# Gülmekten Ölmek - Enis Batur Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Gülmekten Ölmek kimin eseri? Gülmekten Ölmek kitabının yazarı kimdir? Gülmekten Ölmek konusu ve anafikri nedir? Gülmekten Ölmek kitabı ne anlatıyor? Gülmekten Ölmek PDF indirme linki var mı?  Gülmekten Ölmek kitabının yazarı Enis Batur kimdir? İşte Gülmekten Ölmek kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gulmekten-olmek-enis-batur-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-14T03:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-05-14T03:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/14/enis-batur-kimdir-enis-batur-kitaplari-ve-sozleri-221859.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Enis Batur 
 Yayın Evi: Sel Yayıncılık 
 İSBN: 9789755707860 
 Sayfa Sayısı: 174 
--reklam--
Gülmekten Ölmek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Enis Batur, Gülmekten Ölmek ile yeni bir deneme kuşağının ilk adımını atıyor: Çekmeceler Kitabı. Özel Ansiklopedi ile Başkalaşımlar dizisinin arasında, iki çizgiye eşit mesafede, merak böceği seçtiği odaklara büyüteçle yaklaşıyor: Beckett ile Dağlarca, Kayık ve Sinek, Rimbaud'nun sedyesiyle yağmur sesleri, Bilge Karasu'nun Ankarası ile Orson Welles'in Kafkası yanyana, ortak bir ekseni katediyorlar. Merkezde: Güldürenler mi deli, öldürenler mi ? Edebiyat, Sanat, Felsefe: Sarmaşdolaş.
--reklam--
Gülmekten Ölmek Alıntıları - Sözleri
"Bugün sizi güldüren, yarın sizi öldürebilir."

#proudhon
Okuma uğraşına gönül vermiş çoğu insanı serüvenleri boyunca elçiler yönlendirir: Yapıta erişmelerini sağlayan bir işaret almışlardır. Araya giren yorumlar, çözümlemeler bir yandan uyandırdıkları istekle, yarattıkları çağrıyla, araladıkları perde ya da kapıyla yapıta sevkettikleri için yararlı, buna karşılık, yapıtla aramıza bir canlı levha yerleştirdikleri için tehlikelidirler.
İnsan, çekilip gitmiş. Gitsin.
Yalnızca kuşlar kalmış.
Işık, Herakleitos'un dediği gibi, bir çocuğun oyununu andırıyor.
Kayık kıyı demek, kıyı deniz demek, deniz gökyüzü, gökyüzü kuş, kuşlar demek: Son ile sonsuzluk arası kesintisiz bir salınım.
İki kişi yeter, yetebilmiştir, sıranın değişmesine.
İnsan yatmadan, düşmeden ölemiyor.
İz, biçimlerle renklerin ilişkisi...
"Beni odama götürün" diyormuş Schubert: "Şu yerkürede benim bir yerim yok mu?"
--reklam--
Gülmekten Ölmek İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Meraklısı değilseniz, okumanıza gerek olmayan bir kitap. İncelediği konular çok geniş, fakat inceleme biçimi çok soyut. Enis Batur ile çok ortak zevkimiz var; Beckett, Rimbaud ve Kafka gibi. Enis Batur bunlara, onların üslubu ile yaklaşıyor sanki. Görseller, kapak tasarımı, okuma kolaylığı açısından güzel. Fakat sanki Enis Batur kitabı okur değil de kendisi anlasın diye yazmış.

Yılların birikmişliği var kitapta belli, bahsedecek şeyler dolmuş dolmuş, Enis Batur da bunları kitaba aktarmış. Görsel seçimleri bence oldukça iyiydi, fakat şöyle söylemeliyim kitaptan hiçbir şey anlamıyorsunuz. Sembolizm de yok, abstract bir sanat değeri de yok. Akılda kalanlar, okunmuşlardan hatırlananlar var kitapta.

