# Geleceğimizde İslam Var - Roger Garaudy Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Geleceğimizde İslam Var kimin eseri? Geleceğimizde İslam Var kitabının yazarı kimdir? Geleceğimizde İslam Var konusu ve anafikri nedir? Geleceğimizde İslam Var kitabı ne anlatıyor? Geleceğimizde İslam Var kitabının yazarı Roger Garaudy kimdir? İşte Geleceğimizde İslam Var kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gelecegimizde-islam-var-roger-garaudy-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-11T00:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-03-11T00:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/11/roger-garaudy-kimdir-roger-garaudy-kitaplari-ve-sozleri-172971.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Roger Garaudy 
 Çevirmen: Cemal Aydın 
 Yayın Evi: Timaş Yayınları 
 İSBN: 9786050828634 
 Sayfa Sayısı: 272 
--reklam--
Geleceğimizde İslam Var Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Roger Garaudy, bu kitabında şu çığlığı atıyor: Batı’yı Ortaçağ karanlığından, barbarlıktan, cahillikten ve canlı cenazelikten dün İslâm kurtarmıştı!
Bugün de gerekli gereksiz, yararlı yararsız ve hatta zararlı her bir şeyi imal eden ve insanlara bunları reklamlarla vazgeçilmez ihtiyaçlarmış gibi sunan, körü körüne üretip körü körüne tüketen ve tükettiren Batı’yı bu korkunç sapmadan yine İslâm kurtaracaktır!

Ya İslâm’ın eşsiz bilgeliği, kültürü ve medeniyetiyle tanışıp onun kurtarıcı insanlık değerlerini paylaşacağız ya da yakın zamanda yok olacak ve Batı toplumlarıyla birlikte bütün dünyayı da intihara sürükleyeceğiz.

Bundan böyle, bütün dirilişlerin müjdecisi, İslâm’ın destanıdır.

Çünkü İslâm’ın destanı, insanlık destanının muhteşem bir ânıdır.
--reklam--
Geleceğimizde İslam Var Alıntıları - Sözleri
"Şehit, kutsal bir dava adına ölüme meydan okur; o bunu şuurlu bir şekilde, tehlikenin tam anlamıyla farkında olarak yapar."
İnsan, ancak ilâhi olana tâbi olmakla gerçekten insan olur.
-

Batı sistemi yoksulların en ufak bir vicdan azabı duymayanlar tarafından ezilmesine sebep olmuştur..
-

Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'a aittir..

-Bakara, 2/284
Çünkü insan, ancak ilahi olana tabi olmakla gerçekten insan olur.
Her varlık kendine özgü ibadet ve hamd tarzını bilir ve yapar...

Göklerde ve yerde olanların,
sıra sıra uçan kuşların
Allah'ı tesbih ettiğini görmez misin?
Nur, 24/41
Eylem (amel) imanın dışavurumudur, imanı açığa çıkarır ve sergiler. İman, ilmin iç yönüdür. Amel onu harekete geçirir ve körükler.
~İbn Arabi
-

"Bütün varlığın sende özetlenmiş olduğunu bulmak için kendine dön."
Yok bu asırla benim gönül ilişkim ...
Darmadağınım , hiçbir şey toplayamaz beni . .
İbn Arabi, Fütuhat'ında şöyle yazar:

Aslında bir varlık Yaradan'ından başka hiç kimseyi sevmez.
-

İnsana Allah'ın mahlûkatını koruma görevi emanet edilmiştir.

