# Geç Kalan Adam - Sefa Kaplan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Geç Kalan Adam kimin eseri? Geç Kalan Adam kitabının yazarı kimdir? Geç Kalan Adam konusu ve anafikri nedir? Geç Kalan Adam kitabı ne anlatıyor? Geç Kalan Adam PDF indirme linki var mı?  Geç Kalan Adam kitabının yazarı Sefa Kaplan kimdir? İşte Geç Kalan Adam kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gec-kalan-adam-sefa-kaplan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-06T19:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-07-06T19:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/06/sefa-kaplan-kimdir-sefa-kaplan-kitaplari-ve-sozleri-263435.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Sefa Kaplan 
 Yayın Evi: Doğan Kitap 
 İSBN: 9786050917741 
 Sayfa Sayısı: 563 
--reklam--
Geç Kalan Adam Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Şair, yazar, gazeteci Sefa Kaplan (1956), lise son sınıfta okurken Huzuru birdenbire ellerinde bulmasıyla başlayan, Ahmet Hamdi Tanpınarın hocalık yaptığı kürsüde asistan olabilmek amacıyla İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine girmesiyle devam eden ve bugüne kadar şiddetini ve yoğunluğunu artırarak bir ömürdür süren Ahmet Hamdi Tanpınar hayranlığını, dikkatini, ilgisini şimdilik bu kitapla noktalıyor. 

 Şurası bir hakikat ki, Geç Kalan Adam bir Tanpınar biyografisi. Ama, Hayatı-Sanatı-Eserleri kalıbını izleyen bildik yazar biyografilerinin bir hayli dışında ve üstünde. Tanpınarla Kaplanın mektuplaşmalarını da içeren, alışılmışın dışındaki romanvari yapısı, elimizdeki metnin biyografi olmaktan çıkıp neredeyse bir otobiyografiye dönüşmesini sağlıyor. Biyografi yazarı olarak Kaplanın, Tanpınarı Tanpınar yapan efsanevi üsluba müthiş hâkimiyetini de her sayfada apaçık görmemiz mümkün. Böylece, 20. yüzyılın (neden söylememeli: gelecek yüzyılların da!) Türkçesinin bu büyük ve özel yazarının bütün hayatında ferdî saadet ile fikrî saadet arasındaki huzursuz gidiş-gelişlerini, sadece o kadar istediği halde ancak 52 yaşında gidebildiği Parise değil her yere ve her şeye geç kalışlarını, bir Tanpınar romanı içinde yol alırmışçasına ve herhalde onun da seveceği bir film seyreder gibi takip ediyoruz.

 Yazar hakkında:
 Sefa Kaplan, 1 şubat 1956da Çorumda doğdu. Çocukluğu ve yeniyetmeliği Samsun, Konya, Urfa ve Ankarada geçti. Gazi Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümünü son sınıfta bıraktı. Bir süre edebiyat ve Türkçe öğretmenliği yaptıktan sonra gazeteciliğe başladı. "Nokta" ve "Aktüel" dergilerinin de aralarında bulunduğu pek çok yayın organında görev yaptı. 1995-2000 yılları arasında Londrada yaşadı. Halen "Hürriyet" gazetesinde çalışıyor.
--reklam--
Geç Kalan Adam Alıntıları - Sözleri
“Bizler çocukluğu bedbaht geçtiği için hayatına ve etrafına küskün yaşayan,eşya ile dahi barışamayan bîçarelere benziyorduk.”
Her on beş günün sonuna doğru hemen herkes birkaç defa matbaaya uğruyor,makinelerin uğultusunu kendi bedenlerinin dışında vurulan kalpleriymiş gibi dinliyor,mürekkep korkusuyla sarhoş oluyordu.
Şurası da vardı ki, insan biraz da teneffüs ettiği coğrafya ve tarihin, bu iki unsurun teşekkülüyle bütün bir zihniyet dünyası mânâsına gelen iklimin eseriydi.
Doğu ile Batı arasında bocalayan kalabalıklara hakiki hüviyetlerini kazandırabilmek için de düşünceyi kanatlandırmak icap ediyordu...
Bütün büyüklüklerimiz, bütün büyüklenmelerimiz, zaman karşısındaki küçüklüğümüzü hatırladığımızda anlamını kaybediyordu.
Başka bir dilin yahut dinin içine doğmak mıydı bütün mesele, başka bir coğrafyanın, başka bir tarihin, hatta başka bir yurttaşlık bilgisinin içinde filizlenip boy vermek miydi?
Bir kez daha, insan zihninin mukayese yapmadan herhangi bir hareketin yahut fikrin peşinden koşamayacağını hatırladı.
Bir medeniyetten diğerine geçmeye çalışırken yaşanan zihniyet ve iç insan buhranı, bütün canlılığıyla daha ziyade böyle şeylerde gösteriyordu kendisini. Sadece yaptığımız işlerden değil, o işlerin dayandığı, hız aldığı prensiplerden de şüpheleniyor, bu şüphenin arkasından meselenin kendisiyle ilgilenecek yerde, şaka denilebilecek kadar hafif şeylerin peşine düşüyor yahut bu mühim ve hayatî meselelerin mahiyetini değiştirip şaka haline getiriyorduk.
