# Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 - Halil İnalcık Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 kimin eseri? Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 kitabının yazarı kimdir? Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 konusu ve anafikri nedir? Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 kitabı ne anlatıyor? Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 PDF indirme linki var mı?  Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 kitabının yazarı Halil İnalcık kimdir? İşte Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/fatih-devri-uzerinde-tetkikler-ve-vesikalar-1-halil-inalcik-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-19T22:00:23+03:00
- Güncelleme: 2022-05-19T22:00:23+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/19/halil-inalcik-kimdir-halil-inalcik-kitaplari-ve-sozleri-226506.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Halil İnalcık 
 Yayın Evi: Türk Tarih Kurumu Yayınları 
 İSBN: 9799751607484 
 Sayfa Sayısı: 245 
--reklam--
Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir taraftan zengin arşiv malzemesinin meydana çıkması, diğer taraftan miktarı artan tarihi-edebi kaynakların yeniden değerlendirilmesi sayesinde, şimdi Osmanlı tarihinin ilk devirlerini yeni baştan inşa etmek imkanı ve zarureti kendini göstermektedir. Bu şartlar altında, bir hamlede Fatih Sultan Mehmed devrinin tam bir tarihini yazmak mümkün değildir. Bunun için yeni kaynak malzemesini tanıtmak ve muayyen mevzu ve meseleler üzerinde bu kaynakları değerlendir amacıyla, araştırma ve vesikaları bir araya getiren ciltler yayınlanmıştır.
--reklam--
Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 Alıntıları - Sözleri
"Murad'ın, kimsenin beklemediği bir anda tahtı 12 yaşında bir çocuğa bırakarak Bursa civarında kendini 'â'mâl'i uhreviyye'ye vakfetmesi ağır neticeler doğuran bir hareket olmuştur."
"Şehzade Alaeddin'in ölümü ile beraber son hâdisat II.Murad'ın ruhu üzerinde o kadar derin bir tesir yapmıştır ki, o, daha 1444 baharında devleti sulh ve emniyet içinde biricik şehzadesi Mehmed'e bırakarak kendisi münzevi bir ibadet hayatına çekilmek kararını vermiştir."
Hristiyan dünyasının, Avrupa’nın Güney-doğusunu ve İstanbul’u Osmanlılardan kurtarmak için en müsait ve ümitli saydığı bir anda yaptığı müşterek gayret, Varna önünde tam bir bozgunla neticelendi.
"II.Murad'ın Balta-oğlu'na karşı büyük bir sevgisi ve itimadı vardı. Ducas'a göre Palda (Balta) oğlu Bulgar arhont'larından birinin oğlu olup sarayda içoğlanı olarak yetiştirilmişti."
"II.Murad'ın tahtan çekilmesiyle baş gösteren bir iktidar buhranı, Rumeli'de hakiki bir çözülme ile aynı zamana rastlamış bulunuyordu. İşte bütün bu kâbus, Varna'da kazanılan zaferle dağılıp gitmiştir."
Hristiyan dünyasının, Avrupa’nın Güney-doğusunda ve İstanbul’u Osmanlılar’dan kurtarmak için en müsait ve ümitli saydığı bir anda yaptığı müşterek gayret, Varna önünde tam bir bozgunla neticelendi. Bu meydan Muhaberesini ancak geçici bir hadise sayanlara karşı onu, Doğu Avrupa tarihinin bir dönem noktası olarak görenlere hak vermek lazımdır. Pall’e göre Varna, Bizans’ın sonu olmuştur. İstanbul’un mukadderatı orada o tarihte taayyün etmiştir. Keza bu harp “Balkanlar’da beş asır sürecek olan Türk hakimiyetini teyit etmiştir.”
Varna, Bizans’ın sonu olmuştur.
Babasının ölümünden on beş gün sonra II. Mehmet, bütün Osmanlı ülkelerinin Padişahı sıfatiyle Edirne'de ikinci defa tahta çıktı ( 18 Şubat M. 1451 - 16 Muharrem H. 855 ) yeni Padişah'ın ilk işi, müstakbel bir müddeyi bertaraf etmek düşüncesiyle henüz bir meme çocuğu olan İsfendiyar oğlunun kızından Küçük Ahmed'i ortadan kaldırmak oldu.
İstanbul'un fethi, genç Sultan için aynı zamanda saltanatın fethi olmuştur. Fatih, şehrin hemen zabtını mütakip Orhan'ı arattı. Ölü ve sağ getirene büyük bir mükafat vaadetmişti. Bizanslıların yanında kendisine karşı surlar üzerinde savaşmış olan bu Osmanlı şehzadesinin ölümü ile Yıldırım oğulları arasındaki taht kavgası kati olarak son bulmuş oldu.
Tahttan uzaklaştırılmasından Halil'i mesul tutan II. Mehmed'in, ona karşı kin tuttuğu hakkında Chalkokondyles'in iddiası bütün kaynaklar tarafından teyit olunmaktadır.
--reklam--
Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar I: Halil İnalcık hocanın bu kitabını ikinci okuyuşum. Bildiğim şeyler dışında gene yeni bilgiler öğrendim. İnalcık hoca okumak bana her zaman keyif vermiş ve çok güzel bilgiler edinmişimdir.

