# Gültekin - Abdullah Ziya Kozanoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Gültekin kimin eseri? Gültekin kitabının yazarı kimdir? Gültekin konusu ve anafikri nedir? Gültekin kitabı ne anlatıyor? Gültekin PDF indirme linki var mı?  Gültekin kitabının yazarı Abdullah Ziya Kozanoğlu kimdir? İşte Gültekin kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gultekin-abdullah-ziya-kozanoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-29T16:00:03+03:00
- Güncelleme: 2022-05-29T16:00:03+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/29/abdullah-ziya-kozanoglu-kimdir-abdullah-ziya-kozanoglu-kitaplari-ve-sozleri-233797.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Abdullah Ziya Kozanoğlu 
 Yayın Evi: Bilge Kültür Sanat 
 İSBN: 9789758509904 
 Sayfa Sayısı: 175 
--reklam--
Gültekin Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Bayrağını düşmana kaptırma! "Yurduna yabancı ayak bastırma! "Düşmanın verdiği öğütlere kanıp kardeşlerini küçük görme!
"Yurdunu bırakıp yağıya yanaşma!
"Ey büyük türk ulusu" 
Dünyada yapamayacağın hiçbir iş yoktur; çünkü sen Gültekin gibi kahramanlar yetiştirmiş bir ulusun oğlusun! Bunu böyle gör, böyle dinle! Bayrağımızın rengi solmasın, gölgelice kaba ağaçlarımız kesilmesin, ulusumuzun arasına ikilik girmesin, yurdumuza yağı ayak basmasın, ey büyük Türk ulusu!
(Arka Kapak)
--reklam--
Gültekin Alıntıları - Sözleri
Büyük Türk ulusu!
Bayrağın solmuştu, sana bayrak;
Yurdun satılmıştı, sana yurt;
Dilini kaybetmiştin, sana dil verdim.
Aç kalan karnını doyurdum.
Çıplak kalan sırtını giydirdim.
 Orhun Barkı , Bilge Han
"O gün, iki saat süren bir din oyunu oynanıyor, sonra herkes tüm günahlarından bu iki saat içinde kurtulmuş gibi dağılıp yeni günah işlemeye gidiyorlardı."
Kurt yanında dura dura köpekler bile kurt olur.
Benim adımı da tez elden duyar tanırsın
Unutma yedi bin değil yedi Türk yedi yüz bin Çinliyi yenecek. !!!
'' Bayrağını düşmana kaptırma! '' Yurduna yabancı ayak bastırma! '' Düşmanın verdiği öğütlere kanıp kardeşlerini küçük görme! '' Yurdunu bırakıp yağıya yanaşma! '' EY BÜYÜK TÜRK ULUSU''Dünyada yapamayacağın hiçbir iş yoktur;çünkü sen Gültekin gibi kahramanlar yetiştirmiş bir ulusun oğlusun! Bunu böyle gör, böyle dinle! Bayrağımızın rengi solmasın, gölgelice kaba ağaçlarımız kesilmesin, Ulusumuzun arasına ikilik girmesin, Yurdumuza yağı ayak basmasın, EY BÜYÜK TÜRK ULUSU!
Uşak olmaya alışmadık, acuna başbuğ olacağız.
Yüce Türk Ulusu, size bugün büyük Türk ulusundan, kahraman babalarımızın kardeşleri için sevine sevine can veren atalarımızın yaptığı işlerden sözler topladım, anlatacağım, dinleyiniz!
"Şu dünya üzerinde, üstte mavi gök, altta kara toprak yaratıldıkta ikisinin arasında da insanlar yaratılmıştır. İnsanların arasında "Türk" diye anılan özü, sözü doğru, yiğit bir ulus türemiş, bütün yere, göğe boyun eğdirmiştir. Atalarımızın arasından Tümen Han, İstemi Han, Mete Han büyümüş, Türk ilinin törelerini, yasalarını yapmış, kurmuşlar dır. Dört bir çevremiz hep yağı imiş. Asker salıp dört çevremizdeki yağıları bastırmışlar, başı olanların başlarım eğdirmişler, dizi olanlara diz çöktürmüşler; ileride Kadırgan ormanına, geride Demirkapı'ya kadar kendi uluslarını kondurmuş, oturtmuştur. Bu iki yol arasında birçok Türkler otururmuş, Hanları bilge ve Alp imişler.
Kitabımın adını koyarken çok düşündüm. Gültekin mi? Göltekin mi? Yoksa Kültegin mi yazmalıydım? Bunun her üçünü de söyleyenler ortaya bir şeyler koyuyorlar. Kitabım, Gültekin adının doğrusunu bulmak için yazılmadı. Ben bunlardan en çok söyleneni ele aldım. Amacım Türk çocuklarının kalbinde kendisine adımızı, dilimizi, bayrağımızı, varlığımızı borçlu olduğumuz bir Türk kahramanının hayalini canlandırmak, kendilerine güvenmelerini, atalarıyle övünmelerini, kendilerini başarıcı görmelerini sağlamaktır.