Ama bu anlamsız bütün içinde çok güzel hikâyeler de var, mesela şu Demokritos'un hikayesi:
"Hikâye hem de nasıl alımlı. Demokritos Abderalı; halkı tarihe alıklığıyla geçmiş o yerleşim birimi Trakya'da, Ege kıyılarındaymış. Gün gelmiş, Demokritos kentin dışına çıkmış, dermeçatma bir kulübeye yerleşmiş, ne olduğunu anlamak için yanına gelen Abderalılar filozofun durmadan güldüğünü görünce endişeye ve kedere kapılmış, dönemin ünlü hekimi Hippokrates'e mektupla durumu bildirerek yardımını istemişler. Demokritos'u tanımayan, ama ona uzaktan büyük saygı besleyen hekim hemen yola çıkmış, Abdera'ya vardığında onu yanına götürmüşler, iki ulu adamı başbaşa bırakmışlar. Bir bütün gün dinlemiş filozofu Hippokrates ve asıl delirenin Abderalılar olduğunu anlamış: Bu durumda yapılası tek şey, gerçekten de, gülmekmiş."

Kitabın en güzel bölümü, ismini de veren gülmekle alakalı bölüm. Bergson'dan Demokritos'a gülmenin geniş bir felsefesini gösteriyor bize. Gülmekten ölmeye dahil kısım:
"Başka dillerde rastlanıyor mu bilmem, bizimki elveriyor: Gülmekten ölmek.
“Gülmekten öldüm” bir deyiş biçimi, bir yakıştırma tabiî:
Cümleyi kuran karşımızda, sapasağlamdır; herhangi bir nedenle çok, ölesiye gülmüş olduğunu aktarır. Ben duymadım ama, ölürken gülen herhalde yoktur ya, en azından kuramsal olarak, gülerken, çok, pek çok güldüğü için ölen, bir bakıma çatlayan kişi(ler)den söz edilebilir sanırım."

Kitabı okumanıza çok da gerek yok, ama ben sevdim. Enis Batur'a bakarız belki, daha doğru bir kitapla.
6/10 (Ömer Ökten) 
Gülmekten Ölmek: “Michel Serres’in “her şeyi bilmek gerekir, bu olanaksız olsa bile” sözünü anmıştım daha önce. Bu düşünceyi doğru buluyorum, tersini de:Herhangi bir konuda bütünüyle bilgi sahibi olmak olanaksızdır.”

Enis Batur’u Kitap Evi ile tanıyıp çok sevmiştim. Gülmekten Ölmek kitabı ise uzun zamandır listemdeydi. Hem deneme olmasından ötürü hem de bu harika kapak tasarımıyla beni kendine çekti Kapak tasarımı Richard Gerstl’e ait. Gülen adam otoportresi. Kitapta Enis Batur bir çok konuya değinmiş. Kitaplara, yazarlara, şairlere, ressamlara ve daha nice konu... Bu kadar şeyden bahsederken kitabın kapak fotoğrafı hakkında da konuşmamak olmaz tabii. Şöyle bir alıntı paylaşmak istiyorum:”Gerstl’in I. Dünya Savaşına doğru giden Avrupa’nın ortasında, Viyana’da, dışavurumcu akımın bir üyesi olarak, intiharından (25 yaşında) tam bir yıl önce, 1907’de Gülen Adam’da otoportresini gerçekleştirdiğini biliyorsak tablodaki yüz ifadesi, gülme biçimi değişiyor, farklı bir anlam yükleniyor mu?” Ben bu cümlelere kalbimi bıraktım. Gülmenin arkasında neler olduğunu sorgulattırıyor çünkü. Gülmek çok anlamlı bir eylem. Arkasında ne olduğunu bilemezsiniz, bilemeyiz.

