# Giden Bir Kedinin Ardından - Ferit Edgü Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Giden Bir Kedinin Ardından kimin eseri? Giden Bir Kedinin Ardından kitabının yazarı kimdir? Giden Bir Kedinin Ardından konusu ve anafikri nedir? Giden Bir Kedinin Ardından kitabı ne anlatıyor? Giden Bir Kedinin Ardından kitabının yazarı Ferit Edgü kimdir? İşte Giden Bir Kedinin Ardından kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/giden-bir-kedinin-ardindan-ferit-edgu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-09T06:00:09+03:00
- Güncelleme: 2022-03-09T06:00:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/09/ferit-edgu-kimdir-ferit-edgu-kitaplari-ve-sozleri-171167.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ferit Edgü 
 Yayın Evi: Sel Yayıncılık 
 İSBN: 9789755707259 
 Sayfa Sayısı: 120 
--reklam--
Giden Bir Kedinin Ardından Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitapta anılar var. 
Öyküler var. Denemeler var. 
Eski günler, yeni geceler var. 
İnsanlar var. Hayvanlar var. 
Hayvana dönüşmüş insanlar var. 
Doğu var. Batı var. 
Kısacası ölüm ve yaşam var.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Giden Bir Kedinin Ardından Alıntıları - Sözleri
Hiçbir şey unutulmaz!
Dil ve üslup açısından, dönemine bir hayli ters düşen bir yapıttır.
- Sizce yakılacak kitap var mıdır?
- Yoktur. Bir kitabı yakmak için onu okumuş olmak gerektir. İnsan okuduğu bir kitabı yakamaz. Çünkü ondan ufacık da olsa bir şey öğrenmiştir.
Herkesin tufanı kendine.
Geleceğini biliyordum. Er geç. Ama mutlaka.
Bekliyordum. Beklemeden bekliyordum. Belli etmeden.
Nasıl yaşadınsa öyle ölüyorsun.
Karanlığı soluyorum. Karanlığın kokusunu çekiyorum içime. Soluk almadan duruyorum, bu ne mene bir karanlık, anlamaya çalışıyorum.
Son söz: Nasıl yaşadınsa öyle ölüyorsun.
Bir gün gelir, yaşamı karşınıza alır, onunla söyleşmeye başlarsınız. Bunun yaşı yoktur.
"Bekliyordum. Beklemeden bekliyordum. Belli etmeden.
Kendime bile belli etmeden."
Yaşamın anlamı yoktur, diyorduk gençliğimizde gerçekten yokmuş.
--reklam--
Giden Bir Kedinin Ardından İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabı bitirdim. Ama hala yanımda taşımaya devam ediyorum. Sebebini tam bilmiyorum. Ama uzak kalmak istemedim sanırım. Biraz daha yanımda kalsın istedim :) Sevdiğinden ayrılmak istemeyen birinin içgüdüsüyle yaklaşıyorum kitaba :))

“Bile isteye yoluna çıktım.” diyor Ferit Edgü 29. sayfada. Bende bile isteye çıkardım Ferit Edgü’yü yoluma. Tezer Özlü çıkardı daha doğrusu. Mektuplarında okuduğumdan daha narin bir adam. İncecik bir adam. Bilen bilir isim takıntım vardır. İsimleri nedeniyle okumadığım yazarlar vardır. Bu yüzden kendime çok kızıyorum elbette. Ama bu elimde olan bir şey değil. Ferit ismini ise çok severim. Hem ismini, hem kendisini, hem yazdıklarını, hem Tezer Özlüyle dostluğunu, hem de fotoğraflarda şiş gibi duran gözlerini çok sevdim.

Kitap, cümlelerini daha Tezer’e mektuplarından sevdiğim birine ait olunca ve içinde kedi de olunca çok daha başka oldu benim için. Bitmesinden korka korka okudum gerçekten kitabı. Sanırım Ferit Edgü’nün de benim gibi zamanla bir sorunu var. Kitaptaki “Zaman” isimli yazıyı çok sevdim. Sitedeki alıntılardan ve yine bu sitede tanıştığımız bir arkadaşımızın çalışmalarını yürüttüğü “Kitap Pasajı” uygulamasıyla bir sabah kitabın tamda bu pasajını mesaj olarak almıştım. Daha o zamandan sevdim bu kitabı ve yazarımızı. Ama çok geç kaldığımı düşünüyorum Ferit Edgü için. Daha erken tanıyıp okumayı çok isterdim. Her kitabın bir zamanı vardır. Bu kitabın zamanı da şimdiymiş diyerek kendimi teselli etmek istiyorum.

