# Gülün Mucizesi - Jean Genet Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Gülün Mucizesi kimin eseri? Gülün Mucizesi kitabının yazarı kimdir? Gülün Mucizesi konusu ve anafikri nedir? Gülün Mucizesi kitabı ne anlatıyor? Gülün Mucizesi kitabının yazarı Jean Genet kimdir? İşte Gülün Mucizesi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gulun-mucizesi-jean-genet-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-01T08:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-03-01T08:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/01/jean-genet-kimdir-jean-genet-kitaplari-ve-sozleri-164509.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Jean Genet 
 Çevirmen: Hamdi Tuncer 
 Orijinal Adı: Miracle De La Rose 
 Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları 
 İSBN: 9789755392394 
 Sayfa Sayısı: 271 
--reklam--
Gülün Mucizesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir mahkum-yazar olarak tanınan Jean Genet, Gülün Mucizesi'nde suçluya bir övgü yapıtı ortaya koyuyor. Genet'nin ağırlıklı olarak ele aldığı şiddet, eşcinsellik, toplumsal değerlerin çürümüşlüğü gibi temalar; bu kez ancak güçlülerin ve kurnazların yok olmaya direnebildiği acımasız ıslahevi evreninin penceresinden yansıtılıyor. İkinci Dünya Savaşı'yla yokluğun kendini daha da beter biçimde hissettirdiği Fontevrault ıslahevinin küçük suçluları bir parça tütün veya kara ekmek için bedenlerini ve ruhlarını büyüklere sunmakta duraksamazlar. Bu kokuşmuşluktan arınmayı bir tek Harcamone başarabilmiştir.

Genet, gözünde idolleştirdiği idama mahkum Harcamone'un infaza hazırlandığı gece, Fontevrault'nun gerçekliği ile idamın büyülü atmosferi arasında şiirsellik yüklü bir yolculuğa çıkar. Bu suçlunun, daha doğrusu suçlu olduğu varsayılan genç Harcamone'un yüreğine inen kara adamlar, orada bir mucizeyle karşılaşacaktır. Yargıç, avukat, papaz, cellat dörtlüsü insanlık adına karar veren kötülük kumkuması oluşturmuştur sanki. Toplumun kara vicdanını simgeleyerek Genet'nin dışladığı ve dışlandığı toplulukların sözcüleridir onlar.

Çarmıha gerilmeyi mucizeye dönüştüren İsa'dan bütün mistiklerin ardına düştüğü gülün gizemli varlığına kadar bütün mucize alanları buradadır. Bunların tamamını çağrıştararak Genet bize bir edebiyat mucizesi sunuyor aslında. Hegel'le Genet'yi karşılaştırarak okuyan Derrida'nın, "Çan Sesi"nden yazdığı gibi, "Bütün dünya edebiyatı, global olarak 'mim' oyununa dönüştürülmüş, yorumlanmış, alay edilerek tekrar edilmiştir" sanki. "Yolculuklar, odiseler, çarmıha germeler, cehenneme inişler, piramitleri boydan boya kat etme çabaları, mozoleler, harikalar diyarları, okyanus yürüyüş, kimi zaman engelsiz bir uçuş; aynı zamanda bir deniz yolculuğu." Bu kitap, toplumun kıyısında yaşayanlara içeriden bakmaya cesaret edenler için...
(Arka Kapak)
--reklam--
Gülün Mucizesi Alıntıları - Sözleri
İdam sehpasında ölmek; mutluluğumuz, şanımızdı bizim. Harcamone “başarmıştı” ve bu başarı her gün karşılaşılan işlerden olmadığından, servet ya da yüksek görevler gibi, bende şaşkınlık ve hayranlık uyandırmış, aynı zamanda da büyülü bir olaya tanık olan kimseyi altüst eden türden bir korku vermiştir bana.
Geceleri, çoğu zaman, uyanık beklerim. Uyuyanların uykusunun kapısında dikilen nöbetçiyim ben; o uyku benden sorulur. Düşün kalıba girmez kitlesi üzerinde yüzen ruhum ben.
Geceleri hafiftik. Gündüzleri her hareketimizi ağırlaştıran bir miskinlik içinde deviniyorduk, miskinlik de her işi gönülsüzce yapmamızdan kaynaklanıyordu. Gündüzler ıslahevinindir. Onlar, hayallerin dışında kalan ve güneşleri, tan kızıllıklarını, sabah çiyini, seher yelini, bir çiçeği oluşturan o dünyaya aitti ve bizimle ilgisi olmayan bu şeyler öteki dünyanın süsleriydi, sayelerinde sizin dünyanızın varlığını ve uzaklığını duyumsuyorduk. Gündüzleri zaman kendi kendini çoğaltıyor yoğunlaştırıyordu.
--reklam--
Gülün Mucizesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
* Jean Genet edebiyat dünyasının belki de en aykırı ve en hazin yaşam öykülerinden birine sahip bir yazardır. Annesi tarafından yetimhaneye bırakılan, babasını hiç tanımamış, hırsızlık dolu hayatı, kabarık suç dosyası, beladan bir türlü kurtulamayan, adeta suçu üzerine çeken biridir. Gülün mucizesi adlı kitabını da La Santé adlı Fransız cezaevinde yazmıştır.

