# Fikriye ile Latife - Melike İlgün Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Fikriye ile Latife kimin eseri? Fikriye ile Latife kitabının yazarı kimdir? Fikriye ile Latife konusu ve anafikri nedir? Fikriye ile Latife kitabı ne anlatıyor? Fikriye ile Latife PDF indirme linki var mı?  Fikriye ile Latife kitabının yazarı Melike İlgün kimdir? İşte Fikriye ile Latife kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/fikriye-ile-latife-melike-ilgun-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-30T09:00:09+03:00
- Güncelleme: 2022-05-30T09:00:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/30/melike-ilgun-kimdir-melike-ilgun-kitaplari-ve-sozleri-234123.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Melike İlgün 
 Yayın Evi: Artemis Yayınları 
 İSBN: 9786051429564 
 Sayfa Sayısı: 450 
--reklam--
Fikriye ile Latife Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Biri Mustafa’yı diğeri Kemal’i sevdi. İki kadın, bir kahraman, bir büyük hesaplaşma...

Öbür dünyada, en büyük düşmanınız olduğuna inandığınız bir kadınla aynı odaya kapatıldığınızı düşünün. Hiç kimse yok. O, siz ve kininiz. O kadar!

Ne yapardınız? Melike İlgün bu sorunun peşine düşüyor. Mustafa Kemal’e âşık iki kadını, Fikriye ve Latife’yi öbür dünyada bir araya getirip hesaplaştırıyor. Fikriye ile Latife - Kemal’e Eren Kadınlar; Fikriye’yi, Latife’yi ve onların Mustafa Kemal’ini anlatıyor.

“Tarihi bir aşka aynı anda iki farklı açıdan bakıyor olmak insanda saatlerce okuma isteği uyandırıyor.” Sözcü

“Fikriye ile Latife - Kemal’e Eren Kadınlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna ışık tutuyor.” Cumhuriyet

“Bu kitap çok konuşulacak! Kemal’e eren kadınlar öbür dünyada karşılaşırsa...” Hafta Sonu

“Melike İlgün ölümüne susmuş iki kadına yeniden can verip bu dünyada yarım kalmış hesaplaşmalarını devam ettiriyor.” Tempo

“Melike İlgün iki kadının hesaplaşmasına yer verirken onların gözünden cumhuriyet tarihine bakış atıyor.” Elele

“Bu kitap farklı. Bu defa Kemal Atatürk’e âşık olan kadınlar olarak değil, yalnızca Fikriye ve Latife olarak karşılaşıyorlar...” Gazeteport
--reklam--
Fikriye ile Latife Alıntıları - Sözleri
Biri Mustafa’yı, diğeri Kemal’i sevdi. İki kadın, bir kahraman, bir büyük hesaplaşma. Öbür dünyada en büyük düşmanınız olduğuna inandığınız bir kadınla aynı odaya kapatıldığınızı düşünün. Hiç kimse yok, O, siz, ve kininiz. O kadar !
O savaşı kazandı, ama onun zaferi benim yenilgim oldu.
"Sustum ve bekledim. Taş olana kadar sustum. İnsana bazen ne garip bir güç geliyor, değil mi? İçinde depremler olurken o kadar sessiz kalabilmek ne garip! Taş olmak, duvar olmak, içi boşaltılmış bir çuval gibi öylece kalakalmak... İçinde sürekli bağırıp dururken susabilmek, dudakların kanayıncaya kadar susabilmek... İnsan kararıyor öyle zamanlarda. İçindeki karanlık, yüzüne, ellerine, bakışlarına vuruyor."
“Susmuş kadınların çilesi vardı Fikriye’nin yüzünde. Susmuş, kanayana kadar susmuş, tek bir kişi için avaz avaz susmuş, ama o tek kişiye sesini duyuramamış kadınların mağrur acısı.”
"Ben eldim, sonradandım... Oysa sen ondandın Fikriye.. Onun rüzgarından, onun yağmurundan, onun toprağından..."
"Ne acımasızlık, değil mi? Ağlamamı durdurmadı ki o iğneler, sadece sesimin çıkmasını durdurdu, hıçkırıklarımı duymalarını engelledi. Ben ağladım ama... Neyse..."
Hayat zorladı Latife. Yaşımı yaşamaya hiç fırsatım olmadı ki! Nereye giderse gitsin gurbetini yanında taşıyanlardan oldum ben.
İçinde depremler olurken o kadar sessiz kalabilmek ne garip .
Çocuk bedenimi bana bıraktı, kadın yüreğimi alıp götürdü.
"Suriye'de senin kahvelerini çok özleyeceğim çocuk" dedi ve gitti. Çocuk bedenimi bana bıraktı, kadın yüreğimi alıp götürdü...
O, üstün bir askerdi. Cesurdu, liderdi, kahramandı. Ankara 'nın bozkırında hiç yoktan bir cumhuriyet kuracak kadar gözüpekti..
"Ben onu öyle sevdim işte.. Onu düşünerek yaktığım sigarayı söndürmeye korkacak kadar... "
O, savaşı kazandı. Ama onun zaferi benim yenilgim oldu....
Hayat ne garip değil mi? Birinin mutluluğu bir başkasının mutsuzluğu üzerine kuruluyor. Biri kazanırken bir diğeri illa ki kaybediyor. Kanlı bir savaş hayat ama sadece askerlere madalyon takılıyor...
Ah Paşam...
Fikriye'nin kalbi ile Latife'nin zekası birleşse, tek bir kadın olsa mutlu eder miydi sizi?
Mutlu olsaydınız yaşar mıydınız Bi on yıl daha? O zaman daha mı başka olurdu herşey? Türkiye daha mı dik, daha mı kudretli olurdu? Ben daha mı az korkardım gelecekten???
--reklam--
Fikriye ile Latife İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitabı bu kadar geç elime aldığım için o kadar pişmanım ki anlatamam. Eğer sizde okumasaydınız mutlaka ama mutlaka okuyun benim gibi tarih kitaplarını sevmeyen o yüzden eli bir türlü gitmeyen varsa hiç tereddütsüz alsın ve sonra bana teşekkür etsin Öyle güzel bir kurgusu var ki elimdem bırakamadım. 478 sayfalık bir kitap ve her anî merakla okudum ne bir eksik ne bir fazla. Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere kitap Fikriye ve Latife üzerinden anlatılmış. Mustafa Kemal' e aşık ve birbirinden nefret eden bu iki kadının gözünden o dönemi, duygularını, aşklarını ve en en en özeli Mustafa Kemal' i dinleyeceksiniz. Öylesine naif, öylesine güzel, öylesine mükemmel, öylesine öylesine işte... O kadar altını çizdiğim yer oldu ki hangisini paylaşsam bilemedim. Neyse ben artık susuyorum okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız zaten. Kitap dolu günler diliyorum efendim... (Ebru) 
Melike İlgün akıcı diliyle,sürükleyici tarzıyla,mütevazi duruşuyla hayranlık duyduğum, yazma isteğimi artıran yazar. Sanki birçok ortak yönümüz varmış da tanışsak o da fark edecekmiş gibi bir his besliyorum içimde o kadar yakın hissediyorum.

