# Evvel Zaman - Ercan Kesal Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Evvel Zaman kimin eseri? Evvel Zaman kitabının yazarı kimdir? Evvel Zaman konusu ve anafikri nedir? Evvel Zaman kitabı ne anlatıyor? Evvel Zaman PDF indirme linki var mı?  Evvel Zaman kitabının yazarı Ercan Kesal kimdir? İşte Evvel Zaman kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/evvel-zaman-ercan-kesal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-02T22:00:16+03:00
- Güncelleme: 2022-06-02T22:00:16+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/02/ercan-kesal-kimdir-ercan-kesal-kitaplari-ve-sozleri-237213.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ercan Kesal 
 Yayın Evi: İletişim Yayıncılık 
 İSBN: 9789750524134 
 Sayfa Sayısı: 216 
--reklam--
Evvel Zaman Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Elinizdeki kitap bir sanat yapıtının hikâyesidir, hatta hikâyenin hikâyesi! Doktor, senarist, oyuncu ve yazar Ercan Kesal, Evvel Zaman'da, yaratıcılığın kökenlerine doğru uzanan çetrefil bir yolculuğa çıkarıyor bizi. Bütün içsel ve dışsal etkileriyle yaşanmış bir olaydan bir sanat eserine doğru uzanan esrarlı bir yolculuğa… İyi okumalar!
-Ahmet Öz-

"Sinema, gerçekliği zaman boyutunda sabitlemiştir ve sinemayla birlikte insan, ilk kez zamanı durdurma, yeniden yaratma ve isterse ona geri dönme olanağına kavuşmuştur. Zamanın gerçekliğini bir film şeridi üzerinde dondurabilen sinemanın gücünün kaynağı, 'zamanı, bizi her gün hatta her saat saran gerçekliğin maddesine çözülmez ve hakiki bağlarla bağlamasıdır' (Tarkovski). İnsanın vicdanı da zamana bağlıdır ve yalnız onunla var olur. Bellek ise vicdan demektir ve unutmak vicdansızlık... Sinema unutmayı reddeden bir sanattır ve bu yüzden çok kıymetlidir.

