# Gemide Yer Yok - Ömer F. Oyal Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Gemide Yer Yok kimin eseri? Gemide Yer Yok kitabının yazarı kimdir? Gemide Yer Yok konusu ve anafikri nedir? Gemide Yer Yok kitabı ne anlatıyor? Gemide Yer Yok PDF indirme linki var mı?  Gemide Yer Yok kitabının yazarı Ömer F. Oyal kimdir? İşte Gemide Yer Yok kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gemide-yer-yok-omer-f-oyal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-02T15:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-07-02T15:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/02/omer-f-oyal-kimdir-omer-f-oyal-kitaplari-ve-sozleri-260469.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ömer F. Oyal 
 Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları 
 İSBN: 9789750844416 
 Sayfa Sayısı: 208 
--reklam--
Gemide Yer Yok Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Her şeye rağmen şimdiye dek yaşadıklarımıza, bildiğimize tutunmaya çalışıyoruz, geçmişimizden başka bir şeyimiz yok. Tutunacak başka bir şey yok.”

“Bu durumda sokaktaki bilinmez ve düşman gölgelerden biri de ben olurdum. Kargaşanın kahramanlarından birisi. Sinsice apartmanların camlarını gözetleyen, köşe başlarında nöbet tutanları kollayan diğer gölgeler gibi bir gölge. Kargaşanın asli bir unsuru olarak, kargaşanın öznelerinden biri olarak sarhoşluğa doğru sürüklenerek bilinçsiz de olsa yıkımı hızlandırmaya uğraşırdım. Bunun canlılık ve hayatiyet olduğunu kabul ediyorum ama bunların hiçbirisini yapamıyorum, hatta şu kadını bile sürükleyip dışarı atamıyorum, yaşamın kurallara göre aktığı fikrine sarılmaya devam ediyorum. Geçmişe ve kurallara sarılmak ölümcüldür.”

Gemide Yer Yok Ömer F. Oyal’in beklense de hazırlıksız yakalanılan bir iç savaşı bir iç konuşma, gündelik olaylar, küçük ama hayati ayrıntılar üzerinden anlattığı çarpıcı bir roman. Bütün hayatların ve mekânların işgal edildiği, yetişkinlerin hızla zalimleştiği, çocukların hızla büyüdüğü, yarın duygusunun herkesin avucundan kayıp gittiği, umutsuzca bir bilinmeze yelken açılan bir hayatta kalma mücadelesi…
--reklam--
Gemide Yer Yok Alıntıları - Sözleri
Olağanüstü zamanlarda en olmadık davranışları göstermekten kaçınamıyoruz.
Naifliğin boş bulunduğumuz anı görerek sinsice saklandığı yerden fırlayarak boğazınıza yapışmasındaki hikmeti anlayabilmek güç.
En beterini tahayyül edebiliyorsanız, olanlara katlanabilmeniz kolaylaşır.
Geçmişimize başkalarının dokunmasını, kurcalamasını, budalaca yorumlar yapmasını istemiyoruz. Başkalarının geçmişimizin içinde fütursuzca dolaşması fikrinden tiksiniyoruz.
...kötücül bakışlar istenmeyen sorunlarla karşılaşıldığında aniden peydahlanır, sonra ansızın silinir.
"Münferit sanılan her şey ansızın kaide oluverir. "
Emrivaki zamanla, içselleştirilerek yeni bir hakikat haline gelir.
"Tabiat çiğdir. "
Olağanın, sıradanın, olması gerekenin kalıntılarına aldanmamak gerek.
Hiçbir anlatım tavana saplanan mermi ya da su deposunun guruldayışı veya elektrikler geldiğindeki sevinç kadar gerçek olamaz.
Eski fotoğraflara bakma ihtiyacını ne zaman duyarız? Şimdi bulanıklaştığında, şimdiye yüklediğimiz anlamlar geçerliliğini yitirdiğinde, şimdiyle birlikte gelecek de kestirilemez, planlanamaz hale geldiğinde.
Belirsizlik sınırsızca genleşiyor ve geleceği mideye indiriyor.
nankörlerin kurtulması adalet duygusunu incitiyor.
Gelecege güvenen sözcükler duymak istiyoruz. O sözcüklere aşık olmak istiyoruz. Geçmişin geleceği bir bebek gibi kucağında büyütebileceğini sanıyoruz, geleceğin her an sokağa bırakılabilecek bir piç olabileceğini aklımıza bile getirmek istemiyoruz.
Geçmişin unutuluyor oluşunu hep bir sağlık belirtisi olarak algıladım.
