# Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler - Hilmi Yavuz Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler kimin eseri? Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler kitabının yazarı kimdir? Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler konusu ve anafikri nedir? Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler kitabı ne anlatıyor? Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler PDF indirme linki var mı?  Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler kitabının yazarı Hilmi Yavuz kimdir? İşte Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gecmis-yaz-defterleri-bulanik-defterler-hilmi-yavuz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-08T17:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-07-08T17:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/08/hilmi-yavuz-kimdir-hilmi-yavuz-kitaplari-ve-sozleri-264845.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Hilmi Yavuz 
 Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları 
 İSBN: 9789750826474 
 Sayfa Sayısı: 176 
--reklam--
Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir belleğin, bir zihnin usulca kendi kendisiyle konuşması, benden-içerideki ile söyleşmesi, algıdaki anlık ve küçük saptamalarla birden başka bir düzleme sıçrıyor. Anlık olan algının yavaşça ve Proust'a özgü "memoire involanter" ya da Türkçesiyle istenç dışı bellek'in bir etkinliği olarak garip bir biçimde, bir imgenin, bir hatırlama anının tamamlayıcı parçası haline dönüşmesi, hatırlama ile algı, yazı ile bellek arasındaki yer değiştirmeler; geçişmeler ağını oluşturması ve tüm bunların bizim düz yazımızda eşi olmayan bir ustalıkla yazı'ya dönüştürülmesi... Geçmiş Yaz Defterleri işte tastamam bunu başarıyor! 
-V. B. Bayrıl-

Bulanık Defterler'i tekrar okuyunca, kendi modernliğini yaratan bir adamın anlatısı olduğunu fark ettim. Modernliği derken [...] kendi bilincine sahip çıkma iradesini kast ediyorum. Varoluşsal bir yolculuk. Bilincini sorguluyor, arzularını ve özlemlerini inceliyor, fakat rastgele yapmıyor bunu, her şey özenle kurgulanmış. Modern insan, kimliğini oluştururken kendini kurgular da bir ölçüde, budur modern olmak, öte yandan dili adamakıllı zorlar, neredeyse tersyüz eder, dili zorlamaktır aynı zamanda modernlik, dolayısıyla bu süreç hem oyundur hem çiledir, hem düşüncedir hem imge, sonuçta Hilmi Yavuz diye bir kişi çıkartır önünüze.
-Nilüfer Kuyaş- 
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler Alıntıları - Sözleri
Çünkü Ölüm gibi,Yaşam da ' tadilan' bir şeydir,
Kestirmeden söyleyeyim:Mutluluk , algıdir.
Bizim buralarda Güneşle otlar hısım akraba gibidirler.Boyle dedi.Gunesi suzerler çiçeklerle biberler,tatlısı bala gider,acısı bibere!
- tıpkı akşamüstü yaseminlerinin su verildiğinde saliverdikleri kokunun kendini inceliklerle onaylatmasi gibi...
Uzaktan ve ara sıra bana nedense hep curry kokusu gibi gelen,Ege' nin bu bölgesine özgü,ne olduğunu bilmediğim bir otun kokusu dolduruyor genzimi!
Din' in deyiş yerindeyse,psikolojik kökenleri' ni irdeleyenler, örneğin Max Muller,'Sonsuzluk' duyusunu,dokunamadigimiz ,uzak ve büyük gök cisimlerinden edindiğimizi söylememiş midir?
Akşamları hep aynı yere, Torba' da Blue Dream' e balık (çipura) yemeye gittik. Hep aynı yerde oturduk.Kamil ve Merih de Semper eadem' i( hep aynı' yı) seviyorlar,benim gibi...
...
Kuşkusuz ' her şey aynı!' değil! Semper eadem'e karşı Panta rei * öylesine yıpratıyor bizi. Parmenides' e karşı Herakleitos!

*'Her şey akıyor': Herakleitos' un ünlü sözü
Düşleri bir labirente dönüştüren Doğa' nin ta kendisi!
İnsan bir başına mutlu olabilir; ötekine bağımlı değildir mutluluk.
Zamanın tadı var mıdır?
Çocukluğum dönüşü olmayan yolculuklardı.
Sanılır ki, dünyaya bir gözle bakmakla iki gözle bakmak arasında hiç fark yoktur. Bu sani, optik bir yanılgıdan kaynaklanıyor.
Koklanan birşeydir zaman. Kokular yiter az sonra, çiçekler geceye hazırlanmak için içlerine kapanırlar. Zaman geçer, geçer zaman.
-zaman'in tadı var mıdır?
-vardır.

