# Filozof - Muzaffer Oruçoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Filozof kimin eseri? Filozof kitabının yazarı kimdir? Filozof konusu ve anafikri nedir? Filozof kitabı ne anlatıyor? Filozof PDF indirme linki var mı?  Filozof kitabının yazarı Muzaffer Oruçoğlu kimdir? İşte Filozof kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/filozof-muzaffer-orucoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-21T15:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-10-21T15:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/21/muzaffer-orucoglu-kimdir-muzaffer-orucoglu-kitaplari-ve-sozleri-338468.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Muzaffer Oruçoğlu 
 Yayın Evi: Patika Yayınevi 
 İSBN: 9786058378346 
 Sayfa Sayısı: 336 
--reklam--
Filozof Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Filozof; delirmiş insanın, deliliği filozofi bir durum olarak gördüğü ve normalliğin ahlâkını, tarihini, yaşam düsturunu ironik bir dille tiye aldığı bir durumun romanıdır. Mekân, mağara ve dağlardır. Mağaradan bir türlü çıkamadığımı söyleyen okurların ve romanda adı geçen delilerin kulakları çınlasın.
Normal bir dünyaya, normal bir zeminde kalarak itiraz edemezsin. Bu roman özünde, görünen resmi devlete ve onun varlık şartına, yani henüz fark edilmemiş büyük ürkütücü gücüne, sivil devlete yönelmiş bir deli itirazıdır.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Filozof Alıntıları - Sözleri
Işık,mağaranın ağzında yoğunlaşan karanlığı,dogum sancısı gibi zorluyordu.usuldan kalkıp oturdu filozof.kayalara Çelik bilyeler gibi düşen baykuş çığlıklarına kulak verdi.
 "Şimdi nereyi bombalıyor bu adamlar"diye mırıldandı."Amerikan Başkan'ı ters yerinden mi uyandı? I Adamın elleri gayesini yitirmiş. Olur olmaz yerlere bomba atıyor.nerde bizim yedi ulular?
Hey hatayii , Fuzuli , pirsultan , kul himmet ,virani, yeminiii nerdesiniz"?
Mağaranın önüne çıkmıştı yine sakalı titriyordu.
"Sayınız yedi dir. Dünya yedi günde yaratıldı. Amerikan Başkanı yedi günde yok edecek bu dünyayı. Çıkın cemaati toplayın. Tavır koyun yahuuu."
 Sustu uçurumlardan gökyüzünden gelen sesleri dinledi
"Sizde birsey yapamazsınız"diye mırıldandı usuldan.sesi karıncalı ve hüzünlüydü
"Adınızda meymenet yok ki.... Yemini. ne demek yemini? Yemin eden değişmemeye karar vermiş demektir.
Yemin eden,yemin kadar katılaşır. Virani . Ne demek virani? Viran Adam himmet etmeye kalkışsa kul yaratır. Kulu olan efendi kullaşır.
Pir sultan.hem pir. Hem sultan. Olmadı. Pirlikle sultanlık bir arada gitmez. Ben ne pirim ne sultanım.bilgi aleminin sultanıyım. Fuzuli. Bir Adam kendini Fuzuli ilan etmişse bilin ki o büyük adamdır. Hatayi. Allah,Allah. Ne demek hatayi ? Bu Adam ya çok hatalıdır yada Hataylıdır...............
İnsandan önce Hayvan vardı. Dünya hayvanlardan, hayvanlar ise dünyadan memnundu. İnsanın ortaya çıkmasıyla herşey allak bullak oldu.tanrı bu durumu düzeltmeye çalışırken, kadın ortaya çıktı. Tanrı nın morali bozuldu. Herşeyi yüz üstü bırakarak göğün derinliklerine çekildi.
'Bu Dersim'de Bir bakıl da bizim köyde vardı 'dedi.'yirmi yirmibeş yıl önce öldü.Oda çok köy değiştirdi.Ellerini arkasına bağlar,usul adımlarla dolaşırdı.Gördüğü her öküzle konuşurdu'.
