# Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz - Selahattin Yolgiden Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz kimin eseri? Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz kitabının yazarı kimdir? Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz konusu ve anafikri nedir? Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz kitabı ne anlatıyor? Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz PDF indirme linki var mı?  Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz kitabının yazarı Selahattin Yolgiden kimdir? İşte Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gittigim-en-uzak-yer-sizdiniz-selahattin-yolgiden-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-27T03:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-10-27T03:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/27/selahattin-yolgiden-kimdir-selahattin-yolgiden-kitaplari-ve-sozleri-342335.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Selahattin Yolgiden 
 Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınevi 
 İSBN: 9786059908795 
 Sayfa Sayısı: 112 
--reklam--
Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
kim atabilir bu yükü omuzlarından
gövdesi bile ağır gelirken insanın taşımaya
ya da neden vakit bulunamaz hiç
aşk yapmaya, dalıp gitmeye, ağlamaya

sahi, zamanı kim ayarlar bay antuan
kurup koskoca çarkları birbiri ardına
biri için bir çan çalar ve biter hayat
sahi, kim toparlar kırılan kalpleri, ne iş!
sahi, kim kapar açık kalan kapıları geceleri
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz Alıntıları - Sözleri
unutulması gereken ne çok yükle yaşıyoruz, hatırlasanıza
"insan ne çekerse kafasından "
yalnızlık müthiş bir şeydir kabil'den kalan
bir narı parçalayıp da her tanesine
bir nar olduğunu anlatmak da neyin nesi
ya da gittiğiniz her denizden aldığınız
bir bardak su,
deniz olduğunu bilir mi tek başına?
..
herkes birinin kalbindeki bir yeri açar
dokunduğu zamana kadar bilinmeyen
kendimizi neden bu kadar sakladık hayattan anlatsanıza
"hiç bir denizi dinlediniz mi bay antuan
sokulup kalbine, sessizce
ve anladınız mı söylediklerini,
aldığı ve verdiği canları, balıklarının sesini,
 mercanların hışırtısını, vapurlarını...

sudan uzak kalmayın bay antuan
 ki kupkuru kalmasın sızınız
 hayata bağlandığınız
çünkü beden camdan bir köprüdür hayatla ruh arasında
şairlerin sık sık kırmaya çalıştığı
ellerindeki çekiçlerle
yenildiğimiz bütün oyunlarda
hep aynı hile: bir şeyi zamana
bırakmanın yanılgısı
elbet sizi, siz gibi sevecek biri bulunur
sarınıp mor harmanisine, bizans'ın bir imparatoru gibi
rüzgarlara durmayı emredecek,
içinizden alıp kor ateşinizi
kim bilir neresinde saklayacak kalbinin
--reklam--
Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bana yalan söylemeyin bay antuan: Kırmızı kedi yayınlarının şiir kitapları serimizde bilmem kaçıncı kitabım.. Gözümü kararttım ve hepsine sahip olmalıyım rengarenk kitaplığımda seyretmeliyim onları dedim. Sanırım beklentiyi fazla tutmasaydım iyi yapmış olacaktım.. Oğuz Atay'ın Olric'i gibi antuana hitap cümleleri içeren şiirler var kitapta, bu ayrıntı hoşuma gitti. Bazı cümleleri gülümsetti. Genel olarak 3 puan ama şiirleri tek tek değerlendirir veya cümleleri başlı başına puanlarsak 4.5 olabilir belki. Haydar Ergülen'den sonra beklentim çok yükseldi ne okusam tadı tuzu olmuyor :(( ama şiir şiirdir severim diyenler yayın evinin tüm kitaplarını okuyabilir. (Katre) 
Şiirlerin ahenki ile insanın kendisi ile yüzleşmesi mevcut. Bay Antuan'a söylenen her söz aslında okuyucuya söyleniyor. Okuyucunun da yaşadıklarını düşünmesini istiyor şair.

