# Gençliğin Şarabı - John Fante Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Gençliğin Şarabı kimin eseri? Gençliğin Şarabı kitabının yazarı kimdir? Gençliğin Şarabı konusu ve anafikri nedir? Gençliğin Şarabı kitabı ne anlatıyor? Gençliğin Şarabı PDF indirme linki var mı?  Gençliğin Şarabı kitabının yazarı John Fante kimdir? İşte Gençliğin Şarabı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gencligin-sarabi-john-fante-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-11T14:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-04-11T14:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/11/john-fante-kimdir-john-fante-kitaplari-ve-sozleri-197904.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: John Fante 
 Çevirmen: Avi Pardo 
 Orijinal Adı: Wine Of The Younger 
 Yayın Evi: Parantez Yayınları 
 İSBN: 9789758441150 
 Sayfa Sayısı: 206 
--reklam--
Gençliğin Şarabı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Hayatımı düşünerek oturdum orda, harcanmış hayatımı, aileme çektirdiğim ıstırabı. Babamın cüzdanından, annemin çantasından, kızkardeşimin kumbarasından çaldığım bütün paralar geldi aklıma. Babamın silahı ve yakın menzilden öldürdüğüm tavuklar geldi. Dalga dalga üstüme geliyordu sefil hayatım; cebirden üst üste üç yıl çakmıştım; sınavlarda kopya çekiyordum; ahlaksız fıkralar dinliyor, arada sırada ben de anlatıyordum. Bunları düşünürken hayata yeniden başlamak istedim; bir fırsat daha. Bu kar fırtınasını atlatıp Bouldera, eve dönmek ve mühendislik okumak istedim."

Bukowski hayatla ilgili, kendi hayatıyla, sokaktaki insanların hayatları ve yapmaya zorlandıkları şeylerle ilgili kitaplar ararken rastlamış John Fanteye ve onda aradığı yazarı bulmuş, hayran olmuş, "Fante benim Tanrımdı" demiş. John Fante, "Gençliğin Şarabında, çocukluktan ilk gençliğe uzanan yılları, aile ilişkilerini, anne sevgisini, arkadaşlıkları ve ilk aşkları tüm içtenliğiyle anlatıyor.
--reklam--
Gençliğin Şarabı Alıntıları - Sözleri
Okumuş adamdan komşu iyidir.
Dünyadaki en büyük sorun ne biliyor musun, Dino? Aile hayatı kalmadı.
Tanrı her yerde olduğuna göre, Tanrı’ya görünmek için kiliseye gitmek şart mı?
İnsanın hayatı pürüzsüz akmaya görsün. Şeytan mutlaka çıkagelir. Yani zaaf.
Karda kaybolmuş bir köpek yavrusunu hatırlattı ona.
“Erkekler kadınların duygularından anlamazlar. Anlayamazlar. Bencildirler.”
Denetleyemediği bir huzursuzluğa kapılırdı
İnsanın hayatı pürüzsüz akmaya görsün. Şeytan mutlaka çıkagelir.
O anda mutfakta olan kadın annem değildi. Hayır, hayır boşuna ısrar etmeyin. İşte annem, şu büyük şapkalı kadın. Neden onun hakkında hiçbir şey hatırlayamıyorum? Neden bu kadar küçük doğmuştum? On dört yaşında doğamaz mıydım? Tek bir şey bile hatırlamıyordum. Ne zaman değişmişti annem? Neden değişmişti? Nasıl yaşlanmıştı? Bir gün annemi o resimdeki kadar güzel görürsem evlenme teklifinde bulunmaya karar verdim.
"Göğsüm sıkıştı, bir çığlık vardı içimde, sıcak alacakanlığa salmak istediğim bir feryat."
annem gibi kokuyordu
Aylak kaldığında beyni kendine düşman kesilir, denetleyemediği bir huzursuzluğa kapılırdı.
Ah, harikulade aykız! Işığın ruhumu çılgın bir mutluluğa boğdu. Ayaklarına kapanıp, kırmızı elbisenin ucunu değersiz ellerimde tutup sana tapınsam, mutluluktan ölürüm.
annem gibi kokuyordu.
İnsanın hayatı pürüzsüz akmaya görsün. Şeytan mutlaka çıkagelir.
--reklam--
Gençliğin Şarabı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hayatımda okuduğum en sıkıcı ve sıradan kitaplardan birisiydi. Bu kısa ve net açıklamadan sonra ayrıntılara giriyorum.

