# Fanustaki İnsanlar - Vamık Volkan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Fanustaki İnsanlar kimin eseri? Fanustaki İnsanlar kitabının yazarı kimdir? Fanustaki İnsanlar konusu ve anafikri nedir? Fanustaki İnsanlar kitabı ne anlatıyor? Fanustaki İnsanlar PDF indirme linki var mı?  Fanustaki İnsanlar kitabının yazarı Vamık Volkan kimdir? İşte Fanustaki İnsanlar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/fanustaki-insanlar-vamik-volkan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-08T18:00:12+03:00
- Güncelleme: 2022-08-08T18:00:12+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/08/vamik-volkan-kimdir-vamik-volkan-kitaplari-ve-sozleri-285393.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Vamık Volkan 
 Yayın Evi: Alfa Yayıncılık 
 İSBN: 9786051060866 
 Sayfa Sayısı: 190 
--reklam--
Fanustaki İnsanlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Narsisizm" kendimize duyduğumuz sevgiyi anlatan bîr kelimedir. Fiziksel yaşamı sürdürebilmek için herkesin suya ve gıdaya ihtiyaç duyması gibi olgun bir psikolojik yaşam için de "narsîsizm"e ihtiyaç vardır.

Burada üzerinde durulan konu, abartılmış bir narsisizm ve bu yöndeki bir gelişmeyi dış ve iç dünyamıza uyum yapmadan kullanma durumudur. Abartılmış narsisizmi olan kişiler yaşamlarını büyük bir ikilem içinde sürdürürler.

Bu kitapta psikanaliz süreçlerinin öykülerinin anlatıldığı iki kişinin de abartılmış bir narsisizmi vardır. İkisi de çocukken ebeveynleri tarafından içtenlikle sevilmediklerini algılamışlar ve bu eksikliği gidermek için kendilerine olan sevgilerini patolojik bir düzeyde artırmışlardır. Bu süreç, bilinçdışında gerçekleştiği için narsisizmlerini abarttıklarının pek de farkında değillerdir. Sanki dünyanın en güçlü, en akıllı veya en güzel insanlarıymış gibi davranmak onlar için olağan bir durumdur. Aynı zamanda kimliklerinin sevgiye aç kısımlarını saklamaktadırlar. Kimliklerinin dünyanın "en önemli" insanı olarak gördükleri parçasını sevgiye aç olan kimlik parçalarından ayırmışlar ve büyüklüğü abartılmış olan kısmı bir fanusla örter gibi korumaya almışlardır. Bu da yaşamlarında birçok problemin ortaya çıkmasına neden olmuş ve en sonunda kendilerini bir analistîn divanında yatarken bulmuşlardır.
--reklam--
Fanustaki İnsanlar Alıntıları - Sözleri
Brown'ın çocukluğunda ev hayatı katı görgü kuralları çer çevesinde yürüyordu. Küçük Brown evde ebeveynlerinin kul landığı yerlere, örneğin onların yatak ve oturma odalarına pek giremezdi. Ebeveynler yemek öncesi bir şeyler içtikleri saatler de, çocukların aralarına katılmalarına izin verirlerdi. Her gece akşam yemeğinde farklı bir etkinlik vardı, bir akşam sadece Fransızca konuşulur, bir akşam heceleme yarışması yapılır, bir diğer akşam da ailenin büyüklüğüne yaraşan zekâ oyunları oy nanırdı. Brown, bu tarz aile toplantılarında duyguların açıkça ifade edildiğini hiç hatırlamıyordu.
"Geçmişte kurduğu yakın ilişkilerde aklı karışıyordu ama çok yakınlaşmadığı sürece kendini insanlardan ayrıştırmakta zorlanmıyordu."
"Yalnız kalmayı yüceltişinin gerisinde, reddedilme korkusu nedeniyle yakınlaş­tığı kişinin sevgisine duyduğu ihtiyacı ifade edememesi yatı­yordu."
1994’te Almanya’da yaşayan psikanalist arkadaşım Gabriele Ast ile beraber narsisistik kişilik yapısı olan kişilerin psikanalizleri üzerine, daha sonra Türkçe'ye de çevrilen Almanca bir kitap yayınladık (Volkan ve Ast, 1994).
Girişte de yazdığım gibi okuyucuya “narsisizm” kelimesinin kötü bir anlam içermediğini (Weigert, 1967) tekrar söylemekte fayda var. Kendimize sevgi duymaya ihtiyacımız vardır. Fakat bazen bazı kişilerde yeteri kadar narsisizm yoktur (Cooper, 2006) ve diğerlerinde narsisizm abartılı bir şekilde mevcuttur.