-İbn Arabî, Fusûs'ul-Hikem
Aşk, acı çekmeyi ve kalbin sızlanmasını gerektirir; aşk, zor şeylere taliptir...
Batı modeli üretim ve tüketim anlayışına göre, insanî gayeleri hiç hesaba katmaksızın faydalı, faydasız, zararlı, hatta öldürücü her bir şeyi, gitgide daha çok, gitgide daha hızlı üretmek ve tüketmek başlı başına bir amaçtır. İslam ekonomisi ise, Kur'an'ın prensibi gereği, büyümeyi değil, dengeyi hedef alır.
-

"Kur'an'ı Kerim, Allah'ın insanlarla iletişime geçişidir.."
…Batı’nın “göz kamaştırıcı tekbaşınalığı” (bilim, teknik ve sanatta her şeyi sadece ve sadece Batı yapmıştır iddiası) tam bir yutturmacadır.
--reklam--
Geleceğimizde İslam Var İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Merhaba kardeşler;
Meşhur Fransız düşünür Roger Garaudy ile ilk tanışıklığım, okuduğumda beni mahcubiyetle düşündüren şu satırlar olmuştu:

Garaudy, 1982 yılında İslam’ı seçtikten kısa bir süre sonra Türkiye’ye gelir ve bir cumartesi günü Taksim’de bir otelde konferans verir İstanbullulara. Konuşmasının sonunda bir gazeteci, cüretkâr bir üslupla, şöyle bir soru yöneltir misafirimize:
‘’Biz sizi tanıyoruz bay Garaudy. Önceleri Marksist- Leninist ve ateist idiniz. Sonra Maoist oldunuz. Daha sonra Sovyet veyahut Çin eksenli devlet Marksizm’ini tenkit ederek Avrupa Komünizmi (eurocomnism) yaklaşımını benimsediniz. Bir müddet böyle devam ettiniz. Bu arada Budizm’e ilgi duydunuz ve ben Budist bir Marksist’im dediniz. Sonra Katolik kökenlerini keşfettiniz ve Hristiyan bir Marksist’im dediniz. Latin Amerika’da bir elinde İncil bir elinde Das Kapital tutan bir papazın başlattığı ‘’özgürlükçü ilahiyat’’ akımına sempati duydunuz, onları destekleyen yazılar yazdınız. Sonra Marksizm artık bitmiştir dediniz ve Marksizm ideolojisinden ayrıldınız. Bir müddet sonra Vatikan ve Hristiyan ilahiyatı ile de ters düşmeye başladınız ve oradan da koptunuz. Şimdi ise Müslüman oldum diyorsunuz. Size sorum şu; bundan sonra ne olmak istiyorsunuz?’’
Yeni Müslüman olmuş büyük düşünür, kısa bir sessizlikten sonra şöyle cevaplar soruyu: ‘’Evet arkadaşım bu saydıklarınızın hepsi doğru. Ama şunu bilmenizi isterim ki defineciler aradıkları hazineyi buluncaya kadar önce yatay olarak yüzeyde dolaşırlar. Ellerindeki cihaz üstünde durdukları yerin altında kıymetli bir maden olduğu sinyalini kendilerine verinceye kadar. Ondan sonra satıhta dolaşmayı bırakırlar ve kazamaya başlarlar. O ana kadar yatay devam eden arayışları artık dikey hale gelir. Benim hikayem de böyle. Her nereye gittimse samimi olarak ontolojik yerimi arıyordum. Ama nereyi kazdımsa altından o çıkmadı. Şimdi ise bir yere geldin, çok canlı hissediyorum, ayağımın altı kaynıyor. O noktanın adı İslam. Ama arayışım bitmeyecek. Şimdi de onun dikey katlarında kendimi aramayı sürdüreceğim, merak etme…’’

Bu hikmetli cevap sonrasında salonda bir alkış tufanı kopar. (Mahmut Erol Kılıç’tan alıntıdır.)