A. Z. Kozanoğlu
Büyük Türk ulusu!

Bayrağın solmuştu, sana bayrak;

Yurdun satılmıştı, sana yurt;

Dilini kaybetmiştin, sana dil verdim.

Aç kalan karnını doyurdum. Çıplak kalan sırtını giydirdim.

Orhun BARKI Bilge Han
- Bir Türksün demek?.. Kimin at uşağısın, de bakayım? Ona söyler, seni yanıma alır, saçını uzatır, sana bir Çin kızı alırım. Çince biliyor musun?.. ""

- Ben Tanrının at uşağıyım, yalnız Türkçe konuşurum. Kendimden başka kimseye boyun eğmem, zorla boyun eğdirdiğiniz bütün Türkleri kurtaracağım. Yeni bir Türk Hanlığı kuracağım.
Bir deli... Bir deli... diye böğürdü. Sen bir delisin. Bu Kara-dere'ye delilerle, başbuğlardan başka kimseler giremez. Türkler yıllardır Çin Hakanının tutsağıdırlar. Yedi bin Türk, yedi yüz bin Çinliyi nasıl ve ne ile yener? Sen bir başbuğ olamazsın, olsan olsan bir delisin! Fakat sen benim canımı kurtardın, sen kutlu bir delisin. Seni yanıma kayıracağım. Bana at uşağı olacaksın.
Gelen kız acaba nasıl bir şeydi? Anlatıldığı kadar güzel miydi?
gelen bu GÖLGE, onların bütün konuştuklarını duyuyordu.
--reklam--
Gültekin İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Oldukça güzel bir tarihi roman. Meço Han'ın yeğenleri olan ve Göktürk devletinin kurucularından Gültekin ve Bilge Kağan'ın hayat öyküsünün anlatıldığı güzel bir roman. Daha çok Gültekin'in başından geçenler anlatılıyor. Öncelikle Çin'deki taht kavgaları ve boyunduruk altındaki Türklerin devlet olması için çalışan Gültekin'in meşhur atı Başko ve boz kurdu Asena ile beraber gösterdiği yiğitlik anlatılıyor. Çin'le olan mücadele, Salak adlı yarı Çinli yarı Türk adamın katkıları, büyücübaşı Yü-Hen-Gü, Hakan Hatun, Si-Ye-U gibi isimlerin Gültekin ile olan savaşı ve Ulafer adlı Türk kızına olan sevgisinin anlatıldığı güzel bir kitap. Mutlaka okunması gerekenlerden. (Serdar Poirot) 
II. Göktürk Devletinin kurucularından Gültekin (Kültiğin) 'in hayatını konu alan akıcı bir dille yazılmış güzel bir roman. Tarihi sıkıcı bulan çocukları macera tutkusundan yararlanıp tarihi konularla ilgili bilgi edinmelerini sağlayacak güzel bir kitap... (Mehtap Akbudak) 
5 yılda yazılan, bir solukta okunan, manası çok derin bir kitap özellikle kitabın sonunda Orkun anıtlarındaki yazıyı paylaşması da oldukça mükemmeldi. Abdullah Ziya Kozanoğlu'nun okuduğum diğer iki romanından daha etkileyici ve tam bir tarihi romandı diyebilirim. Zaten kitabın 5 yılda araştırılıp yazılması ve Orkun yazıtlarına bağlı kalması tarihi niteliğini net bir biçimde açıklıyor. Tarihimizi bilmek açısından, Türk yurdunun nasıl kurulduğunu anlamamız bakımından gerek Osmanlı gerek Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına ön ayak olduğu için ayrı bir tarihi romandı diyebilirim. (Armağan) 
--reklam--
Gültekin PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Abdullah Ziya Kozanoğlu - Gültekin kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gültekin PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Abdullah Ziya Kozanoğlu Kimdir?
Abdullah Ziya Kozanoğlu, Abdullah Ziya Bey (d. 16 Ocak 1906, İstanbul - ö. 1966 İstanbul), Türk mimar, müteahhit, romancı, çizgi-roman yazarı.
Tarihi serüven romanı ve piyes türündeki popüler eserleri ile tanınmış milliyetçi bir yazardır. Romandan sonra çizgi roman ve sinema kahramanı olarak ilgi gören Malkoçoğlu, Gültekin, Seyit Ali Reis kurgu-karakterlerin yaratıcısıdır. 1942-1950 arasında Beşiktaş Jimnastik Kulübü başkanlığını yapmış bir spor adamıdır. İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi ve Ankara Hukuk Fakültesi gibi yapıların inşaatını üstlenmiş bir mimar ve müteahhittir.
Manken ve oyuncu Yasemin Kozanoğlu’nun dedesidir.