Kitabı okurken bir yandan yazarı daha da çok severken bir yandan da kıskandım. Daha önce de söylediğim gibi, çok zengin bir edebi çevreye sahipler. Bu çok büyük şans. Şu an okuduğumuz en güzel kitapların yazarları bir şekilde birbirini tanıyor. Hepsi dost. Birbirlerinin kitaplarının yazılışına şahit oluyorlar, katkıda bulunuyorlar. Daha ne olsun hayatta :)

Kitabın bir bölümünde yazarımızın kitaplığa kitap dizmek konusundaki fikirlerini okuyoruz. Bu konudaki fikrini kendime çok yakın buldum. Aynısını yapıyorum kitaplığı her düzenlediğimde, yeni kitaplar getirdiğimde. Bazen böyle kitap dizen başka kimse var mıdır acaba diye düşünürdüm. Çünkü gördüğüm çoğu kitaplıkta kitaplar boy ve kalınlık sırasına göre dizilmiş olurdu. Bende kitaplarımı Ferit Edgü gibi dizdiğim için genelde kitaplığımın dağınık olduğunu düşünür çevremdekiler. Aslında dikkatli baksalar tüm dostları bir araya topladığımı görebilirler. Ferit Edgü’nün kitaplarını dizişini de sevdim anlayacağınız.

Gelelim kitabın kedili kısmına. İçinde kedi olan, içinde kedi geçen ve içinden kedi geçen her yazıyı seviyorum. Hatta içinde kedi olan her şeyi seviyorum sadece yazı değil. Kedili kısımda Ferit Edgü aslında kedileri çok sevmediğini söylüyor. Nasılsa ölecek diye alıyor kediyi. Bende yarın veterinere götürürüm diye almıştım :D İnsan ancak bu kadar kandırabilir kendini. Sonra ne mi oldu, Ferit Edgü de bende kedi annesi olduk. İnsan bir kedi için ne yapar ? Bir çok şey yapar. Ben hiç hazır değilken anne oldum mesela. Ferit Edgü, mümkün değilken anne olmuş. Aklıma gelen her kötü senaryoda onu düşünürdüm ilk. Her zaman önce onu garantiye almak eğilimindeydim. İçime doğan her kötü histe eve koşmak isterdim. Tıpkı yazarımızın binbir zorlukla Berlin’e ulaşmaya çalışması gibi. O satırları okurken nasıl bir heyecanla okudum anlatamam. Berlin duvarı sebebiyle işgal güçlerinin uçağına binmesi gerektiğini yazdığı satırlarda, dayatılan çıplak aramayı (ki insanlık suçudur) kedi için kabul ettiğinde bende o sayfanın kenarına “Duvarınız yıkılsın. Bırakında gitsin kedi bekliyor.” Yazdım. Ne yapayım kedilerin beklemesine dayanamam.. Bu noktada kitap sizi kendine katıyor. Yani siz onu kitapçıdan alarak kitaplığınıza kattığınızı düşünüyorsunuz. Ama kitap size okuduğunuz satırların devamını yazdırıyorsa naçizane, kitap sizi kendine katmış demektir.

Güzel bir kitap okudum. Harika bir yazarla daha derinlemesine tanıştım. Eksiksiz diyebilirim Ferit Edgü için. Eksiksiz bir yazar. Eksiksiz bir kedi annesi. Eksiksiz bir dost. Bir de gözleri çok tatlı. Dersin yeni uykudan uyanmış. Her an günaydın der gibi bakıyor :) Günaydın gözlü bir yazar, anlayacağınız :)

Ben bunları yazana kadar çalıp duran şarkıyıda siz değerli inceleme (yorum) okurlara armağan etmek istiyorum. Günaydın :))
https://youtu.be/Q3Kvu6Kgp88 (İpek Demirer) 
Kısa,kısacık,minimal öyküler ustası Ferit Edgü.: Türk Edebiyatı’nın minimal öykücüsü Ferit Edgü.

yazar/Ferit-Edgu Türk edebiyatında kısacık öykü,minik öykü,küçülerek öykü anlamlarına gelen minimal öykülerin en önemli temsilcisidir. Bazen bir paragraf ile bazen ise bir cümle ile minimal öyküler sunar okuyucuya.(bk:Doğu Öyküleri) Betimlemeden uzak,olabildiği kadar yalın ve abartısız bir dil kullanır.Kelimeleri süslemeden onların gerçekliğini mümkün mertebe aktarır. Düş ve gerçeklik arasında kalan okuyucuyu arafta bırakıp okurdan öyküyü kendisinin tamamlamasını ister. Minimal öykülerin olmazsa olmazı şiirsel anlatımı'da üst düzey ve kendine özgü bir şekilde öykülerine yansıtır.