--reklam--
Gemide Yer Yok İncelemesi - Şahsi Yorumlar
2020 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanan (hatta sessiz sedasız kazanan demek daha doğru olur çünkü edebiyat haber siteleri hariç pek bahsi geçmedi) Gemide Yer Yok, bir distopya. Olayın geçtiği şehrin ya da karakterlerin adını bilmiyoruz; zamanın da tam adını koyamıyoruz. Romanda tek bir diyalog bile geçmiyor. Bu haliyle rüya gibi, hayal gibi bir kurgusu var. Öte yandan, kurguya hakim olan bir de acımasız gerçeklik duygusu var; sadece genel bir kötücüllük hissetmiyorsunuz, aynı zamanda insan ruhunun karanlığına da tanıklık ediyorsunuz.

Genel olarak distopyaların “böyle olsa nasıl olurdu” hissiyatının ötesinde gerçekten öyle olmuş gibi hissettiriyor Ömer F. Oyal insana ve sanırım yazarın başarısı da tam burada gizli naçizane. Peki ne mi oluyor? Benim yorumlarımı okuyanlar bilir; olay örgüsüne dair özet içermeyen yorumlar yazmayı tercih ediyorum ama romanın temalarını bir çırpıda sayabilirim: Sıkışıp kalmışlık, kısıtlanma duygusu, yabancılaşma, tekinsizlik, belirsizlik, dışarıdan gelen tehlike ve eve sığınma. Tanıdık mı geldi? Hepimizin bu aralar içinden geçtiğimiz ruh hallerinin bir özeti gibi değil mi? O zaman, diyorum ki az okunan bu farklı romana bir şans vermek isterseniz ruh halinizin sesini dinleyin ve “beterin beteri vardır” mesajını almaya hazır olarak bu kitabı temkinli okuyun. Ya da “çivi çiviyi söker” deyip kendinizi metnin içine bırakın gitsin. Atasözleriyle desteklediğim bu iki seçenekten hangisi size uygun bilmiyorum ama bu romanın sizi şaşırtacağından neredeyse eminim. Özellikle Nuh’un gemisine dair yapılan ve romanın geneline yayılan metafor ile. Okuduğunuzda haber edin bir zahmet, yorumunuzu merak ediyorum. (Nur) 
Gemide Hâlâ Yer Yok: Yunus Nadi Ödüllerinin değer verdiğim ve takip ettiğim bir edebiyat ödülü olması sebebiyle bu yıl roman ödülünü alan bu eseri, yazarını hiç tanımamama rağmen okumaya karar verdim ve gerek eseri gerek yazarın üslubunu gerçekten çok beğendim. Nerede vuku bulduğu bile belli olmayan ve belki de tam da bu yüzden evrensel boyuta taşınan bir iç savaşın göbeğinde hapsolmuş hatta kendi kendini kapana kıstırmış bir adamın gözünden savaşı ve savaşın etkilediği insanların psikolojisini anlatan yazarın dili ve anlatımı çok sıra dışı ve şaşırtıcı. Yazar metin boyunca okuru meraklandırıp, esas merak edilen şeyleri askıda / yanıtsız bıraktıktan sonra okuyucuya bir anda bu da nereden çıktı böyle dedirten ancak asla absürdlüğe prim vermeyen yeni sürpriz gelişmeler sunuyor. Romandaki anlatının "Nuh'un Gemisi" mitine paralel kurgulanması da eserin bir diğer hoş sürprizi. Yazar tufanın aslında hiç bitmediğini, günümüzde dahi her daim sürdüğünü ve birilerinin hep geminin dışında kalmaya mahkum olmaya devam ettiği gerçeğini yüzümüze son derece sert bir şekilde çarpmayı başarmış. (Evrim Devrim) 
adam sadece bir mahalleyi ve bir evi konu alarak bu kadar sayfa boyunca, olağan üstü koşullarda bir eve sistematik şekilde nasıl çöküleceğini anlatmış. gerçekten takdir edilesi. baş karakterin ailesiyle zamanla iletişimi nasıl kesip kopardığı en başat alt olay örgüsü. (yüce kanka kağan) 
--reklam--
Gemide Yer Yok PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ömer F. Oyal - Gemide Yer Yok kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gemide Yer Yok PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ömer F. Oyal Kimdir?
1959 Yılında İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Yeni Olgu, Söz, Ve Özgürlük, Gelecek ve Insıng Turkey dergilerinde dış politika üzerine yazıları yayımlandı. Çiftçilerin Sesi dergisinde editör olarak çalıştı. Uzun Yıllar Center For Internaional Dialogue and Cooperation’da ve Insing Turkey dergisinde çalıştı. Oyal, Halen uluslar arası bir haber ajansında Orta Asya raportörlüğü yapmaktadır.
