kolonizasyon, doğa filozofları, demokrasi ve demokratik yönetim biçiminin ortaya çıkışı, Herodotos ve Thukydides ile tarihçiliğin gelişimi, edebiyat, felsefe, Sokrates’in idamı, Büyük İskender ve Hellenistik krallıklar, Roma’da krallık, Cumhuriyet ve İmparatorluk dönemleri, sınıf mücadeleleri, Hannibal ve Kartaca Savaşları, “Roma Mucizesi”, İç Savaş ve Caesar, Augustus ve Roma Barışı, çok tanrılı dinden Hıristiyanlığa geçiş, imparatorluğun ikiye bölünmesi ve Batı Roma’nın yıkılması gibi Antik Çağ tarihine damgasını vuran olaylar ve kişiler Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş’te ayrıntılı bir şekilde sunuluyor.
Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş Alıntıları - Sözleri
M.Ö. 478/477 tarihinde, Pers tehlikesini ortadan kaldırmak ve onların Yunanistan'da yaptıkları tahribatın öcünü almak için Atina tarafından kurulan Birliğin merkezi Delos Adası idi.
...
Delos Birliği, giderek Atina İmparatorluğu'na dönüşmüştür. Öyle ki, birliğin kurulmasından yaklaşık yirmi beş yıl sonra, M.Ö. 5. yüzyılın ortalarında, Atina, birlik içinde kendi para ve ağırlık sisteminin kullanılması için bir kararname yayımlayarak müttefiklerine gümüş sikke basımını yasaklamıştır. Böylece, Atina sikke üretimini tekelinde tutarak yalnızca kendi bastığı tetradrahmilerin dolaşımını zorunlu kılıyordu. Sparta ile Atina'nın aralarının açılmasında başlıca rolü oynayan Atina'nın hegemonya sevdası Peloponnesos Savaşı sonrasında Birliğin sona ermesine neden olmuştur.
Eski Yunanlar ya da kendilerini adlandırdıkları şekilde Hellenler Ege sözcüğünün kökenini birkaç mitolojik öyküye bağlıyorlardı. Fakat bunların en ünlüsü, Atina'nın efsanevi kahramanı Theseus'un babası Aigaios ile ilişkili olandır: Theseus, Girit'deki labirentte yaşayan boğa başlı Minotauros canavarını öldürmek için yola çıkar. Babasına, canavarı öldürdüğünde gemisine beyaz yelken çekerek döneceğini söylemiştir. Fakat canavarı öldürdükten sonra, babasına verdiği sözü unutarak, kara yelkenle döner. Babası Aigaios, kara yelkenleri görünce oğlunun öldüğünü düşünür ve denize atlayarak intihar eder. Bundan böyle boğulduğu denize onun adı verilerek Aigaios Pontos/Aigaion Pelagos yani Ege Denizi denir.
Bu sikkelerin (Lidya sikkeleri) ön yüzlerinde karşılıklı duran aslan ve boğa protomları vardır; arka yüzlerinde ise kare bir çukur yer alır. Bir görüşe göre "aslan" Lydia hanedanının, "boğa" da Phryg hanedanının simgesiydi. Diğer bir deyişle, Lydia Krallığı'nın Phrygia Krallığı'nı egemenlik altına almış olduğu anlatılmak isteniyordu. Kroisos çok zengin bir kraldı ve adı Doğu toplumlarında Karun olarak telaffuz ediliyordu. Günümüzde hala kullanılagelen "Karun kadar zengin" deyimi de eski Lydia kralına yapılan atıftır.
