# Gece Hayatım - Adalet Ağaoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Gece Hayatım kimin eseri? Gece Hayatım kitabının yazarı kimdir? Gece Hayatım konusu ve anafikri nedir? Gece Hayatım kitabı ne anlatıyor? Gece Hayatım PDF indirme linki var mı?  Gece Hayatım kitabının yazarı Adalet Ağaoğlu kimdir? İşte Gece Hayatım kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gece-hayatim-adalet-agaoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-02T08:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-04-02T08:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/02/adalet-agaoglu-kimdir-adalet-agaoglu-kitaplari-ve-sozleri-191440.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Adalet Ağaoğlu 
 Yayın Evi: İş Bankası Kültür Yayınları 
 İSBN: 9789944884563 
 Sayfa Sayısı: 170 
--reklam--
Gece Hayatım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Her gündüz geceye hazırlıktır esasen. Gündüzleri dağ başlarında, akarsu kıyılarından, derin deniz diplerinden, uçsuz bucaksız vadilerden, hayatın külfetleri kadar nimetleriyle de harmanlanmış kent meydanlarından, modernizmle postmodernizm arasında giderek daralan bir alanda talan edilmiş işyerlerinden edindiğimiz çoğu gereksiz yüklerle tutarız gecenin yolunu. Gece, geniş kollarıyla güvenli bir sığınak olmuştur hep, ana rahmini hatırlatan bir taraf olması biraz da bundandır belki. Bindiğimiz mumdan kayıklar, gecenin ateşten dehlizlerinde erimek şöyle dursun, yepyeni varlık alanları edinir kendisine. Cahit Sıtkı'nın, "Gece bir sebep değil belki bir neticedir" mısraının gerisinde yatan sır da muhtemelen buradadır.

Ve aşklar, geceye yargılı su sarnıçlarıdır biraz da. Sızdırdıkları suyun mahiyeti değil, meziyeti belirleyecektir gecenin derinliğini ve o derinliğe aşina olması gereken aşklar, gündüzün hasarlarından kurtarabildikleri oranda kendilerini, onarabildikleri oranda kanayan yerlerini, yepyeni dirimlere dair yepyeni sözler verebilecektir birbirine. O derin sözlerin geceye ait olması bile başlı başına bir anlamlar manzumesidir zaten. Orada öylece durup bekler her biri bir suretten arta kalan aynalar, serinliği kendine yakıştıramayan saten çarşaflar ve ışıltılı bir ten...

Yazarların yazdıkları kadar, belki ondan ziyade, yaşadıkları da ilgilendirir bizi. O hayatların, o yaşantıların geceye ait bölümü, daha bir mercek altındadır sanki. Düşlerin ve düşüşlerin eşlik ettiği geceler, okurun açmaya korktuğu veya sürekli ertelediği bir penceredir kimi zaman da Çünkü çiğ sahne ışıkları, yazıdan ve yazardan yana olmamıştır hiçbir zaman Misak-ı Milli sınırları dahilinde...

