# Gevezeler ve Meraklılar - Plutarkhos Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Gevezeler ve Meraklılar kimin eseri? Gevezeler ve Meraklılar kitabının yazarı kimdir? Gevezeler ve Meraklılar konusu ve anafikri nedir? Gevezeler ve Meraklılar kitabı ne anlatıyor? Gevezeler ve Meraklılar PDF indirme linki var mı?  Gevezeler ve Meraklılar kitabının yazarı Plutarkhos kimdir? İşte Gevezeler ve Meraklılar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gevezeler-ve-meraklilar-plutarkhos-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-21T12:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-08-21T12:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/21/plutarkhos-kimdir-plutarkhos-kitaplari-ve-sozleri-294825.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Plutarkhos 
 Çevirmen: Güzin Aker 
 Yayın Evi: Kırmızı Kedi 
 İSBN: 9786052980552 
 Sayfa Sayısı: 88 
--reklam--
Gevezeler ve Meraklılar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Plutarkhos “biz”den tam iki bin yıl önce yaşamış. Ömrünün yabana atılamayacak bir bölümünü Latin dünyasının merkezinde geçirmiş bir Grek. Bu olağandışı melezlikten klasik çağın benzeri zor bulunacak bir bilgesi çıkagelmiş.
Hemen söylemeli: Gevezeler ve Meraklılar düpedüz bir altın metin. Yazarın bu metinlerde, yaklaşımı ve üslûbuyla, günümüz insanını da anlattığını eklemeliyiz: İki bin yaşında, hâlâ bugünün büyük yazarı Plutarkhos.