Giden Bir Kedinin ardından, yukarıda tanımlamış olduğum Ferit Edgü öykücülüğüne tamı tamına uyuyor.
Ferit Edgü'nün yayınlanmamış öykülerinden oluşan kitap toplam 6 bölümden ibaret. 34 kısa,kısacık öyküler var kitabın içerisinde.
Her bir bölüm içinde öykülerin genel teması birbirlerinden farklılık gösteriyor.
"YALNIZLIK, ÖLÜM,KORKU,KAÇMAK,YAŞAM,DÜŞ,GERÇEK" gibi konular ağırlıklı olarak öykülerin teması niteliğinde.
İçerisinde fazlaca anı bulunduran öyküler bizi bu yönüyle de bir günlük,defter okuyormuş hissiyatına kaptırıyor.
Ferit Edgü'yle özdeşlemiş şiirsel anlatım öykülerinde ağırlıklı bir şekilde görülüyor.Öykülerin'de kullanmış olduğu dil yalın, betimlemeden ve süslü kelimelerden uzak olduğu için genel olarak akıcı bir şekilde ilerliyor kitap. Kullandığı kelimeleri olduğunca gerçek bir şekilde sunuyor.

Öyküler'de ayrıca Ferit Edgü sevdiği,etkilendiği yazarlar,şairler ile ilgili düşüncelerinden de bahsediyor.

Kafka'dan şöyle bahsediyor;
"O, ölümden çok yaşamdan;yalnızlıktan çok aşktan; sessizlikten çok gürültüden;şeytandan çok Tanrı' dan; anneden çok babadan korkuyordu."

Dostoyevski ve Rimbaud içinse;
"Bir gün gelir, yaşamı karşınıza alır, onunla söyleşmeye başlarsınız. Bunun yaşı yoktur. Rimbaud gibi yirmi yaşında da olabilir bu, Dostoyevski gibi altmışında da."

Son olarak Borges;
"Borges, doğruyu söylüyordu, çünkü yaşamının son
yıllarında hiçbir şey görmüyordu."

Kitap içerisinde Fabılımsı diyebileceğimiz öykülere'de yer veriyor Ferit Edgü.
Hayvanları insanlara,insanları hayvanlara dönüştürüyor kendi deyimiyle.
"Örneğin, kelebek, insana dönüşmeden önce:Tutma beni, diye bağırıyordu. Tutma! Kanatlarım elinde kalacak ve ben rengimle birlikte gizimi yitirip canvereceğim o kaba saba ellerinde."

Kitap'ta en çok beğendiğim öykü kitaba da adını veren Giden bir kedinin ardından hikayesi oldu. Moşe ile Edgü'nün hikayesini okurken her okurun kendine ait duygular bulabileceği düşüncesindeyim.

Son olarak cümlelerimi kitabın arka kapağıyla bitirmek istiyorum,tüm kitapseverlere tavsiye ederim,öykülü günler :)

"Bu kitapta anılar var.
Öyküler var.Denemeler var,
Eski günler,yeni geceler var.
İnsanlar var. Hayvanlar var.
Hayvana dönüşmüş insanlar var.
Doğu var. Batı var.
Kısacası ölüm ve yaşam var." (Sinan) 
Bir yazarın dilini sevdiğiniz zaman ne yazarsa yazsın beğenerek okuyorsunuz. Ferit Edgü benim için öyle bir yazar.
Herhalde kedi arkadaşlarım olduğu içindir, en beğendiğim hikaye kitaba da ismini veren Giden Bir Kedinin Ardından oldu. Moşe'nin Edgü ile arkadaşlığı hem duygulandırdı, hem de Edgü'yü daha çok sevmeme vesile oldu (Ragif) 
--reklam--
Giden Bir Kedinin Ardından PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ferit Edgü - Giden Bir Kedinin Ardından kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Giden Bir Kedinin Ardından PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ferit Edgü Kimdir?
İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde başladığı eğitimini Paris'te sürdürdü (1959- 1964). Acedemie du Feu'de seramik öğrenimi gördü. Sorbonne'da felsefe, Louvre'da sanat tarihi kurslarına katıldı.