Atina’da bütün beden eğitimi çalışmaları çıplak yapılırdı.Öğrenciler banyo yapar,yağlanır ve pudralanırdı.Beden çalışmalarının çoğu müzik eşliğinde yapılmaktaydı;çünkü Yunanlar fiziksel uyum kadar zarâfet ve ritme de önem veriyorlardı
Dünyaya gelen her Spartalı yurttaşa kleros denen bir toprak parçası veriliyor ve bu toprak heilotlar(köleler) tarafından işleniyordu. Spartalı yurttaşlar, çalıştırdığı heilotların sayesinde bu topraktan aldığı ürünle yaşamlarını sürdürmekteydi. Ticaret yapmak ve işçi olarak çalışmak yasaktı, tek uğraşları askerlikti. Her Spartalı yurttaş daha çocukluğundan başlayarak sıkı bir disiplin ve eğitim içinde yetişiyordu. Bu nedenle, Spartalıları "asker-toplum" olarak nitelendirmek pek yanlış olmasa gerektir.
Kolonizasyon süreci ile bir anlamda Akdeniz dünyası küçülmüştür. Bu durum, ister istemez oluşan bir Hellenleşme izlenimi uyandırmaktadır.
Koloniyi kentdevletinden ayrı bir oluşum şeklinde düşünmemek gerekir.
Batı Anadolu bölgesinde yer alan Yunan kökenli kent devletleri hiç bir zaman bir araya gelip tek bir Hellen (Yunan) devlet çatısı altında toplanmamıştır. Söz konusu kent devletlerini bir arada tutan dil, din ve kültür birliğiydi.
Yapılan araştırmalar Neolitik Çağ insanının da Yunanistan'a ve Kiklad Adaları'na Anadolu'dan geldiğini göstermiştir.
Akha uygarlığının parlak dönemi olan ÖM. 14. ve 13. yüzyıllar aynı zamanda " Kahramanlar Çağı" olarak da adlandırılmaktadır.
Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Giriş niteliğinde konuları ve olayları gayet sade ve anlaşılır bir şekilde anlatılmış. Gayet faydalı konu hakkında bilgisi olmayanların rahatlıkla okuyabileceği bir eser. (HAKAN ERDOĞDU) 
Kitabı arkeoloji hocamın tavsiyesine istinaden aldım. Benim gibi arkeolojiye ve Antik Yunan ve Roma tarihine yabancı iseniz, cidden sağlam bir temel oluşturabilecek bir yapıt.Dili ise akıcı. Konuyu derinlemesine irdelemek isteyenler için yeterli olmayabilir kapsamı lakin. (Tigin Özmen) 
Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Oğuz Tekin - Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Oğuz Tekin Kimdir?
İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi’nde “Klasik Arkeoloji” öğrenimi gördü. 1984’te aynı fakültenin Eskiçağ Tarihi Anabilim Dalı’na asistan olarak girdi. 1987’de “Perge Kazılarında Bulunan Sikkeler” adlı çalışmasıyla master, 1991’de de “Aspendos Sikkeleri” adlı çalışmasıyla doktora derecesini aldı. 1993’te doçent, 1999’da profesör olan Oğuz Tekin halen İ.Ü. Edebiyat Fakültesi, Eskiçağ Tarihi Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Anabilim Dalı Başkanı’dır. “Eskiçağ Tarihi’ne Giriş” ile “Antik Numismatik” dersleri veren yazarın başlıca kitapları şunlardır:

Antik Numismatik ve Anadolu (1992), Antik Anadolu Numismatiği Bibliyografyası (1993), Grek ve Roma Sikkeleri. Yapı Kredi Koleksiyonu (1994), Eski Yunan Tarihi (1995), Eskiçağ’da Para (1995), Eskiçağ’da İstanbul (1996), Bizans Sikkeleri. Yapı Kredi Koleksiyonu (1999), Sivas Definesi. VI. Mithradates Eupatoros Dönemi Pontos ve Paphlagonia Kentlerinin Bronz Sikkeleri (1999), Sadberk Hanım Müzesi Antik Sikkeler Kataloğu (2003), Sylloge Nummorum Graecorum. Turkey 2: Anamur Museum, vol. 1: Roman Provincial Coins (S. Altınoluk ile, 2007), Eski Anadolu ve Trakya; Ege Göçlerinden Roma İmparatorluğu’nun İkiye Ayrılmasına Kadar (2007), Clemens Emin Bosch (1899-1955). Mülteci Bir Akademisyenin Biyografisi (N. Türker Tekin ile, 2007).
