# Felsefe Yapma Sanatı - Bertrand Russell Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Felsefe Yapma Sanatı kimin eseri? Felsefe Yapma Sanatı kitabının yazarı kimdir? Felsefe Yapma Sanatı konusu ve anafikri nedir? Felsefe Yapma Sanatı kitabı ne anlatıyor? Felsefe Yapma Sanatı kitabının yazarı Bertrand Russell kimdir? İşte Felsefe Yapma Sanatı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/felsefe-yapma-sanati-bertrand-russell-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-02T16:00:16+03:00
- Güncelleme: 2022-03-02T16:00:16+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/02/bertrand-russell-kimdir-bertrand-russell-kitaplari-ve-sozleri-165783.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Bertrand Russell 
 Çevirmen: Halil Kayıkcı 
 Yayın Evi: İtalik Yayınları 
 İSBN: 9786055430108 
 Sayfa Sayısı: 96 
--reklam--
Felsefe Yapma Sanatı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
20. Yüzyıl düşünce dünyasının en ünlü filozoflarından birisi olarak karşımıza çıkan Bertrand Russell (1872-1970), gerek eserlerinin sayısı, gerek ele alıp incelediği konular (matematik felsefesi, bilgi teorisi, tarih felsefesi, ahlâk, din, politika, sosyoloji, psikoloji, eğitim vb.) ve gerekse görüşlerine etki ettiği filozofların çokluğu bakımından şüphesiz ki, oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu yoğun etkileşimden dolayıdır ki, onun yaşadığı döneme "Russell çağı" adı bile verilmiştir.
Böyle çok yönlü ve etki alanı oldukça geniş olan bir filozofun felsefeyle ilgili düşüncelerinin de, ele alınıp irdelenmesi gereken önemli bir konu olduğunu düşünüyoruz. Russell, felsefe kavramı üzerinde dururken öncelikle bu kavramın ortaya konulup tanımlanmasında önemli güçlüklerin oluşabileceğine dikkati çekmektedir. Ona göre, birçok filozofta olduğu gibi, felsefe kavramı üzerinde ortak bir tanımın verilmesi söz konusu değildir. Öyle ki, felsefe üzerinde yorum yapan ya da onu anlamaya çalışan iki filozof arasında bile ortak bir felsefe tanımından söz edilemez. Bu nedenle herkesin kendine özgü bir felsefe tanımı ve anlayışı söz konusudur. Burada şöyle bir soru sorulabilir. Filozofların üzerinde durdukları problemler (bilgi problemi, ahlâk, estetik, mantık, fizik vs.) genellikle birbirine çok benzemesine rağmen, neden birçok filozof, aynı problem hakkında aynı soruya farklı cevaplar vermektedirler? Nihat Keklik, bu konuda şunları söylemektedir:
"Aynı şey, birbirinden farklı karakterler ve mesleklerdeki insanlar üzerinde farklı izlenimler bırakmaktadır… Filozoflar da kendi zihin ve karakter yapılarına uygun birer tarif ortaya koymuşlardır. Tariflerin birbirinden farklı olmasının sebebi işte bundan dolayıdır.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Felsefe Yapma Sanatı Alıntıları - Sözleri
Eğer araçlarınız amaçlarınız için yeterli olacaksa bilgiye sahip olmalısınız; batıl inançlara ve önyargıya değil.
Tıpkı çalışmayan arabaya öfkelenmek gibi, yanlış davranışlara sahip insana öfkelenmek de boşa enerji harcamaktır.
İnsanların düşünceleri çoğunlukla kendilerini huzurlu kılacak tarzda kurulmuştur. Çoğu insan için doğruluk ikincil bir öneme sahiptir.
İnsanların düşünceleri çoğunlukla kendilerini huzurlu kılacak tarzda kurulmuştur.
Eğer araçlarınız amaçlarınız için yeterli olacaksa bilgiye sahip olmalısınız; batıl inançlara ve önyargıya değil.
Tıpkı çalışmayan arabaya öfkelenmek gibi, yanlış davranışlara sahip olan insana öfkelenmek de boşa enerji harcamaktır.
Her girişim zorlukla kazanılmış­tır ve hala geçmiş yenilgilerden hiçbir şey öğrenilmemişçe­sine her yeni girişime karşı çıkılmaktadır
İnsanların koşulların ürünleri olduklarını görebilmek önemlidir.
"Düşünmeyen insanlar uyurgezerler gibidir." Ve bir uyurgezerin herhangi bir bilimsel keşif yaptığına tanık olmuyoruz. Zira uyurgezerlerin dini de yoktur ve uyurgezerler uyanıklardan gelebilecek her türlü tehlikeye de son derece açıktır.