Kitaba gelecek olursak; kitap 3 bölüm bir de zeyil bölümünden oluşuyor. İlk bölüm II.Murad'ın saltanatı oğlu Mehmed'e bırakma sürecini ele alıyor ve 1444 Buhranı'na çok net bir şekilde ışık tutuyor. İkinci bölüm II.Mehmed'in ilk saltanat yıllarını ele alıyor. İnalcık hoca burada II.Mehmed'in Varna Savaşı'nda padişah olduğunu, II.Murad'ın savaşı bir ordu komutanı olarak yönettiğini ve sonrasında herhangi bir taht değişikliği olmadığını ve II.Mehmed'in ilk saltanat yılının 2 sene kadar olduğunu çok net bir şekilde belgeleri kıyaslayarak açıklıyor. Sonrasında saltanat değişikliğinin ve II.Murad'ın tahta geçişini anlatıyor.

Burada şunu net olarak ifade edelim: II.Mehmed 2 defa tahta geçti (3 defa gectiği yanlış bilgi) ve tahtan sonra Manisa'ya gittiğinde bir sancak beyi olarak değil, padişah olarak hareket etti. Kendi adına para bastırıp, akınlar düzenletti.

Üçüncü bölüm ise Osmanlı'nın Balkanlarda izlemiş olduğu siyaseti ele alıyor. Halka zulm edilmediğini, zorla din değiştirme uygulamalarının olmadığını, timarların Hristiyan halka da verildiğini ve Hristiyan sipahilerin Osmanlı ordusunde yeraldığını anlatıyor.

Zeyil kısmında ise Osmanlıca metin ve belgeler var. Yeri doldurulamayacak bir kitap olan bu eseri şiddetle tavsiye ederim. Fatih Sultan Mehmed üzerinde el altında sürekli bulunması gereken bir kitap. (Ömür Berat ÇALIK) 
Kesin Okunması Gereken Kitap: Harika bir kitap. Özellikle II. Murat döneminin en zor donemlerine ışık tutuyor. Daha sonrasında Fatih Sultan Mehmet 'in hem 1. taht sırasında hem de 2. tahta oturduğu şıra da yaşanan bir çok olayı gözler önüne seriyor. (Yüksel Gürbüz) 
fuardan ucuza aldığım bir kitaptı. okumadan geçmeyeyim dedim.

belli bir döneme ait akademik düzeyde detaylar içeriyor. biz amatör tarihçileri bence o kadar ilgilendirmiyor. birkaç cümle halinde bilgi alıp geçebileceğimiz bir konu.

kitap özet olarak şu konuları işliyor:

1- babası Sultan Murad ve Fatih Sultan Mehmet arasında tahta bırakma, tekrar geçme, tekrar bırakma olayını detaylarıyla işliyor. bize ortaokul osmanlı tarihinde hep söylendiği gibi "padişah bensem emrediyorum, sensen zaten gelip devletü koruman lazım" olayı yok. hatta koca bir yalan. olay murad ve fatih, ve onların etrafında şekillenmiş grupların iktidar savaşı.