** Kitaplarının çoğunu kendi yaşam öyküsünden yola çıkarak kaleme alan yazar, özellikle eşitsizlik ve fakirlik, şiddet, eşcinsellik, suç ve suç dünyasını eserlerinde yoğun olarak işler. Bu kavramlarla birlikte okuyucu gözünde, dünyasında yeni bir imgelem ve terminoloji, anlam yaratmaya çalışır.

*** Her türlü acımasızlığın, şiddettin kol gezdiği ıslahevi şartlarında, küçük suçlar karşısında ıslahevi yetkilileri ve büyükleri küçük mahkumlara her türlü iğrençliği, dekadanlığı yaparak bedenlerini onlara sunmakta bir beis görmemişlerdir. Böylesine zor ve şiddet dolu atmosferde bir parça kuru ekmek uğruna, bir bardak su için kendilerine efendi ve büyük gözü ile bakan yozlaşmış klikler suçluların bedenlerine sahip olmaktadırlar.

**** Sarsıcı ve dehşet verici Fontevrault ıslahevinde bu yozlaşmaya direnen, isyan eden korkulan, bu düzeni kabul görmeyen Harcamone vardır. İdam mahkumu suçlu Harcamone bu başkaldırının adeta simgesi olmuştur. Katiller, hırsızlar, suç çeteleri arasında kahraman bir motif olmuştur.

***** Jenet'in gözünde Harcamone bir suçlu olmaktan ziyade kahramandır. Toplumun kabul görmediği suç ve normlar Jenet için oldukça normal ve olması gereken sıfatlardır. Her türlü bireye özgü yaşam şekli ve özgürlük ideallerinin yaşanması gerektiği kabulü üzerinden Harcamone dizayn edilmiştir. Özelikle eşcinselliği kitapta tüm açıklığıyla anlatmış, yoğun bir şekilde aktarmıştır.