Gece Hayatım'ı benzersiz kılan sadece ülkenin mevcut koşulları değil, o koşullara rağmen direnişin ve başkaldırının burcunda duran Adalet Ağaoğlu'nun cesaretidir de...
--reklam--
Gece Hayatım Alıntıları - Sözleri
" asıl yalnızlık gece hayatlarının yalnızlığıdır..."
"Sakın rüyalar gerçek, gerçekler rüya olmasın?"
"Bu bir siyasi davadır ve siyaset, adaletle en küçük ilgisi bulunmayan bir mekanizmayı işler!"
"Derin sessizlik. Kuyu gibi. Şimdi beni artık bu sessizlik korkutmakta."
Kimimiz yerde, çamurlardayken de, gökyüzünde yıldızlara bakar.
 Oscar Wilde
Gece yaşanınca gündüz ölüyor.
Biz bu hayatın sevinçlerinde de nasıl yalnızız!
Yıldızlar ne kadar yakındı başıma/ Ne kolay gelirdi bana
Gülmek, şarkı söylemek/ Sonra, sonra seni düşünmek yanı başımda...
Zaten, çevremize çekilmiş sınırların dışına doğru yarım adım atan hepimizin göğsü üzerine çökülmüştür. Hoyratlık ve şiddet ortalıkta kolgezmektedir. Bizler bunu yazarak, yaratarak, yayınlatarak aşmaya çalışıyoruz. Kendi adıma söyleyeyim; yazı benim bedeli ödenmiş, olabilecek tek özgürlük alanım.
Yıldızlar ne kadar yakındı başıma
Ne kolay gelirdi bana Gülmek, şarkı söylemek
 Sonra, sonra seni düşünmek yanıbaşımda..
Gece hayatı gerçek bir yalnızlıktır. Kimse elinden tutamaz, sen kimsenin elinden tutamazsın; asıl yalnızlık gece hayatlarının yalnızlığıdır...
İçime doğru ağlıyor, ağlıyorum.
Ağlıyor, ağlıyorum.
Siyaset, adaletle en küçük ilgisi bulunmayan bir mekanizmayla işler!
Ölmeye Yatmak'ta bu rüyanın geri kalanını romana göre uydurmuştum. Bu da zaten “Ey Türk Gençliği, birinci vazifen..." öğretisiyle beslenmiş insanlarının ataerkil değerlerle bezeli toplumdaki dişi üyesi için güç bir şey değildi. “Ne yazık ki bütün erkekler Atatürk kızlarının erkek kardeşleri olamamışlardı! Mustafa Kemal’in onların neden sevgililerimiz de olabileceğinden sözaçmamış bulunmasını anlamıyor değildim, ama hâlâ da soruyorum: Neden? Kendisi kadınlara hiç de kızkardeşleriymiş gibi bakmadığına göre? Hoş, bana kalırsa, Halide Edip de, onbaşı rütbesini taşırken bile, ona erkek kardeşi gibi bakmamıştır. Bütün kadınlar dönemlerinin parlak adamlarına tutulurlar. Aydınları aydın ünlülerine, ötekiler para ünlülerine!
Ben de roman yazıyordum ve bu arada kurup kaldırdığım sofraları, ocakta unutup yaktığım yemek tencerelerini; günlük hayatla yaratı sancıları arasında açılan uçurumu bile düşünmüyordum. Romanlık bir rüya sahnesine romanlık bir final arıyordum ve hep gökte arıyordum.
--reklam--
Gece Hayatım İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Gece Hayatım: "Gece Hayatım" kitabı, Adalet Ağaoğlu'nun 4 veya 5 yaşlarından 1995 yılına kadar görmüş olduğu kâbusları, rüyaları anlatı türünde yazmasıdır. Rüyasında, Mustafa Kemal Atatürkten Goethe'ye, Tarık Akandan Erdal İnönüye, Türkan Şoraydan Yıldız Kentere kadar bir çok kişi geçmektetir. İyi okumalar (Murat Özcan) 
Gece Hayatım Kitabının İncelemesi: Alışılmışın dışında bir eser. Rüya anlatımı konusunda yazılmış çok fazla eser olduğunu bilmiyordum. Ancak Adalet Ağaoğlu kitabın başındaki giriş bölümünde rüya anlatımı üzerine yazılmış kitaplar hakkında bilgi veriyor. Örneğin Asiye Hatun'un 16. yüzyılda kaleme aldığı rüyaların bulunduğu Rüya Mektupları ve Enis Batur'un Bu Kalem Bukalemun kitabı gibi. Ve yine giriş bölümünde rüya metinleri üzerinden nasıl bir anlam çıkaralabilceği ve rüyaları kaleme alırken nasıl bir üslup kullanılacağı ve geçmişte rüyalarını yazanların nasıl bir üslup kullandıkları hakkında epeyce bilgi verilmiş. Kitabın ismi yüzünden bazı gazetelerde çıkan yazılara da değinilmiş. Ayrıca Adalet Ağaoğlu gördüğü rüyaları kendi eserlerinde de kullandığını ve kendi eserlerindeki bir rüyanın bir arkadaşına ait olduğunu da yazıyor. Adalet Ağaoğlu'nun rüyalarına gelecek olursak birçok rüyasında dönemin olaylarının bilinç altında yarattığı etkiyi görebiliriz. Örneğin Uğur Mumcu'nun suikaste uğraması, Madımak Katliamı gibi olayların Adalet Ağaoğlu'nun rüyalarında yer edinmesi gibi. Bunun yanında rüyaların birçoğunda hep bir yerlere geç kalmışlık duygusu baskın çıkıyor. Aslında kitap üzerinde psikanalitik duyarlıklı bir yaklaşımla inceleme yapmak ve Adalet Ağaoğlu'nun bilnçaltını dolaşmak epeyce eğlenceli olabilir. Ruhu şad olsun. (Fazıl KURT) 
Çocukluğumdan beri hemen bütün uykularım uyanık. Uykularımı bu kadar uyanık kılan da gece hayatım. Bütün fantazyalara, düşlenmiş hikayelere, insanları sevindirmek, heyecanlandırmak, korkutmak üzere uydurulmuş serüvenlere taş çıkartacak çeşitlikteki rüyalarım; yazabileceklerimden daha renkli, daha akıl almaz karabasanlarım... Yazabilen herkes rüyalarını, karabasanlarını yazsa bunun da bilimkurgu gibi gelecek zamana, gelecek zamanın sosyal antropologlarına, tarihçilerine, ruhbilimcilerine hatta ortada yazarlık diye bir şey kalmışsa, yararı sürüp gidiyorsa, yaratıcılarına minik bir ışıldak işlevi olmaz mı acaba? Eğer akıldışılığın at koşturduğu bir kitap tasarlayacaksan bu neden uykularımı doldurmuş herşeyi anlatmak olmasın?"(Arka kapaktan)