2- istanbul'un fethinden hemen önceki hazırlıklar, rumeli hisarının inşaası vs. ama şu kadar gemi, şöyle karadan yürütüldü gibi detaylar yok.

3- fethedilen yerlerde mevcut toprak mülkiyeti sisteminin korunması. kitabın belki de literatüre en güçlü katkısı bu bölümdür. tahrir defterleri ile osmanlının fethettiği yerlerde ekonomik, askeri sistemi nasıl koruduğu, yerel hristiyan soylularla işbirliğine gittiği işleniyor.

4- yayılma zorla olmadı. yerel unsurlar, mevcut yönetimleri altındaki kaostan usanmış, dolayısıyla yeni osmanoğulları imparatorluğunun nizam'ına sempatiyle yaklaşmış ve fetihe aslen karşı çıkmamıştır.

özet olarak, osmanoğulları hanedanının derdi, islamiyeti yaymak, bizansı türkleştirmek vs değil, hanedanı yaymaktır. hanedanın yayılması için de imparatorluğa asker lazımdır. yeni ele geçirilen topraklardaki hristiyan soyluları sisteme dahil edilerek, imparatorluk ordusuna asker sağlamaları ve orduyu beslemesi sağlanmıştır.

olay bu.

fatih, istanbul saldırısının başarıyla sonuçlanması ve askerleri teşvik etmesi amacıyla yağma izni verdi biliyorsunuz. 3 günlük. bu 3 gün süresince şehirde neler yaşandı. ben kitaptan bunu da bekliyordum ama bu konu hiç işlenmiyor. kitabın en büyük eksisis bu. zira halil inalcık'ın da istanbulun yağmalanması sırasında insanlık dışı olaylar yaşandığı konusunda hemfikir olduğunu biliyorum.

dediğim gibi amatör tarihçileri pek ilgilendirmiyor.

hristiyan timarların tahrir defterlerinde araştırılması dışında metodolojik bir tarih çalışması değil. (Karakedi) 
--reklam--
Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Halil İnalcık - Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Halil İnalcık Kimdir?
İnalcık, aslen Kırım Tatarı'dır. Balıkesir Muallim Mektebi'ni tamamladı. 1935 yılında Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Yeni Çağ Tarihi bölümünde yükseköğrenimine başladı. 1942 yılında "Tanzimat ve Bulgar Meselesi" adlı doktora tezini verdi. Uzun yıllar aynı Fakültede Osmanlı ve Avrupa tarihi üzerine dersler verdikten sonra 1972 yılında Chicago Üniversitesi Tarih Bölümü'ne "Osmanlı Tarihi Üniversite Profesörü" olarak davet edildi.

1973 yılında meşhur kitabı The Ottoman Empire The Classical Age 1300-1600 yayımlandı. Yurtiçi ve dışında çeşitli üniversitelerden fahri doktora payeleri aldı. 1993 yılında Bilkent Üniversitesi'ne davet edildi ve burada Tarih bölümünü kurdu. Yazdığı makale ve kitaplarla Osmanlı İmparatorluğu tarihi üzerinde tartışılmaz bir otorite haline gelen Prof. Dr. Halil İnalcık Bilkent Üniversitesi Osmanlı Tarihi Bölümü'nde yüksek lisans ve doktora ögrencilerine seminerler verdi.