Abartılmış narsisistik kişilik yapısı olanlann iç dünyasında bir parçalanma vardır:
büyük parça günlük yaşamlannda ortaya koydukları ve gündelik ilişkilerinde etraflarmdakilere gösterdikleri büyüklenmeci kısımdır. Küçük olan ve kendilerinden bile saklamak istedikleri parça ise sevgiye aç kısımlarıdır. Bu kişiler günlük yaşamlarında büyüklenmeci kısımlarına odaklanırlar ve bu kısımlarını korumak için bir fanus içinde saklar gibi davranırlar. Brown’ın demir bir küre içinde yaşama fantezisi vardı. Jennifer’in de buna benzer bir cam vazo içinde saklanma fantezisi olduğunu anlatacağım.
Abartılmış narsisizmi olan kişiler kendilerine hayran kalanlan etraflarında toplarken kendilerine hayranlık duymayanları küçümserler. Ne kendilerine hayran kalanları ne de küçümsedikleri insanları fanuslarının içine almazlar. Onları dışarda tutar ve aralarındaki iletişimi açık veya gizli bir şekilde kontrol etmeye çalışırlar. Böyle bir insanla karşılaştığımız zaman “Ne kadar akıllı ya da güzel bir insan!” diye hayran kalabiliriz ve onlar tarafından tanınmayı isteriz ya da aklımızda “Kendini ne kadar büyük görüyor, bu adam/kadın kendini kral/kraliçe mi sanıyor?” diye bir düşünce oluşabilir. Bu kişiye yaklaşmakta zorluk çekeriz.
Abartılmış narsisizmi olan her kişi hayatında bir sorun olduğunu sezmez ve psikiyatriste başvurmaz.
Abartılmış narsisizmi olan kişilerin yaptığı gibi insanlarla olan ilişkilerinde çok dikkatli davranan ve kurdukları iletişimi kendi kontrolleri altında tutmaya çalışan başka kişilik yapıları da vardır. Böyle kişilerin duygularını anlamakta zorluk çekebiliriz. Mesela her şeyi kontrol eden ve konuşurken bir konunun ayrıntılarım tekrar tekrar anlatan insanları düşünelim. Onları obsesif kişiler olarak adlandırırız.
Obsesif bir kişiyle konuşurken onun kendini ve özellikle de duygularını ayrıntılar 80 kişilik yapısına sahip kişilerin analizleri boyunca benzer süreç­lerden geçmesi beklenemez. Büyüklenmeci ve “aç” kısımlarını analistle olan ve aktarım ismini verdiğimiz ilişkide yansıtma-ardma sakladığını ve bizden duygusal olarak uzak durduğunu sezeriz. Bir anlamda bu kişi de kimliğinin etrafına duygusal bir sınır çizer, yani bir bakıma bir fanus içinde yaşar. Bu kişilerin durumları kendilerini rahatsız edecek kadar kötü değilse günlük hayatlarına devam ederler ve bir psikiyatrisde görüşmek akıllarına bile gelmez.
Gerçekte hepimiz zaman zaman obsesif kişiler gibi davranırız, bu doğal bir şeydir.
Aksi halde hayatımız daha zor olacaktır.
