# Esrârnâme - Hasan Aycın Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Esrârnâme kimin eseri? Esrârnâme kitabının yazarı kimdir? Esrârnâme konusu ve anafikri nedir? Esrârnâme kitabı ne anlatıyor? Esrârnâme PDF indirme linki var mı?  Esrârnâme kitabının yazarı Hasan Aycın kimdir? İşte Esrârnâme kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/esrarname-hasan-aycin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-06-29T11:00:12+03:00
- Güncelleme: 2023-06-29T11:00:12+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/06/29/hasan-aycin-kimdir-hasan-aycin-kitaplari-ve-sozleri-435037.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Hasan Aycın 
 Yayın Evi: İz Yayıncılık 
 İSBN: 9789753556811 
 Sayfa Sayısı: 135 
--reklam--
Esrârnâme Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Esrârnâme, ilk bakışta, bize Keloğlan masalları anlatıyor. Ama ne masal, ne de anlattığı, bildiğimiz Keloğlan. Masal dili ve kurgusuyla bize bizi, insanoğlunu anlatıyor ve geleneksel bir anlatım biçiminin nasıl yeniden üretilebileceğini; kimi geleneksel ve kültürel öğelerin simgesel değerlerinden yararlanarak nasıl iç içe geçmiş anlam katmanları oluşturulabileceğini büyük bir başarıyla gösteriyor. Esrârnâme, geleneksel masal anlatım biçim ve yöntemlerinden yararlanılarak yazılmış çağdaş bir roman; Muhayyelât ve A’mâk-ı Hayâl’den sonra, yeni bir özgün deneme.
Esrârnâme Alıntıları - Sözleri
Burası dünya, burada işler hep yarım kalır.
Allah'im rizkim yerin altindaysa üstüne çıkar, gokteyse yere indir, uzaktaysa yakina getir, haramsa helal eyle, diye dua ederim....
gül dediğin gönülsüzdür
tezce geçer ömürsüzdür
kokusundan aş olmaz
dikeniyle baş olmaz
Akıl çobandır, iman kuzudur, kurt ise kâh nefistir kâh iblistir, çoban kişinin işi kuzuyu kurda kaptırmamaktır. Böyle demiş erenler.
"Hayatı ölümle
Ölümü hayatla
Sırlayan Allah'a hamdolsun"
"Ana rahminin karanlığında kulunu bırakmayan Allah inde mi bırakacak?"
gün gününde güzel olur
günü geçer gazel olur
kokusundan aş olmaz
dikeniyle baş olmaz
"Aklın bataktaki eşek misali, hem batıyor; hem inat ediyor."
Esrârnâme İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çizimlerine alışkın olduğumuz Hasan Aydın, geleneği kendine has bir üslupla yorumlamış. Ben çok etkilendim ve gayet beğendim. İlgilenenlere tavsiye ederim. (Richard Parker) 
Hayat nedir?: Hayat nedir sizce? Çomak aramak mi? yiyip içmek mi? Eğlenmek mi? yoksa eşek gütmek mi?
 siz hiç hayatı aramaya çıktınız mı? Hayat serüveniniz de ne gördünüz, ne buldunuz?
Hayat yolda olmaktır. Biz de yoldayız. Yolcuyuz. Yol uzun yolculuk zorlu. Bazen bu yol sarp bir dağ yolu da olabilir. Bazen patika yolu da olabilir. Doğru yol, batıl yol, asfalt yol,tali yol, kara yolu, deniz yolu, hava yolu… (kır, dağ, kulübe,  yıkık han, şırşır dere, çardak, in, zifir zindan, kandilli diyar, meydanlar, zıkkımhane, Zibe-i Mehel, otel, )
 Yolcu yoldaki işaretlere dikkat etmek zorundadır.(derviş Baba, Nur Nine, Fakir Baba, Demirci Baba, çömez, balta, amentu kayığı) Eğer aldırış etmezse yolda kalır. Yolda kalanların hâlini hepimiz biliyoruz.(meydancıbaşılar, zıkkım içenler, yere bakan ahali, hamamcı, hamam bocekleri, putlaşmış tutkular)
Bazen bu yolculukta yolda kalanların elinden tutmak gerekir. Elini uzatanların elini tutabilirsiniz. (Zebella  harami, haramiler,çoban oğlan balıkçı, cimcime kız, Zibe-i Mehelliler )

 Yıllar yıllar evvel, erenlerden biri hem de piri dedi ki: 
Hayat avunmaktır. Avunmak yiyip içmek barınıp çoğalmaktır.  Ey üstün yaratılışlı insan! Sana tabi kılınmış  mâhlukat misali, mesela böcekler gibi yiyip içmek barınıp çoğalmak sana zül değil mi? Sen asıl barınağını aramalı değil mısın?  Böcek olan kimmiş, böcek olmayasın!