Kitabı okurken zaman zaman kendimi internetten araştırma yaparken buldum. Bilmediğim ne kadar çok şey varmış dedim kendi kendime. Birçok şeyi bilmediğimin tabiki farkındayım ama aşırı cahil hissettim kendimi. Enis Batur çok donanımlı bir insan. Yani kitabı okurken bir bakıyorsunuz Balzac’ın kitabındaki bir simgeyi açıklıyor, sonra Kafka’nın Dava kitabında buluyorsunuz kendinizi. Ressamlar, şairler, çeviri hakkında, yazıda diyaloglar üzerine, bir çok konu hakkında denemeler mevcut bu kitapta. Çok donanımlı bir eser. Yazarla yeni tanışacaksanız bu kitabı doğru tercih olmaz bence. Siz de benim gibi önce Kitap Evi’ni okuyabilirsiniz
Sevgiler

“Hayat, uçsuz bucaksız bir mahkeme salonunun içine döşenmiştir.”
“Sadakat ve ihanet, basmakalıp yargıların üzerinde uçuşturunuz gözlemlediğimiz bir çizginin iki ucunda yer alan kavramlar.”
“İnsan, çekilip gitmiş. Gitsin.
Yalnızca kuşlar kalmış.” (Sümeyra Akçay) 
--reklam--
Gülmekten Ölmek PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Enis Batur - Gülmekten Ölmek kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gülmekten Ölmek PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Enis Batur Kimdir?
Şair, Deneme Yazarı, Yayıncı. Şair kimliğiyle bir yandan büyük projesini, "Opera" adlı epik şiirini sürdürürken bir yandan lirik şiirler ve deneysel metinler yazıyor. Denemeci kimliğiyle Türkiye'nin ve dünyanın kültür ortamıyla hesaplaşıyor; kendi öğrenme, kurcalama merakının sonuçlarını okurlarıyla paylaşıyor; içinde bulunduğumuz ortamda bir insanın bir hayat projesi olmasının, bu projeyi sürdürmesinin koşulları üzerinde düşünüyor. Yayıncı kimliği ile 1970'den bu yana Türkiye'nin kültür ortamında bir şeyleri değiştiriyor; Türkçe kitap raflarındaki gedikleri kapatmaya çalışıyor. Yazdıkları ve yaptıklarıyla kimileri için yol gösterici bir ışık oldu, devam etme, kendi yolunu arama gücü verdi. Öte yandan, büyük sermayenin (Yapı Kredi Bankası) emrine girdiği; Kendi "eküri" sini yeteneğe bakmadan gözettiği; çok şey bilme çabası içinde bir şey yapamaz hale geldiği; çok kitap yayınladığı; Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur'un oğlu olduğu için eleştirildi.

Yaşamöyküsü
28 Haziran 1952'de Eskişehir'de doğdu. Çocukluğu Eskişehir ve Napoli'de, ilkgençlik yılları İstanbul ve Ankara'da geçti. 1973'de gittiği Paris'te dört yılı aşkın bir süre yaşadıktan sonra Ankara'ya döndü. Askerliğini Çankırı'da yaptı. 1983'de İstanbul'a yerleşti.

Batur, Çağdaş Kent dergisini 1982'de çıkardı, ilk sayısıyla birlikte dergi sıkıyönetim tarafından yasaklandı. 1983'de Avrupa Ülkeler Ansiklopedisi'ni, 1984'de İslam Ülkeleri'ni yayına hazırladı, İstanbul'dan Göreme'ye Kültür Mirasımız eklerini Milliyet için yönetti. 1987-88 arası Şehir dergisini çıkaran ekibin başında yer aldı. 1990 sonrası şehir monografilerine yöneldi: İstanbul için Şehrengiz ile başlayan dizide Ankara, Ankara ile Üç İzmir'in çatılarını oluşturdu. Tarih Vakfı'nın İstanbul Ansiklopedisi'ne ve İstanbul dergisine katkıda bulundu. Yeryüzü Suretleri, Bir Beyoğlu Fotoromanı, Demir Yol sergilerinin sunumlarını üstlendi. İstanbul ile ilgili metinleri, Fransa'da Omnibus'un İstanbul kolektifinde yeraldı, Ara Güler'le birlikte Fata Morgana'da İstanbul des Djinns'i imzaladı. Paristanbul, Türk Edebiyatında Paris, çiftdil yayımlanan Okyanusa Bakan Bir Odada Üç Türk Yazar seyyah-yazar deneyimlerini aktardığı öteki kolektif yayınlardan birkaçı. Bunlara, 2001-2002 döneminde hazırladığı, çift dil yayımlanan iki oylumlu antolojisini eklemek gerekir: Avrupa Güneşinin Doğduğu Yere Yolculuk ve Beş Kıtada Türk Seyyahları.