Ben kitabın Parantez yayın evinden çıkan halini okudum. Okumamı engelleyecek düzeyde olmasa da, yaklaşık 200 sayfa bir kitap için yazım hataları fazlacaydı. Çeviri Avi PARDO'nun çevirisiymiş. Söz konusu çevirmenle ilk defa karşılaştım. Biraz araştırdım. Kendisi, "John Fante ve Charles Bukowski yazılarını ve şiirlerini Türkçe'ye çevirmesiyle tanınır. Kullanılan dilin sadeliğine sadık kalarak yaptığı çevirilerle Fante ve Bukowski hayran kitlesinin artmasını sağlayan kişidir" şeklinde anlatılmış internette. Çeviri işinden çok anlamıyorum, bunu açıkça söyleyebilirim. Ama bir kitabın çevirisinin ne kadar zor olabileceğini, çevrilen cümlelerin yapılarından az çok çıkarabiliyorum. Fante'nin bu kitabının çevirisi gerçekten çok mu zordu? Ya da böyle bir kitap için çeviri yapılmasa çok mu şey kaybedilirdi? Fante'nin hayran kitlesi neye hayran olmuştur? Anlayamadım, anlayamıyorum. Ve kendimi tutamıyorum, kelimelerim cümlelerim sert oluyorsa bağışlayın lütfen. Kendi penceremden bakıyorum.

Kitap, 15 bölümden oluşuyor. Bunların bazıları aynı kişilerle bazıları farklı kişilerle alakalı. Ya da en azından öyle duruyor. Yapılan kitap yorumlarını okuduğumda da bu şekilde ifade edilmiş. Ama bence hep aynı kişinin hikayesi anlatıyor. Bazılarında hikayenin kahramanı bizzat kendisi, bazılarındaysa kendisini yerine koyduğu kişiler. Ama hep bir kendi ağzından, hep bir kendi bakış açısıyla.. Belki bu yüzden olsa gerek, olayların içerisindeki kahramanların soyadları değişse de isimleri Jimmy, John, Jake v.b gibi telaffuzu birbirine yakın isimler..

Kitabın konusu oldukça sıradan, olay hikayesi anlatıyor. Yabancı bir ülkeye yaşayan (ABD) yabancı asıllı insanların hikayesi.. Yabancı asıllı bir çocuğun gözünden aile, kilise, okul, arkadaş hayatı; bir ergenin gözünden hayat ve genç bir adam gözünden hayat. Oldukça basit, oldukça klasik, Türk edebiyatında kat kat iyilerini gördüğüm bir konu etrafında dolanan, çoğu yazılanın yazarın kendi deneyimi olduğunu düşündüğüm, “Ne zaman bitecek bu kitap?” diye sayfaya bakma ve kalan sayfa sayısını hesaplama gereksinimi hissettiğim, bana neredeyse hiçbir katkısı olmayan, adını ertesi güne unutacağım ve büyük olasılıkla yazara ait ilk ve son kitap vasfını haiz bir eser.

Herkesin zevki farklıdır elbette ama benim tavsiye ettiğim kitaplar arasında değil. (Portakal Çiçeği) 
Sevdiğim yazarlardan biri olan John Fante'nin on beş adet öyküsünün bulunduğu 'Gençliğin Şarabı' kitabını siz kıymetli okurlara tavsiye ediyorum. Bu öykülerden ilk dokuz öykü birbirleriyle bağlantılı. Kendi yaşadıklarından esinlenerek yazmayı seven John Fante bu ilk dokuz öyküde kendi çocukluğunu ve aile hayatını anlatırken; yaşananlara bir çocuğun gözüyle bakarak, yetişkinlerin ısrarla mantıksız davranmalarına dem vuruyor sonra bunlara kendince tutarlı çözümler getiriyor. Bunları okuyanlar bunlarda mutlaka kendilerinden birşeyler buluyor ve bir yığın duygusallığın arasında da zaman zaman gülümseyeceği paragraflar buluyor. Bu öyküler, yazarın diğer bir kitabı 'Bahara Kadar Bekle, Bandini'deki hikayeye kısmen benziyor.