Maalesef herkes bizimle aynı şartlar altında doğup yaşamıyor ve bizim kadar şanslı da olamıyor. (Şanslı demişken yalnızca geleneksel anlayış gereği dinim İslam’dır deyip, hayatı boyunca Kur’an’ı eline almamış, bir kez olsun dinini sorgulayıp da neden diye sormamış olan o şanssız kesimi, şekilci Müslümanları kastetmiyorum.) Herkesin yaşadığı coğrafya, ailesel etkileşim, psikolojik alt yapı, dinsel olgulara yaklaşım, gelenekler ve görenekleri başka başka. Bu soruyu soran gazeteci acaba farklı bir coğrafyada yaşıyor olsaydı dinsel olgusunu nasıl bir tabana oturturdu hatta ve hatta şimdiye dek inandığı dini sorgulama cesaretini göstermiş midir çok merak ediyorum. İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batıralım diyor ve kitaba geçiyorum:

Roger Garaudy Müslüman olmadan tam bir sene önce yazmış bu eseri. O yüzden bu kitapta kendisi henüz Müslüman olmadığı halde İslam’ı nasıl objektif, önyargısız, önceden şartlanmışlığın zincirlerini kırarak ele aldığını göreceksiniz. Gerçek bir entelektüelin, ne nitelikte bir insaf ve iz ’ana sahip olması gerektiğinin de en çarpıcı ve en somut bir delilini bulacaksınız.
Öylesine tarafsız bir bakış açısıyla kaleme alınmış ki bu kitap, piyasaya çıkar çıkmaz hiç beklenmedik bir ilgi görmüş. On binlerce gönül İslam’a ısınmış. İslam’ın güzelliğine ilk defa tanık olanlar, bu dine hayranlık duymaya başlamışlar.
Bu eser aslında yazarın ‘’İslam’ın Vadettikleri’’ adlı kitabının geniş halk kesimlerine seslenecek şekilde baştan sona gözden geçirilerek yeniden düzenlenmiş, yer yer önemli eklemeler, çıkarmalar yapılmış, farklı ana başlıklar ve bol ara başlıklar eklenmiş bir versiyonudur. Çoğu Müslümanın muhatap olmaktan özenle kaçındığı, ateist kesimin ise İslam’ın zayıf yanıdır diye ısrarla gündeme getirdiği bazı konulara mesela (İslam’da kadının miras hakkı, çok eşlilik, kadının boşanma hakkı, İslam kılıç dini midir, cihat nedir? gibi konulara) Müslümanlardan daha makul ve mantıklı yaklaşımlar sergiliyor ve Müslüman olmayan birinin bu kadar tarafsız ve önyargısız bu satırları yazıyor olmasına hayret ediyorsunuz. Meraklılarına tavsiye olunur.

Keyifli okumalar. (Had Ra) 
Kitabı Yusuf Kaplan'ın 100 kitap tavsiyesi listesinden seçerek okudum.

Fransız düşünür ve yazar Roger Garaudy bu kitabı müslüman olmadan 1 yıl önce yazmış.O yüzden müslüman olmadığı halde İslam'ı nasıl  objektif, ön yargısız olarak ele aldığını görebilirsiniz( İslam'ı çok araştırdığı, ruhunu ve özünü de gerçekten kavrayabildiğini düşündüğüm için samimiyetini de çokça hissettim.)

"Dünyanın çevresinin ilk defa müslümanların ölçtüğünü ; cebiri, trigonometri hesaplarını , küçük kan dolaşımını ve daha nice önemli buluş ve icadı müslümanların gerçekleştirdiğini; İslâm alimlerinin tıp kitaplarının Batı üniversitelerinde yedi asır boyunca okunduğu ve pek çok üstün yanımız olduğunu" biliyor muyuz? 
Bütün bilimler ve buluşlar gerçekten batıda mı ortaya çıktı ? Küçük bir karıncanın bile hukukuna hassasiyetine değinen İslâm'ın  mensubu olan müslümanların barbar ve deccalin orduları diye tanıtılması ve çoğu kişinin de müslümanları gerçekten böyle tanıması hangi oynanan büyük oyunun parçası?

"Müslümanlar dinlerinden yola çıkarak evrensel kültüre en zengin katkıyı yaptılar."