İlk yazısı 1970'de, ilk kitapları 1973'te yayımlandı.

Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Dairesi Başkanlığını (1979-1980), Milliyet'in kültür servisi ve yan yayınlar yöneticiliğini (1983-1984), Milliyet Büyük Ansiklopedi'nin (1986) ve Dönemli Yayıncılık'ın genel yayın yönetmenliğini (1987-1988) yaptı; 1988'den beri Yapı Kredi Yayınları'nda çalışıyor. Yazı, Oluşum, MEB, Tan, Gergedan, Şehir, Sanat Dünyamız, Kitap-lık, Cogito, Arredemento Dekorasyon, Fol gibi dergilerin hazırlanışında sorumluluklar üstlendi; Remzi Kitabevi'nin (1990-1993), TRT'deki "Okudukça" programının (1994-1999) yayın danışmanlığını yaptı.

Açık Radyo'nun kuruluşuna katkıda bulundu ve "Şifa, Şifre, Deşifre" programını gerçekleştirdi; UNESCO'nun "Göreme'den İstanbul'a kültür mirasımız" kampanyasını (1984) yönetti, Cumhuriyet, Milliyet, Dünya, Aydınlık gazetelerinde, Yeni Gündem, P-Eki, Express, 2000'e Doğru dergilerinde 1978-1998 arası düzenli haftalık yazılar yazdı; yurtdışındaki çeşitli dergilerde ürünleri yayımlandı: Poesia, Il Ebbro Quaterno, Letters Internationales, Quarterly West, Tabaccaria, Podium, Kelk, Connaissance des Arts, Talismen, Didale.

Şiirleriyle Cemal Süreya, Altın Portakal, Sibilla Aleramo ödüllerini, denemeleriyle TDK ödülünü kazandı.

Kitaplarından Opera üzerine Ahmet Oktay'ın kitabı İsrafil'in Sûru ve bir sempozyumun bildirilerini bir araya getiren "Opera Odağında Enis Batur Şiiri", yapıtları üzerine yazılmış yazılardan bir seçmeyi derleyen "Otuz Kuş Bakışı", Hatice Aynur'un hazırladığı "Enis Batur Bibliyografyası 1970-1995" ve Cem Akaş'ın "Belkienisbatur" adlı eserleri hakkındaki başlıca kaynaklardır.