Bir kitabından mutlaka başlayın gerisi geliyor.

Kitabın içeriğine gelirsem ;

Ah Fikriye. Ah Latife... Sizi okurken o kadar Ah çektim ki.

Bir kadın olmak yeterince zorken "milletine aşık bir adama aşık kadın "  olmak ne kadar zordur kim bilir.

Fikriye okurken Fikriye oldum, Latife okurken Latife.

Fikriye'nin suskunluğuna kızdım Latife'nin yüksek sesine. Ama hep anlamaya çalıştım. Kitapta iki kadının birbirini anlamaya çalışması gibi.

Anladım da sanki,ne yalan söyleyeyim Latife bize daha yakın geldi, daha insani. 

Fikriye ise Ata'ma daha yakın. (25inde1anne) 
Fikriye ile Latife- Melike İlgün: Kitabı ilk aldığımda Mustafa Kemla'in sadece aşk hayatını okuyacağımı düşünmüştüm. Aslında gerçekten de aşk hikayesini anlatsa da yanında Mustafa Kemal'in çocukluğundan, daha doğrusu Fikriye'den vefatına kadar Paşa'nın yaşantısını, yaşamı boyunca çektiği sıkıntıları, başarılarını keyifli bir solukla okuyarak öğrendim. (Busenur Demirel) 
--reklam--
Fikriye ile Latife PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Melike İlgün - Fikriye ile Latife kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Fikriye ile Latife PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Melike İlgün Kimdir?
Kanal E, Kanal 6, Radikal Gazetesi, Kanal D ve Show TV'de muhabir olarak çalıştı. Kanal 6'da haftasonu ana haber bültenini, Show TV'de hafta içi her gece yayınlanan Melike İlgün ile Son Haber programını sundu. Kanaltürk'te ana haber bültenini sundu ve haber editörlüğü yaptı. Gazeteport'ta köşe yazıları yazdı. İlk kitabı Kemal'e Eren Kadınlar 2009'da, Enver Paşa'nın Sultanı 2011'de, Bir Başvekil Sevdim 2013'de yayınlandı.