Hayat sırdır! Sinavdir. Bunu bilmeyecek ne var. Bunu bilmeyene ne var! Bunu bilene ne var!

Işte keloğlanin arayışı, macera dolu serüveni… masal tadında bir roman… iyi okumalar efenim...
 yazar/i18618 kitap/kitap--50258 (abdulkerim) 
Esrârnâme PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hasan Aycın - Esrârnâme kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Esrârnâme PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hasan Aycın Kimdir?
Hasan Aycın, 1955’te Balıkesir’in Aslıhantepecik köyünde doğdu. İlk öğrenimini köyünde, orta öğrenimini Balıkesir imam-Hatip Okulu’nda, yüksek öğrenimini Bursa iktisadi ve Ticari ilimler Akademisi’nde tamamladı. Bir fabrikada grafikerlik ve bir süre pazarcılık yaptıktan sonra İstanbul’a yerleşti, kendi grafik bürosunda çalışmasını sürdürdü. Hasan Aycın’ın ilk çizgisi 3 Şubat 1978 tarihli Yeni Devir gazetesinde yayımlandı. Yeni Devir, Mavera, Aylık Dergi, Gül Çocuk, İslam, Kadın ve Aile, Inquiry, Kardelen, Yedi iklim, Milli Gazete, Zaman, Yeni Şafak, Kayıtlar ve Hece dergilerinde yayımlanan çizgileri Bocurgat (Çıdam Yayınları, 1989; Yedigecekitapları, 1994), Gece Yürüyüşü (Yedigecekitapları, 1994), Âsâ (Yedigecekitapları, 1998), Kulbar (Yedigecekitapları, 2003), adlı albümlerde toplandı; çocukluk-gençlik dönemi tanıklıklarıyla söyleşileri de Müşâhedât (Hece, 2003) adıyla kitaplaştı. Son iki yıldır Hamzanâmeler ve masallar başta olmak üzere geleneksel doğu anlatıları üstünde çalışan Hasan Aycın’ın, telif Keloğlan masalları, ilkin beş küçük kitap halinde (Semerkant, 2002) ve son çalışması da Esrarnâme (on bir masal) adıyla (Timaş Yayınları, 2003) okurla buluştu. Evli ve dört çocuk babası olan Hasan Aycın, halen İstanbul’da yaşıyor, çizgi ve yazı çalışmalarını Kudüs, Yedi İklim, Hece ile Hece Öykü dergilerinde yayımlıyor.
--reklam--
Hasan Aycın Kitapları - Eserleri
Esrârnâme
Sâhipkırân
Bin Hüseyin
Keloğlan
40 Hadis 40 Çizgi
Müşahedat
Güneşin Altında Söyleşiler
Mekke'yi Sarsan Ses
Bocurgat
Sehergâh
Eyse
Nun
Parayı Veren Düdüğü Çalar
Şâr
İftah
Kulbar
Üns
Gece Yürüyüşü
Sayha
Hub
Sarp Geçit
Ahzan
Zılal
--reklam--
Hasan Aycın Alıntıları - Sözleri
aşkı
aşığa sorma
o aşkı
kendinden bilir de
kendini bilmez