Acı gerçek ki sadece batılı değil biz de müslüman olarak da gerçekliğimizin farkında değiliz.Okullarımızdaki ders kitapları da batı esas alınarak yazıldığı için bunun da etkisi fazla tabi.

Bu kitabı tarih kitabı olarak görmüyor yazar, "İslam'ı bir varlık ve bir vaat olarak zihinlere yerleştirme çabasında görüyor, çünkü geçmişimizden çok daha fazla geleceğimize  yön verecek bir  İslâm Var karşımızda." diyor insanlığın gidişatına binaen ..

"Bugün İslam'a neler borçlu olduğumuzu bilmek , kesinlikle tarihçinin uzmanlık alanı , meraklının hobisi veya hayalperesttin zevki meselesi değil,  aksine mutlu bir geleceğin kurulması için çırpınan , çabalayan ve fikirler üreten herkesin görevidir" diyor

Allah katında en üstün olanınız,
O' na karşı derin bir sorumluluk
bilincine sahip olanınızdır.
 Hucurât, 49/13

Farklı yazarlardan,  alimlerden, hadislerden, ayetlerden de birçok örneklere yer vermiş.Birçok farklı açıdan da değerlendirmiş İslam'ı ..
Bilmek, öğrenmek  biraz da farkındalık adına herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. (f) 
"Batı'yı Ortaçağ karanlığından, barbarlıktan, cahillikten ve canlı cenazelikten dün İslam kurtarmıştı!

Bugün de gerekli gereksiz, yararlı yararsız ve hatta zararlı her bir şeyi imal eden ve insanlara bunları reklamlarla vazgeçilmez ihtiyaçlarmış gibi sunan, körü körüne üretip körü körüne tüketen ve tükettiren Batı'yı, bu korkunç sapmadan yine İslam kurtaracaktır!

Ya İslam'ın eşsiz bilgeliği, kültürü ve medeniyetiyle tanışıp onun kurtarıcı insanlık değerlerini paylaşacağız ya da yakın zamanda yok olacak ve Batı toplumlarıyla birlikte bütün dünyayı da intihara sürükleyeceğiz.

Bundan böyle, bütün dirilişlerin müjdecisi İslam'ın destanıdır. Çünkü İslam'ın destanı, insanlık destanının muhteşem bir anıdır."

Peki Roje Garodi bu eseri ne zaman yazmış? Tercüme eden Cemal Aydın şu bilgiyi veriyor:

"Roger Garaudy Müslüman olmadan tam bir sene önce yazdı bu eseri. O yüzden bu kitapta kendisi henüz Müslüman olmadığı halde İslam'ı nasıl objektif, ön yargısız, önceden şartlanmışlığın zincirlerini kırarak ele aldığını göreceksiniz.

Gerçek bir entelektüelin ne nitelikte bir insan ve iz'ana sahip olması gerektiğinin de en çarpıcı ve en somut bir delilini bulacaksınız.

Geleceğimizde İslam Var

R. Garaudy’nin Müslüman olmadan bir sene evvel yazdığı kitabı "Geleceğimizde İslam Var" tek yönlü bir eser değil. Geleceğimizde İslam Var; Garaudy'nin Müslümanlığa geçişini sağlayan birikimlerin toplamı olmakla birlikte Doğu toplumlarında yaşanan tarihsel süreçlerin perde arkasını aktaran, hem de Batı toplumu için İslam'a yapılan karalamaları tek tek silen bir eser. Kitabın en ilginç yanı ismi. Garaudy henüz Müslüman değil iken geleceğimizde Islam'ın olduğunu söylüyor. Halbuki pekâla "geleceğimde İslam var" diyebilirdi. Böylesi bir söyleyiş dahi Garaudy gibi yazdıkları gerek Avrupa'da gerekse de Amerika'da oldukça yankı bulan bir yazar için İslam adına büyük bir kazanç olurdu. Ancak Garaudy İslam'ın o mübarek atmosferine girmiş olmanın verdiği bereketle geleceğimiz diyor ve kendisini de biz olanın içine dahil ediyordu.