“Berberlerin oldukça geveze bir zümre olması garip değildir, çünkü en gevezeler oraya akın ederek, oturdukları koltukta alışkanlıklarını berberlere bulaştırır. Kral Archelaus, havluyu boynuna koyarken ona, ‘Nasıl keseyim?’ diye soran geveze berberine zekice, ‘Sessizce,’ diye cevap vermiştir.”
--reklam--
Gevezeler ve Meraklılar Alıntıları - Sözleri
Ey kötü insan,
Başkasının hatalarına bu keskin,
ama kendininkilere bu umursamaz bakış neden?
Konuşmuş olmaktan dolayı çok pişmanlık duydum, ama susmuş olmaktan hiçbir zaman.
Söylenmiş hiçbir söz, söylenmemiş söz
kadar değerli olmamıştır; çünkü söylenmeyeni zaman içinde söylemek mümkünse de, söyleneni bir daha gizlemek mümkün değildir, çünkü söylenen, az ya da çok bir yerlere ulaşmıştır. Bu nedenle, kanımca, sözümüzün efendileri insanlar, sükutumuzun efendileri ise tanrılardır; onların erginleme törenlerinde sükutun bize zorunlu kılınması bundandır.
Söylenmiş hiçbir söz, söylenmemiş söz kadar değerli olmamıştır.
Sus çocuğum. Sükûtun çok yararı vardır.
Cinsel aşırılıkları yüzünden çöküşlerinin önüne geçemeyen onca adamı saymak ne kadar güçse, sır olarak kalınası gereken bir söz yüzünden yıkılan şehir ve imparatorluklar da bir o kadar çoktur
Gerçek ve soylu bir eğitim alan çocuklar, önce susmayı, sonra konuşmayı öğrenirler.
Söylenmiş hiçbir söz, söylenmemiş söz kadar değerli olmamıştır.
Aşçılar bol et, balıkçılar bol balık olsun diye dua ederken, meraklılar, her zaman avlayacak ve parçalayacak kurbanları olsun diye dua eder; bol sorun, bol vukuat ararlar.
Bilirsin nasıl bağlıdır sana gönlüm,
nasıl sağlam.
Sus çocuğum.
Sükûtun çok yararı vardır.
" “Sözler kanatlıdır.” der şair. Elinden kaçırdığın bir kuşu yakalamak zorsa, ağzından kaçırdığın bir sözü geri alıp tekrar onun sahibi olmak imkânsızdır."
Merakını dış dünyadan çek; onu içe doğ­ru yönelt; eğer kötü giden bir şeyleri araştır­mayı seviyorsan, kendinde yapılacak bayağı iş vardır mutlaka.
“Sözler kanatlıdır.” der şair.
"Şurası bir gerçektir ki, kendi yaşamlarıyla yüzleşmeyi katlanılmaz bulan insanlar vardır; Bu insanların akılları, bir fener gibi ışık tutamaz onlara, kusurlarla dolu ruhları, kendi içlerine bakmaktan korktuğundan, dışarıya yönelip başkalarının dertleri etrafında tur atar, kötü niyetlerini besleyerek şişmanlatırlar. Kümesinde yiyeceği emrine amade olan tavuğun, "gübrenin altında nerede bir arpa tanesi bulabilse" ona çöplenmesi gibi, meraklılar da, kimsenin onlara öğrenmelerini yasaklamadığı ortada duran konular yerine, her evde gizli tutulan ve görünmeyen kusurları araştırırlar."
--reklam--
Gevezeler ve Meraklılar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Gevezelik ve Merakta Bakiyiz; Değişmeyeceğimiz Bariz: Her mahallede var olan, balkonuna kurulup etrafında olan biteni merak eden ve aslında olan bitenler kendini hiç ilgilendirmeyen, altın günlerinde dedikodunun dibine vuran, geveze, patavatsız, başıboş insanlar vardır. Bu aynı organizmalar iki bin yıl önce de var olmuş olacaklar ki Plutarkhos onlar için bu eseri kaleme almış. Eserin içeriği tahmin edilebildiği üzere kısaca bundan ibaret. Bu nedenle içerikten ziyade yazılış biçimine değineceğim.
Eser iki bölümden oluşuyor: Gevezeler ve Meraklılar. Lakin Plutarkhos’un iki bölümde de anlattıkları birbirine paralel ilerliyor. Çünkü yukarıda örneklendirdiğim gibi bu geveze ve meraklı tayfası genellikle aynı kümeye dahil. Şu ayrım önemli: Plutarkhos geveze derken dolu dolu konuşanları, meraklı derken de önemli hususlara merak salmışları kastetmiyor. Gevezeden kastı konuşmak için konuşanlar, yani boş konuşanlar; meraklıdan kastı dedikodu için merak edenler, mahremiyeti ilan edenler. Bazı şeyler değişse de, başka bazı şeyler bâki.
Plutarkhos bir tarihçidir. Eserin kaleme alınış nedeni etik kaygılardır; sohbetli ders niteliğinde bir eserdir. Yine de tarihçiliğini ortaya koymaktan geri durmamıştır. Filozoflardan, şairlerden, komutanlardan, tanrılardan örnekler sunar ve anlatımını örneklerle destekler. Gevezeliğin ve merakın kötü yönlerini bir bir serimledikten, yani teşhisi koyduktan sonra tavsiyelerine, yani reçetelerine geçer. Bu nedenle işleniş biçimi oldukça iyidir.
Gevezeliğin kötülüğü üzerine kaleme alınan bir eser incelemesi için -ki ince bir eserdir- bu kadar gevezelik yeter.
Hoçça ğalın meraklı gevezeler. (Özkan Eken) 
Bu küçük kitap o kadar eğlenceli ki. Adeta bir anekdotlar kitabı. Plutarkhos MS. 46-120 yılları arasında yaşamış ve o döneme kadar yazılmış kitaplar ve duyduklarından gevezeler ve meraklılara dair bir derleme yapmış. Kitabın arka kapağındaki, "Hemen söylemeli: Gevezeler ve Meraklılar düpedüz bir altın metin" yakıştırmasını kesinlikle hak ediyor. Kim geveze ve haddi olmayan konulara meraklı olmak ister ki? İşte bunları isteyen kimileri anlatılıyor bu kitapta. Etrafınızda geveze ve meraklı birileri varsa onlara hediye edebilirsiniz :) İyi kitap. (Ferdi Bişkin) 
Sukut haldir, kişi konuştuğu değil sustuğudur.: Sukut haldir, kişi konuştuğu değil sustuğudur. Sözün ağırlığına diyeceğimiz bir şey yoktur, elbet söz tesirlidir, güçlüdür, ancak mana var ise; manasız söz kişiyi bedbaht eder, döner yine kendisini bulur. Sözün başladığı yerin membaı susmaktır, söz başlayanda da susmaktan geçer bitende de… Bu sebeple de “Söz gümüşse, sukut altındır.” Unutmamak gerek; Homeros’un dediği gibi “sözler kanatlıdır.” Bir kere kaçırdın mı bir daha asla geri sahibi olamazsın.