'Veeey' diye güldü koca karı,sofrayı hazırlarken.Kimseyle konuşmazdı' diye sürdürdü filozof: Köylüler onunla konuşmaktan korkardı.köyde birinin öldüğünü duydu mu "anasına salladım,oda gitti " derdi.Çok iyi hatırlıyorum,gencecik bir delikanlıydım. Köyün öğretmeni öldü.Bakıl tek başına bizim evin duvarın dibinde oturuyordu.kendisine öğretmenin öldüğünü söyledim. Sinek kovalar gibi elini salladı. "Anasına salladım,oda gitti " dedi.
"Rezil adammış" dedi kocakarı:"ölenin anasının ne günahı var.Ölene sövse"
 Filozof ortaya atılan görüşün felsefesini kavramak için sustu ve düşündü.
 " Dayım'ın ölüm haberini de ben verdim bakıl'a.Köyün Çeşmesinde yüzünü yıkıyordu.Haberi duyunca "Anasına salladım, oda gitti" dedi. Her Ölene salladığı için zoruma gitmedi.Köyde kimse Bakıl'ın evine gidemezdi. Gidene: 'öldügümü mü sandın ? Madem geldin, gel kertigimi ye de git " derdi.Hiç utanmadan.
Xıdo,köyün en iyi insanıydı.xıdo nun ölüm haberini de ben verdim Bakıl'a.Çınara yaslamıştı sırtını.Gökyüzüne çevirdi yüzünü."Anasına salladım,oda gitti" dedi.
En son Bakıl'ın yatağa düştüğünü duyduk.Genç,ihtiyar ,kadın kız,bütün köylüler toplandı,evin yolunu tuttu. Ben en öndeydim.Korka korka topluca içeri girdik.Yataktaydı,can çekişiyordu.Seksen yıldır,her ölenin anasına sallayan bu adam,acaba kendisi Hakkında ne düşünüyordu. Köylüler , benim konuşmamı istediler. Başucunda toplandık.'Bakıl amca' dedim. 'Ne oluyor,ne düşünüyorsun'?
Gözlerini güçlükle açtı. Başucunda toplanan köylülere baktı.'Analarınıza salladım, şimdi de ben gidiyorum'dedi.Ve az sonra da öldü.
"Güzel adammış" diye güldü zeranikli.Bunu kocakarının çıkışı izledi.
"Rezil adammış! sofraya buyurun ..
Ben ,Şeyh Şamil'in 'serçe parmağı küçüktür,ama onsuz yumruk sağlam yumruk degildir' sözüne inanırım.Her şeyde bir kargaşa vardır.
“Bilgisiz kişi yüksüz eşeğe benzer “
"Kabristan," diye mırıldandı. "Yalnızlığın, itibarsızlığın altın diyarı, nereye gidiyorsun?"
"İnsan olacağıma bir çeten ağacı olsaydım keşke. Dalıma kuşlar konardı hiç değilse."
--reklam--
Filozof İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Filozof PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Muzaffer Oruçoğlu - Filozof kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Filozof PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Muzaffer Oruçoğlu Kimdir?