Balin ve biberin tadına zamanla varılır. Zaman olmasa balin tatlısı, biberin acısı olur muydu, olmazdı.
Rüzgâr agaclarda daha koyu sesler çıkarır, mevsim son yazdan ileriye dogru gittikce...
Işte buradayım. Dünyada olmak istediğim yerde. Şimdi gidip denize girmeliyim- ve denizin sesini, guzdur, dinlemeliyim.
Denizi ancak dibe, diplere dalarsanız duyabilirsiniz. Çünkü gizlidir denizin sesi. Onu duymak için denizden olmak, denizin kendisi olmak gerekir.
--reklam--
Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hilmi Yavuz' un tüm ictenligiyle tuttuğu notlar ve belki de günlüğü niteliğinde sayılabilecek bir eser.Okurken ,adeta sayın Yavuz' un zihninde seyahate çıkıyor gibiydim,örneğin okuduğu şiirler,yazılardan alıntıları ,onların dilinde ( genellikle Fransızca ,ingilizce,Latince,Almanca gibi) aktarmış.Ozellikle felsefe okumalarım şimdilik yok denecek kadar az olduğundan ,ve de yazarın notlarını araştırıp ilgili mevzuları düşünme fırsatim olmadığından,felsefe ile ilgili harika düşüncelerine sadece seyirci kaldım,beyin fırtınası olusturamadim.Ama yine de çok şey öğrendim.Yazarimiz Hilmi Yavuz, sıkmayan,bunaltmayan ,belli bir denge ile yazdığı yazılarında,çok şey anlatmış,daha müsait bir vaktimde,tekrar okuyacağım.Okuyanlarin pişman olmayacağını söyleyim . Saygılarımla...
:) (Alfabe) 
Edebiyat ve felsefe birleşimi olağanüstü bir derleme. Bu kitabı okurken kendi bilincinin farkına veren ve varoluşsal yaklaşımı sorgulayan bir adamın anlatılarının olduğunu fark ettim. Aynı zamanda arzularını, özlemlerine de değiniyor. Kullandığı dilde bazı bölümlerinde anlaşılması zorluğunu görüyoruz. Mutlaka olunması gereken derleme bulanık defterler. (Buğlem Öner) 
Dünyaya yüzünü dönmekle, dünyaya sırtını dönmek arasında, kışkırtıcı bir ayrım var.
*
Ölüm gibi, yaşam da tadılan bir şeydir.
*
Oysa mutluluğu tadarak, görerek, işiterek, dokunarak, koklayarak edindiğimizi anlayabilmenin de mutluluk olmadığını bilmek gerekiyor. Mutluluk anlama’dan değil algı’dan gelir.
*
Yaşanan, yaşanmış olan elbette bir daha yaşanamaz… Yeniden kurulur olsa olsa.
*
Her şeyin giderek azalmakta olduğunu duyumsamak mıdır yaşlanıyor olmak?
*
Niçin yok-olmaktan söz ediyorum? Elbet hazır olmak gerekir, diyorum, ama bunun nasıl bir hazırlık olabileceği konusunda hiçbir şey bilmiyorum.
*
Yaşamın sunabilecekleri azar azar tükendikçe, ölüm bir yaz bahçesinin kuytulukları kadar müphem ve vaatkâr görünüyor.
*
Âh, gençlik görselliktir, yaşlılıksa dokunsallık… Rüzgâr görmek’ten dokunmak’a dönüştükçe, tanımlar da anılar da kalıyor. Dokunarak yaşıyorum artık.
*
Âh, aşklar ikindi güneşiyle kamaşmış yüzlerde gizlidir.
*
Farkındayım, çünkü her şeyin farkında olmak, Allah’ın farkında olmaktır. (…) Var olan her şeyde O’nun varlığının farkında olmak.
*
Özlem, uzakta olanın yakında görülmesidir. (Sait Köşk) 
--reklam--
Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hilmi Yavuz - Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hilmi Yavuz Kimdir?
