# Gençlik Düşü - Ayhan Geçgin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Gençlik Düşü kimin eseri? Gençlik Düşü kitabının yazarı kimdir? Gençlik Düşü konusu ve anafikri nedir? Gençlik Düşü kitabı ne anlatıyor? Gençlik Düşü PDF indirme linki var mı?  Gençlik Düşü kitabının yazarı Ayhan Geçgin kimdir? İşte Gençlik Düşü kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/genclik-dusu-ayhan-gecgin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-12-01T08:00:18+03:00
- Güncelleme: 2022-12-01T08:00:18+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/12/01/ayhan-gecgin-kimdir-ayhan-gecgin-kitaplari-ve-sozleri-349725.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ayhan Geçgin 
 Yayın Evi: Metis Yayıncılık 
 İSBN: 9789753425740 
 Sayfa Sayısı: 248 
--reklam--
Gençlik Düşü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Evet, korkuyordum. Nereye baksam az sonra gerçekleşecek korkunç bir şeyi görüyordum, telafi edilmez bir yıkım, geri dönülmez bir felaket? Ama zaten gördüğüm bir felaket sonrasının kalıntıları değil miydi? Yoksa kendi yıkımının önsezisi miydi, gerçekten geçilmemesi gereken bir sınırı geçmek üzere miydim? Zorunlu muydu bu, kaçınmak olanaklı değil miydi? Yoksa şimdi yaşadığım, bu sürüp giden, boyuna yinelenen... felaketin ta kendisi bu muydu? Olmuş, olup duran, ama olup durmasına rağmen başa hiç gelmeyen: yavan felaket, yavanlaşmış felaket.
(Arka Kapak)

İlk kitabı Kenarda ile tanışmıştık Ayhan Geçgin'in hiç de "tipik olmayan" evreni ile. Yerini bilen, kendini açmayan, kararlı ve şaşırtıcı bir ilk kitaptı. Gençlik Düşü ile devam ediyoruz:
"Hem bu yanımda taşıyıp durduğum felaket duygusu da nereden çıkıyordu? Evet, korkuyordum. Nereye baksam az sonra gerçekleşecek korkunç bir şeyi görüyordum, telafi edilmez bir yıkım, geri dönülmez bir felaket? Ama zaten gördüğüm bir felaket sonrasının kalıntıları değil miydi? Yoksa kendi yıkımımın önsezisi miydi bu, gerçekten geçilmemesi gereken bir sınırı geçmek üzere miydim? Zorunlu muydu bu, kaçınmak olanaklı değil miydi? Yoksa şimdi yaşadığım, bu sürüp giden, boyuna yinelenen... felaketin ta kendisi bu muydu? Olmuş, olup duran, ama olup durmasına rağmen başa hiç gelmeyen: yavan felaket, yavanlaşmış felaket." 
(Tanıtım Bülteninden)
Gençlik Düşü Alıntıları - Sözleri
Zaten pencereden bakıp da dalıp gitmeyen çocuk mu vardır?
Hele insan bir de içten konuşursa, kalbinden, o zaman dinleyecek, anlayacak biri mutlaka çıkar.
Gecede anlamlar değişir, başka kılıklara bürünür.
İstanbul denen bu gri kente, insanların arzuları, istekleri, düşleriyle büyüyen aç bataklığa bakıyorum.
Bir yaşam arzulamış, onu sezmiş, ama vara vara onun yokluğuna varmıştım.
"Dünya yaşanacak bir yer olmaktan çoktan çıktı, bunu uzun süredir biliyorduk ama artık ölmek için dahi bir yer olmaktan çıktığını yeni yeni anlıyoruz."
Dedikleri gibi hiçten hiç çıkar.
Yaşamak için bir neden yokken yine de yaşıyorduk, dünya bir gübre teknesi gibi dönerken, çamurun, lağımın içinde utançla debelenirken yaşıyorduk, hem de bundan hoşnutmuşçasına, eşi benzeri olmayan bir tutkuyla.
O da herkes gibi ölmek için bir yer bulmak istiyor. Bunu toprağı kazarcasına üzerine eğildiği bu sanal boş yüzeyde, kağıdın derinsizliğinde yaratmak için boş yere didinip duruyor.
Bir gülü koklamak o kokuya teslim olmak değil midir?
Gençlik Düşü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Gençlik Düşü mü yoksa gençlik yitmesi mi? Yazarın derin anlatımı ile , yazar olma heveslisi bir gencin her şeyi kaybetme ve yazamama öyküsünü yaşıyoruz Ayhan Geçgin kendine özgü tarzı ve okuma zorluğu ile ne yazsa okurum dediğim yazarlar arasında yerini sağlamlaştırıyor . Kitaptan bir alıntı ile yorumumu sonlandırayım
“Belki de her insan kendine göre,kendi yaşamını düşünerek nasıl yalın bir yaşama ulaşacağını düşünmeliydi.Belki de fazlasıyla karmaşıklaşmış,insanın hem üstüne abanan,hem de içinden onu delik deşik ederek geçen bu dünyada basit,yalın bir yaşamı üretmek gerekiyordu;atmak,azaltmak,eksiltmek,ta ki yalınlığa ulaşıncaya kadar,düşünmede,hissetmede,sevmede,ki böylece ölüm de yalınlıkla gelebilsin,bu yaşama son yalın çizgisini vurarak onu tamamlasın.” (Hasan Sabah) 
Ayhan GeçginGençlik Düşü