aşkı
maşuğa sorma
o da aşkı
kendinden bilir de
kendini bilmez

aşk
bir sırdır
aşığa maşuk
maşuğu aşık eder

aşkı
sorma sultanım
aşk sorulmaz (Sâhipkırân)
Her şey dairevi, diyor içinden. Uzayda yamuk, konik, kübik şeyler yok.Her şey kendi ekseninde ve yörüngesinde deveram ederek başladığı yere dönüyor. Zaman başladığı yere dönüyor.İnsan başladığı yere dönüyor. (Müşahedat)
gün gününde güzel olur
günü geçer gazel olur
kokusundan aş olmaz
dikeniyle baş olmaz (Esrârnâme)
"Kumrular...Kanatlı dervişler...Hu-hu'larını yayarlardı üstümüze, " (Müşahedat)
İnsanoğlu yitiğini döne döne arar. (Müşahedat)
Bu kadar cehalet tahsil ile mümkündür.
Çaldı İbrahim (Güneşin Altında Söyleşiler)
Her akşam başladığı yere dönüyordu.Hüznün rengi akşam alacasıydı. (Müşahedat)
"rúşen oluverdi zindan
lavanta ıtır reyhan
misk-ü amber koktu her yan" (Bin Hüseyin)
Teodora'nın bakışları Şehla idi
sırlı bir tebessüm vardı yüzünde
göz kırpmadan bakıyor
tatlı tatlı gülümsüyordu
Boz Gazi'nin bakışları Şehla idi
sırlı bir tebessüm vardı yüzünde
göz kırpmadan bakıyor
tatlı tatlı gülümsüyordu.. (Bin Hüseyin)
" Raviyân - ı ahbâr , nâkilân-ı âsâr ve muhaddisân-ı rûzigar şöyle rivayet eder , böyle hikâyet eyler ki ” deyip söze başladı Ak Sakallı Pîr : " Yine böyle bir sabah , ümmeti olmakla şerefyâb olduğumuz Efen dimiz , Mescitte Ashâb - ı Kiram'a namaz kıldırdıktan sonra yerinden kalkmamış , baş salıp oturmuş . O kalkmayınca kimsekalkmamış ;konuşmayınca kimse konuşmamış . Meğer , günlerdir Cebrail aleyhisselâm gelmez , Hak Teâlâ katından vahiy getirmezmiş ; o ecilden , hatır-ı şerifleri pek melûl imiş . Sükutun ağırlığı öyle hissettirmiş ki kendini , bir ara mübârek başını kaldırıp ashâb-ı kirâma şöyle bir bakmış da " Biriniz bir sergüzeşt anlatsa ; biraz ferahlasak " diye buyurmuş . Vaktiyle Diyâr-ı Rum'a sefer kılmış hazırûndan serbülend bir yiğit , gördüğü zümrüt dağlardan , mümbit ovalardan , şırıl şırılır ırmaklardan bahsetmiş ; dünyadaki cennet denilse yeridir, demiş . Efendimizin gönlü ferahlamış , mübarek derûnundan " İnşallah , Hak Teâlâ ümmetime nasip eder " diye bir heves geçmiş . O saat Cebrail aleyhisselâm inip , Diyâr-ı Rum'un ümmetine verildiğini muştulamış . Efendimizin ruhu şen , mübarek yüzü ruşen olmuş ; muştuyu hemen ashabına iletmiş . Sergüzeşt anlatan yiğit heyecanla sormuş , - Yâ Resûlallah , o diyârı ümmetine alıverecek yiğidi biz görür müyüz ? Cevap , Cebrail aleyhisselâm'dan gelmiş .- Soran görür . Lakin o uzun bir zamanda olacaktır ; bir değil , nice bin yiğit o uğurda can baş oynatacaktır . - Mâdemki sen göreceksin , öyleyse benim selâmımı onların en hususi olanma ilet ki onun şahsında diğerlerine ulaşsın , demiş. Efendimiz ve şehâdet parmağını mübârek diline değirip ıslattıktan sonra o yiğidin diline değdirerek emânetini ve vasiyetini bildirmiş . O yiğit , o gün bu gündür Müslümanlar arasında dolaşıp emânetin sahibini ararmış ... (Bin Hüseyin)
Burası dünya, burada işler hep yarım kalır. (Esrârnâme)
Sana ilişmeyen zalim de zalimdir. Sana bulamayan zulüm de zulümdür. Zalim her kim olursa zulüm her ne olursa bertaraf etmedikçe boynuna vebaldir. (Sâhipkırân)
Allah'im rizkim yerin altindaysa üstüne çıkar, gokteyse yere indir, uzaktaysa yakina getir, haramsa helal eyle, diye dua ederim.... (Esrârnâme)
Mevlânâ "aşk kadehtir" der. İçilen başka şeydir ama kadehsiz içilmez. (Güneşin Altında Söyleşiler)
ey bizim Rabbimiz
inâyet eyle bize
senin korkundan başka
korku olmasın yüreklerimizde
gözlerimize fer ver uyumayalım
pazularımıza derman ver yorulmayalım
tâife-i küfre bizi zebûn eyleme
gözümüzü mahzûn
gönlümüzü hûn eyleme
yakılmasın Mekke'miz
yıkılmasın Kâbe'miz
çiğnenmesin
harîm-i ismetimiz
âmin âmin
yâ Muîn
ey bizim Rabbimiz (Sâhipkırân)
ALLAH dedi Teodora
can dudağından semaya
ak bir kuş uçuverdi
yok oldu zemin-ü Asuman
ve o ıssız ada
ve de uçsuz bucaksız umman
içinde bir noktacık kaliverdi (Bin Hüseyin)
Akıl çobandır, iman kuzudur, kurt ise kâh nefistir kâh iblistir, çoban kişinin işi kuzuyu kurda kaptırmamaktır. Böyle demiş erenler. (Esrârnâme)
.

Teodora, dizleri üstüne çöküp ciğer delen bir sesle yalvarmaya başladı:

'Medet ALLAH'ım,beni bu şehvet canavarlarına yem etme!'

. (Bin Hüseyin)
Sevginin esası sevgilinizle sizin aranızdadır.
(İsmet Özel, Tahrir Vazifeleri-3) (Güneşin Altında Söyleşiler)
Molla Câmi şöyle söyler: "Zamanın sahafları ömrün sayfalarıdır, onlara güzel eserlerden başkasını yazmamalı." (Güneşin Altında Söyleşiler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/esrarname-hasan-aycin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)