Yedek subay öğretmen olarak Hakkari ve Beypazarı'nda askerlikten sonra (1967), bir yıl daha Paris'te kalıp İstanbul'a yerleşti (1968). Man Ajans'ta reklam yazarlığı yaptı. Buradan ayrılıp kendi reklam şirketini kurdu.

Öykü yazarlığının yanı sıra, resim eleştirileri ve denemeleriyle ün yaptı. 1977 'den beri Ada Yayınları'nı yönetiyor. Kaynak dergisinde edebiyata adım attı. 1952-1953 yıllarında şiirler yazdı. Ama ilk öyküsü ocak 1954'te Yeni Ufuklar dergisinde çıktı . Aynı yıllarda Şairler Yaprağı (1954), Mavi'de de şiirleri yayımlandı (1954). Daha sonraları Yeni Ufuklar, Vatan Sanat Eki, Mavi, Pazar Postası, Dost'taki öyküleriyle (1954-1959); Ataç, Yeni Dergi, Eylem, Papirüs, Ant, Soyut, Milliyet Sanat, Hürriyet Gösteri dergilerindeki deneme ve incelemeleriyle tanındı.

Bir Gemide kitabıyla 1979 Sait Faik Hikaye Armağanı, Ders Notları'yla 1979 TDK Deneme Ödülü, Eylül'ün Gölgesinde Bir Yazdı adlı??seriyle Sedat Simavi 1988 Edebiya Ödülü'nü aldı. Ayrıca O adlı romanı Hakkari'de Bir Mevsim adıyla ve Onat Kutlar'ın senaryosuyla sinemaya uyarlandı. 33. Berlin Film Festivali'nde (1983) ve 2. Akdeniz Kültürleri Film Festivali'nde ödüller aldı (1984).

Ferit Edgü Eserleri

Roman

Kimse (1976)
O/Hakkari'de Bir Mevsim (1977)
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı (1988)
Öykü
Kaçkınlar (1959)
Bozgun (1962)
Av (1968)
Bir Gemide (1978)
Çığlık (1982)
Binbir Hece (1991)
Doğu Öyküleri (1995)
İşte Deniz, Maria (1999)
Do Sesi (2002)
Avara Kasnak (2005)
Nijinski Öyküleri (2007)

Senaryo

Hakkâri'de Bir Mevsim (O adlı romanından senaryo, Onat Kutlar ile birlikte)
Deneme
Tüm Ders Notları (1978)
Yazmak Eylemi (1980)
Şimdi Saat Kaç? (1986)
Yeni Ders Notları (1991)
Seyir Sözcükleri (1996)
Devam (2001)
Sözlü/ Yazılı (2003)
İnsanlık Halleri (2003)

Şiir

Ah Minel Aşk (1978)
Dağ Şiirleri (1999)

Anı

Görsel Yolculuklar (2003)
Biyografi
Abidin (2003)
Avni Arbaş (2001)
Osman Hamdi-Bilinmeyen Resimleri (1986)
Çocuk Kitabı
Doğa Dostları (2004)

Çeviri

Düşüş (Albert Camus, 1961),
Godot'yu Beklerken (Samuel Beckett, 1963),
Bugünün Dünyasında Felsefe (Jean Wahl, 1965), A
Aydınlar ve Toplum, (Antonio Gramsci, V. Günyol , B. Onaran'la, 1967),
Amerika: Şiirler (Allen Ginsberg, Lawrence Ferlinghetti, 1976).

Monografi

Bunların dışında Abidin Dino, Yüksel Arslan, Van Gogh, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Füreya, Aliye Berger, Ergin İnan, Fikret Mualla, Avni Arbaş üzerine yayımlanmış monografileri var.