“Şaşırtıcı değil mi Aristoteles?” diye sorup duran gevezeye: “Şaşırtıcı olan bu değil; ayakları olup da sana burada tahammül eden şaşırtıyor beni asıl!” Uzun bir konuşmadan sonra ona, “Gevezeliğimle sizi yordum,” diyen aynı türden başka birine de şöyle cevap verir üstat: “Zeus aşkına! Hayır, hiç de yormadınız, dinlemedim ki!” (Alıntı gonderi/45224030 )

Yazarımız Plutarkhos MS I yüzyılda yaşamış Yunan tarihçi, biyografi ve deneme yazarıdır. Kendisini günümüze devreden “Paralel Hayatlar” yazı serisiyle tanırız. Asıl olanı ise kendisinin ciltler dolusu bir yazım hayatı olduğudur. Kaynağın ilk elden sahibidir.

Plutark’ın tarihte önemli olması sayısız eserler vermesinden ziyade kitaplarında 151 tane yazarın ve Aristoteles’in günümüze ulaşamayan 70, Theophrastos'tan ise 50 alıntısı bulunmaktadır. Bunlar bile yazarın ne kadar değerli olduğunun birer kanıtı olmaktadır.

“Zevk ve keyif için icat edilmiş şarap, nasıl gereğinden fazla ve sek içilmeye zorlandığında, bazı kişilerde bulantı ve sarhoşluk yaratıyorsa, sosyalliğin en güzel yanı ve teminatı olan söz de, kötü bir şekilde, aşırı ve düşünmeden kullanıldığında uyumsuzluk yaratır ve yalnızlığa sebep olur...” (Alıntı gonderi/45227379 )

Küçük ama etkili. Muazzam güzel bir dille yazılan eserimiz önce Gevezeleri ele almaktadır. Sözün ne denli kıymetli bir şey olduğundan bahsedip, boş edilen sözlerin ancak kişiye zarardan başka bir şey getirmeyeceğini söyler durur. Kendinden önce gelenlerden bir sürü alıntılar yaparak görüşünü destekler ve biz okurlara ne denli haklı olduğunu göstermeye çalışır. Bilmenin ve öğrenmenin en temelinde susmak yatar çıkarımını bizlere sunar.

İkinci bölümde ise Meraklıları konu alır, verir veriştirir. Merak kişiyi aslında kişiyi bilgiye götüren şeydir. Bu sebeple Plutarkhos’ta merakı ikiye ayırır. Onun bunun evini, odasını, yatağını merak edeceğine; güneşi, doğayı, bilimi merak et o yönde geliştir der kendini.

Küçük bir hikâye…
Cuha bir gün akşam mesaisine başlamak için hurmanın gölgesinde yatarken… Oradan biri onu dürtmüş “bak hele çuha, bak hele; tepsiler geçer içinde mücevherler her türlü ziynetler.” Cuha istifini bozmaz “banane,” der. Ötekisi de “iyi de sizin eve gider.” Cuha gene istifini bozmaz: “İyi de sizene bize ne…” der.

Kitabım Kırmızı Kedi Yayınları’ndan, çevirisi için ön yargılıydım. Muhtemelen saçma sapan bir çeviriyle karşılaşacağımı umut ediyordum, yanılmışım. Çok iyi bir çeviri, çeviriye nazaran harika bir sayfa kalitesiyle karşılaştım. Kitabın sayfalarının kayganlığını ve size yerdiği yumuşaklık hissiyatını kelimelere dökmem mümkün değildir. Tek kusuru çok çabuk bitmesiydi, onun dışında kesinlikle kusur bulamadım. Ayrıca kitap kapağına ise “papağan” koymaları çok manidar olmuş.

Kitap çok kısa bir yazar ve çevirmen hayatıyla başlıyor. 2 Sayfalık bir sunuş ve akabinde 48 sayfa “gevezeler,” sonrasında ise 28 sayfa “meraklılar” bölümü olarak sonlanıyor.