Evli, Ayşe ve Yasemin'in annesi
--reklam--
Melike İlgün Kitapları - Eserleri
Bir Başvekil Sevdim
Fikriye ile Latife
Enver Paşa'nın Sultanı
Kemal'e Eren Kadınlar
Paramparça
Beni Hep Böyle Hatırla
Arı Vızkafa
Salyangoz Sali
Uğur Böceği Uçuç
--reklam--
Melike İlgün Alıntıları - Sözleri
Yorgundu artık, kurmaktan, kendi kendine konuşmaktan, her şeyden bir anlam çıkarmaya çalışmaktan yorgundu. (Enver Paşa'nın Sultanı)
Ah! Naciyeciğim o hıçkırıklarını hala işitiyorum. O yanaklarını ıslatarak dükülen gözyaşlarını hala dudaklarım içiyor. (Enver Paşa'nın Sultanı)
"Keşke şimdi bir otobüste olsaydı. Çocukluğunun uzun otobüs yolculuklarından birinde... Yanından önce elektrik direkleri geçseydi art arda, sonra onlara kavaklar karışsaydı. Muavin koltuğunun üstünde bir kasanın içinde duran küçük televizyonda Kemal Sunal filmi oynasaydı, kimse filmin sesini doğru düzgün duyamasaydı ama herkes her espriyi ezbere bildiği için yeri geldiğinde hep beraber gülüşselerdi. Sonra muavin topkek dağıtsaydı, yanında da isteyene çay, isteyene limonata..." (Beni Hep Böyle Hatırla)
"İnsan onun yanında kendini huzurlu hissederdi. Sanki ocağa çay, kucağa kedi koymuşsun gibi bir huzur." (Beni Hep Böyle Hatırla)
"Eskiyi insanlar hep özlemle anıyor, hayırla yad ediyordu ama eski zaman dediğin de bugün gibiydi işte, iyi de vardı kötü de. Eskiden yaşanılan her ev mutlu değildi ki azizim." (Beni Hep Böyle Hatırla)
Biri Mustafa’yı, diğeri Kemal’i sevdi. İki kadın, bir kahraman, bir büyük hesaplaşma. Öbür dünyada en büyük düşmanınız olduğuna inandığınız bir kadınla aynı odaya kapatıldığınızı düşünün. Hiç kimse yok, O, siz, ve kininiz. O kadar ! (Fikriye ile Latife)
Atlamak kolay, atlamak isteyip de kıyısında durmak zor. (Paramparça)
Bazen garip bir sıcaklık dolar içinize. Bilirsiniz o anın fotoğrafını çekmiştir belleğiniz. Daha sonra, çok sonra hiç ummadığınız bir anda ruhunuza hatırlatmak için... (Paramparça)
“Susmuş kadınların çilesi vardı Fikriye’nin yüzünde. Susmuş, kanayana kadar susmuş, tek bir kişi için avaz avaz susmuş, ama o tek kişiye sesini duyuramamış kadınların mağrur acısı.” (Fikriye ile Latife)
Mutsuzluğu herkes paylaşırdı, mühim olan mutluluğu paylaşmaktı. (Bir Başvekil Sevdim)
"Şairin dediği doğruydu, gökyüzü gibi bir şeydi çocukluk, hiçbir yere gitmiyordu." (Beni Hep Böyle Hatırla)
Demek büyümek, gitmek isterken kalmak, bağırmak isterken susmaktı. (Enver Paşa'nın Sultanı)
"Değişmek mi istiyorsun, git değiş. Kendine mana mı arıyorsun, git bul. Ben senin günah çıkardığın papaz, içini döktüğün psikolog, akıl sorduğun yaşam koçu, maziyi yad ettiğin sıkı dostun değilim. Ben senin bitki çayın değilim. Ben senin yara bandın değilim. Ben senin ayna çiziğin değilim. Ben senin hiçbir şeyin değilim." (Beni Hep Böyle Hatırla)
Gözlerini sımsıkı kapadı, kapadı ki Naciye dolsun içine... (Enver Paşa'nın Sultanı)
... nasıl bir elektrik , parmak uçlarımdan ense köküme kadar nasıl bir karıncalanma , anlatamam sana. Birden al bastı yüzümü , damarlarımda kan değil , ateş dolaşıyordu sanki ... ( Fikriye ) (Kemal'e Eren Kadınlar)
Bir şiir okudum, bedelini kaç hayat ödedi! (Paramparça)
Siz ruhumdan, değil böyle kıymetli eşya, belki yalnız ellerinizin temas ettiği kağıt parçası gelmiş olsa bile yeniden hayat bulmuşa dönüyorum. (Enver Paşa'nın Sultanı)
"Sustum ve bekledim. Taş olana kadar sustum. İnsana bazen ne garip bir güç geliyor, değil mi? İçinde depremler olurken o kadar sessiz kalabilmek ne garip! Taş olmak, duvar olmak, içi boşaltılmış bir çuval gibi öylece kalakalmak... İçinde sürekli bağırıp dururken susabilmek, dudakların kanayıncaya kadar susabilmek... İnsan kararıyor öyle zamanlarda. İçindeki karanlık, yüzüne, ellerine, bakışlarına vuruyor." (Fikriye ile Latife)
"Doğruydu, bambaşka biriydi artık. Masumiyetini özlemişti en çok. Hayatı siyah ve beyaz gördüğü zamanları. Oysa şimdi o kadar griydi ki her şey." (Bir Başvekil Sevdim)
"Bu güzel saçları hakiki olarak öpüp koklamak için başınızı ellerim arasına alıp, kalbim üzerinde istirahat ettirmek nasip olacak mı?" (Enver Paşa'nın Sultanı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/fikriye-ile-latife-melike-ilgun-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)