# Günlük - André Gide Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Günlük kimin eseri? Günlük kitabının yazarı kimdir? Günlük konusu ve anafikri nedir? Günlük kitabı ne anlatıyor? Günlük kitabının yazarı André Gide kimdir? İşte Günlük kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/gunluk-andr-gide-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-02T14:00:23+03:00
- Güncelleme: 2022-03-02T14:00:23+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/02/andr-gide-kimdir-andr-gide-kitaplari-ve-sozleri-165633.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: André Gide 
 Çevirmen: Fuat Pekin 
 Orijinal Adı: Journals 
 Yayın Evi: MEB 
 İSBN: 9789751100607 
 Sayfa Sayısı: 288 
--reklam--
Günlük Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
1890 Kasımın Sonu Bu deftere yeniden gerçekten samimi notla yazmaya başlamadan önce, tıka basa dolu beynimde, öyle bir ayaklama, bir temizlik yapmam gerekir ki, bütün bu tozları kıpırdatmak için her gün kabaran tecessüslerimin biraz durulacağı ve biricik tasamın kendini yeniden keşfetmek olacağı, uzun boş saatler, sürekli bir nezle, bir nakahat beklemekteyim. (Kitabın İçinden)
--reklam--
Günlük Alıntıları - Sözleri
Ömrüm beklemekle geçiyor.
Hiç bir şeye başlamağa cesaret edemiyorum.
Ömrüm beklemekle geçiyor.
Ömrüm beklemekle geçiyor.
Hiç bir şeye başlamağa cesaret edemiyorum.
“Prenses neden çekip gidiyor biliyor musunuz? Tablonun zemini ile anlaşamıyor da ondan.”
İş mesut olmakta değil --- mesut oldu­ğumu bilsinler istiyorum.
"Hayatını kurtarmak isteyen onu kaybedecektir. " sözündeki derin hakikatı kavradım. Şüphesiz bireycilik, tam bir feragatle zafere ulaşır. İnsanın nefsini hor görmesi, onun varlığını tasdik etmesinin en yüksek mertebesidir.