“Şimdiye kadar ilk gençliğimden bir gelecek beklentisi gelecek düşüyle yaşamıştım.Beklediğim gelecekteydi.Geleceğin çağrısı,bana vaat ettikleriyle doluydum.Belki buydu yıkım,bir geleceğin olmadığını,şimdiye kadar yaşadığımdan farklı bir şeyin beni beklediğini ta içimde duymamdı.Nasıl yaşanırsa yaşansın yaşananların yönü hiçbir geleceği göstermiyordu.”s/191

Ayhan Geçgin’in okuduğum üçüncü kitabı Gençlik Düşü.Bu kitabında yazarın yaz(a)mama durumunu sen diliyle vermiş.Bilinç akışı tekniğiyle şimdiki zamanda kitap yazma çabalarının içinde Ankara’da öğrencilik yaşantısını ve düşlerini okuyoruz.İlk kitaplarındaki o muhteşem betimlemelerini bu sefer Ankara sokaklarında yaşatıyor yazar.Üniversite öğrencilerinin yaşam şekilleriyle beraber Ankara’da yaşayan Doğu kökenli insanlarında bir portresini çiziyor satır aralarına yerleştiriyor Ayhan Geçgin.
İçinde Ankara geçen,Ankara’nın içinden geçen kitaplar beni ayrı cezbediyor.Çaresizliğimin şehri Ankara,okurken o günlere götürdü beni.
Orta yaşın üstünde,yaş almış insanlara sahi siz gençken neler düşlüyordunuz?Ya şimdi şu yaşınızda düşleriniz gerçekleşti mi?Ya da tamamen farklı bir yaşantının içinden misiniz?Diyor ya da düşündürüyor.Bir geriye dönüşte okuyucuya yaşatıyor.

Bu kitapta da çok derine inmiş ikinci kitabı olmasına rağmen dildeki ustalığı,insan çözümlemeleri çok iyiydi.Bazı yazarlar vardır ne yazsa okurum dersiniz Ayhan Geçgin’de benim için öyle oldu.

“Belki de her insan kendine göre,kendi yaşamını düşünerek nasıl yalın bir yaşama ulaşacağını düşünmeliydi.Belki de fazlasıyla karmaşıklaşmış,insanın hem üstüne abanan,hem de içinden onu delik deşik ederek geçen bu dünyada basit,yalın bir yaşamı üretmek gerekiyordu;atmak,azaltmak,eksiltmek,ta ki yalınlığa ulaşıncaya kadar,düşünmede,hissetmede,sevmede,ki böylece ölüm de yalınlıkla gelebilsin,bu yaşama son yalın çizgisini vurarak onu tamamlasın.”s/222 (Ferya Fertelli) 
Gençlik Düşü yazarın ilk romanı Kenarda’da da başlayan “yürüyüş”ün devam ettiğini, muhtemelen yeni okumaya başladığım üçüncü romanı Son Adım’da da bunun süreceğini düşündürüyor... Çok memnunum Ayhan Geçgin’in beni çıkardığı bu “yürüyüş”ten, “varoluş”un içindeki “boşluk”ta düşe kalka…

