# Geriye Kalan - Aziz Nesin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Geriye Kalan kimin eseri? Geriye Kalan kitabının yazarı kimdir? Geriye Kalan konusu ve anafikri nedir? Geriye Kalan kitabı ne anlatıyor? Geriye Kalan kitabının yazarı Aziz Nesin kimdir? İşte Geriye Kalan kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/geriye-kalan-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-16T12:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-02-16T12:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/16/aziz-nesin-kimdir-aziz-nesin-kitaplari-ve-sozleri-153863.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Aziz Nesin 
 Yayın Evi: Nesin Yayınevi 
 İSBN: 9789759038366 
 Sayfa Sayısı: 120 

Geriye Kalan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir gün bir sinir hastalıkları uzmanına bir hasta gelir.
 ”Doktor, der, hastayım, hayattan zevk alamıyorum. Açlar aklıma geliyor, yemek yiyemiyorum. Çıplaklar hatırıma geliyor, onlarla birlikte üşüyorum. Her cinayette kendimi suçlu buluyorum. Her katil bıçağının kabzasını sanki benim ellerim tutmuştur. Her atılan kurşun benim kalbime saplanıyor. Bütün bu toplumun suçları benim omuzlarıma yüklenmiş. Artık gülmesini unuttum.
Doktor, hastasını omzundan tutar, pencerenin önüne getirir, perdeyi aralar, parmağıyla karşı duvardaki afişi gösterir. Bu afişte, bir sirk palyaçosunun reklâmı vardır.
“Azizim, der, şu palyaçoyu görüyor musun?

Tavsiye ederim, her gece bu palyaçonun gösterilerine git. Bütün kederini, elemini, derdini unutursun. Gülmeyi, kahkahayı öğrenirsin. Hayattan yeni baştan zevk almaya başlarsın.
Hasta, başını eğer, -Doktor, der, işte o palyaço benim!
Sekiz yıllık yazarlık hayatım, bu palyaçonun hayatına benzer. Sevgili okurlarım! İşte o kavgadan Geriye Kalan gözyaşlarından süzdüğüm şu bir avuç kahkahadır.

Geriye Kalan Alıntıları - Sözleri
Bir gün ölünce arkamdan şöyle söyleyecekler: " oldukça yetenekli, eli kalem tutar bir adamdı. Eğer polisten, savcıdan, mahkemelerden, arama taramalardan, sorgudan soruşturmadan zaman bulabilseydi, belki yazmaya fırsat kazanıp iyi bir yazar olabilecekti."
Markopaşa / 11 Kasım 1948
Vatan, millet, namus gibi kutsal kavramların, anlamlarıyla değil yalnız sözleriyle, milleti en duyarlı yerinden avlamak isteğiyle, keselerine ve çıkarlarına köle yapmak isteyen ve bize kökü dışarda diyenlerin kökü kurusun, topunuzun köküne kibrit suyu!
Hastayım, hayattan zevk alamıyorum. Açlar aklıma geliyor, yemek yiyemiyorum.
Çıplaklar hatırıma geliyor, onlara birlikte üşüyorum. Her cinayette kendimi suçlu buluyorum. Her katil bıçağının kabzasını
Sanki benim ellerim tutmuştur.Her atılan kurşun benim kalbime saplanıyor. Bütün bu toplumun suçları omuzlarıma yüklenmiş. Artık gülmesini unuttum.
Artık gülmesini unuttum...
Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim,

akar suyun,

meyve çağında ağacın,

serpilip gelişen hayatın düşmanı.

Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına:

–çürüyen diş, dökülen et –,

bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler.
Nazım Hikmet
Bre efendiler! Sözlüklerde ayıp diye bir şey vardır, hiç mi gözünüze çarpmadı?
Ben gamlı hazan, sense bahar.
Şu kalemi tutan elim, yeryüzünde hiçbişey yapmamış olsa bile, seçimde sana oy vermediği için en kutsal görevini yapmış sayılır.
Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim,
akar suyun,
 meyve çağında ağacın,
 serpilip gelişen hayatın düşmanı.
 Nazım Hikmet
"Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim,
akar suyun
 meyve çağında ağacın,
 serip gelişen hayatın düşmanı."
Vatan, millet, namus gibi kutsal kavramların, anlamlarıyla değil, yalnız sözleriyle milleti, en duyarlı yerinden avlamak isteğiyle, keselerine ve çıkarlarına köle yapmak isteyen ve bize kökü dışarda diyenlerin kökleri kurusun, topunuzun köküne kibrit suyu!
Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim, akarsuyun,
Meyve çağında ağacın,
Serpilip gelişen hayatın düşmanı,
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına:
 - çürüyen diş, sökülen et -,
Bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler.
Şu kalemi tutan elim, yeryüzünde hiçbişey yapmamış olsa bile, seçimde sana oy vermediği için en kutsal görevini yapmış sayılır.

Geriye Kalan İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Siyaseti, mizah ile hikayeleştirerek nokta atışları yapmış aziz nesin. En beğendiğim hikayesi "tıraşa vaktim yok"tur. Çözmeye çalıştığı sorunu ile ilgili yaptığı şey tam tersi sorununu büyütmüştür.... (Esra Özdoğan) 
Kuyucaklı Yusuf...
Sabahattin Ali'nin okuduğum ilk kitabıydı. Çok beğenmiş ve yazarın diğer kitaplarını da okumak istemiştim. Ancak 1948'de öldürüldüğü için, hayatına çok fazla sayıda eser sığdıramamıştı... Öykü kitaplarını, İçimizdeki Şeytan'ını, Madonna'sını okuduktan sonra fikriyatı hakkında bilgi veren Markopaşa Yazıları ve Ötekiler kitabını okudum. Bu kitabın 2.önsözünde şöyle yazıyor: "Sabahattin Ali'nin kalem ve kavga arkadaşlarından en önde gelen ikisi Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz..." Sabahattin Ali hayranlığım onun arkadaşlarına da yönelmişti. İktidarda bulunanlara kaleminden taviz vermeyen yazarları her zaman takdir etmişimdir. Günümüzde satılık kalemşorların fazlaca olmasından belki de.
Ayrıca "Mahkemelerde" kitabı da yazdığı yazılardan dolayı yargılamalarını anlatan bir eseridir. Hapis cezaları ve yargılanmasına neden olan şeyse yazdıkları. Yani fikirleri. Ve Kuyucaklı Yusuf bunların arasında önemli bir paya sahip.
*
Sabahattin Ali okumak bir ayrıcalıktır diyor ve şimdi de Aziz Nesin'e geçiyorum.
*
Ben gibi Sabahattin Ali sever ve Aziz Nesin'den bihaber olanlar için açıkladım bu kısmı.
*
Sadece ama sadece dava arkadaşı olduğunu öğrenmemle başladı Aziz Nesin'e olan ilgim. Yıllar önce televizyondan izleyebildiğimiz "Zübük" filminin yazarı olduğunu bile çok geç öğrenmiştim. Zaman sonra bu filmi baştan sonra ve şimdiki aklımla izleyeyim dedim ama Youtube'da bulamadım! Artık yapacak bir şey kalmamıştı. Kitaplarına başlamalıydı...
En popüler kitaplarından birini aldım bir sahaftan. Şimdiki Çocuklar Harika. Okudum kesmedi. Birkaç kitabını sipariş ettim. "Geriye Kalan" öykü kitabını okudum. Bu kitapta Markopaşa döneminden başına gelenler, aldığı cezalar, sürgün ve esaretinden birkaç satır da olsa bahsediliyor. Yine de taviz vermemiş. Kalemini satmamış. Dik durmuş, düşüncelerini haykırmış. Okumayıp da ne yapacaktım. Hatta ne diye bugüne kadar okumadıysam... Dili akıcı, üslubu sevimli, mizah dolu, eleştiri yüklü. Şimdi dördüncü kitabına başladım. Okuyunca siz de seveceksiniz belki. Bi deneyin... (Şevkets) 
#geriyekalan
 #aziznesin

==1953 yılında yayımlanan ilk hikâye kitabıdır.