--reklam--
Oğuz Tekin Kitapları - Eserleri
Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş
Eski Yunan Tarihi
Eskiçağda Para
Eskiçağ'da İstanbul
Eski Anadolu ve Trakya
Antik Nümismatik ve Anadolu
Hellen ve Roma Tarihi
Eskiçağ'da İstanbul'da Balık ve Balıkçılık
Tarih Boyunca İstanbul'da Sikke Darbı ve Sikkler
--reklam--
Oğuz Tekin Alıntıları - Sözleri
Byzantion'un ilk gümüş sikkeleri İ.Ö. 5. yüzyıl sonlarına ya da İ.Ö. 4. yüzyıl başına tarihlendirilmektedir. Bu ilk sikkelerin basımında iki ağırlık sistemi kullanılmışnr: Rhodos ve Pers. Bu sistemlerde basılan sikke birimleri tetradrahmi, drahmi, hemi-drahmi, bir buçuk obol ve hemi-obol'dür. (Eskiçağ'da İstanbul)
En önemli hamam yapısı ise Roma öncesi dönemde inşa edilmiş olan Strategion yakının­daki Akhilleus Hamamı idi. Fakat bu yapılardan günümüze hemen hiç bir şey kalmamıştır. (Eskiçağ'da İstanbul)
MS 2. yüzyılda yaşamış olan Arrianos, Bithynia'nın Nikomedeia kentindendi. Hadrianus döneminde Kappadokia'da idareciydi. Stoacı Epiktetos'un öğrencisi olan Arrianos, hocasının konuşmalarını biraraya getirerek yayımlamıştır; ayrıca coğrafya, avcılık, ve askerî taktiklerle ilgili yayınlar da yapmıştır. Arrianos daha çok İskender'in Anabasis'i (Aleksandrou Anabasis) adlı eseri ile bilinir. Yedi kitaptan oluşan bu eserin ana kaynağını İskender'in tarihçileri I. Ptolemaios (İskender'in en yakın generallerinden, ilk savaş tarihçisi, İskender'in ölümünden sonra Mısır'daki Ptolemaios'lar Kraliığı'nın ve krallık hanedanın kurucusu) ve Aristobulos oluşturur. Arrianos'un, eserlerinde, Ksenophon'u taklit ettiği iddia edilmektedir. (Eski Anadolu ve Trakya)
Eski Yunanlar ya da kendilerini adlandırdıkları şekilde Hellenler Ege sözcüğünün kökenini birkaç mitolojik öyküye bağlıyorlardı. Fakat bunların en ünlüsü, Atina'nın efsanevi kahramanı Theseus'un babası Aigaios ile ilişkili olandır: Theseus, Girit'deki labirentte yaşayan boğa başlı Minotauros canavarını öldürmek için yola çıkar. Babasına, canavarı öldürdüğünde gemisine beyaz yelken çekerek döneceğini söylemiştir. Fakat canavarı öldürdükten sonra, babasına verdiği sözü unutarak, kara yelkenle döner. Babası Aigaios, kara yelkenleri görünce oğlunun öldüğünü düşünür ve denize atlayarak intihar eder. Bundan böyle boğulduğu denize onun adı verilerek Aigaios Pontos/Aigaion Pelagos yani Ege Denizi denir. (Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş)
Byzantion'un ilk gümüş sikkelerinde yer alan sığır da, kentin sığır yetiştirdiğine bir kanıttır. Ayrıca, Hellenistik ve Roma Dönemi sikkelerinde tarım ve bereket tanrıçası Demeter, elinde bereket boynuzu ile betimlenmiştir. Sikkelerde üzüm salkımı ve buğday ölçeğinin yer alması bağcılık ve buğday ekiminin önemine işaret eder. (Eskiçağ'da İstanbul)
“Eski Yunan dini çok tanrılı (polytheist) bir dindir Yu­nanlılar tanrıları insan biçiminde (anthropomorphik) düşünmüşler ve onları o şekilde betimlemişlerdir.” (Eski Yunan Tarihi)
