# Gerçek - Emile Zola Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Gerçek kimin eseri? Gerçek kitabının yazarı kimdir? Gerçek konusu ve anafikri nedir? Gerçek kitabı ne anlatıyor? Gerçek kitabının yazarı Emile Zola kimdir? İşte Gerçek kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gercek-emile-zola-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-19T06:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-02-19T06:00:08+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/19/emile-zola-kimdir-emile-zola-kitaplari-ve-sozleri-156459.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Emile Zola 
 Çevirmen: Nesrin Altınova 
 Orijinal Adı: Vérité 
 Yayın Evi: İmge Kitabevi 
 İSBN: 9789755337838 
 Sayfa Sayısı: 606 

Gerçek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
19. yüzyılda Fransız toplumu 1789 Devrimi öncesinin toplumsal ve kültürel değerlerine doğru kısa süreli bir gerileme dönemi yaşadı. Yeni rejim Kilise'yi kutsamakta, toplumun dindarlaşması için elinden geleni yapmaktadır. Bu sürecin en olumsuz etkileri eğitim alanında görülür. Doğal bilimler, laisizm, kadın erkek eşitliği, eğitim kurumlarından başlayarak Fransız toplumunun hayatından çıkmaya başlar. Kilise insanların yaşam tarzını belirlemekte, din tacirleri "cennete giriş tahvilleri" satarak kazanç sağlamaktadır. Yahudi düşmanlığı, bu gelişmenin bir başka sonucudur.

Gerçek, bu ortamda mücadele eden, bilimi ve seküler ahlakı savunan bir grup öğretmenin ailele-riyle birlikte verdikleri mücadelenin anıtsal öyküsüdür. Merkezinde bir çocuk cinayeti ve sanık olarak yargılanan bir Yahudi öğretmenin bulunduğu roman, aslında ünlü Dreyfus Davası'na yapı-lan bir gönderme niteliğini taşır. Gerçeklerin gizlenemeyeceğini, halktan saklanmak istenen her şeyin er ya da geç açığa çıkacağını anlatan bu roman bir edebiyat şaheseridir.
(Tanıtım Bülteninden)

Gerçek Alıntıları - Sözleri
Cumhuriyeti yıpratmalarına izin veremeyiz...
Hiçbir şey olmaz bu adamdan, dün ve her zaman yalan söylüyordu, yarın hain ve dönek olacaktır!
Ülke battı, çürüttüler ülkeyi, zehirlediler!
Ancak özgür bir kadın erkeği kurtarabilir. Kadının köleliği erkeğin de köleliğidir.
“Ben itkiye direnen güçlü bir çekirdektir.”
...deneysel bilimle donanmış, halka doğruyu öğreten, özgürlüğün, adalet ve barışın yolunu gösteren iyi öğretmenler yetiştirmek. Ulusun ve insanlığın bütün geleceği burada yatıyordu.
Ama aşk her şeyi onarmak için yeterli değil miydi? Her akşam aynı beden ve yürek içinde birleşildiğinde en büyük felaketlere karşı da anlaşmıyorlar mıydı insanlar?
Yarınki öğretmenin değeri neyse okulun değeri de o olacaktır. Laik öğretmen gerçeğin ve adaletin aracıdır, ulusu ancak o kurtarabilir, ulusa dünyadaki yerini ve etkinlik alanını o verebilir ancak.
Binlerce fersah uzaklarda kaybolmuş hissediyordum kendimi, başka bir gezegende yaşıyordum sanki ve bu gezegenle hiçbir ortak yanım yoktu.
Bütün zihinler zifiri bir karanlık içindeyse bunun nedeni belliydi; büyük olasılıkla yöntemsiz, yarım yamalak, ciddi bilimsel temeli olmayan eğitim ancak zekanın zehirlenmesine yarıyordu ve daha endişe verici bir yozlaşmaya götürüyordu. Evet eğitim, tabii, eğitim en değerli şeydi! Ama tam bir eğitim, iki yüzlülükten ve yalandan kurtulmuş, gerçeği bütünüyle ortaya çıkaran bir eğitim!
“...gerçeğin karşısında hiçbir şey duramaz, gerçek güçlüdür ve ebedi muzafferdir.”
Dinin egemen olduğu her ülke, sonunda yoksulluk ve yıkıntı içinde bulmuştu kendini.
… oysa şimdi bu kadar gerçek ortaya dökülmüşken, bir çok şey aydınlatılmışken ülkenin adaletsizlik içinde bu kadar uzun ve utanç verici bir uykuya yatmış olması anlaşılır gibi değildi.
"Görmemek, duymamak için bu kadar inat eden insanları yola getirmek mümkün olamaz."