Öte yandan iç dünyaları çok daha ilkel bir şekilde parçalanmış kişiler vardır. Bu kişilik yapısı çoğul kişilik olarak adlandırılır (Brenner, 2001,2004). Kendilerine ait parçalanmış kişilik yapılarını iki veya daha fazla fanus içine koyarlar. Fanus altında yaşar gibi olan kişinin bir kısmı çok defa başka bir fanus altında yaşar gibi olan öteki kısımların varlığından haberdar değildir. Başkaları ile iletişime girdikleri zamanlarda ise karşılarındaki kişi onların sadece o sırada ortaya koydukları kişiliği tanır. Başka bir fanus altında yaşayan kişilik kısmını gösterdiğinde ise ilişki kurduğu insan şaşkınlığa uğrar. Bebeklik ve erken çocukluk döneminde kendilerini psikolojik olarak beslemeyen bir ortamda bulunan ve şiddete maruz kalan bazı insanlarda kişilik çekirdeği gelişmeden kalmaktadır. Bu çekirdeğe infantil psikotik kendilik ismini verdim (Volkan,1995, Volkan ve Akhtar, 1997). İnfantil psikotik kendilik çekirdeği olan kişinin bebeklik ve çocukluk ortamında onu psikolojik olarak besleyen başka kişiler de olabilir. Böyle durumlarda gelişemeyen psikotik çekirdeğin yanı sıra gelişebilen bir kişilik çekirdeği de oluşur, ikinci çekirdek büyür ve kişi erişkinliğinde dış dünyayla bu büyüyen çekirdeği aracılığıyla ilişki kurar. Gelişen kişilik yapısı gelişmeyen infantil psikotik çekirdeği enkapsüle eder. Yani bu gelişmeyen psikotik çekirdeği iç dünyasmda bir zarf içine koyar ve onu saklar. Kişinin kendisi bile kötü çekirdeğini bir zarf içinde taşıdığının farkında değildir. Bu kişi erişkin yaşamında, bebekliğinde ve erken çocukluğunda gelişmemiş infahtil psikotik çekirdeği oluşturan olaylara benzer yeni olaylarla karşılaşırsa içinde sakladığı zarf yırtılabilir. Böyle zamanlarda bu kişi hiç alışık olmadığı davranışlar, duygular ve ilişki kurma biçimleri (çok defa öfkeli ve kendini ve başkalarını yıpratan) ortaya koyar. Kendisi de etrafındakiler de şaşırır.
Kişi bu tuhaf durumun nereden kaynaklandığım bilemez. Eğer bu kişi analize gelirse analist ve hasta bu tuhaf duygu, davranış ve ilişkilerin (bazen kaybolan ve sonra tekrar ortaya çıkan) zarftan çıkan ilkel psikotik çekirdeğe ait olduğunu öğrenebilir.
Kısacası, bazı kısımları fanusta yaşar gibi davranan çeşitli farklı kişilikte insanlar vardır. Bu kitapta sadece abartılmış narsisizmleri ile ilgili kişilik kısımlarım fanus içine koymuş gibi yaşayan iki kişinin öykülerini anlatıyorum.
İnsanlar kendi tarih ve kül­türlerinin etkilerinden bağımsız bir kişilik yapısı geliştiremezler.
Yalnız kalmayı
yüceltişinin gerisinde, reddedilme korkusu nedeniyle yakınlaştığı kişinin sevgisine duyduğu ihtiyacı ifade edememesi yatıyordu.
Bu tanıya sahip kişiler günlük yaşamları sırasında kendilik büyüklüğü, yeryüzünde güzellik, zenginlik ya da zekâ konusunda bir numara oldukları yönünde bir algı, başkalarının beğenisini toplama çabası ve kendi büyüklüklerini korumak adına bazı gerçekleri görmezlikten gelme tavrı sergilerler.
Abartılmış narsisizmi olan kişiler yaşamlarını büyük bir ikilem içinde sürdürürler: günlük hayatlarında kendilerini çok seven,büyüklenmeci duygulara sahip olmalarına rağmen , sevgiye aç ve aşağılık duygusu içinde çırpınan gizli bir tarafları vardır.
Geçmişte kurduğu yakın ilişkilerde aklı karışıyordu ama çok yakınlaşmadığı sürece kendini insanlardan ayrıştırmakta zorlanmıyordu.
--reklam--
Fanustaki İnsanlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Fanustaki İnsanlar: "Herşeyden önce psikoterapi pratik zeka ister" dedirten yaklaşımı ile Vamık Volkan ve psikanalize merak sardıran eseri Fanustaki İnsanlar,,,
Cam fanustan çıkıp yüzleşme zamanı (Semra Çandır) 
Psikiyatr Vamık Volkan Fanustaki İnsanlar kitabında analizini yaptığı narsisistik kişiliğe sahip biri erkek biri kadın iki hastasını derinlemesine anlatıyor. Kitap analiz sürecinin başlangıcı, analiz süreci ve analizi nasıl bitirdiğini anlattığı genel bir iskelete sahip. Yazarın bazı bölümlere koyduğu dipnotlar gerçekten ihtiyacı karşılayacak bilgi zenginliğinde. Özellikle analist ya da terapist olmak isteyenler için sürecin nasıl yönetildiğine dair teorik bilgiden ziyada küçük bir staj yapıyormuşsunuz tadında bir kitap. Ayrıca dili çok yalın ve akıcı bu yüzden çok kısa bir sürede bitirilebilir. (reyyan) 
--reklam--
Fanustaki İnsanlar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Vamık Volkan - Fanustaki İnsanlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Fanustaki İnsanlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Vamık Volkan Kimdir?