İnsan, ister kendi elleriyle yaratmış olsun, ister başkaları tarafından yaratılanı kabul etmiş olsun, isterse ilâhi bir güç olarak tasavvur etsin Tanrı'sının takdirine muhtaçtı. Kimi zaman bir dua, kimi zaman bir âyin, kimi zaman bir ilâhi, kimi zaman da Tanrı'ya adanmış mimari bu takdirin yerini tutuyor, en azından insandaki bu ihtiyacın bir bölümünü tatmin ediyordu.
Çünkü bizde sadece sokakta değil, üniversitede de kıymetler altüst olmuştu. Sokağın kıymet verdiği şeylere üniversite bütünüyle kayıtsızdı, üniversitenin önemsediği şeyler ise sokak için hiçbir mânâ ifade etmiyordu.
Üzerinde eski yazı ile yemek tarifi de bulsa yerden alarak önce öpüp başına, sonra da bir duvarın üstüne koyan gelenek ise kitabın hayatın bir tarafını teşkil etmesini engelliyordu. Saygıyla birlikte bir miktar da korku vardı galiba bu davranış tarzında.
Hakikat şuydu ki, biz yaşadığımız şehrin de, hayatın da sahibi değildik. Şehrin içinde, birkaç saatin ardından ziyaretine son verecek bir misafir gibi oturmakla yetiniyorduk ve hayatı da tamamen tesadüflerin seyrine bırakmak dışında bir şey yapmıyorduk. O tesadüfler bizim istediğimiz istikamette ilerlemediği zaman ise tevekkülü çoktan unutmuş, şikayetlerimizin serin gölgesine sığınıp tesbih çekiyorduk.
Hayatta uğradığımız güçlüklerin mühim bir kısmı az çok kafamızı meşgul eden ilk fikirden bir türlü silkinip çıkamayışımız ve bir sonraki hamleyi lazım gelen ciddiyet ve isabetle yapamayışımız yüzünden değil midir?
Fakat ne çıkar, can sıkıntısı esasen bir ihtiyaçtır ve içimizde her gün biraz daha büyüyen boşluğu doldurmak bakımından da hatta elzemdir.
--reklam--
Geç Kalan Adam İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ahmet Hamdi TANPINAR üzerine yazılmış çok sayıda kitap okudum. Yazarın Tanpınar ile ilgili yapmış olduğu tahlilleri başarılı buldum.Kitap sürükleyici, akıcı ve etkileyici olmuş.Eserin başlığında belirttiği gibi geç kalan yazarın eşik sürecini anlatarak yaşamış olduğu huzursuzluğun sancılarını dile getirmiştir. (Yiğit Poyraz) 
--reklam--
Geç Kalan Adam PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sefa Kaplan - Geç Kalan Adam kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Geç Kalan Adam PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sefa Kaplan Kimdir?
Sefa Kaplan, 1 Şubat 1956’da Çorum’da doğdu. Çocukluğu ve yeniyetmeliği Samsun, Konya, Urfa ve Ankara’da geçti. Gazi Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü’nü bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü’nü son sınıfta bıraktı. Bir süre edebiyat ve Türkçe öğretmenliği yaptıktan sonra gazeteciliğe başladı. "Nokta" ve "Aktüel" dergilerinin de aralarında bulunduğu pek çok yayın organında görev yaptı. 1995-2000 yılları arasında Londra’da yaşadı. Halen "Hürriyet" gazetesinde çalışıyor.
--reklam--
Sefa Kaplan Kitapları - Eserleri
Bir Bilim Adamının Serüveni - Celal Şengör Kitabı
Geleceği Elinden Alınan Adam - Oğuz Atay
İntihar Şiirleri
Mecusi Şiirleri
Geç Kalan Adam
O Manşetler
Olaylar ve İnsanlar'ın Peşinde Bir Ömür
Açık ve Gizli Oturumlarda Lozan Tartışmaları
Oğuz Atay Sözlüğü
99 Sayfada İstanbul Depremi
Recep Tayyip Erdoğan
Küçük Karşılaşmaları Katlanılır Kılma Sözlüğü
Şiirler
Derviş'in Siyaseti Siyasetin Derviş'i
Disconnectus Erectus (2+1)
Londra Şiirleri
Öyküler Seni Söyler
Sevda Sürgünleri
Gözleri Görmeyen İki Adam Cemil Meriç - Jorge Luis Borges
Mehmet Ağar
Ahmet Hamdi Tanpınar Sözlüğü
Susanlara Hiçbir Şey Sormayınız
Terörün Soldurduğu Yıllar
Tarih Tereddütten İbarettir
Batılı Gezginlerin Gözüyle İstanbul
Türk Yazarlarının Gözüyle Dünya Kentleri
--reklam--
Sefa Kaplan Alıntıları - Sözleri
Her on beş günün sonuna doğru hemen herkes birkaç defa matbaaya uğruyor,makinelerin uğultusunu kendi bedenlerinin dışında vurulan kalpleriymiş gibi dinliyor,mürekkep korkusuyla sarhoş oluyordu. (Geç Kalan Adam)
yaraya merhem olur mu, umudum yok gerçi ama
bütün çalar saatleri yeniden kurmalıyım. (Mecusi Şiirleri)
Kapıda nikah şekerlerini tutan iki genç insanın simaları da hayli tanıdıktı üstelik Olric: Engin Ardıç ve Ayhan Aktar. (Oğuz Atay Sözlüğü)
acıdır anayurdu aşkın
bir firâr kadar hırçın. (Şiirler)
Her şey hayvani bir intikam duygusuyla harcanır.