Muzaffer Oruçoğlu,18 mart 1947’de, Kars’ın Göle kazasına bağlı Büyük Zavot köyünde doğdu. Köyünde ilkokul olmadığı için İlkokulun ilk üç yılını komşu köyün (Küçük Zavot) okulunda, bir yılını kendi köyünde, son yılını da Kars’ta okudu. Kars Orta Okulu’nu bitirdikten sonra, Öğretmen okulu sınavlarını kazanarak Rize Öğretmen okuluna, iki yıl sonra da İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu hazırlık Lisesine gitti. Bir yıl sonra,
 Fen Fakültesi Matematik Astronomi bölümüne girdi. 67’de içlerinde İbrahim Kaypakkaya’nın da olduğu 9 arkadaşıyla birlikte, Amerikan 6. Filosuna karşı yayınladıkları bildiri gerekçesiyle Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’dan atıldı. 68 öğrenci hareketlerine katıldı. 1969’da Değirmen Köyündeki toprak işgaline katıldı ve tutuklanıp Silivri cezaevine konuldu. 1972’de TKP(M-L) kurucuları arasında yer aldı. 1973’de İstanbul’da yakalandı ve ömürboyu hapse mahkum edildi. Tutsaklık yıllarını şiir ve roman yazarak geçirdi. 13 yıl tutsaklıktan  sonra askere alındı. Askerden 40 gün sonra, mayıs 1986’da firar edip, Yunanistan’a kaçtı. Fransa’da iltica etti. Yeniden roman yazmaya ve resim yapmaya başladı. Politik ve edebiyat dergilerin de makaleleri yayınlandı. 1988’ de evlenerek Avustralya’ya yerleşti. Bu kıtada ilkin iki yıllık resim ve heykel kolejini (Greensborough TAFE COLLEGE - NMIT) bitirdi. Daha sonra Royal Melbourne Teknoloji Enstitüsüne (RMIT) bağlı, PUBLİC ART bölümünde üç yıl Resim ve Heykel eğitimi yaptı. Şimdiye kadar toplam 6 ülkede altmışa yakın kişisel resim sergisi açtı. 13’ü roman, 7’si şiir, 2’si masal olmak üzere 30 kitabı yayımlandı. 2011 yılı Abdullah Baştürk işçi edebiyat ödülü ,Grizu 4 ciltlik romanına verildi.Halen Avustralya'da yaşamaktadır.
--reklam--
Muzaffer Oruçoğlu Kitapları - Eserleri
Tohum
Dersim
Çıplak ve Özgür
Mengene
Kangurular
Gül, Demir ve Çığlık
Brunswick Delileri
Grizu 1
Filozof
Newroz
Karyaditler
Grizu 2
Baba İshak Destanı
Uçurum Geyikleri
Grizu 3
Mavi Munzur Masalları
Grizu 4
Çatlaklar ve Kesitler
Büyücüye Mektuplar
Maymun Düğünü
Sevdalı Kız
Mengene
Işıltılar İmgeler
Eşrefoğlu Al Haberi
Denemeler
Devlet ve Komün
Lâl Dili
Aşk ve Işık İçinde
Falaris Prelüdleri
Sanat Edebiyat Yazıları
Dangalak
Demirin ve Ateşin Dilinden
Huruç
Kaypakkaya - Akıl ve Aksiyon Duygusu
Çatlayan Süt Sessizliği
Işıltılar İmgeler
--reklam--
Muzaffer Oruçoğlu Alıntıları - Sözleri
Sevdim mi gözlerim çoğalır, sevdiğimin her yerine dağılır. (Grizu 1)
Gözün geride kalmasın. Zaten yaşadığın kadar yaşadın. Siktir et gerisini. (Grizu 2)
"Dünya değişti. Aletler artık kendi dışlarındaki elleri değil, kendi içlerindeki teri dinliyorlar. Ekmekler büyüyorlar, açlığı ve parayı yiyorlar." (Sevdalı Kız)