Ionia Okulu'na mensup ilk doğa filozofları Thales (MÖ yak. 624-545), Anaksimandros (MÖ yak. 610-545), Anaksimenes (MÖ yak. 546-525), Diogenes (MÖ yak. 460-380) ve Herakleitos'tur (MÖ yak. 550-480). Miletoslu Thales evrendeki her şeyin özünün "su" olduğunu ileri sürmüştür. Thales aynı zamanda Eskiçağ Hellen
dünyasının yedi bilgesinden biridir. Herodotos'un sözünü ettiği MÖ 585'teki (28 Mayıs) güneş tutulmasını önceden hesaplayan da odur. Anaksimandros da Miletosludur. Ona göre her şeyin özünde "apeiron" yani "sonsuzluk" vardır. "Arkhe" (ilk şey, başlangıç) kavramım ortaya koyan, güneş saatini bulan da Anaksimandros'tur. Bir başka Miletoslu filozof Anaksimenes ile Apollonialı Diogenes, her şeyin kaynağının hava olduğunu kabul ediyorlardı. Ephesoslu Herakleitos ise her şeyin başlangıcı olarak "ateş"i kabul etmektedir. Ona göre hiçbir şey aynı kalmaz; sürekli değişim söz konusudur. Keza Tfeoslu Antimakhos (MÖ 8. yüzyıl), Prieneli Bias (MÖ yak. 650-575), Kolophonlu Ksenophanes (MÖ yak. 570-545), Klazomenailı Anaksagoras (MÖ yak. 500-428) ve biraz daha geç bir tarihte olmasına rağmen tıp biliminin kurucusu olarak kabul edilen Koslu Hippokrates'i de (MÖ 5. yüzyılın ikinci yansı) Bati Anadolu'da yeşeren bilim, düşünce ve yazın alanının öncüleri arasında saymamız gerekir. (Eski Anadolu ve Trakya)
Batı Anadolu bölgesinde yer alan Yunan kökenli kent devletleri hiç bir zaman bir araya gelip tek bir Hellen (Yunan) devlet çatısı altında toplanmamıştır. Söz konusu kent devletlerini bir arada tutan dil, din ve kültür birliğiydi. (Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş)
“Yunanlılar cinsiyet ayırımı gözeten bir toplum yapısına sahipti. Bu nedenle, Spartalı kadınların toplum içinde özgür davranışları, hatta atletizm oyunlarında yer almaları diğer Yunanlıların hoşuna git­miyordu. Örneğin, Atina'da bir kadının, tanımadığı er­keklerin önünde kendi hemcinsleri hakkında konuşmalar yapması, hatta onların adlarını anınası uygunsuz bir davranış olarak kabul edilmekteydi. Oturduklan evler­ de odalan ayrıydı (gynaikonitis) ve halk içine pek sık çıkmazlardı. Kızların okula gitmesi zorunlu değildi. Fakat kadınlar din alanında geri planda kalmııyorlardı. Örneğin, Atina'daki Demeter Festivali (Thesmophoria) erkek­lere kapalı olup, ve festivalin önde gelen sorumlularından dan biri kadındı. (Eski Yunan Tarihi)
İlk doğa filozoflarının ve bilimsel düşüncenin anayurdu Ionia'dır. Özellikle Miletos'ta ortaya çıkan ilk filozoflar, evrenin oluşumu, doğa olayları, varlığın ve nesnenin kökeni gibi sorulara doğayı inceleyerek yanıt bulmaya çalıştıklarından "doğa filozofları" olarak da anılırlar. (Eski Anadolu ve Trakya)
“Yunan alfabesinin ilkel formuna ait yazı örnekleri Dor lehçesinin konuşulduğu adalarda (Melos, Thcra, Girit) günümüze kadar gelmiştir.” (Eski Yunan Tarihi)