"size hiç iftira attılar mı bay antuan
yapmadığınızdan emin olduğunuz bir şey için
önemli bir şey için ama
aşk için mesela, mesela nefret için
ikiyüzlülük için, yoksulluk için
ve düşünün, hep birlikte düşünelim
en son neye ağladığımızı ve neden
kader diye bir şey de yok, insanın kendi kalbidir kalem"

Şiirlerdeki nahif dil çok hoşuma gitti. Okurken duyguların derinliğine dalmamı sağladı. Yaşam ve ölümü derinlemesine işlemiş şiirlerinde. Bu iki tema üzerinden hayatta var olan düşünce ve duygulara yoğunlamış.

"ölmüş şairler

her şair bir balık pulu bırakır giderken
onsuz da ışıldasın diye gece
döner rüzgâr gülü ne zaman biri ölse
ne zaman biri uyusa bozulur denge
çocukken arkadaşımdı plastik kamyonlar
bir yerlerde saklı ışığı bahçeye taşırdı ay
bulsunlar diye kuyuları çok susayanlar
ve geri dönsünler diye uykularına
bir adım vardı bay antuan, hem ne çoktu harfleri
parlayan mermerde, otların arasında
nasıl kolay, insan aniden saklansa
yatsanız ve ölseniz ne güzel olur mesela
her şair dizelerine bulanır giderken
biri bir şey okusa ansızın ışıldayacak
bir yıldız, onun saklandığı
çocukken hecelerden korkardım
üstümde cümle kurmanın tedirginliği
şiirin ışığında, yorgan altında okunan kitaplar
olacağım şeyleri yazdığım incecik defter
her çocuk güzelliğe meyillidir bay antuan
yıldızlar kaysın diye okunur bütün şiirler
ölmüş şairler yataklarında güler"

Üzerinde durduğu konulardan birisi de pişmanlık. Yaşanan ve yaşanamayan olayların pişmanlığını işleyerek geçmiş ve şimdi arasında bir yolculuğa çıkacaksınız.

"ve eve yorgun argın gelip
kırmızı lamba altındaki berjer koltuğunuzda
gerçekleşmeyecek hayallere daldığınızı
kim atabilir bu yükü omuzlarından
gövdesi bile ağır gelirken insanın taşımaya
ya da neden vakit bulunamaz hiç
aşk yapmaya, dalıp gitmeye, ağlamaya
sahi, zamanı kim ayarlar bay antuan
kurup koskoca çarkları birbiri ardına
biri için bir çan çalar ve biter hayat
sahi, kim toparlar kırılan kalpleri, ne iş!
sahi, kim kapar açık kalan kapıları geceleri"

Dikkatimi çeken bir durum da şiirlerin içerisine çocukken herkese anlatılan masallardan bazılarının serpiştirilmesi oldu. Sanki masalların gerçekliğine inandığımız için şu andaki durumu yaşadığımızı, masalların aslında sadece masal olduğunu idrak etmemiz gerektiğini dile getirmiş.

"sustuklarını rüzgârla paylaşma
bırak elindeki mor bayrak dalgalansın
kumdan kentlerde geçen çocukluğun
bir köpeğin peşinde sokak sokak
bir gün bitecekti mutlak, ne sandın
yalandan uzak bir hayat
ve ağlaması rüyanda kibritçi kızın
saklandığın tüm yerler belli artık"

Hayatın yalnızca bir kere geldiğini ve keşkelerle yaşanmaması gerektiğini anlatan şiirler... Yalnızlık, pişmanlık ve hayat arasındaki denklemi kelimeler ile işleyerek kaleme alınmış şiirler..

"herkes bir sebepten ölür

herkes bir sebepten ölür,
sorun değil bu
asıl sorun yalnızlığından
kaçmaları bazılarının
sokakta ezilen kedi yavruları
rüyalarıma giriyor bay antuan
sakalımı okşuyorlar sabaha kadar
ağlaya ağlaya uyanıyorum
istanbul’un yağmurlu sabahları
kirpiklerime vuruyor,
uzanmış yanımda yatan gölgemle
uyanıyorum kendimden
muzlu süt ve ıspanaklı böreği sevmeyen
biri var mıdır bay antuan
biri var mıdır gerçekten kedileri sevmeyen
biri var mıdır gerçekten oraleti bilmeyen?"