Gerçek İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Gerçek, Emile Zola’nın Dreyfus Olayı’ndan esinlenerek kaleme aldığı bir roman. Öncesinde yazarın olayla ilgili fikirlerini paylaştığı yazısı Suçluyorum okunduğunda, hangi hislerle bu kurguyu yarattığı anlaşılıyor. Aynı zamanda Dreyfus Olayı ile kurgu arasındaki paralelliği görüyorsunuz. O nedenle öncesinde Suçluyorum’u okumanızı öneririm. Gerçek’e gelecek olursak, bu eserde Zola, bir okulda işlenen bir cinayet ve yine haksız yere tutuklanan bir Yahudi adamın hikayesini anlatıyor. Ancak eserin birincil kaygısı asla kurgu ya da edebi kaygılar değil. Zola, hayat görüşünü ortaya seriyor bu kitapta. Yazarın siyasi açıdan en yoğun, en sert ve dünya görüşünü derli toplu olarak paylaştığı eseri Gerçek. Laiklik, kilise, eğitim, siyaset, toplum düzeni gibi konularda oldukça şeffaf ve cesur bir şekilde zihnini okura açmış Zola kitapta. Yazarın aynı zamanda ölmeden önce tamamladığı son eseri. Zola’nın yazarlığına zaten hayrandım, Suçluyorum ve Gerçek’i okuduktan sonra bir insan ve bir aydın olarak da ayrıca saygı duyduğum, yeri bende ayrı bir yazar oldu. Fikirlerine, bunları dile getirmekteki cesaretine (özellikle yazıldığı dönem düşünüldüğünde ama aslında bugün bile devrim niteliğinde), kalemine bayıldım. Mutlaka herkesin okumasını istediğim, muazzam bir klasik Gerçek. Dört İncil serisinin üçüncü romanı, ancak aynı Rougon-Macquart serisinde olduğu gibi eserler birbirine konu ya da kurgu açısından bağlı değil; sadece karakterler arasında bağ var -ki Zola romanlarındaki karakter fazlalığı nedeniyle kitapları sırayla ve peşpeşe dahi okusanız rahatlıkla kaçırabileceğiniz bağlar bunlar. O nedenle sıra ile okunması şart değil. Zola’ya hangi kitabıyla başlamalıyım diye soranlara, Therese Raquin’i öneririm, yazarın ilk dönem eserlerinden, herhangi bir serinin parçası değil (yani sonrasında Rougon-Macquart’ı sırasıyla okumanıza mani değil) ve etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız çok iyi bir metin. Ama Germinal, İçimizdeki Hayvan (Hamdi Varoğlu çevirisi öneririm) ve Paris Yıldızı (Kadınların Saadeti) bence okunması gereken önemli romanları. Yaşama Sevinci’nin de bende yeri ayrıdır. (İpek Dadakçı) 
Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.
Emile Zola’nın son kitabı.
Emile Zola hayatı boyunca gerçeğin peşinden koşmuş bir yazardır.
Bu romanını ünlü Dreyfus olayından esinlenerek yazmıştır.
Olay bir çocuğun, bir rahip tarafından tecavüz edilerek öldürülmesi ile başlamaktadır.
Tecavüzcü rahip, dinsiz ve Hristiyan düşmanı olarak gördüğü yahudileri suçlar. Belediye okulunda öğretmenlik yapan yahudi Simon bu suçlamalar sonucunda hapise atılır.
Simon ömür boyu hapis cezasına çarptırılır.
Bundan sonra gerçeğin peşinden koşan, idealist bir öğretmen Marc sahneye çıkar.
Marc gerçek katilin kim olduğunu bulmak için, arkadaşları ile birlikte mücedele yürütür.
Tüm toplumsal baskılara rağmen, devlet ve kilisenin düşmanlığını kazanmasına rağmen, gerçeği bulma mücadelesinden bir saniye bile vazgeçmez.
Sonunda gerçek ortaya çıkar. Cinayeti kimin işlediği bulunur.
Bu roman salt bir cinayet romanı bir polisiye eser değildir.
Bu roman yazıldığı zamanın ruhunu yansıtan. Zamanın sosyolojisini, politik atmosferini, adalet mekanizmasını çok iyi biçimde göz önüne seren müthiş bir manifestodur.
Gerçekle yalanın.
Akılla hurafenin.
Din ile aydınlanmanın.
Sömürenlerle, sömürülenlerin amansız savaşıdır. (II. Bogart j.r) 
"TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR ": Gericilik ile Laiklik,
Bağnazlık ile Hoşgörü,
Cahillik ile Bilim,
Din okulları ile Laık okulları,
Etkin güçlerin tutsağı olanlar ile özgür düşünenlerin karşı karşıya geldiği ,
içinde yaşadığımız ülkenin tüm gerçeklerini bulabileceğimiz enfes bir kitap.