“Bana şunu mu demek istiyordu, sen de bunu öğreneceksin, şimdi gençsin ama yaşaya yaşaya aslında sana hiçbir şey öğretmeyen bu bilgiyi sonunda kavrayacaksın. Neyi? Her şeyin boşuna olduğunu mu? Ne insanın içinde, ne de dışında hiçbir şeyin olmadığını, sonunda insanın yaşama ilişkin varıp varabileceği yerin kabul edilemez, katlanılamaz boşluğunu mu?(s.164)” (Hakan Özer) 
Gençlik Düşü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ayhan Geçgin - Gençlik Düşü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gençlik Düşü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ayhan Geçgin Kimdir?
Ayhan Geçgin 1970 İstanbul doğumlu. ODTÜ Felsefe bölümünü bitirdi. İstanbul'da yaşıyor.
--reklam--
Ayhan Geçgin Kitapları - Eserleri
Son Adım
Uzun Yürüyüş
Bir Dava
Kenarda
Gençlik Düşü
--reklam--
Ayhan Geçgin Alıntıları - Sözleri
Bütün sınavlardan çaktım, gerçek bu, yaşamayı beceremedim. İşte şimdi buradayım, daha doğrusu şimdi ile buranın birbirini dışladığı bu sapakta: ya sonlanmayan, asla bitmeyen bir şimdi içinde ama burası yok - ya da burası var, bir bataklık gibi yayılmış, çivilenmiş bir burada var, ama şimdi yok, çoktan geçip gitmiş. (Son Adım)
Zaten pencereden bakıp da dalıp gitmeyen çocuk mu vardır? (Gençlik Düşü)
Dünyam küçüldü diyorsun kendi kendine, dünyam o kadar küçüldü ki belki ben bile onun dışında kaldım.. (Son Adım)
Yazdığım cümleler kuru, kitaplardaki harflerse ölü harflere dönüşmüştü. (Bir Dava)
Yaşamak için bir neden yokken yine de yaşıyorduk, dünya bir gübre teknesi gibi dönerken, çamurun, lağımın içinde utançla debelenirken yaşıyorduk, hem de bundan hoşnutmuşçasına, eşi benzeri olmayan bir tutkuyla. (Gençlik Düşü)
Eğer özgürlük diye bir arzumuz varsa, özgürlük istediğimiz doğruysa bu durumda mahkum olduğumuzu da kabul ediyoruz demektir. (Bir Dava)
Bir yaşam arzulamış, onu sezmiş, ama vara vara onun yokluğuna varmıştım. (Gençlik Düşü)
O ise yaşamıyordu. Onların bir yaşamı vardı. Onun­sa henüz bir yaşamı yoktu. Yaşamaya daha başlamamıştı bile. Ya­şamı ilerideydi, belirsiz bir uzaklığın öte tarafında yaratılmak için onu bekliyordu. (Kenarda)
Dünya sanki artık genişleyen, geniş göğün altında, insanın ayakları altında ufka doğru uzayıp giden düz bir yüzey değil de hemen yanıbaşında yükselen bir duvara dönüşmüş. Ya da artık küçük bir küre bu, yalnız o kişiyi saran, bir insan boyutunda, küçük, saydam bir dünya. (Uzun Yürüyüş)
İşin en tuhafı iktidar, en mağdur benim, diyor. Böyle bir iktidar tipini ilk kez görüyoruz. İktidarda ama gene de mağdur. Hoş bir konum. Ne yaparsa yapsın hiçbir sorumluluk hissetmiyor, almıyor. (Bir Dava)
Sonunda, diye düşündü, her şeyi unutmak, insan olduğumu bile unutmak istiyorum. Kendimi parça parça, ip ip geriye doğru sökeceğim. (Uzun Yürüyüş)
Bir gülü koklamak o kokuya teslim olmak değil midir? (Gençlik Düşü)
Yoksul sayılmazsın, başkalarına göre durumun iyi bile sayılır, ama çok farklı yoksulluklar olabilece­ğini biliyorsun artık. Bazen parasızlık falan değil diye düşünüyor­sun, asıl yoksulluk bu - ruhsal yoksulluk, zihinsel yoksulluk..
.. (Son Adım)
"Bir şey hissetmenin, bir yakınlık, sevgi benzeri bir şey hissetmenin daha kolay olacağını düşünürüz, değil mi? Çünkü insanız, bizim için bu doğal bir şey."
 "Evet, öyle."
 "Bana artık tersi doğruymuş gibi geliyor: Hiçbir şey hissetmemek, bir şey hissetmekten çok daha doğal artık." (Son Adım)
Zaman kendini oyup duru­yordu. Sonunda oyarak içini dışına çıkardı, kendini yiyip bitirdi. (Kenarda)
Dünya pencereden göründüğü kadardı… (Kenarda)
Belki, diye düşündü, bir kazazedeyim, batan bir gemiden kur­tulan son kişiyim. Ama bu dağlarda deniz yok. O zaman, dedi, bel­ki gemisi batmış Nuh 'um ben. Gemim selde dağlara çarpıp parça­landı, eşim, çocuklarım, kardeşlerim, hayvanlarım, hepsi öldü git­ti. Felaketten bir işaret kalsın diye geride bir tek ben kaldım. (Uzun Yürüyüş)
Hiç yaşamamış olduğu şeyle­ri insan nasıl unutulmuş, sadece unutulmuş değil yok olup gitmiş, en ufak izi bile kalmamış anılar gibi duyar?.. (Son Adım)
Zihnin berraklaştıkça korku da içinden çekip gidiyor. Yalnızca burada olmanın, olabileceklerin korkusu değil, o aslında hep sende var olmuş olan, o soyut, ele avuca gelmez korku da. Korku yok olu­yor, şimdi cesur olmaya bile gereksinimin yok artık..
.. (Son Adım)
“Belleğin asıl gücü unutmak olabilir.” (Bir Dava)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/genclik-dusu-ayhan-gecgin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)