İslam için; hem maddeye hem manaya hükmetmiştir. İlim Çin'de de olsa gidip bulunuz. İnanmışın  ve kaybolmuşun malı; ilim ve hikmettir diyerek İslam'ın "ARA ve BUL" dediğini söyleyerek;

HOŞ GELDİN İSLAM! diyordu..

Geleceğimizde İslam Var. Geçmişimizde de İslam vardı. Geleceğimiz de bi-iznillah İslam olacak. Bugün de habire üretmek ve habire tüketmekten başka gayesi kalmamış ve Allah'ı neredeyse tamamen unutmuş Batı'yı yine İslâm manevî değerleri kurtaracaktır. Araçları amaca dönüştürmüş hiçbir medeniyet ayakta kalamaz. Ya İslâm'la geleceğimizi kurtaracağız ya da bu üretim ve tüketim ekonomisiyle intihara sürükleneceğiz. (H A M Z A) 
--reklam--
Geleceğimizde İslam Var PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Roger Garaudy - Geleceğimizde İslam Var kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Geleceğimizde İslam Var PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Roger Garaudy Kimdir?
Roger Garaudy, Fransız düşünür ve yazar.

Roger Garaudy, Marsilya'da işçi sınıfından Katolik bir anne babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Garaudy 14 yaşında Protestanlığa geçti. Dünya Savaşı sırasında savaştı ve Croix de Guerre'yi aldı. Cezayir'de Vichy France savaş esiri olarak bir süre kaldıktan sonra Garaudy, direniş radyosu ve Liberté gazetesi için çalışan Fransız Direnişine katıldı.

Garaudy, 1933'te Fransız Komünist Partisi'ne katıldı. 1940'ların ortalarında, Garaudy parti içinde önde gelen bir polemikçi olarak kabul edildi. 1945'te parti liderliğinin ve Merkez Yürütme Komitesi'nin bir üyesi oldu ve 28 yıl boyunca burada görev yaptı.

1952 yılında Sorbonne Üniversitesi'nden edebiyat dalında eğitim aldıktan sonra 1954 yılında SSCB Bilimler Akademisi'nde doktor ünvanı elde etmiştir.

Fransız Komünist Partisi'nde etkin bir konumda yer aldıktan sonra Garaudy, partinin öğrenci hareketi ve Varşova Paktı'nın Çekoslovakya'yı işgali konusundaki tutumunu eleştirdiği için 1970 yılında Komünist Partiden ihraç edildi. Fransa Parlementosu'nda milletvekili, meclis başkan yardımcılığı, milli eğitim komisyonu üyesi ve senatör olarak görev yaptı. Daha sonra profesörlüğe devam etti.

1980 civarında, Garaudy Muammer Kaddafi'nin Yeşil Kitabı'nı okudu ve Libya ve İslam'a ilgi duymaya başladı ve ülkenin lideriyle çölde birkaç kez görüştü. Müslüman Kardeşler tarafından kontrol edilen bir örgüt olan Cenevre'deki İslam Merkezi'nde resmen din değiştirerek ve Müslüman olmuştur. 1998'de, altı milyon Yahudi'nin ölümünün bir "mit" olduğunu iddia ettiği için Fransız yasalarına göre Holokost'u inkar etmekten suçlu bulundu ve 240bin Frank para cezasına çarptırıldı.