Emile Zola ,Dreyfus olayını ve akıbetinde yaşanan haksızlıkları ve kendisinin de içinde olduğu bir grup insanın verdiği mücadeleyi kurgulayıp kaleme almış.

Din adamları , tarikatçılar ve onların okullarından mezun olanlar Fransız devletinin bir çok kurumuna sızıyor ve kendi çıkarları için çalışıp, din ile bağdaşmayan davranışlar serip çıkarları doğrultusunda bir çok masum insanı suçlayıp, suçlulardan yana taraf tutuyor.

 HİÇ BİRİMİZE YABANCI GELMEYEN OLAYLAR HEP BUNLAR ,DEGİL Mİ? :))

Bağnazlığın, cahilliğin, gericiliğin, eğitimsizliğin adaletsizligin bir ulusu nasıl yokuş aşağı sürüklediğini ,eğitimin insanlar üzerinde ne gibi büyük bir etkiye sahip olduğunu gösteren ,
Demokrasi kültürü ve özgür düşüncenin yerleşmediği toplumlarda her insanın başına gelebilecek bir sorunu ele alan ve bireylerden topluma ,kurumlardan devlet yönetimine, toplumun tüm kesimine verilen bir mesajdır "Gerçek".

Ayni zamanda BİR AYDINLANMA ÇAĞRISIDIR .

"Gercek" gercektende gerçek bir kitaptır!!!

(Özellikle tüm eğitimcilerin okuması gereken bir eserdir bana göre.) (Lina) 

Kitabın Yazarı Emile Zola Kimdir?
Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.

Emile Zola Kitapları - Eserleri
Paris Yıldızı
Nana
Meyhane
Yaşama Sevinci
Therese Raquin
Hulya

Suçluyorum
Bir Aşk Sayfası
Gerçek
Emek (1 Cilt)
Döl Bereketi - 1
Döl Bereketi - 2
Apartman

Germinal
İtiraf
Hayvanlaşan İnsan
Paris'in Karnı
Toprak 1
Rahip Mouret'nin Günahı
Sel

Bir Gecelik Aşk Uğruna
Doktor Paskal
Para
Plassans Papazı
Marsilya'nın Gizemleri
Medan Geceleri
Aşk Bitmesin

Toprak 2
Emek 2. Cilt
Deneysel Roman
Değirmene Hücum
Canlı Ölü
Başyapıt
Germinal

Nana
Captain Burle
Yıkılış
Döl Bereketi 3
Seçilmiş Əsərləri
Nasıl Ölünür
Meyhane (II. Cilt)

Rougon'ların Yükselişi
Rougon'ların Yükselişi 2.Cilt
Bir Aşk Sayfası 2
Aşkların En Güzeli
Bir Aşk Gecesi
Beşerdeki İfrit