==Genişletilmiş hali ile 34 öyküden oluşmaktadır.

==Kitabını yayımlamak için borç para bularak, ilanları hiçbir gazetenin yayınlamamasına ve yazmasına engel olmak için onca çabaya rağmen bu kitap 1953 yılında yayımlanmıştır.

==Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz, Mustafa Uykusuz Markopaşa adlı gülmece gazetesini yayınlamalarından dolayı hapis cezasına çaptırılmışlardır. Markopaşa gazetesindeki yazılardanda alıntılar paylaşılmıştır.

==Trajikomik hikâyeler ve önsözlerden oluşan okunması eğlenceli bir kitap.

==Basın özgürlüğünün olmadığı dönemi, o zamanın siyasetçilerini hedef aldıkları için hapis, mahkeme, sorgu içinde geçen yaşamlarından bilgilerde bulunmaktadır.

Kitaptan bazı alıntılar:

##El için başını yakma nâra, yak çubuğunu bak safâna.

##İçki şişede, kalem cepte durduğu gibi durmaz.

##Ölüm hiç aklıma gelmiyor, sanki ölmeyecekmişim gibi... Bigün ölünce arkamdan şöyle diyecekler :
"Oldukça yetenekli bir, eli kalem tutar bir adamdı. Eğer polisten, savcıdan, mahkemelerden, arama taramalardan, sorgudan soruşturmadan zaman bulabilseydi, belki yazmaya fırsat kazanıp iyi bir yazar olabilecekti."

##Deli ile devletli ikisi de bildiğin işler.

**Zekasını sevdiğim, değeri bilinmeyen yazardır.
 **Okunması tavsiye edilir. (SEVDA SAYILAR) 

Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.

Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
Zübük
Şimdiki Çocuklar Harika
Ölmüş Eşek
Nazik Alet
Gözüne Gözlük
Biz Adam Olmayız

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
Yol
Yokuşun Başı
Yokuş Yukarı
Sizin Memlekette Eşek Yok mu
Tatlı Betüş
İt Kuyruğu

Koltuk
Toros Canavarı
Pırtlatan Bal
Geriye Kalan
Memleketin Birinde
Havadan Sudan
Gıdıgıdı

Aferin
Surname
Merhaba
Az Gittik Uz Gittik
Ben de Çocuktum
Yüz Liraya Bir Deli
Yedek Parça

Aşkım Dinimdir
Sivas Acısı
Fil Hamdi
Zübüklüğün Sonu Yok
Adamı Zorla Deli Ederler
Anıtı Dikilen Sinek
Kördöğüşü

Bir Sürgünün Anıları
İstanbul'un Halleri
Yurt Gezileri
İhtilali Nasıl Yaptık
Hayvan Deyip de Geçme
Deliler Boşandı
Şehirden İndim Köye

Memurlar Memurlar
Gerçeğin Masalı
Bay Düdük
Hoptirinam
Gol Kralı
Bu Yurdu Bize Verenler
Mahmut ile Nigar

Ah Biz Ödlek Aydınlar
İnsanlar Uyanıyor
Tek Yol
Leyla ile Mecnun
Gözünüz Aydın Efendim
Bir Tutam Aydınlık
Nutuk Makinesi

Hangi Parti Kazanacak
Ah Biz Eşekler
Yeşil Renkli Namus Gazı
İnsanlar Konuşa Konuşa
Büyük Grev
Benim Delilerim
Nah Kalkınırız

Poliste
Damda Deli Var
Şimdi Avrupa
Sosyalizm Geliyor Savulun
Rüyalarım Ziyan Olmasın
Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
Okuma Güncesi

En Masumlar İçerde
Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
Mahallenin Kısmeti
Yetmiş Yaşım Merhaba
Bütün Oyunları - 1
Bütün Oyunları 2
Halimiz Hal Değil