"Elinizdeki kitap, bir film güncesidir. Bir Zamanlar Anadolu'da filminin hikâyesini konuşmaya başladığımız günden setin sona erdiği güne kadar tüm yaşadıklarımı, gözlemlerimi ve duygularımı yazdığım notlardan oluşmaktadır. Filmin senaristlerinden biri olarak, bir film senaryosunun nasıl başlayıp değişerek evrildiğini ve yönetmen için nasıl bir kılavuz haline dönüştüğünü de göstermeye çalıştığım özgün bir yol hikâyesidir."
-Sunuş'tan, Ercan Kesal-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Evvel Zaman Alıntıları - Sözleri
geçmiş, yaşadığımız zamandan daha dayanıklı ve daha
süreklidir. Şimdiki zaman parmaklarımızdan akıp gitse de, asıl ağırlığına anılarımızda kavuşmakta ve "içinde yaşadığımız zaman, ruhlanmıza,
zaman içinde kazanılmış deneyimler olarak yerleşmektedir.
“Şimdi” neydi o zaman? Şimdi, geçmiş ve bugünün toplamıydı. O halde, geçmiş, yok olmuş bir şey değildi. Bugünün içinde duruyordu. Yaşadıklarımızın belli bir an bir mekânda yerleştiğin farkında olarak, bilincimizde yer almasıyla belleğiniz oluşuyor, geçmişte bellek yoluyla, ama bugünün algısıyla yeniden okuyorduk. Yani, “bellek” dediğimiz şey, hatırlama ve unutmayı aynı anda içerdiği için, aslında tam da “zamanın” kendisiydi.
Sanatla, filmle, yaratıcılıkla hemhal olmak, dışarıdaki dünyaya karşı insanı daha ilgisiz ama aynı zamanda daha güçlü kılıyor.
NBC: 'Belirsizliklerdir aslında bir filmi büyük film yapan. Bu olmazsa sıradan bir film olur. Onun için hikâye ve hikâyenin sıkıntıları beni heyecanlandırıyor.'
. Yani "bellek" dediğimiz şey hatırlama ve unutmayı aynı anda içerdiği için aslında tam da
"zamanın" kendisiydi.
"Zaman" ne bir tarihti ne de bir gelişme. Bir "durumdu" ve geri getirilemiyordu. "Ancak herkes geçmişte, şimdiki zamanın geçip giden her
bir anın geçici olmayan gerçekliğini bulabildiğine" göre "geçmiş" ne demekti?
Kasabalarda hayat bozkırda yapılan yolculuklara benzer. Her tepenin ardında ‘yeni ve farklı bir şey’ çıkacakmış duygusu, ama her zaman birbirine benzeyen, incelen, kıvrılan, kaybolan veya uzayan tekdüze yollar.
Gerçek neydi ? Başımdan geçenler mi, yoksa hayal ettiklerim mi ?
Kasabalarda hayat bozkırda yapılan yolculuklara benzer. Her tepenin ardında 'yeni ve farklı bir şey' çıkacakmış duygusu, ama her zaman birbirine benzeyen, incelen, kıvrılan, kaybolan veya uzayan tekdüze yollar.
İnsanın yazgısı onun kişiliğidir ya da kişiliği onun kaderidir.
Yol boyunca sohbet ederken, tüm sıkıntılarını döküp, bir yandan da haline şükretti durdu. Ölünceye kadar “net bir yargım” olamayacak şu Anadolu insanı için.
Gündelik hayatın küçücük bir detayı tüm toplumu anlatmaya yeter çoğu zaman.
“içinde yaşadığımız zaman, ruhlarımıza, zaman içinde kazanılmış deneyimler olarak yerleşmektedir.”
Katilin hikayesini merak etmeli seyirci. Bir insan başkasını niye öldürür?
Hayatın benzersiz yönünü göstermek ve sıradan olanı benzersiz olanla ifade etmek, sonsuz derecede büyük olanı, sonsuz derecede küçük olanla ilişkilendirme becerisi beni her zaman etkilemiştir.
“Her şeyin farkında olan, ama yapacak bir şey olmadığını bilen” bir halk bilgesi gibidir.
--reklam--
Evvel Zaman İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Senarist olmak mı istiyorsunuz? Yönetmen ya da hikayeci? Sinemayı seviyor musunuz? Alın size işin mutfağından çok harika bir ders ve başvuru kaynağı. Edebi bir dille yazılmış harika bir eser. Oyunculuğu dışında hikayeciliği ve senaristliğiyle de ben varım dedirten Ercan Kesal'dan, Bir Zamanlar Anadolu'da filminin ortaya çıkışından bitişine kadar anlatılmış hikayesi. (Oğuz MERİÇ) 
“Bir Zamanlar Anadolu’da” Nuri Bilge Ceylan’ın en sevdiğim filmlerindendir, özellikle filmdeki muhtar sahnesi gerek oyunculuk gerekse taşrayla bürokrasinin karşılaşmasını çok güzel resmettiği için favori sahnelerimdendir. Kitabın kapak yüzü de Ercan Kesal’ın bu sahnedeki bir fotoğrafı olmuş.

Ercan Kesal hakkında biraz araştırma yapmama sebep oldu kitap. Keskin’e doktor olarak atanmış, ilk yıllarında bir ölü arama ve otopsi hikayesi onu çok etkilemiş ve senaryo çatısını oluşturmuş. Bir fikir, bir yaşantı yetenekli eller vesilesiyle ortaya nasıl bir sanat eseri çıkartabiliyor bunu görüyoruz.