Berberlerin oldukça geveze bir zümre olması garip değildir, çünkü en gevezeler oraya akın ederek, oturdukları koltukta alışkanlıklarını berberlere bulaştırır. Kral Archelaus, havluyu boynuna koyarken ona, "Nasıl keseyim?" diye soran geveze berberine zekice, "Sessizce," diye cevap vermiştir.” (Alıntı gonderi/45230626 )

Sözün özü; kitap benim için muazzam eğlenceliydi. Kesinlikle okunulması ve tavsiye edilmesi gerektiğine inanıyorum. Okuyan arkadaşların kendilerine birçok kazancı olaraktır. Sırf konuşmak için söz söylemenin bedbahtlığı görüp susmanın erdemini yakalayacaktır.

Sevgi ile kalın. (Tayfun) 
--reklam--
Gevezeler ve Meraklılar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Plutarkhos - Gevezeler ve Meraklılar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gevezeler ve Meraklılar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Plutarkhos Kimdir?
Mestrius Plutarchus (MS. 46 - 120?) Yunan tarihçi, biyografi ve deneme yazarı. Ayrıca orta dönem Platonculardandır. Plutarkhos Delfi'nin yaklaşık 35 km doğusunda bulunan Chaeronea, Boeotia Yunanistan'da iyi bir ailede dünyaya gelmiştir. Plutarkhos ciltlerce eser yazmış olduğu belirtilmektedir. Lampria Katalogu adlı bir antik katalog listesinde 227 eseri olduğu bildirilmiştir. Elimize geçen eserleri Paralel Yaşamlar ve Moralia adlı iki toplanmış eserdir.

Plutarkhos MS46 yılında Delfi'nin yaklaşık 35 km doğusundan bulunan Chaeronea şehrinde doğmuştur. Bu şehir Yunanistan'ın Beotia bölgesindedir; Hesiodos ve Pindaros'un doğum bölgesi ve bu şehir Makadonyalı II. Filip'in Yunanlıları yenmiş olduğu mevkii olarak ün yapmıştır. Ailesi bu şehrin ileri gelen yerli zenginlerinden biri idi. 

Plutarkhos'un yaşamı hakkında bilgiler yazmış olduğu denemelerden doğrudan doğruya veya onları yorumlamayla çıkartılmıştır. Örneğin Plutarkhos'un yazmış olduğu otobiyografik bir deneme (De sollertia animalium) yorumlanarak babasıyla pek arasının iyi olmadığı ama bu denemede isimleri anılan kardeşi (Lampria) ve büyükbabası (Nikardo) iyi geçindiğini sonucuna varılmıştır.

MS 60 yıllarında Atina'ya gidip oradaki Akademia'da "Ammonio"'nun derslerine devam ettiği ve onun çok iyi bir talebesi ve müridi olduğu ve retorik, matematik ve Platoncu felsefe derslerinde başarı kazandığı bildirilir.
--reklam--
Plutarkhos Kitapları - Eserleri
İskender - Sezar
Lykurgos'un Hayatı
Gevezeler ve Meraklılar
Theseus - Romulus
Demosthenes - Cicero
Marcus Antonius
Yaşamlar XXI
Marcus Antonius
Gracchus Kardeşler
İki Yüzlü Hayatlar ve Hileler
İsis ve Osiris
Likurgus - Numa
Solon - Poplicola
Aristides - Cato Maior
Themistokles - Camillus
Antonius ve Kleopatra
Kimon - Lucullus
Alkibiades - Coriolanus
Paralel Yaşamlar
Yaşamlar 1
Müzik Üzerine
Perikles - Fabius
The Fall of the Roman Republic
The Rise of Rome
On Sparta
Thesus, Romulus, Lykurgus ve Numa’nın Hayatları
--reklam--
Plutarkhos Alıntıları - Sözleri
Kader kaçınılmaz olmaktan ziyade beklenmediktir... (İskender - Sezar)
Tanrı Hermes’in barış simgesi olan asasıdır.

Latince “Caduceus” olarak anılır.

Zeytin ya da defne ağacından yapılmış bir değnek üzerine sarılmış iki yılan figüründen oluşur.