Zamanın geçip gittiğini kelimelerin büyüsü ile aktarılan şiirleri okurken bu şiirlerin ruhuma iyi geldiğini hissettim.

“lafla geçirme hayatını ki insan
derin sularda saklı istiridyeler gibidir
bu kadar görünmesine rağmen,
bazısında inci bulunur, bazısı yetmez kendine”

Bir yere ait olmanın önemi az ama öz cümlelerle aktarmış okuyucuya. Eğer şiir okumaktan hoşlanıyorsanız mutlaka bu kitaba bakmalısınız. (fulden ufacık) 
Hani hepimiz dünyaya yalnızca mutlu olmak için geldiğimizi düşünüyoruz ya, öyle değil! Öyle değil işte.

İnsan hep eksik ve bundan daha fazlası değil hayat. Ne demişti Ah Muhsin Ünlü hatırlayalım:
"Burası dünya yahu burası bu kadar işte."
Hadi bir de Arthur Schopenhauer'i hatırlayalım:
"Dünyanın hiçbir yerinde alınacak çok şey yoktur. Acı ve yoksunluk dünyayı doldururlar ve onlar geçip gittiğinde de dört bir yanda can sıkıntısı beklemektedir. Üstelik esas olarak kötülüktür dünyada egemen olan ve budalalık da büyük söz sahibidir. Yazgı acımasızdır ve insanlar zavallıdır."

Diyeceğim o ki; yaşadığımız sürece bir şeyler hep eksik kalacak. Öyle ki, son nefesimizi verirken dahi hep tamamlayamadıklarımız olacak aklımızda. Olmadığımız her yer ve tamamlayamadığımız her şey, eksikliğimizin sisli tarafları hep daha cazip gelecek. Ancak inanın, nerede değilsek orada mutlu olacağız hissi içimizde bir kemirgenden başka bir şey değil. O yüzden, hemen şimdi çekip gitmeyi düşündüğünüz yerleri unutun ve sırt çantanızı sessizce yerine bırakın.
"hayata ne anlamlar yüklemişiz anlasanıza
 tamamlanmış bir şey de yok üstelik
 her şey nasıl sisli hala" (s.20)

İnsan kendisiyle yüzleşmeden nereye giderse gitsin, geldiği yerdekinden daha iyi olmayacak hiçbir şey. Bir kaçış hangi beklentiyi karşılayabilir ki zaten. Kişinin kendisiyle yüzleşmesi korkunç, meşakkatli ve fazlasıyla uzun, bitmez bir yol, bir çıkmaz sokak. Dolayısıyla kendimizden başka gidecek daha uzak bir yer yok.

"gittiğim en uzak yer sizdiniz" tam da bu temeller üzerine kurulmuş bir şiir. Hayır yanlış yazmadım, küçük bölümlere ayrılmış olsa da aslında kitabın tamamı yalnızca bir şiirden ibaret. Hep sonlar akılda kalır ya -son bakış, son söz, son mimik- sanıyorum burdan hareketle şair, şiirin her bölümünü, ayrı bir şekilde bölümün sloganı niteliğinde dizelerle bitiriyor ve sıkça kendisiyle yüzleşme kapısını açan can alıcı sorular yöneltiyor kendisine. Belki aynı soruları siz de kendinize yöneltirsiniz. Belki de kendinize cevabını bilmediğiniz sorular sormaktan vazgeçersiniz.