Edebiyatımızda bir çok ödül almış yazarın bu kitabını okumak gerçekten farklı bir deneyim oldu. Anlatı düzeyinde öykü tarzındaki bu bilim kurgusal rüyalar hayal gücünü zorluyor insanın. Yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı üzere, Gece hayatım'dan kastedilen geceleri uyanık görülen çoğu karabasan rüyalar. Yazarın ödüllü #ölmeyeyatmak ile #fikriminincegülü romanlarını da yakında okumayı planlıyorum. (Hayat Bu) 
--reklam--
Gece Hayatım PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Adalet Ağaoğlu - Gece Hayatım kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gece Hayatım PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Adalet Ağaoğlu Kimdir?
Adalet Ağaoğlu (d. Nallıhan, Ankara 1929) romanlarıyla ünlü Türk yazar.
20. yüzyıl Türk edebiyatının en önemli romancılarından biridir. Türkiye'nin değişik dönemlerini ve bu dönemlerin insan hayatlarına etkisini inceleyen eserler vermiştir. Romanları dışında hikaye, oyun, deneme, anı türünde eserler verir.

13 Ekim 1929'da Nallıhan'da dünyaya geldi. Babası, kumaş tüccarı Hafız Mustafa Sümer'dir. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu ve tek kızıdır. Kardeşleri Dr. Cazip Sümer (1925-1975), oyun yazarı, oyuncu Güner Sümer (1936-1977) ve işadamı Ayhan Sümer (1930)'dir.

İlköğrenimini Nallıhan'da tamamladıktan sonra 1938'de ailesi ile birlikte Ankara'ya yerleşti[2] . Ortaöğrenimini Ankara Kız Lisesi'nde tamamladıktan sonra 1950 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu.

Edebiyata ilgisi lise yaşamında şiirlerle başladı, kısa bir süre sonra oyun yazarlığına yöneldi. İlk defa 1946'da Ulus gazetesinde tiyatro eleştirileri yayımlayarak yazarlığa başladı. 1948-50 arasında Kaynak Dergisi'nde şiirleri yayımlandı.