--reklam--
Felsefe Yapma Sanatı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Platon ve Aristoteles OKUMAYIN, hatta bırakın onları Kant, Hegel, Descartes, Spinoza, Leibniz, Hume, Locke, Berkeley bile OKUMAYIN!" Biraz felsefeyle ilgilenen biri için bu hiçbir profesörden duyulmayacak bir öneridir. Hemen hemen hepsi bir filozofun ulağı hizmeti görür veya ideolojik felsefe yapar. Bu o kocaman filozofları OKUMAYIN diyen Bertrand Russell'dır ve bunu derken kendi işimizi kendimiz yapmamız gerektiğini söylüyor. Açıkcası doğru mu yapıyorum bilmem ama ben Russell'a uyup o filozofları okumayı bırakacak değilim fakat şundan çok eminim ki kendi işimi kendim yapmalıyım. Russell geleceğin filozoflarına yapması gerekenleri bu eserinde elle tutulur bir manada açıklıyor. İkinci bölümde mantığın önemine dikkat çekerken tümevarımlarımızın bozulmasının her zaman ihtimal dahilinde olduğunu da belirtiyor. Son bölümde ise matematiğin bilim ve felsefedeki yerini açıklıyor. (Hikmet Zayi) 
FELSEFE YAPMA SANATI
Bu alanda ilerlemek isteyenlere ve felsefe meraklılarına yönelik bir kitap olduğunu söyleyerek söze başlamalıyım.
Bertrand Russell'ın II.Dünya Savaşı sırasında yazmış olduğu denemelerin kitap hâli olan bu eser, üç bölümden oluşmakta olup, eserde felsefe yapmada tümevarım, tümdengelim gibi sonuç çıkarma sanatı ile son bölüm olan matematiksel düşünme sanatında matematiğin felsefedeki yeri üzerine açıklamalar getirilmektedir.
"Doğrunun ne olduğunu kesin olarak bilmemizin olanaksız olduğu yerde, doğrunun ne olabileceğini ya da büyük bir olasılıkla ne olduğunu bilmek istediğimizde felsefe bize nasıl ilerleyeceğimizi söyler."(s.17)
Kitapta mantık ve matematiğin tabiat kitabının alfabeleri olduklarından ancak kitabın kendisi olmadıklarından ve ayrıca kaygının olduğu yerde düşünme eyleminde hata yapma olasılığının yüksekliğinden bahsedilmektedir.
"Filozof genel düşünmelidir, çünkü onun ilgilendiği sorunlar geneldir; tarafsız bir tarzda düşünmelidir çünkü o bunun doğruya götüren tek yol olduğunu bilmektedir. Düşüncede genellik ve yansızlığın amaçlarda karşılığı vardır. Eğer o gerçek bir filozofsa, onun amaçları geniş ve bir bütün olarak tüm insanlıkla ilgili olacaktır."(s.41)
Mantığın gerekliliği üzerine ise herkesin hatta hayvanların dahi akıl yürüterek bir sonuç çıkartabilecekken, bu ilim sayesinde güvenilmez çıkarımlardan kaçınacağı dile getirilmiştir. (Safinaz Yurttaş) 
Bertrand Russell'ın yazılarından derlenerek oluşan bir kitaptır. Felsefe kitapları okumaya yeni başlayacaklar için tercih edilebilir. Herhangi bir konuya derinleşmeden yüzeysel olarak yaklaşmıştır. Temel felsefik terimleri sade bir dille anlatmaya çalışmıştır, en önemlisi ise kitabın son bölümünde; evren, dünya, bilim ve matematik konularındaki açıklayıcı anlatımı muhteşemdir. Aslında hiçbir şey bilmediğimizi (bilime rağmen), bildiğimiz şeylerin sadece yüksek olasılıklı doğru olabilme ihtimali olduğunu unutmamamız olduğunu anlatmıştır. Kitabı okuduktan sonra aklımda canlanan tek şey ise, "sokrates sen ne büyük bir insansın"dır. (cey cey) 
--reklam--
Kitabın Yazarı Bertrand Russell Kimdir?
Hayatının çeşitli dönemlerinde kendisini liberal, sosyalist ve barışsever olarak tanıtmış ayrıca hiçbirine derinden bağlı olmadığını itiraf etmiştir. Monmouthshire'de İngiltere'nin önde gelen aristokrat ailelerinden birinin ferdi olarak dünyaya gelmiştir.