Batur, 1998-1999 akademik yılından 2002-2003 eğitim ve öğretim yılına dek Galatasaray Üniversitesi'nde ders verdi.
--reklam--
Enis Batur Kitapları - Eserleri
Kitap Evi
Basit Bir Es
Kediler Krallara Bakabilir
Yanık Divan
Kütüphane
Bekçi
Elma
Gülmekten Ölmek
Perişey
Koma Provaları
Memnu Mıntıka
Göl Yazı
Cep Meşkleri
Bu Kalem Bukalemun
Tuğralar - Perişey
Kandil
Yazboz
Acı Bilgi
Gönderen: Enis Batur
Haneberduş
Doğu - Batı Divanı
Hepsi
Karganame
A Cappella
Bu Kalem Melûn
Yeryüzü : Cehennem
İblise Göre İncil
Gövde’m
Kırkpare
Başkalaşımlar XI-XX
Doğu - Batı Divanı 1
Şiir ve İdeoloji
Sır: Bir Oynaşı
Su Tüyün Üzerinde Bekler
Kravat
Dalgınlık Kursları
Mürekkep Zaman
Tilki
Rakım Sıfır
Smokinli Berduş
Opera
Başka Yollar
Darb Ve Mesel
Kulak
Bir Balık Bir Başka Balığa Onu Sevdiğini Söyler mi?
Kurşun Kalem Portreler
Bu Kalem Un-Ufak
Başkalaşımlar XXI - XXX
Kanat Hareketleri - Neyin Nesisin Sen
Kanat Hareketleri
İki Deniz Arası Siyah Topraklar
Bu Kalem Unkudi
Başkalaşımlar I-X
Son Kare
Davalı
Amerika Büyük Bir Şaka, Sevgili Frank, Ama Ona Ne Kadar Gülebiliriz?
Nil - İblise Göre İncil - Kandil - Sarnıç
Sekizinci Günâhın Sonrası
Suya Seng
Taşrada Ölüm Dirim Hazırlıkları
60 mm Dizüstü Meşkler ve İçcep Meşkleri
Cinlerin İstanbulu
İçinizde Kaç Koridor Var
Alternatif: Aydın / Kültür ve Siyaset Üzerine Yazılar – 1. Cilt
Geronimo'nun Ölümü
Mekik
E/Babil Yazıları
Oktay Rifat'a Doğru
Uç Şiirler
Ölesiye Sanat
Kısa Kısas Kıssası
Yumurtalarını Kollamak
Neyin Nesisin Sen
Issız Dönme Dolap
Saatsiz Maarif Takvimi / Kültür ve Siyaset Üzerine Yazılar – 2. Cilt
Şehir Meydanında Fıçı Yuvarlamak
Yazının Sınır Boyuna Yolculuk
Yazının Ucu
Yazılar ve Tuğralar
Gesualdo Bir Tema İçin Çeşitlemeler
Bir Varmış, Bir Okmuş
Zoo’m Harflerden Hayvanat Bahçesi
Doğu - Batı Divanı 2
Türkiye’nin Üçlemi / Kültür ve Siyaset Üzerine Yazılar – 3. Cilt
Yolcu
Eyfel - Modern Zamanların Simgesi
Merak Cemiyeti Tutanakları
Paris, Ecekent
Ziyaretler Kitabı
Siyah Sert Berlin
Karanlık Oda Şarkıları
Patates
Enis Batur'dan Sinema Yazıları
Kum Saatından Harfler
Ada Defteri
Gütenberg Gökadasına Gezi
Son Modernler
Mumya Köpek
Denemek Sapmak
Rabia Hatun "Tuhaf Bir Kıyamet" + Kırkbir Şiir
Alacakaranlıkta Elyordamı İçbükeyler (2017-2020)
Işık
Ada Defterleri
Pasaport Damgaları
Labirentini Ören Şair
Söz'lük
Pervasız Pertavsız
Simsiyah Soulages ile Konuşmak
Aciz Çağ, Faltaşları
İmgeleri Kim Dinler?
Perec Kullanım Kılavuzu
Modernlerin Gecesi
Ziyaret : Bir Konuşma, Belki Fazlası
Bulutlardan Yontma Kayalar
Mazruf
Noksan
Fetret Notları
Öteki Pusula
Papirüs, Mürekkep, Tüy / Seçme Şiirler 1973 - 2002
Smokinli Berduş
Başkalaşımlar XXI-XXX
Gri Divan
Beş Kıtada Türk Seyyahları
Küçük Kıpırtı Tarihi (Köşebentler)
Gerçeküstücülük
Okuma Lambası
İnziva Burçları
Cüz Kıpkısa Metinler
Abdal Düşü
1870 Beyoğlu 2000
Raffi Portakal: Portakal'ın Yüzyılı
Şehren'is
Nigredo : Durayazmak
Karanlıktan Işık Yontanlar 1976 - 2008
--reklam--
Enis Batur Alıntıları - Sözleri
“Bir avuç kitabın başımı döndürdüğünü, bir avuç kitabın başımı başka yöne döndürdüğünü söyleyebilirim.” (Kitap Evi)