Bursa kitap fuarında, Ercan Kesal’ın imza gününde, özellikle bu kitabı seçip aldım. Kitapta filmin düşüncesinin nasıl ortaya çıktığı, senaryo yazımı süreci, bu sürecin nasıl şekillendiği, oyuncu seçimlerinin nasıl yapıldığı, çekimler, senaristlik, yapımcılık, yönetmenlik, oyunculuk üzerine çokça bilgi yer alıyor. Ercan Kesal’ın tutmuş olduğu güncelerin derlenmesiyle oluşmuş. Dolayısıyla o anın atmosferini sıcak bir şekilde bize yaşatıyor. Filmini çok severim o yüzden mi bilmem kitabı çok beğendim. Hayranlıkla izlediğim sahnelerin nasıl düşünceden üretime geçtiğini görmek oldukça güzeldi. Herkese keyifli okumalar dilerim. (Ahmet Çavdar) 
Ercan Kesal'ın Nuri Bilge Ceylan'la birlikte "Bir Zamanlar Anadolu'da" filmi senaryosu üzerindeki çalışmalarını tek tek kaleme aldığı Ercan Kesal'ın günlüklerinden oluşan bir kitap. Özellikle sinemayla ilgilenenler için bir sanat yapıtının ne fikirlerle ortaya çıktığını gösteren muazzam baş ucu kitabı olmuş. Kitabı okuduğunuzda filmin hikayesini daha iyi anlayacaksınız. (Yeşim) 
--reklam--
Evvel Zaman PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ercan Kesal - Evvel Zaman kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Evvel Zaman PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ercan Kesal Kimdir?
1959 Avanos doğumlu olan Dr.Ercan Kesal, ilk ve orta öğrenimini Avanos’ta, lise öğrenimini Nevşehir’de tamamladı. 1976-77 yıllarında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, 1977-78 yıllarında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde okuduktan sonra 1984 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu.1984-89 yıllarında Ankara - Keskin Devlet Hastanesi, Ankara - Bala ve köylerinde Sağlık Ocağı hekimliği, Sağlık Merkezi Başhekimliği ve Sağlık Grup Başkanlığı yaptı. Türkiye’deki sağlık sistemindeki aksaklıkları bizzat görme imkanı bulduğu Keskin ve Bala ilçelerinde, sorunların çözümünün Sosyalizasyon Sistemi ve Koruyucu Hekimlikte olduğunu tespit etti.1997 yılında Özel Okmeydanı Hastanesi’ni kuran Dr.Ercan Kesal, halen Hastanenin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. 2002 yılının ilk yarı döneminde Yön FM’de hazırlayıp sunduğu ’Mahalle Meydanı’ isimli program sırasında sıkça gündeme getirilen ve çözüm aranan arazi-tapu sorununu çözmek için bir araya gelenlerle Tapu Alma Girişimi’ni kurdu.Nuri Bilge Ceylan'ın "UZAK" filmindeki oyunculukla başlayan sinema serüveni "ÜÇ MAYMUN" da ve "BİR ZAMANLAR ANADOLU' DA" da senarist ve oyuncu, "VAVİEN" , "DERİN", "SAÇ","ALBATROSUN YOLCULUĞU" ve "KÜF" filmlerinde oyuncu olarak devam etmektedir.
--reklam--
Ercan Kesal Kitapları - Eserleri
Peri Gazozu
Nasipse Adayız
Cin Aynası
Velhasıl
Evvel Zaman
"Aslında..."
Bozkırda Bir Gece Yarısı
Kendi Işığında Yanan Adam
--reklam--
Ercan Kesal Alıntıları - Sözleri
Utanma duygumu hızla kaybetmiştim galiba. Bu böyle aniden olan bir şey miydi yahu? Ne bileyim, önceden bir belirti vermez mi? Kişiyi uyaran. ‘Bak, böyle bir durumun var senin; dikkat et, haline tavrına.’ Ya da, ‘şansını zorlama’ falan gibi. O da olmadı birtakım hafif bulgular da mı göstermez? Biraz kaşıntı, belki biraz bulantı; tam kusma olmasa da yani. Ya da temelde zaten böyle bir patolojim hep vardı da benim mi haberim yoktu? Aileden gelen bir şey olabilir mi? Irsi mi? Gerçi dedemde, babamda, anne tarafımda hiç rastlamadım bugüne kadar ama. Sonradan çıkabiliyor demek ki! Hani ülkede yaygın bir hastalık olarak ezelden beri var olduğundan, vakti zamanı gelince bende de ortaya çıkmış olmasın? Yine de önceden engellenemez miydi bu tatsız durum?

Gerçi bunun farkında olmak neye yarayacak ki? Sonuçta utanmaz bir herif oluyorsun işte.