Russell 1900 lerin başında İnglizlerin "idealizme karşı isyanı" na öncülük etmiştir. Gottlob Frege ve Ludwig Wittgenstein ile birlikte analitlik felsefenin kurucusu kabul edilir. A. N. Whitehead ile birlikte Principia Mathematica adlı kitabı yayınlamıştır. Felsefi denemesi ''On Denoting''(İfade Üzerine) adlı eseri felsefinin paradigması olarak kabul görür. Aynı zamanda geniş bir çevrece 20. Yüzyılın önde gelen mantıkçılarından biri olarak kabul görür. Çalışmaları mantık, matematik, dilbilim, bilgisayar teknolojisi ve filozofiyi, özelliklede dil felsefesi, epistemoloji ve metafiziği önemli ölçüde etkilemiştir.

Russell önde gelen savaş karşıtlarındandır. Serbest ticareti ve anti emperyalizmi desteklemiştir ve barışsever tutumundan dolayı Birinci Dünya Savaşı sırasında hapishanede yatmıştır. Daha sonra Adolf Hitler'e karşı kampanyalar düzenlemiş, Stalinci totalitarizm'i eleştirmiş, Vietnam Savaşı'ındaki tutumu nedeniyle Amerikan hükümetini suçlamıştır. Aynı zamanda nükleer silahsızlanmanın dobra savunucularındandır. Son eylemlerinden bir tanesi İsrail'in Orta Doğu'daki ülkelere karşı izlediği tutumu eleştirdiği bir bildiri yayınlamasıdır.

İnsan Haklarını ve düşünce özgürlüğünü savunduğu yazıları dolayısıyla 1950 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Bertrand_Russell
--reklam--
Bertrand Russell Kitapları - Eserleri
Mutlu Olma Sanatı
İnsanlığın Geleceği
Aylaklığa Övgü
Evlilik ve Ahlak
Neden Hıristiyan Değilim
Bolşevizm
--reklam--
Sorgulayan Denemeler
Russell'dan Seçme Yazılar
Rölativitenin A B C'si
Politik İdealler
Anlam ve Doğruluk Üzerine
Din ile Bilim
Mantıksal Atomculuk Felsefesi
--reklam--
Dış Dünya Üzerine Bilgimiz
İktidar
Felsefe Yazıları
Neye İnanıyorum
Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım
Eğitim Üzerine
Özgürlük Yolu
--reklam--
Etik, Toplum, Siyaset
Bilimsel Bakış
Eğitim ve Toplum Düzeni
Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri
Felsefe Yapma Sanatı
Batı Felsefesi Tarihi Cilt 1
Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2
--reklam--
Batı Felsefesi Tarihi Cilt 3
Sosyalizm
Varoluşçunun Bunalımı
Ana Hatlarıyla Felsefe
İkarus ya da Bilimin Geleceği
Dünya Görüşüm
Şeytan Banliyöde
--reklam--
Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları
Bolşevizmin Pratiği ve Teorisi
Cinsel İlişkilerin Tarihsel Evrimi
Vietnam'da Savaş Suçları
Felsefe Meseleleri
Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri
Düşünceler - Yetke ile Birey
--reklam--
Bilimden Beklediğimiz
Anılar
Yaşantım
Free Thought and Official Propaganda
Felsefe Sorunları
Mistisizm ve Mantık
Felsefede İlmi Metod
--reklam--
Hikayeler
The Basic Writings of Bertrand Russell
Bilimin Toplumsal İşlevi
Düşünceler
Bertrand Russel'dan Seçmeler
Denemeler
Human Knowledge: Its Scope and Limits
--reklam--
Felsefi Gelişimim
Dünyamızın Sorunları
Terbiyeye Dair
Yetke ve Birey
Endüstri Toplumunun Geleceği
An Outline Of Intellectual Rubbish
Mən Niyə Xristian Deyiləm
--reklam--
Human Society in Ethics and Politics
--reklam--
Bertrand Russell Alıntıları - Sözleri
We cannot enter into the minds of others to observe the thoughts and emotions which we infer from their behaviour. We must therefore accept analogy—in the sense in which it goes beyond experience—as an independent premiss of scientific knowledge, or else we must find some other equally effective principle. (Human Knowledge: Its Scope and Limits)
Ne kadar akıllıca olursa olsun, hiçbir kural, şefkatin ve düşünceli davranışın yerini tutamaz. (Aylaklığa Övgü)
Yemek yemeleri için zorlanan çocuklar yemekten tiksinir; öğrenmeleri için zorlanan çocuklar da bilgiden tiksinir. (Eğitim ve Toplum Düzeni)
"Kamuoyu, etkileyici nutuklarla ve basının etkisiyle büyük ölçüde devlet tarafından yaratılır. Zalim bir kamuoyu ise en az zalim yasalar kadar özgürlüğün düşmanıdır. Savaşmayı kabul etmeyen genç bir adam işten çıkarılırsa sokaklarda hakarete uğrar, dostları ona sırt çevirir ve önceleri ondan hoşlanan bir kadın tarafından küçümsenerek terk edilirse bunu ölüm cezası kadar katlanılmaz bulur." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