Bunun tam aksine, insanın kendisini üstün tutmasıdır ki, İblis bizi peşine takar, bizi köle haline getirir. Burada kim kurtuluştan bahsetmek cüretini gösterebilir? Hangi kanunlardan söz edebilirsiniz? Kötülüğe meyil her vazifeden daha mübrem değilmiş gibi!
“Ancak, hiç anlayamayacağınız bir şeyi, asla yapmayacağımızdan emin olabiliriz. Erdemliliğe olan güven beni öfkelendiriyor. Çünkü onun mayası anlayışsızlıktır.”
" .. Ya acı çekmek, ya ölmek - Aut pati,
aut mori.
“İşin kötü tarafı, insanın hiçbir zaman yeteri kadar sarhoş olamamasıdır.”
Yaşamın dörtte üçü, mutluluğu hazırlamakla geçiyor. Ama sanılmasın ki, geriye kalan dörtte birde mutlu olunuyor!
Yorgunluğundan başka düşmanın yoktur
Sevmekten sonra en büyük saadet sevgisini itiraf etmektir
İnsanın en iyi tarafı ürperebilmesidir
--reklam--
Günlük İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Her eser yazarını içinde saklar: Andre Gide, 19. yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli isimlerinden biri. Roman, hikâye, şiir, deneme, tiyatro, otobiyografi, anlatı, gezi yazısı, inceleme gibi edebiyatın hemen hemen tüm alanlarında eserler veren Gide, 1947 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi oldu. Gide edebiyatın birçok alanında eserler vermenin yanında bir de “Günlük” tutmuş.
• • •
Gide’nin günlüğünü okurken geçmişte yazarlar, şairler, tarihçiler ve devlet adamları başta olmak üzere birçok insanın tuttuğu günlükleri düşündüm. Acaba insanlar neden ve niçin günlük tutarlar? Bu soruyu bugüne kadar farklı boyutlarıyla derinlemesine irdelemediğimi fark ettim. Gide’nin günlüğünü okuduktan sonra bu günlüklerin insan yaşamında birçok işlevinin olduğunu anladım.
• • •
Sosyolog Erving Goffman, günlük yaşamı bir tiyatro oyununa benzetiyor. Nasıl tiyatro oyunlarının bir “ön sahnesi”, bir de “arka sahnesi” var ise insanların da diğer insanlarla etkileşimlerini ve ilişkilerini düzenlerken “ön sahne”leri ve “arka sahne”lerinin olduğunu ifade ediyor. Çoğu zaman “ön sahne”de kişisel vitrinimizi, giyimimizden, ifade biçimimize, jest ve mimiklerimize, olay ve hadiselerle ilgili gerçek duygu ve düşüncelerimize kadar, insanların hoşuna gidebileceği şekilde düzenleriz. Olay ve hadiselerle ilgili gerçek duygu ve düşüncelerimizi ise “arka sahne”de yaşarız.
• • •
Öyle zamanlar olur ki günlük yaşamımızda içimizde iz bırakan olay ve hadiselerle ilgili duygu ve düşüncelerimizi “ön sahne”de dostlarımızla dahi paylaşamayız. Çoğu zaman “arka sahne”de, yani kendimizle baş başa kaldığı zamanlar yine kendimizle konuşuruz. Böylesi zamanlar da günlük tutmak, insanın, başta kendi kendisiyle bir konuşması; yerine göre kendi kendini hesaba çekmesi; yerine göre belirlediği amaç ve hedeflere göre disipline etmesi; yerine göre de bir kâğıda yaşadıklarını dökerek rahatlaması; yerine göre de yaşadığı olay ve hadiseleri unutmamak için kayıt altına almasıdır. Günlük tutmak bu işlevleriyle aslında bir ayna görevi görür, kendimizi bütün çıplaklığıyla üzerinde seyredebileceğimiz yazılı bir ayna görevi…
• • •
Gide’nin “Günlük”ü, onu “arka sahne”de yaşadıklarıyla birlikte iç dünyasını tanıma adına çok önemli ipuçları veriyor bize. Özellikle, eserlerini kaleme alırken yaşadığı ruh haletini görmeye; etkilendiği yazarları, şairleri, filozofları tanımaya; günlük yaşamının nasıl geçtiğinden seyahatlerine ve etkilendiği kentlere; insanlara, topluma, doğaya, canlılara, dine, siyasete, savaşlara bakışına; yaşadığı umut ve umutsuzluklara kadar birçok konuda bilgi içeriyor günlüğü.
• • •
Andre Gide gibi, Franz Kafka’dan Virginia Wolf’a, Stefan Zweig’a, Albert Camus’a, Cemil Meriç’e, Oğuz Atay’a, Adalet Ağaoğlu’na, Cemal Süreyya’ya, Ömer Seyfettin’e kadar birçok yazarın eserlerini günlükleriyle birlikte okumanın, onların eserlerini üretirken “arka sahne”de neler yaşadıklarını anlayarak eserlerinden daha iyi yararlanmamızı sağlayacağını düşünüyorum. Zira her eser, aynı zamanda yazarının ve sanatçısının kimliğini, kişiliğini, karakterini, huyunu, mizacını, inançlarını, acılarını, umutlarını, yetiştiği kültürü ve coğrafyayı içinde saklıyor. Bu açıdan Gide’nin günlüğü bir seçkiden oluşmakla birlikte okunmaya değer diye düşünüyorum.
.................................................................................
Not: Erving Goffman’ın konuyla ilgili görüşlerine ilgi duyan okurlar, “Erving Goffman, Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu, çev. Barış Cezar, İstanbul: Metis Yayınları, 2016.” eserinden daha detay okuyabilirler. (nalkan) 
Fransız yazar Andre Gide'ın MEB Yayınları'nın Dünya Edebiyatından Seçmeler serisinin 1993 yılı basımlı "Günlük" eserini severek okudum. Bazı yazarlar bu işi başarabiliyormuş dedirtti bana. Hiç sıkılmadan, hikaye okur gibi bir çırpıda okutturdu kendini.

"Ah düşüncem sadeleşebilseydi! Bazen bütün bir sabah, bir şey yapamadan her şeyi birden yapmak istemenin korkunç ıstırabı içinde kıvranıp duruyorum. Öğrenme isteği; benim için en korkunç eğilimdir. Şurada önümde, hepsini birden okumağa başladığım yirmi kitap var." (Sayfa 41)

"Benim için bir kitap okumak, yazarı ile baş başa on beş gün ortadan kaybolmak demektir." (Sayfa 106)

"Edebiyatçı olmadan önce tabiatçı idim ve tabiat serüvenleri bana romanlardakinden daha çok şey öğretti." (Sayfa 142) (Melek Ceylan) 
Günlük ;hemen hemen çoğu insanın hayatında bu tür bir deneyimi yaşadığı ve bazılarının bunu kitap haline getirdiği bir derleme tarzı bu kitapta da farklı deneyimler elde edilebilir. (Taner durmaz) 
--reklam--
Kitabın Yazarı André Gide Kimdir?
André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi.

Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü.

1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu.

1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü.

1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu.

1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti.

I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı.

1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı.

Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti.

II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi.

Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı.

Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.
--reklam--
André Gide Kitapları - Eserleri
Kalpazanlar
Isabelle
Dar Kapı
Theseus
Kadınlar Okulu
Chopin Üzerine Notlar
--reklam--
Tohum Ölmezse
Ayrı Yol
Vatikan'ın Zindanları
Dünya Nimetleri ve Yeni Nimetler
Pastoral Senfoni
Günlük
Sapık Sevgi
--reklam--
Batak
Henri Michaux'yu Tanımak
Seçme Yazılar
Dostoyevski
Pastoral Senfoni - Dar Kapı
Denemeler
SSCB'den Dönüş
--reklam--
Dünya Nimetleri
Cinayet Mahkemesi Anıları
Two Legends: Oedipus and Theseus
Yeni Nimetler
Autumn Leaves
Prometheus ve Theseus
Bataklık
--reklam--
Dostoyevski
--reklam--
André Gide Alıntıları - Sözleri
"Arkadaş, insanların sana sundukları gibi benimseme yaşamı. Yaşamın daha güzel olabileceğine inandır kendini." (Dünya Nimetleri ve Yeni Nimetler)
"İyi duygularladır ki kötü edebiyat yapılır", "Şeytanın yardımı olmayan sanat eseri yoktur." (Seçme Yazılar)
.
Kendin olmaya cesaret et. Bunun da altını çizmeliyim.

Asla yapmacıklık yaparak, insanları sizin gibi yapmak için, taklit ederek ya da çelişme zevki için hiçbir şey yapmayın.

... (Seçme Yazılar)
Hepimiz Tanrı' ya tek başımıza ulaşmak zorundayız. (Dar Kapı)
"Mutsuz değilim. Bu hayatta bana öyle çok şey bahşedilmedi ama bu az şeyle de mutlu olmayı bildim." (Bataklık)
Hasmımı kucaklarım, ama boğmak için. (Denemeler)
--reklam--
Ömrüm beklemekle geçiyor.
Hiç bir şeye başlamağa cesaret edemiyorum. (Günlük)
"..kuruntu sonucu abartılan keder, gerçekteki olguyu aşar. Ah! Eğer, kapılarımızı düşgücümüzün yarattığı canavarlarla kuruntulara açmasaydık, yalnızca yaşamımızdaki kötülükleri görmekle yetinseydik, mutsuzluklarımıza katlanmamız çok daha kolay olurdu." (Pastoral Senfoni)
Çocukluğumuzdan beri kim bilir kaç kez engellemişizdir kendimizi yapmak istediğimiz bir şey için, sırf çevremizdekilerin durmadan ‘yapamaz onu’ demelerini işite işite... (Pastoral Senfoni - Dar Kapı)
"Kurtulduğumu sanırken gittikçe
daha çok tutsak olduğumu, gururuma tutsak olduğumu anlamıyordum.Tanrı'nın beni kafese koyduğunu söylerken bunu demek istiyordum işte.Gururumu erdem gibi gösterdi bana.Tanrı benimle alay etti.Eğleniyor.Kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor benimle." (Kalpazanlar)
Sanat eseri, daima tektir. (Denemeler)
Ama insan sadece kendisi için alçak sesle çaldığında, o tanımlanamaz heyecan bitmek bilemez; sanki, sadece sezinlenen, sevgiye düşman ve insanca yakınlığın giremediği bir dünya karşısında duyulan o neredeyse elle tutulur korkunun da sonu gelmez. (Chopin Üzerine Notlar)
Ah, Tanrım! Ölmek için ölümü beklememeyi bah­şet bana. (Yeni Nimetler)
--reklam--
İş mesut olmakta değil --- mesut oldu­ğumu bilsinler istiyorum. (Günlük)
Aslında, görebileceğiniz en iyi, en dürüst, başkasının ayağına basmayan ve tıpkı bir şair gibi, para kazanmak için yaratılmamış, tersine harcamaya ve vermeye her an hazır bir çocuktu. (Tohum Ölmezse)
Ağlamak isterdim. Yazık ki kalbimi bir çölden daha çorak hissediyordum. (Pastoral Senfoni)
"Düşünceler çiçeklere benzer, bozulmadan en çok dayananlar sabah derilenlerdir." (Isabelle)
Ruh bedende ihtiyar olarak doğar, beden ruhu gençleştirmek için ihtiyarlar. Eflatun, Sokrates'in gençliğidir. (Denemeler)
Umudun bir için araladığı o fazlasıyla ağır kapak yeniden kapanıyordu; kuşkusuz bu hep böyle olacaktı: Yasaklıydım. En eşsiz kurtuluşun karşısında durmadan bir gelenekler ve eylemsizlik duvarının yükseldiğini görecektim...Buna boyun eğmek lazım, diyordum kendi kendime ve elbette en iyisi buna gülüp geçmek; kaderin sillesini yiyip hacıyatmaz gibi yeniden dikildiğimiz için kendimize bir gurur payı çıkartmaktaydık; mizacımız buna müsaitti ve tatsız bir havada başlayan yemek şakalaşmalarla son buldu. (Tohum Ölmezse)
-Demek ki, yataktakiler karı-koca ise yapılanlar sapıklık olmaktan çıkar.
-Karı-koca canları ne isterse yapabilirler; buna hakları vardır. Tekrar ediyorum, bu sizleri ilgilendirmez.
-"Hakları vardır"; evet, bu sözü "normal" sözünden daha çok beğendim. (Sapık Sevgi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/gunluk-andr-gide-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)