# Gül, Demir ve Çığlık - Muzaffer Oruçoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Gül, Demir ve Çığlık kimin eseri? Gül, Demir ve Çığlık kitabının yazarı kimdir? Gül, Demir ve Çığlık konusu ve anafikri nedir? Gül, Demir ve Çığlık kitabı ne anlatıyor? Gül, Demir ve Çığlık PDF indirme linki var mı?  Gül, Demir ve Çığlık kitabının yazarı Muzaffer Oruçoğlu kimdir? İşte Gül, Demir ve Çığlık kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gul-demir-ve-ciglik-muzaffer-orucoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-21T15:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-10-21T15:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/21/muzaffer-orucoglu-kimdir-muzaffer-orucoglu-kitaplari-ve-sozleri-338468.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Muzaffer Oruçoğlu 
 Yayın Evi: Babek Yayınları 
 İSBN: 9789756099070 
 Sayfa Sayısı: 458 
--reklam--
Gül, Demir ve Çığlık Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
'Çok ağır hatalarına, dayanılmaz hatalarına yenilmeyen insanlar, bu hataları aşarak gelişen, yetkinleşen insanlar, aslında sağlam bir kişiliğe sahiptirler, ' dedi Aylin. 'Sorgulamada hiç sır vermeyip de cezaevinde veya çıkınca mücadeleyi bırakanları biliyoruz. Arkadaşlarını ele verip de cezaevinde kendisini yenileyen, çıkınca iyi mücadele eden ve ikinci kez işkence tezgâhına düştüğünde ise hiç sır vermeyenleri de biliyoruz. Ben değişime inanırım; yavaş, hızlı, olağan, şaşırtıcı değişime derinden inanırım.'
--reklam--
Gül, Demir ve Çığlık Alıntıları - Sözleri
"Zulüm bir gün duracaktır, halk zinciri kıracaktır..."
"Dokuz yıldır öpemiyor bir kadının başparmaklarını başparmaklarım. Belki bir dokuz yıl daha öpemeyecek. Akıllı, asi başımın cezasını paylaşıyorlar. Yönünü gösteriyorlar yolumun. Üç kader yoldaşı. Kafam ve başparmaklarım. Kellemin iki tutkun, iki sevdalı dostu, başparmaklarım. Falaka sopasının hışmını onlar yediler, çığlıklarını ben bağırdım. Kızgın kumlara gömülerek, ayaklarımın sinesinde, bir dokuz yıl daha seyredemeyecekler denizi. Bir dokuz yıl daha bir bebeğin gülüşüne gülemeyecekler."
"Evet,halk kendi işini bilir,halk toprak gibidir.Hele bir sarsmaya görsün,en yüce tapınakları,tahtları,mihrapları yerle bir eder..."
Yaktıklarına ben de inanıyorum. Işıyan her şeye saldırıyorlar. Aydınlığın zerreciğinden bile ödleri kopuyor.
“Kitap yasağı, bu tip aydın insanlarda okuma susuzluğu yaratır. Bunlar için en büyük işkence, yasaklarla, kısıtlamalarla yaratılan kitap işkencesidir belki de” diye düşündü.
"Bir insan düşünün, sevdalıdır; aynı zamanda güçlü sevgileri ve binlerce sevgisi vardır. Sevişmeyi lanetledi, prangaya vurdu insanoğlu. Sevişmek, güzel bir çiçeği koklamak kadar doğal bir olguydu. Uygar insan, sevişme hakkını sevdaya tanıyor. Yani sevdalı olduğun kişiyle sevişebilirsin, sevdiklerinle asla. Sevdanın sevişmeyle özdeşleştirilmesidir bu. A'ya sevdalısın, ama B'yle sevişirsen A'ya olan sevdan yıkılır. Mantık budur. Ama bu mülkiyet sınırlarını aşamayan, sevdaya vajina deliğinden bakan çağın mantığıdır."
Gücünü kahkahadan alır en çetin, en uzun soluklu direniş.
"Bana göre insanlığın iki güzel çığlığı vardır. İlk çığlığı ve senfonik çığlığı. İlk çığlık, İlk bilinçli eylemin ruhudur. Nisan şimşeği gibi apansız, yalın ve çarpıcıdır. Diğeri karmakarışıktır, rengarenktir uzay kuşağı gibi. Yıldızların tanık olduğu en zengin ses insana aittir. Ve o sesin adı da senfonik müziktir."
--reklam--
Gül, Demir ve Çığlık İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Gül, Demir ve Çığlık PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Muzaffer Oruçoğlu - Gül, Demir ve Çığlık kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gül, Demir ve Çığlık PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Muzaffer Oruçoğlu Kimdir?
Muzaffer Oruçoğlu,18 mart 1947’de, Kars’ın Göle kazasına bağlı Büyük Zavot köyünde doğdu. Köyünde ilkokul olmadığı için İlkokulun ilk üç yılını komşu köyün (Küçük Zavot) okulunda, bir yılını kendi köyünde, son yılını da Kars’ta okudu. Kars Orta Okulu’nu bitirdikten sonra, Öğretmen okulu sınavlarını kazanarak Rize Öğretmen okuluna, iki yıl sonra da İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu hazırlık Lisesine gitti. Bir yıl sonra,
 Fen Fakültesi Matematik Astronomi bölümüne girdi. 67’de içlerinde İbrahim Kaypakkaya’nın da olduğu 9 arkadaşıyla birlikte, Amerikan 6. Filosuna karşı yayınladıkları bildiri gerekçesiyle Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’dan atıldı. 68 öğrenci hareketlerine katıldı. 1969’da Değirmen Köyündeki toprak işgaline katıldı ve tutuklanıp Silivri cezaevine konuldu. 1972’de TKP(M-L) kurucuları arasında yer aldı. 1973’de İstanbul’da yakalandı ve ömürboyu hapse mahkum edildi. Tutsaklık yıllarını şiir ve roman yazarak geçirdi. 13 yıl tutsaklıktan  sonra askere alındı. Askerden 40 gün sonra, mayıs 1986’da firar edip, Yunanistan’a kaçtı. Fransa’da iltica etti. Yeniden roman yazmaya ve resim yapmaya başladı. Politik ve edebiyat dergilerin de makaleleri yayınlandı. 1988’ de evlenerek Avustralya’ya yerleşti. Bu kıtada ilkin iki yıllık resim ve heykel kolejini (Greensborough TAFE COLLEGE - NMIT) bitirdi. Daha sonra Royal Melbourne Teknoloji Enstitüsüne (RMIT) bağlı, PUBLİC ART bölümünde üç yıl Resim ve Heykel eğitimi yaptı. Şimdiye kadar toplam 6 ülkede altmışa yakın kişisel resim sergisi açtı. 13’ü roman, 7’si şiir, 2’si masal olmak üzere 30 kitabı yayımlandı. 2011 yılı Abdullah Baştürk işçi edebiyat ödülü ,Grizu 4 ciltlik romanına verildi.Halen Avustralya'da yaşamaktadır.
--reklam--
Muzaffer Oruçoğlu Kitapları - Eserleri
Tohum
Dersim
Çıplak ve Özgür
Mengene
Kangurular
Gül, Demir ve Çığlık
Brunswick Delileri
Grizu 1
Filozof
Newroz
Karyaditler
Grizu 2
Baba İshak Destanı
Uçurum Geyikleri
Grizu 3
Mavi Munzur Masalları
Grizu 4
Çatlaklar ve Kesitler
Büyücüye Mektuplar
Maymun Düğünü
Sevdalı Kız
Mengene
Işıltılar İmgeler
Eşrefoğlu Al Haberi
Denemeler
Devlet ve Komün
Lâl Dili
Aşk ve Işık İçinde
Falaris Prelüdleri
Sanat Edebiyat Yazıları
Dangalak
Demirin ve Ateşin Dilinden
Huruç
Kaypakkaya - Akıl ve Aksiyon Duygusu
Çatlayan Süt Sessizliği
Işıltılar İmgeler
--reklam--
Muzaffer Oruçoğlu Alıntıları - Sözleri
Sevdim mi gözlerim çoğalır, sevdiğimin her yerine dağılır. (Grizu 1)
Gözün geride kalmasın. Zaten yaşadığın kadar yaşadın. Siktir et gerisini. (Grizu 2)
"Dünya değişti. Aletler artık kendi dışlarındaki elleri değil, kendi içlerindeki teri dinliyorlar. Ekmekler büyüyorlar, açlığı ve parayı yiyorlar." (Sevdalı Kız)
Kadının kendi altın krallığını yitirerek köleleşmesi tarihin en hazin, en ilginç ve en büyük öyküsüdür. Mülkiyetin ve mülkiyet duygusunun olmadığı güneşin ve suların, özgürlüğü pırıl pırıl bir kahkahayla selamladığı çağda, kadın insanlığın ikiden çok memelerle sembolize edilen - bereket kaynağı, komünal ve cinsel hayatın biricik kahramanıydı. İlkel insanın gözünde, insan denilen tılsımlı muammayı, doğanın en değerli varlığını, hatta kabileyi doğuruyordu. O kolektif hayatın, aşkın ve sevişmenin tüm alanlarına egemendi. Cinselliğe ilişkin hiçbir tabu, hiçbir kan bağı engeli, buyruk söz konusu değildi onun için. Kendi içinden çıkan tek bir buyruğa uyuyordu sadece; sevmek, istemek ve hoşlanmak buyruğu. (Karyaditler)
“Asırlar geçmiş aradan, bilincimiz, yaratıcı gücümüz, gönencimiz kurtulamamış hâlâ... Kurtulamamış şu lanetli şehvetin, servetin ve şiddetin hükmünden.” (Baba İshak Destanı)
İnançtır bu
Tanı yavrum
Sevaptır pırıl pırıl
Demire tırnakla
Duvara kanla yazılır