"...aslında en fazla eğitim görmüş olanlar çoğunlukla, zihinsel ve ruhsal yaşamları dumura uğramış, dürtüleri körelmiş ve yaşayan düşüncenin yerine sadece belirli mekanik beceriler edinmiş olanlardır." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
Başarı kazanan her devrim,otoriteyi sarsar ve toplumsal kohezyonu güçleştirir. (İktidar)
--reklam--
Tanrı’nın beni yarattığından ötürü neden övülmesi gerektiğini bir türlü anlayamıyorum. (Şeytan Banliyöde)
Gerçekten de, bir şeyin hep belirli bir yerde olması kavramı, yeryüzündeki büyük nesnelerin çoğunun bereket ki hareketsiz oluşlarından gelmektedir. "Yer" fikri, sadece kaba bir pratik yaklaşıklıktır: mantıksal gereklilik değildir ve kesinleştirilemez. (Rölativitenin A B C'si)
"Başarı mutluluğun sadece bir öğesidir, diğer öğelerin tamamının feda edilmesi pahasına elde edilmişse çok pahalıya mal olmuş demektir." (Anlam ve Doğruluk Üzerine)
Sadece fizikçilerin değil, ilahiyatçıların da modern fiziğin öne sürdüğü savlarda yeni bir şey bulmuş gibi görünmeleri de oldukça gariptir. Fizikçilerden ilahiyat tarihini bilmeleri belki de beklenemez ama ilahiyatçılar modern savların daha önceki zamanlarda da emsallerinin olduğunun farkında olmak zorundadır. Eddington'un özgür irade ve beyin ile ilgili savı, gördüğümüz üzere Descartes'ınkini andırmaktadır. Jeans'ın savı ise Platon ile Berkeley'inkinin bir bileşimidir ve fizik alanında adı geçen her iki filozofun da yaşadığı dönemde sahip olduğundan daha fazla geçerliliğe sahip değildir. (Bilimsel Bakış)
Tanıdığımız özellikte ya da nitelikte bir nesne olduğunu bildiğimizde, nesne üzerine betimsel bilgimiz vardır; başka bir deyişle sözkonusu özelliklerin ya da niteliklerin başkası değil, bir nesneye ilişkin olduğunu bildiğimizde, nesneyi tanıyalım tanımayalım, bu nesne üzerine betim ile bilgimiz vardır denilir. Fiziksel nesnelerle öteki akıl’lara ilişkin bilgimiz, salt betim ile bilgidir; ilgili betimler genellikle duyu verilerini ilgilendirenler türündedir. (Mistisizm ve Mantık)
Zihnin gelişmesi için de disipline ihtiyaç vardır; disiplinsiz zihin incelik kazanamaz. (Aylaklığa Övgü)
''Sezgi sadece bir içgüdüden ibarettir.'' (Mistisizm ve Mantık)
--reklam--
Bir süre yabancı bir ülkede yaşamak kendi ülkemizin yoksun kaldığı kimi değerleri, üstünlükleri öğretir bize; ülkemiz hangi ülke olursa olsun bu bir gerçektir. (Düşünceler - Yetke ile Birey)
.
Hayatın bir kısmı belki de en önemli kısmı bireysel dürtünün kendiliğinden eylemine bırakılmalıdır, çünkü her şeyin sistem olduğu yerde zihinsel ve ruhsal ölüm olacaktır.

... (Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri)
Yaşamla, şunsuz ya da bunsuz savaşamazsınız demek korkaklıktır. (Düşünceler)
İnsanoğlunu cinayetten, kundakçılıktan, yağmacılıktan ve dolandırıcılıktan ne alıkoyuyor sanıyorsun? Mantığın çelimsiz gücü bu derece büyük bir şeyi etkileyebilir mi zannediyorsun? Heyhat, korunaklı hayatında insan doğasının karanlık tarafını öğrenmedin. Nezaket ve iyiliğin insan yüreğinde doğal olarak geliştiğine inanıyorsun. (Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları)
Bizim doğru dürüst bir toplum düzenimiz yok. Çünkü, olsaydı, kadın erkek herkes yararlı yetilerini ortaya koyabilirdi. Günümüzün iyi okumuş kadınlar evlendikten sonra yetilerini geliştirmiyorlar. Ama bu, toplumsal düzenimizin bir sonucudur. (Düşünceler)
“Bırakın egemen sınıflar komünist devrimi korkusuyla tir tir titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Ama kazanacakları bir dünya var. Tüm ülkelerin işçileri, birleşin!” (Özgürlük Yolu)
Tanrı, diyor, adil değil, adalettir. (Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/felsefe-yapma-sanati-bertrand-russell-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)