# Eylül - Behçet Aysan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Eylül kimin eseri? Eylül kitabının yazarı kimdir? Eylül konusu ve anafikri nedir? Eylül kitabı ne anlatıyor? Eylül PDF indirme linki var mı?  Eylül kitabının yazarı Behçet Aysan kimdir? İşte Eylül kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/eylul-behcet-aysan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-19T06:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-10-19T06:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/19/behcet-aysan-kimdir-behcet-aysan-kitaplari-ve-sozleri-336610.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Behçet Aysan 
 Yayın Evi: Hacan Yayınları 
 İSBN: 
 Sayfa Sayısı: 76 
--reklam--
Eylül Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
bahar mührünü vurmuş leylaklar
açmış, uzansam bir kiraz dalı
içimde koşup duruyor bir maral
gelincik tarlaları çığlık çığlığa
--reklam--
Eylül Alıntıları - Sözleri
bilirim sonludur çoğu şey, sonludur bu acılar da
bu ıslak toprağın buğusu, tadı sıcak somunun
sevdaların titrek bir mum gibi adanışı kırık bir kurşun kalemin bir şiiri yazışı
yağmurda
hep ıslak bu şehirde
güz yoldaşın olsun derdim

eylülse arkadaşın
yağmuru ve kitapları al yanına
bir de yüreğini sadece .
anılar öğütür değirrmenler
bir aşk söyleyin ki bana
daha başlarken ölmedeler.

kırılınca bir büyük ayna
aşk bitti, şarkılar yarım.
yaşamanın anlamını sorsam da söyleme
konuştukça bir gemi açılıyor kıyıdan .
ve bir tren
ne bir düdük çalar
ne el eder
kar yüklü, yağmur yüklü
bir tren kalbim gibi
keder yüklü
durmaksızın geçer
sevdalar vardır
derin kuyularda
eski sarnıçlarda yaşar
gün görmüş,
acılar bilmiştir
direnir
kimbilir kaç işgal geçirmiştir
yurdum gibi.
bir gün gelecek
bugün de bir anı olacak nasılsa oturduğumuz bu masa
bu kum saati,
bu rüzgar, bu eski komodin
bu kırık sandalye
bu kelepir yürek
bu aşk nasılsa.
karşılaşınca bir sokak ortasında
bir gün, tanımayacağız bile
birbirimizi
çünkü biraz da yaşadıklarımız
değil midir yaratan yüzlerimizi
acılarımız
umutlarımızdır
kimi şeyler vardır
o an yazılamaz
söylense
söz, sözün boşluğunda kalır
bir söğüt düşünün gölgesiz
bir yarın düşünün bugünsüz...
bilirim yarın diye bir şey var
çeliğin su katılmamış yanı
ırmakların geçilecek, fırtınaların dinecek
bir yanı var ömrümüzün
belki bir gün gülecek.
--reklam--
Eylül İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Eylül,
Benim ayım, hayata başlama ayım, güzel ayım.

Her gelişinde hazan dolardı içim. Yapraklarım solar, güneşim batar, yağmurlarım içime içime yağar..

Şiirlerde buram buram eylül kokuyordu, eylül kadar hüzün, eylül kadar çaresizlik ve eylül kadar yalnızlık kokuyordu. Kovulup, kovulup tekrar acılara dönülen şiirlerdi bunlar.

Şiirler içine çekiyordu birer birer.

Ansızın'la ay denize düşerdi ve birini hatırlarsınız sizde, eskilerden bir şeyler canlanırdı anılarda.

Ayna şiirinde o büyük aşkınız biterdi ve şarkılar yine hep yarım kalırdı.

Eski fotoğraflar şiirini okuyunca unutulmuş bir akşamda hüzün dolardı yüreğe.

Sonra sizlerde bir gökyüzü ararken anlardınız, acılarınızın aslında umutlarınız olduğunu.

Ve bilir misin sen yanıma gelince de koşuşurdu yıldızlar karanlığa doğru

"Neyse kapatalım sevda konusunu,
Bu böyle hüzündür
Bir gün, bir çözüm ona da bulunur mutlaka" (DUA) 
Ölüm Madımak Ateşinde: Yanıyor yanıyor Madımak yanıyor!!!
Yansın Madımak , aydın diye geçinen aleviler ile dolu, yakın dinsizleri!!
Aziz Nesin yakın kafiri, Salman Rüşdi’nin Şeytan Ayetleri kitabının reklamını yapıyor Humeyni, Salman Rüşdi nin idamı fermanını verdi, siz de gebertin Aziz Nesin’i..