Hayatı ve tarihçiliğini anlattığı Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık Kitabı adlı söyleşi kitabı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından 2005 yılında yayımlanmıştır.
--reklam--
Halil İnalcık Kitapları - Eserleri
Devlet-i Aliyye - Klasik Dönem (1302-1606)
Osmanlı Tarihinde Efsaneler ve Gerçekler
Devlet-i Aliyye - Tagayyür ve Fesâd (1603-1656)
Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600)
Atatürk ve Demokratik Türkiye
Osmanlı'da Devlet, Hukuk ve Adalet
Şâir ve Patron
Devlet-i Aliyye - Köprülüler Devri
Devlet-i Aliyye - Âyânlar, Tanzimat, Meşrutiyet
Osmanlılar
Kuruluş ve İmparatorluk Sürecinde Osmanlı
Rönesans Avrupası
Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet
Osmanlı ve Modern Türkiye
Osmanlı ve Avrupa
İmparatorluktan Cumhuriyete
Kuruluş Dönemi Osmanlı Sultanları (1302-1481)
Kuruluş - Osmanlı Tarihini Yeniden Yazmak
Tarihçilerin Kutbu
Fatih Sultan Mehemmed Han
Halil İnalcık'ın Merceğinden Osmanlı
Has-Bağçede Ayş u Tarab
Halil İnalcık’ın Merceğinden Tarih Bilinci
Osmanlılar ve Haçlılar
Tarihe Düşülen Notlar
Tanzimat ve Bulgar Meselesi
Osmanlı İmparatorluğu
Tanzimat
Türklük Müslümanlık ve Osmanlı Mirası
Doğu Batı-Makaleler 1
Osmanlı İmparatorluğu: Toplum ve Ekonomi
Osmanlı İmparatorluğu'nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi - Cilt 1
Akademik Ders Notları
Söyleşiler ve Konuşmalar
Adalet Kitabı
Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1
Osmanlı Hakimiyetinde Ortadoğu ve Balkanlar
Kırım Hanlığı Tarihi Üzerine Araştırmalar 1441-1700
Doğu Batı-Makaleler 2
Osmanlı İdare ve Ekonomi Tarihi
The Ottoman Empire and Europe
İstanbul Tarihi Araştırmaları
Osmanlı İmparatorluğunun Ekonomik ve Sosyal Tarihi - Cilt 2
Devlet-i ‘Aliyye
Gazavât-ı Sultân Murâd b. Mehemmed Hân
Halil İnalcık Seti
Türkiye Tekstil Tarihi Üzerine Araştırmalar
Bursa Araştırmaları
Kemal Atatürk Değişim ve Uluslaşma Süreci
The Ottoman Empire
Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar 1
The Survey of Istanbul 1455
Osmanlı İmparatorluğu (2CİLT)
Tarih ve Akademi
Osmanistik Bilimi’ne Katkılar
--reklam--
Halil İnalcık Alıntıları - Sözleri
Bahar geldi, bahar geldi
Sevinelim sevinelim
Dallarda hep bülbüller çağlar
Gelincikler, papatyalar
Uçuşur nazlı kelebekler
Sevinelim sevinelim
Neşe ile bu baharı yad edelim. (Tarihçilerin Kutbu)
Leibnitz'in planı şu şekilde hazırlanmıştı: Osmanlı tehdidi karşında geleneksel Avrupa Hıristiyan birliğinin sağlanması, Doğu'da savaşın devamı. (Osmanlılar)
In Mustafa Nuri Pasha's view, during the third stage (that is, broadly speaking, the 16th century), the love of luxury increased, moral qualities were lost, and the first signs of decline appeared. But if the real decline set is after the repulse before Vienna in 1683, the stage from 1595 to 1683 must be counted as belonging to the period of maturity. (The Ottoman Empire)
Cizye artışları ve tahsilatının, on altıncı yüzyıl sonlarından itibaren