16 Ocak 1906’da İstanbul’un Beşiktaş semtinde dünyaya geldi. Babası Abdulah Osman Bey, annesi Seyyide Hanım’dır. İlk öğrenimini Nişantaşı İttihat ve Terakki Mektebi’nde gördü. Ortaöğrenimine Gaziosmanpaşa Mektebi’nde başladı; 1922’de Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. Yükseköğrenimine İstanbul Teknik Üniversitesi Yüksek Mühendislik Bölümü’nde başladıktan sonra beşinci sınıfta okuldan ayrılmak zorunda kalınca Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’ne girdi; 1929’da Akademiden mezun oldu.  
1929’da Adana Belediye Fen İşleri müdürü olarak atanan Kozanoğlu, 1932’de Milli Eğitim Bakanlığı’nda mimar olarak görevlendirildi. O yıl memuriyetten ayrılarak İstanbul’a döndü ve meslek yaşamına serbest mimarlık, müteahhitlik yaparak devam etti. İnşaat işlerini üstlendiği yapılar arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fen Fakültesi, İstanbul Operası birinci kısım inşaatı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Etibank, Tayyare Fabrikası, Ankara yeraltı suları, Malatya Tütün Fabrikası, Sağmalcılar Cezaevi bulunur.
Öğrencilik yıllarında gazetelerde çizerlik yapan ve roman tefrika etmeye başlayan Kozanoğlu’nun 1925 yılında Resimli Mecmua’da tefrika edilen “Kızıl Tuğ” adlı romanı, 1927’de kitap olarak yayımlandı. Türk edebiyatının ilk tarihsel serüven romanı kabul edilen bu eserin  devamı 1959’da çizgi roman olarak Suat Yalaz’ın çizimleri ile yayımlanmıştır. Yazı yaşamına tarihi serüven romanları ile devam etti. Romanlarında Abdulllah yerine “Aptullah” ismini kullandı. Eserlerinin çizgiromana ve sinemaya uyarlanması için uygun altyapıyı hazırlamakla uğraştı. Pek çok uyarlamayı kendisi yaptı; bu yüzden Türkiye’deki ilk ciddi çizgi roman yazarlarından birisi kabul edilir 
1942-1950 yılları arasında Beşiktaş Jimnastik Kulübü başkanlığında bulundu.
Tiyatroya her zaman ilgi duyan yazar; İstanbul Taksim’de bir apartmaın üst katını tiyatro salonuna dönüştürerek Arena Tiyatrosu’nun kurulmasını sağladı 
Muhittin Hanım ile evliliğinden 3 çocuk sahibi olan Kozanoğlu, 23 Mart 1966’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir.
--reklam--
Abdullah Ziya Kozanoğlu Kitapları - Eserleri
Kızıl Tuğ
Gültekin
Malkoçoğlu
Atlı Han
Türk Korsanları
Savcı Bey
Sarı Benizli Adam
Kolsuz Kahraman
Sencivanoğlu
Hilal ve Haç
Fatih Feneri
Battal Gazi Destanı
Seyit Ali Reis
Patronalılar
Dağlar Delisi
Kızıl Kadırga
Arena Kraliçesi
Kubilay Han’ın Gelini
Atlı Han
--reklam--
Abdullah Ziya Kozanoğlu Alıntıları - Sözleri
"Yürü, bizim yolumuz uğraş yolu, sevdiğimiz at, yavuklumuz sadaktır." (Kızıl Tuğ)
-Dinini, Allah'ını seversen önümden çekil,ne parası?
Balamir tekrar gürledi:
-Bizim dinimiz para, Tanrı'mız kılıçtır. (Atlı Han)
-Dişisini kaybeden sırtlan, onu ararken geberir. (Seyit Ali Reis)
Sana bir şey diyeceğim, bir şey diyeceğim... Ama kafa kafa değil ki... Sanki uğru ambarı. İçerisi karmakarışık, sana diyeceğimi bir türlü bulamıyorum. (Atlı Han)
- Demek Verböçi de Japolya'yı istiyor...
- Evet!.. Fakat Peter Perene falan Ferdinand'ı istiyorlar. "Avusturyalılar kuvvetlidir, bizi Türklere karşı korurlar" diyorlar.
- Sersemler... Sonra Avusturyalılara karşı onları kim koruyacak?.. Böyle iki büyük devletin arasında otururlarsa elbet birisine sığınacaklar. Sonra, sonra... Ben dağlarda gezeli epey şeyler olmuş.'' (Malkoçoğlu)
Ahlâksızlık bu keratalarda; dedikodu, kötülük bu heriflerde; birbirlerinin canına, malına, ırzına göz dikmek bunlarda... (Türk Korsanları)
içinizde bulunan memleket sevgisinden uzak, din kardeşliğinden habersiz, tek amaçları hâlâ yoksul halkı ezmek olan bir topluluk... (Türk Korsanları)
- Sen de Moğol musun?
- Hayır.
- Sen Türk müsün?
- Ben Müslümanım.
- Müslüman ne demek koca baba? Okumuş adama benzersin. Bir adamın önce bağlı olduğu bir bayrağı, bir avulu, bir obası olur. Din gönülleri birleştiren ayrı bir bağdır. İmandır. Ben sana uruğunu, boyunu, dokuz atanı soruyorum; sen bana dinden imandan söz açıyorsun. Uruğunu, soyunu, sopunu bilmiyor musun yoksa?
- Ben de sizdenim.
- Ne pis konuşuyorsun. Türk'üm de be adam. Ne korkuyorsun? Türk'üm diye bağır! Utanacak, korkacak ne var? (Kızıl Tuğ)
Selam Tanrı'ya ki suçlarımızı hoş görsün!.. (Atlı Han)
O dağ gibi Türk arslanını da sevgilisinin yanına çökertti. (Atlı Han)
- Biz bir şey sorunca öyle devedikeni yalamış sıpalar gibi sırıtıp kalmayın bre.
 Ne biçimde benim bayrağım?
 Attilâ'nın bayrağında ne vardı? (Hilal ve Haç)
Burada tutulacak en doğru yol kendi gücümüze güvenmektir.
-Yani?!
-İsyan ediyorum!
-Neye karşı?!
-Her şeye karşı! Haksızlığa, kardeşlerime, yalanlara, tuzaklara, babama ve bütün cihana karşı isyan ediyorum! (Savcı Bey)
Şair Nedimi hasut ve kinli bakışlarile gözlüyorlardı. Arkadan padişahın yaldızlı sandalı gözükmüştü.
Nedim'in sesi çayırı inletitordu:

Geh varub havz kenarında hırâmân olalım
Geh gelüb Kasr-ı Cinân seyrine hayran olalım
Gâh şarki okuyub gah gazel-hân olalım
Gidelim serv-i revânım yürü Sa'd-âbâd'a (Patronalılar)
Halk bu sefer Belizer'den yana döndü. Beyinsiz bir domuz sürüsü gibi nereden yem kokusu gelirse o yana dönüyorlardı... (Arena Kraliçesi)
Kelle Bekir'e göre insan dünyaya üç şey için gelirdi.
1-Yoğurtlu kebap yemek, şarap içmek,
2-Galata'da karı oynatmak,
3-Kavga etmek. (Seyit Ali Reis)
... çok iğrenç gördüğün vücudum yerine sana temiz ve hiç kimsenin olmayan kalbimi verdim. Onu istersen sakla, istersen fırlat at! (Atlı Han)
Korsana denizden ayrılmak yaramaz. (Seyit Ali Reis)
Silâh gücü ve din korkusu; memleketin milyonlarca halkını padişaha esir etmiş, süründürmüş, bilgisiz bırakmış, cihanlara sığmayan cihangir bir milleti ezmişti. (Patronalılar)
"Buğatırlar!.. Cenk kokuları gene kendini gösterdi. Gün şu tepelerden doğup, ay gökte parladıkça Türkler, Moğollar ve bütün danışıklarımız, yoldaşlarımız kılıçlarını indirmeyecek, at üzerinden inmeyecekler,
İşittik ki, atalarımızı köpek Çinliler yendiler; onları buyruklarına tutsak kıldılar. Dedelerimiz bu köpeklere bac vermekte idi. Bugün Timuçin "Tung-Hay" gibi bir serseme bac vermeyi değil, onun ülkesini başına geçirmeyi daha doğru buluyor." (Kızıl Tuğ)
Bir nim neş’e say bu cihanın baharını,
Bir sagar-ı keşideye tut lâlezarını. (Patronalılar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gultekin-abdullah-ziya-kozanoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)