--reklam--
Ömer F. Oyal Kitapları - Eserleri
Ferahlık Anına Övgü
Gemide Yer Yok
Magda Döndüğünde
Sürgün Ruhun Rüya Defteri
Zaman Lekeleri
Önceki Çağın Akşamüstü
Gecelerin En Güzeli
Bahara Bir Hediye
Keçi
--reklam--
Ömer F. Oyal Alıntıları - Sözleri
Kuşku dünyasında pürüzsüzlük de bir pürüzdür. (Magda Döndüğünde)
Onu sevmiş miydi? Sanmıyorum. Hayatının akışını yöneten şey teslim olmaktı. Bir tek bana teslim olmadı. Oysa benim ağzımdan, " N'olur beni sev!" den başka bir sözcük çıkarmıyordu. (Sürgün Ruhun Rüya Defteri)
En beterini tahayyül edebiliyorsanız, olanlara katlanabilmeniz kolaylaşır. (Gemide Yer Yok)
Beşte dördü dağlık bu ülkede ormanın dağlara sığınıvermesinde şaşıracak bir şey yoktur. (Gecelerin En Güzeli)
Herkes kendi yaşamında geçmiş yüzyılları bir kez daha kateder. (Önceki Çağın Akşamüstü)
Kendini bir mumya gibi hissetti o an. Etrafa iğrenç kokular saçarak gömülmemekte ısrar eden arsız bir mumya. Dünyanın ortasında canhıraş çığlıklarla yaşamaya çalışan bir ceset... (Magda Döndüğünde)
İnsanların önüne anlayamayacağı hakikatleri fırlatmamalıyız .Akrabaların bile . (Magda Döndüğünde)
Tekrarın yarattığı bıkkınlık, sayısız çeşitlilikteki varlığı, ucu bucağı olmayan bir tek bütün gibi göstermeye başlıyor, tekrar öldürüyor. (Gecelerin En Güzeli)
'Tevekkül, sallantısı olmayan bir huzur ve huzuru olmayan bir sallantıdır' (Ferahlık Anına Övgü)
"Kimseye biat etmedim."
Kimseye ve bir şeye biat etmeyecek kadar değerli bir benliği varmış gibi. Sokaklar özgür benlikten geçilmiyorken bu da başka tür bir sıradanlık. (Ferahlık Anına Övgü)
Eskiden de sahteydi, şimdi sahtesi bile geçmişte kaldı. (Sürgün Ruhun Rüya Defteri)
.
.
.
Şahitlik,adı konulmamış bir tutsaklıktır,akıp geçenin hatırasına hapsolmaktır.Dinlendirici yanılsama anlarında şahitliğin uğursuz koşusu yavaşlıyor,ışıl ışıl,taze günlerin hatırası,hakiki serinliğin,uzakların hatırası çıkıp geliyor. (Zaman Lekeleri)
Birisini son kez görüp görmediğimizi asla bilemiyoruz. Yani herhangi bir andan söz ediyorum. Birisiyle kahve içeriz, bir masada karşılıklı sohbet ederiz, karşılıklı yemek yeriz; karşılaşınca konuşuruz ve o kişiyi son kez gördüğümüzü o an bilemeyiz… (Bahara Bir Hediye)
İnsanlara rezaleti yayabilecekleri malzemeler vermekten sakınmalı. Rezalet zaten olan değil, çevreye yayılan söylentidir. Söylenti olmasaydı rezalet diye de birşey olmazdı. " (Magda Döndüğünde)
Tutkulu kişiler riyakarlardan tehlikeliler. Riyakar birinin pençesine düşerseniz ancak para ve zaman kaybedersiniz, belki alay konusu da olabilirsiniz ama tutkulu bir inanmışlık karşısında benliğiniz elden gidebilir. (Ferahlık Anına Övgü)
Sersemlik yıllarla birlikte yıpranmayan tek şeydir. (Önceki Çağın Akşamüstü)
Gelecek yitince geçmiş mayalanmaya başlar. (Magda Döndüğünde)
Fısıldıyorum. Dudaklarım kupkuru fısıldıyorum. Tekrar, niyeti hakikat kılar diye umuyorum. (Ferahlık Anına Övgü)
"İnsanlardan çok onların saplantılarıyla ilgiliyim. Kendini gerçekleştirmenin de bir şeyler inşa etmenin de arkasında saplantı var." (Bahara Bir Hediye)
...kötücül bakışlar istenmeyen sorunlarla karşılaşıldığında aniden peydahlanır, sonra ansızın silinir. (Gemide Yer Yok)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gemide-yer-yok-omer-f-oyal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)