1951-1970 yılları arasında TRTde çeşitli görevlerde bulundu. Ankara Radyosu'nda göreve başladığı yıl ilk radyo oyunu olan "Aşk Şarkısı'nı" yazdı. Raddyo'da görev yaparken tiyatro oyuncusu ve yönetmen dört arkadaşı (Kartal Tibet, Üner İlsever, Çetin Köroğlu, Nur Sabuncu) ile birlikte Ankara'nın ilk özel tiyatrosu olan "Meydan Sahnesi"'ni kurdu[1]. Meydan Sahne Dergisi'ni çıkardı. 1953 yılında tiyatro konusunda görgü ve bilgisin arttırmak üzere Paris'e gitti[1]. 1953'te Sevim Uzungören'le birlikte yazdığı "Bir Piyes Yazalım" tiyatro oyunu aynı yıl Ankara'da sahnelendi. 1954 yılında mühendis Halim Ağaoğlu ile evlenen sanatçı, ilk romanını yazana kadar oyun yazarlığını sürdürdü. Üst üste yazdığı oyunlarla altmışlı ve yetmişli yılların önde gelen oyun yazarlarından oldu. TRT'nin özerkliğine el konulması gerekçesiyle TRT Radyo Dairesi Başkanlığı'ndan 1970 'te istifa eden sanatçı o tarihten bu yana yazarlıktan başka bir işle uğraşmadı. Edebiyat yaşamının bazı dönemlerinde "Remüs Tealada" ve "Parker Quinck" gibi takma adlar kullanmıştır.

İlk romanı Ölmeye Yatmak, 1973'te yayımlandı. Bu ilk romanından itibaren tüm eserleri yoğun tartışmalara konu oldu. Ölmeye Yatmak, daha sonra yazdığı Bir Düğün Gecesi(1979) ve Hayır (1989) adlı romanlarla bir üçleme oluşturdu ve birçok ödül kazandı. Bir Düğün Gecesi ve Hayır romanları yayınlanır yayınlanmaz, ikinci romanı olan Fikrimin İnce Gülü, dördüncü basımında toplatıldı[3]. "Fikrimin İnce Gülü" romanı hakkında, "askeri kuvvetleri tahkir ve tezyif (küçük düşürmek)" suçlamasıyla hakkında 1981 yılında dava açılan Ağaoğlu, iki yıl süren davanın ardından aklandı. "Düğün Gecesi" ise soruşturma aşamasında kaldı[4]. Dönemin üç önemli roman ödülüne layık görülmüş olan Bir Düğün Gecesi adlı roman için ayrıca Aldous Huxley'den aşırma olduğu suçlaması ortaya atıldı ve uzun tartışmalara sebep oldu.

Öykü kitapları, denemeler, anı-roman türünde eserler de yayımlayan Ağaoğlu 1991 yılında Çok Uzak Fazla Yakın'la oyun yazarlığına döndü. 1983 yılından beri İstanbul'da yaşayan Ağaoğlu, halen yazmayı sürdürüyor.

Adalet Ağaoğlu'ile ilgili yazıları bir araya getiren arşiv eşi Halim Ağaoğlu tarafından hazırlanmış ve 2003'te Adalet Ağaoğlu'nun yazarlığının 55. yılı anısına Herkes Kendi Kitabının İçini Tanır adı ile basıldı.

1996'da ciddi bir trafik kazası geçiren ve iki yıl hastande yatan Adalet Ağaoğlu[6] için Can Yücel'insöylediği "Sen Türkiye'nin en güzel kazasısın" sözü [kaynak belirtilmeli], Feridun Andaç'ın Adalet Ağaoğlu ile yaptığı nehir söyleşi tarzında bir kitabın adı oldu. Kitap, 2006'da basıldı.

Ağaoğlu, 1986'da kurulan İnsan Hakları Derneği'nin kurucuları arasında yer almış ancak Temmuz 2005'de İHD'nin tek yanlı ırkçı-milliyetçi bir tutum takındığını belirterek ve "PKK yanlısı politika izliyorlar" diyerek istifa etti. Son olarak Ermenilerden özür dileme kampanyasına katılmıştır.