Antik kaynaklarda Phokaia'nınm (bugün Eski Foça) Atinalı önderlerin idaresinde Orta Yunanistan'daki Phokis'ten gelen göçmenlerce (Kymelilerden aldıkları arazi üzerine) kurulduğu anlatılmaktadır. Kentin adının Phokis'ten gelebileceği önerisine karşılık, yerleşmenin yer aldığı körfezin hemen açıklarındaki adaların foku andırmasının, kentin Phokaia olarak adlandırılmasına neden olduğu da ileri sürülmektedir. MÖ 8. yüzyıl başlarında kurulduğu anlaşılan kent, Miletos'la birlikte
Lampsakos (Lapseki) ve Amisos'u (Samsun) kolonize etti. Hatta Güney İtalya'daki Elea, Korsika'daki Alalia, İspanya'daki Emporion ve Güney Fransa'daki Massalia (Marsilya) da Phokaialıların kolonize ettiği kentlerdir, lonia' da sikke darbeden ilk kentlerden biri olan Phokaia'nın MÖ 7. yüzyıl sonlarında bastığı elektron sikkelerinin ön yüzünde fok, arka yüzünde iki incus (çukur) vardır. (Eski Anadolu ve Trakya)
Koloniyi kentdevletinden ayrı bir oluşum şeklinde düşünmemek gerekir. (Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş)
Byzantion'un, üyelerinin "pentekaideka" olarak adlandırıldığı bir meclisi vardı. (Eskiçağ'da İstanbul)
Sikkelerin arka yüzlerinde görülen SC harfleri, Senato kararı anlamına gelen Senatus Consulto'nun ilk harfleriydi. Bu harfleri taşıyan sikke, Senato kararı ile darbedilmişti. Fakat, Senato
kararını gerektiren nedenler tam anlamıyla bilinememektedir.
Özellikle Augustus döneminde görülen bu harfler, esas olarak bronz sikkelerde yer alır, altın ve gümüş sikkelerde görülmez. (Eskiçağda Para)
Bu sikkelerin (Lidya sikkeleri) ön yüzlerinde karşılıklı duran aslan ve boğa protomları vardır; arka yüzlerinde ise kare bir çukur yer alır. Bir görüşe göre "aslan" Lydia hanedanının, "boğa" da Phryg hanedanının simgesiydi. Diğer bir deyişle, Lydia Krallığı'nın Phrygia Krallığı'nı egemenlik altına almış olduğu anlatılmak isteniyordu. Kroisos çok zengin bir kraldı ve adı Doğu toplumlarında Karun olarak telaffuz ediliyordu. Günümüzde hala kullanılagelen "Karun kadar zengin" deyimi de eski Lydia kralına yapılan atıftır. (Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş)
“Girit'de Tunç Çağı iki dönem altında incelenir: İlk Saraylar Dönemi (İ.Ö. 1900-1700), İkinci Saraylar Dönemi (İ.Ö. 1700-1450/1400).” (Eski Yunan Tarihi)
Roma'da Cumhuriyet döneminde yıllık devlet bütçesi ve para basımı Senato'nun kontrolu altındaydı. Sikke basımından fiilen sorumlu memurlar ise üç kişiden oluşmaktaydı. Bu memuriyet "tresviri auro argento aere jlando feriundo" ( = IIIVIRI AAAFF) olarak adlandırılıyordu. Yani, "altın, gümüş ve bronz sikke dökme ve basmadan sorumlu üçlü komisyon". (Eskiçağda Para)
Palamut balıkları şu imparator ve imparatoriçelerin sikkelerinde karşımıza çıkmaktadır: Caligula, Traianus, Plotina, Sabina, II. Faustina, Lucilla, Crispina, lulia Domna, Caracalla, Geta, Oiadumenianus, lulia Maesa, lulia Mamaea, Volusianus ve Salonina. (Eskiçağ'da İstanbul)
Kalkhedon sikkelerinde ön yüzde buğday başağı üstünde sığır betimi vardır. (Eskiçağ'da İstanbul)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/eski-yunan-ve-roma-tarihine-giris-oguz-tekin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)