Roger Garaudy, 13 Haziran 2012 Çarşamba günü Chennevieres, Paris'te 98 yaşında öldü.
--reklam--
Roger Garaudy Kitapları - Eserleri
Geleceğimizde İslam Var
İnsanlığın Medeniyet Destanı
İslam'ın Vadettikleri
Yobazlıklar
Siyonizm Dosyası
İslam ve İnsanlığın Geleceği
İsrail, Mitler ve Terör
İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı
Don Kişot
İslam Dünyasının Yükseliş ve Çöküşleri
Endülüs'te İslam
Amerikan Efsanesi
21. Yüzyılda İslam’ın Dirilişi
İlahi Mesajlar Toprağı Filistin
İsrail Sorunu
Yaşayan İslam
Entegrizm
Çöküşün Öncüsü ABD
Yaşayanlara Çağrı
İslamiyet ve Sosyalizm
Medeniyetler Diyaloğu
Hatıralar
Hatıralar
Kafka
İslam'ın Aynası Camiler
20. Yüzyıl Biyografisi
Batı Terörizmi
Şahitlerim
Picasso - Saint-John Perse - Kafka
Marks İçin Anahtar
Karl Marx Entelektüel Bir Biyografi
Kıyısız Bir Gerçekçilik Üzerine
Jean Paul Sartre ve Marxisme
Sosyalizmin Büyük Dönemeci
Tarihte ve Günümüzde Siyonizm ve Yahudilik
Afarozdan Diyaloğa
İslâm'ın Va'dettikleri
İnsanlığın Medeniyet Destanı
Sosyalizm ve İslamiyet
İslâm'ın Va'dettikleri
Gerçekçilik Açısından Picasso
Sosyalizm ve Ahlak
--reklam--
Roger Garaudy Alıntıları - Sözleri
Kim İsrail politikasını eleştirirse üzücü ve ardı arkası kesilmeyen misillemeleri ve İsrail 'lobi'sinin baskılarıyla bütün geleceğinin yok olmasına göze almak zorundadır (İsrail, Mitler ve Terör)
Senatör Truman Amerika'nın amacını şu sekilde ifade etmistir:
" Birbirlerini olabildigince fazla oldurmeleri icin Almanya'nin uste ciktigini gorursek Rusya'ya, Rusya kazanirsa o zaman da Almanya'ya yardim etmek gerekir... (Batı Terörizmi)
Hitler iktidara bir darbe sonucu değil, çoğunluğun oylarını elde ettiği "demokratik" seçimlerle gelmiştir.
İşsizliği ve hizmetkarlığı sona erdireceğini vaadettiği milyonlarca işsizin sesini kendine doğru çevirebilmiştir. İşsizlik sorununu Hitler kendince halletmiştir.Önce işsizleri silahlanma uğruna birer işçi olarak çalıştırmış, sonra da onları birer nefer, sonunda da birer ceset haline sokmuştur. (Entegrizm)
-

"Kur'an'ı Kerim, Allah'ın insanlarla iletişime geçişidir.." (Geleceğimizde İslam Var)
'ABD' deki Yahudilik İçin Birlik'in eski başkanı Haham Elmer Berger bir konferans esnasında: '' ... şu anki İsrail devletinin Mesihi bir dönem adına ilahi projenin gerçekleşmesini istemeye hiçbir hakkı yoktur. Onun yaptığı sırf bir toprak ve kan demogojisinden ibarettir. Ne halk ne de toprak kutsaldır ve ne de bunlar dünyanın bir imtiyazına sahiptir. Bütün Yahudi halkını şiddetle ve zor yoluyla da olsa kendine boyun eğdirmeye çalışan siyonist totalitarizm bu halkı diğerleri gibi diğerleri arasında bir halk haline getirmektedir. ' (İsrail, Mitler ve Terör)
“İnsan gönülle alay etmemeli” (II, 74). (Don Kişot)
--reklam--
Felsefe, kaynağını tamamen İslâm'dan alır. (İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı)
Araçlarla amaçlar birbirine karışmış, "niçin"in yerini "nasıl" almıştır. Bütün gayelerin yerine geçen bir vasıta olarak para, din hâline gelmiştir. (Amerikan Efsanesi)
Hayal bir bulut gibi geçer ve gözlerimizin önünde resimler ve simgeler dokuyan başkalaşımlar oluşur. (İslam'ın Aynası Camiler)
Nitekim, Ahlâk Bilimi ve Tarihin Maddeci Görüşü (1906) adlı kitabında, Koutsky bu hatayı işlemişti. Marksizm ile Darwin'cillği rasgele birbirine katan Kautsky, insan toplumlarında görülen ahlâkın hayvanlarda görülen sürü içgüdülerinin bir uzantısı
olduğunu ileri sürüyordu. (Sosyalizm ve Ahlak)
“Taklid” ve eskilerin görüşlerine körükörüne bağlılık uykusu İslâm’ı kuşattı. (Yaşayan İslam)
Jules Ferry’e göre, batının sömürgeci yayılma politikası şu üç temel esasa dayanır:

İktisadi gereklilik: Bir sömürgenin kurulması, bir pazarın açılması demektir.

Siyasi gereklilik: Bütün dünyada üstlere sahip olmak.(Liman-Havayolu)

İnsani gereklilik: Biz medeniyet götürüyoruz. (Yobazlıklar)
Biz dinleri her şeyden önce o dine inanan kimselerin yaşantı ve tanıklıklarından hareketle anlamaya çalışıyoruz. (İslam'ın Vadettikleri)
--reklam--
''Ben, daima inkar eden bir ruhum.''

Goethe, Faust (Kıyısız Bir Gerçekçilik Üzerine)
Biz, ki her yerde serüven peşinde
Biz, düşmanlarınız değiliz sizin.

Uçsuz bucaksız. bilmediğiniz dünyalar istemez misiniz?
Gizlerin çiçek açtığı, toplanmayı bekleyen,
Yepyeni ateşler orada, yeni renkler hiç görülmemiş
Binlercesi yakalanmaz görüntünün
can verilmesi gereken...

Acıyın, sonsuzluğun ve geleceğin
Sınırlarında dövüşen bizlere...

- Guillawne APPOLINAIRE (Picasso - Saint-John Perse - Kafka)
Ey Müslümanlar, sizler berrak ve dupduru suyuyla gürül gürül akan bir İslâm ırmağının önünü kapattınız! Onu durgun, akıntısız ve giderek suyu bulanıp kokuşmuş küçük bir göle çevirdiniz!
- O ırmağı yeniden coşturmazsanız, o nehri yeniden akıtmazsanız, bütün insanlığın vebali sizin üzerinize olacaktır! (İslam Dünyasının Yükseliş ve Çöküşleri)
İsrail'in stratejik konumunu ileri sürmek yetmez. Haim Weizmann, Britanyalı muhataplarına, “Yahudi bir Filistin, İngiltere için, özellikle de Süveyş kanalı konusunda, bir güvence olacaktır?” tezini ileri sürerken işte İsrail'in bu konumunu kastediyordu. (İsrail Sorunu)
İslam söz konusu olduğunda, tekrar ediyorum, ortaya konan yeni bir iman ve yeni bir topluluktur.￼ (İslam'ın Vadettikleri)
Meşhur iktisatçı Lord Keynes, 1919'da, Barışın İktisadî Sonuçları kitabında şunları yazıyordu: "Eğer bizler Orta Avrupa'yı kasıtlı olarak fakirleştirmeye çalışırsak, peşin peşin ve kesin bir inançla haber vereyim ki bunun intikamı korkunç olur: Yirmi sene içinde, galibi kim olursa olsun, medeniyeti mahvedecek olan bir savaşla karşı karşıya kalırız." (Amerikan Efsanesi)
''Araya araya, aradığı şeyden de şüphe etmeye kadar varmıştı.''

Balzac (Kıyısız Bir Gerçekçilik Üzerine)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gelecegimizde-islam-var-roger-garaudy-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)