Apollon‘un pan kavalı karşılığında Hermes‘e verdiği efsanevi değnektir. (Theseus - Romulus)
“Theseus Girit’e ulaşınca, Ariadne’den ünlü keten yumağını aldı. Ona aşık olan kız, Labirent’in karmaşık dehlizlerinde kaybolmamasının sırlarını öğretti.” (Theseus - Romulus)
There is no difference between a friend and a mercenary except that the former is kept by the way he is treated and addressed, and the latter by money. (On Sparta)
şehirlerin azabı büyük gücün erdem ve adaletle şans eseri bir araya gelmesiyle sona erecektir. (Paralel Yaşamlar)
"Onu ne Boiler ne de Keltlerin sayısız kabileleri yok etti
Kimse onu Po Nehri'nin kudurmuş sularına atmadı.
Yiğit erler kollarından çıkarıp üstüne fırlattı silahlarını
Bunlar oldu sefil kız için ölüm yorganı." (Theseus - Romulus)
Âşığın ruhu bir başka birinin bedenindedir. (Marcus Antonius)
Bütün bu zafer kutlamaları ve şenliklerden sonra bir nüfus sayımı yapıldı, sonuç da herkesin nefesini kesti. Üç yüz yirmi bin kişinin yaşadığı şehirde artık yüz elli bin kişi yaşamaktaydı. Bu acımasız iç savaşta o kadar insan hayatını kaybetmişti. Ayrıca İtalya'nın diğer bölgelerindeki kayıplar bu hesaba dahil edilmemişti. (İskender - Sezar)
Görmeyenler için körlük nasıl kötü bir şeyse, eğitimsizler için de bilgisizlik o kadar kötüdür... (Yaşamlar XXI)
Unutmayın Bu dünyada yaşamıyoruz, bu dünyadan geçiyoruz. (İki Yüzlü Hayatlar ve Hileler)
Az konuşanların çok yasaya ihtiyacı olmaz. (Lykurgos'un Hayatı)
"Eğer gerçekten sahip olduğumuz biricik şey içinde bulunduğumuz an ise ve sahip olmadığımız bir şeyi yitirmemiz de mümkün olmadığına göre, birinin elimizden alabileceği tek şey yaşadığımız andır. " (Marcus Antonius)
The ordinary mind will see in his plight an example of the fickleness of fortune, but to the wise it will seem rather an example of reckless ambition. (The Fall of the Roman Republic)
The tribune Sulpicius, a man so thoroughly bad as to be quite exceptional; one tended to inquire not what others he surpassed, but on what occasions he surpassed himself in wickedness. (The Fall of the Roman Republic)
"Şurası bir gerçektir ki, kendi yaşamlarıyla yüzleşmeyi katlanılmaz bulan insanlar vardır; Bu insanların akılları, bir fener gibi ışık tutamaz onlara, kusurlarla dolu ruhları, kendi içlerine bakmaktan korktuğundan, dışarıya yönelip başkalarının dertleri etrafında tur atar, kötü niyetlerini besleyerek şişmanlatırlar. Kümesinde yiyeceği emrine amade olan tavuğun, "gübrenin altında nerede bir arpa tanesi bulabilse" ona çöplenmesi gibi, meraklılar da, kimsenin onlara öğrenmelerini yasaklamadığı ortada duran konular yerine, her evde gizli tutulan ve görünmeyen kusurları araştırırlar." (Gevezeler ve Meraklılar)
Sözün özü: "Sulla'nın başarıları daha çoktu, ama Lysandros'un yanlışları daha azdı; biri isteklerine egemen olabilen, soğukkanlı, ölçülü bir kişiydi; diğeri askerdi, kahramandı" demekle gerçekten pek de ayrılmış olmayız. (Yaşamlar XXI)
It appears that there was an ancient oracle about Hannibal’s death: ‘Libyssan earth will hide the body of Hannibal.’ Hannibal himself took this as a reference to Libya and burial in Carthage, and inferred that he would end his days there. But there is in Bithynia a sandy place by the sea, and a small village nearby called Libyssa. (The Rise of Rome)
Nasıl iyi adam olabilir ki, kötüler bile korkuyor ondan (Lykurgos'un Hayatı)
There was another occasion when the enemy had given him an opportunity to attack but the Romans had shrunk from going into action and both sides had withdrawn. Marius then called an assembly of the soldiers and said: ‘I don’t know whom I should call the greater cowards, you or the enemy. You couldn’t stand up to the sight of their backs, and they were frightened by the napes of your necks.’ (The Fall of the Roman Republic)
He also ordered the night-watchmen to stand guard without spears, believing that his men would be more attentive and do a better job of staying awake if they were unable to defend themselves from an enemy attack. (The Rise of Rome)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gevezeler-ve-meraklilar-plutarkhos-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)