Borçlu Olduklarımız
Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
Aziz Nesin'den Sıra Dışı
% Kaç Aptalız
Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
Aşk Şiirleri
Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim

Çuvala Doldurulmuş Kediler
Kalem Yapın Beni Kalem!...
Eğitim Üstüne
Batı'ya Giden Yoldayız
Bir Koltuk Nasıl Devrilir
Vatan Sağolsun
Seyyahatname

Türkiye Şarkısı Nazım
Okuduğum Kitaplar
Korkudan Korkmak
Salkım Salkım Asılacak Adamlar
Üçü Birden
Bütün Şiirleri 1
Kazan Töreni

Bütün Şiirleri 2
Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
Hayvanlar Takımı
Maçinli Kız İçin Ev
Sondan Başa
Sora Sora Cennet Bulunur
Uyusana Tosunum

Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
Hazret-i Dangalak
Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
Mum Hala 1
Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
Sanat Yazıları
Gülmekten Öldüren Öyküler-1

Gülmekten Öldüren Öyküler 2
Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
Mum Hala 2
Soruşturmada
Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
Herkesin İşi Gücü Var
Suçlanan ve Aklanan Yazılar

Arkadaşım Badem Ağacı
Bir Dokun Bin Dinle
Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
Unutulmayan Rüyalar
Bekârlık Sultanlıktır
Irak ve Mısır
Taşlamalar

Çocuklara En Güzel Masallar
Aziz Dede'den Masallar
Nasrettin Hoca Gülütler
Okullar İçin Kısa Oyunlar
Sporcu Milletiz Vesselam
Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük

Bayan Aynur ile Bay Buyur
Bilmem Ne Adası
Bir Vicdan Davası
Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
Aşk Öyküleri
Aydınlar Üstüne

Büyüklere Masallar 1
Büyüklere Masallar 2
Türkiye Toplumu ve Demokrasi
Bütün Oyunları - 3
Bütün Oyunları 4
Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları

Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
Tut Elimden Rovni
Erkek Sabahat
Çiçu
Hadi Öldürsene Canikom
Dört Kitap Tek Ciltte
Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1

Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
Azizname
Saçkıran
Gübre Kralı
Şiirin Tam Zamanıdır
Biraz Gelir misiniz?
Bir Aşk Var Bir De Ölüm

Hoşça Kalın
Bişey Yap Met
Qum Qalalar
Hekayələr
Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
Gülmece Öyküleri 9
Bizim Memleket

Gülmece Öyküleri 5
Gülmece Öyküleri 2
Memleketin Birinde - Hoptirinam
Deniz Aslanı
Baba Mirası
Berber Nonoş
Gülmece Öyküleri 3

Üç Kitap Birarada
Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
Gülmece Öyküleri 8
Aziz Nesin Bütün Kitapları
Kendini Yakalamak
Boyalı Tilki Masalı
İstanbul'dan Ne Haber

Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
Seçilmiş Satırlar
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
Sosyalizm Geliyor Savulun

Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun..
Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun..
 Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
Ayağını sıcak tut, başını serin,
Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)

Önce bir sayımdöküm yapmalıyım
Neleri götüreceğim
Geri dönüp alamam
Kendimden hiç bırakmamalıyım geride
Gölgemi de gölgesizliğimi de
Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım
Benimle olmalı üzünçlerim acılarım
Utançlarım gözyaşlarım
Söyletilmeyen şarkılarım
Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların
Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük
Zaman zaman kurnazlıklarım
Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam
En değerli varlıklarım
Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan
Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım
Ne kalır benden geriye
Hiç
O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan
iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi
başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
"Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır.
 Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.'
 ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi?
Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım
Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk?
Ol­maz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden
önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar
maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bili­rim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim.
Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim?
Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim
adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön­
ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
"Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur.
Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..."

| (Ah Biz Eşekler)

Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar,
— Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar?
— Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!..
— Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar?
— Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle...
— Sizde demokrasi var mı?
— Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
"Ben ölmüşüm baba,
neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
“İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/geriye-kalan-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)