Eserleri

Tiyatro ve Radyo Oyunları
Yaşamak - 1955
Evcilik Oyunu - 1964
Sınırlarda Aşk - 1965
Çatıdaki Çatlak - 1965
Tombala - 1967
Çatıdaki Çatlak 1967
Sınırlarda Aşk-Kış-Barış 1970
Üç Oyun: Bir Kahramanın Ölümü, Çıkış, Kozalar 1973
Kendini Yazan Şarkı 1976
Çok Uzak - Fazla Yakın 1991
Duvar Öyküsü - Çocuklar ve Büyükler için Müzikli Danslı Oyun 1992
Çağımızın Tellalı 2011

Roman

Ölmeye Yatmak 1973
Fikrimin İnce Gülü 1976
Bir Düğün Gecesi 1979
Yazsonu 1980
Üç Beş Kişi 1984
Hayır... 1987
Ruh Üşümesi 1991
Romantik Bir Viyana Yazı 1993

Öykü

Yüksek Gerilim (1974)
Sessizliğin İlk Sesi 1978
Hadi Gidelim 1982
Hayatı Savunma Biçimleri 1997

Deneme

Geçerken 1986
Karşılaşmalar 1993
Başka Karşılaşmalar 1996
Öyle Kargaşada Böyle Karşılaşmalar 2002
Yeni Karşılaşmalar 2011
Mektup [değiştir]
Mektuplaşmalar (Mehmet Baydur ile birlikte) 2005

Anı
Göç Temizliği 1985
Gece Hayatım 1991
Günlük - Günce [değiştir]
Damla Damla Günler 2004
Damla Damla Günler I-II-III 2007