Hilmi Yavuz 14 Nisan 1936'da İstanbul’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ndeki eğitimini yarıda bıraktı. İngiltere'ye gitti. BBC'nin Türkçe bölümünde çalıştı. Londra Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Türkiye'ye döndükten sonra çeşitli yayınevleri ve ansiklopedilerde görev aldı. Cumhuriyet, Milliyet, Yeni Ortam gazeteleri ve çeşitli dergilerde "Ali Hikmet" imzasıyla inceleme, eleştiri ve denemeler yazdı. Mimar Sinan Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. İlk şiirleri Kabataş Erkek Lisesi'nde edebiyat öğretmeni Behçet Necatigil yönetiminde çıkan "Dönüm" dergisinde yayınlandı. Bu dönemde daha çok İkinci Yeni akımının etkisinde imgeci şiirler yazdı. Sonraki yıllarda gelenekçilikle çağdaş bir bakışı kaynaştıran, biçim ve özün dengelendiği bir düzey sergiledi. İslam mistisizmi, özellikle de tasavvuftan yararlanarak kendine özgü bir sözcük dağarcığı geliştirdi. Halen Zaman gazetesinde kültür yazılarına ve Bilkent Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya devam etmektedir. Ayrıca İpek Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Talat Halman tarafından Şairi Azam sıfatı verilmiştir. BuTalat Halman ve Hilmi Yavuz arasındaki mizahi diyaloğun bir örneğidir.
--reklam--
Hilmi Yavuz Kitapları - Eserleri
Büyü'sün Yaz!
Hüzün Ve Ben
Okuma Biçimleri
Üç Anlatı
Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler
Lanet Şiirleri
İslam'ın Zihin Tarihi
Yara Şiirleri
Lirik Defterler
Hurufi Şiirler
Türkiye'nin Zihin Tarihi
Alafrangalığın Zihin Tarihi
Avrupa'nın Zihin Tarihi
Talan Şiirleri
Budalalığın Keşfi
Okuma Notları
Felsefe Yazıları
Bedrettin Üzerine Şiirler
Doğu Şiirleri
Belleğin Kuytularından
Erguvan Sözler
Edebiyat Ve Sanat Üzerine Yazılar
Edebiyat Okumaları
Denemeler
Yüzler ve İzler
Behçet Hoca
Kendime, İstanbul'a, Kadınlara Dair
Modernleşme, Oryantalizm ve İslam
Roman Kavramı ve Türk Romanı
Yolculuk Şiirleri
Ceviz Sandıktaki Anılar
Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim
Yazın, Dil Ve Sanat
Bedreddin Üzerine Şiirler
Yaz Sohbetleri
İnsanlar, Mekanlar, Yolculuklar
Gülün Ustası Yoktur
Çöl Şiirleri
Akşam şiirleri
Osmanlılık, Kimlik, Kültür
Kayboluş Şiirleri
Defterler
Kara Güneş
Söz'ün Gücü
Bakış Kuşu
Söylen Şiirleri
Türk Müslümanlığı ve İslam Üzerine
Özel Hayat'tan Küreselleşme'ye
Ayna Şiirleri
Ah Kadınlar
Memleketimin Münevverlerine Dair
İslam ve Sivil Toplum Üzerine Yazılar
Sanki Her Şey Daha Dün Gibi
Şiir Henüz
Kuyu
Yazın Üzerine
Felsefe Üzerine
Kültür Üzerine
Felsefe ve Ulusal Kültür
Çeviri Şiirleri
Şairin Zihin Tarihi
Gizemli Şiirler
Hüzün Ki En Çok Yakışandır Bize
Batı Uygarlık Tarihine Teorik Bir Giriş
Dilin Dili
Zaman Şiirleri
Taormina
Biz Bu Dünyadan Değil miydik?
--reklam--
Hilmi Yavuz Alıntıları - Sözleri
kendi üzerime kurdum yalnızlığımı;
kalbim,kalbim bir o kadar belirsiz;
bir oluştan Bir-Oluş'a gül akar;
âh,gül akar yol olur...