Hıristiyan nüfusun Osmanlı rejimin den soğumasının temel nedenleri
arasında yer aldığını; daha sonraki yüzyıllarda Balkanların çeşitli
bölgelerinde görülen kitlesel ihtida(dininden dönerek Müslüman olma.)olaylarının da ardında cizye artışlarının
yattığını rahatlıkla söyleyebiliriz. (Osmanlı İmparatorluğu'nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi - Cilt 1)
"Fatih ,tahta ciktiğinda henüz memede olan kardesi Ahmed'i "nizâm-ı âlem " uğruna bogdurmustur ." (Devlet-i Aliyye - Klasik Dönem (1302-1606))
İstanbul’un fethinden sonra Akşemseddin, fethin evliyanın eseri olduğunu söylediği zaman Fatih, “Bu şehir kılıcımla alınmıştır.” Yanıtını vermiştir. (Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet)
"Hükümdarın gücü askeri güce ,askeri güç hazineye , hazine reayanın ödediği vergilere ,vergilerin artışı adalete bağlıdır .Bu nedenle akıllı hükümdar ,kendi egemenliğini korumak ve gücünü arttırmak istiyorsa ,reayaya adaletle muammele etmeli ,zulümden kaçınmalıdır :"Adalet mülkün temelidir." ." (Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet)
Ulug-kent beyi der ki " halk mutlu olmalıdır, halkın mutlu olması için karnının doyması lâzımdır " ( b. 5353-55 ). Zira " Kara budunun kaygısı hep karnıdır...Onların yiyecek ve içeceklerini eksik etme " ( b. 4330, 4327 ). (Osmanlı Hakimiyetinde Ortadoğu ve Balkanlar)
Alp Arslan'ın Malazgird meydan muharebesine başlamadan evvel beyazlar giyinmesi ve atının kuyruğunu bağlaması,eski Şâmanî ananelerinin devamını kat'iyetle göstermektedir. (Adalet Kitabı)
Bugün bilim toplumunda hükümet adamları, siyasiler, herhangi bir meseleyi ele almadan önce, bir hüküm vermeden önce tarihe bakarlar, bu meselenin evveliyatını araştırırlar. Bu ileri devletlerde siyasete yardım eden, siyasileri aydınlatan ve atacakları adımda en emin yürümelerini temin eden bir kurumdur. (Halil İnalcık’ın Merceğinden Tarih Bilinci)
Osmanlı Devleti,kocası ölen kadının erkek evladı yoksa,elinden tarla arazisini alır ve başka bir köylüye aktarır. Eğer dul kadın, oğulları çalışma çağına gelinceye kadar,ırgatla idare edebilirse, onu "bive"adıyla işletmenin sahibi tanıyabilir. (Osmanlı İmparatorluğu)
Savurganlık ve irrasyonellik maalesef halkımız arasında da caridir. Türkiye'de devlet, sonsuz tüketim imkanlarına kavuşan bir azınlık, hatta sıradan halk, kredi kartı zihniyeti ile yaşamaktadır. Hiç kimse giderlerini kaynaklarına göre ayarlamıyor, harcamalarını bitmez tükenmez sandığı kredi kartına göre yapıyor, böylece devlet de, birey de borç, faiz, kısır döngüsü içine düşmüş bulunuyor. (Söyleşiler ve Konuşmalar)
Tüm hayatımı arşivlerde, kütüphanelerde milletimin belgelere dayanan doğru bir tarihini anlatmak için harcadım. Buy benim için yerine getirilmesi gerekli bir şükran borcu idi. (Halil İnalcık’ın Merceğinden Tarih Bilinci)
"İnsan akıl ile yükselir, bilgi ile büyür. Her ikisi ile insan itibar görür."