****** idama doğru giden Harcamone büyük bir mucize ile karşılacaktır. Şaşırtıcı son bölümüyle büyülü gerçekçiliğin ayak izlerini görürüz. İdama giren yolda Hz. İsa'nın çarmıha gerilme durumundaki olayın bir benzerini yazar resmetmiştir. Çok sarsıcı ve oldukça rahatsızlık veren bir kitap.... (HOMO FABER...) 
Mahkum yazar jean gene ıslahhane anılarını son derece çarpıcı bir dille aktarıyor.Okuyan için kolay olmayan sarsıcı bir kitap.Islahhanedeki yozlaşma bir parça bayat ekmek uğruna mahkumların bedenlerini satışları insanın tüylerini ürpertecek düzeyde.Bu yozlaşmaya bulaşmayan ve diğer herkesin gizli bir saygı beslediği idam mahkumu katil Harcamone var(Genelde diğer mahkumlar hırsızlık suçlamasıyla içeri girmiş.)Eşcinsellik,küfür,argo içeridekiler arasında yaygın olup,kitabın nerdeyse tamamında konu edinilmiş.Kitap bölümlere atlanılmadan başlayıp gibi bitirdiğiniz uzun bir öykü olarak nitelendirilebilir.Mucize kavramının ne olduğunu ise kitabın son bölümünde Harcamone'nin yüreğinde bulacaksınız.Kitabın dili biraz ağdalı sanırım bütün fransız edebiyatında olduğu gibi. (Erhan K.) 
Jean Genet'nin aykırı karakterini sergilediği kitap. Kitap oldukça fazla otobiyografik özellik gösteriyor bu nedenle Genet'nin hayatını anlamak için okunmalı. Ancak pek akıcı olmadığını ve yoran bir kitap olduğunu söylemeliyim. (mosca) 
--reklam--
Kitabın Yazarı Jean Genet Kimdir?
Jean Genet (Jan Jöne diye okunur) (1910-1986) Fransız düşünür, yazar. Daha çok tiyatro oyunlarıyla tanınır.
1910 yılında Camille Gabrielle Genet tarafından kimsesizler yurduna bırakılan yeni doğmuş bebeğe Jean adı verilmişti. Jean, yedi yaşına geldiğinde zanaatçı bir ailenin yanına yerleştirildi. 10 yaşında hırsızlığa başladı, on üç yaşında bir zanaat okuluna kaydoldu. Ancak orada da çok kalmayacaktı; 1926'da, 3 ay süren ilk hapishane deneyimini yaşadığında 15 yaşındaydı. Serbest kaldığında uslanmamıştı; bu kez reşit olana kadar kalmak üzere ıslahevini boyladı. 1930ların sertliği ile ünlü bu ıslahevi Genetyi gerçek bir suçlu haline getirdi.
Islahevinden kurtulabilmek için yazıldığı askerlikten ve ardından Fransadan firar eden Genet, pekçok ülkeyi ve hapishaneyi ziyaret edeceği bir yıllık seyahatinin sonucunda 1937de Fransaya geri döndü ve yeniden suç dünyasına daldı. Beş yıl boyunca ya hırsızlık yaptı, ya fahişelik. 1942de bir kez daha cezaevine düştüğünde olgunlaşmıştı artık. İlk şiirini yazdı, ilk kitabı Notre-Dame des Fleurs (Çiçeklerin Meryem Anası) yayımlandı. Ardından Miracle de la rose (Gülün Mucizesi) geldi. 1948 ylında yayımlanan Journal du voleur (Hırsızın Günlüğü) bir anlamda Genet'nin otobiografisi niteliğindedir. Le balcon (Balkon), oyunları ve hatta tüm eserleri içinde en çarpıcı olanı kabul edilir. Balkon adlı oyununda yeryüzü egemenlerini alaycı ve acımasız bir dille eleştirir. Bu oyun Türkçe olarak 1998 yılında Tiyatro Stüdyosu tarafından sahnelendi. Ölümünden kısa süre önce, atölyesinde ziyaret ettiği Alberto Giacometti ile yaptığı röportaj ve Giacometti'nin sanatı üzerine kendi yorumunun bulunduğu L'Atelier d'Alberto Giacometti Giacometti'nin Atölyesi adlı röportaj/sanat içerikli kitabı, Genet'nin son yapıtıdır.
Kitapları sayesinde tanıştığı André Gide, Jean Cocteau ve Jean-Paul Sartre'ın cumhurbaşkanına verdikleri dilekçe sonucu özgürlüğüne kavuşmuştur. Bu af sonrası, tekrar yeraltı dünyasına dönmemiş, kendisini tamamıyla edebiyata vermiştir. Ancak toplumsal olaylara, ezilen insanlara karşı hiç duyarsız kalmadı; 1968 mayısında öğrencilerin, Vietnam Savaşı sırasında Amerikan solunun, ırkçılığa karşı Kara Panterler'in ve İsraile karşı da Filistinliler'in yanındaydı. Bu konular hakkında yazdıkları ve röportajları Türkçe olarak Açık Düşman başlığıyla yayımlanmıştır.
1986'da Paris'te bir otel odasında ölü olarak bulunmuştur.
--reklam--
Jean Genet Kitapları - Eserleri
Balkon
Hırsızın Günlüğü
Hizmetçiler
Zenciler
Açık Düşman
Gülün Mucizesi
--reklam--
Denizci
Paravanlar
Çiçeklerin Meryem Anası
Giacometti'nin Atölyesi
Sıkı Gözetim
Cenaze Merasimi
Sevdalı Tutsak
--reklam--
Tek Başına
Nasıl Oynanmalı
--reklam--
Jean Genet Alıntıları - Sözleri
“Güzel cümleler ezberlemeliydim. Böyle şeyler öğrenilir. Ama ben kendim güzel bir cümleyim, işte bu öğrenilemez.”￼ (Sıkı Gözetim)
Kendi kendimin heykelini yapmayı bitirmedim, kendi kendimi dantel haline getireceğim. Kendi kendimi bir virane halinde tekrar işleyeceğim, ebedi bir virane. Şu anda beni yok eden zaman değil. Beni bitiren yorgunlukta değil. Sadece ölüm içime işleyen ölüm. (Zenciler)
Bu yaşamı sürmekten, bu oyunu oynamaktan başka hiçbir çaremiz yok bizim. (Hizmetçiler)
Ama ben, kendim güzel bir cümleyim, işte bu öğrenilemez. (Sıkı Gözetim)
Sevgilimin bana yüz vermeyişi beni daha da güzelleştiriyor. (Hizmetçiler)
Geceleyin, uçsuz bucaksız bir alanın ıssızlığında, yalnız ikiniz varsınız yeryüzünde.