Emile Zola Alıntıları - Sözleri
Bu adamlar sevmiyorlar, sevmekten âciz insanlar, bunlar! Para, iktidar, ihtiras, zevk, evet, bunlar ellerinden gelir, fakat aşk onların kârı değil! (Döl Bereketi - 1)
Sonra, tek bir sözcükle sürükledi Pauline'i içeri:
"Gel, pis çocuk." (Paris'in Karnı)
Elindeki minik demeti, büyük bir hazla kokladı. Evet! İşte kardeşlik bağının getirdiği iyilik, bir başına mutluluk yaratan sevgi, evreni kurtararak, yeni baştan kuracak olan aşk! (Emek (1 Cilt))
''Bu acının tesellisi yok. Yardım istemiyorum.'' (Sel)
"Evlendirin; eğer onlar aileleriyle böyle çekişmeye, bütün engelleri aşmaya yönelten büyük bir aşkla birbirlerini seviyorlarsa evlendirin. Mutluluğu ancak sevgi sağlar." (Emek (1 Cilt))
Bütün ihtilaller burjuvalar için yapılıyor. (Paris'in Karnı)

Gene hasta sandı kendini, sağlığının tama­men yerine gelmesi için son bir şeye gereksinimi vardı:
Nerede arayacağını, nerede bulabileceğini bilmediği bir bütünlük gereksinimi, eksiksiz bir doyum gereksinimiy­di bu. (Rahip Mouret'nin Günahı)
Therese'nin odasındaydı ve bu içini mutlulukla doldurdu. Sonra bir anda, bir adamın cesedinin de orada olduğu, nişin oyuğundaki perdelerin tenine dediği aklına geldi. Tüyleri ürperdi, bayılacak gibiydi. Therese bu ufak tefek adamı sevmişti, Aman Tanrım! Bu mümkün müydü? Adamı öldürdüğü için kızı affedebilirdi; asıl kanını kaynatan şey , Colombel'in çıplak ayaklarının dantelli yatak örtülerinin ortasında uzanıyor oluşuydu. (Bir Gecelik Aşk Uğruna)
... sonunda sahidende pis bir hal alıyor bu iş. Ben peşleri sıra bir sürü çocuk sürükleyen insanlar gördüğüm zaman sarhoş bir aile görmüş gibi tiksiniyorum. Ondan hiç farkı yok, hatta daha pis. (Döl Bereketi - 1)
-İstemiyorum! Kimse gelmesin! (Apartman)
Boşa harcanan paradan söz edildiğini ne zaman duysa acı çekiyor, bu konuda yapılan şakaları bile anlamıyordu. (Medan Geceleri)
Savunma artık savaşı,savaştan kirli bir şey yok bu dünyada ! (Yıkılış)
insan güçlü olmadığı zaman akıllı olmak zorundadır. (Germinal)

İnsan tehlikenin gözüne bakarsa ona meydan okur. Kahramanlık denen şey de budur, bundan daha gizemli ya da daha fazla bir şey değil. (Yıkılış)
Fakat insanlar gerçekleri bildikleri halde, bunu itiraf etmek istemezler. Bu nedenle suçu daima talihe yüklüyorlar, Tanrı 'nın gazabına uğradıklarını ileri sürüyorlardı. (Meyhane)
Kentleri ateşe verin, insanları kırıp geçirin, her şeyi kökünden kazıyın, bu çürümüş dünyadan hiçbir şey kalmadığı zaman yerine daha iyisi biter belki. (Germinal)
İşte böyle… Tutku denen şey kaçınılmazdı… (Bir Aşk Sayfası)
Ben sözcükleri sevmem... İnsan birini sevdi mi, yapabileceği en iyi şey onu göstermektir. (Apartman)
"Beni olduğum gibi kabul etmelisin." (Nana)
Evet, modern konuyu ele alıyorlar. Aydınlık renklerle boyuyorlar, fakat bayağı ve düzgün resim tarzını, herkesin yaptığı göze hoş görünür tertibi, hasılı, beri tarafta burjuvalar beğensin diye öğrenilen formülü muhafaza ediyorlar... Sonra işin kolayına bakıyorlar, tahtadan oyuncak boyar gibi çırpıştırma iş görüyorlar. Bu el çabukluğu, bu rahat iş görme tarzı başarı kazandırıyor. Halbu ki kürek cezasına layık görülmeli... Anlıyor musunuz? (Başyapıt)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gercek-emile-zola-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)