"ne farkım var ustaca yontulmuş bir heykelden?" (s.53)

İyi kitaplar... (Mete Özgür) 
--reklam--
Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Selahattin Yolgiden - Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Selahattin Yolgiden Kimdir?
İstanbul'da doğdu. Cemal Süreya,M. Sunullah Arısoy, Arif Damar ve Behçet Aysan şiir ödülleri sahibi. Şiirleri İngilizce, Almanca, İtalyanca, Hollandaca, Hintçe ve Bulgarcaya çevrildi. Beatrice ve Poe'nun babası. Hâlâ İstanbul'da yaşıyor.
--reklam--
Selahattin Yolgiden Kitapları - Eserleri
Eve Geç Kaldım Yalnızlık Bekler
Lacivert Bir Oyundu İkimiz Arasında
Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz
Herkes Ayrıldı Kendinden
Unuttuğum Limanlar
Gün Geceye Küstüğünde
Su Kıyısında Kimse Yoktu
--reklam--
Selahattin Yolgiden Alıntıları - Sözleri
akşam, bir serseri ceketi gibi
giyildiği anda fark edilen, ya da
unutulan çıkarıldığı yerde. (Lacivert Bir Oyundu İkimiz Arasında)
Kasıklarından akan sularla yıkanıyor
Kirazlar, bedeninin gel-giti yatakta
Bir yelkenli, kalmış yazık açık denizde fırtınada (Eve Geç Kaldım Yalnızlık Bekler)
elbet sizi, siz gibi sevecek biri bulunur
sarınıp mor harmanisine, bizans'ın bir imparatoru gibi
rüzgarlara durmayı emredecek,
içinizden alıp kor ateşinizi
kim bilir neresinde saklayacak kalbinin (Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz)
Bütün gün limanda
Alnımda güneşe siper ellerim
Belki gelirsin diye
Boş yere bekledim
Ne zaman adımı sorsalar
Senin adını söyledim (Gün Geceye Küstüğünde)
Ne kadar ağladıysan o kadar yaşadın. (Eve Geç Kaldım Yalnızlık Bekler)
Çam dallarına benziyor kollarım
kardeşlerim,
koskoca bir gövdeye tutunmaya çalışan
iğne yapraklı iki cılız kol (Lacivert Bir Oyundu İkimiz Arasında)
...
"Böyle bu koskoca yalnızlık
 bir ömür eder mi toplasan?" (Gün Geceye Küstüğünde)
kendime yağsam
kendi göğümden
kanar üstüne düştüğüm beden (Herkes Ayrıldı Kendinden)
yenildiğimiz bütün oyunlarda
hep aynı hile: bir şeyi zamana
bırakmanın yanılgısı (Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz)
"Herkes ayrıldı kendinden, ben bakakaldım" (Herkes Ayrıldı Kendinden)
uzun uzun yazmak istiyorum sana
ve çok kısa zaman (Lacivert Bir Oyundu İkimiz Arasında)
yalnızlık müthiş bir şeydir kabil'den kalan (Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz)
unutulması gereken ne çok yükle yaşıyoruz, hatırlasanıza (Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz)
varlığını fark etmediğimiz bir şeyin yokluğu
bir gün yaralıyor derinden. (Lacivert Bir Oyundu İkimiz Arasında)
hayat,
çantasındaki rengâ renk kalemlerle
herkes için farklı roller yazıyor. (Lacivert Bir Oyundu İkimiz Arasında)
Çıplak bir kız tüllere sarılı
Bir vazoda, solmaya bırakılmış (Eve Geç Kaldım Yalnızlık Bekler)
Biri birşey söylesin ne olur
Sessizlikten deliriyorum (Gün Geceye Küstüğünde)
"Söz verdiği her şeyi unutuyor zaman
 ağlayışlar kalıyor hatırlanan
 arada kalanlar silik.
 Mendillere sarılmakla eskiyor
 resimler hiç bakmadan."
... (Gün Geceye Küstüğünde)
"insan ne çekerse kafasından " (Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz)
herkesten biraz aldım
herkes gitti, ben kaldım (Lacivert Bir Oyundu İkimiz Arasında)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gittigim-en-uzak-yer-sizdiniz-selahattin-yolgiden-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)