Lefkoşa'da dünyaya geldi. Kıbrıs İslam Lisesi'nde okudu; son sınıftayken çıkan isyanla adı değişen Kıbrıs Türk Lisesi'ni bitirdi. Türkiye'ye geldi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1956'da mezun oldu. Türk vatandaşı olamadığı için çalışma şartları zordu.

Şikago'ya gitti. Üç ay sonra babasından gelen mektupta, en yakın arkadaşının Kıbrıs'ta bir eczanede milliyetçi Rumlar tarafından öldürüldüğünü anlatan gazete kupürü çıktı. On yıl Türkiye ve Kıbrıs'a dönemedi.

2002'ye kadar tam 45 sene Virginia Üniversitesi'nde ders verdi. 18 yıl üniversite hastanesinin başhekimliğini yaptı.

Kırk kitap çalışması yaptı ve 400'ü aşkın bilimsel makale yayımladı. Psikolojik çatışma ve kimlik konularında sayısız araştırma ve saha çalışması gerçekleştirdi. Psikopolitik teoriler ve dünyanın sorunlu birçok yerinde barış için yaptığı çalışmalar nedeniyle Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildi.
--reklam--
Vamık Volkan Kitapları - Eserleri
Kozmik Kahkaha
Atlarla Yaşayan Kadın
Hayvan Katili
Kayıptan Sonra Yaşam
Kusursuz Kadının Peşinde
Fanustaki İnsanlar
Gidenin Ardından
Ölümsüz Atatürk
Atatürk'ün Psikanalitik Biyografisi
Körü Körüne İnanç
Göçmenler ve Mülteciler
Nazi Mirası
Atatürk Anatürk
6 Adımda Borderline
Politik Psikoloji
Divanda Kılıç Dövüşü
Tarihi ve Psikolojik Boyutlarıyla Uluslararası Terörizm
Divandaki Düşmanlar
Kimlik Adına Öldürmek
Psikoterapide Nesne İlişkileri
Osmanlı'nın Yasından Atatürk'ün Türkiye'sine Onarıcı Liderlik ve Politik Psikoloji
Kanbağı-Etnik Gururdan Etnik Teröre
Türkler ve Yunanlılar
Bilinçdışında Kardeşler ve Psikopatoloji
--reklam--
Vamık Volkan Alıntıları - Sözleri
Takıntılı mükemmelliyeti arar, narsist onu iddia eder (Hayvan Katili)
George Orwell, "İster sevelim ister sevmeyelim, milliyetçi sevgiler ve nefretler çoğumuzun makyajının birer parçasıdır." demektedir. (Politik Psikoloji)
Orwell milliyetçiliğin kendi grubu tarafından yapılan zulme karşı gelmek bir tarafa, bu zulmün farkında değilmiş gibi davranacağını vurgular. toplumların objektif gerçeklere karşı duyarsız kalmaları dünya haberlerinin yanlı aktarılmasına sebep olabilir. her şey gazetecinin hangi tarafı tuttuğuna bağlıdır. (Politik Psikoloji)
Bir çocuğun ölümüyle, anne babalar yalnızca çok değerli bir bağı değil, aynı zamanda öngördükleri geleceği de kaybetmiş olurlar. (Kayıptan Sonra Yaşam)
İnsanoğlu pseudospecia yoluyla evrime uğramıştır. Kabileler, klanlar, sınıflar vs. değişik bir türden gelirmişçesine farklı davranırlar, bunlar doğa üstü niyetlerle kurulmuşlardır" (Politik Psikoloji)
Psikolojik bir hadisedir ki insan, hayatta bazı dostluklar elde etmek için fevkalade çalışmak ve fedakârlıklar yapmak zorundadır. - Mustafa Kemal (Atatürk'ün Psikanalitik Biyografisi)
Dıştaki nesnelerle kendisini kaynaştırmak psikozlu kişilerin bir özelliğidir. Bu kaynaşmanın yanı sıra, Jane gibi kişiler kendilerini ve başka insanları ya iyi ya da kötü olarak algılarlar. Canlı ve cansız nesneleri benzer şekilde, iyicil veya saldırgan şeklinde sınıflandırıyordu. Sanki dünyasının gürültücü hayaletlerle dolu olduğunu hissediyordu; cansız nesneler gizemli, görünmez güçler tarafından hareket ettiriliyorlardı. (Kozmik Kahkaha)