- Ne zamandır delisin
- Bildiğimden beri (Şiir ve İdeoloji)
Buenos Aires'ten artık geçmemektedir güneş. Ve biz ölümlülerin kesinliğine kesinlikle inandığımız bir olgu bu:
" Borges yaşadıkça toprağın aklında, ışığın korkusu sonsuz olacaktır." (Bu Kalem Bukalemun)
Bir yaş sınırına dayandığınızda, tam da o çizgiye varmış sayıyorum kendimi, henüz tanışmadığımız, tanımak durumunda kalacağınız insanların varlığı ürkütücü bir nitelik alıyor. Hala birileriyle, anlamlı birileriyle karşılaşma olasılığı var mıdır? Nicedir kirpi, hem de dertop kirpiyim bu düzlemde, üstelik oklarımın zehirli olduğunu da sanmıyorum. Henüz gitmediğim, görmediğim yerler? Heyecanım, düşgücüm bitmedi belki; gene de susuzluktan ölmüyorum. Geriye ne kalıyor. Hayatımı ilkgençliğimden bu yana beslemiş yapıtlar. (Kulak)
"-her şey bizim içimizde, hemen hep böyle olmuştur." (Göl Yazı)
Doğaya baktıkça
içimde dinlenen tufan insana baktıkça
kabardı; seyrek ve acemiydi kaçışlarım,
yüzümü döndüm nerede yakıcı bir hal
görsem, duydum ağızdan kaçırılmış
bir heceyi bile, bir tuzak kazıp
içinde salıvermek için mutlak bir av
bekledim. (Yazılar ve Tuğralar)
olan ve olagelecek herşeyin değiştirilemez bir sırası, çözülemez bir hazır gizi vardır. ben, sen , o, öteki bu döngünün gerçekliğinden taşamaz, benzersiz bir istisna yaratamayız; evrenin düzeni budur. (Basit Bir Es)
Insanın kendi kendisini temsil edebilmesi için, kendisini bir başkasıymış gibi resmetmesi gerekir. (Denemek Sapmak)
“Estetiğimi kendime mal etmek uzun senelere ihtiyaç gönderdi. Acayip bir kader her şeyimi geciktiriverdi. Öyle ki 59 yaşımda ilk defa olarak ihtiyar bir kız gibi dışarıya gittim. Bunun ne demek olduğunu Fransız edebiyatıyla biraz meşgul olanlar bilir. Kırk yaşımda tek odalı müstakil evim oldu. Her şey, hayatımda her şey geç oldu. İlk nesir kitabım 40 yaşımda çıktı.”
“Belki de kendi kendimi mahveden benim. Hakkımdaki sükût suikastının bir sebebi de belki benim.” (Memnu Mıntıka)
"Servet cam gibidir" diyor Syrus: "Parlar ama kırılır". (Doğu - Batı Divanı)
Gitmek
Yırtarak coğrafyayı. (Tuğralar - Perişey)
Her şeyi birbirine karıştırıyordum. Sevgi ile ölümü, özlem ile boşyereliği, bitmişlik ile coşkuyu. (Tuğralar - Perişey)
Tarkovski'nin 1986'da vefat etmeden önce günlüğüne düştüğü cümle:

"Haberlere boğuluyoruz. En önemli mesajlar bize ulaşmıyor." (Enis Batur'dan Sinema Yazıları)
Gel her şeye rağmen elele tutuşalım seninle. (Doğu - Batı Divanı)
"Anlatma bana atları !
Yüreğim kaldırmıyor düşündükçe vurulup
Vurulup yerlerde yattıklarını, anlatma
Anlatma bana, görmedim Troya savaşını." (Haneberduş)
Çarelerin adamı sayılmam ben (Sekizinci Günâhın Sonrası)
Vienne la nuit sonne l'heure
Les jours s'en vont je demeure (Noksan)
Gidebileceğim(iz) neresi kalmış olabilir - içim(iz)de ? (Issız Dönme Dolap)
Yarın, en ürpertici ülkedir. (Yolcu)
başkasının giymiş olduğu şeyleri giyemeyen insanlardan olmadım hiç.. (Cep Meşkleri)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gulmekten-olmek-enis-batur-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)