Kadının kendi altın krallığını yitirerek köleleşmesi tarihin en hazin, en ilginç ve en büyük öyküsüdür. Mülkiyetin ve mülkiyet duygusunun olmadığı güneşin ve suların, özgürlüğü pırıl pırıl bir kahkahayla selamladığı çağda, kadın insanlığın ikiden çok memelerle sembolize edilen - bereket kaynağı, komünal ve cinsel hayatın biricik kahramanıydı. İlkel insanın gözünde, insan denilen tılsımlı muammayı, doğanın en değerli varlığını, hatta kabileyi doğuruyordu. O kolektif hayatın, aşkın ve sevişmenin tüm alanlarına egemendi. Cinselliğe ilişkin hiçbir tabu, hiçbir kan bağı engeli, buyruk söz konusu değildi onun için. Kendi içinden çıkan tek bir buyruğa uyuyordu sadece; sevmek, istemek ve hoşlanmak buyruğu. (Karyaditler)
“Asırlar geçmiş aradan, bilincimiz, yaratıcı gücümüz, gönencimiz kurtulamamış hâlâ... Kurtulamamış şu lanetli şehvetin, servetin ve şiddetin hükmünden.” (Baba İshak Destanı)
İnançtır bu
Tanı yavrum
Sevaptır pırıl pırıl
Demire tırnakla
Duvara kanla yazılır

Acılardan süzülür
Canı can
Zindan zindan içinde
Beton gülüdür
Bükülmez
Bükülmez yavrum
Cellat suratlara tükürür
Ve alnı şafağa doğru
Darağacına yürür (Demirin ve Ateşin Dilinden)
Acılar kolay unutulur, aynalarda görünmezlerse. (Grizu 1)
"Donsuz dolaş fakat boynunu zalimlerin önünde eğme, bawo." (Dangalak)
Dünyanın tüm güzelliklerini
Davet ettim soframa
Başköşeye kuruldu orostopolluk
Teşrif etti hançeriyle ihanet
Alçaklık yanıma oturdu
Gülümsedi gözlerime gözleriyle puştluk Kadehlerde pırıl pırıl bir rakı
Şerefe dedi şerefsizlik. (Mengene)
-Ama bir bakışta çarpılıp aşık olanlarda var...
-Pek sağlam bir aşk denmez ona. Sağlam aşk, çok yönlü derinlemesine tanımaya dayanır. (Tohum)
Yaktıklarına ben de inanıyorum. Işıyan her şeye saldırıyorlar. Aydınlığın zerreciğinden bile ödleri kopuyor. (Gül, Demir ve Çığlık)
Acıdı galiba
Açtı mazgalı
Tek bir taze incir sundu asker
Tarifsiz bir minnettarlıkla aldım
Masamın üzerine koydum oturdum
Seyrine durdum.

"Korkuyorum," diye fısıldadı incir
"Benzinde safran sarısı ayaklarında zincir
Obur obur bakıyorsun ballanışıma
Yıllardır yememişsin belli ki
Zordur dağılmadan sana direnmek
İçimde var bin kırmızı çekirdek
Kolay değil
Tüm çekirdeklerimi ezerek
Beni yemek." (Lâl Dili)
Her insan, kaçıp sığınabileceği içi boş bir insan arıyordu. (Grizu 3)
“Kitap yasağı, bu tip aydın insanlarda okuma susuzluğu yaratır. Bunlar için en büyük işkence, yasaklarla, kısıtlamalarla yaratılan kitap işkencesidir belki de” diye düşündü. (Gül, Demir ve Çığlık)
"Hataları kavramazsak, hatalar bizi kavrar." (Kaypakkaya - Akıl ve Aksiyon Duygusu)
Savaş, tarihte olduğu gibi şimdide de bir kâr kapısı. Ama İnsanlık kendi tarihinin hiçbir döneminde paraya bu denli düşman ve bu denli de tutkun olmadı. (Çıplak ve Özgür)
Gözlerini gösterme, hemen anlar, çünkü sevdalısın. (Sevdalı Kız)
Kırımlara, yangınlara, sürgünlere hazır olun. (Dersim)
Gece seyrimdesin
Gündüz gönlümde
Unutamam
Vurgunum hasretine
Hasretine gelinim.

Akrep gömecine
Bal işleyensin
Ayva gibi ağlayıp
Nar gibi gülensin.

Öyle melül
Öyle mahzun olma
Uğruna yangın olup
Sevdasına yeldiğim.

Gelir günler gelir
Domurur uç verir bilincin
Başı dik
Kızıl pençeli
Şahin olur güvercin. (Demirin ve Ateşin Dilinden)
Yaşamın katı, geri ve çirkin yanlarıyla çatışmak, yaşamın kendisinden daha güzeldir. (Çıplak ve Özgür)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/filozof-muzaffer-orucoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)