Diğer altı öykü ise birbirinden bağımsız öykülerdir. Amerika'ya göç etmiş işçi Filipinliler'in gerçekleşmesi zor hayallerini ve derin hissiyatlarını seveceksiniz. John Fante'nin bu ve diğer kitaplarını gönül rahatlığı ile tavsiye edebiliyorum... (Black Garden) 
Toza Sor ile harikalar yaratan Fante'nin okuduğum 4. kitabı oldu bu kitap. İçinde bir çok hikaye var, baştaki 5-6 hikayesi aynı kişinin anlatımıyla geçiyor. Bir duvarcı ustasının oğlu sayesinde, büyüme serüveninde aşklar, beyzbol ve ebeveyn eleştirileri geliyor. Kitap tat olarak "Çavdar Tarlasında Çocuklar"a çok yakın geldi. Özellikle son hikayeyi de okuyunca, yazarın bunları gerçekten yaşadığını düşündürüyor. Yoksa bu denli gerçek duygular çıkamazdı. Çeviri çok güzel, bir kaç yerde eski sözler kullanılsa da beğendim. Fante çok büyük bir yazar. Ama maalesef asla değeri bilinmeyecek. (Evren Erarslan) 
--reklam--
Gençliğin Şarabı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
John Fante - Gençliğin Şarabı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gençliğin Şarabı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı John Fante Kimdir?
John Fante (d. 8 Nisan 1909 - ö. 8 Mayıs 1983) İtalyan asıllı ABD'li romancı, kısa hikâye yazarı, senarist.

Yaşamı

John Fante`nin babası duvar işçisi Nick Fante bir İtalyandı. Yüzyılın başında ABD`ye göç etti. 8 yıl sonra da oğul John dünyaya geldi. Boulder`da yetişti, Colorado Üniversitesi`ne kayıt yaptırdıysa da eğitimini tamamlayamadı, 20 yaşındayken okuldan ayrıldı. 1918`de ABD vatandaşı olan baba Nick Fante, 1929 yılında ailesini terk etti. Babanın da ayrılmasıyla aile gittikçe fakirleşti. John da Kaliforniya`ya gitti, bir balık fabrikasında çalışmaya başladı, kısa bir sonra da annesini de yanına aldırdı.

Balık fabrikasında çalışmaya başlayınca hayatı bir düzene girdi. Boş zamanlarında sürekli okuyan Fante, işçilikten arta kalan zamanlarda sürekli hikâyeler yazmaya başladı. 1933`te ilk romanıLos Angeles Yolunu bitirdi, bu kitapla birlikte aynı zamanda hep başkahraman olarak kalacak Arturo Bandini de doğuyordu. İlk kitabı yayınevlerince provokatif olduğu gerekçesiyle reddedildi. 1938yılında ilk romanı yayımlanabildi, Bahara Dek Bekle, Bandini. 1939 yılında da Charles Bukowski`nin öve öve bitiremediği Toza Sor yayımlandı.

Daha sonra Hollywood`a doğru kaymaya başlayan Bandini, ünlü yönetmenlerle (Orson Welles, Francis Ford Coppola) ahbap oldu. Yazın dünyasından yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı, evlendi. Edebiyat dünyasına Hayat Dolu`yla geri döndü fakat eski hırçın hali biraz geride kalmış gibi görünüyordu. Hayat Dolu`nun senaryosuyla Oscar`a aday oldu. 1955`te şeker hastası olduğunu öğrendi, giderek sağlığı bozuldu, kör oldu ve iki bacağı kesildi. Son romanını karısına söyledi o yazdı : Bunker Tepesi Düşleri (1982). Ertesi yıl da öldü.