Bedenlerinizin çifte yontusu her bir yarısında yansıyor. Yalnızsınız ve çifte yalnızlığınız içinde yaşıyorsunuz. (Denizci)
--reklam--
Nesnelere gülümsemeyi ve onlar hakkında düşünmeyi öğreniyordum. (Hırsızın Günlüğü)
Şimdi hoşlanıyorum kendimden. Siz hoşlanmıyor musunuz benden? (Sıkı Gözetim)
Her insanın bir kimliği vardır ama insan kendi kimliğini algılayamaz; kendisinin düşsel bir yansısını başka bir insanın gözünde görebilir. (Sıkı Gözetim)
Aranızda özgürlüğün tadını iletmek önemli. Ne var ki Beyazlar özgürlükten korkuyorlar. Onlar için fazla kuvvetli bir içki bu. (Açık Düşman)
sayesinde aşkın ne olduğunu anladığımız davranış: Bir tekten ayrılmanın bilinci, ikiye bölünmüş olmanın bilinci, benliğinizin hayran hayran sizi seyre daldığının bilinci. (Denizci)
çekicilik güzellikte değildir, bir varolma biçimindedir. (Açık Düşman)
...devlete tabi olan halk değildir, devlet halka tabidir; çokuluslu hisse senedi ortaklığına dayalı şirketlere ve onların fabrikalarına ihtiyacı olan halk değildir, halka ihtiyacı olan o pislik kapitalistlerdir... (Açık Düşman)
--reklam--
Kamplardaki sivil halka dokunulmayacağına söz veren Reagan, Mitterrand ile Pertini'ye inanıp Arafat ile beraber giden anne babalara şimdi bunu nasıl söyleyeceğiz? Çocukların, yaşlıların, kadınların katledilmesine ve cesetlerinin öylece başlarında bir dua bile okunmadan öylece ortada bırakılmasına kimsenin sesini çıkarmadığını nasıl söyleyeceğiz onlara? Ölülerinin nereye gömüldüğünü bilemediğimizi nasıl söyleyeceğiz? (Tek Başına)
İdam sehpasında ölmek; mutluluğumuz, şanımızdı bizim. Harcamone “başarmıştı” ve bu başarı her gün karşılaşılan işlerden olmadığından, servet ya da yüksek görevler gibi, bende şaşkınlık ve hayranlık uyandırmış, aynı zamanda da büyülü bir olaya tanık olan kimseyi altüst eden türden bir korku vermiştir bana. (Gülün Mucizesi)
"Kim ki bu yalnızlık karşında büyülenmemiştir, resmin güzelliğini anlayamaz. Anlıyorum derse, yalandır." (Giacometti'nin Atölyesi)
Çünkü Siyah-lar'ın baskıcı ve faşist bir rejimde yaşadıklarını anlayabilmek için Beyazlar'ın hayal güçlerini adamakıllı çalıştırmaları gerekiyor. (Açık Düşman)
Düşüklüğün belirtilerini taşıdığınız sürece düşüksünüzdür ve hileciliği bilmenin pek az yararı olur. Yalnızca yoksulluğun gerektirdiği gurur kullanıldığı için, en iğrenç yaraları besleyerek acıma uyandırıyorduk. Sizin mutluluğunuzun bir kınaması oluyorduk. (Hırsızın Günlüğü)
hayır, hiçbir zaman bizim için aşk
olmayacak... (Zenciler)
Buralarda, gülme yalnızca bir dramdan doğar. Bu bir acı çığlığıdır. (Çiçeklerin Meryem Anası)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gulun-mucizesi-jean-genet-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)