Ödülleri

Sait Faik Hikâye Armağanı 1979 (Bir Gemide)
Türk Dil Kurumu Deneme Ödülü 1979 (Tüm Ders Notları)
Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü 1988 (Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı)
--reklam--
Ferit Edgü Kitapları - Eserleri
Hakkari'de Bir Mevsim
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Yazmak Eylemi
Selma Gürbüz İçin Üç Yazı
Çığlık
Her Şeyin Sonundayım
Yaralı Zaman
İşte Deniz, Maria
Do Sesi
Buluşmalar
Av
Tüm Ders Notları
Bir Gemide
Kaçkınlar
Şimdi Saat Kaç
Doğu Öyküleri
Leş
Kimse
Nijinski Öyküleri
Giden Bir Kedinin Ardından
Cahil
Van Gogh - Yüz Yıl Sonra
Biçimler, Renkler, Sözcükler
Yüksel Arslan: İlişki, Davranış, Sıkıntılara Övgü'den Arture'lere
Avara Kasnak
İlk Öyküler Kaçkınlar / Bozgun / Devam
Yeni Ders Notları
Özyurdunda Yabancı Olmak
Korkuyorum
Ah Min-el Aşk
Binbir Hece
Abidin
Seyir Sözcükleri
İnsanlık Halleri
Paraboller
Kaza Sözleri ve Öteki Metinler
Devam
Görsel Yolculuklar
Sözlü - Yazılı
Kültür Emperyalizmi
Batı Kültürü Önünde Hiçbir Saplantım Yok - Mektuplar
Ergin İnan
Dengê Doyê
Duo
Osman Hamdi Bilinmeyen Resimleri
Yolun Gittiği Yer
Orhan Duru Ölmeden Önce - Öldükten Sonra
Fikret Muallâ - Albastı Defterleri
Bozgun
--reklam--
Ferit Edgü Alıntıları - Sözleri
... bir insanın ne kadar gizi varsa, o kadar. (Biçimler, Renkler, Sözcükler)
Başkalarının değil,
kendi sözcüklerinle konuşmasını öğren. (Leş)
"Gelmiş geçmiş hiçbir yazar
Kafka kadar
kendi çöplüğünde eşelenmedi." (Tüm Ders Notları)
Her zaman aramak gerek. Her zaman. Bulduğunda bile.
Yeniden aramaya koyulmak gerek. Başka nasıl yol alınabilir? (Devam)
Cahil hukuk tanımaz. (Cahil)
Çaresizlik, dedim, çaresizlik, çaresizlik, çaresizlik.
Ağlama dedi Canan. Sus, ağlama, çaresizliğe bir çare bulunur elbet.
O da biliyordu bizim çaresizliğimizin çaresi yoktur.
Biz bu yaşamın içinde bir başka yaşamın yolcusuyuz ve bu yolculuk çok uzun sürmez. (Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı)
--reklam--
Ateşle çevrili -ya da boşlukla- bir yalnızlık içindeyiz. (Özyurdunda Yabancı Olmak)
Jiyan, nexweşîyekê rih e.
 Novalis
(Yaşamak, ruhsal bir hastalıktır) (Dengê Doyê)
Dünyadan dargın ayrıldım. (Orhan Duru Ölmeden Önce - Öldükten Sonra)
Her zaman aramak gerek. Her zaman. Bulduğunda bile.
Yeniden aramaya koyulmak gerek. Başka nasıl yol alınabilir? (Devam)
"- Bana unuttuğun bir öykünü anlatsana?
 - Hangi öykümü?
 - Yaşadığın ve unuttuğun bir öykünü.
 - Tüm öykülerimi mi demek istiyorsun?" (İşte Deniz, Maria)
Yaşamak, yaşamayı sürdürebilmek için kişiliğini bulmak zorundasın. (Hakkari'de Bir Mevsim)
O sıralar bir sözcük arıyordum. Bir sözcük. Bir tek sözcük. Bilmiyorum neydi? Hiçbir şey anlatmayacak olan? (Bozgun)
--reklam--
Hep aynı... Dün de bugün de.... (Av)
Bir beraberliğin, anlaşmanın kıvancından çok, bir acının, yan yanayken bile aralarında bir uzaklığın bulunduğunu biliyordu. (Av)
Bu karanlığın en yoğun noktasından kopmuş
ben
ben bu muyum? (Paraboller)
''Ben bir insan müsveddesiyim" diyor Kierkegaard " (Tüm Ders Notları)
Gün geçtikçe uzaklaşıyoruz birbirimizden ve kendimizden... (Av)
Yaz boz tahtası yaşam.
Sen ne kadar ölürsen öl. (Kaza Sözleri ve Öteki Metinler)
Umutsuzluk insanı her yere götürür. Evet, tabii, intihara bile. (Yazmak Eylemi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/giden-bir-kedinin-ardindan-ferit-edgu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)