Ömrünün son yıllarında Bukowski hep Fante`nin yanında oldu. Black Sparrow Press`e baskı yaparak Fante ölmeden kitaplarının tekrar basılmasını sağladı. Ona adeta tapan Bukowski, zamanında fazla ilgi gösterilmeyen Toza Sor`un en sevdiği kitap olduğunu yineleyip durdu. Arturo Bandini serisinin tekrar popüler olmasını sağladı. 2000`de John Fante biyografisi "Full of Life: The Biography of John Fante" piyasaya çıktı. 2003`de The Fante Reader takip etti, bu kitapta da bazı öyküleri ve mektupları yer alır.
--reklam--
John Fante Kitapları - Eserleri
Toza Sor
Bahara Kadar Bekle, Bandini
Los Angeles Yolu
1933 Berbat Bir Yıldı
Gençliğin Şarabı
Bunker Tepesi Düşleri
Üzümün Kardeşliği
Büyük Açlık
Roma'nın Batısı
Hayat Dolu
--reklam--
John Fante Alıntıları - Sözleri
Yoksul bir adamdı, üç çocuğu vardı; ne makarnanın parası ödenmişti, ne de üç çocuğunun ve makarnanın içinde bulunduğu evin parası. Tanrı köpektir. (Bahara Kadar Bekle, Bandini)
Ben kavga edemiyorum,” diye hıçkırdı. “Hiçbir zaman edemedim, insanlara vurmayı sevmiyorum (Roma'nın Batısı)
İnancını yitirince herşeyi yitiriyordun. (Bunker Tepesi Düşleri)
Büyük yazar, tozlu kitapçıların müdavimi, tozlu dergileri kaldırıp o güzel öyküsünün tozunu üflerdi, satın alırdı dergiyi, kendi öyküsünü, tozlanmasın diye. (Büyük Açlık)
“O denli yaraladılar ki beni, kitaplara sığındım, içime kapandım, kasabamdan kaçtım,..” (Toza Sor)
Neydi o kitap? Bilmiyordum, ama onun gözlerinin izlediği satırları izleyebilmek için mutlaka edinmeliydim o kitabı. (Los Angeles Yolu)
Çünkü Nietzsche’nin kitap kapaklarındaki fotoğrafları geliyordu aklıma. O salak bıyığıyla bir bira içicisine benziyordu ve ben biracılardan nefret ederim. (Los Angeles Yolu)
Zayıflıkların gücün olduğunda, ağlarsın. (Üzümün Kardeşliği)
Tuzak bu. Yaparsam yanlış, yapmazsam yine yanlış. (1933 Berbat Bir Yıldı)
Dünyadaki en büyük sorun ne biliyor musun, Dino? Aile hayatı kalmadı. (Gençliğin Şarabı)
Cahiller, budalalar ve gerizekalılarla konuşmanın yararı yok. Zeki insan dinleyicilerinin seçimini özenle yapar.  (Los Angeles Yolu)
Genç değillerdi artık, geleceğe dair umutlarını tüketmişlerdi. (Üzümün Kardeşliği)
Beklentim çok büyüktü belki de; tüyleri ürperten coşkulu bir idrak, yeniden doğuşun baş döndürücü ihtişamı. (Hayat Dolu)
Ne işim var burada, diye sordum kendime. Nefret ediyorum buradan, bu yalnız kentten nefret ediyorum. Neden beni istenmeyen bir öksüz gibi kendinden uzaklaştırıyordu? Yeterince acı çekmemiş miydim? Canımı dişime takıp çalışmamış mıydım? Neydi benimle alıp veremediği? O fasılasız taşralılık duygusu, başından beri taşıdığım ait olmama inancı mı? (Bunker Tepesi Düşleri)
Tanrım... Bir işaret ver bana. Hayat yaşamaya değer mi? Her şey yoluna girecek mi? (1933 Berbat Bir Yıldı)
"Nefret ediyorum senden" dedi.
Hissettim nefretini. Kokusunu aldım,duydum hatta, ama sırıttım yine de. (Toza Sor)
Camilla Lopez adında bir kıza âşık oldum. Bir gece çalıştığı yere gittim ve karşımdaydı ve o günden beri o kızın güzelliğini her düşündüğümde boğulacak gibi olurum, şimdi yazarken bile. (Büyük Açlık)
Öte hayat hipotezi varsılların yoksulları uyutmak için uydurdukları bir martavaldan ibaret. Ruhun ebediyetine itiraz ediyorum. (Los Angeles Yolu)
Bu kadar basitti. Her şey için teşekkürler. İzni olmadan onu dünyaya getirdiğim için. Onu savaş, nefret ve bağnazlıkla dolu bir dünyaya zorladığım için. Ona sahtekarlığı, yalanı, önyargıyı ve acımasızlığı öğreten okullara gönderdiğim için. Sırtına hiçbir zaman inanmadığı bir Tanrı yüklediğim için. Bir gün mahvına sebep olabilecek araba tutkusunu aşıladığım için. Çocuk kızla tanışır ve iyi adamlar sonunda hep kazanır türünden korkakça senaryolar yazan bir baba için. Her şey için.
"Güle güle, evlat. Arada sırada ara." (Roma'nın Batısı)
Aşk her şey demek degildi. Kadınlar her şey demek değildi. Bir yazar enerjisini korumak zorundaydı. (Toza Sor)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gencligin-sarabi-john-fante-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)