Yusuf Hâs Hâcib (Osmanlı'da Devlet, Hukuk ve Adalet)
Yaşamını yalnız bir bilgi dalına adayan kişi, ilahi gerçeğin uzağına düşer. (Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600))
Herhangi bir tarih döneminin yorumunda, kurum ve davranışları, günümüz üslup ve kavramlarına indirgeyerek anlatmak, ileri modern kurum tarihçilik gibi algılanır olmuştur. Meselâ; gazâ (ganimet akını), sipahi timarı (fief sahibi atli), ayanlık (feodal düzen) gibi. Modernist yazarlara göre mesela gaza, gazi, fetih gibi tarihi terimlerin kullanılması ulusalcılık, bağnazlıktır. Unutuluyor ki tarih, müşahhasın, (actual/somut olanın) bilgisidir. Osmanlı savaşçısı, savaşırken İslam'ın belli bir inanç ve zihniyetiyle savaşmaktadır; o gelişigüzel bir akıncı değil bir gazidir, aldığı ganimet onun için, dinin kutsallık verdiği bir kazançtır

Cami yaptırmaya niyet eden sultanlar, gazâ seferi düzenler ve ganimet malıyla camisini yapardı; reâyâ vergisinin haram içerdiğine inanilirdi.

Tarihçi, bu inancı, bu ruh haletini, bu zihniyeti görmezlikden gelirse, tarihî müşahhas olanı göz ardı etmiş olur; o zaman yaptığı şey tarih değildir. (Doğu Batı-Makaleler 2)
Herhalde ilk Kırım Hanı sayılan Hacı Giray'dan evvel, atalarının 15. yüzyıl başlarında Kırım'da hâkim oldukları muhakkaktır. (Kırım Hanlığı Tarihi Üzerine Araştırmalar 1441-1700)
Osmanlılar, kendilerini Allah'ı kılıcı saymakta idiler ve bu görüş Palamas'a ait kayıtların ortaya koyduğu cici, yalnız arasında değil, Bizanslılar arasında da yayılmıştı. İleride Martin Luther de, Osmanlılar hakkında aynı şeyi düşünecek, Allah'ın onları, Hıristiyanları günahlarından dolayı cezalandırmak için gönderdiğini söyleyecektir. (Devlet-i Aliyye - Klasik Dönem (1302-1606))
Azerbaycan'ın işgal ettikten sonra Şâhruh, I.Mehmed'i uyararak Kara Yusuf'un oğlu İskender'in Osmanlı topraklarına sığınması halinde ona yardım etmemesini istedi (Aralık 1420). Uyarıya cevabında I.Mehmed tam bir teslimiyet ifade etti. Bu sırada Osmanlılar, büyük endişe ile doğu cephesindeki gelişmeleri izliyordu. Akkoyunlu Kara Osman'ın İskender tarafından mağlup edilmesi üzerine (Nisan 1421) Şâhruh, Doğu Anadolu'ya girmiş ve İskender'e karşı ezici bir zafer kazanmıştı (Temmuz 1421). Bu ortamda I.Mehmed, Şâhruh tarafından tehdit edilen Memlükler'le dostane ilişkilerini sürdürmeye çalışıyordu. (Kuruluş Dönemi Osmanlı Sultanları (1302-1481))
Kosova savaşı Osmanlı kuvvetlerinin kesin galibiyetiyle sonuçlandı. Başlangıçta Osmanlı sol kolu çöktü, fakat sağ koldaki Yıldırım Bayezid'in büyük gayreti sayesinde zafer kazanıldı. Gazânâme'ye göre I.Murad, birkaç hasekisiyle gelip cesetler arasında dolaşırken, kendisini cesetler arasına saklamış bulunan Miloş Kobilovic tarafından hançerle yaralandı ve az sonra öldü. İç organları çıkarıldıktan sonra şehid düştüğü yerde gömüldü; daha sonra, Yıldırım Bayezid'in tahta çıktığı sırada idam ettiği oğlu Yakub Bey'in cesediyle Bursa'ya götürülüp Çekirge'deki türbesine defnedildi. Yaralandığı ve öldüğü yere Hudâvendigâr Meşhedi denilen bir türbe yapıldı.

(Yakub Bey : I.Murad'ın oğlu) (Kuruluş Dönemi Osmanlı Sultanları (1302-1481))

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/fatih-devri-uzerinde-tetkikler-ve-vesikalar-1-halil-inalcik-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)