‘’Sen bu şiiri okurken
Ben belki başka bir şehirde ölürüm’’
Yıl 2018 Aralık ayı, 1988 –Mart ayı Eylül kitabının ilk baskısı var şu an elimde. Ben bu kitabı okuduğum zaman sen 1993 yılının Temmuz ayında Madımak’da yakılarak katledildin. Sen Madımak otelinde ateşler içinde iken de aynı şehirde değildik seninle. Ben Ankara’da senden 6 ay kadar önce aracına yerleştirilen bomba ile öldürülen Uğur Mumcu’nun şüphelilerin araştırıldığı artık kaldırılan DGM mahkemelerine görevli gidip geliyordum. Aynı mahkemeye senin yakılma olayının şüphelilerinin duruşması için de aylarca gidip geldim. İlk şark görevine gittiğim tarihlerde de devam etti duruşman hatta başka başka illere bile alındı güvenlik sebebiyle.
Duruşmalarda getirilen şüpheliler her mahkeme öncesi farklı kılıkta idi biliyor musun? İlk geldiğinde saçlı sakallı olan sonrakinde dımdızlak kel, traş kaydı sakalsız idi. Gözlüklü olan gözlüksüz, paçoz olan takım elbiseli sanki her mahkemede yeni imaj sergisi çabasında. Niye diye mi soruyorsun? Teşhis edilmekte tanıkları yanıltırız avallığı..
Doktormuşsun okudum hayatını şimdi değil ama taa o mahkemeler döneminde kimdi Madımak ateşine verilenler diye merak ettim de hepsinin hayatını okudum.
Yanık Ağıt başlıklı bir şiirin var;
‘’Beş işçi elektrik ceryanına
Kapılarak can verdi, behiç bey
İstasyonda hat bakımı yapan’’
Mısralarının olduğu. Bu dizeleri yazarken hiç aklına gelir miydi ateşler içinde seninle birlikte;
Muhlis Akarsu- 45 yaşında, sanatçı
Muhibe Akarsu - 45 yaşında, Muhlis Akarsu 'nun eşi
Gülender Akça - 25 yaşında
 Mehmet Atay - 25 yaşında, gazeteci, fotoğraf sanatçısı
Sehergül Ateş - 30 yaşında
 Erdal Ayrancı - 35 yaşında
Asım Bezirci- 66 yaşında araştırmacı, yazar
Belkıs Çakır- 18 yaşında
Serpil Canik - 19 yaşında
Muammer Çiçek - 26 yaşında, aktör
Nesimi Çimen- 62 yaşında, şair, sanatçı
Serkan Doğan - 19 yaşında
 Hasret Gültekin- 22 yaşında şair, sanatçı
Murat Gündüz - 22 yaşında
Gülsüm Karababa -22 yaşında
 Uğur Kaynar- 37 yaşında, şair
 Emin Buğdaycı-18 yaşında şair
Asaf Koçak- 35 yaşında, karikatürist
Koray Kaya – 37 yaşında, şair

Emin Buğdaycı-18 yaşında şair
Asaf Koçak- 35 yaşında, karikatürist
Koray Kaya - 12 yaşında
Menekşe Kaya - 15 yaşında

Handan Metin - 20 yaşında
Sait Metin - 23 yaşında
Huriye Özkan - 22 yaşında
Yeşim Özkan - 20 yaşında
Metin Altıok - 53 yaşında, şair, yazar, felsefeci
Carina Cuanna Thuijs - 23 yaşında, Hollandalı gazeteci
Ahmet Özyurt - 21 yaşında
Nurcan Şahin - 18 yaşında
Özlem Şahin - 17 yaşında
Asuman Sivri - 16 yaşında
Yasemin Sivri - 19 yaşında
 Edibe Sulari- 40 yaşında, sanatçı
İnci Türk - 22 yaşında

33 aydın birlikte yakıldı. Gelmezdi değil mi nereden gelsin? Gelmiş olsa bu kadar kendinden emin
YARIN DİYE BİR ŞEY VAR başlığında;
‘’Bir yanı var ömrümüzün
Belki bir gün gülecek
Selam verip
Selam alacak
Barışa kardeşliğe’’ mısraları dökülür müydü yüreğinden?
Aziz Nesin’i bir kere mahkemede görme şansım oldu ama çok üzgün her biriniz için ayrı ayrı akıyor gözyaşları anlatırken yaşananları. Senden 2 sene kadar sonra o da vefat etti zaten.
Bir şiirin daha var kitapta ilgimi çeken; BİR YALNIZ NAR AĞACI başlıklı
‘’Bir başka çocuklar
Türkiye’yi konuşacaklar’’
Mısralarının olduğu. Arkandan arkanızdan çok şeyler yazıldı, konuşuldu belgeseller çekildi, tiyatro oyunları sergilendi. Anma günleri düzenlendi hatta senin adının verildiği Türk Tabipleri Birliği tarafından oluşturulan Behçet Aysan Şiir Ödülü yarışmaları da yapılıyor. Bunlar güzel şeyler unutmamak unutturmamak yaşatmak adına ama en kötü olarak gördüğüm hatırlatma ise Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü ardından ‘’O dondu biz yandık’’ sloganlarının kullanıldığı afişler idi.
Ölümlere sevinebilmek acıları alaycılık ile ses duyurmak!!
Yıl evet 2018 değişen ne var bilmiyorum , neler değişecek bilmiyorum. Kalan ömrümde ırk, dil, din, mezhep ayrımı olmaksızın huzurlu yıllar yaşamak istiyorum.
Keyifli okumalar.
https://www.youtube.com/watch?v=_fNu6jgqUN8 (Ferah) 
--reklam--
Eylül PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Behçet Aysan - Eylül kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Eylül PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Behçet Aysan Kimdir?
1949 yılında Ankara'da doğdu. Selimiye Askeri Ortaokulu ve Kuleli Askeri Lisesi'nde okudu. 1968'de Ankara Tıp Fakültesi'ne askeri öğrenci olarak girdi.