İşin kötüsü ilerde bunun arlanmazlık safhası da olacaktır. Oraya ne zaman geçecektim acaba? (Nasipse Adayız)
İnsanın yazgısı onun kişiliğidir ya da kişiliği onun kaderidir. (Evvel Zaman)
Umutuz ve kötümser bir dünyaya inanmanın can sıkıntısının ,insanı hayvana çevirebileceğini iddia eden Dostoyevski gibiyim... ("Aslında...")
Şehirleri kent , Mekanları da yer olmaktan çıkaran içine doldurduğunuz anılar ve onları yaşadığınız kişilerdir. (Velhasıl)
Utandım mı? Bilmiyorum. Artık utanmıyorum galiba. Aday adayıyım çünkü. (Nasipse Adayız)
İnsan iyiyi kötülükten ayırt etmeye başlamasıyla birlikte cennetten kovuldu. Sonsuz bir arayış, kuşku ve yetmezlik duygusu cehennem değil de nedir? (Kendi Işığında Yanan Adam)
Ne kadar güçlü olursa olsun bir acıyı kaldıracak ya da tek bir adaletsizlik ânını dönüştürebilecek bir şarkı veya bir şiir yoktur" ("Aslında...")
Gece yarısı Fellini filmlerinin ortasına düşmüş şaşkın Anadolu köylüsü gibiydim. (Bozkırda Bir Gece Yarısı)
"Sosyalist, kendi aç kalsa da önündeki yumurtayı arkadaşının önüne doğru iten adamdır. " (Peri Gazozu)
Hiç birileriyle aynı dünyada yaşamaktan utanç duyduğunuz anlar oldu mu? (Peri Gazozu)
Bardağı suyla doldurursunuz.
Dolar ama taşmaz.
Ağzına kadar doldurursunuz, yine taşmaz.
Ama bir damla daha koyarsanız, işte o zaman taşar. Sadece bir damla. Biliyor musunuz, bardağın taşmasına bir damla kaldı! (Peri Gazozu)
Utanma duygumu hızla kaybetmiştim galiba. Bu böyle aniden olan bir şey miydi yahu? Ne bileyim önceden bir belirti vermez mi?... Bulaşıcı falan olmasın? Hani ülkede yaygın bir hastalık olarak ezelden beri var olduğundan, vakti zamanı gelince bende de ortaya çıkmış olmasın? (Nasipse Adayız)
Hiçbir şeyin mümkün olmadığını bildikleri halde , her şeyin hala mümkün olduğunu anlatan iki karamsar .... (Velhasıl)
Sanatla, filmle, yaratıcılıkla hemhal olmak, dışarıdaki dünyaya karşı insanı daha ilgisiz ama aynı zamanda daha güçlü kılıyor. (Evvel Zaman)
Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun, ama yeter ki bitsin istiyorum artık şu yürüdüğüm yolculuk. (Nasipse Adayız)
Gerçek neydi ? Başımdan geçenler mi, yoksa hayal ettiklerim mi ? (Evvel Zaman)
Edebiyat hiç beklemediğiniz sonuçlara da sebep olur, tahmin bile edemezsiniz .
Sizi "Geçici olarak zamandan çeker alır, sonra daha iyi bir biçimde geri verir."
İyileştirir, tahammül gücünüzü ve cesaretinizi artırır. (Velhasıl)
Doğru ve namuslu olduğunu ne olduğunu bilsek bile bazen onu seçemeyiz.
Özgür olmadığımızı düşünüyorum.
Hep bir çeşit özgürlük için mücadele ediyoruz ve belli bir oranda bu özgürlüğü, özellikle de dışsal özgürlüğü yakalamayı başarıyoruz...
Bence bizler tutkularımızın, fizyolojimizin ve elbette ki biyolojimizin esiriyiz.
Tıpkı 1000 yıl önce olduğu gibi.
Daha iyi olanla biraz daha iyi olan; ve yine biraz daha iyi olanla, biraz daha kötü olan arasındaki karmaşık ve göreceli ayrımın tutsağı olduğumuzu düşünüyorum.
Hep bir çıkış yolu bulmaya çalışıyoruz, bundan kurtulma şansımız yok.

-Kieslowski (Kendi Işığında Yanan Adam)
Bazı şeyler insana geri dönülmez yollar çizer. Bir sarsıntı, bir kırılma olur hayatınızda ve sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz... (Peri Gazozu)
İti öldürene taşıtırlar. (Bozkırda Bir Gece Yarısı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/evvel-zaman-ercan-kesal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)