Yas tutmak, soyut ya da somut, herhangi bir önemli kayıp ya da herhangi bir kayıp tehlikesi için bile gösterilen zaruri bir psikobiyolojik tepkidir. (Hayvan Katili)
“Hayır” demeyi öğrenmek, bir çocuğun ruhsal yaşamında bir kilometre taşıdır. (Kozmik Kahkaha)
hepimiz, yabancı düşmanlığının farkına varmalı ve aslında bilinçdışı kullanılan bir kavram olarak 'yabancı'yı, fiziksel anlamda bizden bir parça olarak entegre etmeyi öğrenmeliyiz. dolayısıyla yabancılara karşı hoşgörü ve insaniyet göstermek, sürekli bir uygarlık ve kültür çabası harcamak için çağrıda bulunmalıyız. yansıtmaların gücünü zayıflatmanın ve ötekileri saldırganca dışlayan bir milli varlık olarak 'biz' kavramını hafifletmenin tek yolu budur. (Göçmenler ve Mülteciler)
Türkiye’deki hastanelerde konversif bozukluklar ve takıntılı (obsesif) nevroz vakaları azımsanmayacak ölçüdedir. (Divanda Kılıç Dövüşü)
Bir birey olarak insan, ölmeye mahkumdur. Kendisi için de­ğil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmak, bir bireyin ha­yatta ulaşabileceği mutluluğun ilk koşuludur. Herkesin kendi tercihleri vardır. Bazıları bahçıvanlığı ve çiçek yetiştirmeyi se­ver. Diğer bazıları, insanları eğitmeyi tercih eder. Çiçek yetişti­ren insan, başkalarından herhangi bir şey bekler mi? Başkaları­nı eğiten kişi, çiçek yetiştiren kadar çalışmak zorundadır.
yazar/mustafa-kemal-ataturk (Körü Körüne İnanç)
Kraliçe Victoria, kocasının ölümünden onlarca yıl sonra bile, ilginç bir şey gördüğünde, içinde Albert'ın resmi olan ve üzerinden asla çkarmadığı küçük broşunu açarak gördüğü şeyi "O'na" da gösterirmiş. (Gidenin Ardından)
Analitik süreçlerin bir bileşeni de dirençtir ve her analist direncin bazı durumlarda iyice katı ve aşılmaz hale geldiğini iyi bilir. Bu tür zorluk hatta imkânsızlıkla karşılaşmalar akla şu soruyu da getirir: Bu tür bir direnç ne kadar analizan kaynaklı ne kadar psikanalist kaynaklıdır? Bundan yıllar önce ünlü psikanalist Paul Ornstein ile yaptığım bir sohbette bana psikanalizin direnç diye tanımladığı şeyin bir kısmının iatrojenik olduğunu söylemişti (Iatros=Doktor; Jenik=Kökenli). Analizanın kendi içsel dinamikleri ve yapılarına
dayalı bir direnç özelliği olabileceği gibi psikanalistin veya psikoterapistin zamansız ve orantısız müdahalelerinin karşısında analizanın sağlıklı bir biçimde kendini korumaya çalışması; kendi bütünlüğünü ve sürekliliğini kaybetmeme gayreti, yorumunu kabul ettirme çabası içinde olan psikanaliste bir direnç olarak gözükebilir (Ornstein, Kişisel Görüşme, 2000). (Divanda Kılıç Dövüşü)
Kendi kimliği olduğu sandığı şeyin aslında büyük ölçüde anne babasıyla çeşitli özdeşimlerinin bir birleşimi olduğunu keşfediyordu. (Atlarla Yaşayan Kadın)
" Burada büyümeyi öğreniyorum ...." (Atlarla Yaşayan Kadın)
"Geçmişte kurduğu yakın ilişkilerde aklı karışıyordu ama çok yakınlaşmadığı sürece kendini insanlardan ayrıştırmakta zorlanmıyordu." (Fanustaki İnsanlar)
...çocukluğunun "iyi” ve "kötü" annelerini temsil ediyordu. (Kusursuz Kadının Peşinde)
"Takıntılı mukemmeliyeti arar,narsisit onu iddia eder " (Hayvan Katili)
Bir de saat almıştı, geçen vaktin farkında olmanın bir erişkin etkinliği olduğunu düşünüyordu (Atlarla Yaşayan Kadın)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/fanustaki-insanlar-vamik-volkan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)