12 Mart döneminden sonra politik nedenlerle ara vermek zorunda kaldığı tıp öğrenimi sırasında çeşitli işlerde çalıştı. Mezun olduktan sonra İzmit'e atandı. Ankara'da psikiyatri ihtisası yaptı. SSK Yenişehir Dispanseri'nde doktor olarak çalışmaktaydı.

2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Madımak Oteli'nde yakılarak öldürülen 37 kişiyle birlikte can verdi. Ölümünden sonra Türk Tabipleri Birliği tarafından adına şiir ödülü verilmeye başlandı.
--reklam--
Behçet Aysan Kitapları - Eserleri
Düello
Eylül
Sesler ve Küller
Karşı Gece
Deniz Feneri
--reklam--
Behçet Aysan Alıntıları - Sözleri
..aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip
yağmurlara durayım.
Söylenmemiş sahipsiz bir şarkıyım..

Eflatun Bir Ölüm (Düello)
kırılınca bir büyük ayna
şarkılar da yarım kaldı
büyü bozuldu, durdu saatler
suda suretimiz asılı kaldı. (Düello)
getirebilsem ah,
avlusunda çocukların
korkmadan oynadığı
lalelerle donanmış simli bir gökyüzü. (Düello)
yaşamanın anlamını sorsam da söyleme
konuştukça bir gemi açılıyor kıyıdan . (Eylül)
yaşamı ölüm
diye anlatıyorlar size
yalanı gerçek diye. (Düello)
Yok başka bir cehennem yaşıyorsun işte (Sesler ve Küller)
kar yağıyor dışarda
sokak lambasına düşüyor
ve serçeler üşüyor
kenarları hafifçe yanmış
sayfalarına kan sıçramış
bir kitapta
Nazım Hikmet
okuyorum. (Sesler ve Küller)
"yağmur dindi sevgilim bak dinle
her şey dindi, acıysa dinmemiş halde" (Karşı Gece)
"yağmur dindi sevgilim bak dinle
her şey dindi, acıysa dinmemiş halde." (Karşı Gece)
çiçeklerim var çiçeklerim
ya küsmüş sardunyalardan almaz mısınız
pembe açar,
pembe düşler için
düşleriniz var mı ki? (Sesler ve Küller)
benim o hep fırtınalarla boğuşan ruhum
yorulmuyor yaşamaktan. (Düello)
Yollar uzak ay bedir
Sırtımda gümüş hançer
Yürürüm de ölemem
Kan damlatır karanfil

Usulca mavi bir kar
Kara geceye düşer
Tutuşur fundalıklar
Gelir kalbimi yakar (Deniz Feneri)
…yalnızlık senin o konuşkan kuşun
 kırk kapıdan geçmiş kırk kilitten.
 ....
 yaralı, dili lâl, kanadı kırık
 vurulmuş başında bir yokuşun… (Sesler ve Küller)
kimi sözleri söylemeye sevda yetmemişti
aşkın bile umarsız halleri olurdu
peki şimdi kim bildirecekti
ateşin vaktini bize. (Deniz Feneri)
"yalnızlık senin o konuşkan kuşun
 kırk kapıdan geçmiş kırk kilitten.
 ....
 yaralı, dili lâl, kanadı kırık
 vurulmuş başında bir yokuşun.." (Sesler ve Küller)
"benim o hep fırtınalarla boğuşan ruhum
 yorulmuyor yaşamaktan.
 Midyat'lı bir gümüş ustasıdır, Süryani
 ve yüzündeki çıban gibi
 yüreğinde yaralar
 taşımaktan." (Sesler ve Küller)
gece de homurtuyla
kederli bir tren gibi geçer,
benimse
çiğnenmiş
zakkum­ yüklemiş
yorgun kalbimden
aşk da acı da
her şey
ama her şey geçer
kör bir güvercinin
türküsü bile.
tortusu kalır. (Karşı Gece)
ne parçalanmış bir ayna
ne mum ışığı kalacak
birazdan gün ağaracak
her gece yeni bir düello
her sabah yeni bir ölüm
hepsi bu şiire sığacak. (Deniz Feneri)
Benim o hep fırtınalarla boğuşan ruhum yorulmuyor yaşamaktan. (Sesler ve Küller)
bir gün gelecek
bugün de bir anı olacak nasılsa oturduğumuz bu masa
bu kum saati,
bu rüzgar, bu eski komodin
bu kırık sandalye
bu kelepir yürek
bu aşk nasılsa. (Eylül)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/eylul-behcet-aysan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)