yoldur bu,görünmez olur kar....
ya da,sis,siz.....

görünsem,geri dönmez miydiniz? (Yolculuk Şiirleri)
beklerken işittiğim sesler
boğuyor beni, boğuyor... (Yara Şiirleri)
Hakk'a makbul olmak ister halka menfur olmadan.

"Menfur: Nefret edilen" (Yüzler ve İzler)
ama şimdi, nedense, her şeyde
ansızın dağılan kelebek tadı (Bedreddin Üzerine Şiirler)
ey uçurum gözlü sevgilim!
ne zaman baksam
aşkların büyük yarlarıyla
kuşatılmış görüyorum kendimi (Yara Şiirleri)
Rüzgâr agaclarda daha koyu sesler çıkarır, mevsim son yazdan ileriye dogru gittikce...
Işte buradayım. Dünyada olmak istediğim yerde. Şimdi gidip denize girmeliyim- ve denizin sesini, guzdur, dinlemeliyim.
Denizi ancak dibe, diplere dalarsanız duyabilirsiniz. Çünkü gizlidir denizin sesi. Onu duymak için denizden olmak, denizin kendisi olmak gerekir. (Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler)
Orhan Kemal'in Bereketli Topraklar Üzerinde'si ise Çukurova'nın nesnel tarihsel diyakronosini, Yaşar Kemal'in Yusufçuk Yusuf'unun bıraktığı zamandan başlatır. Bu iki roman, Çukurova'nın toplumsal tarihinin 'geçmiş zaman/ şimdiki zaman/ gelecek zaman' uzanımını, maddeci tarih tipolojisinin kuramsal bağlamı içinde bütünler gibidir. (Roman Kavramı ve Türk Romanı)
Var olmanın gücü
Söner yangın birazdan
Yatışır özlem.
Bir gün karşılaşırız
Bir gün, bir yarım akşam.. (Akşam şiirleri)
“tek başına, ayakta, yas töreni gibiyim…” (Ayna Şiirleri)
Sivil toplumun özerk kurumlarına özgü işlere bulaşmak sonradan, geriye dönük olarak uygulanabilecek yaptırımlarla cezalandırma rizikosunu hep taşıyan bir riskti. (Alafrangalığın Zihin Tarihi)
hiçbir şey özlenmiyor! gül öldü... (Yara Şiirleri)
Şeyh Galip, "Eş'arımı fehmeylememek ayb olmaz" demiş ve şiirini anlamayanlara onu açıklamak gereğini duymamıştı. (Şiir Henüz)
bir kuşatma gibiyim şimdi kendi kendime... (Erguvan Sözler)
Derunî ve mistik olanı annemle yaşadım. (Hüzün Ve Ben)
En iyi satanlar edebi eserler değil, ticari eşyalardır. (Budalalığın Keşfi)
Yaşar Kemal, Çukurova'da düzen değişikliğini anlatırken "o iyi atların, o iyi insanları' alıp gittiklerini;ama ne kadar soylu ve insani olsa da bu gidişin kaçınılmaz olduğunu, romanın sonundaki "çürümüş, yıllanmış, kokmuş ağır suyun açılmış toprağı doldurarak akması" simgesiyle ve önemle vurgular. (Roman Kavramı ve Türk Romanı)
bir göl güle düşerse
göl değil de gül bulanır

gurbet sende pamuklarsa
gece aya ordan doğar
şiir acıya çullanır
ilkyaz düşeli beridir
giden ben değilim, yoldur
dili söyleyen sevdaysa
mektubum kalbime yollanır

nehir kuşa batsa birden
aksa tersine aksa
batsa kül, batsa turna
 ve batsa...

ve benim bir yanım ki ferhadsa
 bir yanım dağdır
hasret, külüngü vurduğum yerdir
ateş, kül ile dağlanır

bir göl güle düşerse
göl değil de gül bulanır (Doğu Şiirleri)
Aristoteles; dolayısıyla felsefe, "ben her şeyi biliyorum" diye tafra satmamayı, tersine alçakgönüllü olmayı öğretir. (Denemeler)
“o herhangi hüzünlerde kalan kalbim bile yok!
 harflerin ormanında çok çok dolaştı;
 ağacı,yaprağı,çiçeği aştı;-ama yok!
 bir karşılık bulamadı melâl’e…” (Hurufi Şiirler)
Ayırt edici sınır çizgileri çizmek, analitik düşüncenin olmazsa olmazıdır. Sınır çizgileri çizmek ve onların gereğini yerine getirmek ve bunları karıştırmamak! (Yaz Sohbetleri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gecmis-yaz-defterleri-bulanik-defterler-hilmi-yavuz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)