Ödülleri

1974- TDK Tiyatro Ödülü
1975- Sait Faik Hikaye Armağanı, Yüksek Gerilim ile
1979- Sedat Simavi Edebiyat Ödülü, Bir Düğün Gecesi ile
1980- Orhan Kemal Roman Armağanı Bir Düğün Gecesi ile
1980- Madaralı Roman Ödülü, Bir Düğün Gecesi ile
1991- Türkiye İş Bankası Büyük Ödülü, Çok Uzak Çok Yakın ile
1997- Aydın Doğan Roman Ödülü, Romantik Bir Viyana Yazı ile
--reklam--
Adalet Ağaoğlu Kitapları - Eserleri
Ölmeye Yatmak
Bir Düğün Gecesi
Fikrimin İnce Gülü
Hayır...
Ruh Üşümesi
Üç Beş Kişi
Yüksek Gerilim
Yazsonu
Romantik
Sessizliğin İlk Sesi
Dar Zamanlar
Düşme Korkusu
Dert Dinleme Uzmanı
Hadi Gidelim
Göç Temizliği
Hayatı Savunma Biçimleri
Gece Hayatım
Damla Damla Günler I
Damla Damla Günler
Karşılaşmalar
Çok Uzak Fazla Yakın
Geçerken
Başka Karşılaşmalar
Toplu Oyunlar-2
Duvarların Dışında
Toplu Oyunlar - 1
Yeni Karşılaşmalar
Kendini Yazan Şarkı - Evcilik Oyunu
Duvar Öyküsü
Damla Damla Günler 2
Çağımızın Tellalı
Sessiz Bir Adam
Öyle Kargaşada Böyle Karşılaşmalar
Toplu Oyunlar 3
Damla Damla Günler 3
'An'ların Uzun Soluklu Yazarı
Halim'e İthaflar
Damla Damla Günler 1 / 2
Damla Damla Günler 4
Mektuplaşmalar
Okurunun Yazarı
Toplu Oyunlar
Gece Hayatım
Sessizliğin İlk Sesi
Toplu Öyküler 2
Toplu Öyküler 1
Şiir ve Sinek
Damla Damla Günler - 3
Göç Temizliği
--reklam--
Adalet Ağaoğlu Alıntıları - Sözleri
Sevinç, yaratıcı değildir. Acı, dürter. (Geçerken)
Şöyle üç gün üç gece, yerimden kıpırdamadan uyumak istiyorum. Kendimi öyle yorgun hissediyorum ki.. (Çağımızın Tellalı)
İnsan özlemdir. Kavuşmak için bir aranıştır. Bu yüzden, kendi varlığını tanır tanımaz kişi, bir eş ya da dosttan yoksun kaldığını anlar... (Üç Beş Kişi)
İnsan kendisinin yabancısıdır. (Damla Damla Günler)
Tarihe sorulsa çiğ ve çok atılgan elektrik ışığının bir aydınlık körlüğüne yol açtığını da söyleyebilir bize. Öyle olmasa, Batı Uygarlığı 2000'e artık sadece yedi yılın kaldığı günümüzde din ve ırk kavgalarını görmezlenir miydi? (Başka Karşılaşmalar)
Hem sürekli unutulmak, hem sürekli göz önünde tutulmak. (Üç Beş Kişi)
"Geçmişin kokusu yoktur. Geçmiş erir; kan ve alınteri buharlaşır, havaya karışır gider. Elle tutulur, gözle görülür biçimde geriye kalacak olan sadece taşlardır. Yoksullara seyirlik bir cennet sunmak için zenginlerin yaptırdığı işte bu taştan, mermerden saraylar, duvarlar, heykeller, kiliseler, manastırlar, surlar ve kalelerdir." (Romantik)
Genç Kadın: Ölmek mi? Niçin ölmek? İnsanca yaşamak ve yarınların daha güzel olacağına inanırken ölümü düşünmek niye?
 Ressam: Geçmiş artık çekici değil. Gelecekten de bir şey umulamaz. Her şey gülünç, çirkin, kaba ve budalaca. (Sessiz Bir Adam)
Hak var, hukuk yok. Hukuk var, hak yok. Yazar var, kitap yok. Kitap var, yazar yok. Satış var, okur yok. Okur var, satış yok. (Geçerken)
Gece hayatı gerçek bir yalnızlıktır. Kimse elinden tutamaz, sen kimsenin elinden tutamazsın; asıl yalnızlık gece hayatlarının yalnızlığıdır... (Gece Hayatım)
Yaşam, onun cebinde, hiç bozdurulmamış paralar gibi bütün bütün, yepyeni
duruyordu. (Hadi Gidelim)
Yarın bu düzen değişince, ülkenin yine ekonomistlere, mühendislere, mimarlara, yargıçlara gereksinimi olacak. Ama siz bu alanları size karşı olanların eline bırakmak niyetindesiniz. Gerçekçi bir tutum değil bu. (Bir Düğün Gecesi)
Özgürlük yolu bitmez ve çok pahalı. (Yeni Karşılaşmalar)
Ben de roman yazıyordum ve bu arada kurup kaldırdığım sofraları, ocakta unutup yaktığım yemek tencerelerini; günlük hayatla yaratı sancıları arasında açılan uçurumu bile düşünmüyordum. Romanlık bir rüya sahnesine romanlık bir final arıyordum ve hep gökte arıyordum. (Gece Hayatım)
"Kadını özgür olmayan ülkenin erkeği de özgür değildir" (Ölmeye Yatmak)
"İnsanları sevindirmek, onları biraz gülümsetmek, onların kaygılı yaşamlarını ta içten, yürekten patlayan gülüşlere dönüştürmek isterdim," diyor. "Ama çiçeklerimiz bir demet hüzünken..." (Sessizliğin İlk Sesi)
Düşünüyorum da, çok değil, ama bize gerekli üç beş sağlam değer ölçüsünden giderek yoksun kalan toplumumuzda, yani “her şeyin bunca belirsizleştiği, temel değerlerin üstünü yoğun bir sisin kapladığı” şu ortamda bizim de kurcalamamız gereken nice sorun, üstünden örtüsünü kaldırmamız gereken ne kadar çok hayat var... Ve ölüm... (Geçerken)
"Derin sessizlik. Kuyu gibi. Şimdi beni artık bu sessizlik korkutmakta." (Gece Hayatım)
Bir fikri olmakla bir fikir olmanın hiç de aynı şey demeye gelmediğini anlatan fırsatlar... (Ölmeye Yatmak)
Ne oluyorsa benim içimde oluyordu.Dışımdaki hiçbir şeye egemen değildim.. (Yazsonu)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gece-hayatim-adalet-agaoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)