Acılardan süzülür
Canı can
Zindan zindan içinde
Beton gülüdür
Bükülmez
Bükülmez yavrum
Cellat suratlara tükürür
Ve alnı şafağa doğru
Darağacına yürür (Demirin ve Ateşin Dilinden)
Acılar kolay unutulur, aynalarda görünmezlerse. (Grizu 1)
"Donsuz dolaş fakat boynunu zalimlerin önünde eğme, bawo." (Dangalak)
Dünyanın tüm güzelliklerini
Davet ettim soframa
Başköşeye kuruldu orostopolluk
Teşrif etti hançeriyle ihanet
Alçaklık yanıma oturdu
Gülümsedi gözlerime gözleriyle puştluk Kadehlerde pırıl pırıl bir rakı
Şerefe dedi şerefsizlik. (Mengene)
-Ama bir bakışta çarpılıp aşık olanlarda var...
-Pek sağlam bir aşk denmez ona. Sağlam aşk, çok yönlü derinlemesine tanımaya dayanır. (Tohum)
Yaktıklarına ben de inanıyorum. Işıyan her şeye saldırıyorlar. Aydınlığın zerreciğinden bile ödleri kopuyor. (Gül, Demir ve Çığlık)
Acıdı galiba
Açtı mazgalı
Tek bir taze incir sundu asker
Tarifsiz bir minnettarlıkla aldım
Masamın üzerine koydum oturdum
Seyrine durdum.