Düşüncenin ince bedeninden denize serilmemiş bedenler. (İntihar Şiirleri)
Belki memleketin geniş ovalarında ve ovaları kadar güzel olan dağlarında hayal gücü zengin insanlar vardı da, hayal gücünün bir kabiliyet olarak edebiyata, sinemaya, televizyona, gazeteye, işlenen cinayetlere ve intiharlara yansıdığını söylemek zordu. (Sevda Sürgünleri)
muhteşem yalnızlığım herkesi korkutuyor (Şiirler)
Yaşlılık en büyük yalnızlıktır. (Gözleri Görmeyen İki Adam Cemil Meriç - Jorge Luis Borges)
Anlaşılmıyor sahiden de bazı şeyler yaşanmadan, yaşlanmadan. (Mecusi Şiirleri)
Altı çizili satırlar da, sayfa kenarına alınış notlar da hayati daha kolay kılmak yerine, daha karmaşık r hale getirmişti. (Gözleri Görmeyen İki Adam Cemil Meriç - Jorge Luis Borges)
gönlümün bukağısı gözlerindir gülüm (Şiirler)
Sadece, Rus olduğunu çok sonradan öğreneceği bir yazarın karşısında ne yapacağını bilmez bir şekilde yalnız kalacak ve bu çaresizliğin verdiği bezginlikle çırpınıp duracaktı. Her romanıyla biraz daha büyülendiği bu yazarın kitaplarının sonunu yahut ortasını tahmin etmek neredeyse imkansızdı. Neticede, bütün çabaları boşa gidiyor ve bu kitaplara uygun bir final bulamıyordu bir türlü. Aklına gelenler de, yeni bir hayal kırıklığı yaşamasına yol açıyordu zaten. "Şimdi seni yakaladım" dediği bütün durumlarda, yazarın farklı bir hamlesi ya da manevrası tahayyül bile etmediği değişik bir iklime sürüklüyordu bütün roman kahramanlarını. Bir kaç sayfa okuması, yanıldığını anlamasına yetip de artıyordu. (Geleceği Elinden Alınan Adam - Oğuz Atay)
Propagandaya kapılmak, Goebbels'in dediği gibi, kendi yerine düşünecek, meseleleri halledecek birini bulmanın rahatlığından ileri gelir. (Bir Bilim Adamının Serüveni - Celal Şengör Kitabı)
Resmetmeye çalıştığımız dünyadaki koyu renkler bazıları için açık, bazıları için gri, bazıları için de karanlık olabilir. (İntihar Şiirleri)
Sahibi gereğinden fazla çok, ağlayanı ise bu kadar az bir memlekette, kaç çocuğun korkuyu beklerken veya ruhunda büyütürken çıkmaz sokaklarda savrulup gittiği bilinebilseydi eğer, belki de değişirdi bazı şeyler. (Geleceği Elinden Alınan Adam - Oğuz Atay)
Eğer bir gazete ekonomik olarak zarar ediyorsa ve bu zararını baş­ka yerlerden kapatmaya çalışıyorsa, o gazete bağımsız değil­dir. Çünkü mecbursun bir yerden para bulmaya. Nereden pa­ra bulacaksın? Türkiye'de para nereden bulunur? En kötü ih­timal tefeciden bulunur, sonra bankalardan, devlet bankala­rından daha çok bulunur. Sen bu kredileri düşük faizle aldı­ğın zaman, bu durum seni o parayı aldığın yere bağımlı kılar.
O yer neresidir? Elbette siyasi iktidardır. (Olaylar ve İnsanlar'ın Peşinde Bir Ömür)
Şurası da vardı ki, insan biraz da teneffüs ettiği coğrafya ve tarihin, bu iki unsurun teşekkülüyle bütün bir zihniyet dünyası mânâsına gelen iklimin eseriydi. (Geç Kalan Adam)
Fakat ne çıkar, can sıkıntısı esasen bir ihtiyaçtır ve içimizde her gün biraz daha büyüyen boşluğu doldurmak bakımından da hatta elzemdir. (Geç Kalan Adam)
Kurtardık hiç değilse
Karanfilleri ezilmekten ayaklar altında. (Mecusi Şiirleri)
Oysa, çocuk canlı bir şeydi; ilgiye, sevgiye, şefkate, anlayışa ve iradeye muhtaçtı Olric. (Oğuz Atay Sözlüğü)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gec-kalan-adam-sefa-kaplan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)