"Korkuyorum," diye fısıldadı incir
"Benzinde safran sarısı ayaklarında zincir
Obur obur bakıyorsun ballanışıma
Yıllardır yememişsin belli ki
Zordur dağılmadan sana direnmek
İçimde var bin kırmızı çekirdek
Kolay değil
Tüm çekirdeklerimi ezerek
Beni yemek." (Lâl Dili)
Her insan, kaçıp sığınabileceği içi boş bir insan arıyordu. (Grizu 3)
“Kitap yasağı, bu tip aydın insanlarda okuma susuzluğu yaratır. Bunlar için en büyük işkence, yasaklarla, kısıtlamalarla yaratılan kitap işkencesidir belki de” diye düşündü. (Gül, Demir ve Çığlık)
"Hataları kavramazsak, hatalar bizi kavrar." (Kaypakkaya - Akıl ve Aksiyon Duygusu)
Savaş, tarihte olduğu gibi şimdide de bir kâr kapısı. Ama İnsanlık kendi tarihinin hiçbir döneminde paraya bu denli düşman ve bu denli de tutkun olmadı. (Çıplak ve Özgür)
Gözlerini gösterme, hemen anlar, çünkü sevdalısın. (Sevdalı Kız)
Kırımlara, yangınlara, sürgünlere hazır olun. (Dersim)
Gece seyrimdesin
Gündüz gönlümde
Unutamam
Vurgunum hasretine
Hasretine gelinim.

Akrep gömecine
Bal işleyensin
Ayva gibi ağlayıp
Nar gibi gülensin.

Öyle melül
Öyle mahzun olma
Uğruna yangın olup
Sevdasına yeldiğim.

Gelir günler gelir
Domurur uç verir bilincin
Başı dik
Kızıl pençeli
Şahin olur güvercin. (Demirin ve Ateşin Dilinden)
Yaşamın katı, geri ve çirkin yanlarıyla çatışmak, yaşamın kendisinden daha güzeldir. (Çıplak ve Özgür)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gul-demir-ve-ciglik-muzaffer-orucoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)